Ana Sayfa Blog Sayfa 942

Her anını halkına adayan bir Alevi genci

‘Her anımız mücadele değilse bu işi bırakmamız lazım’ sözleri ile hafızalarda kazınan bir Zülfikar geçti Semsûr’dan. Fedakar ve cesur kişiliği bu gün Semsûr’da arama kurtarma çalışmalarında yer alanlara ilham kaynağı oluyor

Reyhan Hacıoğlu / Semsûr

Semsur’da henüz “yaralar sarıldı” demek için o kadar erken ki. Çalışmaların ancak 3’üncü günün sonuna doğru başladığı kentte ne yazık ki hala birçok insanın enkaz altında olduğu tahmin edilse de arama kurtarma yerini enkaz kaldırmaya bıraktı. Şehrin portresi elbette her açıdan anlatılmaya değer ama artık her bina bir hikayeye dönüştü bu kentte. Onlardan biri de Zülfikar (Yılmaz) Başkan. Bugün adını sık sık HDP Kriz Koordinasyon Masası’nın kurulduğu yer olarak duyduğunuz Alevi Dernekleri Adıyaman Şubesi, Yenimahalle Cemevi Başkanı.

Arkadaşları anlattı

Adını ilk geldiğim gün kapalı bir odanın anahtarını sorduğumda duydum. “Anahtar başkanda, başkan da enkaz altında” diye. Arama kurtarma çalışmalarına katılmış bir genç 3’üncü gün koordinasyona gelip bir gence sarıldı. “Evinde bir sürü kitap vardı. Demokratik Modernite’den tut da başka birçok kitaba, demek okuyan bir arkadaşmış” deyip uzun uzun ağlayan genç, “Başkanın cenazesi çıktı” dedi. Ve birçok kez duyduğum ismi yenden duymuştum. Sonraki günler genç oluşu, duruşu, emekçiliği ve fedakarlığı ile adını sık sık duyuyorum. Annesi, kardeşleri, eniştesi ve komşularıyla Semsûr’da enkaz altında kaldı Zülfikar Başkan. Ben de bu kadar ismini duyduğum Zülfikar’ı yoldaşlarına sordum.

Birçok insan örgütledi

Zülfikar’ın hem arkadaşı hem yoldaşı avukat Yusuf Özperçin, Zülfikar 33 yaşında Dicle Üniversitesi’nde İktsat bölümü bitirdiğini ama ama asıl işinin tütün olduğunu belirterek, “Zülfikar tütün işçisidir ama birlikte tütüne gittiği çok insanı örgütlemiştir. Düşün dernek çalışmalarına bir sürü Sünni arkadaş katmıştır” dedi.

Her şey halk için

Evinin hemen yanında kıraathane işletiyormuş bir süredir. Semsûr’da kadınlar ve erkekler birlikte otursun diye de çok uğraşmış aslında. Ondan söz eden herkes enerjisinden, moralinden, birikiminden ve örgütleme gücünden bahsediyor. Özperçin’de bunları doğrulayarak, şunları ifade ediyor: “2014 mezunu. 2015’te yaşanan o acıları da gördü Kurdistan’da. Öfkesi daha büyüdü, orda da inanç çalışmalarındaydı. Buraya döndüğünde de oradan başladı. Yorulmak bilmezdi. Ne lazımsa deyin ben yaparım diyordu. En çok dediği şeyse, siz yapmazsanız deyin ben masaya yumruğumu vururum. Yeter ki halkımız için olsun. Bir iş olacaksa biz saatlerce planlamasını düşünürdük. Zülfikar ise ‘bir sakinim olun der, gider 15 dakika sonra gelir planlama yapardı. Öyle pratik, öyle zekiydi. Çok kitap okurdu.”

O bir öncüydü

Çok anıları var çok yaşanmışlıkları var Yusuf’un Zülfikar Başkan’la. Anlatmaya devam ediyor: “Zülfikar halkın içinde yaşar, halktan kopmazdı hiç. En önde olan biriydi. İdeolojik olarak değil sadece sosyolojik, inanç olarak da hep öncüydü. Özünü koruyan ve en iyi aktaran biriydi. Yaşı çok gençti. O itikatla hareket eden az insandan biriydi Zülfikar. Ben de Aleviyim ama birçok kişiyi o özüyle buluşturdu diyebilirim. Deme giderdik en önce o dururdu, en önce o dara dururdu. Bu da onun güzelliğiydi. Ailesinden 7 kişi hayatını kaybetti. Şimdi bile bu alanda çalışan 13 kişiden 10’unu Zülfikar örgütledi.”

Her şeyiyle netti

Söylemleri ve çalışmalarının net oluşu ise insanları, arkadaşlarını etkileyen en önemli özelliğiymiş Zülfikar’ın. Zülfikar sık sık, “Arkadaşlarımız ve bizlerin her saniyesi bir etkinliğe ve mücadeleye adanmadıysa bu işi kirletmememiz lazım” diyormuş. Tek derdi halkı örgütlemek ve mücadeleye katmaktı diyor Özperçin, “Onun adına kurduğumuz Zülfikar Yılmaz Çadır Kenti’nde onu yaşatacağız, gece gündüz onun için çalışıyoruz. Ona sözümüz var, bu halkı bırakmayacağız. O olsa çok daha fazla çalışırdı çünkü” dedi.

Herkesi tek tek örgütledi

Melek Ruşen’de Özperçin’den farklı şeyler söylemiyor aslında. Ruşen, “Zülfikar farklıydı. Şehre gelir gelmez başladı çalışmaya. Hepimizi tek tek topladı. Başka çalışmadaydım aldı bu çalışmaya koydu” diyor. Aslında başkanlığı hiç istememiş ama yük gelmiş omuzlarına o da sırtlamış. Ruşen o süreci şöyle anlatıyor: “Önceki dede dedi ben artık hastayım yaşlıyım genç birine vereyim. Kim olsun dedik. Zülfikar olsun dedi. O da ben her şeyi yaparım ama başkanlık bilmem, yapamam dedi. Sen başkan ol yine ben yanında dururum dedi dedeye. Ama herkes ısrar edince o da mecbur tamam dedi. Sonraki gün hemen başladı çalışmaya. Hepimizi topladı derledi.”

Halk çok seviyordu

Zülfikar’ın fedakar ve cesur olduğunu sözlerine ekleyen Ruşen, “Ben insanlar ile arana biraz mesafe koy diyordum. O ise ‘yok herkese ihtiyacımız var. Herkesi çalışmalara katmamız lazım’ diyordu. Çok acı çekmesine rağmen hep gülerdi. Ben buna anlam veremezdim. Lüks biri değildi. Ne giyim ne başka bir derdi vardı. Halk da onu çok seviyordu. Bugün bile çalışmalara gittiğimizde hala onu soruyorlar” diye ifade etti.

Aydın, son olarak, “Şimdi çalışmalardayız diye yasımızı erteledik, ona layık bir defin yapamadık ama en kısa sürede yoldaşları onu anacak elbette” diyor.

Halkına sevdalı bir Zülfikar geçti Semsûr’dan. Bundan sonra adı en çok anılacak insanlar olacak belli ki. Emek verdiği, örgütlediği, ortak olduğu herkes tarafından.

” Bir ufka vardık ki artık
Yalnız değiliz sevgilim.
Gerçi gece uzun,
Gece karanlık
Ama bütün korkulardan uzak.
Bir sevdadır böylesine yaşamak,
Tek başına
Ölüme bir soluk kala,
Tek başına
Zindanda yatarken bile,
Asla yalnız kalmamak.”

Ve bir etkinlikte okuduğu Ahmet Arif şiiri tam da kendisi oluyor Zülfikar Başkanın.

#anını #halkına #adayan #bir #Alevi #genci

Elleriye yaşam koridoru açtı, tüm ailesini kurtardı

Kobanê’den savaş nedeniyle göç etmek zorunda kalan Tarık Şex Mihemed, Mereş’te enkaz altında kalan ailesinden 6 kişiyi elleriyle açtığı yaşam koridorundan çıkardı

Depremin merkez üssü Mereş’e bağlı Dulkadiroğlu ilçesinin kırsal mahallelerinde yüzlerce ev yerle bir olurken, birçok evde de ağır hasar oluştu. Deprem nedeniyle Karahasan (Doğanlıkarasan) Mahallesi’nde de birçok ev ağır hasar gördü. 7 obası bulunan mahallede, ağır hasarlı evlere rağmen can kaybı yaşanmadı. Enkaz altında kalan birçok kişi, yakınları ve komşuları tarafından kurtarıldı.

Elleriyle yaşam koridoru açtı

Kuzey ve Doğu Suriye’nin Kobanê kentinde savaş sürecinde köylerini terk etmek zorunda kalarak buraya yerleşen 7 kişilik bir aile de enkaz altından sağ kurtulanlar arasında. Kobanêli Tarık Şex Mihemed, yerle bir olan evinin enkazı altında elleriyle yaşam koridoru açtı ve ailesinden 6 kişiyi kurtardı. Mihemed, 4 saatlik uğraşın ardından eşi, kardeşi Yusuf Şex Mihemed, kardeşinin eşi ve 3 çocuğunu enkaz altından kurtarmayı başardı.

Mihemed ailesini kurtarma çabası içinde yaşadıklarını şöyle anlatıyor:

“Enkaz altında çocukları aramaya başladım. Bulamadım önce. Bağırıyordum ancak bana ulaşamıyorlardı. Biraz süründükten sonra birini (çocuk) buldum. Büyük bir taş üstüne gelmişti. Ayağından çektim ancak gelmedi. Hiç olmazsa yaşıyor dedim. Sonra küçük olanı aradım. Baktım yaşıyor, ayağını çektim. Kırılma riskine rağmen enkazın altından çektim.”

Eline geçtiği sert cisimlerle yaşam koridoru açabildiğini kaydeden Mihemed, yaşananları “mucize” olarak nitelendiriyor ve şimdi evlerinin yanı başında kurdukları çadırda yaşam mücadelesi veriyorlar.

Haber: Abdurrahman Gök – Azad Altay / MA

#Elleriye #yaşam #koridoru #açtı #tüm #ailesini #kurtardı

31 cezaevi risk altında, bakanlıktan açıklama yok

Deprem bölgesindeki 31 cezaevinin risk altında olduğunu belirten İHD İstanbul Şubesi Başkanı Gülseren Yoleri, ‘Adalet Bakanlığı’nın bu konuda hali hazırda herhangi bir açıklaması söz konusu değil’ dedi

Mereş merkezli 6 Şubat’ta meydana gelen ve 10 kentte yıkıma neden olan depremlerde yaşamını yitirenlerin sayısı 35 bini geçti, 195 bin 962 depremzede ise bölgeden diğer kentlere tahliye edildi.

İlk günden depremzedelerle dayanışan İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi’nin Başkanı Gülseren Yoleri, cezaevlerinden bilgi alınamadığını ve depremin oradaki etkilerine dikkati çekti.

Deprem bölgelerindeki 31 cezaevi ile ilgili ciddi sıkıntıların olabileceğine işaret eden Yoleri, depremin ağır yıkıma neden olduğu yerlerde bulunan cezaevlerinin durumunun sadece kamuoyuna yansıyan boyutuyla bilindiğini vurguladı.

Cezaevleri ile ilgili bilgi gizleniyor

Malatya ve Hatay cezaevlerinde isyan ve firar iddialarının yanı sıra müdahaleler sırasında yaralı ve ölülerin olduğu, buna dair sosyal medya ve televizyonlarda yer alan görüntüleri hatırlatan Yoleri, “Buna yönelik Adalet Bakanlığı, Ceza ve Tevkifevleri Müdürlükleri ile görüşme girişimlerimiz oldu. Milletvekilleri yine avukatların cezaevi iradesiyle görüşme gayreti ve çabası devam ediyor. Başvurularımıza rağmen cezaevlerinde özellikle bir bilgi gizleme durumu olduğunu görüyoruz. Bu ciddi iddialar karşısında Bakanlığın anında açıklama yapması gerekiyor. Ölüm ve silahla yaralanma olduğu bilgileri geliyor. Bu konuda daha önce yapılan açıklamaların çok yetersiz olduğunu görüyoruz” ifadelerini kullandı.

Mezopotamya Ajansı’ndan (MA) Esra Solin Dal’a konuşan Yoleri, bölgedeki cezaevlerinde büyük bir kaos yaşandığını söyledi ve sözlerine şöyle devam etti:

“31 cezaevi ağır risk altında. Bir hasar durumu var ise depremde yararlanan kaç tutuklu var? Bölgede elektrik, su var mı, yiyecek dağıtımı ne aşamada? Isınma durumu var mı? Isınma sorunuyla ilgili çok sık başvuru alıyoruz. Isınma olmayan, yiyecek ulaşmayan, temiz su olmayan bir yerde tutuklular nasıl idare ediyor? Çünkü dört duvar arasında birçok hasta, yaşlı ve engelli var. Çocuklar ve çocukları olan kadınlar için ne gibi girişimler var. Herhangi bir önlem alınıp alınmadığı muamma. Hasta tutuklular tedavi ediliyor mu? Bunlarla ilgili ciddi bir bilgi boşluğu var. Bu konuda yeterli bilgi verecek olan Adalet Bakanlığı’dır ancak bakanlığın bu konuda hali hazırda herhangi bir açıklaması söz konusu değil.”

Yoleri, şube olarak deprem bölgesine gidip, yaşanan hak ihlalleri ile ilgili rapor hazırlayacaklarının bilgisini de verdi.

HABER MERKEZİ

#cezaevi #risk #altında #bakanlıktan #açıklama #yok

Cansız bedenine ulaşılan ÖHD’li avukatın kolon kesen markete dava açtığı ortaya çıktı

Amed’te Galeria sitesinin enkazından cansız bedenine ulaşılan ÖHD’li avukat Serhan Özdemir’in, binada kolon kesen marketle mahkemelik olduğu ortaya çıktı

Amed’te 2 bloğu çöken ve yüzlerce yurttaşa mezar olan Galeria sitesinin enkazında, depremin 9. gününde cansız bedenine ulaşılan Özgürlük İçin Hukukçular (ÖHD) üyesi avukat Serhan Özdemir’in, kolon kesen marketle mahkemelik olduğu ortaya çıktı.

Sözcü’nün haberine göre ailesinden 7 kişiyle birlikte hayatını kaybeden Serhan Özdemir’in oturdukları Diyar Galeria sitesinin altındaki marketle, kolon kestikleri için geçen yıl mahkemelik olduğu ortaya çıktı.

AMED

#Cansız #bedenine #ulaşılan #ÖHDli #avukatın #kolon #kesen #markete #dava #açtığı #ortaya #çıktı

Jet hızı ile tespit: Bina sağlam

Semsûr’de arama kurtarma çalışmaları bitmeden enkaz kaldırma işlemleri başlatıldı. Kente hasar tespit çalışmaları da başlayan ekip ise dışardan sadece bina kolonlarına bakıp ‘kalınabilir’ ya da ‘hasarlı’ notu düşüyor

Semsur’da (Adıyaman) enkaz kaldırma çalışmaları son sürat devam ederken, daha enkaz da kaldırılmadan hasar tespit çalışmaları başladı. Günlerce Semsur halkı gelecek ekiplerin yakınlarını sağ ya da ölü de olsa cenazelerini çıkarması için beklerken, 4 ve 5 ‘inci gün hız verilen çalışmalar 7’nci günden itibaren enkaz kaldırmaya bıraktı. Arama kurtarma bitmeden enkaz kaldırma başlayan şehirde hasar tespit ekipleri ev ev dolaşmaya başladı.

Ayak üstü tespit

Ayak üstü mahalleleri gezen 3 kişilik ekip binaların kolanlarına bakarak “Kalınabilir ya da az hasarlı” notu düşüyor. Yenimahalle’de ışık hızı çalışmalarını sürdürürken gördüğüm ekibin “kalınabilir” dediği binanın sahipleri itiraz etmek için arkasını döndüğünde ekip 3’üncü evi bitirmişti bile.

‘Kolon sağlamsa tamam’

Ekip ile kurduğu diyaloğu bir yurttaş şu şekilde dile getirdi: “Kolon sağlamsa tamam diyor. Dedim içine bakmanız lazım değil mi yok dışardan da görülüyor dediler. Ee dedim duvarlar sağlam değil. Dediler yok duvar sorun değil önemli olan kolon. Ee tamam hadi mesele kolon olsun ya benim duvarın altında kalıp ölen komşumun kızları ne olacak. Anlamadım ben bu adamlardan bir şey. Gelip çekip koşa koşa gittiler. ”

Halk endişeli

Daha kaç eve kaç binaya böyle rapor verildiği, önümüzdeki günlerde netleşecek gibi ama görünen şehirde sağlam ev kalmadığı, ayakta olanlara ise bir daha girilemeyecek olması. Halk ise endişeli ve öfkeli yaratılan bu tablodan. Ve asıl yapılan yorum ise devletin her işte olduğu gibi yine maliyetten kaçmak için yurttaşı kurban edeceği.

Geride kalanlar

Semsur’da çalışmalar sürerken sokakta kalan binlerce insanın en büyük endişesi ise bundan sonrası için. Evi hasar göre yaşlı bir kadın durumu şöyle anlatıyor:” Bakma öldüler de kurtuldular. Ya bizler. Asıl savaş şimdi başladı bizler için. Kürdü, Alevi’yi zaten sevmezlerdi. Yardımımıza mı gelecekler sanki. Ailemden birçok kişi öldü. Ama diyorum keşke ben de ölseydim…”

HABER MERKEZİ

#Jet #hızı #ile #tespit #Bina #sağlam

Yıkımın ardından 10 gün geçti: Enkaz kaldırma çalışmalarına tepki

Depremin üstünden 10 gün geçti, halk enkaz başında hala umutla bekliyor. Ancak ekipler enkaz kaldırma işlemlerine başlamış durumda. Bu duruma tepki gösteren yurttaşlar ‘Cenazelerimizi tek parça istiyoruz’ diyerek isyan ediyor

Mereş’ın Elbistan ile Bazarcix (Pazarcık) ilçelerinde gerçekleşen ve 10 ilde yıkıma neden depremin üstünden 10 gün geçti. Açıklanan resmi veirlere göre depremde can kaybı sayısı 35 bin 418.

Artık kurtarma ekipleri hassas arama yapmadan enkaza iş makineleri ile giriyor. Bu durum yurttaşların tepkisini topluyor. Depremin üstünden saatler geçmesine rağmen hala sağ kurtarılan yurttaşların olması bu tepkinin ana kaynağı.

Öte yandan binlerce yurttaş depremin etkilediği kentleri terk etti.

Bu durum çevre illerdeki fırsatçıları da harekete geçirdi. Mersin gibi bölgeye yakın illerde kira fiyatları 10 binin üstüne çıktı.

Öte yandan tüm dünyanın gözü de deprem bölgesinde. Dünyaca ünlü sanatçılar depremzedelere için yardım topluyor ya da bağışta bulunuyor.

Saat saat yaşananlar;

08:20: Dünyaca ünlü heavy metal grubu Metallica, resmi Twitter hesaplarından yaptığı açıklamada, grubun kurduğu yardım kuruluşu All Within My Hands aracılığıyla, deprem bölgesinde faaliyet gösteren Direct Relief ve World Central Kitchen’a 125’er bin dolar bağış yapıldığını açıkladı.

08:00: Afet bölgesindeki kamu çalışanlarına ilişkin Cumhurbaşkanlığı Genelgesi Resmi Gazete’de yayımlandı. Genelgeye göre, idari izinli sayılan kamu çalışanları, görevlerini fiilen yerine getirmiş sayılacak. Çalışanların mali, sosyal hak ve yardımlarıyla diğer özlük hakları saklı tutulacak.

Ayrıntılar geliyor..

 

 

#Yıkımın #ardından #gün #geçti #Enkaz #kaldırma #çalışmalarına #tepki

Hatimoğulları: AFAD Samandağ’da bizden kepçe istedi

Depremin en çok etkilediği illerden biri olan Hatay’ın Samandağ ilçesinde ilk günden beri depremzedelerin yanında olan HDP Milletvekili Tülay Hatimoğulları, Samandağ’a AFAD ekiplerinin ekipmansız geldiğini, kendilerinden kepçe istediklerini söyledi

Selman Çiçek / Hatay

Merkez üssü Mereş olan ve 10 ilde yıkıma neden olan depremin dokuzuncu gününü geride bırakırken birçok kentte arama kurtarma çalışmaları devam ediyor. Yaşanan depremden en çok etkilenen kentlerden biri de Hatay’ın Samandağ ilçesi. Samandağ ilçesinin büyük bir bölümü yıkılırken kalan evlerin çoğu da hasarlı. Depremin yaşandığı günden beri ciddi anlamda desteğin gelmediği Samandağ’da çalışmalar daha çok gönüllüler ve orada yaşayan halkın çabaları ile yürüyor. Depremin ilk günü ilçeye hiçbir AFAD ekibi gelmez iken halk kendi yakınlarını gönüllüler ile birlikte toprak altında çıkardı. Çoğunluğ unun Arap Alevisi olduğu ilçede, devletin ekip göndermemesini bilinçli bir ayrımcı politika olduğuna inanıyor.

Samandağ ilçesinde ise ulaşım konusunda yer yer sıkıntılar bulunuyor. Yol üzerinde bir noktada yaşanan heyelan ve Antakya yönündeki yolun çökmesi sonucu ulaşım belirli noktalarda tek şeritten sağlanıyor. İlçede AFAD ekipleri neredeyse yok. Çalışmaları daha çok gönüllüler, İBB ve Mersin Belediyesi’nden gelen ekipler ve Somalı madenciler yürütüyor.

AFAD’ın ekipmanı yok

Depremin ilk gününden beri Hatay’da olan HDP Milletvekili Tülay Hatimoğlulları, devletin Hatay’a üvey evlat gibi davrandığını söyledi. Hatimoğulları, depremin ilk gününde Samandağ’a geldiğini karşılaştığı tablonun felaket düzeyinde olduğunu söyledi. İlçeye AFAD ekiplerinden önce gelmesini anlayamadıklarını söyleyen Hatimoğulları, ilçeye saatler sonra AFAD ekiplerinin geldiğini, ancak gelen ekipte donanımlı hiçbir teçhizatın olmadığını söyledi. AFAD çalışanlarına “neden ekipmanınız yok” sorusunu sorduğunu belirten Hatimoğulları, “AFAD çalışanların ellerinde sadece demir kesiciler vardı. Ne bir iş makinası ne de bir beton kırıcı yoktu. Bu durumu sorduğumda ise, siz gidin yabancı ekipler geldiğinde size malzeme verecekler’ şeklinde cevap verdiler” sözleri AFAD’ın Samandağ’a yaklaşımını gözler önüne serdi.

AFAD bizden kepçe istedi

AFAD çalışanlarına bu durumu kabullenmeyeceklerini söylediklerini, bir an önce tartışmaya başlamaları gerektiği yönünde uyarıda bulunduğuna dikkat çeken Hatimoğulları, “AFAD çalışanları uyardım. Sadece demir keski ile insanları kurtaramayacaklarını söyledim. Bizlerden bir kepçe bulmamızı istediler. Bir kepçe bulabilirsek daha hızlı ilerleyeceğini söylediler. Bizlerde o felaket içerisinde kepçe bulmaya çalıştık” diye konuştu. Hatimoğulları, Hatay’da doğru müdahale, kurtarma çalışmalarında kullanılacak gerekli malzemelerin sağlanması ve arama kurtarma çalışması ile kurtarılan canların sayısının artabileceğine dikkat çekti. Hatimoğulları; atılan yetersiz adımlara karşın dayanışmayı büyüterek depremin yaralarını birlikte sarabileceklerini ifade etti.

Aralık ayında meclisten uyarmıştım

Hatimoğulları, binlerce insanın enkaz altında, yakınlarının ise çaresiz kaldığı ve Hatay’a üvey evlat muamelesi yapılmasını eleştirerek Aralık ayının sonunda TMMOB’un hazırladığı raporda değindiği canlı fay hattı üzerinde yer alan Hatay’a dair uyarılara yer vererek cevaplanması istemi ile Meclise verdiği soru önergesini hatırlattı. Hatimoğulları, Hatay’da acilen alınması gereken önlemleri sıraladığını ancak göz göre göre gelen felaketle karşı iktidarın hiçbir önlem almadığını söyledi.

Devlet enkaz altında kalmıştır

Bölgede kurtarılan yurttaşların hayatta kalma mücadelesini sürdürdüğünü, geçen zamana rağmen merkezi bir koordinasyon oluşturulmadığı için kendisinin sivil-gönüllü inisiyatif ile bir koordinasyon çalışması başlattıklarını söyleyen Hatimoğulları, devletin Hatay’da enkaz altına kaldığını, ilçede sadece gönüllülerin ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi ekiplerinin çalışma yürüttüğünü söyledi. Hatimoğulları, “Günlerdir mücadele eden gönüllülere ve İBB çalışanlarına teşekkür ediyorum. Ama devlete etmiyorum. Devletin hiçbir desteğini görmedim. Samandağ’da devlet enkaz altında kalmıştır” diye konuştu.

#Hatimoğulları #AFAD #Samandağda #bizden #kepçe #istedi

Semsûr’da can kaybı 11 bini geçti

İki bin binanın yıkıldığı Semsûr’da depremin 9’uncu gününde enkaz altından yüzlerce cenaze çıkarıldı. Yaşamını yitirenlerin sayısının 11 bini geçttiği kentte toplu defin yapılıyor

Depremde harabeye dönen Semsûr merkez ve ilçeleri ile köylerinde belediye, AFAD, PTT, İl Sağlık Müdürlüğü gibi resmi kurumlarında bulunduğu yaklaşık 2 bin bina yıkılırken, ilk belirlemelere göre 8 binden fazla binanın ise ağır hasarlı olduğu tespit edildi. 7,6 ve 7,5 şiddetinde iki depremin yaşandığı kentte geç gelen arama kurtarma çalışmasından kaynaklı yüzlerce kişi kurtarılmayı beklerken yaşamını yitirdi, cenazelerin enkaz altından çıkarılmasına dönük çalışmalar ise sürüyor.

Büyük yıkımın yaşandığı kentte devam eden arama çalışmalarında, depremin 9’uncu gününde de onlarca cenaze çıkarıldı. Enkaz altında çıkarılan cenazeler kimlik tespiti için önce Adıyaman Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne, daha sonra kentin farklı noktalarında bulunan üç ayrı mezarlığa gönderildi.

Can kaybı 11 bini geçti

Mezopotamya Ajansı’ndan Ömer Akın ve Ahmet Kanbal’ın aktardığına göre şimdiye kadar 7 bin 500’den fazla cenazenin defnedildiği Yeni Mezarlığı’nın yanı sıra, Karapınar Mezarlığı’na da bini aşkın kişi defnedildi. Kentte bulunan eski mezarlığa da binin üzerinde cenaze defnedilirken, yüzlerce cenaze ise köylere defnedildi. Yine başka şehirlere de onlarca cenazenin gönderildiği öğrenildi. Semsûr’da hastane ve mezarlık görevlilerinden edinilen bilgilere göre; yaşamını yitirenlerin sayısı 11 bine ulaştı.

Toplu defin yapılıyor

Cenaze nakil araçlarının ardı ardına girdiği mezarlıklarda, cenazeler araçlardan cenaze namazı kılınmasının ardından defnedileceği noktaya taşınıyor. Kimi cenazeler aile mezarlığına taşınırken, kimi cenazeler de daha önce 100-150 metre uzunlukta ve iki metre genişlikte kazılmış olan mezarlıkta toplu defnediliyor.

HABER MERKEZİ

#Semsûrda #kaybı #bini #geçti

Semsûr’da 12 yaşındaki 207 saat sonra kurtarıldı

Semsûr’da Alitaş Mahallesi’nde bulunan Merve Apartmanı’nın enkazından 12 yaşındaki Berat Yücel, 207 saat sonra sağ olarak çıkarıldı

Mereş merkezli 7,7 ve 7,6 büyüklüğündeki depremlerden etkilenen Semsûr’da yıkılan binaların enkazındaki arama kurtarma çalışmaları sürüyor.

Amedli gönüllülerin de yer aldığı arama kurtarma çalışmalarında Alitaş Mahallesi’ndeki Merve Apartmanı’nın enkazında 12 yaşındaki Berat Yücel’e sağ ulaşıldı.

207 saat sonra çıkarılan Yücel, ambulansla hastaneye kaldırıldı.

Yücel’in babası ve kardeşlerini arama çalışmalarının sürdüğü de belirtildi.

Arama kurtarma sona ermeden enkaz kaldırıyorlar

Uzman ekiplerin geç gittiği birçok bölgede arama kurtarma salışmaları bitirilmeden enkaz kaldırma çalışmaları başladı. Depremin üzerinden 200’ü aşkın saat geçmesine rağmen halen insanların enkaz altından sağ kurtarılabilmesi umutların halen tükenmediğini gösterirken apar topar enkaz kaldırma çalışmalarının başlatılması halen yaşayan insanların öldürülmesi anlamına geliyor.

HABER MERKEZİ

#Semsûrda #yaşındaki #saat #sonra #kurtarıldı

ABD’de silahlı saldırı: 3 öğrenci öldü

ABD’de bir üniversiteye silahlı saldırı düzenlendi. Saldırıda 3 öğrenci hayatını kaybetti, 5 öğrenci yaralandı

ABD’nin Michigan Eyalet Üniversitesi’nde yaşanan silahlı saldırıda 3 öğrenci hayatını kaybetti.

Duvar’da yer alan göre, üniversitenin güvenliğinden sorumlu polis şefi yardımcısı Chris Rozman, saldırganın açtığı ateş sonucu 3 öğrencinin öldüğünü, 5 öğrencinin yaralandığını açıkladı.

Rozman, acil çağrı üzerine silah seslerinin duyulduğu Berkey Hall binasına ulaştıklarını, polisle çatışmaya giren saldırganın bir süre sonra intihar ettiğini söyledi.

İsminin Anthony McRae (43) olduğu açıklanan saldırganın öğrenci olmadığı ve okulla bir ilişkisi bulunmadığı bilgisi paylaşılırken, saldırıyı gerçekleştirme sebebinin araştırıldığı belirtildi.

HABER MERKEZİ

#ABDde #silahlı #saldırı #öğrenci #öldü