Ana Sayfa Blog Sayfa 952

Polis gönüllüleri kaçırıp işkence yaptı!

Semsur’a enkazda kurtarma çalışmalarına katılmak için Amed’ten gelen 5 genç, polisler tarafından kaçırılıp, işkence edilerek, çırılçıplak şehir dışına atıldı

Semsûr’a ( Adıyaman) gönüllü olarak enkazda kurtarma çalışmalarına katılmak için Çınar Kaymakamlığı’ndan belge alarak gelen gönüllüler Recep Tanrıverdi, Aydın Tanrıverdi, Yusuf Abatay, İbrahim Tanrıverdi ve Erhan Tanrıverdi isimli gençler, polisler tarafından kaçırıldı.

Akşam saatlerinde yaşanan olayda, Yenimahalle’deki bir enkazdan cenaze çıkardıktan sonra tekrar arama çalışmalarına devam etmek üzere enkaza dönen gençler, jandarma tarafından “şüpheli” denilerek çağrıldı. Jandarma tarafından 5 kişi teslim edildikleri polisler tarafından kaçırıldı. Emniyete götürülen gençlere işkence yapıldı, kafalarına silah dayandı. İşkencenin ardından üstlerine soğuk su dökülen gençler, Semsur-Mereş yolu üzerinde Çakal mevkiine götürüldü. Gençlere burada polisler tarafından tekrar işkence edildi. Elbiseleri çıkarılan gençleri, polisler çıplak halde şehir dışına attı.

Çıplak şekilde işkence yapıldı

Polisler gençlerin telefonlarına da el koyarken, telefonunu saklamayı başaran bir gencin haber vermesi üzerine Kriz Koordinasyon Merkezi’nde bulunan avukatlar ve bir grup genç bölgeye geçti. Gençler çıplak şekilde vücutlarında işkence izleri ile bulundu. Gençler buradan alınarak Kriz Merkezine getirildi. Burada ilk tedavileri yapılan gençlerin vücutlarının tamamında işkence izleri görülürken, gençler daha sonra darp raporu almak üzere Adıyaman Devlet Hastanesinde işlem yapılamadığı gerekçesiyle Besni Devler Hastanesine götürüldü.

İşkenceyi keydettiler

Gençlerden edinilen bilgilere göre; işkence yapan polisler, “Neden Diyarbakır’a gitmediniz? Neden Adıyaman’a geldiniz?” diye sorarken, ağır hakaretlerde bulundu. Polisler işkence sırasında telefonla kayıt alıp, gençlerin fotoğraflarını da çekti.

Öte yandan gençlerin Kriz Koordinasyon Merkezi yakınına park ettikleri aracın ise, olaydan önce polis olduğu iddia edilen kişiler tarafından lastiklerinin kesildiği, aynası kırılarak zarar verildiği öğrenildi.

Haber: Ahmet Kanbal /MA

#Polis #gönüllüleri #kaçırıp #işkence #yaptı

Devletin görmediği Semsûr’da HDP her yerde

HDP’nin Semsûr’da oluşturduğu Kriz Koordinasyon Masası tarafından oluşturulan 400 kişilik arama kurtarma ekibi çalışmalarını aralıksız sürdürürken oluşturulan sağlık çadırında ise günde 350’den fazla hasta bakılıyor. Yine günde 13 bin kişiye yetecek kadar yemek pişirilip dağıtılıyor

Reyhan Hacıoğlu / Semsûr

Semsûr’da depremin ilk gününden beri Yenimahalle Cemevi’nde depremzedelere yardımcı olmaya çalışan HDP Kriz Koordinasyon Masası’nın çalışmaları her geçen büyüyor. İlk günler birkaç ekip olan çalışma depremin 7’nci günü itibariyle yüzlerce kişiyi bulmuş durumda. Her ekipte gönüllülerin yürüttüğü çalışmalar şimdiye kadar yüzlerce kişiye ulaştı. Çalışmalarda yer alanların verdiği bilgi dayanışmanın boyutunu gözler önüne serdi.

En az 200 köye gıda yardımı

Kriz Koordinasyon Masası’nda yer alan tiyatrocu Bahoz Özçınar, “Şimdiye kadar Bazarcix köyleri de dahil olmak üzere en az 200 köye ulaştık. Gelen yardım taleplerini alıyor, gelen yardımları ihtiyaç olan yerlere yönlendiriyoruz. Gün içinde gelen arkadaşların araçlarıyla köylere ulaşmaya çalışıyoruz” dedi.

400 kişilik kurtarma ekibi

En az 400 kişilik bir arama kurtarma ekipleri olduğunu belirten Özçınar, “İlk gün ben de arama kurtarma ekibine katılıyordum ama şimdi buradayım. Şöyle şeyler yaşadık sahada: Örneğin canlı buluyorduk, çıkarıyorduk. Ambulansı çağırıyorduk, bakıyorduk yetkililer falan da geliyor ambulansla. Video çekiyorlar, kendileri çıkarmış gibi. Tabii bizim için önemli olan insanımızı kurtarmak, o yüzden bir şey demiyorduk. Ama sahada böyle şeyler de yaşıyoruz” bilgisini verdi.

2 bin çadır ihtiyacı var

Kendilerine en az 200 çadır başvurusu olduğunu belirten Özçınar, kent merkezinde en az 2 bin kişilik bir çadır kent kurmaya başladıklarını bu anlamda ciddi oranda çadır ihtiyaçları olduğunu vurguladı. Sokak sokak mobil çalışmaları olduğunu belirten Özçınar, “Çoğu TIR’ımıza el konuldu, çoğu başka yerlere götürüldü. Ama biz her şeye rağmen buradayız” diyerek dayanışmanın ihtiyacına vurgu yaptı.

300-350 hastaya bakıyorlar

Türk Tabipleri Birliği (TTB) Öğrenci Kolu Üyesi Renas Kaan Arslan da sağlık çalışmalarına dair şu bilgileri verdi: “Önce küçük bir oda açtık, sonra ilaçlar geldikçe bir salonu eczane gibi yaptık. Şimdi bir hocamız odada hasta bakıyor, diğer yerde de ilaç veriyoruz. Günde en az 300-350 hastaya bakıyoruz. Bir de kronik hastalar var. kimlik numaralarını alıp şehir dışından onlar için ilaç istiyoruz. O da günlük ortalama 200 kişiyi buluyor.” En az 11 ekip olduklarını 7’sinin şehir içinde 4’ünün de köyleri dolaştığı belirten Arslan, merkez köyleri bitirdiklerini şimdi ise ilçe köylere yetişmeye başladıklarını söyledi. Kadınlar için de Kadın Sağlığı Merkezi’nde bir odada sağlık çalışması başlattığını dile getiren Arslan, çalışmalarının gün geçtikçe büyüdüğünü belirtti.

3 depoda onlarca gönüllü

Depoda görevli olan Şehir Planlamacısı Berivan Güneş de depo çalışmalarına dair cemevindeki depoda gıda ve kıyafet bölümü olmak üzere en az 30 kişi çalıştıklarını belirterek günde en az 20 köye ulaştıklarını belirtti. Güneş, “Çınar Belediyesi’nin katkısıyla günde 3 defa yemek veriyoruz. Soba ve kömür yardımı yaptık. Odun geldi, onu dağıttık. Buraya direkt gelen insanımıza da veriyoruz elden. İki büyük depomuz daha var. Orada da 50-60 insan var en azından” diyerek gönüllü çalışmaların çok olduğuna dikkat çekti.

13 bin kişilik yemek

Cemevinde bir diğer önemli hizmet ise yemek yapan ekipte. O ekibe dair ise bilgiyi Viranşehir’den gönüllü olarak gelen aşçı Ali Usta (İnanç) veriyor: “2’nci günden beri buradayım. Malzememi aldım, geldim. Günde en az 13 bin kişiye yemek yapıyoruz. 45 kişilik bir ekibiz. Sabah 4’te uyanıyor. 7’den 11’e kadar yemek dağıtıyoruz.” İmkanları dahilinde mobil yemek de dağıttıklarını belirten Ali Usta, ihtiyacı olan herkesin gelip yemek alabileceğini vurguluyor.

#Devletin #görmediği #Semsûrda #HDP #yerde

HDP’nin yardım tırlarına engel: Adana’dan öteye nereye boşaltırsan boşalt

HDP’nin İzmir’den Osmaniye’ye gönderdiği ve polislerce engellenen yardım TIR’ı, gönderildiği Adana’da boşaltıldı. Gözaltına alınan 2 kişi de serbest bırakıldı

Halkların Demokratik Partisi’nin (HDP) İzmir’den Osmaniye’ye gönderdiği yardım TIR’ına dün gece polislerce el konulmuştu. “Valilik izni olmadığı” gerekçesiyle kente girişi engellenen TIR’ın şoförü ile onunla birlikte yola çıkan yeğeni gözaltına alındı.

Polis, ifade işlemlerinin ardından serbest bırakılan TIR şoförüne, “Osmaniye, Hatay ve Maraş’a bu ürünleri indiremezsin. Adana’dan öteye nerede indiriyorsan indir” tehdidinde bulunduğu belirtildi.

Yardım TIR’ının Adana’da boşaltıldığı öğrenildi.

Kaynak: MA

#HDPnin #yardım #tırlarına #engel #Adanadan #öteye #nereye #boşaltırsan #boşalt

Tutuklular depremden dolayı açlık grevini sonlandırıldı

Afyonkarahisar 1 Nolu T Tipi Kapalı Cezaevi ve Giresun Espiye L Tipi Kapalı Cezaevi’nde yaşadıkları baskılardan kaynaklı açlık grevinde olan tutuklular, deprem dolayısıyla eylemlerini sonlandırdı

Afyonkarahisar 1 Nolu T Tipi Kapalı Cezaevi ve Giresun Espiye L Tipi Kapalı Cezaevi’nde koğuşlara yönelik baskın, ayakta sayım dayatması ve genel itibariyle cezaevlerinde yaşanana hak ihlallerine karşı süresiz ve dönüşümsüz açlık grevinde olan tutuklular, deprem dolayısıyla eylemlerine son verdiklerin duyurdu.

Kaynak: MA

#Tutuklular #depremden #dolayı #açlık #grevini #sonlandırıldı

Babasını kaybettiği enkazın başından ayrılmıyor!

Bazarcix ilçesine bağlı Evri-Kümeevler’inde O.C. adlı bir çocuk, babasını kaybettiği enkazın başından ayrılmıyor. 4 kardeşiyle birlikte kurtarılan çocuk, köylerine çadır ve yaşamlarını idame ettirebilecek gıda gelmesini istiyor

Depremin merkez üslerinden Mereş’in Bazarcix Pazarcık) ilçesine bağlı, kent merkezine yaklaşık 50 kilometre uzaklıkta bulunan Evri Mahallesinin Kümeevler obası tamamen yıkılmış durumda. Dağların arasında kurulu mahallede 15 civarında ev bulunuyor. Ancak deprem sonrası bu evlerin tamamı yıkıldı. Yine ahırlar da yerle bir oldu.

Obada en az 14 kişi yaşamını yitirdi. Cenazeler komşuları ve yakınları tarafından enkaz altından çıkarıldı. Yurttaşlar, bir yandan kendilerine çadır ulaşmadığı için naylonlarla baraka inşa ediyor, diğer yandan geriye kalan hayvanlarının soğuk havada kalmaması için yıkılan ahırları onarıyor.

‘Babamı kaybettim, bizi dayımlar çıkardı’

Enkaz başında bekleyen 11 yaşındaki O.C., babasını kaybetmiş. Konuşurken kelimeler boğazında düğümleniyor ve enkaza dönen evlerinin etrafından dolaşıyor. O.C., “5 kardeşiz. Babamı kaybettim. Dayımlar gelip bizi kurtardı. 5 kardeş aynı yerde kurtarıldık” sözleriyle yaşananları anlatıyor.

O.C., tek bir insanın geçebileceği genişlikte olan ve kurtarıldıkları yaşam koridorunu göstererek, “Bacımın ayağı kırıldı. Dayımlar arabasıyla onu hastaneye kaldırdı. Delik küçüktü. Biz çıktık. Bacımı çıkarmak için deliği büyüttüler. 6-7 saat enkaz altında kaldık” diyor.

Kendilerine sadece gofret ve bisküvi gibi yardımların geldiğini aktaran O.C., başlarını sokabilecek bir çadır ve yaşamlarını idame edebilecek gıdaların kendilerine ulaştırılmasını istiyor.

Haber: Abdurrahman Gök – Azad Altay / MA

#Babasını #kaybettiği #enkazın #başından #ayrılmıyor

Konteyner verip 3 gün sonra zorla çıkardılar: Üç günlük vermiştik

Depremin 2’nci gününde askerler tarafından konteynera yerleştirilen bir aile 3 gün sonra yine askerler tarafından zorla çıkartıldı. Askerler aileye ‘Üzgünüz size sadece üç günlük verdik. Zaten elektrik de yok’ diyerek aileyi zorla çıkardı

Reyhan Hacıoğlu – Semsûr

Depremde büyük oranda yıkılan ve enkazları hala yerde olduğu Semsûr’da (Adıyaman) kurtulabilenlerin de de barınma ve ısınma sorunuyla karşı karşıya. Özellikle geceleri havanın eksilere düştüğü kentte depremzedeler ancak ateş yakarak ısınmaya çalışıyor. Depremin üzerinden 7 gün geçmesine rağmen hala çalışmaların tam anlamıyla her yerde başlamadığı kentte başını sıkıştıracak bir yer bulan yurttaşlar kendini şanslı hissediyor. Onlarsa biri de Derya adlı genç kadın. Depremin 2’nci günü askerler tarafından konteynera yerleştirilen genç kadın ve ailesi 3 gün sonra (depremin 5’inci) “Üzgünüz size sadece üç günlük verdik, zaten elektrik de yok” denilerek Konteynerden zorla dışarı çıkartıldı.

Bebekleri de dışarı attılar

Çıkartıldıktan sonra kendilerine yer aradıklarını ve yönlendirildikleri yerde soğukta yaşamaya çalıştıklarını ifade enden Derya, “Donmadan bize çadır yollayın”diyerek kendilerine ilk günden dayanışma içerisinde olan halka çağrı yaptı. Konteynerda dahi üste üste yaşadıklarını ifade eden Derya, “Kaç aile vardı inan bilmiyorum. İlk üç gün zaten ne su ne elektrik vardı. Elektriği geçtim ekmek, su yoktu. O koşullarda biz sık sık dışarda ateş yaktık. Bebekler içerde kalsın üşümesin diye. Gelip bebekleri de dışarı attılar” diye konuştu.

Soğuktan yaşamını yitirdiler

Gelen askerlerle ile halk arasında tartışma yaşandığını belirten Derya, “Ben yetkililer nerde dediğim için orda birileri de üstüme yürüdüler. Dışarıdan gelen insanlar memleketimde ilk günden bu yana bir şeyler yapmaya çalışıyor. Ama 7 gündür ne devlet ne belediye başkanı burada var” diyerek öfkesini dile getirdi.

Oğlu ve eşinin yakınları ile arkadaşlarından birçok kişiyi kaybettiğini vurgulayan Derya, “Arkadaşım yoksulluktan kötü bir evde kalıyordu. Ama deprem sırasında yine de kolon arasına girmiş oğluyla. Kaç gün sonra geldiler kurtarmaya. Ama soğuktan donarak yaşamını yitirmişlerdi. Oğluna sarılarak buldular. Bu halka yazık değil mi? Bu kadar soğuğa rağmen bu kadar geç gelince canlı insan mı kalır enkazda?”
Sadece halkı gördük

Depremin ilk gününden bu yana yanlarında sadece halkı gördüklerini ifade eden Derya, “Kendim bile o yağmurda tırnaklarımla kaç kişiye yardım ettim. Belediye başkanı kaçacağına çıkıp bari yanımızda dursaydı” şeklinde konuştu.

#Konteyner #verip #gün #sonra #zorla #çıkardılar #Üç #günlük #vermiştik

Rojhilat, Rojava, Federe Kurdistan: Kürt halkı seferber oldu

Mereş merkezli meydana gelen depremlerde ağır yıkımın yaşandığı Kurdistan’ın dört parçasında seferber olan STÖ ve siyasi partiler, ‘Depremzedelere yardım etmek insani ve ulusal bir sorumluluktur’ dedi

Mereş’te 7.7 ve 7.6 büyüklüğünde depremlerin yıkıma yol açtığı Mereş, Dîlok, Riha, Amed, Meleti, Semsûr, Xarpet, Adana, Osmaniye, Hatay ve Kilis kentlerinde yaşamını yitirenlerin sayısı 25 bine ulaştı. Deprem bölgelerindeki enkazlarda arama kurtarma çalışmaları da devam ederken bölgeye yardımların ulaştırılması için sivil toplum örgütleri, siyasi partiler ve yurttaşlar seferber oldu. Depremin meydana gelmesiyle birlikte Kurdistan’ın dört parçasında sivil toplum örgütleri ve siyasi partilerin başlattığı yardım kampanyası halkta yoğun ilgi görüyor.

‘Dayanışmak Kurdistani görevdir’

Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi Yürütme Meclisi Eşbaşkanı Bêrîvan Xalid, Kurdistani dayanışmanın önemine dikkat çekerek, “Depremin olduğu günden bugüne hem Özerk Yönetim hem de sivil toplum örgütleri olarak harekete geçtik. Çünkü depremde yaşamını yitirenlerin sayısı çok fazla. Bunun için Özerk Yönetim olarak bir kampanya başlattık. Şu anda Kuzey ve Doğu Suriye için yardım topluyoruz. Kampanyamız devam ediyor. Özerk Yönetim olarak Halep ve Şehba’dayız. Şimdi onlarla dayanışma içerisine girerek hem maddi hem de manevi olarak destekte bulunuyoruz. Kurdistan halkı için çağrımız, depremin kurbanlarına ve mağdurlarına sahip çıkmalarıdır. Bu çok ciddi bir olaydır. Halkımızdan temennimiz dayanışmadır. Özerk Yönetimler olarak halkımızı sonuna kadar destekleyeceğiz. Deprem bölgelerindeki halkımız sahip çıkmak ve dayanışmak Kurdistani bir görevdir” dedi.

Federe Kurdistan’da yardım seferberliği

HDP’nin, Federe Kurdistan Bölgesi’nde oluşturduğu kriz masasında yer alan Newroz Fazıl ise Başûr depremden etkilenen iki parça Kurdistan için seferber olduklarını ifade ederek, “Kuzey ve Doğu Suriye’de meydana gelen deprem, Başûr Kurdistan halkının huzursuz ve tedirgin olmasına yol açtı. Başûr halkı hangi din ve ideolojiden olursa olsun depremzedeler için yardım hazırlamaya ve toplamaya devam ediyor. Yine Rojava’nın kuzeyi ve batısında meydana gelen deprem nedeniyle Kürt şehirleri daha fazla hasar gördü. Birçok can kaybı var, birçok şehir yıkıldı, harabeye döndü. Bu nedenle siyasetçiler, aktivistler birçok yerde yardım kampanyaları başlattı. Bu kapsamda ilk kampanyayı Federe Kürdistan hükümeti Emnesureke Müzesi’nde, ikinci kampanya ise biz Cixare İş Merkezi’nde başlattık. Bu kampanya Süleymaniye ve bir bütünen Kurdistan halkı tarafından ciddiye alınarak sürüyor. Şu ana kadar maddi, manevi yardım ve destek aldık. Kampanyamız bir hafta sürecek. Çünkü şu anda Bakur Kurdistan’da hava şartlarından dolayı durum çok daha vahim ve depremin etkisi çok daha büyük. Halkımız aracılığıyla depremzedelere yardım etmek istiyoruz. Yardımların ayrım gözetilmeksizin Bakur Kurdistan’daki ve Rojava Kurdistan’daki halkımıza ulaşmasını istiyoruz. Yaralı kardeşlerimize sağlık, battaniye ve kışlık kıyafet ulaştırabilmek için bu kampanyanın büyütülerek devam etmesini istiyoruz” diye belirtti.

‘Daha fazla dayanışma’

İran’ın Rojhilat Cumhuriyet Hareketi Sözcüsü Azad Mohamedzade ise bu süreçte dayanışmanın önemli olduğunu söyleyerek, “Rojava Kurdistan ve Bakur Kurdistan’da halkımızın başına gelen deprem büyük bir felakettir. Bizler de Rojhilat halkı olarak birçok şehir ve köyde depremden etkilenen halkımız için kampanya başlattık. Özellikle Mehabad, Sine, Kirmaşan ve Urmiye kentlerinde çok ciddi bir halk desteği ve yardımları var. Bizler dayanışma ile yaralarımızı sarabilir ve üstesinden gelebiliriz. Bizlerde Rojhilat Kurdistan olarak bu süreçte halkımızın yanında yer alacağız. Çünkü depremzedelere yardım etmek insani ve ulusal bir sorumluluktur” diye konuştu.

‘Dayanışmayı büyüteceğiz’

Şirnex’in Hezex ilçesinde HDP’nin kurduğu kriz masasında yer alan Elfesya Nas da dayanışmada birliğin önemine dikkat çekerek şunları kaydetti: “Depremin ilk günü ilçe binamızda kriz masası oluşturduk. İlk gün çalışmalarımızı başlattık. Çalışmalardan sonra da halkımıza çağrılarda bulunduk. Devletin yardımının yetersizliği zaten ortadaydı. Yardımlar halkın bir kısmına giderken bir kısmına gitmiyordu. Ama halkın ciddi bir dayanışması oldu. Halen halkımızın dayanışması sürüyor. Her türlü destekte bulundular. Annelerimiz ekmeklerini hazırladılar ve her türlü desteği verdiler. Kadınlar, 6 gündür burada canla başla çalışıyorlar. Parası olmayıp gönülden destekte bulunan ailelerimiz ve gençlerimiz oldu. Küçük çocuklarımız destekte bulundular. Sahiplenmeyi tam anlamıyla hiç bir din, dil ve ırk ayrımı yapmadan HDP olarak, Kürt halkı olarak, Botan halkı olarak desteğimizi ve dayanışmamızı daha fazla büyüteceğiz.”

Haber: Zeynep Durgut / Mereş-MA

#Rojhilat #Rojava #Federe #Kurdistan #Kürt #halkı #seferber #oldu

Bazarcix’ın köylerinde taş üstünde taş kalmamış

Depremden en çok etkilenen Bazarcix’in köylerinde yüzlerce ev yerle bir oldu, en az 107 kişi yaşamını yitirdi. Taş üstünde taşın kalmadığı köylerde vatandaşlar en çok kendilerine yardımın ulaştırılmamasından şikayetçi

Depremin merkez üssü olan Mereş’in Bazarcix (Pazarcık) ilçesinde koordinatör vali olarak görevlendirilen Kırıkkale Valisi Bülent Tekbıyıkoğlu, kentte arama kurtarma çalışmalarını tamamladıklarını açıkladı.

Tekbıyıkoğlu, 872 enkazdan 41 yurttaşın canlı olarak kurtarıldığını ve toplam 413 yurttaşın yaşamını yitirdiğini belirtti. Tekbıyıkoğlu’nun açıkladığı verilere kırsal mahallelerin dahil olup olmadığı bilinmiyor. Ancak 156 kişinin yaşamını yitirdiği Büyüknacar Kocadere, Büyüknacar Fatih ve Büyüknacar Merkez kırsal mahallelerinin ardından deprem sonrası haber alınamayan Narlı bölgesindeki diğer kırsal mahallelerdeki bilanço resmi açıklamayla uyuşmuyor. İlk günden bu yana bölgede olan Mezopotamya Ajansı (MA) muhabirleri köyleri gezdi. Azad Altay ve Abdurrahman Gök’ün yerinde inceleyerek görüntülediği yerlerde durum şöyle:

Yanarak yaşamını yitirdi

İlk durağımız olan Karaçay, 60 hanelik bir mahalle. Deprem nedeniyle neredeyse yıkılmayan ve ağır hasar görmeyen ev kalmamış. Büyük hasar gören evlerinin bahçesinde bir masanın başında çay içen bir aileyi ziyaret ediyoruz. Gazeteci olduğumuzu anlayan yurttaşlar, hemen yaşananları anlatmaya başlıyor: “Enkaz altında Celal Akar yaşamını yitirdi. Tabi Celal’in evi yıkıldığında soba alev alıyor ve enkaz yanmaya başlıyor. Maalesef Celal yanarak yaşamını yitirdi.”

4 kişi yaşamını yitirdi

Karaçay’ın ardından Osmandede’ye gidiyoruz. 60 ile 70 arasında evin bulunduğu mahallede, 2’si çocuk 4 kişi yaşamını yitirmiş. 5 kişi birçok yerde olduğu gibi yurttaşların imkanlarıyla enkaz altından çıkarılmış. AFAD çadırları ve mahalleye yardımlar ise, 4 gün sonra ulaşmış. Mahalledeki bazı aileler halen başlarını koyacak bir çadıra ulaşamazken, evlerdeki durumun tıpkı Karaçay’daki yapılar gibi olduğunu görüyoruz.

Taş üstüne taş kalmamış

Bir sonraki durağımız olan Ördekdede Mahallesin’e vardığımızda, daha ağır bir tabloyla karşılaşıyoruz. 300 civarındaki ev ve işyerlerinin neredeyse tümü ya ağır hasarlı ya da yerle bir olmuş. 10’u çocuk toplam 33 kişinin yaşamını yitirdiği mahallede, birçok hayvan da ölmüş.

Mahalle sakinleri, depremin ikinci günü Mersin’den arama ve kurtarma ekiplerinin geldiğini, 2 kişiyi enkaz altında çıkardığını, ancak her ikisinin de sonradan yaşamını yitirdiklerini aktardı.

Başlıca ihtiyaç: Çadır

Yaşamını yitirenleri enkaz altından kurtaramadıkları için üzgün olduklarını belirten mahalleliler, yaralarını hep birlikte saracaklarını vurguluyor. En büyük ihtiyaçlarının ne olduğunu sorduğumuzda ise, “çadır” yanıtını alıyoruz.

Evri’nin bir mahallesi yerle bir

Buradan Bazarcix’in en büyük mahallelerinden biri olan Evri’ye doğru yola koyuluyoruz. Yaklaşık 2 bin nüfusu bulunan Evri’de, yol boyu yerle bir olan evler ve evlerin bahçelerinde çadır kurarak zorlu koşullarda yaşam mücadelesi veren ailelerle karşılaşıyoruz. Buradaki ilk durağımız ise, mahalle merkezinin kırsalında bulunan Evri-Kümeevler oluyor.

Kümeevler yok oldu!

Dağların arasındaki 15 evin tümü tamamen yıkılmış. Sadece yıkılan evler değil, bir o kadar da ahır yıkılmış. Buradaki can kaybı ise en az 14. Çünkü hastaneye kaldırılan kişilerin durumları bilinmiyor. Yaşamını yitirenlerden 7’si aynı aileden.

Ayrıca yüzlerce hayvan ölmüş. Enkaz altındaki hayvanların cansız bedeni koku yaymaya başlamış bile. Ancak yurttaşlar, başlarını sokacak çadırdan, bir baraka inşasıyla uğraştıkları için bu durumla ilgilenmiyor.

En az 40 can kaybı

Gönüllülerle birlikte mahallenin ana caddesinde bir yandan kolileri dağıtıyoruz, diğer yandan yaşadıkları sorunları dinliyoruz. En az 40 kişinin can verdiği Evri merkezde yurttaşlar, en çok çadır talep ediyor. Çocuklar yıkılan okullarının etrafından oyun oynarken, ebeveynleri ise çocuklarının üşümemesi için sıcak elbise bulma telaşında.

Her yer enkaz

Evri’nin ardından Sarıerik’e gidiyoruz. 60 hanelik köyde 17 ailenin yaşadığını öğreniyoruz. Bu köyde de 3 kişi yaşamını yitirmiş. Her evin önünde AFAD çadırları kurulurken, köyün Avrupa’da yaşayan fertleri tarafından gönderilen yardımlar da ev ev dağıtılıyor.

Son durağımız Emiroğlu’nun Betizler obası oluyor. Evlerdeki tahribat nedeniyle mahalle, ağır bir savaşın yaşandığı bir yer görünümünde. Her sokak molozlarla dolu. 56 haneli obada, yakınları ve komşuları tarafından enkaz altından çıkarılan 6’sı çocuk 12 kişi yaşamını yitirmiş.

HABER MERKEZİ

 

#Bazarcixın #köylerinde #taş #üstünde #taş #kalmamış

Mereş depremlerinin 7’nci günü: Barınma ve ısınma hâlâ büyük sorun

Mereş merkezli 7,7 ve 7,6 büyüklüğündeki iki depremin 10 ilde yol açtığı yıkımın yedinci günü. 24 binden fazla can kaybına yol açan depremde ara kurtarma çalıimaları kısmen devam ederken, barınma ve ısınma hâlâ büyük sorun

Mereş’ın Elbistan ile Bazarcix (Pazarcık) ilçelerinde 7,7 ve 7,6 byüklüğünde gerçekleşen, 10 ilde de yıkıma neden depremin yedinci günü. Arama krutarma çalışmalarının kısmen devam ettiği bölgelerde dondurucu soğuk ve günlerce bekleyişin ardından hâlâ enkaz altından sağ çıkarılan depremzeler bulunuyor.

6 Şubat’ta meydana gelen iki yıkıcı depremde Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, 24 bin 617 kişinin hayatını kaybettiğini açıkladı.

Depremin etkilediği illerdeki son gelişmeler şöyle:

9:20 Dîlok’ta yıkılan bir binanın kolonunu kestikleri iddia edilen 2 kişi tutuklandı

Antep Cumhuriyet Başsavcılığı’nca, sürdürülen soruşturmadaki incelemelerde, yıkılan bir binanın kolonunu kestikleri belirlenen ve dün gözaltına alınan 2 kişinin İl Emniyet Müdürlüğündeki işlemleri tamamlandı.

Adliyeye sevk edilen kişiler, nöbetçi sulh ceza hakimliğince tutuklandı.

09:10 Bêhiştî (Besni) ilçesinde 12 yaşındaki Hanım Güllü 143 saat sonra enkaz altından sağ çıkarıldı.

08:45 Hatay’da yıkılan Mutlular Apartmanı enkazından 35 yaşında Mustafa isimli bir depremzede, 149 saat sonra sağ kurtarıldı.

#Mereş #depremlerinin #7nci #günü #Barınma #ısınma #hâlâ #büyük #sorun

Deprem bölgesinde salgın hastalık uyarısı

Depremin 6’ncı gününde Hatay’da yaşanan su, seyyar tuvalet gibi sorunlar nedeniyle salgın riski büyüyor. TTB Merkez Konsey Üyesi Özgür Akbaba, önlem alınmaması durumunda ciddi salgınların gündeme geleceğini belirtti

Merkez üssü Meres ve Dilok olan depremde büyük bir yıkım yaşanan Hatay’da aradan geçen 6 güne rağmen barınma ve hijyen sorunu halen çözülebilmiş değil. Kentte birkaç noktaya seyyar tuvalet yerleştirilse de halen yetersiz kalıyor. Yine kentte su sorunu çözülebilmiş değil. Kentin birçok noktasında kemirgenler görülmeye başlanırken Hatay ciddi bir salgın sorunu ile karşı karşıya.

Yaşanan bu tehlike karşısında Sağlık Bakanlığı tarafından kentte atılan herhangi bir adım olmazken Türk Tabipler Birliği (TTB), Türk Eczacılar Birliği ve gönüllü sağlıkçılar tarafından bir takım faaliyetler yürütülmeye başlandı. Eczacılar Birliği kentin 15 noktasında ilaç tedariki için seyyar eczaneler kurulurken TTB ise Defne ilçesinde kurduğu danışma masasında depremzedeler temel kontrollerde bulunuyor. Yine gönüllü sağlık çalışanları ise kurulan revirlerde yaralılara hizmet veriyor.

İshal salgını riski artıyor

Kentte olası bir salgın riskine karşı uyaran TTB Merkez Konseyi Üyesi Özgür Akbaba, temiz suya ulaşım kısıtlandığı ve içme sularının da bozulduğu ya da mikroplandığı durumlarda salgın riskinin her zaman bulunduğunu vurguladı. Kentte yeterli sayıda seyyar tuvalet bulunmadığına da dikkati çeken Akbaba, “Tuvalet kullanımı sonrasında yeterli su olmadığı, su için kısıtlı kullanılıyor olabilir. Bunlardan kaynaklı ishal salgını çok büyük risk oluşturuyor. O yüzden el temizliğine dikkat ederek pandemi dönemindeki gibi tekrar el antiseptikleri ve 70 derece üzeri kolonyaların mutlaka kullanılması gerekiyor. Özellikle tuvalet kullanıldıktan sonra bunlar yapılmalı. Şişe suyu dışında hiçbir suyu içmemek, meyve sebze yeniliyorsa onları yıkamak için de şişe su kullanmak gerekiyor” dedi.

‘Bir an önce önlem alınmalı’

Yine kovid-19 ve grip gibi salgınlarında devam ettiğini vurgulayan Akbaba, kalabalık ortamlarda maske gibi önlemler alınması gerektiğini belirti. Devletin çözmesi gereken en önemli sorunlardan birinin de tetanos aşısı olduğunu belirten Akbaba, “Şuanda da depremden kurtulan, enkazdan çıkan herkesin bu aşıyı olması gerekiyor. Sahada çalışan insanların da her an yaralanma riskiyle karşı karşıya. Bunun yanı sıra çocukluk çağı aşıları da kesintiye uğramış durumda. Onların da devlet tarafından bir an önce sağlanıp, yapılması lazım. Yoksa kızamık, kızamıkçık, kabakulak, menenjit ve suçiçeği gibi daha ciddi çocukluk hastalıkları ve salgınlar oluşabilir” diye belirtti.

Organizasyon sorunu

Deprem bölgelerinde ciddi organize olamama sorunu yaşandığını da sözlerine ekleyen Akbaba, “Öncelikle insanlar göçüklerin altındaki binlerce insan çıkarılamadı. Sonrasında insanlar sokaklarda yatmak zorunda kaldı, gıda, su ve tuvalet sorunu oldu. Bunların hepsi büyük toplumsal sorunlar. Şu anda itibaren ne yapabildiğimize odaklanmalıyız. TTB olarak bizde genel sağlık hizmeti sunmaya ve bilgi vermeye çalışıyoruz. Halkın kendi kendine organize olması güzel, bunun devam etmesi gerekiyor. Devletin de bir an önce elinden gelenin daha fazlasını yapması lazım. Şuana kadar gördüğümüz elinden bir şey gelmiyor” diye konuştu.

MA / Tolga Güney

 

#Deprem #bölgesinde #salgın #hastalık #uyarısı