Ana Sayfa Blog Sayfa 954

Deprem bölgesindeki cezaevlerine ilişkin bilgi verin

İHD İstanbul Şubesi Hapishaneler Komisyonu, deprem sonrası bölgede bulunan 70 cezaevinin ağır risk barındırdığına dikkat çekerek, yetkililerin tutuklular hakkında bilgi vermesi gerektiğini belirtti

İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi Hapishaneler Komisyonu’nun hasta tutsakların durumuna dikkat çekmek için her hafta düzenledikleri “F Oturumu”nun 568’incisini dernek binaları önünde gerçekleştirdi.

Hak savunucuları ve tutsak yakınlarının katıldığı “F Oturumu”nda, “Deprem bölgesi hapishanelerinde hasta mahpuslar serbest bırakılsın”, “Tedavi haktır engellenemez” pankartları açıldı. Açıklamayı, İHD İstanbul Hapishaneler Komisyonu’ndan Mehmet Acettin okudu.

Komisyon olarak bölgede toplam 70 cezaevi tespit ettiklerini ifade eden Acettin, depremin cezaevlerinde ağır risk oluşturduğunu kaydetti.

Depremin ardından yaşanan ihlaller

Deprem sonrası cezaevlerinde yaşananlara ilişkin bakanlığın konuya dair bilgi paylaşım yapmasını beklediklerini ifade eden Acettin, cezaevlerinde deprem sonrası ortaya çıkan bazı sorunları şöyle aktardı: “Bölgede yaşanan elektrik kesintisi, su ve yiyecek sıkıntısı, alt yapının çökmüş olması, ısınma sorunu ve tabii ki özellikle hasta mahpuslar bakımından tedavi imkanlarına erişimde yaşanan sorunlara ve bu sorunların nasıl çözüleceğine dair ayrıca bilgilenme ihtiyacı bulunmaktadır. Malatya ve Hatay hapishanelerinde yaşandığı iddia edilen ‘isyan, firar’ ve müdahale sırasında ölenlerin olduğuna dair bilgiler, mahpusların farklı hapishanelere sevk edildiklerine dair iddialar hakkında başvurulara rağmen bakanlık yetkilileri halen tatmin edici bir açıklama yapmamakta” dedi.

Tutuklulara bilgi verilmiyor

“Tutukluların aileleri ile görüşme imkanını sağlıyoruz” denmesine rağmen tutukluların aileleri ile görüşemedikleri ve bu süreçte avukatların müvekkilleri ile görüşme taleplerinin de kabul edilmediği için doğrudan bilgiye erişilemediğini söyleyen Acettin,“Nitekim, Merkezi Hapishaneler Komisyonu’ndan avukat arkadaşımızın aktarımında, İskenderun T Tipi Hapishanesi’nde UYAP sisteminin kapatıldığını, hiçbir koşulda avukat görüş izni verilmediğini, yakınlarını kaybeden mahpuslara cenazeye katılım ya da taziye için izin verilmediğini, vefat haberlerinin söylenmediğini, hapishane idaresinin, ‘İçeride her şey yolunda, herkese iyi bakıyoruz’ diyerek soruları geçiştirdiğini, başka hapishanelere sevk olduğu bildirilen Hatay T Tipi Hapishanesi’ni aradığında yine ‘UYAP yok, nakil listelerini göremiyoruz ama ailelerini arayıp söylüyoruz’ cevabı ile karşılaştığını, ailesi olmayanlar için bilgi talebinde bulunduğunda, ‘Yapacağımız bir şey yok’ cevabını aldığını belirtmiştir” şeklinde konuştu.

50 tutuklunun durumu ağır

Acettin, Nisan 2022 tarihli hasta mahpus listesine göre deprem bölgesindeki hapishanelerde tespit edilebilen 200’den fazla hasta mahpusun bulunduğunu belirterek, “Yine bu mahpuslardan en az 50 mahpusun sağlık durumunun ciddi ve ağır olduğunu biliyoruz. Bu mahpuslardan biri olan Mehmet Emin Özkan, Kemal Özelmalı gibi ileri yaşta, kanser hastası ve engelli durumda olan mahpuslar vardır” ifadelerini kullandı.

Acettin, F Oturmalarında defalarca sağlık durumlarına dikkat çektikleri ve serbest bırakılmalarını talep ettikleri ağır hasta tutuklulardan Diyarbakır’da Mehmet Emin Özkan, Malatya Akçadağ’da Mehmet Yamaç, Adana Kürkçüler’de Kemal Özelmalı’nın da aralarında bulunduğu hasta tutukluların durumuna ilişkin yetkililere sundukları soruların da acilen cevap beklediklerini vurguladı.

Acetttin, yetkililerden bekledikleri soruları şöyle sıraladı:

“*Deprem nedeniyle yahut isyan/firar iddialarının yaşandığı hapishanelerde durum nedir? Zarar gören mahpus ve özelde hasta mahpuslar var mıdır? Kimlerdir? Durumları nedir?

*Halen deprem bölgesinde bulunan hasta mahpusların tedavi ve bakımları sağlanmakta mıdır? Sağlanıyorsa ne şekilde yapılmaktadır? Aksaklıklar nasıl giderilmektedir?

*Hasta mahpusların başka hapishanelere sevkleri sırasında ambulans mı, ring araçları mı kullanılmaktadır?

*Hasta mahpuslara sevk edildikleri hapishanelerde sağlık durumlarının gerektirdiği hizmet ve konumlandırma sağlanmakta, tedavileri sürdürülmekte midir?

*Hapishanede tedavi imkanı olmayan, bakımı sağlanamayan, tek başlarına yaşamlarını sürdüremeyen ağır hasta, yaşlı, engelli mahpusların yaşam hakları gözetilerek ceza ertelemesi sağlanması konusunda acil bir çalışma başlatılmış mıdır?”

İSTANBUL

#Deprem #bölgesindeki #cezaevlerine #ilişkin #bilgi #verin

Cumartesi Anneleri’nden deprem açıklaması

Cumartesi Anneler, 99’daki depremde 5 bin 840 kişinin hala kayıp olduğunu hatırlatarak benzer tablonun ortaya çıkmaması çağrısında bulundu

Cumartesi Anneleri, kayıplarının akıbetini sormak ve faillerin cezalandırılması talebiyle sürdürdükleri eylemin 933’üncü haftasında Mereş Bazarcix (Pazarcık) merkezli 7,7 ve 7,6 şiddetinde meydana gelen ve 11 kenti etkileyen depreme ilişkin yazılı açıklama yaparak, depremde yaşamını yitirenlere başsağlığı diledi.

Yaşam değil rant esas alındı

Açıklamada, ölümlerin esas nedeninin deprem kuşağındaki Türkiye’yi, depreme dayanıklı hale getirecek önlemlerin alınmaması olduğuna dikkat çekilerek, “Yıkımın nedeni planlamaların ve uygulamaların yaşamı esas alarak değil, rantı esas alarak yapılmasıdır” dedi.

5 bin 840 kişi hala kayıp

Meclis raporundaki 1999’daki Gölçük depreminde 5 bin 840 kişinin hala kayıp olduğuna dikkat çekilen açıklamada, Mereş depreminde de benzer tablonun ortaya çıkmaması için arama kurtarma ve enkaz kaldırma çalışmalarında azami özenin gösterilmesi gerektiği vurgulandı.

Açıklamanın devamında şu ifadeler yer aldı: “Sevdiğinden haber alamamanın, birkaç adım mesafede olmasına rağmen ona ulaşamamanın, çare üretmekle mükellef olan devletin taşa duvara dönüşmesinin, canından can koparılırken inkara, nobranlığa maruz kalmanın ne demek olduğunu biliyoruz. Depremin yıkıcılığına terk edilen kardeşlerimiz, tüm kalbimizle sizi anlıyor ve acınızı paylaşıyoruz. Tüm acımızla haykırıyoruz; Depremde ölmek kader değil, cinayettir.”

HABER MERKEZİ

#Cumartesi #Annelerinden #deprem #açıklaması

Semsûr’dan çağrı: Cenazeleri kurtlar yiyor

Semsûr’un (Adıyaman) Bulam, Çêlikhan ilçelerinin köylerine hiçbir yardım gitmiyor. Depremzedeler, enkazdan çıkarılan cenazeleri kurtların yediğini söylüyor

Depremde ağır hasar gören Semsûr’un (Adıyaman) Kalburcu köyünde Mezopotamya Ajansı’na (MA) ulaşan köylüler ve gönüllüler, Bulam (Pınarbaşı) ve Çêlikan (Çelikhan) ilçelerinin köylerinde AFAD dahil hiçbir yardımın gitmediğini ve enkazdan çıkarılan cenazelerin ise kurtlar tarafından yenildiğini bildirdi.

Harabeye dönen Kalburcu köyünde can kaybı yaşanmazken, yurttaşlar zor koşullarda yardım bekliyor. Kalburculular ve bölgeye ulaşan gönüllüler, Bulam ve Çêlikan köylerinde enkazdan kurtulan yaralıların soğuktan öldüğünü ve cenazelerin kurtlar tarafından yenildiğini söyledi. Kalburcu köyünden kameraya konuşan bir köylü şu ifadelerde bulundu: “Dağ köylerine ulaşamazsınız. Yollar kapalı. Kayalıklar düşmüş ve kardan dolayı kapalı. Enkazdan çıkarılan cenazeleri kurtlar götürmüş.”

Kurtlardan korkuyorlar

Kar ve yollara düşen kayalıklardan kaynaklı ulaşımın olmadığı köylere, AFAD ekiplerinin gitmediği öğrenildi. Köylerde telefon çekmezken, AFAD’ın resmi başvuru olmadıkça benzeri bölgelere gitmediği belirtildi.

Mezopotamya Ajansı’na sesli mesajla ulaşan bir gönüllü de, kurtların cesetleri yediğini, insanların çok zor durumda olduğu ve depremzedelerin yakınlarını kendi imkanlarıyla çıkarmaya çalıştığı kaydetti. Acil yardım çağrısında bulunan gönüllü, “Bulan, Çêlikan tarafına kurtlar inmiş, cesetleri yemeye başlamışlar. İnsanlar çok zor durumda. Bir yandan yakınlarını kurtarmaya çalışıyorlar bir yandan da kurtlardan korktukları için hiçbir şey yapamıyorlar. Çok mağdurlar. Bulan, Çêlikan, Balıkburun tarafına lütfen acil yardım edin. Lütfen ekip yönlendirmesi sağlayın. İnsanlar çok zor durumdalar. En azından o insanları oradan çıkaralım” diye konuştu.

SEMSÛR

#Semsûrdan #çağrı #Cenazeleri #kurtlar #yiyor

Kadınlara ped çocuklara mama

Deprem bölgesinde kadın ve çocuklar için çalışma yürüten TJA’lı kadınlar, ‘Çok acil mama, biberon, ped ve hijyenik malzeme yardımlarına ihtiyaç var’ dedi

Özgür Kadın Hareketi (TJA) aktivistleri, Mereş merkezli olan ve 10 kenti etkileyen iki büyük depremin ilk anından itibaren Mereş, Dîlok, Meletî, Semsûr, Riha, Amed, Kilis, Osmaniye, Adana ve Hatay’da kadın ve çocuklar için çalışıyor. TJA aktivisti Emine Kaya, depremden en çok etkilenenin kadınlar ve çocuklar olduğunu belirterek, acil ped, mama, biberon ve giyecek ihtiyacı olduğunu söyledi.

‘İnsanlar aç, susuz’

Mezopotamya Ajansı’na konuşan Emine Kaya, savaşta olduğu gibi doğal afetlerde de en çok mağdur olan kesimin kadınlar ve çocuklar olduğuna dikkat çekti. Kaya, “Afet durumundan kadınlar ve çocuklar daha çok etkileniyor. Çocuklar enkazdan çıkarıldığı zaman annesini soruyor yine anne çıktığı zaman çocuklarını soruyor. Buradan bir kez daha tekrar ediyoruz, yardımın ilk önceliği Maraş, Antep ve Adıyaman. Görüntülerde hepsi çıkıyor, AFAD koordinasyonu yetersiz, bunların sayısının arttırılması gerekiyor. 5 gün oldu, hala müdahale edilmeyen yerler var. Orada sağ olan insanlar var ve aç susuzlar” dedi.

Çadırlarda 4-5 aile kalıyor

Çadırların yetersiz olduğunu, bir çadırda 4-5 ailenin kaldığını belirten Kaya, “Hijyenik ortam yok. Sobalar da yine yetersiz. Hava koşulları nedeniyle çadırlar da çamur içine kurulmuş ve bu çocuklar açısından sağlıksız. Çocuklar için battaniye gerekiyor” diye konuştu.

Kadınların ihtiyacı çok

Enkazdan kurtarılan kadınların çok sayıda ihtiyacının olduğunu söyleyen Emine Kaya, “Kadınların en temel ihtiyaçları ped, hijyenik malzeme, iç çamaşırı, mont, battaniye, çocuklar için mama ve biberondur. Dün çok sayıda mama gönderildi ama biberon yoktu. Biberonlar için de çağrımız var, çok sayıda ihtiyaç var. Biz kadınlar olarak, kadınlar ve çocuklar için elimizden geleni yapıyoruz. Oradaki kadınlar dışarıda kalırsa bizim vicdanımız rahat etmez” sözlerini kullandı.

AMED

#Kadınlara #ped #çocuklara #mama

Çocuklar tehlikeye atıldı

Depremde kaybolan çocuklar, aileleri ve yakınları tarafından aranıyor. Afet Çocuk Sivil Koordinasyon Ekibi, paylaştığı yeni bilgilerle hala çok sayıda kimliği olmayan çocuğun hastanelerde olduğunu açıkladı

Çok büyük yıkıma neden olan ve 10 kenti etkileyen depremde, hala enkaz altında binlerce insan var. İlk günden yalnız bırakılan ve temel ihtiyaçları dahi karşılanmayan depremzedelere halk sahip çıkarken, kayıp çocuklar sorunu da devam ediyor. Enkazdan çıkarıldıktan sonra hastanelere götürülen ya da bilinmeyen kişiler tarafından “hastaneye götürüyorum” diyerek alınan onlarca çocuk hala bulunamazken, endişeler de arıyor. Özellikle sosyal medyadan sesini duyurmaya çalışan ve çocuklarını arayan ebeveyenler ve yakınları çocuklarını bulamıyor.

168 kayıp çocuk ilanı

Kayıp çocuklarla ilgili çalışma yürüten Afet Çocuk Sivil Koordinasyon Ekibi, yeni bilgiler paylaştı. Ekip, 6-10 Şubat 2023 tarihleri arasında, sosyal medya paylaşımlarını tarayarak ve teyit ederek şu sonuçlara ulaştı: “10 Şubat Cuma günü saat 17:00 itibariyle, en az 168 çocuk hakkında arama ilanı verildiğini ve hastanelerde çok sayıda kimliksiz çocuk bulunduğunu tespit ettik. İlanların bir kısmının çocuklarını aradığı belirten ailelere/yakınlara, bir kısmının ise ailesinden/yakınlarından ayrı düşmüş refakatsiz çocuklara ait olduğunu gördük.”

Çocukların 30’u bulundu

Ekibin son verilerine göre; güncel kayıp çocuk sayısı 168. Bu çocuklardan 30’u aileleri/yakınları tarafından bulundu. Çocuklardan 20’sinin ise yaşamını yitirdiği belirlendi. Kayıp ilanlarına göre çocukların yaklaşık yüzde 70’inin yaş aralığı 0-3 ve ilanların yüzde 13’ünde çocukların isim bilgisi yok. İlanlar sırasıyla Hatay, Semsûr (Adıyaman), Mereş (Maraş), Dîlok (Antep), Meletî (Malatya), Riha (Urfa) illerinde yoğunlaştı.

Mahremiyet ihlali

Yine Afet Çocuk Sivil Koordinasyon Ekibi’nin tespitlerinde enkaz altından çıkarılan çocukların Ankara, İstanbul, Adana, Mersin, Kayseri, Konya, Amed (Diyarbakır) illerindeki hastanelere sevk edildi. Çocukların, hastanelere ya da başka kurumlara sevk edilmesi sırasında çocuk güvenliği ilkelerini dikkate alan, kesintisiz, düzenli ve merkezi bir kayıt-takip sistemi olmadı. Bu durum, sosyal medya üzerinden gerçekliği teyit edilemeyen birçok çocuk listesinin/görselinin dolaşıma girmesine neden olundu. Çocukların mahremiyet ve unutulma hakları ihlal edildi, güvenlikleri riske atıldı, atılmaya da devam ediyor…

KADIN SERVİSİ

 

#Çocuklar #tehlikeye #atıldı

CİSST: Depremlerden 17 bin 600 tutuklu etkilendi

Mereş’te meydana gelen ve 10 kenti etkileyen depremlere dair CİSST açıklama yaparak 17 bin 600 tutuklunun etkilendiğini belirtti. CİSST ayrıca Adalet Bakanlığı’nı da bilgi vermeye çağırdı

Ceza İnfaz Sisteminde Sivil Toplum Derneği (CİSST), Mereş’te meydana gelen ve 10 kenti etkileyen 7,7 ve 7,6 şiddetindeki depremden dolayı bölgede bulunan cezaevlerine yönelik yazılı açıklama yaptı. Açıklamada, meclis tutanakları ve internet taramalarında elde edilen ve cezaevi kapasitelerinin temel alınmasıyla; Maraş Açık Cezaevi’nde 3 bin 830, Antep, İslahiye, Şehitkamil ve Cezaevi’nde 7 bin 600, Osmaniye ve Toprakkale Açık Cezaevi’nde bin 240, Hatay’da 3 bin 500, Adıyaman Açık Cezaevi’nde 60, Malatya Akçadağ Açık Cezaevi’nde bin 370, tutuklu olmak üzere deprem bölgesinde açık ceza infaz kurumları hariç yaklaşık 17 bin 600 tutuklunun depremden direkt olarak etkilendiği ve buna bağlı olarak yaklaşık 70 bin tutuklu yakınının da bu depremden direkt olarak etkilendiğini bilgisi paylaşıldı.

Cezaevlerine ilişkin bilgi verilmeli

Yaşanan depremin etki ve sonuçlarına ilişkin 6 Şubat 2023’te bu yana Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü resmi internet sitesinde yalnızca üç basın duyurusu yayımlandığı belirtilen açıklamada, şu ifadelere yer verildi: “6 Şubat 2023’te yayınlanan duyuruda depremden etkilenen bölgedeki ceza infaz kurumlarında kalan mahpuslardan yaralanan ya da yahut hayatını kaybeden bulunmadığı, mahpusların aileleri ile görüşmesi konusunda gerekli kolaylığın sağlandığı belirtilmiştir. Yapılan açıklamadan sonraki günlerde çeşitli sosyal medya platformlarından Malatya E Tipi, Türkoğlu 1 No’lu L Tipi, Hatay T Tipi, Elbistan E Tipi Kapalı Hapishanelerinde mahpusların ailelerine ulaşamamaları sonrasında isyanlar çıktığına, bazı mahpusların firar ettiğine, bazılarının da güvenlik güçleri tarafından yaralandığına ve öldürüldüğüne dair bilgiler paylaşılmıştır. Ayrıca bazı hapishanelerin tamamen tahliye edildiği, bazı hapishanelerdeki mahpusların da bir kısmının başka hapishanelere sevk edildiği belirtilmiştir.”

Tecavüz ve ölüm haberleri

Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü resmi internet sitesinde 9 Şubat’ta yapılan duyuruda sanal medya platformlarında Hatay T Tipi Kapalı Cezaevine ilişkin paylaşılan görüntülerin, Maraş Türkoğlu 1 No’lu L Tipi Kapalı Cezaevi’ne ait olduğu belirtilen açıklamada, “Yaşanan olayda, Türkoğlu 1 No’lu L Tipi Kapalı Hapishanesi’ndeki mahpusların dışarıya çıkmaya çalıştığı, güvenlik güçlerinin mevzuat çerçevesindeki müdahalesiyle bunun engellendiği, müdahale esnasında ölüm meydana gelmediği, olayla ilgili soruşturma yapılmak üzere görevlendirmelerin gerçekleştiği belirtilmiştir. Aynı tarihte yapılan ikinci duyuruda; olaylara müdahale esnasında yaralanan 12 mahpustan 3’ünün hastanede yaşamını yitirdiği, olaylar esnasında kadın mahpuslara yönelik tecavüz iddialarının gerçek dışı olduğu, hapishanenin kullanılamaz duruma gelmiş olması sebebiyle mahpusların başka hapishanelere sevk edildiği belirtilmiştir” denildi.

İdari ve yargısal süreç yürütülmeli

Uluslararası insan hakları metinlerinde de düzenlendiği gibi, devletler kişileri özgürlüğünden mahrum bıraktığında bu kişilerin hayatlarını, güvenliklerini ve sağlıklarını korumakla yükümlü olduğu hatırlatılan açıklamada, “Dolayısıyla hapishane yetkilileri; güvenlikleri kendi sorumluluklarında bulunan mahpusların haklarının afet dönemlerinde de korunması için riskleri öngörmeli ve bu riskleri ortadan kaldırmak için gerekli önlemleri almalıdır. Mahpusların haklarına yönelik ihlallerin ise önüne geçmeli ve bu ihlallerin sorumlularının cezalandırılmasında etkili idari ve yargısal süreçleri yürütmelidir” ifadelerine yer verildi.

Bakanlığa çağrı

Söz konusu iddiaların açıklığa kavuşması için Adalet Bakanlığı’na şu çağrıda bulunuldu:

“*Deprem sırasında ve sonrasında hapishanelerde alınan önlemlere ilişkin kamuoyunu bilgilendirmeye

*Hapishanelerde yaşandığı iddia edilen isyanlara ve bu isyanlara müdahale edilmesi sürecinde yaşanan yaşam hakkı ve işkence yasağı ihlallerine ilişkin kamuoyunu bilgilendirmeye,

*Hapishanelerin tahliyesi ve mahpusların başka hapishanelere sevk edilmelerine ilişkin kamuoyunu ve mahpus yakınlarını ivedilikle bilgilendirmeye,

*Mahpusların sağlık, ısınma, temiz suya erişim, beslenme, iletişim gibi ihtiyaçlarını karşılamaya ve buna ilişkin kamuoyu ile şeffaf ve düzenli bilgi paylaşmaya,

*Bu süreçte bilgi akışının aksamaması için hükümlü ve tutuklu ayrımı gözetmeksizin hapishanelere yapılacak avukat ziyaretlerinde, avukatlara vekaletname ve yetki belgesi zorunluluğunu kaldırmaya ve görüş hakkı sınırı olmaksızın mahpuslarla görüşme hakkı vermeye çağırıyoruz.”

İSTANBUL

#CİSST #Depremlerden #bin #tutuklu #etkilendi

Nurhak’a iki gün sonra ulaşıldı: 200 kişi yaşamını yitirdi

Nurhak ilçesine depremden iki gün sonra ulaşılabildi. Şimdiye kadar en az 200 kişinin yaşamını yitirdiği tahmin edildiği ilçede yas hakim. Ailesini kaybeden bir yurttaş ‘Tek tesellim cenazelerine ulaşmış olmak’ dedi

Mereş’in Bazarcix (Pazarcık) ilçesinde 6 Şubat’ta meydana gelen ve 10 kenti etkileyen 7,7 ve 7,6 şiddetindeki depremlerde 6. gün geride kaldı. Mereş’in Nurhak ilçesi de en çok etkilenen yerlerden biri. Şuana kadar 200 kişinin yaşamını yitirdiği tahmin edilen ilçede, arama kurtarma çalışmalarının büyük bir bölümü ise tamamlandı. İlçe merkezinde bulunan evlerin tamamının ağır hasar aldığı belirtilirken, 15 bin kişinin yaşadığı ilçe deprem sonrası adeta boşaldı. Birinci ve ikinci depremde yolları kapanan ve iletişim sağlanamayan ilçeye, felaketten iki gün sonra ulaşıldı.

İki gün sonra ulaşıldı

Gönüllüler eliyle yardımların ulaştığı ilçeden göç edemeyenler ise sokakta yaşama tutunuyor. İki gün sonra yapılan enkaz kaldırma çalışmalarında hayatını kaybedenler, iş makinesi eksikliği nedeniyle uzun süre toprağa verilemezken, özellikle bir bölümü hayvancılık yapan halk ilçeden ayrılamıyor. Konteyner ve çadır ihtiyacının olduğu ilçede, yine depremin vurduğu her yerde olduğu gibi koordinasyon sıkıntısı yaşanıyor.

Bir mahallede 16 kayıp

İlçenin en çok depremden etkilenen yerleşim yeri olan Barış (Koppan/Sêvreşan) Mahallesi’nde ise 16 kişi yaşamını yitirdi. Dün arama kurtarma çalışmalarının sonlandığı mahallede, iki kişinin daha cenazesine ulaşıldı. İki katı sonradan yapılmış 4 katlı bir binanın yıkılması sonucu enkaz altında kalan Döne ve Hüseyin Atıcı’nın cansız bedenine ulaşıldı. Enkaz başında bekleyen bir yurttaş, “Çekin bu görüntüleri, Tayyip’e izletin” diyerek tepki gösterdi.

Tek tesellim cenazeye ulaşmak

Enkaz başında anne ve babasının cenazelerinin çıkarılmasını bekleyen İbrahim Atıcı, “İkinci deprem sonrası evimiz yıkıldı. Annem ve babam enkaz altında kaldılar. Babamı arayıp ulaşamayınca, enkaz altında kaldıklarını kesinleştirdim. Burada çok sayıda kişi hayatını kaybetti. İkinci depremde sadece burada 7 kişi hayatını kaybetti. Benim tek tesellim, ailemin cenazelerine ulaşmak. Sözün bittiği bir yerdir. Annem melekti ve onu kaybettim” dedi.

150 kişi enkaz altında kaldı

İlçenin en kalabalık nüfusa sahip olduğu Kullar ve Tatlar mahallelerinde de ağır hasar meydana geldi. Meydana gelen depremin ardından 150 kişinin enkaz altında kaldığı mahallelere, arama kurtarma ekipleri yine diğer mahalleler de olduğu gibi iki gün sonra ulaştı. Enkaz altında kaç kişinin yaşamını yitirdiğine ilişkin ise net bir bilgi edinilemedi.

Bekleyişin sürdüğü mahallelerde, yurttaşların barınma ihtiyaçlarının karşılanması için gönüllüler tarafından çalışmalar sürüyor.

Adnan Bilen/ MA

#Nurhaka #iki #gün #sonra #ulaşıldı #kişi #yaşamını #yitirdi

Dört gün yalvardık ama iş makineleri gelmedi

Elbistan’a bağlı köylerde en az 20 kişi yaşamını yitirirdi. Depremzedeler isyan ederek 4 gün iş makinalarının gelmediğini, enkazdaki yakınlarının donarak yaşamını yitirdiğini söyledi

Mereş’in Bazarcix (Pazarcık) ilçesinde 6 Şubat’ta meydana gelen ve 10 ili etkileyen 7,7 ve 7,6 şiddetindeki depremlerde, kentin Elbistan ve Nurhak ilçelerine bağlı kırsal mahalleler de enkaz altında kaldı. Şuana kadar 20’den fazla kişinin hayatını kaybettiği mahalleler tamamen boşaldı. Deprem yaşanan ve kar yağışı nedeniyle yolları kapanan mahallelere, ancak depremden 4 gün sonra ulaşılabildi. Hiçbir iş makinesi, arama kurtarma ekibinin gitmediği mahalleler, adeta enkaz altında kaldı. Yıkılan evlerin altında kalan insanlar günlerce kurtarılmayı bekledi. Enkaz altında kalanların birçoğu yine mahalleliler tarafından kurtarılırken, birçoğu ise üçüncü günün sonunda donarak hayatlarını kaybetti.

En az 20 kişi hayatını kaybetti

Elbistan’a bağlı Zilan, Kûrte Hişkê, Derbent, Ekinözü, Nurhak’a bağlı Mîrelî, Nergele başta olmak üzere mahallerin büyük bir bölümü tamamı boşalırken, Nergele bölgesinde bulunan yerleşim yerlerinde ise en az 20 kişi hayatını kaybetti. İnsanların çadır, ısınma ve barınma ihtiyaçlarının karşılanmadığı mahallelerde, halk adeta kaderine terk edildi. Yine Ava Teterê bölgesinde de yine birçok köyde evler yıkıldı, insanların yaşam alanları kalmadı.

Cenazeler 4 gün bekledi

Deprem sırasında 2 kişinin yanarak, 2 kişinin ise enkaz altında donarak hayatını kaybettiği Mîrelî Mahallesi’nin yolları depremden tam 4 gün sonra açıldı. İş makinelerinin yolları açmasıyla birlikte cenazeler de toprağa verilmeye başlandı. Belediye tarafından mahalleye gönderilen bir kepçe mezar açarken, yurttaşlar kendi imkanlarıyla cenazelerini defnetti. Yurttaşlar, mahalledeki tüm evlerin ağır hasarlı olduğu, büyük çoğunluğunun da yıkıldığını belirtti. Deprem sırasında enkaz altında kalan üç kişinin yanarak can verdiğini ifade eden yurttaşlar, tüm isyanlarına rağmen yolların açılmadığını ve iş makinesi ile kurtarma ekiplerinin bölgeye gelmediğini anlattı.

İki kişi donarak yaşamını yitirdi

Deprem enkazından 4 gün sonra köylülerin kendi imkanlarıyla çıkardığı ve donarak öldükleri tahmin edilen 72 yaşındaki Fatma Yapıcı ve 41 yaşındaki oğlu İsmail Yapıcı, aynı mahallede toprağa verildi. Yine aynı depremde enkaz altında çıkan yangın nedeniyle yanarak hayatını kaybeden anne ve kızı toprağa verildi. Annesi ve kardeşinin ihmal sonucu hayatını kaybettiğini söyleyen Kutsiye Çakmak, günlerce yolların açılmasını beklediklerini, kardeşi ve annesinin cenazelerinin 4 gün sonra enkazdan çıkarıldığını ifade etti.

Bekledik iş makinesi gelmedi

Yaşadığı yan mahallede yolların kapalı olması nedeniyle anne ve kardeşinin bulunduğu enkaza yürüyerek gelebildiğini ifade eden Çakmak, “Yollar kapalıydı, annemin evine gelemedim. Ben, enkaza ulaşmak ve yolu açmaları için iş makinelerinin önüne atladım, yalvardım, yakardım ama kimse beni getirmedi, yolu açmadılar. Bizim köye ulaşmamıza kimse yardım etmedi, çaresiz bir şekilde onca gün annemin yanına gelmeyi bekledim. Çok kötü şeyler yaşadık. Dört gün bir yolun açılmasını beklemek ne demek ya! Havalar çok soğuktu, annemler enkaz altındaydı ve onları kaybettim. Kardeşim 42 yaşındaydı. Biz onları kendi imkanlarımızla enkazdan çıkardık. İş makinesi depremden 4 gün sonra geldi. Ben, buraya ulaştıktan sonra enkazın başına gidip, ‘Kardeşim; iş makinesi gelecek, biraz daha diren’ dedim. Öyle bir umutluydum ki sanki kurtulacaktı. Sevindik iş makinesi gelecek diye ama kardeşim iş makinesi gelmeden hayatını kaybetti” dedi.

Dört gün yalvardık….

Annesi ve kardeşini enkaz altından çıkaran Aziz Yapıcı ise, mahalleye iş makinesi ve kurtarma ekipleri getirmek için verdiği mücadele ve bu mücadelenin nasıl sonuçsuz kaldığını anlattı. Yapıcı, “Annem ve kardeşim dört gün enkaz altında kaldılar. Yollar kapalı olduğu için sürekli buraya yayan geldim. Çünkü yollar kardan kapalıydı ve açılmamıştı. On kez köyden çıkıp iş makinesi getirmek için ilçeye gittim ama araç göndermediler. Söyledik, söyledik, isyan ettik ama ‘Elimizdeki imkanlar bu’ dendi ve bizi geri yolladılar. Ne sağlık görevlisi ne arama kurtarma ekibi kimse gelmedi. Dört gün sonsa bir iş makinesi geldi, enkazdaki molozları kaldırdı, biz de içeri girip kardeşimi ve annemi çıkardık. İlçe merkezine indim, birçok iş makinesi vardı, yalvardık ama kimseyi buraya yönlendiremedik. Dört gün boyunca bir iş makinesini getirememek ne demek biliyor musunuz? Şuan yine kendi imkanlarımızla onları defnediyoruz” diye konuştu. Yapılan defin töreninin ardından geriye kalan aile, mahalleyi terk ederek başka bir kente gitti.

Adnan Bilen / Mereş – MA

#Dört #gün #yalvardık #ama #iş #makineleri #gelmedi

Kendi yaralarını kendileri sarıyor: Bazarcix’da enkazda kalan iktidardır

Bazarcix’ta meydana gelen depremin üzerinden 6 gün geçmesine rağmen müdahalenin yetersizliğinden dert yakınan yurttaşlar, dayanışma ile kendi yaralarını sarıyor. HDP Dîlok Milletvekili Mahmut Toğrul, ‘Bazarcix’da enkazda kalan iktidarın kendisidir’ diyerek duruma tepki gösterdi

Selman Çiçek

Mereş’te meydana gelen ve 10 ilde hissedilen 7,7 ve 7,6 büyüklüğündeki depremlerde yaşamını yitirenlerin sayısı her geçen dakika artıyor. Depremin merkez üssü olan Bazarcix’da evlerin büyük bir bölümü yıkılırken kalan evlerde oturulmayacak derecede ağır hasarlı durumda. Kendi yaralarını kendi saran kentte üzerinden 6 gün geçmesine rağmen ciddi bir AFAD çalışması yok. AFAD’ın enkazlara geç müdahale ettiğine dönük eleştirileri olan yurttaşlar kendi imkanları ile enkazları kaldırarak yakınlarını kurtarmaya çalışıyor. Şu ana kadar 530 kişinin yaşamını yitirdiği açıklanan Bazarcix’te, bu sayının çok daha fazla olduğu ifade ediliyor.

Henüz hiçbir yardımın gitmediği köylerde ise yaşanan felaketin daha ciddi olduğu düşünülüyor. Devletten ümidini kesen yurttaşlar, dayanışma ile kendi yaralarını sarıyor. Elektirik, şu ve doğalgazın olmadığı ilçede yurttaşlar aşırı soğuğa karşı ayrı bir sınav veriyor.

Yüzlerce insan enkaz altında

Arama kurtarma ekiplerinin yetersizliğinden 6 gündür bölgede yaşananlara kadar yaşanan ihmallere dikkat çeken Bazarcix’lılar, devletin buradan silindiğini söyledi. Acil bir şekilde ihtiyaçların karşılanması gerektiğinin altını çizen Bazarcix’lılar, “Önceki Bazarcix ile şimdiki Bazarcix arasında çok fark var. Bazarcix artık tanınamayacak bir durumda. Ayakta kalan bir bina yok. Çökmeyen binalar da ağır hasarlı. Acil bir şekilde buraya müdahale edilmesi gerekiyor. Halen enkazların arasında yüzlerce insan var. Bir an önce buraya müdahale edilmedi” diyerek çağrıda bulundu.

6 gün geçti devlat ortada yok

Kendisi de Bazarcixli olan HDP Dîlok Milletvekili Mahmut Toğrul da üzerinden 6 gün geçmesine rağmen hala yetkililerin Bazarcix’a yeterli anlamda ulaşmadığını söyledi. Ortada ne bir AFAD yetkilisinin ne de bir arama kurtarma timinin olduğuna dikkat çeken Toğrul, “Enkazların başında insanlar elleriyle, tırnaklarıyla kazı yaparak yakınlarına ulaşmaya çalışıyor. Şuan depremin üzerinden 6 gün geçmesine rağmen birçok yıkıntının altında cenazeler var. İnsanlar bir taraftan yakınlarına ulaşmaya çalışırken diğer taraftan da açlık ve diğer koşullara karşı da savaşmaya çalışıyor. Dışarıda kalan insanlara bir parça ekmek dahi ulaştırılmadı. Fırınlar çalışmıyor, su yok, elektrik yok, internet yok ve telefonlar çekmiyor” diyerek duruma tepki gösterdi.

Enkazda kalan iktidardır

Bazarcix’ta enkazın altında kalanın bizzat iktidarın kendisi olduğunu ifade eden Toğrul, “İnsanlar çaresizlikleriyle baş başa bırakıldılar. Gelen yardımlar engellenmeye çalışıyorlar. Tek AFAD’ın yardımları ulaştırmasını istiyor ama ortada bir AFAD yok. Ortada bir organize yok. Kimin ne yaptığı belli değil. Halk bir taraftan yakınlarını göçük altında çıkarmaya çalışırken diğer taraftan açlık, yoksulluk, sefalet ve soğukla mücadele ediyor. Soğuk eksi derecelerde. İnsanların başını koyabilecekleri, ısınabilecekleri bir alan yok. Buraya hızlı bir şekilde çadırların yapılması gerekiyor. İnsanların en azından zamanını geçirebileceği, ısınabilecekleri karınlarını doyurabilecekleri bir mekan olmalı” diye konuştu.

MEREŞ

#Kendi #yaralarını #kendileri #sarıyor #Bazarcixda #enkazda #kalan #iktidardır

Semsûr’da devlet yok dayanışma var

Depremden en çok etkilenen kentlerin başından gelen Semsûr’da Kurdistan’ın her tarafından gelen gençler, her çalışmaya destek veriyor. Devletin Kürtleri ve Kurdistan’ı bir kez daha yalnız bıraktığını ifade eden gençler, dayanışmanın önemine dikkat çekiyor.

Reyhan Hacıoğlu

Semsûr’da (Adıyaman) enkazları hala yerde olsa da dayanışma her geçen gün daha örgütlü bir hal alıyor. Depremin 6’ncı gününde sahada çalışan ekipler artarken, özellikle kente dayanışmak amacıyla gelen gençlerin varlığı dikkat çekici. Semsûr’u genelinde Türkiye’nin biçrok yerinden insanlar göze çarpsa da özellikle Kurdistan’dan gelen gençlerin sayısı çok fazla. Gençler her çalışmada varlar. Enkaz kaldırma ekibi, malzeme indirme, sağlık, yemek, temizlik. Kimisi 2’nci gününde gelmiş, kimi 3’üncü gününde. İstisnasız 5 gündür sahadalar. Uykusuz, yorgun ama yüzlerinden umut eksik değil. Direniş kentleri olan Cizîr ve Nisêbîn başta olmak üzere Wan’dan Kobane’ye kadar Kürt gençleri görev başında.

Ses vermek için geldim

Sahada olan Renas Aburşu da onlardan biri. Genç bir kadın, 3’üncü gün tanıştık. Mêrdîn’den gelmiş. Orda HDP çalışmalarından bir genç. Semsûr’a gelişini “İlk günden beri burda hiçbir yardım yoktu. Onun için geldim. AFAD 4’üncü gün vardı. Oda kendi değil gönüllüsü. Ne ana akım ne başka yerde Semsûr yoktu. Burada en az 10 bin ölü var inan. Kurdistan kalabalık ailelerden oluşur. Her evde 5 ya da en az 6 kişi var. Ve şimdi hepsi enkaz altında. Ses vermek için geldim” diyerek anlatıyor.

Kurdistan yalnız bırakıldı

Mazlum Doğan ise üniversite öğrencisi. Colemerg li. HDP’nin gönüllü ekibiyle 3’üncü gün gelmiş o da. Enkaz kaldırma ekibinden, sabah çıkıyor akşam geç geliyor. Ateş başında denk geliyoruz. Üstü başı haliyle kirli. O anlatıyor; “Devlet burda depremle çökmüş durumda. Halkımız için geldim ben de. Elimden ne gelirse yapmak için” diyor. Fazla tutmak istemiyorum. Bir iki saat yatıp geri enkaz başına gidecek çünkü.

Baran Polat ise Riha’dan gelmiş; “Adıyaman yalnız bırakıldı. Onun için geldik. 2 gündür burdayım. Aslında devlet halkımızı, Kürtleri, Kurdistan’ı yanlız bıraktı ama biz burdayız. Halkımızın yaralarını birlikte saracağız” diyor.

İçimiz el vermedi

Mehmet Sezer de Dilok’tan gelmiş. Avukat aslında. Bir ekip olarak olarak gelmişler. İslahiye, Nurdağı, Bazarcix derken en son Semsûr demişler; “Ellerinde imkan var aslında iyi bir organizasyon yapsa böyle olmazdı ama yapmadılar” diyor.

Recep Temizel de Wan’dan gelen gençlerden. Onlar da bir ekip gelmiş; “İçimiz izlemeye el vermiyordu. 3 gündür burdayım. Enkaz ekibindeyim. İlk gün depoda yükleme yaptım ama şimdi enkaza geçtim “diyor.

Her çalışmada varlar

Derikli Nujiyan, Kobaneli Abdullah, Qersli Rabia… Kurdistan gençliği seferberlik içinde. Her çalışmada varlar. Geceleri hepsini ateş başında bulmak mümkün. Çünkü kentte hala ne elektirik ne başka ısınma aracı var. Suyun dahi olmadığı şehirde her genç her çalışmanın gönüllüsü. Yüzleri her şeye inat umut ve inanç veriyor. Elbette sarılacak yaralar, bu halkın gençliği var dedirtiyor.

Devlet yok dayanışma var

Bitirmeden küçük bir not daha ekleyim. Bizler de haberden fırsat buldukça yardımcı olmaya çalışıyoruz. Mutfağı toparladığımı gören sağlık önlüklü genç, “Sen basın değil miydin” deyince. Ama ihtiyaçtır sözüme karşın “Haklısın. Boşver ben de normalde sanatçıyım” dedi gülerek…

Evet sağlıkçısı, sanatçısı, işçisi, öğrencisi Semsur’da. Devlet yok dayanışma var diyorum bir kez daha.

#Semsûrda #devlet #yok #dayanışma #var