Ana Sayfa Blog Sayfa 981

Prof. Dr. Görür’den uyarı: Çelikhan: Erkenek-Maraş kesiminden endişe ediyoruz

Osmaniye’de dün yaşanan depremin ardından uyarıda bulunan Prof. Dr. Naci Görür, ‘Çelikhan-Erkenek-Maraş kesiminden endişe ediyoruz’ dedi

Prof. Dr. Naci Görür, önceki gün öğlen saatlerinde Osmaniye’nin Düziçi ilçesinde meydana gelen 4,6 büyüklüğündeki depremin ardından açıklamalarda bulundu.

Görür ‘Çelikhan-Erkenek-Maraş kesiminden endişe ediyoruz! Diyerek bölgede yaşanacak olası bir depremin uyarısını verdi.

Twitter hesabından paylaşımda bulunan Görür şunları söyledi:

“Yarbaşı-Düziçi/Osmaniye’de 4,2 deprem oldu. Deprem Doğu Anadolu Fay Zonunda. Bu zonun Çelikhan-Erkenek-Maraş kesiminden endişe ediyoruz. Bu kesimi NE ucundan 2020 Elazığ depremi yükledi. Bu deprem de küçük de olsa SW ucundan zorladı. Bu uçta son deprem 1998 Adana Depremi. Sevgi..”

HABER MERKEZİ

#Prof #Görürden #uyarı #Çelikhan #ErkenekMaraş #kesiminden #endişe #ediyoruz

HDP eski PM üyesi Yılmaz hayatını kaybetti

HDP eski Parti Meclisi Üyesi Cengiz Yılmaz yaşamını yitirdi.

Halkların Demokratik Partisi’nin (HDP) 2018 yılında Parti Meclisi (PM) üyesi olan Cengiz Yılmaz, tedavi gördüğü Fırat Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi yoğun bakımında dün akşam saatlerinde yaşamını yitirdi.

Uzun bir süredir kanser tedavisi gören Yılmaz’ın cenazesi Dersim’in Xozat ilçesi Kilise köyünde defnedilecek.

HABER MERKEZİ

#HDP #eski #üyesi #Yılmaz #hayatını #kaybetti

Savcı işkence izlerini ‘soyut’ buldu

Çewlig’de gözaltında tutulduğu 9 gün boyunca işkence gören Sonuç Gürdeğir’in yaptığı suç duyurusuna karşı savcılık işkence izleri soyut delil saydı

İstanbul’da 24 Ağustos 2021 tarihinde kaldığı eve yapılan baskında gözaltına alınıp tutuklanan Sonuç Gürdeğir’in gördüğü işkenceye ilişkin yapılan suç duyurusu takipsizlikle sonuçlandı. Gürdeğir’in Bingöl İl Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şubesi (TEM) ve Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şubesi’nde (KOM) gördüğü işkenceye ilişkin avukatların aynı gün yaptığı suç duyurusuna ilişkin ise, bir buçuk yıl sonra “kovuşturmaya yer olmadığına” dair karar verildi.

İşkence izleri kendiliğinden oluşmuş

Bingöl Cumhuriyet Başsavcılığı, Gürdeğir’in gözaltında işkence ve kötü muameleye maruz kalmasını, ters kelepçe takıldığı, dövülerek sağ gözünün morarmasını görmezden gelerek suçlamaları “soyut” bulmadı. Gürdeğir’in gözaltına alındığı sırada gördüğü kötü muameleyi “polise mukavemet ederek direndiği” ni gerekçe yapan savcı, kararında polisin “kademeli olarak güç kullanıldığı” nı Gürdeğir’in vücudunda oluşan skar izlerinin bu sebeple meydana gelmiş olabileceğini savundu.

İşkence iddiaları soyut nitelikte

Gürdeğir’in kafasında ve yüzündeki morlukların 31 Ağustos 2021 tarihinde Bingöl Devlet Hastanesi’ne götürülürken, “Kafasını araç kolçağının arka kısmına vurduğu” şeklinde açıklayan savcı, bunu da şüpheli konumda olan polisin tuttuğu tutanağa dayandırdı. Savcılık, yastıksız bırakılma, yüzüstü ve ters kelepçeli bir şekilde iğne yapılması, uyutulmamak üzere kapısının tekmelenmesi gibi beyanların “soyut nitelikte” olduğunu kaydetti

Kamera kayıtların süresi dolmuş

Avukatların talep ettiği Gürdeğir’in hastalık, rahatsızlık gibi gerekçelerle emniyetten hastaneye götürüldüğü sürelere dair kamera kayıtları ise Savcılık, “Süresi dolmuş olması nedeniyle” temin edilemediğini belirtti. Savcılık ayrıca, kamera kayıtlarının temin edilmemesi nedeniyle delillerin toplanmasının imkansız olduğunu vurgulayarak “Kovuşturmaya yer yok” kararı verdi.
Takipsizlik kararına tepki gösteren Gürdeğir’in avukatları, “Etkin soruşturma yürütülmediği” için Anayasa Mahkemesi’ne (AYM) başvuracak.

Haber: Ruken Polat / MA

#Savcı #işkence #izlerini #soyut #buldu

Çocuklarda kullanılan antibiyotikler bulunamıyor

Yurttaşlar ilaç bulmada sıkıntı yaşarken Wan-Bedlîs-Colemêng Eczacılar Odası Başkanı Hayrullah Fikret Baransel ‘Sistem artık bu şekilde yürümüyor’ dedi

Şubat ayında yapılan yüzde 37’lik zamma rağmen eczanelerde birçok ilaca ulaşılamıyor.

Yurttaşlar bu durum karşısında zorluklar yaşamaya devam ediyor.

Wan-Bedlîs-Colemêng Eczacılar Odası Başkanı Hayrullah Fikret Baransel, özellikle çocuk ilaçlarının tedarikinde ciddi sıkıntılar olduğunu söyledi.

Çocuklarda kullanılan antibiyotikler bulunamıyor

Eczacıların da ilaç sorunuyla boğuştuğunu ifade eden Baransel, “Maalesef Türkiye’deki ilaç pazarında yaklaşık yüzde 25, hatta yüzde 25 üzerinde ilaç yok. Eskiden bu ilaçlar bulunmadığı zaman diğer bazı ilaç gruplarını verirdik. Ama şu an içinde bulunduğumuz ortamda ilaç tedariki had safhada ve maalesef her grup ilaçta problemimiz var. Özellikle pediatrik şuruplar, çocuklarda kullanılan antibiyotikler, ateş düşürücüler, tansiyon ve yetişkinliklerde kullanılan birçok ilacı bulamıyoruz” diye konuştu.

Sistem yürümüyor

Özellikle geceleri nöbetçi olan eczanelerin ilaç bulamadıkları için ciddi bir sıkıntı yaşadığını aktaran Baransel, “Bir vatandaşımız, bir ilacı alabilmek için 7 ya da 8 nöbetçi eczane geziyor. Hiçbirinde ilacını alamadığı zaman bambaşka bir sorun ortaya çıkıyor. Bu sistem artık bu şekilde yürümüyor ve biz bunu rahatlıklar görebiliyoruz. Mesela hastalar ilaç bulamadığı ya da pahalı olduğunu gördüğünde bize tepki gösteriyor. Bizim, hastalara sağlığı ulaştırma yeminimiz var. Yeminimiz ile işletmemizi yürütebilmemiz arasında sıkışıp kalıyoruz. İlacı vermezseniz olmuyor, verseniz ise pahalı olduğu için tepki alıyorsunuz” şeklinde konuştu

Kaynak: MA

 

#Çocuklarda #kullanılan #antibiyotikler #bulunamıyor

Cezaevinde yan yana oturmaya izin yok!

Maraş Türkoğlu L Tipi 2 No’lu Cezaevi’nde tutuklu bulunan kardeşine ziyaret sırasında işkenceye varan muamele ile karşılaşan Fikret Çağlayan İHD’ye başvurdu

Hak ihlallerinin arttığı cezaevlerinde tutuklular aileleri aracılığıyla yaşadıkları sorunları dile getirirken, aileler de görüş sırasında aynı işkenceye maruz kalıyor.

Maraş Türkoğlu L Tipi 2 No’lu Cezaevi’nde tutuklu bulunan kardeşi Hikmet Çalağan’ın görüşüne gittiği sırada gardiyanların saldırısı karşılaşan Fikret Çağlayan, maruz bırakıldığı ihlaller nedeniyle İnsan Hakları Derneği (İHD) Ankara Şubesi’ne başvurdu.

Yan yana oturmak bile yasak

Cezaevi ziyaretlerinde insani olmayan tutumlarla karşılaştıklarını vurgulayan Çalağan,”Aramalarda kişilik haklarına saldırı, tacize varan tarzdaki aramalar, genel yaklaşımlarındaki kabalıklarla birlikte, görüş alanındaki sürekli olarak yaşanan müdahalelerle görüş yapamaz duruma geliyoruz. Tutuklu olan kardeşim ile yan yana oturmamıza izin verilmiyor. Karşılıklı oturmamız gerektiği söylenerek yan yana oturmamız ve sarılmamıza izin verilmiyor” dedi.

İşkence boyutuna vardı

Görüş sırasında diğer tutuklularla insani bir görev olarak selamlaşmaya çalıştıklarını ancak bu durumun engellendiğini belirten Çalağan, “Selamlaşmalarımız bağırmalar ve çağırmalar, fiili saldırı ile engelleniyor. Bu durum görüş alanını terörize edilerek işkence boyutlandırılıyor” diyerek yaşadıkları saldırıları anlattı.

’29 yıldır bekliyoruz’

Çeşitli bahanelerle tutuklulara verilen disiplin cezaları ile infazlarının yakıldığına dikkat çeken Çalağan, bir yıldan az kalan tutukluluk sürelerinin uzatılacağı kaygısının kendisini tedirgin ettiğini söyledi. Kardeşinin bazı sağlık sorunları bulunduğunu ve 29 yıldır tahliye edilmesini beklediğini dile getiren Çalağan, annesinin oğlunu görmeden hayatını kaybettiğini belirtti.

Koğuş aramalarında tutukluların taciz edildiğini ifade eden Çalağan,  Türkoğlu 2 Nolu L Tipi Kapalı Cezaevi’nin bir işkenceye dönüştüğünü aktardı.

HABER MERKEZİ

#Cezaevinde #yan #yana #oturmaya #izin #yok

HDK: Kimyasala dur deyin

Zap’ta kullanılan kimyasal silahın, Bergama’da siyanürle altın çıkarmaktan, Bakırçay havzasında suların kirletilmesinden daha da tehlikeli olduğunu belirten HDK İzmir İl Sözcüsü Sabri Gül, herkesi kimyasala karşı dur demeye davet etti

Yadigar Aygün / İstanbul

Türkiye’nin KDP işbirliğiyle Federe Kurdistan’da bulunan Zap, Avaşîn ve Metîna’ya dönük saldırıları devam ediyor. HPG’nin 2022 yılı için açıkladığı savaş bilançosunda Türkiye’nin 3 bin 280 kez kimyasal silah kullandığını açıkladı. İnsan, doğaya kadar her şeye zarar veren ve uluslararası sözleşmelere göre yasak olan kimyasala karşı dünya ise sessizliğini koruyor. Ekoloji alanında mücadele yürüten HDK İzmir İl Sözcüsü Sabri Gül, kimyasal silah kullanımın doğaya ve canlılara verdiği zararı değerlendirdi.

Ne hukuk ne ahlak var

Kimyasal silah kullanımın doğaya, canlılara ve tüm ekosisteme zarar verdiğini söyleyen Gül, bunun bir insanlık suçu olduğunu vurguladı. Türkiye’nin hem evrensel hukuku hem de anayasal hukuka aykırı davrandığını belirten Gül, “Kimyasal silahların kullanılması doğayı ve ekolojik dengeyi komple yok ediyor. Kimyasal silahlar doğanın ve canlıların yaşam alanlarına zarar veriyor. Türkiye ilk defa kimyasal silah kullanmıyor. Dersim’de mağaralarda insanlar gazlarla boğulmadı mı? Devletlerin elinde kimyasal silahlar var ve her sıkıştığı alanda bu silahları tereddütsüz bir şekilde kullanıyor. Savaşın bile bir hukuku ve ahlakı var. Türkiye bunu bile tanımıyor” dedi.

Gezegene yayılıyor

Kimyasalın zararlarının kullanıldığı alan ile sınırlı kalmadığının altını çizen Gül, “Bütün bir coğrafya hatta tüm dünyaya yayılıyor. Bütün bir ekosistem ve atmosferin üzerinde bile etkisi var. Gabar’da, Cudi’de, Zap, Metîna ve Avaşîn’de kullanılan kimyasal silahlar gezegene yayılıyor. Zap’ta kullanılan kimyasal silah, Bergama’da, siyanürle altın çıkarmaktan, Bakırçay havzasında suların kirletilmesinden daha da tehlikelidir. Oradaki tehlikeyi gözümüzle görmediğimiz için yok sayamayız” diye konuştu.

Kimyasala karşı çağrı

Doğa ve yaşam için son derece zararlı olan kimyasal silahlara karşı ortak ve birleşik bir mücadele yürütülmesi gerektiğini vurgulayan Gül, “Bir savaş var. Savaş bizden her ne kadar uzakta gibi gözükse de bizim doğamızı, yaşam alanlarımızı, ekonomimizi, siyasetimizi, özgürlüğümüzü, ekmeğimizi, aşımızı her şeyimizi etkiliyor. Sabah soframıza gelen zeytinden ödediğimiz elektrik parasına kadar her şeye etkisi var. Ekoloji örgütlerinin ve tüm insanların bir bütün olarak kimyasal silahların kullanımına, bu ekolojik tahribata yönelik ortak mücadele etmesi gerekiyor. İnsanlar, kimyasal silahlara karşı durur ise devletler bu kadar kolay kimyasala başvuramazlar. Dünyanın neresinde olursa olsun kimyasal silaha karşı örgütlü ve birleşik mücadeleyi büyüttüğümüzde başarıya ulaşırız” şeklinde konuştu.

#HDK #Kimyasala #dur #deyin

Bahçelievler otobüs kazasında bir kişi daha hayatını kaybetti

Bahçelievler’de İETT otobüsünün, durağa girdiği kazada ağır yaralı olarak hastaneye kaldırılan Azerbaycanlı Ahmad Rzayev hastanede hayatını kaybetti. Olayda ölü sayısı ikiye çıktı

Dün Bahçelievler’de İETT otobüsünün kaldırıma çıkıp durağa girdiği kazada ağır yaralı olarak hastaneye kaldırılan Ahmad Rzayev’in de yaşamını yitirmesiyle ölü sayısı ikiye çıktı.

Dün akşam saatlerinde D-100 yanyolda Sefer B. yönetimindeki 34 HY 8280 plakalı İETT otobüs, kaldırıma çıkarak önce otobüs durağındaki yolculara, ardından bir minibüse çarpmıştı. Kazada, fiziksel engelli Hikmet Kaya (51) olay yerinde ölmüş, beş kişi de yaralanmıştı.

DHA’da yer alan habere göre, yaralılardan duruma ağır olan Azerbaycanlı Ahmad Rzayev, yapılan tüm müdahalelere rağmen tedavi edildiği hastanede öldü.

Direksiyon hakimiyetini kaybederek durağa dalan İETT otobüs şoförü Sefer Baldan ise “taksirle birden fazla kişinin ölümüne veya yaralanmasına neden olma” suçlamasıyla tutuklandı.

HABER MERKEZİ

#Bahçelievler #otobüs #kazasında #bir #kişi #daha #hayatını #kaybetti

30 yıldır tutuklu olan Güneş tahliye edildi

Muş’un Varto ilçesinde 1992 yılında tutuklanan ve 30 yıl tutuklu kalan Yakup Güneş tahliye edildi

İzmir Şakran 2 Nolu T Tipi Cezaevi’nde bulunan siyasi tutuklu Yakup Güneş, 30 yılın ardından tahliye edildi. 1992 yılında “Devletin egemenliği altında bulunan topraklardan bir kısmını devlet idaresinden ayırmaya çalışmak” suçlamasıyla Muş’un Varto İlçesinde gözaltına alınıp, tutuklandı. Güneş, yargılandığı Diyarbakır Devlet Güvenlik Mahkemesi’nde (DGM) müebbet hapis cezası almıştı. 03 Kasım 2022 yılında serbest bırakılması gerekirken İdare ve Gözlem Kurulu tarafından “İyi halli olmadığı” gerekçesiyle tahliyesi 3 ay ertelendi. 18 yaşında girdiği cezaevinden 50 yaşında çıkan Güneş’i cezaevi önünde akrabaları ve Ege Tutuklu Hükümlü Aileleriyle Dayanışma Derneği (EGE-TUHAYDER) yöneticileri karşıladı.

HABER MERKEZİ

#yıldır #tutuklu #olan #Güneş #tahliye #edildi

AB’den Rusya’ya 10 milyar euroluk yaptırım paketi

AB Komisyonu Başkanı von der Leyen, Rusya’ya yönelik yeni yaptırım 24 Şubat’a kadar hayata geçirileceğini söyledi. 10’uncu yaptırım paketi yaklaşık 10 milyar euro kapsamında

Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski, Avrupa Birliği (AB) Konseyi Başkanı Charles Michel ve AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, Ukrayna’nın başkenti Kiev’de 24’üncüsü düzenlenen AB-Ukrayna Zirvesi bitiminde ortak basın toplantısı düzenledi.

Toplantıda konuşan von der Leyen, Ukrayna ve AB elektrik şebekelerinin savaşın başlamasıyla birbirine bağlandığını anımsatarak, “Ukrayna’nın elektriğe ihtiyacı var. Size ihtiyacınız olan 2 gigavat elektriği sağlayacağız” ifadesini kullandı. Ukrayna’nın devlet işlevini sürdürebilmesi açısından maaşları ve sosyal ödemeleri yapmasının önemine işaret eden von der Leyen, AB şimdiye kadar Ukrayna’ya 50 milyar avro sağladı” diye konuştu.

Ukrayna’ya 18 milyar avroyu düzenli aylık ödemeler halinde bütçe desteği olarak vereceklerini anlatan von der Leyen, Ukrayna ürünlerinin AB pazarına gümrüksüz girmesine yönelik programı da uzatacaklarını söyledi.

Yaptırımlar

Rusya ekonomisinin uygulanan yaptırımlar nedeniyle yüksek bir bedel ödediğini ifade eden von der Leyen, “10’uncu yaptırım paketi geliyor. Bu paketi 24 Şubat’a kadar hayata geçirmeyi hedefliyoruz. 10’uncu yaptırım paketi yaklaşık 10 milyar avroluk bir kapsamı olacak. Yine büyük bir yaptırım paketi hazırlanıyor. Plan, bir kez daha Rusya’nın savaşta kullanabileceği teknolojilere odaklanmak. 10’uncu yaptırım paketi yaptırımların çevresinden dolaşmayla mücadeleye yönelik teklifler içerecek” dedi.

DIŞ HABERLER

#ABden #Rusyaya #milyar #euroluk #yaptırım #paketi

İran’da 22 kişi gözünü kaybetti

İran İnsan Hakları Örgütü, Rojhilat ve İran’daki protesto gösterileri boyunca 22 kişinin gözünü kaybettiğini açıkladı

İran İnsan Hakları Örgütü, yayınladığı yeni bir açıklamayla Rojhilat ve İran’da devam eden protesto gösterileri boyunca İran rejim güçlerinin ateş açması sonucu 22 yurttaşın gözünü yitirdiğini belirtti.

İran rejim güçlerinin saldırılarını insanlık dışı olarak nitelendiren İnsan Hakları Örgütü, “Rejim güçleri, bu saldırılarını sistematik bir şekilde protesto gösterilerini bastırmak için gerçekleştiriyor” dedi.

HABER MERKEZİ

#İranda #kişi #gözünü #kaybetti