Ana Sayfa Blog Sayfa 986

Av. Çakas: Disiplin cezaları ile aile de tecrit ediliyor

Cezaevlerinde yaşanan hak ihlallerini değerlendiren Avukat Çakas, tutukluların ailelerinden uzak cezaevlerine sevk edilmesini ve iletişim yasaklarını eleştirdi. Çakas, Adalet Bakanlığı’nın hasta tutuklulara ilişkin genelgesini de ‘Düzenleme birkaç kişinin lehine’ sözleri ile yorumladı

Cezaevlerinde çıplak arama, iletişim cezası, ayakta sayım, görüş yasakları, infaz yakma gibi hak ihlalleri sürüyor. Med Tutuklu ve Hükümlü Aileleri Hukuki ve Dayanışma Dernekleri Federasyonu (MED TUHAD-FED) yöneticilerinden avukat Yusuf Çakas, tutuklular ve ailelerinin yaşadıkları sorunları Mezopotamya Ajansı’na anlattı.

Görüş yolculuğu eziyete dönüşüyor

Politik tutuklularının ailelerin ikametgahından uzak cezaevlerine “güvenlik” gerekçesiyle sevk edildiğini söyleyen Çakas, bu koşullarda ailelerin çok etkilendiğini, özellikle yaşlı ve hasta aileler için uzun otobüs yolculuklarının zor olduğunu, havayolu yolculuğunun büyük bir külfete neden olduğunu söyledi.

Çakas, maddi durumu elverişli olan ailelerinin sık sık yakınlarının görüşüne gitmesinin de imkansız olduğunu belirtti. Ailelerin sadece birkaç ayda bir kere kısıtlanmış açık görüşte yakınlarını görmeye gittiğini belirten Çakas, “Haftalık kapalı görüş, ayda bir açık görüş hakkını mevzuatta tanıyorsanız bunu fiziki olarak da ayarlamak zorundasınız. Devletin başlıca yükümlülüğü budur. Yasada kapalı görüş hakkı varsa, görüş hakkını kullanmanın önündeki engelleri de kaldıracak olan Adalet Bakanlığı ve devlet mekanizmasıdır. Oysa kapalı ve açık görüş haklarının kullanmasını bizzat engelleyen Adalet Bakanlığı’dır” diye konuştu.

Disiplin cezalarıyla tecrit dayatılıyor

Görüşlerin yanı sıra tutukluların birbirini görme, temas etme ve iletişim kurma haklarının ellerinden alındığını ifade eden Çakas, açık görüşlerde tutuklu başka birine temas ettiğinde görüş ve iletişim yasağı aldığını bu nedenle tutuklunun aylarca ailesini arayamadığını söyledi. Çakas, bu cezalarla ailesinden tecrit edildiğine dikkat çekti.

Çıplak arama dayatması

Çıplak arama dayatmasının artarak devam ettiğini ifade eden Çakas, “Montunuz ötüyor diye, montunuzu götüremiyorsunuz. Yaşlı ve hasta insanlar soğuk alanlarda görüştürülüyor. Çıplak arama oldukça yaygın. Bütün bu hususlar bir arada değerlendirildiğinde, cezaevlerinde uygulanan hak ihlalleri ve bu politika tek boyutlu değil” diye konuştu.

Düzenleme birkaç kişinin lehine

Adalet Bakanlığı’nın 3 Ocak tarihli “Sürekli Hastalık, Sakatlık ve Kocama Sebebiyle Kişilerin Cezalarının Hafifletilmesi veya Kaldırılması Hakkında İşlemler” genelgesine değinen Çakas, genelgeden sonra hasta tutuklulara dair herhangi bir gelişmenin yaşanmamasını eleştirdi. Çıkan düzenlemenin birkaç kişinin lehine yapıldığını belirten Çakas, “Pandemiden sonra bütün ailelerin beklentisi adil bir infaz yasasıydı. İnfaz yasası adliler yönünde affa dönüştü. Ama siyasi tutsaklar yönünden kurul denen bir uygulama başlatıldı. Kurul uygulaması, en keyfi uygulamaların başında geliyor” diye belirtti.

ATK lağvedilmeli

Yaşam hakkı açısından en çok tartışılan kurumlardan birinin Adli Tıp Kurumu (ATK) olduğunu belirten Çakas, şöyle devam ett: “ATK kaç kişiye ‘cezaevinde kalabilir’ raporu verdi? Raporu verdiği kaç insan yaşamını yitirdi? Çıksınlar açıklasınlar. Hasta tutuklu Halil Güneş’e rapor verildi ve Güneş cezaevindeki koğuşunda can çekişe çekişe yaşamını yitirdi. ATK’nin verdiği kararlar bilimsel değil. Politik yaklaştığını biliyoruz. Lağvedilmesi ve yerine bilimsel, tarafsız bir bilim insanlarından oluşan heyetin oluşturulması gerekiyor” diye konuştu.

Kaynak: MA

#Çakas #Disiplin #cezaları #ile #aile #tecrit #ediliyor

‘Cemevi Başkanlığı’na Soylu’nun danışmanı atandı

Erdoğan, Kültür Bakanlığı bünyesinde kurulan ‘Cemevi Başkanlığı’na Kılıdçaroğlu’nun danışmanıyken istifa edip Soylu’nun danışmanlığını yapan Ali Arif Özzeybek’i atadı

AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Alevilerin tüm itirazlarına rağmen 9 Kasım 2022’de Kültür ve Turizm Bakanlığı bünyesinde kurulan “Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı”na atama yaptı.

Resmi Gazete’de bugün yayımlanan karara göre kurumun başkanlığına CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun ve daha sonra istifa ederek Süleyman Soylu’nun danışmanlığını yapmış olan Ali Arif Özzeybek getirildi.

Aleviler tepkili

Alevi örgütleri, Erdoğan’ın imzasıyla Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’na karşı 13 Kasım’da İstanbul’da Avcılar Havuz Meydanı, Kadıköy Rıhtım Meydanı ve Gazi Mahallesi’nde eş zamanlı eylem yapmıştı.

Avcılar’a yapılan eylemde Aleviler, “Cemevlerine kayyım atanmasını kabul etmeyeceklerini” söylemişlerdi. Polisin kitlenin etrafını çevrelediği eylemde sık sık “AKP elini inancımdan elini çek” sloganı atılmıştı.

Ali Arif Özzeybek kimdir?

Ali Arif Özzeybek, 2011’de Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun danışmanı olarak görev almış, 11 Temmuz 2018’de de görevinden istifa etmişti. 24 Mart 2021’de yapılan AKP 7. Olağan Büyük Kongresi’nde MKYK yedek üyesi seçildi.

HABER MERKEZİ

 

 

#Cemevi #Başkanlığına #Soylunun #danışmanı #atandı

Bolu’da zincirleme trafik kazası

Anadolu Otoyolu’nun Bolu-Yedigöller mevkiinde zincirleme trafik kazası gerçekleşti. İstanbul yönünde ulaşım aksadı

Bolu’da kar yağışının etkili olduğu TEM Otoyolu’nda 3 otomobil, 2 TIR ve 1 yolcu otobüsünün karıştığı zincirleme trafik kazasında 5 kişi yaralandı. Kaza nedeniyle yol trafiğe kapandı. İstanbul yönüne ulaşım aksamış durumda.

BOLU

 

#Boluda #zincirleme #trafik #kazası

Gazeteci Kanbal hakkında verilen hapis cezası bozuldu

Emekli Jandarma Komutanı Musa Çitil’in şikayeti üzerine gazeteci Ahmet Kanbal hakkında verilen 1 yıl 3 ay hapis cezası istinaf mahkemesi tarafından bozuldu. Kanbal hakkında beraat kararı verildi

Emekliliğe sevk edilen Jandarma Genel Komutanı Yardımcısı Musa Çitil’in şikayeti üzerine Mezopotamya Ajansı (MA) muhabiri Ahmet Kanbal hakkında “terörle mücadelede görev almış kişileri hedef göstermek” iddiasıyla açılan davada verilen 1 yıl 3 ay hapis cezası bozuldu.

Karar hatalı

Kararda, yerel mahkemenin hatalı karar verdiğine işaret edilerek, “Yargılamaya konu olayda sanığın paylaşımının Musa Orhan isimli Jandarma teşkilatı mensubunun gerçekleştiği iddia olunan güncel konumdaki cinsel saldırı eyleminin, soruşturma veya kovuşturma makamlarınca yeterince üzerine gidilmediği, güvenlik kuvvetleri mensuplarınca gerçekleştirilen bu tür suçların üzerine bilinçli şekilde gidilmediğine yönelik olarak, katılanın (Musa Çitil) adı geçirilerek geçmişten örnek verildiği, buradaki amacın katılanın terör örgütlerine hedef gösterilmesi veya katılana hakaret edilmesi olmadığı” belirtildi.

Eleştiri sınırlarında

Mahkeme, Kanbal’ın geçmişteki olayları emsal göstererek eleştiri yaptığına dikkat çekerek, bu nedenle eylemin “terörle mücadelede görev alanları terör örgütlerine hedef gösterme, isimlerini deşifre etme veya kamu görevlisine hakaret suçlarını” oluşturmayacağını vurguladı. Mahkeme, yerel mahkemenin verdiği hükmün düzeltilmesi için yeniden yargılama yapılmasına ve yeni delil araştırılmasına gerek olmadığını kaydetti.

Ne olmuştu?

Elîh’te İpek Er’e tecavüz ederek intihara sürükleyen uzman çavuş Musa Orhan’a ilişkin İnsan Hakları Derneği (İHD) Eş Genel Başkanı Eren Keskin’in bir gazeteye verdiği bir röportajda kullandığı “Yıllar önce Musa Orhan’dan önce bir Musa Çitil vardı. 90’lı yıllarda Mardin’de komutandı. Ş.E ye cinsel saldırıdan, tutuksuz yargılandı, beraat etti.

Yıllar sonra Diyarbakır Sur’da komutandı” sözleri, “Bu tavrı, korumacılığı anlamak için Eren Keskin’in işaret ettiği yere bakılmalı” yorumuyla paylaşan Kanbal hakkında dava açılmıştı. Aydın 3’üncü Ağır Ceza Mahkemesi, 2 Mart 2022’de yapılan karar duruşmasında Kanbal’a 1 yıl 3 ay hapis cezası vermişti. Mahkeme, ayrıca Kanbal’ın “suç işlemeyeceği yönünde kanaat oluşturmadığı” gerekçesiyle cezayı erteleme yoluna da gitmemişti. Eren Keskin ve haberi yapan Artı Gerçek muhabiri Yağmur Kaya hakkındaki soruşturma ise, tefrik edilmişti.

Kaynak: MA

#Gazeteci #Kanbal #hakkında #verilen #hapis #cezası #bozuldu

Wan’da 3 kadın gözaltına alındı

Wan’da sabah saatlerinde yapılan ev baskınlarında 3 kadın gözaltına alındı

Wan’da sabah saatlerinde polisler tarafından birçok adrese baskın yapıldı.

Rêyaarmûşê (İpekyolu) ilçesinde yapılan ev baskınlarında Şengül Karaağar, Nurhan Koçak ve Zilan Koçak gözaltına alındı.

Gözaltına alınan 3 kişi Van Emniyet Müdürlüğü’ne götürülürken, gözaltların artabileceği belirtildi.

WAN

 

#Wanda #kadın #gözaltına #alındı

PFDK Amedspor’a 74 bin TL para cezası

PFDK, Şanlıurfaspor maçı nedeniyle Amedspor’a 74 bin TL para cezası verdi

Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu (PFDK), 1-0’lık galibiyetiyle sona eren Şanlıurfaspor maçına ilişkin Amedspor’a 1 maç seyircisiz oynama ve 74 bin TL para cezası verdi.

PFDK’nin açıklaması

PFDK tarafından yapılan açıklama şöyle: “Taraftarlarının neden olduğu çirkin ve kötü tezahürat nedeniyle ve bu eylemin aynı sezon içinde ev sahibi kulüp olduğu müsabakada 2. kez gerçekleştirilmesinden dolayı 8.000.-TL para cezası ile cezalandırılmasına, aynı müsabakada Amed Sportif Faaliyetler Kulübünün, taraftarlarının neden olduğu saha olayları nedeniyle 1 resmi müsabakayı kendi sahasında seyircisiz oynama cezası ile cezalandırılmasına, aynı müsabakada Amed Sportif Faaliyetleri Kulübünün, merdiven boşluklarının boş bırakılmamasından dolayı ve bu eylemin aynı sezon içinde 2. kez gerçekleştirilmesi nedeniyle 28.000.-TL para cezası ile cezalandırılmasına, aynı müsabakada Amed Spor Faaliyetler Kulübünün, stadyuma usulsüz seyirci alınmasından dolayı 38.000.-TL para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.”

Karar nedeniyle Amedspor- Nazilli Belediyespor maçı seyircisiz oynanacak.

HABER MERKEZİ

#PFDK #Amedspora #bin #para #cezası

YSK neden parti listesini açıklamıyor?

YSK rutin olarak ocak ayında açıkladığı seçime girecek yeterliliğe sahip partileri bu yıl açıklamadı. Bu durum HDP’nin kapatma davasıyla ilişkilendiriliyor. HDP Eş Genel Başkan Yardımcısı M. Rüştü Tiryaki, ‘YSK iktidara angaje bir görüntü çiziyor’ dedi

Hüseyin Kalkan

İktidar HDP’yi her taraftan kuşatmak istiyor. Kapatma davası sürerken, YSK geçen ay yapması gereken seçime girecek yeterliliğe sahip partileri açıklamayarak başka bir hamle yaptı. Yüksek Seçim Kurulu’nun (YSK) geçtiğimiz ay seçime girecek yeterliliğe sahip partileri açıklaması gerekiyordu. Ancak YSK böyle bir açıklama yapmadı. Neden yapmadığına dair resmi bir açıklama da yapmadı. Bu durum HDP hakkında açılan kapatma davası ile ilişkilendirildi. Eğer HDP kapatılırsa seçime girme yeterliliğine sahip başka bir parti ile seçime girmesi mümkün. YSK’nin seçime girme yeterliliği olan partileri açıklamamasının nedeni olarak HDP’nin başka bir parti ile seçime girmesinin yolunu kesmek olarak değerlendiriliyor. Daha önce partisi adına YSK üyeliği yapmış olan HDP Eş Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Rüştü Tiryaki ile YSK’nin bu tutumunu konuştuk.

Tiryaki, bu konu ile ilgili şunları söylüyor: “Yüksek Seçim Kurulu’nun (YSK) görevlerinden birisi 298 sayılı kanuna göre seçimlere girme yeterliliğine sahip partileri açıklamak. Kanun diyor ki seçim kurulu hakimlerinin belirlendiği aylarda açıklar. Bu ay da ocak ayı. Ayrıca YSK’nin kendi ilke kararları var, bu ilke kararlarının hemen hemen hepsinde 2003’te, 2012’de, 2013’te, 2018’de tamamında ‘seçime girme yeterliğine sahip partileri ocak ayında açıklamak’ diye YSK’ye bir görev verilmiş durumda. 2017, 2018,  2019, 2020, 2021, 2022… Uzunca bir süredir ‘seçime girme yeterliğine sahip partiler’ açıklanıyordu. Fakat bu yıl ocak ayında açıklanmadı. Bunun birkaç tane nedeni var. YSK diyor ki ‘seçime girme yeterliliğine sahip partiler kanununda’ değişiklikler yapıldı. Eskiden mesela Meclis’te grubu bulunan partiler seçime girebiliyordu, şimdi artık bu hüküm kalmadı. Yine iki yıl üst üste kongresini yapmadığı yerlerde seçime girme yeterliliği olmayacak, gibi değişiklikler yapıldı, yeni kanunda. Bu kanun 6 Nisan’da yürürlüğe girecek. Bu yüzden YSK diyor ki ‘şimdi açıklayacağım partilerle, nisan ayında açıklayacağım partiler aynı olmayacak, bu yüzden açıklamak istemiyorum.’ Bunu nasıl söylüyor, resmi olmayan toplantılarda YSK bürokratlarının dile getirdiği görüş. Bunun kabul edilebilir bir tarafı var. Bir yere kadar. Ama seçime girme yeterliliğine sahip siyasi partilerin açıklanmaması, sebep her ne olursa olsun seçime girme yeterliliğine sahip partileri tedirgin ediyor. Çünkü her parti bu kararı bekliyor, eğer bu karar açıklanmazsa siyasi partiler seçmen kütüklerini de istemiyorlar YSK’den. Çünkü YSK sadece seçime girme yeterliliğine sahip partilere seçmen kütüklerini veriyor. Mesela Zafer Partisi aralık ayında başvuruda bulunmuştu, vermedilere onlara. Bir 15 gün kadar önce Yeşiller-Sol Parti başvuruda bulunmuştu, henüz vermediler o partiye de. Dolayısıyla siyasi partiler bu konuda tedirginlik yaşıyorlar. Bazı siyasi partiler resmi başvurular yaptı. Bunu gözlemliyoruz. Ben YSK’nin bu süreci çok uzatmadan -çünkü bu amaçla bir komisyon kurdular- birkaç hafta içerisinden seçime girme yeterliğine sahip siyasi partileri açıklayacağını düşünüyorum.”

HDP’nin kapatılması ile ilgili

Tiryaki, bu tutumun HDP’nin kapatılması ile ilişkisine dair şunları belirtiyor: “Doğurdan değilse bile dolaylı olarak ilgi kurulabilir. Çünkü HDP hakkında kapatma kararının verilmesi durumunda HDP’nin bir başka siyasi parti ile seçime girmesi mümkün. O siyasi partinin hangisi olacağını da HDP’nin şimdiden görmesini istemedikleri için böyle bir yol izlemiş olabilirler. Bu mümkündür ama gayri resmi yaptıkları açıklama biraz önce söylediğim biçimdeydi. Bizim HDP olarak bu konudan doğrudan bir başvurumuz yok ama birleşenlerimiz ve ittifakı içinde olduğumuz partilerin bu konuda resmi girişimleri var, biz de bunları takip ediyoruz.”

YSK’nin güvenirliğine gölge

Tiryaki’ye göre son yıllarda YSK’nin güvenirliğine gölge düştü. Bu aldığı iktidarı yanlısı kararlardan kaynaklanan bir güvensizlik. Bu durum gelecek seçimde de taraflı davranacağına dair kuşkular doğuruyor. Tiryaki, bu konuda şunları söylüyor: “YSK çok uzun bir geçmişe sahip. 50 yılı aşkın bir geçmişi var. Son birkaç seçimdir YSK kararları çok tartışılıyor. Daha önce YSK bu kadar tartışılmadı. Şimdi tartışılmasının nedeni verdiği kararlar. İşte OHAL KHK ile ihraç edilenlere mazbata vermemek gibi, İstanbul seçimlerini iptal etmek gibi, mühürsüz oy pusulalarını geçerli saymak gibi, çok yaygın biçimde güvenlik gerekçesi ile sandık birleştirme kararları vermesi gibi. Dolayısı ile YSK’nin biraz iktidara angaje bir görüntü çizdiğini söylemek mümkün, seçilen üyelerin önemli bir bölümünün iktidara yakın olduğu söyleniyor. ‘Cumhurbaşkanı’nın işaret ettiği kişiler seçildi’ gibi sözler söyleniyor. Ama gerçekte böyle midir? Elimizde bunu teyit edecek bir veri yok ama kamuoyunda böyle bir tartışma var. YSK çok uzun süredir toplum nezdinde güvenilirliğini yitirdi zaten. Bu yeni bir şey değil.”

#YSK #neden #parti #listesini #açıklamıyor

Ocak ayında en az 31 kadın aktledildi

Ocak ayında en az 31 kadın, erkekler tarafından katledildi. 25 kadın ise şüpheli şekilde ölü bulundu

Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu, kadın cinayetlerine ilişkin ocak ayı raporunu açıkladı. Rapora göre, ocak ayında 31 kadın, erkekler tarafından öldürüldü, 25 kadın şüpheli şekilde ölü bulundu.

Raporda, kadınların yüzde 35’inin evli oldukları erkek tarafından öldürüldüğü ifade edildi. Raporda, öldürülen 31 kadından 12’si boşanmak istemek, barışmayı reddetmek gibi kendi hayatına dair karar almak istediği için öldürüldüğü bilgisi verildi.

Kadınlardan 1’i ekonomik bahane ile, 1’i bakım altında olduğu için, 2’si anneleri boşanmak istediği için intikam alma bahanesi ile, 1’i nefret bahanesi ile katledildi.

14 kadının hangi bahaneyle öldürüldüğünün tespit edilemediği vurgulanan raporda “Kadına yönelik şiddetin ve kadın cinayetlerinin görünmez kılınmasının bir sonucudur” denildi.

Rapora göre, kadınların 20’si evinde, 6’sı sokakta, 1’i arazide, 1’i çocuğunun okulunda, 2’si evin eklentilerinde katledildi.

Bu ay öldürülen kadınların yüzde 65’inin evlerinde öldürüldüğü aktarılan raporda, bir kadının nerede katledildiğinin tespit edilemediği kaydedildi.

HABER MERKEZİ

#Ocak #ayında #kadın #aktledildi

HDP’nin cezaevi önergesi AKP-MHP oylarıyla reddedildi

HDP’nin cezaevlerindeki hak ihlalleri ve açlık grevlerine ilişkin verdiği araştırma önergesi AKP-MHP oylarıyla reddedildi

Meclis Genel Kurulu’nda Halkların Demokratik Partisi’nin (HDP) cezaevlerinde yaşanan hak ihlallerine ilişkin verdiği araştırma önergesi görüşüldü. Önergenin gerekçesini HDP Mersin Milletvekili ve Meclis İnsan Hakları Komisyonu üyesi Fatma Kurtulan açıkladı.

HDP olarak bir kez daha kürsüde Türkiye’nin “kangrenleşmiş” bir sorununu paylaşmak istediklerini ifade eden Kurtulan, “Hak ihlallerinin dayandığı açlık grevleriyle ilgili bir çözüm bulmak istiyoruz; bir araştırma komisyonu kurulsun istiyoruz. Cezaevlerinde hakikaten çok ciddi hak ihlalleri yaşanıyor. Sorunları çözmek için muhatap bulamıyoruz, çözüm bulamıyoruz. Tutuklular bir hak arama yöntemi olarak açlık grevine başvuruyor. Açlık grevini de idare, bir hak arama yöntemi olarak değil, disiplin suçu olarak görüyor; itiraz ettiklerinde de darp ediliyorlar; dolayısıyla, şu an üç dört cezaevinde ve yakın zamanda da biten cezaevlerinde açlık grevleri devam ediyor” dedi.

Hak ihlallerine karşı açlık grevleri yapılıyor

Cezaevlerindeki fazla kapasiteden dolayı tutukluların yerde yattığını belirten Kurtulan, tutukluların aylarca hücrelerde tutulduğunu, tedavi hizmetlerine erişimin olmadığı ve cezaevlerinden cenazelerin çıktığını vurguladı. Kurtulan, “İşte, bu yüzden de her gün başka bir cezaevinden ‘açlık grevi başladı’ diye haber görüyoruz. Çünkü cezaevlerinde özellikle siyasi mahpuslar ayrı bir hak ihlaline uğruyor. Cezaevlerinde açlık grevine girme sebepleri hemen hemen aynı. Tekli hücrelerde aylarca tutuluyorlar. Kitap sınırlandırması var, Kürtçe kitapların verilmiyor. Yeni Yaşam, Evrensel gazeteleri verilmiyor. Ailelerinden çok çok uzak yerlerde olmaları bir hak ihlalidir, buna itiraz ediyorlar. Kantin fiyatlarının yüksek olmasına, yemeklerin çok kötü olmasına, elektrik faturalarının yüksek gelmesine itiraz ediyorlar. Cezaevleri arası mektuplaşmayı engellediklerini söylüyorlar, buna itiraz ediyorlar. Pencereleri tamamıyla kapalı olması, tel örgülerin sık olması hava akımını engellediği için hatta gökyüzünü görmelerini bile engellediği için buna itiraz ediyorlar” şeklinde konuştu.

Açlık grevi olan cezaevleri

Açlık grevlerinin halen devam ettiğini belirten Kurtulani, grevin devam ettiği cezaevleri şöyle sıraladı: “Şakran Kadın Cezaevi’nde tutuklular açlık grevinde. 1 No’lu T Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutuklular 3 Ocak’tan beri açlık grevinde, Giresun Espiye L Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutuklular açlık grevinde, Patnos Cezaevi’ndeki tutuklular tüm bu hak ihlallerine dayalı olarak bedenlerini açlığa yatırmış durumdalar. Trabzon Beşikdüzü’nde tutuklular tam altı aydır açlık grevinde.”

Önerge hayati önemde

Verdikleri önergenin hayati önemde olduğunu vurgulayan Kurtulan, “Politik tutuklulara yaptığınız bu ayrımcı, özellikle diz çöktürme, boyun eğdirme yaklaşımlarından vazgeçin. Cezaevlerinde bu hak ihlallerini gidermek için, bir an önce, bir özgün komisyonun, bağımsız her grubun olduğu bir komisyonun gidip, araştırıp, hak ihlalleriyle buluşup bunu gidermek için gereğinin yapılmasını talep ediyoruz. Desteğinizi şimdiden beklediğimizi belirtmek isterim” diye aktardı.

Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) “Akaryakıt işletmecilerinin sorunları” ve İYİ Parti’nin “Kuraklıkla mücadele” konularında verdikleri önergeler de görüşüldü.

Üç partinin önergeleri AKP-MHP oylarıyla reddedildi.

ANKARA

#HDPnin #cezaevi #önergesi #AKPMHP #oylarıyla #reddedildi

İran’da açlık grevindeki Meysami’nin durumu ağırlaşıyor

İran’da 4 aydır açlık grevinde olan aktivist Farhad Meysami’nin durumu ağırlaşıyor

İranlı aktivist Farhad Meysami, Karaj’da bulunan Rajaeeshahr Cezaevi’nden yazdığı mektupta, açlık grevinin devam ettiğini aktardı.

Yaklaşık 4 aydır açlık grevinde olan Meysami’nin, protestocuların infazının durdurulması, 6 tutuklunun serbest bırakılması ve kadınlara yönelik başörtü tacizinin durdurulması olmak üzere üç talebi bulunuyor. Meysami’nin ortaya çıkan fotoğraflarında kilo kaybettiği görülüyor.

Ferhad Meysami, 2017’de “kadınları görünmeye teşvik ederek ülkenin güvenliğini bozmak amacıyla gizli anlaşma ve toplanma” suçlamasıyla 6 yıl hapis ve 2 yıl medya faaliyetlerinden men cezasına çarptırıldı.

HABER MERKEZİ

#İranda #açlık #grevindeki #Meysaminin #durumu #ağırlaşıyor