Ana Sayfa Blog Sayfa 993

TÖP Sözcüsü ve yazarımız Perihan Koca gözaltına alındı

Toplumsal Özgürlük Partisi Sözcüler Kurulu Üyesi ve gazetemiz yazarı Perihan Koca gözaltına alındı

Toplumsal Özgürlük Partisi Sözcüler Kurulu Üyesi ve gazetemiz yazarı Perihan Koca Çağlayan Adliyesi’nde gözaltına alındı.

1 Mayıs nedeniyle hakkında dava olan ve duruşmaya çıkan Perihan Koca mahkeme sonrası hakkında yakalama kararı olduğu gerekçesiyle gözaltına alındı.

TÖP avukatı Tamer Doğan, Twitter adresinden yaptığı paylaşımda Perihan Koca’nın İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı terör suçlarına bakan savcılıkça ifadesi alınacağını duyurdu.

HABER MERKEZİ

#TÖP #Sözcüsü #yazarımız #Perihan #Koca #gözaltına #alındı

Avrupa’da Abdullah Öcalan için imza kampanyası

Avrupa Demokratik Güç Birliği PKK Lideri Abdullah Öcalan’a uygulana tecride dikkat çekmek amacıyla 1-15 Şubat arası imza kampanyası başlattı

PKK Lideri Abdullah Öcalan’a uygulanan tecride karşı uluslararası çalışmalar devam ediyor. Bu amaçla Avrupa Demokratik Güç Birliği, “Abdullah Öcalan’a Özgürlük! Hemen Şimdi” şiarıyla bir dijital medya kampanyası başlatıyor.

Kampanyaya katılım için bir çağrı metni yayınlayan Avrupa Demokratik Güç Birliği açıklamasında, Abdullah Öcalan üzerinde yürütülen ağır tecrit ve işkencenin Kürt halkının özgür ve demokratik yaşam mücadelesine karşı geliştirilen kapsamlı bir saldırı olduğunu belirtti.

Soykırım hedefli saldırıdır

“Sayın Abdullah Öcalan’ın üzerindeki mutlak tecrit, bütün direnme dinamiklerine yönelik saldırı ve tecrittir” denilen açıklamada, bu durumla birlikte cezaevlerinde de baskıların arttığı ve hasta tutukluların ölüme terk edilerek katledildiği vurgulandı.

Uluslararası komploya dikkat çekilen açıklamada, “Sayın Abdullah Öcalan şahsında Kürt halkına karşı gerçekleştirilen uluslararası komplo ve Tecrit 15 Şubat günü, aynı zamanda bir Kürt soykırım günüdür. Bugüne denk gerçekleştirilen en kapsamlı soykırım hedefli saldırıdır. Uluslararası komplonunum bir devamı olarak uygulanan tecrit uluslararası bir karakterde sürmektedir” denildi.

Uluslararası sessizliğe tepki

“Sayın Öcalan’ın kendi ifadesiyle ABD, İngiltere ve İsrail’in başat rol oynadığı, Rusya ile birlikte Yunanistan, İtalya ve Almanya gibi Avrupa devletlerinin de irili ufaklı rol aldığı bu uluslararası komplo, başından bu yana Türk devletine biçilen gardiyanlık görevine bağlı olarak ağırlaştırılmış ve derinleştirilmiş tecrit biçiminde devam ettirilmek istenmektedi” denilen açıklamada uluslararası kurumların tutumuna değinildi.

“Sürdürülen bu ağırlaştırılmış tecrit karşısında Avrupa Konseyi, CPT, AİHM, BM ve diğer tüm uluslararası kurumların sessizliği, sadece komplonun değil, tecridin de uluslararası boyutunu ortaya koymaktadır” denilen açıklamada, “Jın jiyan azadi” sloganının çıkışına vurgu yapıldı.

Kürt özgürlük mücadelesi tanındı

Abdullah Öcalan’ın İmralı’da yürüttüğü direniş ve geliştirdiği paradigmanın dünyaya yayılarak evrenselleştiğini ve kadınlar ve halkların “Jin, Jiyan, Azadî” slogano etrafında birleştiğine vurgu yapılan metinde, “Kürdistan Özgürlük Mücadelesi uluslararası düzeyde tanındı ve desteklendi; Kürdistan’da yaşayan tüm etnik ve inanç gruplarının, kendilerini özgürce katabildiği demokratik konfederal sistem inşa edildi; kapitalist moderniteye karşı demokratik modernite somut bir alternatif olarak hayata geçirilmeye başlandı” denildi.

İnsanlık suçundan dönün

Yapılan tecrit eylemlerine de yer verilen imza metninde, bu eylemlerle ile komplo ve tecridin teşhir edildiği vurgulandı. Tecridin sonlandırılmasına vurgu yapılan imza metninde, “Başta BM, Avrupa konseyi ve CPT olmak üzere tüm uluslararası kurumların, Türk devleti eliyle gerçekleştirilmek istenen bu soykırıma ortak olmamasını, işlenen bu insanlık suçundan dönülmesini ve kurulduklarını iddia ettikleri evrensel insan hakları ve demokrasi ilkelerinin gerekli kıldığı rolü oynamalarını talep ediyoruz” diye belirtti.

Kampanya 15 gün sürecek

Metinde, son olarak 1-15 Şubat arası yapılacak “ABDULLAH ÖCALAN’A ÖZGÜRLÜK! HEMEN ŞİMDİ” Kampanyası’na tüm uluslararası kurumları, sendikaları, siyasi partileri, demokrasi ve insan hakları aktivistleri davet edildi. Avrupa Demokratik Güç Birliği, 14 Şubat’ta ise saat 20:00’de sanal medya hesaparından Hashtaga çalışması yapılacağı vurgulandı.

HABER MERKEZİ

 

 

 

 

#Avrupada #Abdullah #Öcalan #için #imza #kampanyası

Prof. Dr. Özarslan: Avrupa paramiliter yapıları görmezden geliyor

Paris Katliamı’ndan sonra yaşanan gelişmeleri değerlendiren Prof. Dr. Hamit Özarslan, Avrupa’nın paramiliter grupları görmezden geldiğini ifade etti

Paris’teki katliamlarının üzerine gidilmediğini söyleyen Prof. Dr. Hamit Bozarslan, “Belki de Türkiye’den korkuluyor, çünkü Türkiye’nin şu an Avrupa da paramiliter güçleri var. Türkiye’nin bir terör yaratma kapasitesi var. Bundan mı korkuluyor?” diye sordu.

Fransa’nın başkenti Paris’te yaşanan katliamların failleri henüz açığa çıkmış değil. Fransa hükümetinin bu konudaki sessizliği Avrupa’da yaşanan Kürtlerin tepkisini topluyor.

Emine Kara, Abdurrahman Kızıl ve Mir Perwer’in hayatını kaybettiği son katliam sonrası yaşanan süreci Özgür Politika Gazetesi’ne değerlendiren Prof. Dr. Hamit Bozarslan, Avrupa’da AKP tarafından fonlanan paramiliter örgütlerin olduğunu hatırlatarak Almanya ve Fransa’nın bu örgütlerle yeteri kadar mücadele etmediğini söyledi.

Bozarslan, katliamların ilk olmadığını söyleyerek “Daha önce Abdurrahman Qasimlo öldürüldü, Sadiq Şerefkendi öldürüldü. Onların dosyalarında da pek bir ilerleme olmadı. Yani Avrupa demokrasilerinde bir kalleşlik var” ifadelerini kullandı.

Fonlanan örgütler

Avrupa’da faaliyet yürüten Türkiye kontrolündeki paramiliter gruplar olduğuna dikkat çeken Bozarslan, “2 yıl önce Karabağ Savaşı sırasında Avrupa’daki Ermeni binalarına karşı saldırılar yapıldı. Özellikle Lyon’da Ermenilere dönük çok ciddi tehditler geldi. Bu konuda da bir şey yapılmadı. Ülkü Ocakları’nın kapatılması dışında konunun üstüne gidilmedi. Almanya’da aynı anda iki farklı olay daha gerçekleşti. AKP’li bir milletvekilinin çok açık bir şekilde tehdit etmesi ve Alman Anayasa Savunma Komisyonu’nun hazırladığı, ülkücüleri çok açık bir şekilde terör örgütü olarak gösteren bir yayını vardı. Onlara rağmen bir şey yapılmadı.” dedi

Görmezden geliniyor

Bu örgütler üzerine çalışan kurumların ve gazetecilerin olduğunu söyleyen Bozarslan, derneklerin ve camiilerin denetimden muaf tutulduğunu hatırlattı.

Kürtler tarafından gerçekleştirilen barışçıl eylemlere bile önlem alan Avrupa’nın cinayet işleyen bu örgütleri görmezden geldiğini sözlerine ekleyen Bozarslan, Kürtlere yönelik katliamları aydınlatmayan Fransa’nın samimiyetine inanmadığını ifade etti.

HABER MERKEZİ

 

#Prof #Özarslan #Avrupa #paramiliter #yapıları #görmezden #geliyor

Özel her zaman güzel değil

MEB seçim öncesinde ‘sıkıntı yaratmamak’ adına özel okullara zam sınırı koyunca onlar da yolunu buldu. Yemek, kırtasiye, giysi derken ücretler fahiş noktaya geldi ve binlerce aile yeniden devlet okullarına döndü

Neoliberal düzenin en çok parlatıp gözümüze soktuğu özel okullar yayıldıkça, kendi aralarında da ayrışarak elitlerin dışında kalan orta sınıfları dışlıyor. Geçtiğimiz yıllarda çocuklarını özel okullara yerleştirmek için borca harca giren veliler, krizden sonra koşullara dayanamayıp teslim bayrağını çekti: 250 bin öğrenci kaydını aldırdı, 20 bin öğretmen ayrıldı.
Resmi verilere göre 2021-2022 eğitim öğretim yılında 14 bin 179 özel okulda 1 milyon 578 bin 233 öğrenci eğitim gördü. Özel öğretim kurumlarındaki öğrencilerin örgün eğitimdeki oranı yüzde 9 oldu. Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) bu yıl ilk kez özel okulların eğitim ücreti için yönetmelikle belirlenen formülün dışına çıkarak, eğitim ücretlerindeki zammın en fazla yüzde 65 olabileceğini açıkladı. Fakat veliler, bu kez de eğitim ücretine yüzde 65’ten fazla zam yapamayan okulların; yemek, kırtasiye, giysi ve ek giderler gibi “zorunlu tutulan” ek hizmetlere yaptığı fahiş zamlarla karşılaştı.

Dolaylı zam dalaveresi

BBC Türkçe’den Fundanur Öztürk’e konuşan Ayşe adlı bir veli, İstanbul’da bir özel okulda bu yıl yemek ücretinin 11 bin TL’den 30 bine TL’ye ve 11 bin TL olan kitap ücretlerinin 25 bin TL’ye çıkarıldığını söylerken, bu sene ilk kez “ek gider” adı altında 9 bin TL ücret istendiğini belirtiyor. Ayşe, aynı kitapları dışarıdaki kırtasiyelerden en fazla 5 bin liraya alabilecekken, okul tarafından 25 bin TL vermeye zorlandığını belirtiyor. Bir başka okulun velisi Hasan ise yemek ücretinin 10 bin TL’den yüzde 300 zamla 32 bin TL’ye çıkarıldığını, 8 bin TL olarak kitap ücretinin 20 bin TL’ye çıkarıldığını ve 10 bin 500 liralık “genel gider” ödemesi gerektiğini anlatıyor. Geçen sene iki çocuğunu özel okulda tüm masraflarıyla birlikte yıllık 104 bin TL’ye okutabildiğini söyleyen Hasan, bu sene bu fiyatın 230 bin TL olduğunu söylüyor.
Veliler yönetmelikteki haklarını kullanıp “Ben bu hizmetleri almak istemiyorum” dediklerinde ise “Okul kaydınız yenilenmez” cevabıyla karşılaştıklarını anlatıyor.

Öğretmenler canından bezdi

Türkiye’de özel okullarda asgari ücret veya asgari ücretin biraz üzerinde maaş alan ya da “maaşı elden geri verme” gibi yasa dışı yöntemlerle asgari ücretin altında çalışan öğretmen sayısı hiç de azımsanmayacak kadar çok. BBC Türkçe’ye konuşan Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası Yürütme Kurulu Üyesi Arzu Başer, “Özel okullara yapılan bu ciddi zamlar ne yazık ki öğretmen maaşlarına yansımıyor” diyor: “Birkaç özel okul dışında öğretmenlerin maaşı, asgari ücret ve biraz üstünde geziniyor. Hatta öğretmenlerin çoğunun maaşı, asgari ücrete gelen zamla birlikte asgari ücretin altında kalmış durumda.” 43 yaşındaki öğretmen Berna, Ankara’da orta-üst kademe sayılabilecek bir özel okulda 6 bin TL maaşla haftada 32 saat derse girdiğini söylüyor.
BBC Türkçe’nin edindiği bilgilere göre, pek çok okul öğretmenine verdiği ‘zorunlu’ asgari ücret maaşın bir kısmını elde geri alarak, öğretmenleri asgari ücretin altına çalıştırmanın yollarını tutuyor.

Patronlar da şikâyetçi

Türkiye Özel Okullar Derneği (TÖZOK) Başkanı Zafer Öztürk’e göre, Türkiye’deki ekonomik kriz sadece öğretmen ve velileri değil, aynı zamana özel okulları da vurdu. Öztürk, “Pandemiden önce 170 bin öğretmenimiz vardı, 150 bin öğretmene düştü. 1,5 milyon öğrencimiz vardı, şimdi 1 milyon 250 bine düştü” diyor. Personel ücreti artış maliyetlerinin yüzde 179 arttığını söyleyen Öztürk, personel maaşı giderlerinin, toplam giderin yüzde 65-70’ini oluşturduğunu söylüyor ve ekliyor: “Okullara kısıtlama getirilince okullar da yemek fiyatları gibi başka birtakım kalemlerini artırmak durumunda kaldılar ki bu açıklarını kapatabilsinler… Evet, yanlış, çok yanlış. Ama öte yanda var olan başka yanlışlar neden anlatılmıyor?”

Kaynak: BBC Türkçe

#Özel #zaman #güzel #değil

Tutuklu Vurucu ‘güldü’ diye tahliyesi engellendi

HDP’li Gülüm, Elazığ 2 No’lu Yüksek Güvenlikli Kapalı Cezaevi’nde tutulan Müslüm Cevahir Vurucu’nun ‘gülmesi’ gerekçe gösterilerek tahliyesinin engellenmesini Adalet Bakanlığı’na sordu 

Siyasi tutuklulara yönelik ‘pişmanlık’, ‘iyi hal’, ‘çok kitap okumak’ gibi gerekçeleri ile tahliyesinin engellenmesine bir absürt gerekçe daha eklendi. Elazığ 2 No’lu Yüksek Güvenlikli Kapalı Cezaevi’nde tutulan Müslüm Cevahir Vurucu’nun tahliyesi ‘güldüğü’ gerekçesi ile engellendi. HDP’li Gülüm, konuyu Meclis gündemine taşıdı.

Halkların Demokratik Partisi (HDP) İstanbul Milletvekili Züleyha Gülüm, Elazığ 2 No’lu Yüksek Güvenlikli Kapalı Cezaevi’nde tutulan Müslüm Cevahir Vurucu’nun tahliyesinin engellenmesine ilişkin, Adalet Bakanı Bekir Bozdağ’a soru önergesi verdi.

Elazığ 2 No’lu Yüksek Güvenlikli Kapalı Cezaevi’nde tutulan Müslüm Cevahir Vurucu, 26 Ocak’ta koşullu salıverilme ile tahliye olması gerekirken, İdare Gözlem Kurulu kararı ile tahliyesi engellendi.

Gülüm, Bakanlığa verdiği soru önergesinde İdare Gözlem Kurulu’nun Cevahir’e pişman olup olmadığı, neden bulunduğu hücrede kaldığı, psikoloğa neden çıkmadığı, cami hocası ile neden görüşmediği şeklinde sorular sorulduğunu ve bunlardan kaynaklı ‘iyi halli ‘olmadığına karar verildiğini paylaştı.

Kurulun ihlalleri

İdare ve Gözlem Kurullarının, tutuklulara yönelik hak ihlallerinin her geçen gün arttığına vurgu yapan Gülüm, Adalet Bakanlığı’na şu soruları sordu.

*Elazığ 2 No’lu Hapishanesi’nde Mahpus Cevahir Vurucu’nun hukuksuz ve keyfi bir biçimde infazının yakıldığından haberdar mısınız?

*Mahpus Cevahir Vurucu’nun kurul esnasında ‘gülmesi’ gerekçe gösterilerek koşullu salıverilmesinin engellenmesi hukuka aykırı değil midir?

*İdare ve Gözlem Kurulu’nun Mahpus Cevahir Vurucu’nun ‘cami hocası ile görüşmemesi’ni iyi hal değerlendirmesinde olumsuz kriter olarak belirtmesi, mahpusların din ve inanç özgürlüğüne bir müdahale değil midir? Mahpusların ‘cami hocası ile görüşmemesi’ infaz yakma gerekçesi midir?

*Bağımsız ve tarafsız kişilerden oluşmayan İdare ve Gözlem Kurulları’nın hukuki dayanağı olmayan keyfi infaz yakma kararları hakkında bir denetiminiz olacak mıdır?

*Bu kurullara tanınan geniş ve keyfi yetkilerin kaldırılmasına dönük bir girişiminiz olacak mıdır?

İSTANBUL

#Tutuklu #Vurucu #güldü #diye #tahliyesi #engellendi

Şenyaşar ailesi: Oğlumu bıraksınlar, evimize gidelim

Adalet Nöbeti 695’inci günde olan Emine Şenyaşar, ‘Oğlumu bıraksınlar, evimize gidelim. Burada oturduğumuzdan tüm şehirlerin haberi var. Erdoğan, 2 yıldır yaptıkları zulmün ardından hangi yüzle buraya gelecek’ dedi

Riha’nın (Urfa) Pirsûs (Suruç) ilçesinde, 14 Haziran 2018 tarihinde AKP Milletvekili İbrahim Halil Yıldız’ın koruma ve yakınları tarafından eşi ve iki oğlu katledilen Emine Şenyaşar ile saldırılardan yaralı kurtulan oğlu Ferit Şenyaşar’ın 9 Mart 2021’de başlattığı Adalet Nöbeti, 695’inci güne girdi.

‘Ailemi yok edip, geziyorlar’

Bugün ki nöbet eylemlerinde konuşan Emine Şenyaşar, yaklaşık 2 yıldır yaz-kış demeden adalet talebiyle oturduklarını söyledi. Saldırılardan sonra tutuklanan oğlu Fadıl Şenyaşar’ın 5 yıldır tek kişilik hücrede tutulduğunu belirten Şenyaşar, “Oğlumu bıraksınlar, evimize gidelim. Burada oturduğumuzdan tüm şehirlerin haberi var. Erdoğan, 2 yıldır yaptıkları zulmün ardından hangi yüzle buraya gelecek. Katiller evlerinde oturuyor. Hiç vicdan, merhamet sizde yok mu? Ailemi yok edip, geziyorlar. Çocuklarımı büyük zulümle katlettiler” diye belirtti.

‘Artık yeter’

“Oğlumu hastanede kim öldürdü? Dükkanda kim onları taradı?” diye soran Şenyaşar, devletin failleri nasıl hala yakalamadığını ifade ederek, “Bizde artık yapamıyoruz. Ayaklarım ağrıyor, gözlerim görmüyor. Sizin de anneniz var. Artık yeter. Bu zulüm bitsin” dedi.

RIHA

#Şenyaşar #ailesi #Oğlumu #bıraksınlar #evimize #gidelim

Tecrit için AK’ye ziyaret: Türkiye’ye baskı yapılmalı

Uluslararası Kadın Delegasyonu, PKK Lideri Abdullah Öcalan üzerindeki ağırlaştırılmış tecride karşı Avrupa Konseyi’ni ziyaret ederek, ‘Türkiye’ye Abdullah Öcalan’ın yasal hakları için baskı yapılması’ gerektiğini dile getirdi 

İmralı Cezaevi’nde 24 yıldır ağır tecrit altında tutulan 22 aydır hiçbir şekilde haber alınmayan PKK Lideri Abdullah Öcalan için endişeler artarken, özellikle uluslararası alanda çalışmalar devam diyor.

24 Ocak’ta Tecride Karşı Uluslararası Delegasyon Türkiye ve Kurdistan’da bir dizi temaslarda bulunarak, tecridi Avrupa gündemine taşımayı amaçlarken, benzer bir çalışma da Uluslararası Kadın Delegasyonu’ndan geldi.

Kadınlar AK’yi ziyaret etti

Uluslararası Kadın Delegasyonu üyesi bir gurup, Abdullah Öcalan için Avrupa Konseyi’ni (AK) ziyaret etti. Delegasyonda, Öcalan’ın düşüncesini Ortadoğu ve Afrika’nın kuzeyindeki Arap kadınlar arasında araştırmak ve yaymakla görevli Lübnan’daki Nun İnisiyatifi’nin direktörü Sawsan Chouman ve 9 Ocak 2013’te Paris’te üç Kürt kadın siyasetçinin katledilmesine tepki olarak kurulan Fransa-Kurdistan Derneği’nin Eşbaşkanı Sylvie Jan da yer alıyor.

İnsan haklarına dikkat çekildi

Ziyaretin amacı için yapılan açıklamada, kadınlar, “Öcalan’ın düşüncelerinin farklı özgürleşme süreçlerinde dünyanın dört bir yanındaki kadınlar için taşıdığı önemi görünür kılmayı ve Türkiye’de özellikle de siyasi nedenlerle özgürlüğünden mahrum bırakılan kişilerin, Abdullah Öcalan’ın düşüncelerine destek verdikleri için hapsedilen kadınların ciddi insan hakları ihlallerine dikkat çekmek” olduğunu dile getirdi.

‘Umut hakkı’ hatırlatıldı

Avrupa Konseyi’nin bazı oturumlara katıldıklarını ve farklı milletvekillerinden birçok kişi ile görüştüklerini belirten heyet, görüşmelerinde dile getirdikleri konulara dair ise, Türkiye’nin Abdullah Öcalan başta olmak üzere Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne (AİHM) aykırı olarak birçok kişinin “umut hakkını” görmezden geldiği hatırlatıldı.

Etkili bir mekanizma yok

Heyet, görüşmelerinde Türkiye’nin imzaladığı Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi hükümlerine uymadığını da hatırlattıklarını belirtmelerine rağmen Türkiye’nin uymasını denetleyecek hızlı ve etkili bir mekanizma bulunmadığına vurgu yaptı.

‘CPT’ye uyması için baskı yapın’ çağrısı

Delegasyon olarak konseyin tüm milletvekillerine, “Türkiye’de Kürt sorununun anlaşılmasını ciddiye almaları için medya ve toplumsal baskı uygulanması gerektiği konusunda” ısrarcı olduklarını belirten kadınlar açıklamalarında son olarak, AK’ye seslenerek, “Bu ülkenin, Avrupa Konseyi’nin herhangi bir üyesinin uyması gereken insan haklarına saygının gerekliliklerini yerine getirmesi ve AİHM ile Avrupa İşkenceyi Önleme Komitesi’nin (CPT) kararlarına saygı göstermesi için bir şeyler yapmalıdır” diye seslenildi.

‘İnsani aciliyet’ vurgusu

Kadınlar açıklamalarında ayrıca, “Bu delegasyon, Abdullah Öcalan’ın sağlığı hakkında bilgi verilmesinin ve avukatlarıyla iletişim kurabilmesinin garanti altına alınmasının insani aciliyet açısından çok önemli olmasına rağmen, maalesef görüşememiştir” dedi.

HABER MERKEZİ

 

#Tecrit #için #AKye #ziyaret #Türkiyeye #baskı #yapılmalı

Gazetemiz çalışanı Altay serbest bırakıldı

Gazetemiz çalışanı Rojin Altay, 4 gün boyunca gözaltında kalmasının ardından çıkarıldığı savcılıkta adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı

Gazetemiz çalışanı Rojin Altay, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen bir soruşturma kapsamında 28 Ocak’ta akşam seyahat etmek üzere gittiği Sabiha Gökçen Havalimanı’nda gözaltına alınmıştı. Daha sonra Vatan Caddesi’nde bulunan İstanbul Emniyet Müdürlüğü’ne getirilen Altay’ın avukatları ile görüştürülmesi bir gün boyunca engellendi.

Serbest bırakıldı

4 gün boyunca gözaltında bulunan Altay, Emniyet ifadesi ardından İstanbul Adliyesi’ne sevk edildi. Savcılık’ta ifadesi tamamlanan Altay, adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

Meslektaşları karşıladı

Serbest bırakılan Altay’ı Mezopotamya Kadın Gazeteciler Platformu (MKGP), Dicle Fırat Gazeteciler Derneği (DFG) üyeleri ile özgür basın emekçileri karşıladı.

İSTANBUL

#Gazetemiz #çalışanı #Altay #serbest #bırakıldı

Tutuklu gazeteci Alagaş, Freedom House’un ‘siyasi tutuklular’ kampanyasında

Freedom House, dünya çapında ifade özgürlüğünü kullandığı için tutuklanan hak savunucularına yönelik ‘Siyasi Tutsaklara Özgürlük İnisiyatifi’ kampanyası başlatırken kampanyada tutuklu gazeteci Safiye Alağaş da yer aldı

Freedom House dünya çapında ifade özgürlüğünü kullandığı için tutuklanan yazarlar, siyasetçiler, gazeteciler ve demokratik bir yaşamı savunanlara ilişkin “Siyasi Tutsaklara Özgürlük İnisiyatifi” kampanyası başlattı. İnisiyatif, kampanya kapsamında cezaevinde tutulan veya başka bir şekilde özgürlüğünden yoksun bırakılan binlerce aktivistin vakalarını belgeleme, inceleme ve derhal serbest bırakılmalarına dair çalışma yürütecek.

İnisiyatif, hak savunucularının, iktidarlar ve rejimler üzerinde kurduğu baskının bir tehdit olarak görüldüğünü iktidarların üzerinde baskı oluşturan hak savunucuları ve demokrasi aktivistlerinin tutsak edilerek dünya genelinde susturulma çabasına girildiğine işaret etti.

Hak savunucuları devlet misillemesine maruz kalıyor

İnisiyatif, tutuklanan hak savunucularının çabalarının devletin misilleme olarak ağır suçlamalar da dahil olmak üzere çok sayıda sözde suçtan tutuklandıklarını ve ve hüküm giydiklerine dikkat çekti.

Gözaltına alındıktan sonra, sık sık işkence, zorla kaybetme ve tıbbi bakımın reddine maruz kalındığına değinilen açıklamada, “Pek çok demokrasi ve insan hakları savunucusu bu döngüye yakalanmış, özgürlüklerini tam olarak geri kazanamamışlardır. Bu tür kısıtlamaların ölçeğini ve kapsamını ve sayıların ardındaki hikayeleri haritalandırmak, failleri sorumlu tutmak ve hapsedilen tüm aktivistlerin koşulsuz olarak serbest bırakılmasını sağlamak için çok önemlidir” denildi.

Listede olan Alagaş: Esas hedefimiz özgürlüğümüzdür

Kampanya içerisinde 16 Haziran 2022’den beri Diyarbakır Kadın Kapalı Cezaevi’nde tutsak edilen JİNNEWS Haber Müdürü Safiye Alağaş da bulunuyor. Alagaş’ın biyografisinin yer verildiği bölümde Alagaş’ın yazdığı mektuba yer verildi. Cezaevi yönetiminin hukuk dışı uygulamalarına yer verilen bölümde Alagaş’ın şu sözlerine yer verildi: ‘Biz kadınlar sessiz sözler verdik, sözlerimizi haykırdık, birbirimizin gözlerinin içine baktık ve söz verdik: Toplumdaki yerimizi bulana kadar mücadeleden vazgeçmeyeceğiz. Özgürlüğümüzü elde edene kadar pes etmeyiz. Nihai ve esas hedefimiz özgürlüğümüzdür.

Kaynak: JinNews

 

#Tutuklu #gazeteci #Alagaş #Freedom #Houseun #siyasi #tutuklular #kampanyasında

Akşener’den Erdoğan’a Sinan Ateş hatırlatması: Devlet içinde uyuşturucu satıcıları kol gezerken…

Grup toplantısında Sinan Ateş cinayetine ilişkin konuşan Akşener, Erdoğan’a seslendi: ‘Gerçek katiller, gün yüzüne çıkana kadar acizliğini yüzüne vurmaya devam edeceğim’

İYİ Parti genel Başkanı Meral Akşener partisinin grup toplantısında konuştu. Konuşmasının başında, Sinan Ateş cinayetini yeniden gündeme taşıyan Akşener, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a, “Gerçek katiller, gün yüzüne çıkana kadar bu kürsüden, acizliğini, yüzüne vurmaya devam edeceğim. Ya makamının hakkını verip, bu alçaklığın karşısında, dik duracaksın. Ya da, katillerin, alçakların karşısında, boyun eğeceksin. Seçimini yap, Sayın Erdoğan!” diye selendi.

Sokak ortasında uğradığı silahlı saldırı sonucu öldürülen eski Ülkü Ocakları Başkanı Sinan Ateş’in kızının doğum gününü dile getiren Akşener, “Devletin içinde, mafyalar, çeteler, uyuşturucu satıcıları kol gezerken; ‘Cumhurbaşkanıyım’ diye, ortalıkta gezemezsin! Banuçiçek’in, babasız geçen, ilk doğum gününde, gece başını, yastığa koyup, rahat rahat uyuyamazsın! Beni iyi dinle, Sayın Erdoğan! Vicdana sığmayanı, Türkiye’ye sığdıramazsın!” dedi.

ANKARA

#Akşenerden #Erdoğana #Sinan #Ateş #hatırlatması #Devlet #içinde #uyuşturucu #satıcıları #kol #gezerken