Ana SayfaGüncel HaberlerSerçeşme Hünkar Hacı Bektaş...

Serçeşme Hünkar Hacı Bektaş Veli İstanbul Buluşması, 17 Ekim’de başlıyor

Serçeşme Hünkar Hacı Bektaş Veli İstanbul Buluşması, 17-19 Ekim tarihlerinde düzenlenecek.

Bu yıl beşincisi düzenlenecek olan “Serçeşme Hünkar Bektaş Veli İstanbul Buluşması”, 17-19 Ekim tarihlerinde gerçekleştirilecek.

Etkinlik, üç gün boyunca müzik, söz, semah, muhabbet ve dayanışma geleneklerini İstanbul’un farklı noktalarında bir araya getirecek. İlk iki gün Müze Gazhane’de konserler, söyleşiler, Zakir muhabbetleri, yayınevi stantları ve aşure ile lokma paylaşımı gibi çeşitli etkinlikler düzenlenecek.

19 Ekim akşamı ise Harbiye Cemil Topuzlu Açık Hava Tiyatrosu’nda özel bir programla sona erecek. Bu gecede İBB Orkestraları, Alevi-Bektaşi müziğinin önemli eserlerini seslendirecek. Gecenin şefliğini Nurettin İlhan üstlenecek, anlatıcılığını Altan Gördüm yapacak.

Etkinliğin ilk gününde Lale Koçgün, Yiğit Can Orhan, Işık Berfin gibi sanatçılar sahne alacakken, ikinci günde Ayna Ayna, Kutsal Evcimen ve diğer sanatçılar performans sergileyecek. Konserler her gün saat 17.30’da başlayacak.

GAZETENİN NOTU
Serçeşme Hünkar Hacı Bektaş Veli İstanbul Buluşması, 17-19 Ekim tarihlerinde İstanbul’da düzenlenecek.
Sırada ne var: 19 Ekim akşamı Harbiye Cemil Topuzlu Açık Hava Tiyatrosu’nda özel bir program gerçekleştirilecek.
Alevi Gazetesi Editör
BAĞLAM

Alevilikte Ritüel Yiyecek Kültürü — Alevi ritüellerine katılan herkes, er ya da geç elinde kek dilimleriyle kalakalır ya da önünde et ve bulgur pilavıyla bezenmiş bir tepsiyle sofraya oturur. Türkiye, Balkanlar ve Batı Avrupa’daki çok sayıda Alevi topluluğu arasında inanç, ideoloji, toplumsal yapı ve coğrafi kökenler bakımından çeşitli farklar bulunsa da, yemekle ilişkili kolektif etkinlikler onların kuşkusuz ortak sosyal özelliklerinden biri olarak görülebilir. Bu durum yalnızca Aleviliğe özgü değildir; antropolog Jack Goody’nin de belirttiği gibi: “Yazılı biçimde düzenlenmiş karmaşık dinlerde, bir noktada mutlaka yemek bulunur; çünkü düzenli kutlamalar esasen ‘şölen’ niteliğindedir ve yıllık ya da haftalık olarak özel hazırlıklar gerektirir” (2008, 18). Yemekle din arasındaki ilişki, hem insanlık açısından evrensel bir durum olarak hem de belirli toplumsal bağlamlara özgü biçimlerde görülebilen klasik bir antropolojik konudur. Alevi coğrafyalarının tamamında, simgesel anlamlar yüklenmiş ya da ritüel bağlamda üretilip tüketilen çok çeşitli yiyecek ve içecekler görülebilir (Ersal & Görgülü 2017). Bu nedenle bu makale, yemeğin kendisinden çok, Alevi bağlamlarında yeme, oruç tutma, pişirme ve paylaşma gibi sosyal eylemleri konu edinmektedir.

Alevi Ansiklopedisi →

En Çok Okunanlar

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz