Ana SayfaGüncel HaberlerSilopiya tanıkları: Devlet zulüm...

Silopiya tanıkları: Devlet zulüm ediyordu ve biz ölümden korkmuyorduk

Şirnex’in Silopiya ilçesinde 14 Aralık 2015’te ilan edilen sokağa çıkma yasağının üzerinden 7 yıl geçti, dönemin tanıkları yaşadıklarını anlatarak, ‘unutmamız mümkün değil’ dedi

Şirnex’in (Şırnak) yüzde 80’inin yok edildiği ilçelerinin yerle bir edildiği ve onlarca kişinin katledildiği 2015 çatışmalı sürecin üzerinden 7 yıl geçti. Şirnex’in Silopiya (Silopi) ilçesinde 14 Aralık 2015’te ilan edilen ve 38 gün süren yasağın üzerinden 7 yıl geçerken, yasağın ardından polis ve asker ablukası ise 300 günü aşkın süre devam etti.

En az 68 ölüm

İnsan hakları örgütleri ve siyasi partilerin hazırladıkları raporlara göre, Temmuz 2015 ve Ekim 2016 tarihleri arasında yaşları 11 ile 75 arasında değişen 68 kişi katledildi, 500’den fazla ev tahrip edildi. Birçok şey yeniden inşaa edilmeye çalışılsa da aradan geçen 7 yılda acılar hala tazeliğini koruyor. O dönemin en önemli tanıklarından olan ve evlerini terk etmeyen anneler yaşadıklarını anlattı.

‘Devlet geldi’ diye bağırdılar

Yenişehir Mahallesi’nde oturan annelerden 62 yaşındaki Nuriye Atmış, ” Çatışmaların başladığı ilk akşam elektriklerimiz kesildi. 13 kişi aynı oda kaldık. Yasağın 6’ncı gününde yağmur yağıyordu. Su olmadığı için yağmurun altına büyük kovalar bırakıyorduk ve su ihtiyacımızı bu şekilde karşılıyorduk. O suyla biz bulaşıklarımızı yıkıyorduk, namazımızı kılıyorduk. O günün akşamında evimiz, özel hareket polisleri tarafından basıldı. ‘Devlet geldi’ diye bağırdılar. Çocuklarımızı bırakıp bir yere gidemedik. O günleri asla unutmam” sözleriyle o dönemi anlattı.

Cenazesi 14 gün mutfakta kaldı

Atmış, yasak sürecinde gelininin hamile olduğuna işaret ederek, “Doğumun yaklaşmasıyla hastaneye gittik. 2 gün özel harekat polislerinin içinde kaldık. Özel harekat polisleri kadın doğum servisinin içindeydiler. Mela Hasan’ın cenazesi 14 gün boyunca evinin mutfağında kaldı, Taybet annenin 7 gün sokakta kaldı. Bizlerin bu günleri unutmaması gerekir” diye kaydetti.

‘Tank toplara karşı zılgıt atıyorduk’

Başak mahallesinde yasak sürecine tanıklık yapan 45 yaşındaki Zeynep Beğenir, “Savaşa karşı zılgıtlarla karşılık veriyorduk. Çatışmaların durması için defalarca yürümek istedik. Mahallede bulunan bir okula kadar yürüdük. Üç gün boyunca orada kalmak zorunda kaldık. Oradan Barbaros mahallesine kadar yürüdük. Saldırılarda birçok kişi katledildi, yaralılar da vardı. Gözlerimin önünde bir anne yere yığıldı. Ambulansı çağırdık gelmedi. Cenazeler yerdeydi, defnedilmelerine izin yoktu. Devlet çok büyük zulüm etti. Ölümden korkmuyorduk. Barış diyorduk. Tank ve topların sesine karşılık zılgıt atarak, ‘Bijî aşitî’ diyorduk” diye belirtti.

‘Biz sadece barış istedik’

Zap mahallesinde oturan 65 yaşındaki Zeri Aytış ise, “Ne yemek yiyebiliyorduk ne de banyo yapabiliyorduk. Bütün bu zorluklara rağmen her seferinde başımı camdan çıkartıp zılgıt atıyordum. Patlama sesi geldiğinde zılgıt atıyordum. Komşularım ’zılgıt atma bizi öldürteceksin’ diyorlardı. Onlara, ‘ben barış için atıyorum’ diyordum. 25 günün ardından Tilqebîn Beldesine kadar yürüyerek gittim. O günlerde yaşadıklarımı asla unutmam. Yaşadığım sürece barış için mücadele edeceğim” şeklinde konuştu.

ŞIRNEX

 

 

 

 

 

 

#Silopiya #tanıkları #Devlet #zulüm #ediyordu #biz #ölümden #korkmuyorduk

Alevi Gazetesi Haber Merkezi
Alevi Gazetesi Haber Merkezi
Alevi Gazetesi Haber Merkezi, ulusal ve uluslararası haber ajanslarından derlenen haberleri Alevi toplumunun bakış açısıyla okuyucularına sunar.
spot_img

En Çok Okunanlar

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Yazardan Daha Fazlası

Gülistan Doku dosyasının çağrıştırdıkları

Birileri abartılı olarak görebilir, komplo teorisi olarak değerlendirebilir. Fakat Türk özel...

Dersim Tertelesi’nin 89. yılı unutulmamalı!

Avrupa Alevi Kadınlar Birliği, Dersim Tertelesi’nin 89. yılı dolayısıyla yayımladığı anma mesajında, bu acı olayın unutulmaması ve toplumsal hafızanın korunması gerektiğini vurguladı. Ayrıca, inkâr politikalarına karşı durulması ve benzer acıların yaşanmaması için kamuoy

Kadın cinayetleri ve kayıplar sistematik bir örtbas mı?

Demokratik Alevi Federasyonu (FEDA) ve Demokratik Alevi Kadınlar Birliği (DAKB), Gülistan Doku'nun kayboluşunu sistematik bir şiddet ve örtbas düzeninin parçası olarak değerlendirerek, Türkiye'deki kadın cinayetlerinin de benzer şekilde gizlendiğini vurguladı. Açıklamada

Kabun köylüleri: Paraşüt pistine Gülistan Doku ismi!

Dersim'in Kabun köylüleri, paraşüt pistinin Tuncay Sonel yerine Gülistan Doku'nun ismiyle anılmasını talep ediyor. Köylüler, Sonel'in geçmişteki sorumluluklarına dikkat çekerek, adalet ve hak arayışlarının önemine vurgu yapıyor.
spot_img