Ana SayfaGüncel HaberlerTarihi handa el emeği...

Tarihi handa el emeği yaşatılıyor

Cumhuriyet döneminde hapishane olarak kullanılan Yeni Han şimdi 500 yıllık geçmişe sahip Manisa bezini dokuyan kadınlara ev sahipliği yapıyor. İşletmeci Ayşe Çamurlu, “Kendi paramızı kazandıktan sonra özgüvenimiz arttı. Evde durmaktansa kadınlar kendi parasını kazansın” dedi.

Manisa merkezde bulunan ve Cumhuriyet tarihinde hapishane olarak kullanılan 200 yıllık geçmişe sahip Yeni Han, şimdi 3 kadının kurduğu el dokuma tezgahı ile 500 yıllık geçmişi olan Manisa bezi üretiliyor. Bir yandan kendi paralarını kazanan kadınlar bir yandan da köklü bir mesleği sürdürmenin mutluluğunu yaşıyor.

SANAYİLEŞME EL DOKUSUNU GERİLLETİ

2008 yılından bu yana el dokuma tezgahını çalıştıranlardan Ayşe Çamurlu, 500 yıl önce gemilerde yelken olarak kullanılan Manisa bezinin zamanla gömlek, pijama, gecelik olarak kullanıldığını şuan ise şal, eşarp, fular, masa örtüsü, peştamal olarak dokunduğunu söyledi. Geçmişte el dokuma tezgahlarının daha çok yaygın olduğunu hatırlatan Çamurlu, “Sanayinin gelişmesi ile el tezgahları yok olmaya başladı. Sanayileşme ile birlikte el emeği unutulmaya yüz tuttu. Şu an biz kadının gücü ile el emeğinin unutulmamasını, yaşamasını sağlıyoruz” dedi.

‘ALTIN BİLEZİK GİBİ’

Üç kadın olarak dayanışma içinde olduklarını belirten Çamurlu, kadının çalışma yaşamına dahil olması ve kendi paralarını kazanmanın önemini şu sözlerle dile getirdi: “Altın bilezik gibi bir şey, ileride işsiz kalmayız. Kadınlar için sürekli gelir getiren bir iş haline dönüştü. Dokuma yapmaya başladıktan sonra evine makine alan arkadaşlarımız var. Kadınlar olarak kendi paramızı kazandıktan sonra özgüvenimiz arttı. Evde durmaktansa kadınlar kendi parasını kazansın. Kadınlara buradan çağrıda bulunuyorum. Kadınlar hem kendi alternatif ekonomilerini sağlayarak kendi ayakları üzerinde dursunlar hem de 500 yıllık bu mirası yaşatsınlar. Aynı zamanda kadınlar için büyük iş alanlarının oluşturulmasını istiyoruz.”

‘RENKLERİ AŞKLA İŞLİYORUZ’

Manisa bezinin içerisinde hiçbir katkı maddesinin olmamasından kaynaklı sağlığa birçok faydasının bulunduğunu savunan Çamurlu, “Terletme yapmadığından kaynaklı hasta etmiyor. Ama diğer kumaşlar terlettiğinden birçok hastalığa neden oluyor. El dokuma tezgahının zorlu bir yanı olmadığı gibi sürekli vücudunuz hareket ettiğinden insan vücudunu aynı zamanda dinç tutuyor. 2008’den bu yana dinç olmamın sebebi bu el dokuma tezgahlarım” diye konuştu. Dokumanın verdiği mutluluk sırrı ise kullanılan renklerde olduğunu dile getiren Çamurlu, şöyle devam etti: “Sabah dokumaya başladığım da attığımız her renkte stres atıyoruz. Mavi dokuduğumda daha çok mutlu oluyorum, araya pembe renk attığımda ise ayrı mutluluk veriyor bize. Dokumada her rengin ayrı bir güzelliği var. Desenlerin çoğunu da kendimiz yapıyoruz. El dokumasını aşkla, sevgi ile yapıyorum tüm kadınlara tavsiye ederim.”

KADINLARIN ÜRETİMİNE TALEP YOĞUN

Gençlere oranla yaşlıların el dokumayı öğrenmeye daha meraklı olduğunu vurgulayan Çamurlu, 60 yaşının üzerinde olan kadınların el dokumasını öğrenmek için çalıştıklarını söyledi. Çamurlu, aynı zamanda kadınların öz güvenlerini kazanıp kendi yaşamlarını idame ettirmeleri için gönüllü olarak dokuma dersi de verdiği ifade etti. Manisa bezine ilginin yoğun olduğuna dikkat çeken Çamurlu, sözlerini şöyle tamamladı: “Müşterilerin bize fikir verdiği de oluyor. Özel talep ve siparişlerde bulunanlarda oluyor. Ürünlerimizin fiyatını ise kullandığımız malzemeye göre belirliyoruz. Bazen günde 2 bazen 3 tane sattığımız oluyor. Şalları 70 TL, fularları 50 TL, Manisa bezini ise 20 TL karşılığında satıyoruz. Bu bizi mutlu ediyor. Günde de 2.5 metrekare dokuma yaptığım oluyor. Ürünlerimiz satıldıkça mutlu oluyoruz.”

Alevi Gazetesi Haber Merkezi
Alevi Gazetesi Haber Merkezi
Alevi Gazetesi Haber Merkezi, ulusal ve uluslararası haber ajanslarından derlenen haberleri Alevi toplumunun bakış açısıyla okuyucularına sunar.
spot_img

En Çok Okunanlar

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Yazardan Daha Fazlası

Ğadir-Hum Bayramı, savaşların gölgesinde kutlandı!

Ğadir-Hum Bayramı, 2 Haziran 2026'da Mersin, Adana ve Hatay gibi şehirlerde, Ortadoğu'daki savaşların gölgesinde, mahallelerde yapılan yerel kutlamalarla kutlandı. Bayram, Hazreti Muhammed’in Hz. Ali’yi halife olarak tayin ettiği anı simgelerken

Kölnde BE ONE Festivali ile Dayanışma Rüzgarı Esti

Köln'de düzenlenen BE ONE Festivali, on binlerce kişinin katılımıyla ayrımcılığa karşı güçlü bir duruş sergileyerek toplumsal dayanışmanın örneğini oluşturdu. Almanya Alevi Birlikleri Federasyonu Genel Başkanı Hüseyin Mat, festivalin insan sevgisi ve rızalık anlayışını yansıttığını v

Dersim Kültür Festivali için Avrupadan katılım çağrısı

Avrupa’daki Alevi ve Dersim kurumları, 5-6 Haziran 2026 tarihlerinde Frankfurt’ta düzenlenecek 16. Avrupa Dersim Kültür Festivali için kitlesel katılım çağrısı yaptı. Festival, Dersim’in tarihi ve kültürünü yaşatmayı amaçlayarak, çeşitli etkinliklerle Avrupa’daki Dersiml

Tuncer Bakırhan Kölnde: Müzakere Mücadele Değildir!

Tuncer Bakırhan, Köln'de düzenlenen "BE ONE – Bir Ol" Festivalinde Türkiye'deki demokratikleşme sürecine dair önemli açıklamalarda bulunarak, müzakere ve mücadelenin bir arada yürütülmesi gerektiğini vurguladı. Alevilerin, Kürtlerin ve kadınların haklarının korunması gerektiğini belirten Bak
spot_img