Ana SayfaGüncel HaberlerZeytin dalını bırakıp silahı...

Zeytin dalını bırakıp silahı seçmek zorunda bırakıldık…

Suriye’de yaptığı ve çok sevdiği gazeteciliği geldiği Riha’da bırakmak zorunda kalan Dêra Zorlu Rawa Taha, ‘Suriye toplumunun yaşamış olduğu sıkıntıları biz kadınlarda yaşadık. Bu sistemin ne kadına, ne çocuğa karşı hiçbir merhameti yok. Bunun için yaşam felsefem Kadın, kadın, kadın’ olacak

Suriyeli Rawa Taha, Dêra Zor’da gazetecilik yapıyordu. Ancak, 2011’de başlayan isyanla kendini meydanlarda buldu. Hem kadın hem de gazeteci olmanın zorluklarını yaşadı. Ülkesinde yaşananları dünya kamuoyu ile paylaşmak için ise arkadaşlarıyla birlikte Devrim adıyla bir gazete çıkardı. DAİŞ’in Dêra Zor’u kuşatmasıyla çok sevdiği topraklarını terk ederek 2014 yılında Riha’ya (Urfa) geldi. Gazeteciliği bırakmak zorunda kalan Taha, şimdilerde Dêra Zor Topluluğu bünyesi altında faaliyetlerini sürdürüyor. Taha, kadın ve gazeteci olarak verdiği mücadeleyi MA’dan Arjin Dilek Öncel’e  anlattı.

Özgürlüğümüzün ve Haklarımızın talepkarı olmaya devam edeceğiz…

Taha, “Suriye Devrimi silahlı mücadeleye dönüşmeden önce biz savaşa ve silaha karşıydık. Gösterilerimizin hepsinde zeytin dalını kendimize şiar edindik. Bu süreç boyunca sadece özgürlüğümüzün ve haklarımızın talepkarı olduk. Bu isteklerimize karşılık olarak Esad yönetimi kadın ve çocuk ayırt etmeksizin herkesi gözaltına almaya başladı. Aynı zamanda cezaevinde işkenceler başladı. 2011 yılının Ağustos ayında asker sokağa indi ve sivil halka silah doğrulttu. Bununla birlikte birçok sivil insan hayatını kaybetti. Artık silahlı mücadele başladı. Silahlı mücadeleye katılanlar oldu. 2012 yılının Eylül ayında ise rejim güçleri büyük bir katliam gerçekleştirdi” diyerek yaşadıklarını söyledi.

Türkiye’ye gelmek zorunda kaldık…

Bir gazeteci olarak yaşananları sosyal medya aracılığıyla dünyaya ulaştırmayı amaçladım ve 2014 yılına kadar da Dêra Zor’da yaşamaya devam ettiğini kaydeden Taha sözleri şöyle tamamladı: “Orada gazetecilikten çok insani yardım kuruluşları ile iletişime geçip inşalara yardım etmeye çalıştım. Bizim yaşadığımız bölge sivil halkın yoğunlukta olduğu bir alandı. Esad rejimi ise bazı bölgelere Özgür Suriye Ordusu’nun (ÖSO) varlığını gerekçe göstererek saldırılar gerçekleştiriyordu. 2013 yılında Suriyeli Kadınlar Örgütü’nü oluşturdum. Bundan dolayı da DAİŞ tarafından aranan kişiler arasında yer aldık. Bu yüzden Türkiye’ye gelmek zorunda kaldık ve çalışmalarımızı burada sürdürdük. Burada kadınları bir araya getirmeye ve kadın kimliği ile var olmak için örgütlemeye çalıştık. Şu anda ise Dêra Zor Topluluğu bünyesi altında faaliyetlerimiz devam ediyor.”
HABER MERKEZİ

Alevi Gazetesi Haber Merkezi
Alevi Gazetesi Haber Merkezi
Alevi Gazetesi Haber Merkezi, ulusal ve uluslararası haber ajanslarından derlenen haberleri Alevi toplumunun bakış açısıyla okuyucularına sunar.
spot_img

En Çok Okunanlar

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Yazardan Daha Fazlası

Şehit Hevalê Ali’ye son ziyaret ve yoldaşlık hissi

12 Ağustos, Hevalê Ali Şükran’ın ikinci şehadet yıldönümüdür. Arkadaşın şehadet yıldönümünde,...

Yol ve yolcu

Kürt sorunu iki yüzyılı bulan ve her gün kanayan bir sorundur....

Türk misyonerlerin yıldızı: Sıdıka Avar!

M.Kemal’in “Sen misyoner Avar’sın” dediği ve “dağlara ışık taşıyan” efsane öğretmen olarak tanıtılan...

YOL TV’den Elif Yıldız İçin Başsağlığı Mesajı

YOL TV, gazeteci Şükrü Yıldız'ın annesi Elif Yıldız'ın 78 yaşında İstanbul'da...
spot_img