Bahar Coşkun, Almanya Alevi Birlikleri Federasyonu (AABF) Yönetim Kurulu Üyesi olarak, Sivas Madımak Katliamı’nın 33. yıl dönümünde Köln’de düzenlenen anmada, katliamda yaşamını yitiren 33 canı andı. Coşkun, yazısında bu 33 canın yalnızca bir katliamın mağdurları olmadığını, aynı zamanda insanlık onurunun, hakikatin ve aydınlığın simgeleri olduğunu vurguladı.
Coşkun, adalet mücadelesinin kararlılıkla sürdürülmesi gerektiğine dikkat çekerek, hatırlamanın ve dayanışmayı büyütmenin tarihsel bir sorumluluk olduğuna işaret etti. Yazısında, AABF Kuzey Ren-Vestfalya Bölge Temsilciliği tarafından düzenlenen anmaya katkı sunan herkese teşekkür etti ve mücadeleye olan bağlılığın önemini belirtti.
“33 canımız, sanatın, bilimin, düşüncenin, umudun ve insanlık onurunun temsilcileriydi” diyen Coşkun, bu kişilerin karanlığa karşı aydınlığı, nefrete karşı sevgiyi savunduğunu ifade etti. 33 canın, sadece yitirdikleri değil, aynı zamanda yolumuzu aydınlatan birer vicdan ve hakikat ışığı olduğunu belirtti.
Coşkun, anma etkinliğinde bir araya gelen duyarlı insanlara selam göndererek, sayının önemli olmadığını, unutmamanın ve insanlık onurunu savunmanın esas olduğunu vurguladı. “Dünyanın her yerinde adaletin, hakikatin ve insanlığın yanında duranlar çoğu zaman azınlıkta olmuştur. Umudu yitirmeden bu meşaleyi taşımaya devam etmeliyiz” dedi.
“Unutmadık, unutturmayacağız!” ifadesiyle yazısını sonlandıran Coşkun, adalet arayışının sürekliliğini ve dayanışmanın önemini bir kez daha hatırlattı.
📌 ALEVİ GAZETESİ’NİN NOTU
Bahar Coşkunun anması, sadece geçmişin acılarını hatırlamakla kalmayıp, Alevilik değerlerinin ve insanlık onurunun savunulmasının önemini bir kez daha gözler önüne seriyor. 33 canın anılması, adalet arayışının ve dayanışmanın sürekliliği adına bir çağrıdır. Unutulmamalıdır ki, bu mücadele, sadece Alevi toplumunun değil, tüm insanlığın ortak vicdanını aydınlatan bir yolculuktur. Karanlığa karşı aydınlık, nefrete karşı sevgi ile yan yana durmak, hepimizin sorumluluğudur.
— Alevi Gazetesi Editörü