O KILIÇ SAĞ ELLE TUTULURSA…

Giderek daha da otoriteleşen hükümet benzer düşüncedeki vatandaşları kendi çıkarları için koordine ederek, Hilafet ve gericilik rejimi için lider yaratma peşinde.
Din, devlet ilişkisinin kemeri olan Ali Erbaş Hükümetin hiçbir eylemde sorgulanmamasını, çıkarılan yasaların ,uygulamaların tutarlı ve adil ve hatta ahlaki görünmesini sağlamaya çalışan bir algı kişiliğidir.

Ülkenin modern dünya ile olan bağlarını İslam dinini kullanarak koparan ,100 yıllık demokratik ve laik düzeni yok etmeye çalışan hükümet, diyanet ve başkanını önyargı araştırması, olumsuzluk ,duygusal ve bilişsel reaksiyonlar için üs olarak kullanmaktadır.

Diğer yandan Politik, siyasi tutumlarını adaletsiz üzerine inşa eden hükümet toplumsal eşitsizliği kavgaya dönüştürerek çıkarları için halklar arasına kin ve nefret tohumları ekmeye devam etmektedir.

Diyanet işleri başkanı Ali Erbaş Ayasofya’da Cuma Hutbesi okudu ağzından kin ,öfke ve intikam sel gibi akıp gitti ancak bizler şaşırmadık çünkü; bu yeni bir olay değildi uzun yıllardır Cuma hutbelerinde hükümeti ve icraatlarını öven , Sünni İslam’ı siyasete bulaştıran ,camii avlularında halkı çıkarları için kanalize eden zihniyetin dışa vurduğu son noktaydı Ayasofya …

21.yy da kılıca dayanarak hutbe okuyan, aynı topraklarda yaşayan farklı halkları fetih zihniyetiyle tehdit eden, Ali Erbaş; Kılıcı sağ ve sol elle tutarak ikiyüzlülük yapmıştır . Kindar kesime savaşa hazırız imajı vermek için sağ elini samimi Müslümanlardan gelecek olan tepkileri durdurmak içinde sol ellini kullanmıştır ve ülkede yürütülen ikiyüzlülük siyasetinin de net tarifini yapmıştır.

Barış dini olan İslam’ın içini boşaltarak teatral hale getiren ,yazılmış tarihi kendi adına yeniden bozan yada kendine mal eden bir akıl bozukluğuyla karşı karşıyayız …
Ortalığa yarı âlim, gerici, sahte şeyler ve din bezirgânları ile dolduran
Ticarette, sanayide ahlak ve ilklerini unutan
Kitap piyasasını sadece dini kitaplarla dolduran, uydurma tercüme, meal, tefsirlerle İslam’ı kendilerine göre yorumlayıp cahil bir toplum yaratan.
Camide parayla, ücretle,maaşla siyaset tellağı olan imamları çoğaltan
Haram ve hak yeme alışkanlığını güce dayandıran bu zihniyet.
Her saat başı katledilen kadınları
Taciz, tecavüze uğrayan çocukları
Açlık sınırı altında can veren halkı
Cinsellik ve beden üzerindeki despotluğu
Durduramadığı için çok yakında halkların barış, sevgi ve hoşgörüsüyle yıkılacaktır ve tarihin kılıçla değil birlikte üreterek, birlikte paylaşarak var olacağını , güzel olacağını güzel yazılacağını görecektir.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Yazarın Diğer Yazıları

İlgili Yazılar

Fark et farkında ol

Aklım ermez ahret eğlencesine, Saygım var insanın düşüncesine, Hayal cennetinin boş bahçesine, Yobaz sürüsünü sürdüm de geldim. Alevilik hem zahiri yönden hem batini yönden yaşanan bir inançtır. Batini...

8 Mart ve Alevi Kadını

Alevi Kadını inancı gereği; tarihin ve bilimin aşığında yaşamın kıyısında değil tam ortasında özgürce var olmaya gayret göstermiştir. Kendisine özgün sorunları Alevilik öğretisi ışığında...

Toplumsal Barışı Zedeleyen Bu Kirli Dili Reddediyoruz

El-Cezire İstanbul çalışanı Amel Zaamta’nın Alevilere yönelik iftira ve hakaretlerle dolu yaklaşımını en güçlü şekilde kınıyoruz. Bir bütün olarak Alevi toplumunu hedef alan, ötekileştiren...