Kadınlar; Özgür Bilincin, Rızanın Ve Hakikatin Taşıyıcılarıdır

Ocakta elini taşın altına koyan, meydanda sözüyle niyaz eden, lokmayı pay eden, suskunluğu öğretiye dönüştüren kadınlar. Onun direnişi; var olmakla sürer, onun inancı, ezberle değil, yaşamakla güçlenir. Aşkı, adaleti ve eşitliği yeryüzünde yeniden kuran, hem ateşin içinde yanmadan duran hem de sözüyle ateşi tutuşturan hakikat taşıyıcısı Analarımız.

Alevi kadını, içinde yaşadıkları toplumun kültürel, inançsal ve tarihsel koşullarını yaşam öykülerine ve sözlü anlatılarına taşımaktadır. Alevi inanç geleneğimizde kadın; yalnızca toplumsal bir varlık değil, ruhsal bütünlüğün, eşitliğin ve “can” olma bilincinin de temsilcisidir.

Kadın, hakikat yolunun eşit talibidir; cem erkânında, semahın döngüsünde ve sözün kudretinde erkekle aynı dairede yer alır. Bugün Alevi kadını, bir yandan inanç yolunun kadim değerlerini koruma, diğer yandan modern dünyanın kimlik dayatmalarına karşı kendi özünü savunma mücadelesi vermektedir.

Bu ikili durum, Alevi kadın anlatılarında, deyişlerde, nefeslerde, ritüel hikâyelerinde derin bir içsel tepki olarak da karşımıza çıkar. Alevi Kadını hem toplumsal baskılara hem de asimilasyon süreçlerine karşı direnirken; inanç özündeki “eşitlik, rıza, aşk ve yol kardeşliği” ilkelerini yaşatma gayretindedir. Böylece Alevi kadını, modern dünyada sadece bir inanç temsilcisi değil, aynı zamanda toplumsal belleğin taşıyıcısı ve direnişin sembolü hâline gelmiştir.

Yüzyıllardır inancın sözlü aktarımının en güçlü taşıyıcısı kadındır. Onun sesi, yalnızca bir bireyin değil, bir inanç dilinin, bir hafızanın ve bir toplumsal vicdanın sesidir. Deyişler, nefesler, ağıtlar ve cem erkânlarında söylenen sözler aracılığıyla Alevi kadını, dilsel sürekliliğin ve kültürel kimliğin korunmasında temel rol üstlenmiştir.

Onun tavrı bir inanç beyanı, bir direniş biçimi ve bir varoluş ifadesi olmuştur. Dolayısıyla “zaman yerine dilimizin taşıyıcısı da” kadınlardır.

Özgür konuşmak ve düşünmek  kadının gönlünde yankılanan hakikat sesidir; çocuklarına, topluma ve ceme bu sesi aktararak inancı diri tutar. O, ana dilde söylenen her nefeste öğretinin canlı kalmasını sağlar; çünkü kadının dili, yolun hafızası, hakikatin dilidir.

İletişim aracından çok inanç, hafıza ve kimlik alanı olan anadil; yüzyıllar boyunca baskıya, inkâra ve asimilasyona rağmen varlığını koruyan bir direniş biçimidir. Ve ana dil; itaatin değil, özgürleşmenin dilidir.

İnancımızda her deyiş, her nefes, her dua; bireyin yalnızca Tanrı’yla değil, aynı zamanda kendi varlığıyla kurduğu bağın ifadesidir. Dildeki her kelime, canı “ben”ini toplumsal ve ruhsal olarak özgürleştirir. Onu başkasının hükmünden, tanımından kurtarır. Çünkü gerçek özgürlük, başkasının diliyle değil, kendi diliyle konuşabilme cesaretidir.

Kutsalın taşıyıcısı olan ana dilin asimilasyona uğraması, sadece bir iletişim aracının değil, bir hakikat yolunun eksilmesidir. Yok olduğunda özgür bilinç, rıza ve eşitlikte yok olur.

Celal Fırat
Celal Fırathttps://www.alevigazetesi.com
İmam Rıza Ocağı dedelerinden olan Celal Fırat, 1975 yılında Malatya’da doğdu. İlk ve ortaöğretimini Malatya, Lise öğrenimini İstanbul’da tamamladı. Gençlik yıllarında başlayarak Alevi inanç kurumları içinde yer aldı. Garip Dede Dergâhı gençlik kollarında başladığı hizmetleri sonucu 2012 yılında Garip Dede Dergâhı Yönetim Kurulu Başkanlığına seçildi. 2018 yılında Alevi Dernekleri Federasyonu Genel Başkanlığı görevini üstlendi. Başkanlığı döneminde ADFE, Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonuna üye oldu ve 2022 yılında Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonunun kongresinde Yönetim Kurulu Üyeliğine seçildi. Alevilerin kendilerini basın yolu ile ifade etmeleri mücadelesinde yer aldı. TV 10’un kuruluş döneminden itibaren destekledi ve Dem-i Muhabbet adı ile haftalık programlar yaptı. Bu programlar TV10’un kapatılmasına kadar devam etti. Alevi medyasına desteğine Can Tv’de yaptığı programlar ile devam etti. Alevi kurumlarının yan yana gelmesinde aktif sorumluluk alan Celal Fırat, Alevilerin son yıllarda oluşturduğu ortak mücadele hattının yaratılmasında rol oynadı. Yeşil Sol Parti’den aldığı teklif üzerine 14 Mayıs 2023 seçimlerinde aday olan Celal Fırat, İstanbul 3. Bölge 4. Sıra milletvekili adayı gösterildi ve DEM Parti İstanbul milletvekili olarak seçildi. Celal Fırat evli ve iki kız çocuğu babası.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Yazarın Diğer Yazıları

İlgili Yazılar

Farklı olma cesaretimiz henüz var

Dünyada olduğu gibi ülkemizde de her anlamda tıkanıklık, mutsuzluk ve karamsarlık hâkim birey olarak kendimize yeni hedefler ve özgür yaşama kurallarını koymalıyız. Bu kurallar...

Gazi’yi unutma, unutturma!

12 MART Gazi Katliamı Yıl dönümü (1995) Sokaklarda Barikatlar kalkmış olabilir. Ama düşünsel barikatlar tüm yollarımızı kesmeye devam etmektedirler. Gazi Biz Aleviler için Korku duvarlarının yıkıldığı...

KENDİ HAKİKATİMİZE UYUMLUYUZ

Özgürlük, insanın evrenle, toplumla ve kendi benliğiyle kurduğu uyumun adıdır. Alevi örgütlenmesi; inanç ve vicdan hürriyetini esas alan ‘İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi’ ve Türkiye...