Erkan Ercin, demokratik mücadelede toplumsal bütünlüğün önemine dikkat çekiyor. Siyasi partilerin isimlerinin değişmesi, yeni yapıların kurulması bir yana, asıl mesele ilke ve prensiplerin korunmasıdır. Günümüzde siyasetin kirlenmesi, topluma umut yerine ayrışma sunarken, her yeni yapı kişisel çıkarlar uğruna kurulmakta ve bu durum toplumsal iklimi olumsuz etkilemektedir.
Cumhuriyet Halk Partisi, artık yeni ve demokratik bir Türkiye özlemiyle mücadele eden milyonları temsil etme gücünü kaybetmiştir. Bugün, tüm kesimlerin ortak ilkeler etrafında birleşmesi ve demokrasi, hukuk ile halkın iradesine sahip çıkan bir siyasal anlayışı desteklemesi gerekmektedir. Bu sebeple, mesele bir partinin adı değil, temsil ettiği değerler ve topluma kazandıracağı umut olmalıdır.
Umut ve demokratik mücadele için, toplumsal bütünlüğün sağlanması ve farklı inançların eşit yurttaşlık hakkının tanınması önemlidir. Bu çerçevede, Alevilik ve diğer inanç gruplarının hakları, Türkiye’nin demokratikleşme sürecinde merkezi bir yer tutmaktadır. Tüm bu değerlerin korunması ve geliştirilmesi, siyasi aktörlerin sorumluluğundadır.
Sonuç olarak, yeni bir siyasal anlayışın inşası ile birlikte, Türkiye’nin demokratikleşme sürecinde herkesin eşit haklara sahip olduğu bir toplum oluşturulması hedeflenmelidir. Bu hedefe ulaşmak için, tüm kesimlerin ortak bir mücadele vermesi ve dayanışma içinde olması gerekmektedir.
📌 ALEVİ GAZETESİ’NİN NOTU
Demokratik mücadelede toplumsal bütünlüğün sağlanması, Alevi toplumunun da içinde bulunduğu tüm kesimlerin eşit yurttaşlık hakkının tanınması açısından hayati önem taşımaktadır. Siyasi aktörlerin, Alevilik ve diğer inanç gruplarının haklarını gözeterek, toplumu bir arada tutan değerler etrafında birleşmesi gerekmektedir. Ayrışma ve manipülasyona karşı durarak, her bireyin inancına saygı gösteren bir anlayışla, Türkiyenin demokratikleşme sürecine katkıda bulunmak şarttır.
— Alevi Gazetesi Editörü