Alevi halk müziği sanatçısı ve zakir Veysel Aksoy, cemlerde yer almanın kendisine büyük bir mutluluk ve anlam kattığını ifade etti. Tokat’ın Almus ilçesine bağlı Çayırlı köyünde yaşayan Aksoy, gençliğinden bu yana ulu ozanların deyişlerini dinleyerek büyüdüğünü ve bu sayede müziğe olan tutkusunu geliştirdiğini belirtti.
Aksoy, cem erkanlarında genellikle zakir olarak katıldığını, bu süreçte Pir Sultan Abdal ve Daimi gibi ozanların eserleriyle kendini yetiştirdiğini vurguladı. “Cemlerde deyişleri söylerken içim doluyor, adeta yüreğim akıyor,” diyen Aksoy, bu deneyimin kendisini ruhsal olarak derin bir yolculuğa çıkardığını dile getirdi.
Çocukluğunda saz çalmaya başladığını ve bunu ağaçlardan yaptığı sazlarla geliştirdiğini anlatan Aksoy, “Bağlama çalan gençlerin zakirliği öğrenmesini ve bu geleneği sürdürmelerini çok isterim,” şeklinde konuştu. Kızı Duygu da babasının müzik bilgisi ve yeteneği hakkında övgü dolu sözler sarf ederek, onun bir “kütüphane gibi” olduğunu ifade etti.
Veysel Aksoy, zakirliğin bir olgunluk olduğunu ve deyişlerin anlamını cemlerde dinleyicilere aktarma görevini üstlendiğini belirtti. “Her deyiş kendisini açık olarak anlatıyor,” diyen sanatçı, bu bağlamda dinleyicilerin can kulağıyla dinlemesi gerektiğini ifade etti. Müzik ve Alevilik arasındaki derin bağı vurgulayan Aksoy, cemlerin Alevi toplumu için önemine dikkat çekti.
📌 ALEVİ GAZETESİ’NİN NOTU
Veysel Aksoyun cemlerdeki deneyimi, Aleviliğin ruhsal derinliğini ve toplumsal bağlarını gözler önüne seriyor. Bu tür etkinlikler, kültürel mirasımızı yaşatmanın ve gelecek nesillere aktarmanın en önemli yollarından biri olarak karşımıza çıkıyor. Alevi halk müziği sanatçılarının, gençlere bu geleneği öğretme çabası, ayrımcılığa karşı durarak kolektif hafızamızı koruma adına büyük bir adım atıyor. Unutulmamalıdır ki, her deyiş bir hikaye anlatır ve bu hikayeler, toplumumuzu bir arada tutan en değerli unsurlardan biridir.
— Alevi Gazetesi Editörü