Alevi Gazetesi – Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD), Tekirdağ’ın Çorlu ilçesinde yeni şubesinin açılışını gerçekleştirdi. Etkinliğe Alevi kurumlarının temsilcileri, üyeleri ve sanatçılar katıldı. Açılışta semahlar dönüldü ve deyişler seslendirildi.
PSAKD Genel Başkanı Cuma Erçe, Çorlu’nun Bektaşi, Bedreddini ve Kızılbaş tarihine dikkat çekerek örgütlenmenin büyümesinden duyduğu gururu dile getirdi. Erçe, “Pir Sultan Abdal’ın yolu yolumuz olsun” diyerek birlik ve dayanışma mesajı verdi.
Açılışta PSAKD Genel Merkez Örgütlenme Sekreteri Gülsev Kaya ve Basın Yayın Sekreteri Hüseyin Ağçal da yer aldı. Etkinlik, Alevi örgütlenmesinin yerel düzeyde güçlendirilmesi açısından önemli bir buluşma oldu.
Etkinlikte Eyüp Şubesi’nden katılan canlar semah hizmeti yürütürken, Katre grubu ve diğer sanatçılar da deyişlerle açılışın kültürel atmosferine katkıda bulundu.
Cuma Erçe, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Çorlu’nun tarihsel ve toplumsal kimliğine vurgu yaparak, yeni şubenin kuruluşunda emeği geçenlere teşekkür etti.
Sırada ne var: Açılışta birlik ve dayanışma mesajları verildi.
PSAKD — Pir Sultan Abdal Kültür Derneği
Pir Sultan Abdal’ın Deyişlerinde Duygu Sosyolojisi ve Kolektif Hafıza — Pir Sultan Abdal 16. yüzyılda Sivas’ın Yıldızeli ilçesine bağlı Banaz köyünde doğmuştur. Asıl adının Haydar olduğu şiirlerinden ve menkıbelerden çıkarılmaktadır. Yaşamı hakkında kesin bilgiler olmamakla birlikte 1510-1514 yılları arasında doğduğu tahmin edilmektedir (Bezirci 1986, 26). Şiirlerinde aşk, isyan, adalet ve toplumsal sorunları işlemiştir.
Deyiş — Toplumlar, yaşadıkları deneyimleri, acıları, sevinçleri, göçleri, yıkımları kültürel malzemeler yoluyla geleceğe aktarır ve kendi toplumsal belleklerini oluşturur, bu sayede varlıklarını sürdürürler. Ritüeller, ayinler, törenler, ibadetler toplu katılımın gerektirdiği, toplumsal bağların pekiştirildiği, bireyin toplumda yaşamak için toplum düzenine bağlılığına vurgunun yapıldığı kültür aktarımıdır. Toplu gösteri ve törenler toplu gerçekleri canlandırır. Ritüeller de toplu gösterilerdir, bir arada yapılır, katılanları canlandırır, kışkırtır, korur, yeniden yaratır. Kişiye kutsal olguları, olaylar karşısında nasıl davranacağını gösterir. Törenlerin nitelikleri, amaçları ne olursa olsun hepsinin işlevi bireyleri bir araya getirmek, aralarındaki bağları çoğaltmak, yakınlaştırmak, birbirleriyle daha içli dışlı olmalarını ve toplumun ortak bilincine ulaşmasını sağlamaktır. Bireyler birlik içindeki yerlerini ve topluluk bakımından duygularını yenilemiş olurlar (And 2003, 308).




