Ana SayfaGüncel HaberlerAğaç kıyımı suç değilmiş!

Ağaç kıyımı suç değilmiş!

Farqîn, Pasûr, Hezro ve Licê ilçelerinin kesişim noktası olan Geliyê Godernê’de 100 hektarlık alanda ağaçlar kesilirken, vadi yakın zamanda baraj suları altında kalacak. Amed’deki STK’ler bu kıyımı yargıya taşısa da yargıya göre ‘ağaç kesmek suç değilmiş’

Selman Çiçek

AKP-MHP iktidarının savaş politikalarındaki ısrarı büyük felaketlere neden olurken, bu felaketlerden en çok nasibini alanlardan biri de doğa ve doğal yaşamdır. Güvenlik politikalarıyla inşa edilen barajlar, doğayı tahrip etmekle kalmayıp doğal yaşamı tahrip ederek halkların hafızasını da yok ediyor. Bu politikalarla inşa edilen barajlardan biri de Silvan Barajı.

7,3 milyar metreküp rezervuar hacmiyle Atatürk Barajı’ndan sonra bölgedeki ikinci büyük baraj olma özelliği taşıyan Silvan Barajı’nın elektrik üretimine vereceği katkı ise çok sınırlı. Dicle Nehri ve kolları üzerine yapılan baraj ve HES projeleriyle başta 12 bin yıllık tarihe sahip Hasankeyf olmak üzere birçok tarihi alan sular altında bırakıldı, binlerce kişi ise yerlerinden edildi. Su tutması beklenen Silvan Barajı ise binlerce yıllık tarihe sahip Geliyê Godernê ve Taşköprü’yü suları altında bırakacak.

Godernê su altında kalacak

Farqîn (Silvan), Pasûr (Kulp), Hezro (Hazro) ve Licê ilçelerinin kesişim noktası olan Geliyê Godernê, eşsiz doğa güzelliği ve yüzlerce endemik bitki ve hayvana evsahipliği yapan bir bölge. Bölgedeki barajın tamamlanmasına çok az bir süre kaldı, 4 ilçeyi birbirine bağlayan köyler sular altına kalacağı için inşa edilen köprünün bitmesi ile Godernê su altına kalacak. Doğal güzelliği ile önplana çıkan vadide mağaralar dinamitlerle patlatırken ağaçlar da kesiliyor.

Yüz hektarlık alanda kıyım

Bölgede 100 hektarlık bir alanda ağaçların kesileceği öngörülüyor. Yaklaşık iki aydır korucular üzerinden vadideki ağaçlar kesiliyor. Kesilen ağaçlar kamyonlara yüklendikten sonra vadi dışına çıkarılarak satışa sunuluyor. 100 hektarlık alan 140 futbol sahasında büyüklüğe eşdeğer. Böylesi büyük bir alanda ağaçların kesimi hem ekolojik dengenin bozulmasının önünü açacak hem de binlerce canlının yaşam alanını yok edecek.

STK’ler şikayette bulundu

Amed Ekoloji Derneği, Amed Baro Başkanlığı ile Tarım ve Ormancılık Hizmet Kolu Kamu Emekçileri Sendikası, vadideki ağaç kıyımı başta olmak üzere vadinin su altında bırakılmasının ekolojik dengeyi bozacağı endişesi ile yürütmeyi durdurmak için mahkemeye başvurdu. Cumhuriyet Başsavcılığı’na yapılan başvuruda; “Lice, Kulp ve Hazro ilçeleri arasında yer alan bölgede doğası ve ağaçlık alanları bilindiğinden ağaçların güvenlik gerekçesi ile kesildiğini, alana girişlerin yasaklandığını, 100 hektardan fazla alandan kesimin yapıldığı, verilmiş olan iznin şekli anlam taşıyacağı, hukuki anlamda geçerli olmayacağından, bölgenin ekolojik yapısının bozulduğundan kesim izni verenlerin ve bu izin doğrultusunda kesim yapanlar hakkında şikayetçi olunup yürütmenin durdurulması” istendi.

Savcılığa göre suç değil

Ancak savcılık, dilekçeyi işleme alıp idare mahkemesine sevk etmek yerine soruşturmaya yer olmadığına karar verdi. 5 Nisan’da 2023/1026 No’lu karar ile savcılık, ağaç kesiminin suç olmadığına, iddiaların araştırılmasına da gerek olmadığına karar verdi. Hiçbir ‘Çevresel Etki Değerlendirme’ raporu hazırlanmadan, bölge halkının fikri alınmadan yapılan bu kıyım, yargı yolu ile suç sayılmadı.

Doğa yok edilecek

Güvenlik kaygısı ile yapılan baraj, vadinin bütün güzelliklerini yok edecek. Godernê’nin su altında kalması, endemik hayvan türleri olan başta semenderler olmak üzere kaplumbağa, tilki, domuz gibi birçok canlıyı ve doğal yaşam alanlarını yok edecek. Yine ağaçların kesimi ile o doğadan beslenen binlerce kuş türünün yuvaları yok edilecek.

Eşsiz güzellikteki şelale

Yok olacak bir diğer güzellik ise Godernê Şelalesi. Şelale suyunun döküldüğü yerlerde oluşan minik havuzlar doğal travertenleri andırıyor. Suyun akışı ve güneşin suya yansıması ile oluşan küçük su gökkuşağı ise gelen misafirleri adeta büyülüyor. Bölgedeki çok sayıda mağara, su yolları, su depoları ve kaya kiliseleri, baraj ile birlikte su altında kalacak. Vadiye bağlı Hevika ile Kanika’da ve yine vadinin devamında Kelê’de tarihsel ve toplumsal hafıza için önemli olan kaya mezarlar ve anıt mezarlar ile Mervaniler döneminden kalma Taşköprü bulunmaktadır. Neolitik dönemden günümüze kalan mağaralar insanlık tarihine ışık tutarken, baraj, insanlığın hafıza ve tarihini sularla boğacak.

Proje kapsamında şu ana kadar 10 köy su altında kalırken yaklaşık elli köyün de su altında kalması bekleniyor. Su altında kalacak köylerde yaşayan binlerce insan bu nedenle bağ ve tarlalarını bırakarak göç etmek zorunda kalacak.

#Ağaç #kıyımı #suç #değilmiş

Alevi Gazetesi Haber Merkezi
Alevi Gazetesi Haber Merkezi
Alevi Gazetesi Haber Merkezi, ulusal ve uluslararası haber ajanslarından derlenen haberleri Alevi toplumunun bakış açısıyla okuyucularına sunar.
spot_img

En Çok Okunanlar

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Yazardan Daha Fazlası

Londrada Alevilik Üzerine Panel Düzenlenecek

Londra'da 16 Mayıs'ta "Alevilik ve Gelecek" başlıklı bir panel düzenlenecek. Etkinlikte azınlık kimliği, aidiyet ve göç gibi konular tartışılacak, farklı konuşmacılar deneyimlerini paylaşacak.

Alevi Ansiklopedisi, dijital platformda yayımlandı

Alevi Ansiklopedisi, Alevi inanç ve kültürünü dijital platformda derleyerek 2 Temmuz 2025'te yayımlandı. Çok dilli yapısıyla dikkat çeken ansiklopedinin, 100'ün üzerinde akademisyenin katkısıyla zenginleştiği ve 2,5 milyonun üzerinde ziyaretçi aldığı belirtildi.

AABF NRW İnanç Kurulu Yıllık Toplantısını

Almanya Alevi Birlikleri Federasyonu (AABF) NRW İnanç Kurulu, Köln'deki Alevi Kültür Merkezi'nde yıllık toplantısını gerçekleştirdi. Toplantıda Alevi değerlerinin önemi vurgulanırken, ana ve dedelerin katkısının örgütlenmenin güçlenmesi için hayati olduğu belirtildi.

Alevi kadınlarının sesi daha fazla duyulmalı!

Demokratik Alevi Dernekleri Eş Genel Başkanı Mercan Gül, Alevi kadınlarının karşılaştığı zorlukları ve asimilasyon sürecinin etkilerini vurgulayarak, kadınların sesinin daha fazla duyulması gerektiğini ifade etti. Gül, göç ve kapitalist sistemin getirdiği baskıların Alevi kadınlarının
spot_img