Asaf Koçak’ın Ardından

Madımak’ın içinden bir beden çıkarıyordu itfaiye eri. Yüzünü ateş tanınmaz hâle getirmişti ama onu tanıyanlar biliyordu; o beden, yıllarca kalemiyle karanlığa çentik atan Asaf Koçak’tı.

İnsanın boğazına düğümlenen söz o gün de aynıydı, bugün de aynı: “Sivas, sana verdik; senden isteriz. Canlı verdik, canlı isteriz.”

Asaf, oraya ölüm aramaya gitmemişti. Bir şenliğe, bir türküye, bir dost meclisine gitmişti. Anadolu’nun yoksul çocuklarından biri olarak büyümüş, eline kalem almış, gördüğü haksızlıkları çizgileriyle anlatmıştı. Kimi insanlar para biriktirir, Asaf insan biriktirmişti.

2 Temmuz günü yakılan yalnızca insanlar değildi. O gün, bu ülkenin aydınlığına, sözüne, sazına, kalemine ve itirazına saldırıldı. Yangının hedefi otelde bulunan insanlar kadar onların temsil ettiği düşünceydi.

Aradan otuz üç yıl geçti. Ateşi yakanların öfkesi küle döndü ama Asaf’ın çizgileri hâlâ yaşıyor. Çünkü zulmün ömrü ne kadar uzun görünürse görünsün, bir gün biter. Geriye ise direnenlerin adı kalır.

Asaf Koçak bugün bir karikatürden, bir mızıkadan, bir dost sohbetinden bize bakıyor sanki. Ve her 2 Temmuz’da aynı soruyu bırakıyor önümüze:
İnsanını koruyamayan bir ülke, hangi geleceği kurabilir?

Bu yüzden Sivas yalnızca geçmişin değil, bugünün de meselesidir. Çünkü adaletin eksik kaldığı yerde yangın sönmez; yalnızca şekil değiştirir.
9 Haziran 2026

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Yazarın Diğer Yazıları

İlgili Yazılar

Alevi Deyişleri Mafya Anlatısının Parçası Değildir

Alevi deyişlerinin mafya dizilerinde kullanılması masum, rastlantısal ya da yalnızca estetik bir tercih değildir. Bu kullanım, Alevi inancının, tarihsel hafızasının ve ahlaki öğretisinin bilinçli...

Munzur Baba’ya Dokunmayın!

Kutsallarımıza, inancımıza, adaletimize el uzatmayın! Munzur, yalnızca bir dağ, bir gözeden süzülen su değildir. Munzur, Dersim’in kalbidir; Alevilerin yüzyıllardır Hakk ile, doğayla, insanlıkla kurduğu rızalık...

Sandığın Gölgesinde Unutulan Halk

Bugün memleket günlerdir yine aynı tartışmanın içinde dönüp duruyor. Bir mahkeme kararı, bir parti içi hesaplaşma ve koltukların etrafında büyüyen siyasal gerilimler gündemi belirliyor....