Alevi Gazetesi – CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun soy kütüğünü ele alan kitabıyla dikkat çeken Ensar Öğüt, bu kez Osmanlı arşivlerindeki tarihi belgeleri gün yüzüne çıkaran yeni bir eser kaleme aldı. “Osmanlı Arşivlerinde Çepni Türkmen Alevileri” adlı kitap, Legem Yayınevi aracılığıyla yayımlandı.
Toplam 372 sayfadan oluşan eser, Osmanlı arşiv belgelerinin tercüme edilmesi ve incelenmesiyle hazırlandı. Kitap, Çepni Türkmenlerinin ve bölgedeki Alevi-Kızılbaş topluluklarının tarihsel izlerini, demografik yapılarını, yerleşim alanlarını ve sosyo-kültürel yaşam biçimlerini birinci elden belgelerle ortaya koyuyor.
Öğüt, daha önce “Kureşan Ocağı Kemal Kılıçdaroğlu”, “Adalet Adamı Kemal Kılıçdaroğlu”, “Alevi İnanışları ve Devşirmeler” ile “Faiz Kıskacında Devlet ve Tarım” isimli eserleriyle tanınmıştı. Bu çalışma, yazarın beşinci kitabı olma özelliğini taşıyor.
Kitap, BKM Kitap başta olmak üzere seçkin kitapçılarda ve dijital platformlarda satışa sunuldu.
Sırada ne var: Kitap, 372 sayfadan oluşmakta ve Osmanlı arşiv belgelerinin tercüme edilmesi ve incelenmesiyle hazırlandı.
Kızılbaş — Kızılbaş (Türk. Kızılbaş, Fars. Qizilbāsh), kelime anlamıyla “kızıl baş” olup, Anadolu’da Safevî ailesinin (Fars. dūdmān, Türk. Ocak) manevi önderliği altında, nonkonformist Sufi çevreleri ile radikal derviş gruplarının oluşturduğu bir koalisyon tarafından şekillenen dinî-siyasal bir hareketin mensuplarını ifade eden bir addır. Terim ilk kez 15. yüzyılın sonlarında ortaya çıkmış olup, Safevî tarikatının Sufi savaşçıları tarafından giyilen ve On İki İmam’ı simgeleyen on iki dilimli kızıl başlıktan (Fars. tāj-i ḥaydarī) türemektedir. Kızılbaş toplulukları, modern Alevi gruplarının öncüllerini oluşturmaktadır.
Çepni Alevileri — Çepni Alevileri, Anadolu Aleviliğinin önemli bir kolunu oluşturan ve günümüzde Batı Anadolu, Karadeniz ve Güneydoğu Anadolu’nun belirli bölgelerinde varlığını sürdüren bir topluluktur. Tarihsel kökenleri itibarıyla Oğuz Türklerinin boylarından biri olarak kabul edilen Çepniler, hem Türkmen kimliği hem de Alevi inancıyla öne çıkmışlardır. Çepni Alevileri, Anadolu’nun sosyo-kültürel yapısının dönüşüm sürecinde önemli bir rol oynamış, özellikle 13. yüzyıldan itibaren Anadolu’ya yapılan Türkmen göçleriyle birlikte bölgenin sosyokültürel dokusuna katkıda bulunmuşlardır. Bu topluluk, Alevi inancının temel prensiplerini benimsemekle birlikte, kendine özgü gelenekleri, ritüelleri ve tarihsel deneyimleriyle diğer Alevi gruplardan ayrışmaktadır. Özellikle inanç pratiklerinde, dedelik kurumu, cem törenleri ve musahiplik gibi Aleviliğin ortak unsurlarını taşımalarına rağmen, yerel kültürle harmanlanmış özgün uygulamaları dikkat çekmektedir.