Yazar Zeki Bayhan, ‘Kapatılmışların Dünyasından-Yüzleşmeler, Sesler, Algılar’ adlı eserinde toplama kamplarından hapishane rejimine kadar egemenlik sistemini ele alıyor. Dipnot Yayınları tarafından yayımlanan kitap, kapatılan ve hapsedilen insanların yaşamlarını, duygusal ve düşünsel dünyalarını içeriden bir bakış açısıyla anlatıyor. Bayhan, eserini yazmadan önce İmralı’da Abdullah Öcalan’ın sekreteryasında görev yapıyordu.
Kitap, Bayhan’ın hapishane rejiminin insan psikolojisi üzerindeki etkilerini sakin ve edebi bir dille okura sunuyor. Yazar, hapishanelerin ve toplama kamplarının tarihsel süreçte nasıl birer kontrol mekanizması olarak işlev gördüğünü ortaya koyuyor. Bayhan, birçok tutsağın deneyimlerinden yola çıkarak, bu rejimlerin dışarıdaki sosyal yapıyı nasıl şekillendirdiğine dair örnekler veriyor.
Özellikle Türkiye’de hapishane rejiminin gündelik yaşam üzerindeki etkilerini vurgulayan Bayhan, ekonomik ve politik eşitsizliklerin yaşandığı toplumlarda hapishanelerin doluluk oranının yüksek olduğunu ifade ediyor. Geçmişten günümüze örnekler vererek, Ebu Gureyb’den Guantanamo’ya kadar çeşitli kapatma rejimlerini analiz ediyor ve bu sistemlere karşı direnişleri de ele alıyor.
Bayhan, 28 yıllık bir tutsaklık deneyimi ile edindiği gözlemlerini aktararak, kapatma rejimlerinin insan psikolojisine etkilerini sorguluyor. Kitap, okuyucusunu hapishanesiz bir dünya umuduyla düşünmeye davet ediyor ve bu konudaki politikaların geliştirilmesi gerektiğinin altını çiziyor. Sonuç olarak, yazarın bu içten anlatımı, insanların kendilerini ve çevrelerini yeniden düşünmelerine yardımcı olmayı amaçlıyor.
📌 ALEVİ GAZETESİ’NİN NOTU
Zeki Bayhanın eseri, hapishane rejimlerinin sadece bireyleri değil, toplumsal yapıyı da derinden etkilediğini çarpıcı bir biçimde ortaya koyuyor. Alevi toplumunun tarihsel olarak maruz kaldığı ayrımcılıklar ve baskılar, hapishanelerdeki deneyimlerle bir araya geldiğinde, bu zulmün boyutları daha net bir şekilde anlaşılmaktadır. Bayhanın analizleri, sadece bireysel acıları değil, aynı zamanda bu rejimlerin Alevilik gibi çok kültürlü ve çok dilli yapıları tehdit eden kontrol mekanizmaları olduğunu da gözler önüne seriyor. Bu tür eserler, toplumsal duyarlılığı artırarak, mazlumların sesini duyurmak açısından büyük bir önem taşımaktadır.
— Alevi Gazetesi Editörü