Kerbela’nın Hakikati ve Matem Orucu

Matem orucu, Kerbela’yı yalnızca ağlama duvarına dönüştürmek değil, Kerbela’nın hakikatini anlamak ve günümüzde küreselleşen Yezid zihniyetine karşı insanların Hüseyni ve Zeynebi duruşunu aktarmaktır.

Kerbela, despotluğa biat etmemenin ve Yezidliğe boyun eğmemenin en çarpıcı örneğidir. Hz. Hüseyin’in sergilediği direniş, hak, adalet ve insanlık için direnme erdemini kazandırır. Zalimler ve onların zulmü karşısında mazlumdan yana olmayı ve masumiyeti savunmanın manifestosudur.

Akıl ile cehaletin, sevilenlerle lanetlenenlerin, erdemlilerle zehirlenmiş hırslıların, direnenlerle teslimiyetin adıdır. Hz. Hüseyin ve Zeynep ile Muaviye ve Yezid arasındaki farkı bize gösterir. Hz. Hüseyin, zulme karşı direnmenin ve hakkı savunmanın sembolüdür. Zeynep ise, bu direnişi anlatma ve yayma görevini üstlenmiş, adaletin sesi olmuştur.

Bugün, küreselleşen Yezid zihniyetiyle karşı karşıyayız. Bu zihniyet, adalet, eşitlik ve insan haklarını hiçe sayan bir anlayışı temsil ediyor. Matem orucu, bu zihniyete karşı durmanın, hakikati savunmanın ve insanlığın yanında olmanın simgesidir.

Matem ayı, sadece geçmişin yasını tutmak değil, aynı zamanda günümüzün zulüm ve adaletsizliklerine karşı da bir duruş sergilemeyi gerektirir.

Matem orucu, Kerbela’da yaşanan trajedinin hatırasını yaşatırken, aynı zamanda günümüzdeki haksızlıklara ve adaletsizliklere karşı da bir duruş sergilemeyi ifade eder. Bu oruç, sadece geçmişte yaşanan acıları anmakla kalmaz, aynı zamanda bugünün zalimlerine karşı bir direnç göstergesidir. Hüseyni bir duruş, zalime boyun eğmemek, mazlumun yanında yer almak anlamına gelirken; Zeynebi bir duruş, bu direnişi anlatmak, yaymak ve gelecek nesillere aktarmak demektir ve sessiz sedasız tutulması, derin bir içsel tefekkür ve manevi bir yolculuk anlamına gelir. Bu dönemde tutulan oruç, bireyin kendi iç dünyasında Kerbela’nın hakikatini anlamasını ve bu hakikati günlük yaşamında yaşatmasını sağlar. Hüseyni ve Zeynebi duruş, her dönemde zulme karşı direnmenin ve adaleti savunmanın en güçlü ifadesidir ve matem orucu bu duruşun sessiz ama güçlü bir ifadesidir.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Yazarın Diğer Yazıları

İlgili Yazılar

Bazı Acılar Zamanla Geçmez, Çoğalır

24 Nisan 1915, İttihatçı Hükümeti'nin Osmanlı'daki Ermeni tebaasını yok etme planlarının uygulamaya konulduğu tarihtir. 24 Nisan, sürgüne gönderilen Ermeni müzisyen Gomidas Vartabed'in, Halide Edip...

Dün Soma Bugün Amasra Kader Değil Katliam

Türkiye en büyük madenci cinayetini Soma’da yaşamıştı. Yıllardır Soma’dan yükselen acı, feryat, öfke çoktan Türkiye’nin sınırlarını aşmış, dünyanın her yerine ulaşmış durumdaydı. Nasıl ulaşmasın...

Açılım Aldatmacası Ve Aleviler

AKP Hükümeti 2009/2010 yıllarında Alevi Açılımı adı altında bir çok meseleyi tartışmaya açmış ve özellikle Alevi kamuoyunu büyük bir beklentiye sokmuştu. Aylarca süren tartışmalar...