Yüksel Mutlu, Madımak Katliamı’nın yaşandığı 2 Temmuz 1993’teki olayların ardından, Madımak Oteli’nin hala bir ‘Utanç Müzesi’ olarak kabul edilmediğini belirtti. Mutlu, bu durumun Alevi toplumunun hafızasında derin izler bıraktığını ifade etti.
Mutlu, 30 yıl sonra bile Madımak’ın bir müze olarak işlev görmemesinin, toplumsal yaraların hala tam olarak sarılmadığını gösterdiğini dile getirdi. Alevilik inancının ve tarihinin gereği gibi anılmadığını vurgulayan Mutlu, bu konuda toplumda bir bilinç oluşturulması gerektiğinin altını çizdi.
Madımak’ın hala bir utanç kaynağı olduğunu belirten Mutlu, Alevi toplumu için bu durumun unutulmaz bir travma olduğunu ifade etti. Katliamın ardından yaşananlar, Alevilerin eşit yurttaşlık taleplerini daha da güçlendirmiştir.
Bu bağlamda, Mutlu, toplumsal hafızanın korunması ve inanç özgürlüğünün sağlanması için çaba sarf edilmesi gerektiğini vurguladı. Alevi toplumunun yaşadığı acıların ve taleplerinin görmezden gelinmemesi gerektiğini söyledi.
📌 ALEVİ GAZETESİ’NİN NOTU
Madımak Katliamının üzerinden 30 yıl geçmesine rağmen, Madımak Oteli’nin hala bir Utanç Müzesi olarak kabul edilmemesi, Alevi toplumunun hafızasındaki derin yaraları açmaya devam etmektedir. Bu durum, inanç özgürlüğü ve eşit yurttaşlık taleplerinin ne denli önemli olduğunu bir kez daha gözler önüne sermektedir. Alevi halkının yaşadığı acıların görünmez kılınması, toplumsal adalet arayışını sekteye uğratmaktadır; bu nedenle, geçmişin karanlık izlerini aydınlatmak ve toplumsal hafızayı korumak elzemdir.
— Alevi Gazetesi Editörü