Nidal Hawari, Alevilik ile ilgili önemli bir tartışma başlatarak, Nusayri Aleviliği’nin tevhid değil, tefrid inancına sahip olduğunu öne sürdü. Hawari, bu inancın kökenlerini Tetrapolisi olarak bilinen Samandağ, Antakya, Latkiye ve Afamya’nın tarihine dayandırıyor. Söz konusu inancın, Slevkos döneminde Alevî Gonstik inancının şekillendiği dönemle bağlantılı olduğunu ifade etti.
Hawari, tefrid inancında evrenin yaratıcısının tek bir Tanrı olmadığını, bunun yerine yardımcıların bulunduğunu belirtti. Bu yardımcıların, evrenin özünden gelerek doğayı, sağlığı ve diğer unsurları oluşturduğunu vurguladı. “Beş yetim” olarak adlandırılan bu varlıkların, Alevilikte önemli bir rol oynadığını ve her birinin farklı görevleri olduğunu açıkladı.
Ayrıca, bu yardımcıların isimlerinin tarihsel gerçeklerle örtüşmediğini, sadece birer rumuz olduğunu belirtti. Hawari, Mıkted el Yamin’in, antik tanrılarla olan ilişkisini örnek göstererek, bu inancın Platoncu bir anlayışla açıklanmaya çalışıldığını ifade etti. Nusayri Aleviliği’nin, yaygın olarak bilinen tevhid inancı ile benzerlik göstermediğini vurguladı.
Bu açıklamalar, Alevilikteki inanç çeşitliliğini ve derin tarihsel bağları gözler önüne seriyor. Alevilik, farklı yorum ve anlayışlarla zenginleşen bir inanç sistemi olarak varlığını sürdürüyor. Hawari’nin bu tartışmalarla, Nusayri Aleviliği’nin kendine özgü inanç yapısını anlamamıza katkı sağladığı söylenebilir.
📌 ALEVİ GAZETESİ’NİN NOTU
Nidal Hawarinin Nusayri Aleviliği üzerine yaptığı tespitler, Alevi inancının zenginliğini ve çeşitliliğini gözler önüne seriyor. Ancak bu farklılıklar, Alevilik anlayışını sorgulamak yerine, toplumsal birliğimizi pekiştirmeli ve ötekileştirmeden uzak durmalıyız. İnançlarımızın köklerine sahip çıkarak, tarihsel bağlarımızı daha da güçlendirmek, hem bireysel hem de toplumsal bir sorumluluktur.
— Alevi Gazetesi Editörü