Ana Sayfa Blog Sayfa 1002

Sanatçılara Musa Orhan davaları: Melek Mosso’ya da açıldı – Yeni Yaşam Gazetesi

İpek Er’e cinsel saldırıda bulunduğu için ceza alan Musa Orhan’a ‘hakaret’ gerekçesiyle şarkıcı Melek Mosso’ya da dava açıldı

Şarkıcı Melek Mosso hakkında, Batman’da 18 yaşındaki İpek Er’e cinsel saldırıda bulunmak ve intihara sürüklemekten 10 yıl hapis cezası alan eski uzman çavuş Musa Orhan’a sosyal medyadan hakaret ettiği gerekçesiyle dava açıldı.

İddianamede Mosso’nun Twitter hesabından Orhan aleyhinde paylaşımda bulunduğu belirtilerek, 2 yıl 4 aya kadar hapsi istendi.

Mosso, oyuncu Ezgi Mola’nın, Musa Orhan’a “tecavüzcü şerefsiz” diyerek hakaret ettiği iddiasıyla yargılandığı davada mahkum edilmesine sosyal medya hesabından tepki göstermişti. “Ezgi Mola yalnız değildir” etiketiyle paylaşım yapan Mosso, “Tecavüzcüleri koruyan bu sisteme yazıklar olsun” yazdı.

T24’ten Asuman Aranca’nın haberine göre, Mosso’nun paylaşımının üzerine Orhan’ın avukatı Mehmet Erkan Akkuş, Mosso hakkında suç duyurusunda bulundu. Şikayet üzerine başlatılan soruşturmada taraflar uzlaşamayınca Ankara Başsavcılığı, Mosso hakkında “sesli, yazılı veya görüntülü bir ileti ile alenen hakaret” suçundan iddianame düzenledi.

2 yıl hapis istendi

İddianamede savunmasına yer verilen Mosso, yaptığı paylaşımın genel bir paylaşım olduğunu belirterek, şikayetçi Orhan’ı doğrudan hedef almadığını söyledi. Paylaşımı, Orhan’a yönelik hakaret niteliğinde olduğu kaydedilen iddianamede Mosso’nun 2 yıl 4 aya kadar hapsi istendi.

Ankara Başsavcılığı, daha önce de Ezgi Mola, Farah Zeynep Abdullah ve Hazal Kaya hakkında Musa Orhan’a hakaret ettikleri gerekçesiyle dava açmıştı.

ANKARA

#Sanatçılara #Musa #Orhan #davaları #Melek #Mossoya #açıldı #Yeni #Yaşam #Gazetesi

Xoy’da deprem: 7 kişi yaşamını yitirdi

İran’ın Xoy kentinde yaşanan depremde 7 kişi yaşamını yitirdi

Rojhilat’ın Xoy kentinde 28 Ocak’ta meydana gelen 5.9 büyüklüğündeki depremin tablosu giderek ağırlaşıyor. Depremde, 7 kişinin yaşamını yitirdiği 800’den fazla kişinin ise yaralandığı öğrenildi.

Evleri yıkılan yüzlerce kişi kış aylarının zorlu şartları altına herhangi bir yardım alamadan yaşam mücadelesi veriyor. İranlı yetkililer halka yardım ettiklerini iddia etse de, yurttaşlar herhangi bir yardımın yapılmadığını söylüyor.

DIŞ HABERLER

 

#Xoyda #deprem #kişi #yaşamını #yitirdi #Yeni #Yaşam #Gazetesi

Blinkenı: Kuzey ve Doğu Suriye’ye operasyon kimsenin çıkarına değil

ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken, Kuzey ve Doğu Suriye’ye yönelik olası bir operasyonun kimsenin çıkarına olmadığını söyledi

ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken, başladığı Ortadoğu turunda Mısır, İsrail ve Filistin’de bir dizi görüşmeler yapacak. Al-Arabiya’ya konuşan Blinken, Türkiye’nin Rojava’ya yönelik askeri operasyonu ve Esad yönetimi ile normalleşmeye karşı olduklarını belirterek, İran’a yönelik ise diplomaside sonuç alınamazsa askeri seçeneğin masada olduğu mesajını verdi.

İran için ‘her şey masada’ cevabı

İran’a ilişkin birçok seçeneğin masada olduğunu söyleyen Blinken, “İran’ın nükleer programıyla ilgili endişelerini gidermenin en etkili yolunun diplomasi olduğuna inanmaya devam ediyoruz. Diplomasi asla masadan kalkmaz. Ancak Başkan Biden, İran’ın nükleer silah edinmemesi konusunda kararlı olduğumuzu ve bunun olmamasını sağlamak için her seçeneğin masada olduğunu da açıkça belirtti. Ama bizim tercih ettiğimiz yol diplomasi olurdu” dedi. “Buna askeri seçenek de dahil mi?” sorusuna Blinken, “Her şey masada” yanıtını verdi.

Kuzey ve Doğu Suriye’ye saldırı kimsenin çıkarına değil

“Türkiye’nin, Kuzey ve Doğu Suriye’deki saldırılarını destekliyor musunuz? Ve Türkler ile diğerlerinin Esad rejimine yönelik bu yakınlaşmasını nasıl görüyorsunuz?” sorusuna ise Antony Blinken, şu yanıtı verdi: “Yani iki şey. Kuzey Suriye’ye gelince, herkesi suları sakinleştirmeye çağırdık. Ve bizim ihtiyacımız olmayan şey, bence kimsenin ihtiyacı olan şey Kuzey Suriye’de bir askeri harekat değil. Bu, elbette sivillere ve masum insanlara çok büyük zarar verme riskini taşır. Bu aslında IŞİD’i uzakta tutmaya devam etme çabalarını sekteye uğratabilir ve olması gereken yere odaklanmayı engelleyebilir. Ve açıkçası, kimsenin çıkarına değil. Türkiye’nin meşru güvenlik çıkarları var. Buna itiraz yok. Ancak bu çıkarlar, bence bir askeri müdahale olmadan da etkili bir şekilde ele alınabilir.”

Esad ile normalleşmeyi desteklemiyoruz

Esad rejimine ilişkin de konuşan Blinken, “Esad rejimi söz konusu olduğunda, bakın, biz çok netiz. Normalleşmeyi desteklemiyoruz. Zorluk şudur: Birleşmiş Milletler bir süreç, ilgili BM Güvenlik Konseyi kararlarının uygulanmasına yol açan adım adım bir süreç, ileriye dönük siyasi bir yol önerdi. Bunu destekliyoruz. Ne yazık ki Esad rejimi bu süreçte yer almıyor ve almayı da reddetti. Olmadığı sürece, nasıl ilerleyebileceğinizi görmek çok zor” dedi.

MA

#Blinkenı #Kuzey #Doğu #Suriyeye #operasyon #kimsenin #çıkarına #değil #Yeni #Yaşam #Gazetesi

Evin Goyî: IŞİD’le ön saflarda savaştı

Kürt kadın hareketinin önemli isimlerinden Evin Goyî, 23 Aralık 2022’de Paris’te katledildi. Evin Goyi’yi anlatan mücadele arkadaşları, ‘Evin kelimelere sığdırılacak biri değil. O hem ülke hem duygu hem de isyandı’ dedi

Kürt kadın mücadelesinin öne çıkan isimlerinden Evin Goyî, 1997 yılında Şirnex’ın Qilaban (Uludere) ilçesine bağlı Hilal köyünde dünyaya geldi. 1998 yılında PKK’ye katılan Goyî, kadın devriminin gerçekleştiği Rojava’da IŞİD’e karşı da mücadele etti. Sağlık sorunları nedeniyle tedavi olmak için Avrupa’ya giden Goyî, Kürdistan’ın dört parçasına kadar mücadelesini büyüttü. KCK Yürütme Konseyi üyesi Evin Goyî (Emine Kara), 23 Aralık 2022’de Paris’te Ahmet Kaya Kürt Kültür ve Sanat Merkezi’ne yapılan saldırıda sanatçı Mîr Perwer ve yurtsever Abdurrahman Kızıl ile birlikte hayatını kaybetti.

Evin Goyî’nin yeğeni Helin Kara, Rojava Özerk Yönetimi Kadın Kurulu Başkanı Adalet Ömer ve Avrupa Kürt Kadın Hareketi üyesi Medya Botan, Evin Goyî’ye dair konuştu.

Küçük yaşta büyük isyan

“Evin 34 yılını Kürt halkının özgürlük mücadelesine verdi. Kurdistan’ın her parçasını gezdi, sorumluluklarını yerine getirmeye çalıştı” diyerek sözlerine başlayan Helin Kara, öncü kadınların hedef alınarak Kürtlerin gücünün kırılmak istendiğini, Evin Goyî’nin de bu nedenle hedef alındığını vurguladı.
Kara, “Hatırladığım ve bana söylendiği kadarıyla Evin genç yaşta gerilla saflarına katılır. O yaşlarda mevcut toplumu inceler ve okulda yaşadığı çatışmalar küçük yaşta büyük bir isyana neden olur. Kürtler ve kültürleri üzerindeki yasaklamalar onun için çok zordu. Sıradan bir insan olmayacağı o zaman anlaşılmıştı” dedi.

Toplum kalıplarına başkaldırdı

Evin Goy’i’nin kendisine dayatılan yabancılaşmayı gördüğünü ve hayatı boyunca bunun için çok çalıştığını söyleyen Kara, şöyle devam etti: “Sisteme başkaldırdığı gibi toplum kalıplarına da başkaldırdı. Direnerek cesaret yarattı. Evin, bilerek ve planlanarak katledildi. Bunun Paris’teki ilk katliam olmadığını biliyoruz. Kürt halkının tavrı katliamları boşa çıkarıyor. Kürtler hesap istiyor. Şimdi kaderi kabullenmiyor ve katliamlara tavır alıyorlar.”

Evin direnişiyle tanınıyordu

Evin Goyî ile 30 yıl önce tanıştığını belirten Medya Botan ise onun doğalllığıyla dikkat çektiğini dile getirdi. Goyî’nin herkesi dinleyip güç verdiğini iafade eden Botan, “Botan, baskı ve imha politikalarına karşı direnişiyle tanınıyor. Uzaktan bakıldığında naif görünüyordu ama içinde bir fırtına yaşıyordu. Bu fırtına tamamen güç ve direnişi barındıran bir durumdu. Mücadelenin içinde, asaletiyle uzun yıllar başarılı bir mücadele yürüttü” diye konuştu.

Kadın platformları kurdu

Medya Botan, Evin Goyî’yi öncü bir kadın olarak tanımlayarak, “Evin berrak su gibiydi. Özgürlük mücadelesini evrensel kılmak için elinden gelen her şeyi yaptı. Heval Evin burada birçok kadın platformu kurmuştur. Doğu Kürdistanlı kadınların coşkusu ile ilk olarak Paris’te ‘Jin jiyan azadî Platformu’nu kurdu. Onlarca kadın örgütünü bir araya getirdi. Bununla birlikte güçlü bir örgütlülük doğdu” ifadelerini kullandı.

Yüzlerce Evin doğmalı

Sistemin Evin Goy’i’den korktuğunu belirten Botan, sözlerine şöyle devam etti: “Evin arkadaşımızın intikamını bu şekilde alacağız. Yerine binlerce Evin doğmalı. Hepimiz Eviniz. Evin gibi birçok kadın da mücadeledeki rolü ve misyonu nedeniyle hedef alındı. Kürt kadınlarını böyle korkutmak istiyorlar. Ancak bu korku politikaları mücadelemizi bastıramaz. Latin Amerika’dan Fransa’ya ve Orta Doğu’ya kadar milyonlarca insan Evin’in direnişine sahip çıktı.”

Öncü kadınlar hedefte

Adalet Ömer de ulus devlet sisteminin ve hegemonik sistemlerin bilinçli kadınlardan ve onların örgütlü isyan hareketlerinden her zaman korktuğunu söyledi. Ömer, “İşte bu yüzden ilk önce kadınlar hedef alınıyor. DAİŞ zihniyetine başkaldıran kadınlar şimdi de işgalcilerin hedefinde. Onları gerileten ve onları yenenler yine kadınlardır. Evin, hakikati anlamıştı ve kadın mücadelesini başarıya ulaştırmak için büyük hedefleri vardı. İnsanlar bunları kelimelerle anlatamaz. Evin arkadaş mücadelede bir aşamayı kat eden kişiliklerden biriydi” sözlerini kullandı.

Fransa’nın göbeğinde katledildi

Evin Goyî’yi anlatmayı sürdüren Adalet Ömer, son olarak şunları söyledi: “Mücadele yolculuğunda Kürt kadınına nice başarılar kazandırdı. Onlarca perspektif verdi. Yüzlerce kadın örgütledi. Kadınlar ondan feyz ve güç aldılar. Rojava devriminde ön saflarda savaşan kadınlardan biriydi. DAİŞ vahşetine karşı Evin bir öncüydü. Dêrik, Tibespiye, Tiltemer ve tüm şehirlerde bu direnişin izlerini bıraktı. Kürt kadınının gücünü gören işgalci devletler, hep Kürt toplumunu yok etmek istediler. Evin, Fransa’nın göbeğinde, demokrasiler ülkesi olarak bilinen yerde katledildi.”

Kaynak: JINNEWS / Medya Üren 

#Evin #Goyî #IŞİDle #ön #saflarda #savaştı #Yeni #Yaşam #Gazetesi

Komplo İmralı’da direnişe çarptı

PKK Lideri Abdullah Öcalan’ın uluslararası bir komployla 15 Şubat 1999’da Türkiye’ye getirilerek, İmralı F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Cezaevi’nde ağır tecrit koşulları altına alınmasının üzerinden 24 yıl geçti

Sovyetler Birliği’nin çökmesi sonrası şartlar batı emperyalist blok lehine değişti. Amerika Birleşik Devletleri (ABD) öncülüğünde 1949’da kurulan Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü’nün (NATO) başını çektiği hegemonik güçler, oluşan boşlukta Ortadoğu coğrafyasını yeniden dizayn etmeye başladı. Bu dizayn planının adı daha sonra Büyük Ortadoğu Projesi (BOP) olarak açıklanacaktı. İspanya ve Türkiye’nin eş başkanlık düzeyinde taşeronluğuna soyunduğu bu plan, ilk kez 7 Ağustos 2003’te dönemin ABD Başkanı George W. Bush’un Ulusal Güvenlik Danışmanı Condoleezza Rice tarafından “Transforming Middle East” başlıklı makaleyle dünyaya duyuruldu.

Plan kapsamında Afganistan, Irak, Mısır, Tunus, Libya ve Suriye gibi birçok ülkeye peş peşe müdahaleler gerçekleştirildi. Türkiye’ye ise, “lojistik üs” rolü biçildi. Çeşitli gerekçelerle yapılan müdahaleler sonrası ülkelerin enerji kaynakları batılı şirketlere peşkeş çekildi. Ancak planın hayata geçmesi, bölgedeki devrimci ve özgürlükçü güçler ile önderlerini ortadan kaldırmakla mümkündü. Bu kapsamda Öcalan’ın imha ve tasfiyesi hedeflendi; arkasında ABD, İngiltere ve İsrail’in yer aldığı güçler tarafından komplonun startı verildi.

‘20 yıl seni araştırdım’

Abdullah Öcalan, Avrupa’da gittiği her ülkede kapılar bir bir yüzüne kapanırken İsviçre’den gelen ve NATO Gladiosu veya CIA tarafından ayarlanan gizli uçak, 2 Şubat 1999 tarihinde Kenya’daki Nairobi Havaalanı’na indi. Burada Öcalan’ı, Kenya Büyükelçisi George Kostoulas karşıladı. Kostoulas’un havaalanında ilk defa karşılaştığı Öcalan’a, “NATO’da 20 yıldır sürekli seni araştıran birimin başındayım. Seni gökte ararken yerde buldum” diyerek, NATO’nun Öcalan’ın tasfiyesi için nasıl organize olduğunu gösterdi.

14 Şubat’ta yaşananlar

14 Şubat’ı gecesi Öcalan’ı götürecek uçağın üzerinde bulunan gerçek öğeler silinerek, yerine sahte Malezya bayrağı ve öğeleri takıldı. 15 Şubat 1999 günü sabah saatlerinde elçilik binasına gelen Yunan Büyükelçisi George Kostoulas, Dışişleri Bakanlığı Daimi Sekreteri Kathourima’nın yanına götürüldü. Burada gerçekleşen toplantının ardından Kostoulas, akşam saatlerinde Savvas Kalenderidis’i de yanına alarak eve geri döndü. Kostoulas, Öcalan’a tanınan sürenin 15 Şubat’ta dolduğunu ve elçilik evinden çıkması gerektiğini belirti. Öcalan’ın istediği bir günlük süreyi ise, “Geceleyin neler olabileceğini garanti edemem” şeklinde yanıtladı.

Öcalan’a güvence verildi

Bu görüşmeden bir kaç saat sonra Kenya polislerinin içinde olduğu, Kenya hükümeti plakalı 5 araba, 3 Land Rover tipi cip, Öcalan’ın bulunduğu Yunan elçisi Kostoulas’ın evinin bahçesine park edildi. Araçlarla gelen Kenya İstihbarat Şefi Noan Arap Ta, ilk olarak Kostoulas ile yaptığı gizli buluşmadan sonra Öcalan’la görüştü. Öcalan, hükümet güvencesi olmadan buradan çıkmayacağını belirtti. Noan Arap Ta ise, “Uçak hazır, bir an önce çıkın. Gece yaklaşıyor, geceleyin neler olabileceğini garanti edemem” yanıtını verdi. Öcalan’ın ısrarı üzerine Noan Arap Ta, bu defa daha da ileri giderek, “Çıkmadığınız takdirde gece sizler için kötü olacak, biz ülkemizde kan dökmek istemiyoruz” dedi. Öcalan bulunduğu yerden çıkmak istememesi üzerine, devreye büyükelçi Kostoulas ve istihbaratçı Kalenderidis girdi. Kalenderidis, Yunan hükümeti adına garanti sözü verdi. Bu güvence Öcalan’ın elçilikten çıkmasında etkili oldu.

Kaçırılarak İmralı’ya götürüldü

Elçi Kostoulas’ın evinin bahçesinde tüm itiraz ve tartışmalara rağmen Kenya polisleri, Öcalan’ı Kostoulas ve Kalenderidis’in gözleri önünde kendi araçlarına zorla bindirdi. Öcalan’ı Türkiye’ye götürecek ekip, Uganda’nın başkenti Kampala’da bulunan Entebbe Lake Victoria Hoteli’ne yerleşip, Kenya’dan gelecek haberi bekleyen ekipti. Öcalan, resmi olarak Yunanistan toprağı sayılan Büyükelçi Kostoulas’ın evinden kaçırılarak, Türkiye’ye getirilip İmralı Cezaevi’ne konuldu. Öcalan’ın Türkiye’ye teslim edilmesi ise, dönemin başbakanı Bülent Ecevit tarafından 16 Şubat’ta kamuoyuna duyuruldu.

Ecevit, daha sonra yaptığı bir açıklamada ise, Öcalan’ın Türkiye’ye getirilmesine dair şaşkınlığını, “Amerika bize Apo’yu niye verdi, hala anlamış değilim” sözleriyle dile getirdi.

Komployu boşa çıkardı

Öcalan ve PKK’nin tasfiyesinin amaçlandığı komplo süreci, sonrasında İmralı F Tipi Yüksek Güvenlikli Cezaevi’nde de farklı bir şekilde devam etti. Öcalan, ağır tecrit koşullarında kapitalist sisteme karşı “demokratik, ekolojik ve kadın özgürlükçü” paradigmasını ortaya koydu. Öcalan, devletsiz bir toplum ideali üzerine inşa ettiği fikirleriyle dünyada gözlerin çevrildiği bir lider haline geldi. Öcalan’ın İmralı’daki duruşu ve fikirleri, komployla hedeflenenleri büyük oranda boşa çıkardı.

AMED-MA

#Komplo #İmralıda #direnişe #çarptı #Yeni #Yaşam #Gazetesi

Şenyaşar Ailesi, yağmurun yağmasına aldırış etmeden nöbetini sürdürüyor – Yeni Yaşam Gazetesi

Yağmurun yağmasına aldırış etmeden Adalet Nöbeti’ni sürdüren Şenyaşar ailesi, 3 ay önce zabıtaların el koyduğu pankartın tekrar zabıtalar tarafından özür dilenerek geri iade edildiğini paylaştı

Riha’nın Pirsûs (Suruç) ilçesinde 14 Haziran 2018 tarihinde AKP Milletvekili İbrahim Halil Yıldız’ın koruma ve yakınları tarafından eşi ve iki oğlu katledilen Emine Şenyaşar ve saldırılardan yaralı kurtulan oğlu Ferit Şenyaşar’ın 9 Mart 2021’de başlattığı Adalet Nöbeti, 693’üncü gününde devam ediyor. Anne Emine Şenyaşar ve Ferit Şenyaşar, havanın yağmurlu olmasına aldırmadan Pirsûs ilçesindeki evlerinden gelerek adliye önünde nöbeti başlattı.

Pankart iade edildi

AKP’li Urfa Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı zabıtalar tarafından, 22 Ekim 2022 tarihinde el konulan “Şenyaşar ailesi için adalet” yazılı pankart aileye tekrar iade edildi. Aile yakının dükkanına giden zabıta ekibi, 3 ay önce aldıkları pankartı özür dileyerek iade etti. Aile, nöbette iade edilen pankartı da açtı.

Annenin eli yakan olacak

AKP yönetimindeki zabıtaların bugün itibariyle pankartlarını iade ederek özür dilediğini söyleyen Ferit Şenyaşar, “Meclis’te bulunan AKP içindeki bir milletvekili (Ahmet Eşref Fakıbaba) bu zulümden dolayı istifa etti. Bugün AKP il yöneticileri yanımızdan geçiyorlar ‘Bu milletvekilinin yaptığı katliamı kabul etmiyoruz. Önümüzdeki seçimde milletvekili listesinde yer vermeyeceğiz’ diyorlar. Adalet Bakanı çıkıp ‘Adalet Allah’ın emridir’ diyor. Madem adalet Allah’ın emriyse 65 yaş üstü bu anne neden 2 yıldır adliye kapısında? Yaz, kış demeden nöbet tutuyor.  Annenin talebi adalettir. Eğer Adalet Bakanı Bekir Bozdağ Allah’tan bahsediyorsa, yarın ahiret var, bu annenin eli yakanda olacak. Bu zulmün hesabı sizden sorulacaktır” şeklinde konuştu.

Aile, sağanak yağmura rağmen nöbeti adliye giriş kapısında sürdürüyor.

RIHA

#Şenyaşar #Ailesi #yağmurun #yağmasına #aldırış #etmeden #nöbetini #sürdürüyor #Yeni #Yaşam #Gazetesi

Millet İttifakı’nın seçim vaadi; 240 sayfalık metinde Kürt sorunu yok – Yeni Yaşam Gazetesi

Millte İttifakı Ankara’da seçim vaadini açıklıyor; 240 sayfalık metinde Kürt sorunu ve anadilde eğitim kendine yer bulamadı

CHP, İYİ Parti, Demokrat Parti, DEVA, Saadet Partisi ve Gelecek Partisi’nden oluşan Altılı Masa, bugün Ankara ATO Congresium’da ‘Ortak Politikalar Mutabakat Metni’ni açıkladı.

240 sayfalık metinde, Kürt sorunu, laiklik ve anadilde eğitim kendisine yer bulamadı. Millet İttifakı yapılan toplantılar sonucu oluşturduğu mutabakat metnini ve seçim vaadini açıkladı.

240 sayfada toplanan bu vaatler arasında Kürt sorunu, laiklik ve anadilde eğitimin olmaması dikkat çekti. Binlerce karakterlik metinde Kürt kelimesi tek bir yerde bile geçmiyor.

Öte yandan Altılı Masa’nın ‘Ortak Politikalar Mutabakat Metni’ kitapçık haline getirildi. Metinde “hukuk, kamu yönetimi, adalet ve yargı, şefaflık ve denetim, eğitim ve öğretim, yolsuzlukla mücadele, sosyal politikalar, dış politika, savunma, yenilikçilik, bilim, güvenlik ve göç politikaları, sektörel politikalar’ gibi başlıklar yer alıyor.

YÖK’ün kaldırılacağı ve seçim barajının yüzde 3’e düşürüleceği söylenen metinde kayyum uygulamalarının sonlandırılacağı ifade edildi.

HABER MERKEZİ

 

#Millet #İttifakının #seçim #vaadi #sayfalık #metinde #Kürt #sorunu #yok #Yeni #Yaşam #Gazetesi

‘Barış rüzgârı İmralı’dan geçiyor’ – Yeni Yaşam Gazetesi

Tecride karşı başlatılan Adalet Nöbeti’nin 28’inci gününde konuşan HDP’li vekil Abdullah Koç ‘Barış rüzgârının İmralı’dan geçtiğini biliyoruz’ dedi

Halkların Demokratik Partisi (HDP) milletvekillerinin PKK Lideri Abdullah Öcalan’ın avukatlarıyla görüştürülmesi için başlattıkları Adalet Nöbeti, 28’inci gününde devam ediyor.

Milletvekilleri, Ali Kenanoğlu, Kemal Peköz, Kemal Peköz, Muazzez Orhan, Abdullah Koç, Erdal Aydemir “Tecrit insanlık suçudur”, “İmralı’da görüşme sağlansın” yazılı dövizlerle, Meclis önünde açıklama yaptı.

Tecrit Türkiye halklarına uygulanıyor

Açıklamada konuşan HDP Agirî Milletvekili Abdullah Koç, tecridin insanlık suçu olduğuna dikkat çekerken, “Türkiye’de maalesef 24 aydır Sayın Öcalan ve diğer mahpuslar aileleri ve avukatlarıyla görüştürülmüyor. Bu uygulamalar keyfi uygulamalar, Türkiye’de mevcut infaz hukuku da askıya alınmış durumda, Anayasanın ‘eşitlik hükümleri’ İmralı’da uygulanmıyor. Halk, aileler merak içinde. Uzun bir süredir bu tecrit Türkiye halkları ve siyasetine uygulanıyor” dedi.

Anayasa’ya uyulsun

Koç, şöyle konuştu: “Türkiye halkları ekonomik ve siyasal olarak bir çıkmazda. Şu anda bir seçim süreci yaşanıyor. Seçime giderken ülkenin bütün alanları maalesef kriz içerisinde. Dolayısıyla bu krizleri aşmanın yolu demokratikleşmenin önündeki en büyük engel olan İmralı’daki tecrittir. Bu tecridin kaldırılması Türkiye halklarına nefes aldıracaktır. Bu nedenle 28’inci kez HDP parlamento grubu olarak öncelikle Adalet Bakanı’na ve mevcut iktidara sesleniyoruz; mevcut hukuku uygulayın. Farklı bir uygulama istemiyoruz. Sayın Öcalan ve diğer mahpuslara, Anayasa ve yasalara uygun şekilde görüşmelerin sağlanmasını istiyoruz.”

İmralı vurgusu

Koç konuşmasını şöyle tamamladı: “Ortadoğu’da esecek bir demokrasi ve barış rüzgârının İmralı’dan geçtiğini biliyoruz. Bu haksız ve hukuksuz uygulamalarınıza derhal son verin. Ailesi ve avukatlarıyla görüştürülmeyen Sayın Öcalan ve diğer mahpusların Anayasal hakkı olan ‘eşitlik ilkesine’ ve infaz hukukuna uygun bir şekilde avukatları ve aileleri ile görüştürülmesini talep ediyoruz. Derhal bu talebimizin yerine getirilmesini arzu ediyoruz.”

ANKARA

#Barış #rüzgârı #İmralıdan #geçiyor #Yeni #Yaşam #Gazetesi

‘İnsanlık dışı tecridin karşısındayız’ – Yeni Yaşam Gazetesi

Abdullah Öcalan üzerindeki tecridin ‘insanlık suçu’ olduğunu belirten siyasi partilerin kadın eşsözcüleri, direnişle tecridin kırılabileceğini söyledi

Abdullah Öcalan’ın fiziki özgürlüğü ile ağır tecrit politikalarına karşı Türkiye başta olmak üzere Ortadoğu ve Avrupa’da eylemler devam ederken, Halkların Demokratik Kongresi (HDK) 12’nci Kadın Konferansı’na katılan siyasi partilerin kadın eşsözcüleri de, Öcalan’a uygulanan ağır tecride tepki göstererek, mücadele çağrısında bulundu. İmralı’da yıllardır yaşatılan “insanlık dışı” tecridin karşısında yer aldıklarını belirten Devrimci Parti Genel Başkanı Elif Torun, “Halkların kardeşliği, Kürt halkının özgürlüğü ve barışın gelmesi için toplum üzerindeki tüm tecridin kaldırılması gerekiyor” dedi.

Kapıların açılmama nedeni?

Öcalan üzerindeki tecridi, asimilasyon ve yok etme politikasının bir parçası olarak görmek gerektiğini belirten Sosyalist Kadın Meclisleri (SKM) Genel Sözcüsü Çiçek Otlu, tecrit durumunun Kürt halkına karşı geliştirilen savaşla da bağının olduğuna dikkat çekti. İmralı kapısının açılmasının yüz yıllık Kürt sorununun çözümü, çökertme planının bozulması, Kürtlerin eşitlik temelinde haklarına kavuşması ve onurlu barışın oluşması anlamına geleceğini kaydeden Otlu, İmralı kapılarının açılamamasının sebebinin bunlar olduğunu belirtti.

‘40 yıllık savaş biter’

Yıllardır süren tecride karşı her alanda mücadele edildiğini belirten Sosyalist Yeniden Kurtuluş Partisi (SYKP) Eş Genel Başkanı Canan Yüce ise, Öcalan’a uygulanan tecride karşı her alanda mücadele edilmesi gerektiğini vurguladı. İktidarın kendi çıkarlarına hizmet etmediği sürece İmralı kapılarını açmadığını söyleyen Yüce, “Ama biz kendi halklarımızın, Kürt halkının, Alevilerin, bütün ezilenler çıkarlarına kalıcı, onurlu bir barış için mücadeleye devam edeceğiz. Biliyoruz ki burada eğer tecrit kalkarsa, görüşme yolları açılırsa, bu ülkede 40 yılı aşkın süredir devam eden savaş sona erer” diye konuştu.

Kaynak: MA

#İnsanlık #dışı #tecridin #karşısındayız #Yeni #Yaşam #Gazetesi

Hiranur Vakfı’nda istismar davası görülüyor: Artık yeter! – Yeni Yaşam Gazetesi

Hiranur Vakfı’nın kurucusu Yusuf Ziya Gümüşel’in kızı H.K.G’nin 6 yaşında cinsel istismara uğraması ilgili davanın ilk duruşması bugün görülüyor. Mahkeme öncesi kadın örgütleri açıklama yaptı

İsmailağa cemaatine bağlı Hiranur Vakfı’nın kurucusu Yusuf Ziya Gümüşel’in kızı H.K.G.’nin 6 yaşında ‘evlendirilmesi’ ve cinsel istismara uğramasına yönelik davanın ilk duruşması bugün İstanbul Anadolu 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülüyor.

Duruşmada ‘zincirleme şekilde çocuğun cinsel istismarı’ ve ‘cinsel saldırı’ suçlarından hapsi istenen baba Yusuf Ziya Gümüşel, anne Fatma Gümüşel ve Kadir İstekli sanık olarak hâkim karşısına çıkacak. Duruşmada üç sanığın savunması alınacak.

Duruşma öncesi Anadolu Adliyesi önünde bir araya gelen Kadınlar Birlikte Güçlü üyeleri açıklama yaptı.

Açıklamda şu ifadeler kullanıldı;

“Bugünkü davada da, H.K.G.’nin suç duyurusu başka bir savcının elinde iki yıl süründükten sonra soruşturmayı devralıp iddianameye dönüştüren savcının görev yerinin değiştirildiğinin görüyoruz. Biz kadınlar, erkek adalet değil, gerçek adalet demek için buradayız. Bu davanın takipçisiyiz ve biliyoruz ki birlikte güçlüyüz. Sadece suçun birinci dereceden failleri değil görevini yerine getirmeyen tüm kamu yetkilileri de hesap verene kadar ses çıkarmaya devam edeceğiz. Görevi istismarı önlemek olanların “ama biz koruma kararı almıştık” diyerek işin içinden çıkmasını kabul etmiyoruz. Erkekler istismar ediyor, yeri geliyor adına “evlilik” diyor; bu istismara aileler, toplum, dini vakıflar, yargı ve bütün kurumlarıyla devlet ortak oluyor. Artık yeter! Biz kadınlar, LGBTİ+’lar birbirimize, mücadelemize güveniyoruz. Tüm çocukların yoksulluktan uzak, eşit ve özgür yaşayabileceği bir dünya için isyanımız. Bu isyan hepimizin. Tüm sorumlular yargılanıp cezasını alana, bu devletin derinlerine nüfuz etmiş suç şebekeleri ortadan kaldırılana, çocuklar güvenle yaşayabilene kadar kadın dayanışmamızla, mücadelemizle buradayız, sokaklardayız”

Ayrıntılar geliyor..

#Hiranur #Vakfında #istismar #davası #görülüyor #Artık #yeter #Yeni #Yaşam #Gazetesi