Ana Sayfa Blog Sayfa 1013

Demirtaş: Ortaya çıkacak ismin arkasındayım

HDP, seçimlere ilişkin fikir alışverişinde bulunmak üzere Selahattin Demirtaş’ı ziyaret etti. Demirtaş hukuki durumundan kaynaklı aday olamayacağını ancak açıklanan adaya çalışmalarıyla destek olacağını ifade etti

Halkların Demokratik Partisi (HDP) heyeti, Edirne F Tipi Cezaevi’nde tutulan partinin eski Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş ile bir görüşme gerçekleştirdi. Seçim gündemli yapılan görüşmede Demirtaş’ın hukuki durumundan kaynaklı aday olamayacağını ancak partinin açıklayacağı isme ilişkin çalışmaların destekçisi olacağını söylediği belirtildi.

Emek Özgürlük İttifakı’nın adayı olarak ortaya çıkacak ismin arkasında duracağını ifade eden Demirtaş, partiyle birlikte seçim kampanyasını ve çalışmalarını en verimli şekilde sürdürme kararlılığında olduğunu bir kez daha dile getirdi. HDP heyeti ise ortak çalışmanın kazandıracağı konusundaki fikir birliğinin geliştiğini belirtti.

ANKARA

#Demirtaş #Ortaya #çıkacak #ismin #arkasındayım

Tevgera Azadî Eşbaşkanına Ranya’da gözaltı

Tevgera Azadî Eşbaşkanı Selam Abdullah sabah saatlerinde Ranya’da gözaltına alındı

Federe Kurdistan Bölgesi’nde çalışma yürüten yürüten Tevgera Azadî Eşbaşkanı Selam Abdullah’ın gözaltına alındığı belirtildi.

Rojnews’te yer alan habere göre, Abdullah sabah saatlerinde Süleymaniye’nin Ranya ilçesin asayiş güçlerince gözaltına alındı. Abdullah’ın gözaltına alınmasının gerekçesi öğrenilmezken olaya ilişkin henüz resmi bir açıklama yapılmadı.

HABER MERKEZİ

#Tevgera #Azadî #Eşbaşkanına #Ranyada #gözaltı

İran’da üniversite öğrencisi Derrîsî’ye ceza üstüne ceza

İran ve Rojhilat’ta halk ayaklanmasının yanı sıra rejimin tutuklama saldırıları da sürüyor. Daha önce hapis ve kırbaç cezası verilen üniversite öğrencisi Maryam Derrîsî yeniden ceza aldı

Halk ayaklanmasının 130 günü geçtiği İran ve Rojhilat kentlerinde rejim güçlerinin tüm saldırılarına rağmen eylemler sürüyor. Üniversite öğrencisi Maryam Derrîsî’ye yargılandığı mahkemede 22 ay 17 gün hapis cezası verildi. Hukuk danışmanı ve kadın hakları aktivisti Hesna Vatanpoûr da hapis cezası aldı.

Daha önce de ceza verildi

Fars Eyaleti Temyiz Mahkemesi tarafından Saveyê Üniversitesi Öğrencisi Maryam Derrîsî’ye 22 ay 17 gün hapis cezası verlirken, Saveyê Üniversitesi Yüksek lisans öğrencisi olan Derrîsî’ye, bundan bir süre önce ise Kazerînê Devrim Mahkemesi 103’üncü Şubesi tarafından bir yıl hapis ve 74 kırbaç cezası verilmişti. Aynı mahkemenin 102’nci şubesi tarafından da daha önce 3 yıl ceza verilmişti.

Vatanpoûr’a 6 yıl hapis cezası

Îlam Devrim Mahkemesi 3’üncü Şubesi, hukuk danışmanı ve kadın hakları aktivisti Hesna Vatanpoûr’a ise 6 yıl hapis cezası verildi. Vatanpoûr’un pasaportu da iptal edildi ve 100 saat hukuk danışmanlığını ücretsiz yapma cezasına çarptırıldı.

Festivali eleştirdi

İran’ın başkenti Tahran’da 1982 yılından bu yana düzenlenen Fecr Film Festivali ise eylemlerden dolayı bu yıl birçok sinemacı tarafından boykot edilmeye devam ediyor. Sinema ve televizyon oyuncusu Haniye Tavaslı da, dijital medya platformu Instagram hesabından yaptığı bir paylaşımla festivali boykot ettiğini açıkladı.

Boykot çağrısı

Festivale katılan “Neden ağlamıyorsun?” filmini hatırlatan Tavaslı, yaptığı paylaşımda, “Son birkaç ayda filmin adına rağmen çok ağladım ve festivale katılacak zihinsel gücüm yok” diyerek, Jîna Emînî’nin katledilmesini kınadı. Sanatçı 16 Eylül’den bu yana devam eden ayaklanmaları da desteklediğini açıklarken ayrıca filminin festivale katılmasının kendi kararı olmadığını ifade ederek, film şirketine boykot çağrısı yaptı.

HABER MERKEZİ

 

#İranda #üniversite #öğrencisi #Derrîsîye #ceza #üstüne #ceza

İstanbul’da 3’ü çocuk 4 kişi ölü halde bulundu

Sancaktepe’de bulunan bir sitedeki dairede 3 çocuk ve 4 kişi ölü bulundu

Sancaktepe Fatih Mahallesi Selahaddin Eyyubi Caddesi’nde bir sitedeki dairede 3 çocuk ile babaları ölü bulundu.

DHA’nın haberine göre, sitenin teknikçisi Mehmet A.’dan haber alınamaması üzerine polise haber verildi. Çilingir yardımıyla daireye giren polis, Mehmet A. ile ikisi erkek 3 çocuğunun asılı halde cesedi ile karşılaştı.

Mehmet A.’nın eşiyle bir süredir problem yaşadığı, eşinin evi terk etmesi üzerine çocuklarını asarak intihar ettiği öne sürüldü.

Polisin olay yerinde incelemeleri devam ediyor.

(HABER MERKEZİ)

 

#İstanbulda #3ü #çocuk #kişi #ölü #halde #bulundu

Tahran’da Azerbaycan Büyükelçiliği’ne silahlı saldırı

Tahran’daki Azerbaycan Büyükelçiliği’ne silahlı saldırı düzenlendi. Saldırıda bir kişi öldü, iki kişi yaralandı

Tahran’daki Azerbaycan Büyükelçiliği’ne sabah saatlerinde silahlı saldırı düzenlendi. Saldırıda büyükelçiliğin güvenlik amirinin hayatını kaybettiği, iki kişinin de yaralandığı belirtildi.

Saldırıya ilişkin açıklama yapan Tahran polisi, saldırganın siyasi bir amacının olmadığını, ailevi sorunlar nedeniyle saldırı gerçekleştirdiğini belirtti. Açıklamanın devamında şu ifadelere yer verildi: “Bugün saat 08:30’da Azerbaycan Büyükelçiliği üyelerinden biri, girişin önüne aracını park edip içeri girmeyi planlarken, bir ‘Pride’ marka araç, aracının arkasına çarptı. Büyükelçilik diplomatı binaya girerken onunla birlikte askeri bir silah olan Kalaşnikof ile binaya girmiş ve girişte ateş ederek diplomatı öldürmüş. İki kişiyi de yaralamıştır.”

İran medyasında saldırganın ifadesine ilişkin şu bilgileri paylaştı: “Nisan ayında eşim Azerbaycan Cumhuriyeti’nin Tahran Büyükelçiliği’ne gitti ve eve dönmedi. Azerbaycan Cumhuriyeti Büyükelçiliği’ni defalarca ziyaret ettim. Kendilerinden herhangi bir cevap alamadığım ve eşimin büyükelçilikte bulunduğunu düşündüğüm için Azerbaycan Cumhuriyeti Büyükelçiliği’ne saldırdım.”

Tahliye planlanıyor

Azerbaycan Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Ayhan Hacızade, saldırıya ilişkin açıklama yaptı. Tahran Büyükelçiliğine yapılan silahlı saldırıyı en güçlü şekilde kınadıklarını, İran hükümetinden saldırgan ve azmettiricilerin belirlenmesini istediklerini belirten Hacızade, “Azerbaycan hükümeti, Tahran Büyükelçiliğini kısa sürede tahliye etmeyi planlıyor” ifadelerinde bulundu.

Olay araştırılmalı

Tahran’da MA’nın ulaştığı gazeteciler, İran’ın yüksek “güvenlik” kurallarının olduğunu ve halkın elinde silah bulunmadığını hatırlatarak, “Halkın elinde silah bulunması çok zordur, halk ateşli silahlara erişemez. Saldırıda kullanılan silah askeri bir silah, olay araştırılmalı” dedi.

Kaynak: MA

#Tahranda #Azerbaycan #Büyükelçiliğine #silahlı #saldırı

Şirnex’te ağaç katliamı için köylülere baskı

Şirnex coğrafyasında korucu eliyle onbinlerce ağaç katliamı yapıldı. Şirnex Valiliği Cudi Dağı eteklerinde bulunan köylerde yaşayan yurttaşlara ormanlık alandaki ağaçları kesmeleri için baskı yapıyor

Şirnex’in Besta bölgesi ile Cudi, Gabar ve Cilênimêja dağlarındaki ağaç kıyımı, askerlerin gözetiminde korucuların eliyle üç yıldır aralıksız sürüyor. Silopiya’ya bağlı Sorbitnê köyünde ağaç kıyımı devam ederken, Biliga köyünde ise köylülere ağaçları kesmeleri yönünde baskı uygulanıyor. Ağaç kıyımına karşı yurttaşlar, Şırnak Valiliği’ne giderek ağaç katliamının durdurulmasını istedi. Ancak valilik yurttaşlara, “köyü yeniden inşa etmek için ağaçları kestiriyoruz” yanıtını verdi. Bu duruma tepki gösteren köylüler, ağaç kesimini kabul etmediklerini belirtti.

Ağaçlar kimsenin malı değil

Silopiya’nın Biliga köyünden Yusuf Deniz adlı yurttaş, yaşadıkları köy sınırlarında bulunan ormanlık alandaki ağaçları kesmeleri yönünde baskı gördüklerini belirterek, “Bölgemizde dokunmadıkları yer kalmadı. Bêspin Beldesi sınırına kadar ağaç kesimi başlattılar. Bir taraftan köyü yeniden inşa edeceğiz diyorlar, diğer taraftan ağaçları kesiyorlar. Ağaçlarımızı kestikten, köyü çırılçıplak bıraktıktan sonra o köyün ne anlamı kalır? Ne bizim köyde, ne de başka bir alanda ağaçların kesilmesini istemiyoruz. Ağaçlar kimsenin malı değil, bu topraklarındır” diye tepki gösterdi.

Tüm ağaçları kesecekler

Güvenlik adı altında ağaçların kesildiğini kaydeden Deniz, “Köydeki bütün ağaçları keseceklerini söylüyorlar. Elimizden geldiği kadar ağaçların kesilmesine izin vermeyeceğiz. Geçtiğimiz günlerde köylüler Vali ve Şırnak Orman İşletme Müdürlüğü ile görüşmeye gitti. Yetkililer, ‘bu kış bütün ağaçların kesilmesi gerekiyor’ yanıtı verdi. Köyümüze girmemize dahi izin verilmezken, ağaçları köyün yeniden inşası için kestiklerini söylüyorlar. Kimsenin buna karşı sessiz kalmasını istemiyoruz. Ağacın olmadığı, yeşermediği yerde insan da olmaz” şeklinde konuştu.

Armut ve badem ağaçlarımız kesildi

Ağaç kesiminin olduğu Sorbitnê köyünden İlyas Yagan ise, 7 bin dönümlük bir alanda ağaç katliamı yapıldığını belirterek, “Ağaçlarımızı kesenler Sêgirkê korucularıdır. Köyümüzün 4 bine yakın bir nüfusu var. Dava açtık ama sonuç alamadık. ‘Ağaç kesimi yoktur’ diyenler gelip köyümüze baksınlar. Yüzlerce armut ve badem ağacı kesilmiş. Dünya görsün artık, bu hak mıdır? Yetkililer, ‘siz kesmezseniz, korucular kesecek’ diyor” ifadelerinde bulundu. Köylüler, ağaç kıyımına karşı halkı duyarlılığa ve ağaçları korumaya çağırdı.

ŞIRNEX / MA

 

 

 

#Şirnexte #ağaç #katliamı #için #köylülere #baskı

Marmara Gölü davası sonuçlandı

Manisa’da kuraklığa mahkum edilen Marmara Gölü’ndeki balıkçı kooperatifine çıkarılan vergi ve çeşitli borçlarla ilgili ödeme emrine balıkçıların açtığı davada karar çıktı

Mahkeme ödeme emrinin iptaline karar verdi. Yüzde 98,18’i kuruyan Marmara Gölü’ndeki balıkçı kooperatifine çıkarılan kira, vergi ve SGK primi gibi 322 bin 800 TL’lik borcun 41 bin TL’lik kısmı için Manisa Tarım ve Orman İl Müdürlüğü’nce gönderilen ödeme emri alınan kararla iptal edilmiş oldu. İptal gerekçesi ise kurumuş gölden dolayı kira talebinin olamayacağı yönünde kararıydı.

Gölün yüzde 98,18’i kurudu

Bu dava ile birlikte çevre dernekleri ile bölge sakinleri, kuruyan gölün amacı dışında tarımsal amaçlı olarak kullanılmasını yargıya taşıdı. Salihli, Saruhanlı ve Gölmarmara ilçelerinin sınırında yer alan, ‘Ulusal Öneme Sahip Sulak Alan’ tescilli, ‘kuş cenneti’ olarak bilinen Marmara Gölü’nün, yaşanan su kaybı nedeniyle yüzde 98,18’i kurudu. Tepeli pelikan ve karabatak gibi nesli tehlikede 101 farklı türden 20 bin su kuşuna ev sahipliği yapan gölde, kayıklar karaya oturdu, ayrıca balıkçılık bitti. Zemininde derin yarıkların oluştuğu göl bu kez çiftçilerce işgal edilerek, tarım alanı olarak kullanılmaya başlandı.

Kuruyan alana TİGEM çöktü

Gölde kuruyan alan çiftçilere yasaklanarak TİGEM’e tahsis edildi. Kuruyan gölle ilgili çözüm beklenirken; Marmara Gölü havzası, su tutana kadar Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü’ne (TİGEM) tahsis için Manisa Valiliği, Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü, Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü ile TİGEM arasında işbirliği protokolü imzalandı. Protokolün ardından göl arazisinde TİGEM tarafından tarımsal üretime başlandı. Tahsis edilen 35 bin dekarlık alanda, buğday ve ayçiçeği yetiştirilecek şekilde faaliyet başladı.

EKOLOJİ SERVİSİ

#Marmara #Gölü #davası #sonuçlandı

Emine Şenyaşar hakkında 2 yeni dava

Çocukları ve eşi katledilen Adalet Nöbeti’ni sürdüren Emine Şenyaşar hakkında 2 yeni dava açıldı

Riha’nın Pirsûs (Suruç) ilçesinde, 14 Haziran 2018 tarihinde AKP Milletvekili İbrahim Halil Yıldız’ın koruma ve yakınları tarafından eşi ve iki oğlu katledilen Emine Şenyaşar ile saldırılardan yaralı kurtulan oğlu Ferit Şenyaşar’ın, 9 Mart 2021’de başlattığı Adalet Nöbeti 690’ıncı gününde. Nöbetin başladığı ilk günden polis şiddeti ile karşı karşıya kalan Emine Şenyaşar’a dönük yargı şiddeti ise soruşturma ve davalarla sürüyor. Yılın ilk ayında 2 yeni davanın açıldığı tebliğ edilen Emine Şenyaşar hakkında, AKP’li İbrahim Halil Yıldız’a “Hakaret” ettiği iddiasıyla açılan soruşturmalardan 2’sinin davaya dönüşmesiyle toplamda 10 dava açılmış oldu.

10 dava açıldı

Ailenin avukatlarından Nihat Şahin, Emine Şenyaşar hakkında adalet mücadelesi yürüttüğü için şuana kadar hakkında 31 dosya açıldığını belirterek, “Bunların 28’inde soruşturma yürütüldü. Birleştirmeler ve yetkisizlik kararları sonrası şuanda hali hazırda 10 açılan dava mevcut” dedi. Şenyaşar’ın sadece polis şiddetine değil yargı şiddetine de maruz kaldığını söyleyen Şahin, “Emine Şenyaşar’ın haykırışları, yakarışları davaya dönüşüyor. İfade özgürlüğü kapsamında ki bütün söylemleri bugün karşımıza dava olarak çıkıyor” diye belirtti.

HABER MERKEZİ

#Emine #Şenyaşar #hakkında #yeni #dava

Tecride karşı binler Gemlik yolunda

PKK Lideri Abdullah Öcalan’ın Türkiye’ye getirilişinin yıl dönümüne doğru 6 Şubat’ta Gemlik yürüyüşü yapılacak. Bu yürüyüş birçok süreçte Gemlik’e yapılan yürüyüşleri akıllara getirdi

PKK Lideri Abdullah Öcalan’ın küresel güçlerin organize ettiği komplo sonucu 15 Şubat 1999’da Türkiye’ye getirilişinin 24’üncü yıl dönümüne az bir zaman kalırken, Demokratik Toplum Kongresi (DTK), Demokratik Bölgeler Partisi (DBP), Halkların Demokratik Partisi (HDP), Özgür Kadın Hareketi (TJA), MED Tutuklu ve Hükümlü Aileleri Hukuki ve Dayanışma Dernekleri Federasyonu (MED TUHAD-FED) ile Medeniyetler Beşiğinde Yakınlarını Kaybeden Ailelerle Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği (MEBYA-DER) öncülüğünde Abdullah Öcalan’a uygulanan tecrite dikkat çekmek için eylem takvimi açıklandı. Grup tecrite ve uluslarası komploya dikkat çekmek için 6 Şubat’ta Mêrdîn’in Qoser (Kızıltepe) ve Colemêrg’in Gever (Yüksekova) ilçelerinden Gemlik’e doğru iki koldan yürüyüş düzenlenecek.

İmza toplandı

Gemlik’e yapılacak yürüyüş için hazırlıklar sürerken, Gemlik’e yapılan yürüyüş önceki yürüyüşleri akıllara getirdi. İlk olarak 2004 yılında öğrenci gençlik hareketi olan Bağımsız Gençlik Hareketi (BAGEH) ve Özgür Yurttaş Hareketi öncülüğünde “Sayın Öcalan siyasal irademdir” şeklinde 3 milyon imza toplanarak meclise sunuldu. 2007 yılında başlatılan “Ben bir Kürdistanlı olarak Sayın Abdullah Öcalan’ı Kürdistan’da siyasal bir irade olarak görüyor ve kabul ediyorum” kampanyasıyla da Kürt sorununda demokratik ve barışçıl çözüm için muhatap alınması istendi.

4 Eylül 2005: İlk yürüyüş

Gemlik’e ilk yürüyüş Tutuklu ve Hükümlü Aileleri Hukuk Dayanışma Dernekleri Federasyonu (TUHAD-FED) tarafından 4 Eylül 2005’te, Abdullah Öcalan’ın içinde bulunduğu koşullara dikkat çekmek ve tecride “dur” demek için düzenlenen “Barış Mitingi” ile gerçekleştirildi. Engellemelere rağmen yola çıkmayı başaran Kurdistan ve Türkiye illerinden gelen yaklaşık yüz araç Bursa Karacabey’de polisler tarafından durduruldu. Yürüyüşe katılan binlerce kişi durduruldukları noktalarda oturma eylemi yaparak engellemeleri protesto etti.

9 Ekim 2011: Tecride karşı barış yürüyüşü

Gemlik’e ikinci yürüyüş ise 2011 yılında Abdullah Öcalan’ın Suriye’den çıkışının yıldönümü olan 9 Ekim’de gerçekleştirildi. 80 gün boyunca “hava muhalefeti var” ve “koster bozuk” gerekçeleriyle uygulanan tecride karşı TUHAD-FED öncülüğünde gerçekleştirilen yürüyüşe, DTK, Barış ve Demokrasi Partisi (BDP), Barış Anneleri İnisiyatifi, DÖKH, MEYADER gibi çok sayıda kurum ve kuruluş yer aldı.

Binlerce işi katıldı

“Tecride Karşı Barış Yürüyüşü” şiarıyla gerçekleştirilen yürüyüş öncesi “KCK operasyonları” adı altında Amed, Êlih ve Ankara’da BDP genel merkez yöneticileri, PM ve parti üyeleri, il ve ilçe başkanları ile yöneticilerinin de aralarında bulunduğu 151 kişi gözaltına alındı, Meclis’e sınır ötesi operasyon tezkeresi getirildi. Ancak, başlatılan operasyon ve savaş hazırlıklarına rağmen Gemlik yürüyüşüne 10 bin kişi katıldı. Gemlik’e doğru yola çıkan 10 binlerce kişi polis tarafından engellendi, otobüs şoförleri gözaltına alındı.

27 Temmuz 2015: Avukatlar Gemlik’te

Mezopotamya Hukukçular Derneği (MHD) ve Özgürlükçü Hukukçular Derneği’nin (ÖHD) çağrısıyla 200’e yakın avukat, ağır tecridin son bulması talebiyle PKK Lideri Abdullah Öcalan ile avukatlarının görüşmesinin engellenmesinin başladığı tarihin yıldönümü olan 27 Temmuz 2015’te Gemlik’e gitti. Avukatlar, milletvekili ve çeşitli sivil toplum örgütü temsilcilerinin katılımıyla Abdullah Öcalan’ın 27 Temmuz 2011 tarihinden beri avukatlarıyla görüştürülmemesi ve ağır tecrit koşullarında tutulmasına karşı Gemlik’e yürüyüş düzenleyerek tecridi protesto etti. Avukatlar, İmralı’ya gitmek için dilekçe verdi. Ancak “koster arızalı” gerekçesiyle dilekçe işleme alınmadı. Avukatlar, jandarma komutanlığı önünde cübbelerini giyip “İmralı tecridine hayır Öcalan’a özgürlük” yazılı pankartı açarak durumu protesto etti.

1 Ağustos 2015: ‘Önderliğin özgürlüğü için yürüyoruz’

TUHAD-FED öncülüğünde “Yüzbinlerle Önderliğin Özgürlüğü İçin Yürüyoruz” sloganıyla 1 Ağustos 2015’te Amed’ten Gemlik’e yürüyüş düzenlendi. DBP Amed İl Örgütü önünde toplanan binlerce kişi, “Bijî Serok Apo” sloganı ile yürüyüşe geçti.

2016: ‘Komploya hayır Öcalan’a özgürlük’

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Bursa İl Örgütü, Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Bursa İl Örgütü ve Barış için Öcalan’a Özgürlük Platformu öncülüğünde, Abdullah Öcalan’a yönelik uluslararası komplonun yıldönümü olan 15 Şubat 2016’da “Komploya hayır Öcalan’a özgürlük” sloganıyla Gemlik’e doğru yürüyüş gerçekleştirildi.

2022: Büyük Gemlik Yürüyüşü

Abdullah Öcalan’a yönelik tecridin kesintisiz ve mutlak bir şekilde sürdürüldüğü 2022 yılında Halkların Demokratik Kongresi (HDK), DTK, Özgür Kadın Hareketi (TJA), HDP, DBP ve MED TUHAD-FED tarafından 12 Haziran 2022’de organize edilen “Büyük Gemlik Yürüyüşü” gerçekleştirildi. Tecrit siyasetine karşı özgürlüğü savunmak için Gemlik’e yürüyoruz” şiarıyla yapılan yürüyüşlerde bir kez daha Abdullah Öcalan’ın fiziki özürlüğü istendi.

KAYNAK:MA

#Tecride #karşı #binler #Gemlik #yolunda

Tecride Karşı Uluslararası Delegasyon açıklama yapıyor

Tecride Karşı Uluslararası Delegasyon üyeleri, Amed’teki temaslarına ilişkin açıklama yapıyor.

İmralı F Tipi Yüksek Güvenlikli Cezaevi’nde tecrit altında tutulan PKK lideri Abdullah Öcalan ve diğer 3 tutukludan 22 ayı aşkın süredir haber alınamıyor. Tecride karşı hukukçu, gazeteci ve akademisyenlerden oluşan ve 7 farklı ülkeden Türkiye’ye gelen 36 kişilik “Tecride Karşı Uluslararası Delegasyon”un Amed ayağında yer alan 12 kişilik heyet, üç gündür yaptıkları ziyaret ve izlenimlerine ilişkin New Garden Hotel’de açıklama yapıyor.

#Tecride #Karşı #Uluslararası #Delegasyon #açıklama #yapıyor