Ana Sayfa Blog Sayfa 1018

Türkiye’nin ilk iklim davasında balıkçılar kazandı

Marmara Gölü’nün yüzde 98,18’inin kuruması üzerine, gölden geçimini sağlayanlayan balıkçılara çıkarılan 322 bin 800 TL’lik borcun iptali için açılan davada karar çıktı. Mahkeme borcu ödeme emrinin iptaline karar verdi

Manisa’nın Gölmarmara ilçesinde bulunan ve yüzde 98,18’i kuruyan Marmara Gölü’ne ilişkin açılan Türkiye’nin ilk iklim davası sonuçlandı. Gölmarmara ve Çevresi Su Ürünleri Kooperatifi’nin, kendilerine çıkarılan kira, vergi ve SGK primi gibi 322 bin 800 TL’lik borcu, gölün kuruması nedeniyle ödememek için açtığı dava, Manisa 1’inci İdare Mahkemesi’nde görüldü. Mahkeme, ödeme emrinin iptali için açılan davada kooperatifi haklı buldu, ödeme emrinin iptaline karar verdi.

Gölün yüzde 98,18’i kurudu

Manisa’da Salihli, Saruhanlı ve Gölmarmara ilçelerinin sınırında yer alan, “Ulusal Öneme Sahip Sulak Alan” tescilli, “kuş cenneti” olarak bilinen Marmara Gölü’nün yüzde 98,18’i yıllar içinde kurudu. Aralarında nesli tehlike altında olan tepeli pelikan ve karabatak gibi kuşları da barındıran ve 101 farklı türden 20 bin su kuşuna ev sahipliği yapan gölde balıkçılık bitti, kayıklar karaya oturdu.

Manisa Tarım ve Orman İl Müdürlüğü ise, gölden geçimini sağlayan S.S. Gölmarmara ve Çevresi Su Ürünleri Kooperatifi’ne, 41 bin 817 TL’si kira olmak üzere, vergi, SGK primi gibi kalemlerle birlikte toplam 322 bin 800 TL’lik borç çıkardı. Borcun 41 bin TL’lik kısmı için 4 Ocak 2022 tarihinde ödeme emri gönderildi.

Ödeme emrine iptal kararı

Bunun üzerine kooperatif adına avukatlar Cem Altıparmak ve Özlem Altıparmak 18 Mart’ta, Manisa 1’inci İdare Mahkemesi’nde iklim davası açtı. İdare Mahkemesi ilk olarak 11 Ağustos’ta, kooperatife gönderilen ödeme emrinin yürütmesinin durdurulmasına karar verdi.

Bu kez göldeki tarımsal faaliyetler yargıya taşındı. Bölgedeki çevre örgütleri Tarım ve Orman Bakanlığı’na karşı “kurumuş gölde tarımsal faaliyet yapıldığı için” Manisa İdare Mahkemesi’nde yeni bir dava açtı.

HABER MERKEZİ

#Türkiyenin #ilk #iklim #davasında #balıkçılar #kazandı

Yargı geriden geldi: 12 yıl sonra keşif kararı

Nisêbîn’de askerlerin tesisatçı Yusuf Akın’ı öldürmesinden bu yana keşif kararı vermeyen mahkeme, olayın üzerinden geçen 12 yılın ardından ‘keşif’ kararı verdi

Mêrdîn’in Nisêbîn ilçesinde bulunan Deyrcem köyünde 20 Aralık 2011’de başlatılan askeri operasyonda tesisatçı Yusuf Akın’ın öldürülmesi ve Mehmet Eren’in yaralanmasına dair askerlere verilen beraat kararının, Anayasa Mahkemesi (AYM) tarafından “yaşam hakkının ihlal edildiği” gerekçesiyle bozulmasının ardından yeniden başlayan yargılamanın ikinci duruşması görüldü.

Mardin 1’inci Ağır Ceza Mahkemesinde görülen duruşmada Akın ailesinin müdafisi olarak İHD adına avukat Erdal Kuzu hazır bulunurken, sanık askerler Kadir Engin O, Şenol T, Bahattin Y, Yusuf Ertuğrul K., Doğan G. ve avukatları duruşmaya katılmadı.

Dava, yargının Kürt’e bakış açısını gösterdi

Gelen evrakların okunmasının ardından başlayan duruşmada avukat Kuzu, “Suçun işlendiği yıl 2011. Şu an 2023 yılındayız. Aradan geçen zamanda merak ettiğimiz, bu yargı sisteminde bu dava sonuçlanır mı? Yargılamanın 12 yıla yayılmış olması cezasızlık politikasının bir sonucudur. Bu dava yaşam hakkı ihlalleri açısından bir turnusol kağıdı gibi Kürt’e bakış açısını göstermekte. AYM kararı son derece açık. Ailenin talebi son derece açık” dedi.

Ardından 17 Şubat’ta olay yerinde keşif yapılmasına karar veren mahkeme, bir sonraki duruşmanın ise 28 Mart’ta görülmesine karar verdi.

Önceden alınan keşif kararı uygulanmamıştı

Ayrıca mahkeme geçmiş yıllarda alınan keşif kararını “güvenlik” gerekçesiyle uygulamamıştı.

MÊRDÎN

#Yargı #geriden #geldi #yıl #sonra #keşif #kararı

Kadın eşbaşkanlar Şenyaşar ailesini ziyaret etti

Şenyaşar ailesini bugün HDP’li kadın Eşbaşkanlar ziyaret etti. Mêrdîn Büyükşehir Belediyesi Eşbaşkanı Figen Altındağ, yargıya ‘3 maymunu oynamaktan vazgeçelim artık’ diye seslendi

Riha’nın (Urfa) Pirsûs (Suruç) ilçesinde, 14 Haziran 2018’de AKP Milletvekili İbrahim Halil Yıldız’ın koruma ve yakınları tarafından eşi ve iki oğlu katledilen Emine Şenyaşar ile saldırılardan yaralı kurtulan oğlu Ferit Şenyaşar’ın 9 Mart 2021’de başlattığı Adalet Nöbeti, 689’uncu gününde.

Aileyi bugün Mêrdîn’in kadın belediye eşbaşkanları ziyaret etti. Ziyarette, Mêrdîn Büyükşehir Belediyesi Eşbaşkanı Figen Altındağ, Nisêbîn (Nusaybin) Belediyesi Eşbaşkanı Semire Nergiz, Qoser (Kızıltepe) Belediyesi Eşbaşkanı Nilüfer Elik, Derîk (Derik) Belediyesi Eşbaşkanı Mülkiye Esmez, Stewrê (Savur) Belediyesi Eşbaşkanı Gulistan Öncü ve Halkların Demokratik Partisi (HDP) Belediye Meclis üyesi Renas Aburşu ve Yerel Yönetimler İl Kurulu üyesi Mevlüde Çelebi yer aldı.

‘ 3 maymunu oynamaktan vazgeçin’

Ziyarette konuşan Altındağ, “Bu zulme ve katliama ses vermek için Emine annemizin yanına geldik. 3 maymunu oynamaktan vazgeçelim artık. Bu acının dinmesi için ailemizin yanında olduğumuzu, toplumun her kesiminin de annemizin yanında, bu zulüm karşısında olduğunu biliyoruz. O yüzden yan yana bulunuyoruz. Bu zulüm ve acı bitsin. Annemizin bu isyanına cevap olalım” diye belirtti.

‘Katilleri bulun’

Ardından konuşan Emine Şenyaşar ise, oğlu Fadıl’ın 5 yıldır tek kişilik hücrede tutulduğunu hatırlatarak, “Nasıl devletsiniz, katilleri bulun. Hastane görüntülerini bulun. Oğlumu serbest bırakın” ifadelerini kullandı.

Heyette yer alan kadınlar, bir müddet aileyle nöbet tuttuktan sonra adliye önünden ayrıldı.

RİHA

 

#Kadın #eşbaşkanlar #Şenyaşar #ailesini #ziyaret #etti

Afganistan’da soğuk havadan 157 kişi öldü

Afganistan’da soğuk hava nedeniyle 157 kişinin hayatını kaybettiği açıklandı

Kışın başlamasıyla birlikte birçok ülkede hava koşulları hayatı felç ettiği gibi can kayıplarına da yol açıyor. Afganistan Afetlerle Mücadele Bakanlığı Sözcüsü Shafiullah Rahimi, yaptığı açıklamada, Afganistan’da soğuk hava nedeniyle 157 kişinin hayatını kaybettiğini açıkladı.

Rahimi, yaklaşık 70 bin çiftlik hayvanının da aşırı soğuktan telef olduğunu belirtti.

Öte yandna yardım dernekleri verilerine göre ülkenin yarısı aç ve 4 milyon çocuk yeterli beslenemiyor.

Ülkede hava sıcaklıkları -33 dereceye kadar düşerken, bu dönemde normal şartlarda beklenen ortalama sıcaklıklarsa 0 ila 5 derece.

HABER MERKEZİ

#Afganistanda #soğuk #havadan #kişi #öldü

YSK’nın üçüncü üyesi Mutta oldu

Yargıtay’da YSK üyeliği için yapılan seçimlerin sonucunda, Yargıtay 12. Hukuk Dairesi üyesi Serdar Mutta seçilen yeni isim oldu

Yargıtay kontenjanından seçilen Yüksek Seçim Kurulu (YSK) üyeliğine seçilen Kurul Başkanı Muharrem Akkaya, Cengiz Topaktaş ve Kürşat Hamurcu ile Danıştay kontenjanından seçilen Başkanvekili Erhan Çiftçi ve Yunus Aykın’ın görev sürelerinin dolması nedeniyle beş yeni üyenin belirlenmesi için Yargıtay ve Danıştay’da seçimler yapıldı.

Danıştay’da geçen hafta iki üyenin belirlenmesi için yapılan seçim sonucunda üyeler Ali Çopur ile İsmail Kalender YSK’nin yeni üyeleri olurken, Yargıtay’da ise üç üyenin belirlenmesi için yapılan seçimlerin önceki turlarında Yargıtay üyeleri Feyzi Eroğlu ile Talip Bakır YSK üyeliğine seçilmişti.

2 isim kaldı

Seçimin bugün yapılan 19’uncu turunda, 12. Hukuk Dairesi üyesi Serdar Mutta, 187 oy alarak Yargıtaydan YSK üyeliğine seçilen üçüncü isim olmuş oldu.

YSK’nin yeni üyelerinin belirlenmesinin ardından beş yeni üye, yemin ederek görevine başlayacak.

Başkan seçilecek

Yemin töreninin ardından görev süresi devam eden üyeler Ahmet Yener, Mahmut Akgün, Ekrem Özübek, Orhan Usta, Ali Ürker ve Battal Öğüt ile yeni seçilen beş üye arasında YSK Başkanlığı için seçim yapılacak.

Gizli oyla yapılacak seçimde en çok oy alan YSK’nin yeni başkanı olacak. Yeni üyeler de başkanlık için aday olabilecek.

HABER MERKEZİ

#YSKnın #üçüncü #üyesi #Mutta #oldu

Abdullah Öcalan ile görüşme başvurusu

Asrın Hukuk Bürosu avukatları Abdullah Öcalan ile görüşmek için Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı ve İmralı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü’ne başvurdu

Asrın Hukuk Bürosu avukatlarından İbrahim Bilmez, Newroz Uysal, Mazlum Dinç ve Cengiz Yürekli, İmralı F Tipi Yüksek Güvenlikli Cezaevi’nde ağır tecrit koşulları altında tutulan ve 22 aydır kendisinden haber alınamayan PKK Lideri Abdullah Öcalan ile görüşmek için Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı ve İmralı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü’ne başvurdu.

Avukatların, Abdullah Öcalan ile görüşmek için haftada 2 kez yaptıkları başvurulara olumlu ya da olumsuz bir cevap verilmiyor. Öcalan’ın avukatlarından Rezan Sarıca ve Nevroz Uysal, müvekkilleriyle 8 yıl aradan sonra en son 2-22 Mayıs, 12-18 Haziran ve 7 Ağustos 2019 tarihlerinde görüşebilmişti. Avukatlar o tarihten bu yana müvekkilleriyle görüştürülmüyor.

HABER MERKEZİ

 

#Abdullah #Öcalan #ile #görüşme #başvurusu

Pompeo: Ankara’nın planı Kürtlerin etnik temizliği noktasına gidebilirdi

Trump döneminde ABD Dışişleri Bakanı olan Pompeo, anılarını kaleme aldığı kitabında ‘Ankara’nın IŞİD’le mücadele planının Kürtlerin etnik temizliği gibi ileri bir noktaya gidebileceğinden endişe ettiklerini’ yazdı

ABD’de 2018-2021 yılları arasında eski Başkan Donald Trump’ın Dışişleri Bakanlığı’nı üstlenen Mike Pompeo, anılarını “Never Give an Inch: Fighting for the America I Love” (Bir Karışından Bile Asla Vazgeçme: Sevdiğim Amerika için Savaşmak) adıyla kitaplaştırdı.

Pompeo’nun 2024 başkanlık seçimlerinde aday olabileceği söylentileri arasında yayımlanan kitapta Türkiye’yle ilgili kısımlar da dikkat çekti.

VOA Türkçe’den Pınar Sayar Kızılçalı’nın haberine göre Pompeo, Türk ordusunun IŞİD’le mücadele kapasitesinin olmadığını belirtirken, “Ankara’nın IŞİD’le mücadele planının Kürtlerin etnik temizliği gibi ileri bir noktaya gidebileceğinden endişe ettiklerini” belirtti.

‘Kilitli kapıyı kırmaya çalıştım’

Pompeo, dönemin Başkan Yardımcısı Mike Pence ile birlikte 2019’daki Ankara ziyaretinde Pence ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan görüşmesinin uzun sürmesinin ardından kilitli kapıyı kırmaya niyetlendiğini anlattı.

Pompeo kitabında, Ekim 2019’da Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile beklenenden daha uzun bir baş başa görüşme yapan Pence’e ulaşmak için kilitli bir kapıyı kırmaya çalıştığını şu sözlerle iddia etmişti:

“Erdoğan, Pence ile ‘birkaç dakika’ baş başa görüşmek istedi. Yaklaşık yarım saat sonra ev sahiplerimize başkan yardımcısını görmem gerektiğini söyledim. Nafile. Yirmi dakika daha geçti ve artık kararlıydım. İzin almadan koridorda yürüdüm ve Erdoğan ile Pence’in buluştuğu odanın kapısını iterek açmaya çalıştım. Kilitliydi. Bunun üzerine muhatabıma kapıyı kıracağımızı söyledim.”

ABD, 6 Ekim 2019’da askerlerini Kuzey ve Doğu Suriye’den çekeceğini açıklamış ve Türkiye 9 Ekim 2019’da ‘Barış Pınarı’ adında bölgeye yönelik sınır ötesi askeri harekat başlamıştı. Pence ve Pompeo ise 17 Ekim’de Türkiye’yi ziyareti etmişti.

Pompeo kitabında ziyareti şu sözlerle anlattı:

‘3 saatlik darbe videosunu izletmelerinden korktum’

“Erdoğan’ın sarayına vardığımızda birkaç dakikalığına Başkan Yardımcısı’yla (Mike Pence) birebir görüşme yapmak istedi. Ancak yarım saat geçtikten sonra ev sahiplerimize Başkan Yardımcısı’nı görmem gerektiğini söyledim. Ancak göremedim. 20 dakika daha geçti. Bu sefer izin olmaksızın koridorda yürüdüm. Erdoğan ve Başkan Yardımcısı Pence’in toplantı yaptıkları odanın kapısını ittim ama kapı kilitliydi. Daha sonra mevkidaşıma kapıyı kıracağımızı söyledim. Korkum 2017’de CIA başkanıyken Türkiye’ye ilk ziyaretimde izlemek zorunda bırakıldığım 2016 darbe girişimiyle ilgili 3 saat süren videoyu Pence’in de izlemek zorunda bırakılmasıydı. Video çok uzun ve kötüydü. Ayrıca tüm grup olarak oturup tartışmamız gereken gerçek zamanlı olarak gelişen hassas olaylar vardı.”

Birkaç saat süren görüşmenin ardından geçici bir ateşkes konusunda anlaşmaya varıldığını belirten Pompeo, ateşkesin ABD’li askerlerin ve Suriyeli sivillerin Türkiye sınır bölgelerinden çıkmalarına fırsat sağladığını kaydetti.

‘Kürt ortaklarımızla temas halindeydik’

Pompeo geçici ateşkes kararı ile ilgili “Kürt ortaklarımız da toplantılar boyunca sürekli bizimle temas halindeydi. İsteksiz de olsalar bu ateşkesle yaşayabilecekleri sonucuna vardılar. Özellikle Rusya’nın bizim iyileştirdiğimiz hava sahasından yararlanabileceği düşünüldüğünde bu en iyi anımız değildi ancak bu durumda gücün sınırlarının nerede olduğunu tüm taraflar anlamıştı” ifadelerini kullandı.

‘İranlılar çekilme kararından cesaret aldılar’

Başkan Trump’ın kendisini, Başkan Yardımcısı Mike Pence’i ve Ulusal Güvenlik Danışmanı Robert O’Brien’ı Türkiye’ye savaş bölgesindeki durumu konuşmaya gönderdiğini belirten Pompeo, “Bu tamamen dengeleyici bir eylemdi. Amacımız ABD güçlerini tehlikeden uzaklaştırmak, ancak bunu IŞİD’le mücadelede mızrağın ucundaki Kürtleri de Türkiye’nin saldırısına maruz bırakmadan yapmaktı” dedi.

Bu nedenle hem sol, hem de sağ siyasetçiler tarafından Kürtleri yalnız bırakmakla suçlandıklarını belirten Pompeo, “Bu doğru değildi ancak İranlılar bu hamlemizi geri çekilme olarak algıladı. Bundan cesaret aldılar” dedi.

‘Erdoğan ABD’nin Kürtlere yardımından şikayet diyordu’

Pompeo, Erdoğan’la, başdanışmanı İbrahim Kalın ve MİT Başkanı Hakan Fidan’la saatlerce görüştüğünü söyledi. Erdoğan’ın Başkan Trump’ı sık sık arayarak ABD’nin Kürtlere yardımından ya da Fethullah Gülen’i teslim etmeyi reddetmelerinden şikayet ettiğini belirtti.

‘Kürtlerin etnik temizliği gibi ileri bir noktaya gidebilirdi’

Pompeo, Ulusal Güvenlik Danışmanı Herbert Raymond McMaster, Savunma Bakanı Jim Mattis, Genelkurmay Başkanı Joe Dunford, Dışişleri Bakanı Rex Tillerson ve kendisinin iki seçenek geliştirdiklerini kaydetti.

Pompeo’nın kitabına göre bunların ilki Suriye Demokratik Güçleri (SDG) güçleriyle birlikte Suriye’de savaşmak ve IŞİD’in elindeki bölgeleri geri almalarına yardım etmekti. İkincisi ise Ankara’nın teklifini kabul edip bu işi Türkiye’nin yapmasına izin vermekti.

Mike Pompeo, “NATO müttefiki Türkler, Suriye’de IŞİD’i ortadan kaldırmak için büyük güçlerinin olduğunu ve Suriye’ye düzeni getirebileceklerini söylediler” dedi.

Pompeo, McMaster ile birlikte konuya şüpheci yaklaştığını çünkü Türkiye’nin planının Kürtlerin etnik temizliği gibi ileri bir noktaya gidebileceğini belirtti. Pompeo, Erdoğan’ın bu fırsatı Kürt halkını Suriye’den çıkartma hedefini gerçekleştirmek için kullanmak ve bunu da ABD’nin de rızasıyla yapmak istediğini yazdı.

‘Türk ordusu IŞİD’le mücadele kapasitesine sahip değildi’

“Erdoğan ve Fidan beni defalarca arayarak ABD’nin de terör örgütü olarak kabul ettiği PKK’nın SDG’den farklı olmadığını söylediler” diyen Pompeo, “ABD’nin SDG’yi desteklemesinin Türkiye’yle ilişkileri bozacağını iddia ediyorlardı. Ancak Mattis ve Dunford’un daha büyük bir kaygısı vardı. Türk ordusu IŞİD’i bozguna uğratmak için yeterli kapasiteye sahip değildi” ifadelerini kullandı.

“Türk işgal güçlerinin” Türkiye içindeki eğitimine giden Dunford’ın bu sonuca vardığını belirten Pompeo, “Türkler bu ziyareti defalarca erteledi en sonunda (Dunford’ın) Türk birliklerini görmesine izin verildi. Gördüğü şey Türklerin Amerika’nın desteğiyle IŞİD’ı bozguna uğratma şansının sıfır olduğunu gösteriyordu” dedi.

Bunun sonucunda Başkan Trump’a SDG ile çalışmasını önerdiklerini anlatan Pompeo, “SDG sahadaki yeteneklerini kanıtlamıştı, savaşmak için gerçek bir motivasyonları vardı çünkü IŞİD ülkelerini işgal ediyordu. Sahayı ve nasıl savaşacaklarını biliyorlardı. ABD’nin istihbaratıyla ve hava sahasını kontrol etmesiyle IŞİD’i bozguna uğratmakta en önemli şansımız buydu, başkan da bunu kabul etti” diye belirtti.

‘Türk yetkililer Kürtlerle çalışma kararımıza çok öfkelendi’

Pompeo, haberin Türk yetkililer arasında büyük öfkeye yol açtığını söyleyerek o anları şöyle anlattı:

“Beyaz Saray’daki Roosevelt odasında PKK ile mücadelede ihtiyaçları olan şeyleri onlara vermeye devam edeceğimizi ancak IŞİD’le mücadele için Suriyeli Kürtlerle çalışmaya devam edeceğimizi onlara söyledik. Bir odada öfkenin bu kadar hızlı patladığına hiç tanık olmamıştık. Kalın ve Fidan hızla (toplantıdan) ayrıldı. Bu, ilişkiler için iyi olmamıştı ancak Amerika, IŞİD hilafetini çökertmek için kiminle ortak olacağı konusunda doğru kararı vermişti.”

Pompeo, “Bu yeni konsept büyük fark yarattı ve Ocak 2019’a gelindiğinde Suriye ve Irak tamamen İslam egemenliğinin siyah bayrağı altından çıkmıştı” dedi.

ABD’nin Suriye’den çekilme kararı

Pompeo kitabında, Savunma Bakanı Jim Mattis’in Başkan’ın IŞİD’i bozguna uğrattıktan sonra Suriye’den tamamen çıkma isteğini kabul etmek istemediğini belirtti.

Donald Trump’ın 19 Aralık 2018’de Twitter’da ABD’nin Suriye’den çıkacağı mesajını paylaştığını kaydeden Pompeo, Mattis’in Trump’ı Kürt müttefiklere ihanetle suçladığını ancak bunun doğru olmadığını ve Mattis’in kısa süre sonra gittiğini kaydetti.

Pompeo, “Sonuçta Başkan yumuşadı ve 2 bin askerin Suriye’nin kuzeyinde kalmasına karar verdi. IŞİD savaşçıları küçük alanlarda Suriye’nin kuzey doğusunda kalmıştı. Bunların cihatçı bir orduya tekrar dönmesine izin verilemezdi” dedi.

Başkan Trump’ın 2019’da yeniden bir Twitter mesajıyla ABD’nin Suriye’yi terk edeceğini ve Türk güçlerinin yakında Suriye’nin kuzeyine girebileceğini açıkladığını belirten Pompeo, şunları söyledi:

“Türkler’in burada serbest egemenliğinin olması insani bir krizi tetikleyebilirdi. Türkiye, kendisi için tehdit teşkil eden Kürtler ile etmeyenler arasında kesin bir çizgi çekme konusunda isteksiz, Suriye’nin kuzeyinde toptan katliama girmeye hazırlanıyordu. Başkan Trump, Başkan Yardımcısı Pence’i ve beni bunun kabul edilemez olduğunu göstermek için Türkiye’ye gönderdi.”

HABER MERKEZİ

#Pompeo #Ankaranın #planı #Kürtlerin #etnik #temizliği #noktasına #gidebilirdi

Evin Cezaevi’ndeki tutuklulardan mektup: Kadın olduğumuz için suçluyuz

İran ve Rojhilat kentlerinde kadın öncülüğünde başlatılan rejim karşıtı eylemler sürerken Evin Cezaevi’nde tutuklu Mazloum, Zarifian ve Ziouri, annelerini kaybeden aktivisler Meryem ve Parivin Mohammadi’ye bir başsağlığı mektubu yayınladı

Evin Cezaevi’nde tutuklu bulunan 3 kadın, geçtiğimiz günlerde annelerini kaybeden aktivistler Meryem ve Parivin Mohammadi’ye dün mektup göndererek başsağlığı dileğinde bulundu.

Evin Cezaevi’nde tutuklu bulunan Frangise Mazloum, Narges Zarifian ve Zahra Ziouri, başsağlığı mektuplarında “Kadın olduğumuz için suçluyuz. Kadın olma suçundan dolayı da hapse atıldık” ifadelerini kullandı. Tutsak kadınların yakınları, çocukları ile vedalaşma fırsatının bile olmadığını ve bunun büyük bir travma yarattığını kaydedilen mektupta, “Birkaç haftada bir yakınlarımı görebilme, çocuklarımızla kucaklaşma fırsatımız oluyor ancak tutsaklığımızdan kaynaklı vedalaşma fırsatımız bile yok. Fikirlerimizde ısrar ettiğimiz için kadınlar olarak özgürlük istediğimiz için hapishanelerdeyiz” ifadeleri yer aldı. Mektup ‘Jin, jiyan, azadî’ sloganıyla sona erdi.

Öğretmen Janipour tutuklandı

Öte yandan, Tahran’da ikamet eden aktivist ve öğretmen Marzieh Janipour gözaltına alınarak, Evin Cezaevi’ne götürüldü. Janipour’un tutuklanmasına dair insan hakları örgütü kaynakları verdiği bilgiye göre; Janipour’un tutuklanarak Evin Cezaevi 209 Nolu Koğuşa götürüldüğü ancak hakkındaki iddialar ile ilgili bilgi elde edilemedi.
Marzieh Janipor’un verdiği özel derslerin gelirlerini Loristan Eyaleti’ndeki yoksul çocukların eğitim ihtiyaçlarını karşılamak için kullandığı ve gelir düzeyi düşük öğrencilerin eğitimini desteklemek için aktif çalışmalar yürüttüğü aktarılıyor.

Karaj’da tutsak aileleri cezaevi önünde eylem yaptı

Bu arada İran hükümeti tarafından tutuklanan ve farklı hapis cezalarının yanı sıra idam cezasına çarptırılan tutukluların aileleri ve yakınları da Karaj’da cezaevi önünde eylem yaptı. Karaj’da bulunan Qazalhasar Cezaevi önünde dün bir araya gelen ailelere cezaevi çalışanlarının saldırdığı bildirildi. Tutuklu aile ve yakınlarının darp edildiği ve üç kadının yaralandığı belirtildi.

Kaynak: NuJinha

#Evin #Cezaevindeki #tutuklulardan #mektup #Kadın #olduğumuz #için #suçluyuz

Uluslararası heyetin ziyaretleri sürüyor: İmralı tecridi konuşuldu

Tecride Karşı Uluslararası Delegasyon üyelerinden oluşan heyetin temasları ikinci gününde. Heyet, açlık grevi eylemi başlatan ESP’yi ziyaret etti  

Farklı ülkelerden yazar, aydın ve kademisyenlerden oluşan ve dün Türkiye’ye gelen 36 kişilik Tecride Karşı Uluslararası Delegasyon heyetinin İstanbul, Amed ve Ankara’da 12’şer kişilik ekipler şeklinde başlatıkları temasları sürüyor.

Bu kapsamda İstanbul heyeti, cezaevlerinde yaşanan hak ihlalleri ve PKK lideri Abdullah Öcalan’a yönelik tecride karşı açlık grevi eylemi başlatan Ezilenlerin Sosyalist Partisi’ni (ESP) ziyaret etti.

Tecrit ve HDP konuşuldu

Özgürlük İçin Hukukçular Derneği (ÖHD) Genel Sekreteri Rengin Ergül ile ÖHD üyesi Bülent Aşa’nın eşlik ettiği heyeti ESP ziyaretinde ESP Eşbaşkanı Özlem Gümüştaş ile Parti Meclisi (PM) üyeleri Ezgi Gürbüz ve Meral Tatar karşıladı.

Yapılan görüşmede PKK Lideri Abdullah Öcalan üzerinde uygulanan ağırlaştırılmış tecrit, cezaevlerindeki hak ihlalleri, Kürdistan’da yaşanan sorunlar, ülkedeki siyasi atmosfer, Halkların Demokratik Partisi’ne (HDP) dönük kapatma davası konu başlıkları konuşuldu.

Taleplerin ortak mücadeleye dönüşmeli

Görüşmede ilk olarak söz alan Gümüştaş, ESP olarak İmralı Cezaevi’ndeki ağırlaştırılmış tecrit ile tüm cezaevlerine yayılan hak ihlallerine karşı çalışmalar yürüttüklerini paylaşarak, “Ama öncelikle İmralı başta olmak üzere diğer cezaevlerindeki tecride dair de bu girişimlerin olması önemli” dedi. Asrın Hukuk Bürosu ve ÖHD’nin PKK Lideri Abdullah Öcalan ile görüşmek için yaptığı başvuru ve girişimleri takip ettiklerini söyleyen Gümüştaş, “Ülkedeki sorunlara çözüm olabilmek ve demokrasinin gelebilmesi için İmralı’daki tecridin kaldırılmasının biz sosyalistler için önemli olduğunu biliyoruz. Taleplerin ortak bir mücadeleye dönüşmesinin de farkındayız” diye ifade etti.

Görüşme daha sonra basına kapalı olarak devam etti.

İSTANBUL

 

#Uluslararası #heyetin #ziyaretleri #sürüyor #İmralı #tecridi #konuşuldu

Sinan Ateş cinayeti: Demirbaş ve MHP’li özel kalem müdürü tutuklandı

Sinan Ateş cinayetinde 3. kez gözaltına alınan Tolgahan Demirbaş ile MHP’li özel kalem müdürü tutuklandı

Eski Ülkü Ocakları Başkanı, Hacettepe Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Sinan Ateş cinayeti şüphelilerinden Tolgahan Demirbaş ve MHP’li özel kalem müdürü Emre Y. çıkarıldıkları Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliği’nce tutuklandı.

Ayrıntılar geliyor…

#Sinan #Ateş #cinayeti #Demirbaş #MHPli #özel #kalem #müdürü #tutuklandı