Ana Sayfa Blog Sayfa 1031

HDP’den gazeteci Aygül ile ilgili Meclis’e önerge

HDP’li Filiz Kerestecioğlu, yaptığı haberler nedeniyle sık sık gözaltına alınan gazeteci Sinan Aygül ile ilgili Fuat Oktay’ın yanıtlaması istemiyle soru önergesi verdi

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Ankara Milletvekili Filiz Kerestecioğlu, yaptığı haberler nedeniyle sık sık gözaltına alınan ve artık hayati tehlike endişesi yaşayan gazeteci Sinan Aygül hakkında Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay tarafından yanıtlanması istemiyle yazılı soru önergesi verdi.

Aygül hakkında hazırlanan son iddianamede, 6 aydan 1 yıla kadar hapis cezası istendiği sırada başka bir soruşturma ile yeniden gözaltına alındığını belirten Kerestecioğlu, Oktay’ın yanıtlaması istemiyle verdiği şu soruları sordu:

“*Halk arasında ‘Sansür Yasası’ olarak da bilinen yasanın Ekim 2022’de yürürlüğe girmesinden itibaren kaç gazeteci gözaltına alınmış veya tutuklanmıştır?

*Kızılay’ın yoksullara dağıtılmak üzere hazırladığı etlerin Kızılay Tatvan Şube Başkanı Battal Taşar ve abisi AKP Bitlis Milletvekili Cemal Taşar’a ait otelde kullanıldığına dair görüntülerin ortaya çıkmasından sonra Battal Taşar’ın bu konu yüzünden görevden alındığı kamuoyu tarafından bilinmektedir. Bu yolsuzlukla alakalı olduğu bilinen AKP Bitlis Milletvekili Cemal Taşar hakkında şimdiye kadar hangi soruşturmalar yürütülmüş ve bu soruşturmalar dolayısıyla hangi yaptırımlar uygulanmıştır?

*Kızılay’ın Aygül’ün yaptığı haberdeki söz konusu iddia nedeniyle Kızılay Tatvan Şube Başkanı Battal Taşar’ı görevden aldığı tüm kamuoyu tarafından bilinmesine rağmen; bu yolsuzluğu haberleştirdiği için Aygül’ün ‘İşyeri dokunulmazlığını ihlal’ suçlamasıyla hakkında 6 aydan bir yıla kadar ceza isteniyor olması gazetecileri korkutma amaçlı güç kullanımının bir örneği değil midir?

*Sinan Aygül’e uygulanan gözaltına alma sürecinin bir ‘göz korkutma’ aracı olarak kullanıldığını düşünüyor musunuz?

*Sinan Aygül’ün cinsel istismar ve yolsuzluk iddialarını haberleştirmesi dolayısıyla sık sık gözaltına alınması ve hatta tutuklanması sizce kamunun haber alma hakkını ihlal edecek bir tutum değil midir?

*Yaptığı haberler dolayısıyla yaşam ve güvenlik hakkının her an ihlal edilebileceğinden endişe duyduğunu belirten Sinan Aygül’ün bu endişesini gidermek ve korunmasını sağlamak adına şimdiye kadar hangi önlemler alınmıştır?”

ANKARA

#HDPden #gazeteci #Aygül #ile #ilgili #Meclise #önerge

Asker aileleri: İntihar diyorlar, intihar olmadığı ortaya çıkıyor

Daha önce bir basın açıklaması ile asker ölümlerinin ‘şüpheli’ olduğunu ve ‘intihar süsü verildiğini söyleyen asker aileleri bu kez Medya Haber TV’ye konuştu

Asker kayıplarına ilişkin açıklama yapan Tüm Şehit Sayılmayan Şehit Aileleri Derneği’nden yeni itiraflar geldi. Medya Haber TV’de Alternatif Gündem’e konuşan dernek başkanı Havva Gölbez, Colemerg ve Şirnex’de çok fazla askerin öldüğünü fakat bu askerlere intihar süsü verildiğini anlattı.

Türkiye’nin Federe Kurdistan Bölgesi’ne yönelik saldırıları sürerken, geçtiğimiz günlerde Tüm Şehit Sayılmayan Şehit Aileleri Derneği’nin yaptığı açıklama savaşın gerçek boyutunu gözler önüne sermişti. Dernek başkanı Hava Gölbez bu kez Medya Haber TV’de Alternatif Gündem programına konuştu.

Barış Boyraz’ın sorularını yanıtlayan Gölbez, son dönemde yaşanan asker ölümlerinin sorulması üzerine, “Tabi ki yeni olaylar var. Yeni yeni ailelerimiz de var tabi ki” dedi. Ölümleri saklanan askerlerin durumuna ilişkin de Gölbez, “Onların da aynı, intihar diye geliyor. İntihar olmadığı ortaya çıkıyor. Tabi uzun uğraşlar sonucunda çıkarabiliyoruz ancak. Çoğunlukla Şırnak’tan çok geliyor, Hakkari’den geliyor” ifadelerini kullandı.

Asker kayıplarına ilişkin çarpıcı bilgiler paylaşan Gölbez, son dönemde çok sayıda asker ailesinin kendilerine başvurduğunu aktardı.

Asker aileleri: Çocuklarımız sessiz sedasız defnediliyor

ANKARA

#Asker #aileleri #İntihar #diyorlar #intihar #olmadığı #ortaya #çıkıyor

ESP ve SGDF: Tutukluların sesi olalım

Açlık grevi eylemini sonlandıran ESP ve SGDF üyeleri, İmralı tecridi ve cezaevlerinde yaşanan hak ihlallerine karşı herkesi tutukluların sesi olmaya ve dayanışmaya çağırdı

Ezilenlerin Sosyalist Partisi (ESP) ve Sosyalist Gençlik Dernekler Federasyonu (SGDF) PKK Lideri Abdullah Öcalan üzerindeki tecrit ve cezaevlerinde yaşanan hak ihlallerine karşı başlattıkları 3 günlük açlık grevi eylemini İnsan Hakları Derneği (İHD) Adana Şubesi’nde yaptıkları serbest kürsüyle sonlandırdı.

Yapılan konuşmalarda İmralı tecridi ve cezaevlerinde yaşanan hak ihlallerine karşı herkesi tutukluların sesi olmaya ve dayanışma göstermeye çağırdı.

Kaynak: MA

#ESP #SGDF #Tutukluların #sesi #olalım

YSK üyeliğine ilk seçilen isim Eroğlu oldu

Yargıtay 8’inci Hukuk Dairesi Üyesi Feyzi Eroğlu, YSK üyeliğine seçildi. Diğer 2 üyenin belirlenmesi için seçimler devam edecek

Yüksek Seçim Kurulu (YSK) görev süresi dolacak 5 üye yerine gelecek Yargıtay Kontenjanı’ndan gelecek 3 üyenin belirlenmesi için yapılan seçimlerin 11’inci turunda, salt çoğunluk sağlayan Yargıtay 8’inci Hukuk Dairesi Üyesi Feyzi Eroğlu, Yüksek Seçim Kurulu (YSK) üyeliğine seçildi.

Yargıtay kontenjanından seçilecek diğer 2 üye için seçimler devam edecek. İsmail Kalender ve Ali Çopur, YSK’nın Danıştay kontenjanından seçilmişti.

Yeni seçilen 5 üye arasında YSK Başkanlığı için seçim yapılacak. Gizli oyla yapılacak seçimde en çok oy alan, YSK’nin yeni başkanı olacak. Yeni üyeler de başkanlık için aday olabilecek.

ANKARA

#YSK #üyeliğine #ilk #seçilen #isim #Eroğlu #oldu

AK önünde tecride karşı eylem

PKK Lideri Abdullah Öcalan üzerindeki tecride karşı AK Parlamento binası önünde 3 gün sürecek eylem başlatıldı

PKK Lideri Abdullah Öcalan üzerindeki tecride karşı Kürtler ve dostları Fransa’nın Strasbourg kentinde bulunan Avrupa Konseyi (AK) Parlamento binası önünde 3 gün sürecek bir eylem başlattı.

KCDK-E çağrısı üzerine parlamento binasında bir araya gelen eylemciler, bir basın açıklaması yaparak CPT ve AK’ye çağrı yaptı. Eylemde ilk olarak konuşan KCDK-E eşbaşkanı Yüksel Koç, CPT’nin PKK Lideri Abdullah Öcalan ile görüşüp görüşediğini bilmediklerini ve görüşme olana kadar eylemlerini sürdüreceklerini söyledi. Tecridin tüm Kürtlere yönelik olduğunun altını çizen Koç, “Bir an önce avukatların görüşme yapmasını istiyoruz” dedi.

Guantanamo’da vardı

Öcalan’a Özgürlük Platformu adına konuşan avukat Ömer Güneş de 22 aydır Abdullah Öcalan’dan haber alınmadığına vurgu yaparak, CPT’nin bir an önce açıklama yapması gerektiğini belirtti. Güneş, “Bu, dünya genelinde sadece Guantanamo’da vardı. Ancak İmralı adasının şartları, koşulları, bütün hukuksuzlukları geçmiş durumda” dedi. Tecride karşı uluslararası kurumlar nezdinde girişimlerde bulunduklarını söyleyen Avukat Güneş, “Avrupa kurumları, CPT, AİHM ve AK, BM bu mutlak iletişimsizliğin ortadan kaldırılması için rolünü oynamalı” şeklinde konuştu.

AK ve CPT’ye çağrı

Daha sonra konuşan TJK-E aktivisti Helen Dersim, Abdullah Öcalan’ın Ortadoğu’da yaşanan sorunların anahtarı olduğuna vurgu yaparak, bir an önce özgür bırakılması gerektiği ifade etti. Kürt kadınlar olarak Abdullah Öcalan’ın ortaya koyduğu paradigmanın takipçisi olduklarına vurgu yapan Dersim, özgür bırakılması gerektiğini söyledi.

KNK Eşbaşkanı Ahmed Karamus da konuşmasında AK ve CPT’ye seslenerek, “Mutlak tecrit hem Türkiye yasalarına hem uluslararası hukuka aykırıdır. Sayın Öcalan üzerindeki tecridi hiçbir şekilde kabul etmeyeceğiz. Tecridin acilen sona ermesi gerekiyor. Avrupa kurumları da görevlerine sahip çıkmalı” dedi.

HDP’li eski vekil Nursel Aydoğan ise, “CPT, işkenceyi önleme komitesidir. Tecrit de en ağır işkence biçimidir. CPT’yi görev ve sorumluluklarını yerine getirmeye çağırıyoruz” dedi. Türkiye’nin AK üyesi olduğunu da hatırlatarak, işlediği insanlık suçlarına işaret eden Aydoğan, Avrupa kurumlarını Türkiye’ye yaptırım uygulamaya çağırdı ve ekledi: “Tecride alışmayacağız. İnsanlık suçu tecridi kıracağız” diye belirtti.

Eylemde söz alan KNK üyesi Dr. Kamuran Berwari, Avrupa Demokratik Güç Birliği (ADGB) adına Mehmet Cengiz ve Siirt Belediyesi eski Başkanı Selim Sadak da tecride son verilmesi çağrısı yaptı.

AK önündeki eylemi 2. gününde FED-GEL ve FCDK-KAWA federasyonları devralacak.

Kaynak: MA

#önünde #tecride #karşı #eylem

Ukrayna’ya Leopard tankların gönderilmesi: Varşova kendi kararını verecek

Polonya Başbakanı Morawiecki, Ukrayna’ya Leopard tanklarının gönderilmesi için Almanya’dan izin alınacağını belirterek, ‘İzin gelmese bile Varşova kendi kararlarını verecek’ dedi

Polonya Başbakanı Mateusz Morawiecki, Ukrayna’ya Leopard tanklarının gönderilmesi için Almanya’dan izin alınacağını belirterek, “Resmi onay için başvuracağız ancak bu ikincil bir konu. Almanya’dan izin gelmese bile Varşova kendi kararlarını verecek” dedi.

Bu açıklama Almanya Dışişleri Bakanı Annalena Baerbock’ın Polonya’nın Ukrayna’ya Leopard tankı sevk etmek istemesi halinde buna karşı çıkmayacakları yolunda pazar günü verdiği mesajın ardından geldi.

Morawiecki, Poznan şehrinde gazetecilere bugün yaptığı açıklamada, Almanya’da 350’den fazla aktif Leopard tankının bulunduğunu, yaklaşık 200 Leopard tankının da depolarda olduğunu söyledi.

Polonya’nın Ukrayna’ya Leopard tankları göndermeye hazır ülkelerle bir koalisyon kuracağını ve iletişim halinde olduklarını vurgulayan Morawiecki, Leopard tanklarının Kiev’e savaşta büyük katkı sağlayacağının altını çizdi.

Almanya yumuşuyor mu?

Almanya Dışişleri Bakanı Annalena Baerbock, Polonya’nın Ukrayna’ya Leopard tankı sevk etmek istemesi halinde buna karşı çıkmayacaklarını belirtmişti.

Dışişleri Bakanı Baerbock’un bu açıklaması Alman basını tarafından “Leopard tanklarının Ukrayna’ya verilmesine yeşil ışık yaktı” şeklinde yorumlandı.

ABD’den Ukrayna’ya 2,5 milyar dolarlık ek yardım

Kaynak: Euronews

#Ukraynaya #Leopard #tankların #gönderilmesi #Varşova #kendi #kararını #verecek

Mêrdîn’deki saldırı ile ilgili 4 kişi tutuklandı

Mêrdîn’de Federe Kürdistan nüfusuna kayıtlı 5 kişinin öldürülmesine dair soruşturmada 4 kişi tutuklandı

Mêrdîn’de Nisêbîn (Nusaybin) ve Qoser (Kızıltepe) ilçeleri arasındaki Qesra Serçixan (Durakbaşı) mevkiinde 19 Ocak günü gece 00.30 civarında Irak plakalı bir araca gerçekleştirilen saldırıda Federe Kurdîstan Bölgesi nüfusuna kayıtlı Hindirin Abdullah Salih (39), Wahida Haydar Casim (63), Abdullah Saleh Mustafa (69), Çimen Şahin Halid (75) ve Ahmed Celaleddin İbrahim’in (45) katledildi.

Olaya dair başlatılan soruşturma kapsamında gözaltına alınanların jandarmadaki işlemleri tamamlandı.

Gözaltındaki F.A., A.K., Ç.B., M.Y. ve M.Ş. Mardin Adliyesi’ne sevk edildi. Savcılık 5 kişinin ifadesini almadan tutuklama talebiyle Sulh Ceza Hakimliğine sevk ederken, 3 şüpheli DNA örneklerinin alınması için yeniden Mardin Eğitim ve Araştırma Hastanesine gönderildi.

Hastaneye gönderilen 3 kişinin getirilmesinin ardından şüphelilerin Sulh Ceza Hakimliğindeki sorgusu başladı.

A.K., ifadesinde jandarmadaki beyanlarını tekrar ederek, cinayetleri F.A.’nın işlediğini ileri sürdü.

Tetiği çektiği iddia edilen F.A. ise, cinayetleri A.K.’nin işlediğini savunarak, kendisinin zorlandığını söyledi. Savunmaların ardından Hakimlik, sorguya ara verdi.

Hakimlik; F.A., A.K., Ç.B. ve M.Y.’nin tutuklanmasına, M.Ş’nin ise, adli kontrol şartıyla serbest bırakılmasına karar verdi.

Ayrıntılar geliyor…

#Mêrdîndeki #saldırı #ile #ilgili #kişi #tutuklandı

Wan Barosu’ndan rapor: Tutuklular 2 yıldır doktora götürülmüyor

Wan Barosu’nun Karadeniz ve Erzurum Dumlu cezaevlerine yapılan ziyaretlere dair hazırlanan raporda, hak ihlalleri sıralandı. Bafra T Tipi Kapalı Cezaevi’nde hasta tutuklular iki yıldır hastaneye götürülmüyor

Wan Barosu İnsan Hakları Merkezi tarafından Karadeniz ve Erzurum Dumlu cezaevlerine dair Aralık ayına dair hazırlanan rapor açıklandı. Wan Barosu Tahir Elçi Konferans Salonu’nda yapılan toplantıyla açıklanan raporu İnsan Hakları Merkezi avukatı Fettah Keleş okudu.

5 cezaevi ziyaret edildi

Tutuklu ve ailelerinin gelen başvuruları üzerine Karadeniz ve Erzurum Dumlu cezaevlerini ziyaret ettiklerini ifade eden Keleş, raporlama çalışması kapsamında Bafra T Tipi Kapalı Hapishanesi, Giresun Espiye L Tipi Kapalı Hapishanesi, Beşikdüzü T Tipi Kapalı Hapishanesi ve Erzurum Dumlu 1 ve 2 Nolu Yüksek Güvenlikli Cezaevleri ziyaret edildiğini belirtti.

2 yıldır hastaneye götürülmüyor

Bafra T Tipi Kapalı Cezaevinde ağız içi arama uygulamasının yaşandığını ifade eden Keleş, tutukluların ağız içi aramayı kabul etmemesi nedeniyle hastaneye götürülmediklerini söyledi. Bu nedenle bazı hasta tutukluların yaklaşık 2 yıldır hastaneye götürülmediğine dikkat çeken Keleş, “Hasta mahpusların sağlıklarını tehlikeye sokacak dereceye geldiğini, bazı mahpusların durumlarının çok ağır olduğu, idarenin 3 ay önce yaptığı aramada alınan kitap ve defterlerinin üzerinde isim yok, kime ait bilinmiyor gibi gerekçeler gösterilerek taraflarına verilmediği, aramaların amacı dışına çıkarak sık ve odalar dağıtılarak yapıldığı, muhalif gazetelerin Kürtçe mektupların verilmediği, kurs atölye spor vb. etkinliklerin yaptırılmadığı, kantin fiyatlarının fahiş olması” dedi.

Açlık grevi sürüyor

Espiye L Tipi Kapalı Cezaevi’nde de aynı ihlallerin yaşandığını ifade eden Keleş, ayrıca Espiye Cezaevi’nde idare ve gözlem kurullarının keyfi ve hukuki olmayan gerekçelerle tutukluların infazlarının yakıldığını söyledi. Keleş, Espiye’de yaşanan ihlaller nedeniyle 2 aya yakın bir süredir tutukluların 10’ar günlük dönüşümlü açlık grevinde olduğu bilgisini paylaştı.

Kelepçeli muane dayatması

Trabzon Beşikdüzü T Tipi Kapalı Cezaevi’nde soysal faaliyetlerin tamamen yasaklı olduğunu kaydeden Keleş, hastaneye götürülen tutukluların kelepçeli muayene edildiğini söyledi. Keleş, Beşikdüzü Cezaevi’nde yaşanan ihlaller nedeniyle tutukluların Temmuz ayından bu yana 5’er günlük dönüşümlü açlık grevinde olduğunu belirtti.

Havalandırmaya tel örgü

Erzurum Dumlu 1 ve 2 Nolu Yüksek Güvenlikli Cezaevi’nde ise müebbet, süreli hapis cezası alan hükümlüler ile tutuklu kişilerin dahi tek kişilik hücrelerde tutulduğuna dikkat çeken Keleş, “Mahpusların kaldığı tekli odaların pencerelerine de tel (tor) çekildiği, bu tel sebebiyle mahpusların temiz hava ve güneş ışığından mahrum bırakıldığı, elektrik faturalarının meskenden ticarethaneye dönüştürüldüğü bu sebeple birim fiyatının 4,95-TL’den hesaplandığı ve mahpuslara fahiş faturaların geldiği, iç mektupların aylar sonra verildiği, Dumlu 1 Nolu Kapalı Hapishanesi’nde mahpusların hak ihlallerinin sonlandırılması talebiyle açlık grevi yaptıkları, tel örgüleri protesto etmek için slogan atmaları gerekçe edilerek 7 kişiye 2’şer aylık 7 kere haberleşme disiplin cezası verildiği” bilgisini paylaşarak duyarlılık çağrısında bulundu.

WAN

#Wan #Barosundan #rapor #Tutuklular #yıldır #doktora #götürülmüyor

Suriye’nin geleceği kadınlarda

Kürt, Arap, Süryani, Ermeni, Keldani, Türkmen ve Çerkes’lerden 52 kadın örgütü, Kuzey-Doğu Suriye Kadın Meclisi’nde bir arada çalışıyor. Kadınlar Suriye’nin geleceği için özgürlükçü ve eşitlikçi bir anayasa hazırlıyor

Kürt, Arap, Süryani, Ermeni, Keldani, Türkmen ve Çerkes’lerden 52 kadın hareketinin çatısı olan Kuzey-Doğu Suriye Kadın Meclisi, üç ana çalışma esasıyla 14 Haziran 2019’da kuruldu. Meclis, Suriye’nin geleceği için bir yeni anayasa oluşturuyor.
Kuzey-Doğu Suriye Kadın Meclisi Koordinasyon Üyesi Jîyan Hisên, çalışmalarına yönelik Fırat Haber Ajansı’ndan (ANF) Nujiyan Adar ve Mustafa Çoban’a konuştu.

Tek çatı altında mücadele

Sözlerine, meclisin nasıl oluşturulduğunu anlatarak başlayan Jîyan Hisên, Reqa, Tebqa, Dêrazor ve Minbic gibi alanların işgalden kurtulmasının ardından ortak bir meclise ihtiyaç duyulduğunu söyledi. Kongra Star öncülüğünde bölgedeki kadınların ortak bir kadın meclisinin olması gerektiği tartışmasıyla 2019’da harekete geçtiğini aktaran Jîyan Hisên, “Bir hazırlık komitesi kuruldu ve bölgedeki siyasi partiler, sivil toplum kuruluşları ve bağımsız kurum ve kuruluşları ziyaret etti. Ziyaret edilen tüm yerler projeyi olumlu karşıladı. Kadınların bir çatı altında toplanması, hem işgale hem de kadın kırımına karşı bir tutum ve eylemdi” dedi.

İlk kongre 2021’de yapıldı

Kuzey ve Doğu Suriye Kadın Meclisi’nin 14 Haziran 2019’da bir kuruluş kongresi yaptığını, 11 Haziran 2021’de ise 1. kongresini gerçekleştirdiğini söyleyen Jîyan Hisên, Kadın Kanunları Komitesi ile Anayasa Komitesi oluşturduklarını, sonrasında ise Kuzey-Doğu Suriye Kadın Örgütleri Eylem Platformu kurduklarını aktardı.

Kadın evleri ve kadın yasaları

Jîyan Hisên, “Kadın evi ve kadın adalet meclisi de 2014’te kuruldu. Bu devrimi tanıtanlardan biri de kadın evleri ve kadın yasasıydı. Çıkartılan bu kanunlar, saldırılardan dolayı Cizîrê Bölgesi’yle sınırlı kaldı. Büyümesini tartıştık. Kuzey ve Doğu Suriye’nin her yerinden herkesin bu komiteden yer alması gerektiği belirlendi ve bu doğrultuda komite genişletildi. ‘Kadın yasası’ diyorduk, ancak çocuk ve aileleri de içeride barındırması için aile yasası olarak değiştirildi. Bu yasa Cizîrê bölgesinde pratiğe geçirdik. İleriki süreçte Kobanê, Şehba ve kurtarılmış bölgelerde de kadınları toplayarak sunacağız. O bölgelerde bu yasaya daha çok ihtiyaç var” sözlerini kullandı.

Tüm kesimleri içeren anayasa

Anayasa Komitesi’nin çalışmalarında tüm halk birleşenlerinin temsilcilerinin içerisinde yer aldığını ifade eden Jîyan Hisên, şunları söyledi: “Komite, Kuzey-Doğu Suriye kadınları olarak Suriye’nin geleceği için neler istediğimizi içeren güçlü bir taslak ortaya çıkardı ve halen de çalışmalarını güçlü bir şekilde sürdürüyor. Kuzey-Doğu Suriye Kadın Örgütleri Eylem Platformu ise önemli günler ve kadınlara dönük saldırılara karşı yapılacak eylemler için kuruldu.”

Tüm dünyaya ulaşmak istiyoruz

Kuzey-Doğu Suriye merkezli bu örgütlenme ile hem Suriye hem Ortadoğu hem de dünyanın dört bir yanındaki kadınlara ve hareketlerine ulaşmayı hedeflediklerini vurgulayan Jîyan Hisên, son olarak şu bilgileri verdi: “Devrimle elde edilen kazanımları ve tecrübeleri tüm dünyaya yaymak için çalışıyoruz. Bölgeye dönük saldırı ve ambargo durumu meclisin çalışmalarını olumsuz etkiliyor. Bunlar olmasaydı çalışmalarımız daha da güçlenebilirdi. Bu yetersizlikleri tartışarak daha hızlı aşmayı umuyoruz.”

QAMIŞLO

#Suriyenin #geleceği #kadınlarda

Wanlı kadınlar: İran’daki direnişin yanındayız

İran’da Jin jiyan azadî felsefesiyle süren halk ayaklanmasına dair açıklama yapan Wanlı kadınlar direnişin yanında olduklarını belirtti 

İran’ın başkenti Tahran’da 13 Eylül 2022’de İran devleti tarafından işkence ile gözaltına alınan ve 16 Eylül’de yaşamını yitiren Jîna Emînî’nin ardından, “Jin jiyan azadî” sloganıyla başlayan eylemler, aylardır sürüyor. Birçok ülkede bu isyanla dayanışma eylemleri de yükselirken, gelişen protestoları engelleyemeyen İran devleti, yüzlerce kişiyi katletti, binlercesini gözaltına aldı ve tutukladı, birçoğu için de idam kararı verdi. Rojhilat’la sınır kenti olan Wan’da, kadınlar devam eden direnişe dair Jinnews’e konuştu.

Hukuksuzluğun son aşaması

Serhat Göç Araştırmaları Derneği (Serhat GÖÇ-DER) Yöneticisi Ayten Kıran, eril zihniyetin direnen kadınlardan korktuğunu dile getirdi. Kıran, “İran İslam rejiminde şu ana kadar birçok hukuksuzluk yaşandı. Kürt kadın Jîna Emînî’nin saçının bir telinin görünmesinden kaynaklı katledilmesi İran’da hukuksuzluğun geldiği son noktadır” dedi.

Direnişi destekleyeceğiz

Jîna’nın katledilmesinin tek nedeninin saçlarının görünmesi olmadığını belirten Kıran, tüm dünyada kadınların erkek-devlet şiddetine maruz kaldığına dikkat çekti. Özelde Kürt kadınların bu saldırıların hedefinde olduğunu işaret eden Kıran, “Çünkü Kürt kadının özgürlük arayışı, mücadelesi var. Ne olursa olsun bu mücadelesinden vazgeçmeyecektir. Rojhilat’taki direnişi ne kadar bastırırlarsa bastırsınlar; kadınlar direnmeye devam edecek. Bizler de bulunduğumuz her alanda bu direnişi destekleyeceğiz” ifadelerini kullandı.

Öcalan felsefesinin yankısı

HDP Parti Meclisi (PM) üyesi Sarya Bilici de bu sene dünyanın birçok yerinde kadın direnişinin yükseldiğini, İran’daki sürecin bütün dünyaya yansıdığını söyledi. İktidarın özelde Kürt kadın hareketi üzerinde özel savaş politikaları uyguladığını vurgulayan Bilici, “İktidarlar, yaşamın her alanında kadını hedef alıyor. Sayın Abdullah Öcalan’ın ‘Jin jiyan azadî’ felsefesi biz kadınlar için bir yaşam felsefesi haline geldi. Bu slogan Kürt kadın mücadelesi sayesinde dünyaya yayıldı. Devletler kadınların bilince ulaşmasını istemezler. Tıpkı şu an Türkiye’de iktidarlarca uygulanan politikalar ile dayanışmayı hedef alıp, parçalamaya çalışmaları gibi” diye konuştu.

Direnişi bitiremezler

Bilici, son olarak şöyle konuştu: “Baskılar kadınların direnişini asla bitiremeyecektir. Kadınlar nerede olursa olsun özgürlük için mücadele edecektir. Özgürlük kendini bilmek, hakikatini tanımak ve bilmektir. Hakikatini bilen bir birey mücadelesini de ona göre yürütür.”

Mücadele edeceğiz

HDP Wan Tuşba İlçe Eşbaşkanı Hanım Akkuş ise Rojhilat’ta kadın öncülüğünde süren direnişe dönük baskılara değindi. Direnişi kırmak için İran devletinin büyük çaba sarf ettiğini kaydeden Akkuş, “Bu baskıya ve güce rağmen halk geri adım atmıyor” sözleriyle direnişteki ısrarın altını çizdi. Dünyadaki tüm kadınların ve halkların sadece bir kıvılcım beklediğini ifade eden Akkuş, nerede olursa olsun kadınlara dönük her saldırının kendilerine de yapılmış olduğunu ve buna karşı mücadele edeceklerinin mesajını verdi.

Kaynak: WAN/JINNEWS

#Wanlı #kadınlarİrandaki #direnişin #yanındayız