Ana Sayfa Blog Sayfa 1033

Mêrdîn’deki cinayetin 6 sanığı tutuklama istemiyle mahkemeye sevk edildi

Mêrdîn’de 5 kişinin öldürülmesine dair gözaltına alınan 6 kişi, savcılık sorgusunun ardından tutuklama istemiyle hakimliğe sevk edildi

Mêrdîn’de Nisêbîn (Nusaybin) ve Qoser (Kızıltepe) ilçeleri arasındaki Qesra Serçixan (Durakbaşı) mevkiinde 19 Ocak günü gece 00.30 civarında Irak plakalı bir araca gerçekleştirilen saldırıda Federe Kurdîstan Bölgesi nüfusuna kayıtlı Hindirin Abdullah Salih (39), Wahida Haydar Casim (63), Abdullah Saleh Mustafa (69), Çimen Şahin Halid (75) ve Ahmed Celaleddin İbrahim’in (45) katledildi.

Olaya dair gözaltına alınan F.A., A.K., Ç.B., M.Y., Ö.M. ve ismi öğrenilemeyen bir kişi, Mardin Adliyesi’ne sevk edildi. Savcı, ifadelerinin ardından 6 kişiyi tutuklama istemiyle Mardin Sulh Ceza Hakimliğine sevk etti.

Mêrdîn

 

#Mêrdîndeki #cinayetin #sanığı #tutuklama #istemiyle #mahkemeye #sevk #edildi

Hatay’da orman kıyımı

Hatay’da Hatay Orman İşletme Müdürlüğü tarafından ağaç kıyımı yapıldı

Kurdistan’ı birçok kentinde devam eden ağaç kıyımının yanı sıra, Hatay’da da orman kıyımı yapılıyor. Hatay Orman İşletme Müdürlüğü, Amanos Dağları’nın Arsuz mevkiinde bulunan ağaçları kesti.

Duyarlılık çağrısı

Ağaç kıyımının yaşandığı bölgeye giden Arsuz Belediyesi CHP Grup Başkanvekili Mehmet Candemir ve CHP Meclis üyesi Saadet Berkyürek, incelemelerde bulundu. Ağaç kıyımına karşı yetkilileri göreve çağıran CHP’liler, bölgenin kiraya verildiğini ve kiralayanların kalan ağaçları keseceği kaygısı taşıdıklarını belirtti. Çıkan yangınlar, krom madeni için açılan ocakların yanı sıra, onlarca hektarlık ormanlık alanda yeni ağaçların kesilmesine tepki gösteren heyet, duyarlılık çağrısı yaptı.

HATAY

#Hatayda #orman #kıyımı

Kayyum emlakçılığa soyundu: Cami satıyor

Yenişehir Belediyesi kayyumu, belediye taşınmazlarını satmaya devam ediyor. Satılığa çıkarılanlar arasında bir cami de var

Selman Çiçek

Halkın oyları ile seçilen belediye eşbaşkanlarının yerine atanan kayyumlar gün geçmeden yeni bir usulsüzlüğe imza atıyor. Bunlardan biri ise kayyum atanan Amed Yenişehir Belediyesi. Kayyum, belediye taşınmazlarını ya satıyor ya devrediyor. Son olarak kayyum, Yenişehir ilçesindeki Seyrantepe’de bulunan Z Restaurant, Makina İkmale bağlı Öğretmen Evi’nin yanındaki Temizlik Şantiyesi ve Mardin yolundaki Piknik Alanı’nı, kayyum atanan Amed Büyükşehir Belediyesi’ne devretti.

Parsel parsel sattı

Taşınmazları devreden kayyum bu sefer, belediyeye ait arsaları parsel parsel sattı. Üçkuyular Mahallesi’ndeki 1822 ada 3 Nolu parselde yer alan 15 bin dönüm araziyi 41 milyon 500 bin TL’ye, aynı mahalledeki 1300 ada 3 Nolu parseli 26 milyon 745 bin TL ve Şilbe Mahallesi’ndeki 667 Nolu parseldeki 8 bin 600 metrekarelik araziyi 36 milyon TL’ye satan kayyum, “kapalı teklif” usulüyle satılan arazilerin ödenme şeklini ise takside bağlaması dikkat çekti.

Meclis kararı yok

Dökmetaş Mahallesi’nde ise arsa satışı yapan kayyum, burada bulunan üç parsellik 75 bin 125 metrekarelik alanı 232 milyon 894 bin TL’ye sattı. Yapılan bu satışlar belediyenin internet sitesinde meclis kararları arasında yer almadı. Kararın kim tarafından hangi yasal düzenlemeye dair alındığı ise bilinmiyor.

Camiyi de sattı

Arsaları parsel parsel satmakla yetinmeyen kayyum, emlakçılığı da üst seviyeye çıkararak içerisinde yaşayan hane ve iş yerlerinin de olduğu mahalleleri de satışa çıkardı. Yenişehir Fabrika Mahallesi’nde üzerinde 380 hane ve bir caminin de bulunduğu arazi satışa çıkarıldı. Arazinin ihalesi 20 Eylül’de yapılırken belediye, araziyi “işgal eden” yapıların alıcı tarafından 2 yıl içinde kaldırılması ve inşaata başlamasını istedi.

Dokuzçeltik’e göz dikti

Kayyum son olarak Dokuzçeltik Mahallesi’nin 49 bin 879 metrekarelik kısmını satışa çıkardı. Belediye Başkanlığı binasının önünde bulunan ve imarsız yapılaşmaya sahip mahallede yüzlerce ev, iş yeri ve bir cami bulunuyor. Belediye, araziyi işgal eden yapıların alıcı tarafından iki yıl içinde kaldırılmasını ve inşaata başlanmasını istiyor. Belediye önündeki yaklaşık 50 bin metrekarelik kısmı satışa çıkarılan alanın toplam büyüklüğü ise yaklaşık 80 bin metrekare. Satışa konu edilmeyen kısım ise sağlık tesis alanı, anaokulu ve park olarak ayrılmış durumda. Belediye, satış işlemini Diyarbakır Büyükşehir Belediye Meclisi’nin 17 Kasım 2021 tarihinde almış olduğu “Dokuzçeltik Mahallesi Kentsel Dönüşüm ve Gelişim Alanı” kararına dayandırdı. Satış, 30004 ada 3 parsel, 30004 ada 2 parsel, 30006 ada 2 parsel ve 30007 ada 1 parseli kapsıyor. Bunun ihalesi ise bugün (24 Ocak) yapılacak.

Halkı cezalandırıyorlar

Yaklaşık 6 yıldır arsaların satışının vakıflara, farklı cemaat ya da kurumlara yapıldığını belirten yerine kayyum atanan Yenişehir Belediyesi Eşbaşkanı Belgin Diken, kamuya ait bu varlıkların bu şekilde elden hukuksuz bir şekilde çıkarılmasındaki amacın, belediyeyi bir sonraki dönem işlevsiz hale getirmek olduğunu söyledi. Öte yandan ciddi anlamda rantın da olduğunu ifade eden Diken, “Aslında iktidar kazanamadığı belediyelerde halkı bu vesile ile cezalandırıyor. Şu an sadece burada yaşayan halkın 6 yılını çalmadılar. Bunlar bir sonraki dönemde de kazanamayacaklarını bildikleri için belediyenin tüm varlıklarını elden çıkarma ve hatta astronomik miktarda borçlandırma ile belediyeleri ve halkı cezalandırmak istemektedirler” dedi.

Değerlere saldırı

Yaklaşımları tarzları halka ait oluşturulan ne kadar değerler varsa hepsini dağıtmak ve yok etme üzerinde şekillenen bir tutumları söz konusu olduğuna dikkati çeken Diken, demokratik ekolojik kadın özgürlükçü yerel yönetim anlayışına karşı geliştirilen sistematik bir durum ve tutumun söz konusu olduğunu söyledi. Satışların yapılabilmesi için belirli prosedürün uygulanması gerektiğinin altını çizen Diken, “Bunu o bölgede yaşayan halk ile değerlendirmesi gerekir ya da belediye meclisi ve encümen kararları ile bir sonuca varabilir. Fakat bu kadar geniş çaplı yapılması ve bazı hukuksuzlukları belediye üzerinden gerçekleştirmek istemeleri sadece belediyeyi değil, tüm beldeyi hedefledikleri görülmektedir” diye belirtti.

Kararlar hukuki değil

5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 73. maddesine atıfta bulunan Diken, kentsel dönüşüm ve gelişim alanı ilan edilen yerlerde belediyelere ait gayrimenkuller ile belediyelerin üzerindeki inşaatların tamamı belediyeler tarafından yapıldığını belirtti. Diken, yine yenileme alanları ile ilgili 5366 sayılı Kanun’un 2. maddesinde bu tür kararların il özel idarelerinde il genel meclisinin ve belediyelerde belediye meclisinin üye tam sayısının salt çoğunluğunun kararı ile belirlendiğini söyledi. Halkın seçtiği belediye meclis üyesinin ya da encümenin mevcut kayyumlu belediyelerde belediyelere alınmadığını hatırlatan Diken, “Meclis üyeleri olmadan alınan kararlar hukuki değildir. Aynı zamanda halkın rızasını almış yönetimi tanımayan ve baypas eden kayyum anlayışının uygulamalarının örfi hukukumuzda da yeri yoktur. Meşru olmayan yöntemler ile bu satışlar gerçekleştirilmektedir. Sadece yasal kılıf uydurulmak istenmektedir” diye aktardı.

Raporlar kanıtlıyor

Arsa mahalle gibi satışların bir parçasının da rant olduğuna dikkati çeken Diken, “Sayıştay raporlarında her şey apaçık ortada. Bu raporlarda kayyumların kamuya ait taşınmazları nasıl etrafa savurdukları görülmektedir. Yandaşlarına bedelsiz, cüzi bedeller veya belirli bir tutar karşılığında verilen taşınmazlar söz konusudur. Tabii bu sadece belediyenin kaynakları değildir. Aslında belediyenin, kamu ve halk adına dişini tırnağına takarak topladığı birikimlerdir. Bu birikimleri etrafa savururcasına dağıtmaları halkı cezalandırma olarak görmekteyiz” diye ifade etti.

Mücadele sürecek

Kayyumun her hukuksuz girişimine karşı yasal süreci işlettiklerini vurgulayan Diken, ihaleyi durdurma ile ilgili başvurular yapıldığını ve kimi satışların durdurulduğunu, oluşturulan bu kamu zararının mutlaka demokratik ve yasal yollar ile hesabının sorulacağını söyledi. Kayyumun, Amed halkına kendisini toparlayamayacak bir belediye bırakmayı hedeflediğine işaret eden Diken, “Unuttukları bir şey var: Halkın gücünü hafife alıyorlar. Bizim siyasetimizin gücünü hafife alıyorlar. Bizler her koşulda halkla yeniden kentimizi, çevremizi, yaşam alanlarımızı eskisinden daha konforlu hale getireceğiz” şeklinde konuştu.

#Kayyum #emlakçılığa #soyundu #Cami #satıyor

Cezası bitti ama bir yıldır tahliye edilmiyor

Sincan Kadın Kapalı Cezaevi’nde bulunan ve cezası bittiği halde tahliye edilmeyen gazeteci Dilan Oynaş’ın infazı üçüncü kez engellendi

Sincan Kadın Kapalı Cezaevi’nde “örgüt üyeliği” iddiasıyla 2016’dan bu yana tutulan Gazeteci Dilan Oynaş, 26 Nisan 2022’de cezası bitmesine rağmen tahliye edilmiyor. İdare ve Gözlem Kurulu, 27 Nisan 2022’de Oynaş’ı “iyi halli” olmadığı iddiasıyla tahliye etmemişti. Dilan’ın 21 Temmuz’da ikinci kez İdare ve Gözlem Kurulu’nda tahliyesi değerlendirilse de Kurul ikinci kez Oynaş’ın “pişmanlığı” kabul etmediği için tahliyesini engelleyerek, 6 ay daha uzattı.

Mart’a ertelendi

21 Ocak’ta üçüncü kez toplanan İdare ve Gözlem Kurulu Dilan’ın aldığı disiplin cezasından kaynaklı tahliyesini bir kez daha engelledi. Kurul 29 Mart’ta yeniden toplanarak karar verecek.

Kaynak: JİNHA

#Cezası #bitti #ama #bir #yıldır #tahliye #edilmiyor

Peru’da polis üniversiteye tankla girdi

Peru’daki hükümet karşıtı protestolarda can kayıpları artıyor. Üniversiteye tankla baskın yapan polis 200 öğrenciyi gözaltına aldı

Peru’da, Cumhurbaşkanı Dina Boluarte’nin istifa etmesi ve erken seçim yapılması talebiyle düzenlenen protestolarda hayatını kaybedenlerin sayısı 60’a yükseldi.

Başkent Lima başta olmak üzere birçok kentte sokaklara inen binlerce kişiye polis engel olmaya çalıştı. Puno şehrindeki eylemlerde 1 kişinin daha yaşamını yitirmesiyle 11 Aralık’tan bu yana ölenlerin sayısı 60’a çıktı.

Tankla baskın

Dün sabah saatlerinde Lima’daki San Marcos Ulusal Üniversitesi’ne tankla baskın yapan polis 200 öğrenciyi gözaltına aldı.

Polis ile öğrenciler arasında üniversite bahçesinde gerginlik yaşandığı ve 1,5 saatin sonunda öğrencilerin polis otobüsüyle dışarı çıkartıldığı bilgisi paylaşıldı.

Yetkililer, ülkenin çeşitli kentlerinden gelen yüzlerce öğrencinin başkentteki eylemlere katılmak için üniversitede çadır kurduğunu bildirdi.

Gözaltılar serbest bırakılıyor

Yetkililer gözaltına alına 200 öğrenciden 192’sinin serbest bırakıldığını açıkladı. Serbest bırakılan öğrencilerin yakınları, başkent Lima’daki Terörle Mücadele Başkanlığı binası dışında toplandı.

Peru’da gözaltına alınan öğrenciler serbest bırakıldı

DIŞ HABERLER

#Peruda #polis #üniversiteye #tankla #girdi

Eksik: Tecride karşı dünya sesini yükseltmeli

PKK Lideri Abdullah Öcalan üzerinde uygulanan tecride dair değerlendirmelerde bulunan HDP Milletvekili Habip Eksik, yaşananların hukuk dışı olduğunu belirterek, bütün dünyanın ses çıkarması gerektiğini belirtti

İmralı tecridine ilişkin değerlendirmelerde bulunan HDP Milletvekili Habip Eksik, tecride karşı toplumsal refleksin önemine değindi. Tecridi “işkence yöntemi” olarak nitelendiren Eksik, tecridin aynı zamanda insanlık suçu ve hukuk dışı bir uygulama olduğunu ifade etti. Eksik, “İktidar, İmralı tecrit sistemindeki ısrar politikası ile hukuk dışı uygulamalarını tüm toplumu yaymayı amaçlamakta. Dolayısıyla tecritte ısrar politikası, tek adam rejiminin kendini kurumsallaştırmak için kullandığı en önemli hukuk dışı yöntemdir” dedi.

Tüm dünyayı etkiliyor

CPT’nin tecrit karşısındaki sessizliğini de eleştiren Eksik, şunları söyledi: “Bu sessizlik nedeniyle insanların bu tür kurumlara inancına darbe vurulmaktadır. Bu durum çok büyük sıkıntılara ve sorunlara gebe bir hal almaya başladı. Tüm dünya kamuoyu öncelikle bu tür hukuksuzluklara sesini yükseltmeli ve itirazını ortaya koymalıdır. Unutmamak gerekir ki globalleşen dünyada bir bölgedeki ya da ülkedeki sorun sadece orayı etkilemiyor, tüm dünyayı etkiliyor.”

ÎDIR

#Eksik #Tecride #karşı #dünya #sesini #yükseltmeli

KNK: Soykırımın tanınması anlamlı ama yetersiz

Almanya Federal Meclisi’nin Êzidî soykırımını tanımasına dair yazılı açıklama yapan KNK, adımın anlamlı ancak kalıcı sorunların çözümü için yetersiz olduğunu belirtti 

Almanya Federal Meclisi’nin Êzidî soykırımını tanımasına karşı Kurdistan Ulusal Kongresi (Kongreya Neteweyî ya Kurdistanê-KNK) Yürütme Konseyi yazılı bir açıklama yaptı.

Önemli ama yetersiz

Kararın önemli bir olduğunu değerlendiren KNK açıklamasında, ancak Şengal’in statüsü ve Êzidîlerin güvenliği garantiye alınmadıkça soykırımların tekrarlanabileceği konusunda uyararark, bu nedenle talep ve beklentilerini sıraladı. “Êzidî halkımız 2014 yılında DAİŞ ve kimi ortakları tarafından soykırım niyetiyle ağır bir saldırı gerçekleştirmişti. Bu soykırımın amaç ve hedefi, Êzidî halkımızı yok etmeye yönelikti ve elbette bunu DAİŞ tek başına yapmamış, kimi bölge devletlerinin ortaklığı da vardı” denilen açıklamada, “Almanya Meclisi’nin jenosid tanımlanmasına yönelik kararı olumludur, ancak Êzidî halkımızın yaralarını sarmak ve sorunlarını çözüme kavuşturmak açısından yetersizdir” diye belirtildi.

Bazı kararlar gerekiyor

“Başta BM, AB olmak üzere Êzidî halkımızın başına getirilenleri jenosid olarak tanımlayan tüm uluslararası kurumların bu kararı doğrudur ve yerindedir. Ancak karar bu haliyle yetersizdir. Jenosidin tekrarlanmaması ve bir dereceye kadar zarar ve zayiatlarının telafi edilmesi için prensipler doğrultusunda bazı kararlar daha gerekiyor” denilerek talepler sıralandı:

Talepler şu şekilde sıralandı:

* Şengal ve yerleştikleri ülkelerdeki Êzidî halkın güvenliğinin garantiye alınması

* Êzidî halkının iradesini kabul edilmesi ve Şengal bölgesinin resmi statüsünün tanınması

* DAİŞ’in ve soykırıma dahil olan güçlerin Adalet Divanı’nda yargılanması

* Şengal ve Êzidî halkının yerleştikleri alanlarda özellikle Türk devletinin saldırılarından korunması

* Şengal’in yeniden inşa edilmesi için uluslararası bir projenin Şengal halkı öncülüğünde başlatılması

* Êzidî halkının topraklarına dönmesi için imkanların yaratılması.”

HABER MERKEZİ

#KNK #Soykırımın #tanınması #anlamlı #ama #yetersiz

BM’den Türkiye’ye İmralı uyarısı: Mutlak iletişimsizliğe son ver

İmralı tecridine karşı BM İnsan Hakları Komitesi’ne başvuru yaptıklarını ifade eden avukat Özgür Erol, BM’nin Türkiye’ye mutlak iletişimsizlik haline son verilmesi için uyarıda bulunduğunu söyledi

İmralı F Tipi Yüksek Güvenlikli Cezaevi’nde ağır tecrit koşulları altında tutulan PKK Lideri Abdullah Öcalan ile tutuklular Hamili Yıldırım, Veysi Aktaş ve Ömer Hayri Konar’dan 21 ayı aşkın süredir haber alınamıyor. Abdullah Öcalan’ın müdafiliğini yürüten Asrın Hukuk Bürosu, 2019 yılında 5 görüşme gerçekleştirse de 27 Temmuz 2011’den bu yana ağır tecrit koşullarında tutulan müvekkilleriyle görüştürülmüyor.

Abdullah Öcalan ile en son Temmuz 2011’de görüşebilen Asrın Hukuk Bürosu avukatlarından Özgür Erol, Türkiye’ye yaptığı son ziyaretinde İmralı’ya gittiğini açıklayan Avrupa İşkencenin Önlenmesi Komitesi (CPT) ile yüz yüze yaptıkları görüşmenin yanı sıra, uluslararası mekanizmalara yaptıkları başvuruları ve tecridin ağırlaşan boyutuna dair Mezopotamya Ajansı’ndan Zemo Ağgöz’e değerlendirmelerde bulundu.

Guantanamo şartlarını aşmış

PKK lideriyle en son 2019’da açlık grevleri, ölüm oruçları döneminde 5 görüşmenin yapıldığını hatırlatan Erol, “İmralı Cezaevi’nin hukuksal bir kara delik haline getirilmesi itibariyle ilk dönemlerde ‘Guantanamo’ benzeri bir cezaevi örneğini dile getirirdik. Ama geldiğimiz noktada İmralı Cezaevi ‘Guantanamo’ şartlarını aşmış durumda. Tüm denetimlere kapalı olması itibariyle hangi kanuni hükümlere bağlı olarak işlediğini artık açık bir şekilde yanıtlayamıyoruz. Avukat görüşmesi ya da aile görüşmesinin engellenmesinden ibaret bir durum da değil. Nasıl ki 2019’da birkaç avukat görüşmesinin olması tecridi ortadan kaldırmadıysa, bugün için de geçerli. Birkaç avukat ya da aile görüşmesinin gerçekleşmesiyle İmralı tecridinin ortadan kalkmış mı kabul edeceğiz? Hayır. 23 yıldır orada oturtulmuş bir sistem var ve bu sistem kendisini sürekli yeniden üretiyor. Bir laboratuvar gibi kendini orada sürekli derinleştiriyor” dedi.

Bu bir oyun

Abdullah Öcalan’a verilen disiplin cezalarının hukukla açıklanamayacağının altını çizen Erol, şöyle devam etti: “Bu bir hukuk oyunundan ibaret. Gerekçe gösterilen disiplin cezalarının ne maddi ne de hukuksal bir dayanağı var. Hiçbir ceza kendisini üç ayda bir düzenli ve periyodik bir biçimde yineler mi? Hiçbir ceza, kendi sebebinden bağımsız olarak kişilerin dış dünyayla tüm iletişimini kesmeye yönelir mi? Spor etkinliğinden kaynaklı bir disiplin cezası kurduklarını ilan ediyorlar. Niye, spor yapmıyorsunuz diye. O zaman kurduğunuz cezanın da buna dönük olması gerekmez mi? Spor etkinliğinden dolayı aile görüşlerini niye kesiyorsunuz? Bu bir oyun. Fakat bu oyunun tehlikeli yönü şu; kapalı bir oyun oynuyorlar. Yani, bu oyun içerisine hem idari hem yargı mercileri dahil oluyor. Disiplin cezasının, yıllarca ‘gemi arızası’, ‘hava muhalefeti’ diyerek girişleri engelledikleri bahanelerden hiçbir farkı yok.”

CPT bilgi vermedi

CPT’nin Eylül 2022’deki İmralı ziyaretini hatırlatan Erol, hazırladıkları raporu açıklamamaları üzerine yüz yüze görüşme gerçekleştirdiklerini ama burada da herhangi bir bilgi vermediklerini söyledi. Erol, “Ne kadar bürokratik olursanız olun, ciddi hale gelmiş bir hak ihlali karşısında ‘durumları iyidir, gördük’ diyemeyecek hale getiremezsiniz kendinizi. Son noktada CPT’ye dair açıklama yapmamızın ve ‘görüşmenin gerçekleşip gerçekleşmediğinden şüpheliyiz’ dememizin sebebi de buydu. Bugüne dek herhangi bir veri ve bilgiye de ulaşmış değiliz” ifadelerini kullandı.

Mart’a kadar süre verdi

2022’in sonunda Birleşmiş Milletler (BM) İnsan Hakları Komitesi’ne İmralı’daki dört mahpus adına bir başvuru yaptıklarının altını çizen Erol, “Bu başvurumuzu Türkiye hükümetine gönderdiler. Komite, hükümette başvurumuzu gönderirken başvurucuların mutlak iletişimsizlik olan ‘incommunicado’ haline son vermesi ve başvurucuların kendi seçtikleri avukatlarla derhal ve herhangi bir kısıtlama olmaksızın erişim sağlaması gerektiğini hatırlatıp talep etti. Bu geçici tedbir talebi niteliğinde. Bu yaptığımız başvurunun kabul edildiği anlamına gelmiyor. Başvuru devam edecek fakat burada BM İnsan Hakları Komitesi durumu hemen fark etti. Komite, hükümete Mart sonuna kadar süre verdi. Türkiye’nin süre içerisinde yanıtlarını sunması gerekiyor. Sonra biz de kendi görüşlerimizi sunacağız. Prosedür bu şekilde bir süre devam edecek” şeklinde konuştu.

MA

#BMden #Türkiyeye #İmralı #uyarısı #Mutlak #iletişimsizliğe #son #ver

İki kardeş iki hasta tutuklu

Elîh’te farklı tarihlerde tutuklanan Nebioğlu kardeşlerden Fırat yüzde 92 ve Emrah ise yüzde 94 engelli raporu olmasına rağmen tahliye edilmeyen tutuklular

Adalet Bakanlığı tarafından hasta tutuklular için yasal bir değişiklik getirilirken, henüz uygulanmaya konulmadığı gibi birçok hasta tutuklunun durumu gittikçe ağırlaşıyor.
Elîh’te (Batman) farklı tarihlerde tutuklanan 24 yaşındaki Fırat ve 30 yaşındaki Emrah Nebioğlu kardeşler, yaşadıkları ağır sağlık sorunlarına rağmen tahliye edilmiyor.

Hastane kalamaz dedi ATK kalır dedi!

Mezopotamya Ajansı’ndan (MA) Fethi Balaman’ın haberine göre, kardeşlerden Fırat, Êlih’te 2015’te tutuklanıp11 yıl 7 ay hapis cezası verilirken, birçok sürgünden sonra Diyarbakır T Tipi Yüksek Güvenlikli Cezaevi’ne konuldu. Fırat’ın geçirdiği felç nedeniyle yüzde 92 engelli raporu bulunurken, böbrek yetmezliği nedeniyle diyalize bağlı yaşamını sürdürüyor. Ayrıca görme ve işitmede sorun yaşıyor.

2 böbreği iflas etti

Fırat, böbrek yetmezliği nedeniyle kaldırıldığı Batman Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nden “cezaevinde kalamaz” raporu aldı. Adli Tıp Kurumu (ATK) ise, 14 Mart 2022’de Fırat Nebioğlu için “cezaevinde kalabilir” raporu verdi. 2 böbreği iflas eden Fırat Nebioğlu için böbrek nakli yapılması için yapılan 3 başvuru ise yanıtsız bırakıldı.

Felç kaldı

Bir diğer kardeş Emrah Nebioğlu ise, IŞİD’in Kobanê’ye yönelik 2014’te gerçekleştirdiği saldırılara karşı yapılan protesto eylemleri sırasında başından aldığı kurşunla felç kaldı. Sonrasında hakkında “örgüt üyesi olmak” iddiasıyla dava açıldı ve 7 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırıldı. Antalya S Tipi Cezaevi’nde tutulan Emrah hakkında verilen ceza halen Yargıtay’da inceleme aşamasında.
Batman Bölge Devlet Hastanesi tarafından yüzde 94 engelli raporu verilen Emrah’ın da birçok hastalığı mevcut: Güç kaybı, göz kayması, işitme kaybı ve yüksek tansiyon bunlardan bazıları.

Cenazesi çıksın istemiyorum

Çocuklarının yaşadıklarının zulüm olduğunu belirten anne Rahime Nebioğlu, yaşananları “Fırat daha küçük yaştaydı. Olayın yaşandığı gün hayvanlarına yem veriyordu. Ancak olaylara karıştığı iddia edilerek tutuklandı. Somut hiçbir delil olmadan ceza verildi. Cezaevine sağlam giren oğlum şuan diyalize bağlı bir şekilde yaşam mücadelesi veriyor. Hukuksuzluğa cezaevi idaresinin keyfi yaklaşımları eklenince böyle bir hal aldı. İki böbreği iflas etmesine rağmen böbrek nakline izin verilmiyor. Nereye başvursak kapılar yüzümüze kapatılıyor. Oğlumun cenazesi çıksın istemiyorum” dedi.

Hasta haliyle tutuklandı

Fırat’ın ağabeyi Emrah’ın da hasta olmasına rağmen tutuklandığını söyleyen anne Nebioğlu, “Emrah dışardayken Fırat için birlikte mücadele ediyorduk. Hasta olmasına rağmen birçok yere başvuruda bulunuyordu. Sürekli bir mücadele içindeydi. Ancak o da hasta haliyle tutuklandı. İki oğlum da şuan cezaevinde yaşam mücadelesi veriyor. Burada vicdanı olan herkese sesleniyorum. Cezaevinden cenaze çıkmasın. Çocuklarımın tedavi olmaları için zemin oluşturulsun” dedi.

ÊLIH

#İki #kardeş #iki #hasta #tutuklu

Şêxmeqsûd’da bina çöktü 16 kişi yaşamını yitirdi

Halep’in Şêxmeqsûd mahallesinde 5 katlı bir binanın çökmesi sonucu 16 kişi yaşamını yitirdi

Halep’in Şêxmeqsûd mahallesinde dün çöken 5 katlı binada bilanço ağırlaştı. Enkaz altından çıkarılanları sayısı 18’e çıktı. Enkaz altından çıkarılanlardan 16’sı yaşamını yitirdi.

Yaşamını yitiren 15 kişinin isimleri şöyle: Zerîfe Îbo (33), Cengîz Îbo (14), Avliyan Îbo (13), Hemîde Carûr (7), Cemal Carûr (10), Yûsif Carûr (3), Meys Memdûh Carûr, Wîsal Carûr, Waêl Mihemed Rîhanî (37), Dua Silêman (29), Îvane Waêl Rîhanî (20 günlük), Redwan Mihemed Sebrî (55) ve Zeyneh Ehmed Receb Osman (42), Resûl Îbo (46), Gulînaz Kedro (33).

Yaralıların isimleri ise şöyle: Cemal Carûr ve Mistefa Îbo (17).

Efrîn’e dönük saldırılar sırasında göç etmek zorunda kalan kişiler olduğu belirtildi.  Enkaz kaldırma çalışmaları sürerken, halen ulaşılamayan kişiler olduğu kaydedildi.

Kaynak: MA

#Şêxmeqsûdda #bina #çöktü #kişi #yaşamını #yitirdi