Ana Sayfa Blog Sayfa 1042

Yargıtay’dan çocuğu istismar eden Kabak’a tahliye kararı

Yargıtay, 10 yaşındaki E.Ç adlı çocuğu 2 yıl boyunca sistematik bir şekilde istismar eden Volkan Kabak’a verilen 18 yıl hapis cezası kararını bozarak tahliye kararı verdi

Yargıtay, İstanbul’un İkitelli ilçesinde akrabası olan 10 yaşındaki E.Ç adlı çocuğa sistematik cinsel tacizde bulunan Volkan Kabak hakkında verilen 18 yıl hapis cezası kararını bozdu.

E.Ç’yi istismar eden Kabak’a, yargılandığı Bakırköy 13’üncü Ağır Ceza Mahkemesi tarafından 17 Haziran 2022’de 12 yaşından küçük “Çocuğun cinsel istismarı” suçundan 10 yıl, “Kişiyi hürriyetinden yoksun bırakmak” suçundan 2 yıl hapis cezası verildi.

Yargıtay’dan tahliye kararı

Mahkeme cezayı, “Beden ve ruhen kendini savunamayacak” birine karşı yapıldığı için 4 yıl, bu suçun cinsel nedenle yapılması nedeniyle 6 yıla çıkarılmasına karar vererek, Kabak hakkında toplamda 18 yıl hapis cezası verdi. Mahkeme, ev hapsindeki Kabak’ın kaçma şüphesinin bulunması nedeniyle tutuklanmasına karar vererek, Tekirdağ 2 Nolu T Tipi’ne gönderdi. Failin avukatları, karara karşı İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi’ne başvurdu. Bölge Mahkemesi’nin 20’inci Ceza Dairesi, 6 Eylül 2022’de kararı esastan bozdu. E.Ç’nin avukatları ise bu kararı Yargıtay’a taşındı. Kararını 16 Ocak’ta veren Yargıtay 9’uncu Ceza Dairesi, Bölge Mahkemesinin kararını yerinden bularak, fail Kabak’ın “cebir, tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve 12 yaşındaki küçük mağdurların cinsel istismarı” suçlarından tahliyesine karar verdi.

İSTANBUL

#Yargıtaydan #çocuğu #istismar #eden #Kabaka #tahliye #kararı

Colemêrg’de şüpheli kadın ölümü ve intihar

Colemêrg’in Çelê ilçesinde 32 yaşındaki Z.T isimli kadın şüpheli şekilde yaşamını yitirdi. Gever ilçesinde ise M.S.A adlı bir gencin tutuklandığını öğrendikten sonra yaşamına son verdiği belirtildi

Edinilen bilgilere göre Colemêrg’e bağlı Gever (Yüksekova) ilçesinde ve Çelê (Çukurca)ilçesinde yaşayan bir kadının yaşamına son verdiği iddia edildi. Çelê ilçesine bağlı Gêman (Köprülü) köyünde şüpheli bir şekilde meydana gelen olayda 32 yaşındaki bir çocuk annesi Z.T isimli bir kadının yaşamına son verdiği öne sürüldü. Ailenin, 32 yaşındaki kadından haber alamaması üzerine evine yakınlarının gitmesiyle kadının cansız bedeni bulundu. Kadının cenazesi, otopsi yapılmak üzere Colemêrg Devlet Hastanesi Adli Tıp Morgu’na kaldırıldı. Olaya ilişkin Çukurca İlçe Jandarma ekiplerinin soruşturma açtığı kaydedildi.

Yaşamına son verdi

Edinilen bilgilere göre Gever’de saat 16.00 saatleri sıralarında ifade vermek için Yüksekova Adliyesi’nde bulunan Savcılığa giden M.S.A isimli 26 yaşındaki gencin Savcılık tarafından tutuklama talebi mahkemeye sevk edildiğini öğrenmesi üzerine adliyenin 3’ncü katından aşağı atarak intihar ettiği öne sürüldü. Ağır yaralı olarak Gever Devlet Hastanesi’ne kaldırılan M.S.A’nın hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak yaşamını yitirdiği öğrenildi.

Olayla ilgili Yüksekova ilçe Emniyet Müdürlüğü’ne bağlı ekipler tarafından soruşturma başlatıldı. M.S.A’nın cansız bedeni ise otopsi işlemleri için Colemêrg Devlet Hastanesi’ne kaldırılması bekleniyor.

COLEMÊRG

#Colemêrgde #şüpheli #kadın #ölümü #intihar

Cizîr’de gözaltına alınanlar serbest bırakıldı

Cizîr’de gözaltına alınan 6 kişi serbest bırakıldı

Şirnex’in Cizîr ilçesinde 17 Ocak’ta özel harekat polisi tarafından bir çok eve eş zamanlı baskın yapılmıştı. Polis baskınında Mehmet Zeki Akıl, Sekvan Kaydı, Ramazan Akça, Hacı Kaydı, Süleyman Üstün ve eşi Şirin Üstün isimli yurttaşlar gözaltına “Örgüte yardım” ettikleri iddiasıyla gözaltına alınmıştı.

Gözaltına alınan Mehmet Zeki Akıl, Hacı Kaydı ve Ramazan Akça dün çıkartıldıkları mahkemede ifadelerinin ardından adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı.

Bugün de Sekvan Kaydı, Süleyman Üstün ve Şirin Üstün adliyeye getirildi. Savcılıkta ifadeleri ardından adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

ŞIRNEX

#Cizîrde #gözaltına #alınanlar #serbest #bırakıldı

Cezaevini arayarak Başak Demirtaş’ım diyen Pardeli vekil rozeti saatığı öğrenildi

Edirne Cezaevi’nde tutuklu Demirtaş’ı arayarak kendisini Başak Demirtaş olarak tanıtan ve kızının trafik kazasında ağır yaralandığını söyleyen Şükran Pardeli’nin bir internet sitesinde ‘milletvekili rozeti’ satılığa çıkardığı öğrenildi

Edirne F Tipi Cezaevi’ni arayarak Kendisini Başak Demirtaş olarak tanıtan ve Amed çıkışında trafik kazası geçirdiklerini söyleyen Şükran Pardeli’nin ikinci el ürünler satılan bir internet sitesinde hangi milletvekiline ait olduğu bilinmeyen bir “milletvekili rozeti” satılığa çıkardığı öğrenildi. Pardeli’nin kendisini AKP’li siyasetçi olarak tanıttığı da belirtildi.

Aramayı reddetti

Talimat yolu ile ifadesi alınan Pardeli, “Hattı ben kullanmaktayım. Ancak ben Edirne Cezaevi’ni hiç aramadım. Evde annem ve çocuğumla birlikte yaşamaktayım. Edirne Cezaevi’ni kimin aradığına dair bir fikrim de yoktur. Benim Selahattin Demirtaş’la hiç ilgim yoktur. Üzerime atılı suçlamaları kabul etmiyorum. Bu hususta söyleyeceklerim bundan ibarettir” şeklinde beyanda bulundu.

‘Kovuşturmaya yer yok’

Soruşturmayı yürüten Edirne Cumhuriyet Başsavcılığı, Pardeli hakkında “Kişilerin huzur ve sükununu bozma suçu yönünden yapılan değerlendirmede, “Eylemlerinin bir kez yapılmasının yeterli olmadığı, eylemin ısrarla tekrarlanması” koşulunu öne sürerken, eylemin sırf kişilerin huzur ve sükununu bozma saiki ile işlenmediğini öne sürdü.

Cumhuriyet Savcısı Yusuf Şahan Kırca, tüm bu nedenlerle Pardel hakkında “kovuşturmaya yer olmadığı” kararı verdi.

HABER MERKEZİ

#Cezaevini #arayarak #Başak #Demirtaşım #diyen #Pardeli #vekil #rozeti #saatığı #öğrenildi

Müdür yardımcısı Ercan’a ikin dava: Öğrenciler tacizi anlattı

Cizîr’de 43 öğrenciye cinsel tacizde bulunduğu gerekçesiyle yargılan ve 22 ay 15 gün hapis cezası verilen müdür yardımcısı Burak Ercan hakkında 5 öğrencinin şikayetiyle açılan ikinci davanın duruşması görüldü

Şirnex’in Cizîr (Cizre) ilçesindeki Merkez Anadolu Lisesi’nde 43 öğrenciye cinsel tacizde bulunmaktan yargılandığı davada verilen 22 ay 15 gün hapis cezası İstinaf’ta onaylanan okulun müdür yardımcısı ve Eğitimciler Birliği Sendikası (Eğitim Bir-Sen) İşyeri Temsilcisi Burak Ercan hakkında 5 öğrencinin daha şikayetiyle açılan ikinci bir dava ise yerel mahkemede sürüyor. “Cinsel taciz”, “Sarkıntılık yapmak suretiyle çocuğun cinsel istismarı” ve “Basit cinsel saldırı” suçlarından açılan davanın 3’üncü duruşması Cizre 2’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü.

Duruşmaya, Şirnex Barosu Kadın ve Çocuk Hakları Komisyonundan Aycan İrmez, Aile ve Sosyal Politikalar Müdürlüğü avukatı, HDP Şirnex Milletvekili Nuran İmir ile sivil toplum örgütleri temsilcileri katıldı. Sanık Burak Ercan ve avukatı Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile duruşmaya katılırken, mağdur iki öğrenci ve avukatları duruşmada hazır bulundu.

Şirnex Barosu Kadın ve Çocuk Hakları Komisyonu’nun katılım talebi mahkeme heyeti tarafından reddedildi.

Kimlik tespitiyle başlayan duruşmada, ilk olarak mağdurlardan B.Y. dinlendi. B.Y. daha önce verdiği ifadelerin doğru olduğunu belirterek, bir sonraki duruşmaya katılmak istemediğini beyan etti.

‘Şikayetçi olduktan sonra notlarımı düşürdü’

Ardından dinlenen mağdur B.N.S., daha önce sistematik olarak Ercan’ın tacizine maruz kaldığını ifade ederek, bunu fark ettikten sonra ise şikayetçi olduğunu söyledi. B.N.S. “Daha önce verdiğim ifademde bahsetmiştim. Sanık benim İngilizce dil ve sınıf öğretmenimdi. Ben kimsenin baskısı sonucu kendisinden şikayetçi olmadım. Bana bir keresinde, ‘her zaman ki gibi çok güzelsin’ deyip saçlarımı okşadı. Daha sonrasında bana cinsel içerikli karikatürler göndermesi ve farklı şekilde yaklaşması beni kuşkulandırdı ve kendisinden şikayetçi oldum. Kendisinden şikayetçi olduktan sonra bütün notlarımı düşürdü. Kendisinden şikayetçiyim” dedi.

Mağdurlar dinledikten sonra Aile ve Sosyal Politikalar avukatı, sanığın tutuklu yargılanmasını talep etti.

Sanıktan kumpas iddiası

SEGBİS ile duruşmaya katılan Burak Ercan ise, olayın kumpas olduğunu iddia ederek, mağdurların şikayetlerinin bir husumet sonrası gerçekleştirildiği ileri sürdü.

Tutuklama talebi reddedildi

Verilen aranın ardından mahkeme heyeti, Ercan’ın tutuklanma yönündeki talepleri reddetti. Mahkeme, Ercan hakkında daha önce açılan ve 13 Ocak’ta İstinaf’ta onanan dava dosyasının incelenmesi ve bir tanığın daha dinlenmesi için duruşmayı 10 Mart’a erteledi.

Olaya dair?

Şirnex’in Cizîr (Cizre) ilçesinde bulunan Merkez Anadolu Lisesi’nde Müdür Yardımcısı olan Eğitimciler Birliği Sendikası (Eğitim Bir-Sen) İşyeri Temsilcisi Burak Ercan, 2018 yılında 48 öğrenciye cinsel tacizde bulundu. Şikayetler 2018 yılında yapılmasına rağmen Ercan, bu dönemde herhangi bir tedbir alınmadan 13 gün boyunca okula gidip, taciz ettiği öğrencilerle aynı ortamda bulunmaya devam etti. Olayın kamuoyuna yansımasıyla Ercan, kaymakamlık tarafından açığa alındı. Daha sonra Bakanlık Müfettişleri okula ulaşarak, resmi tahkikat başlattı. Süreç devam ederken, savcılığa yeni şikayet dilekçeleri de ulaştı. Birçok öğrenci, korktukları için sadece sözlü ifade verebileceklerini, savcılığa gidemeyeceklerini belirtirken, müfettişlerin raporlarında 40’ın üzerinde çocuğun fail tarafından tacize uğradıklarına dair beyanları yer aldı. Soruşturma dosyasına gizlilik kararı getirilirken, Ercan hakkında teftiş kurulu tarafından ihraç talep edildi. Fakat bu ceza, bürokratik kanallarla hafifletilerek “kademe durdurma” cezasına dönüştürüldü.

Çocukların şikayeti üzerine Ercan hakkında “Cinsel taciz” suçuyla önce Cizre Asliye Ceza Mahkemesi’nde dava açıldı. Ardından mağdur avukatların itirazıyla dava Cizre 1’inci Ağır Ceza Mahkemesinde görülmeye başlandı. 11 Mart 2022 tarihinde karara bağlanan davada, Ercan’ın tutuklanması yönündeki talepler reddedilerek, 22 ay 15 gün hapis cezası verildi. Ercan’ın avukatlarının itiraz ettiği dosya istinafa gönderildi. Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 7’nci Dairesi, Ercan’ın avukatlarının itirazını reddederek, yerel mahkemenin verdiği cezayı 13 Ocak’ta onadı.

5 öğrenci daha şikayetçi oldu

Ercan’ın “cinsel taciz” suçundan yargılandığı davanın dosyası istinaftayken, bu kez aynı okuldan 5 öğrenci daha Cizre Cumhuriyet Başsavcılığı’na giderek, 2018-2019 yılları arasında Ercan’ın cinsel tacizine uğradıklarını belirtti. Öğrencilerin şikayetleri üzerine Ercan hakkında bu kez “Cinsel taciz”, “Sarkıntılık yapmak suretiyle çocuğun cinsel istismarı” ve “Basit cinsel saldırı” suçlarından yeni bir soruşturma başlatıldı. Soruşturmanın tamamlanmasıyla hazırlanan iddianame, Cizre 2’nci Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi. Ercan’ın yargılandığı ikinci davanın ilk duruşması 27 Ekim’de görüldü. 2 Aralık’ta görülen ikinci duruşmada mahkeme heyeti, sanığın tutuklanması yönündeki talepleri reddetti.

HABER MERKEZİ

#Müdür #yardımcısı #Ercana #ikin #dava #Öğrenciler #tacizi #anlattı

30 yıllık tutuklu Bilici’nin tahliyesi üçüncü kez ertelendi

Afyonkarahisar Cezaevi’nde bulunan 30 yıllık tutuklu Şevket Bilici’nin tahliyesi üçüncü kez ertelendi

Wan’a 1992’de tutuklan ve daha sonra yargılandığı davada “Devletin birliğini ve bütünlüğünü bozmaktan” müebbet hapis cezası verilen Şevket Bilici’nin infazı bir kez daha yakıldı. Afyonkarahisar 1 No’lu T Tipi Cezaevi’nde tutuklu Bilici’nin 4 Temmuz 2022’de infazı tamamlanıyordu. Ancak İdare ve Gözlem Kurulu’nun 26 Haziran’da aldığı karar gerekçesiyle tahliyesi engellendi.

Bilici, bunun üzerine Afyonkarahisar Cumhuriyet Başsavcılığı’na itirazda bulundu. Bilici, itirazın reddedilmesi üzerine İnfaz Hakimliği’ne başvuruda bulundu. Kararı 26 Ağustos 2022’de değerlendiren İnfaz Hakimliği, Bilici’nin “PKK’ye bağlı” olduğuna dair somut bir verinin olmadığını belirterek, İdare ve Gözlem Kurulu’nun kararını “usul ve yasaya aykırı buldu. Hakimlik, kararın kaldırılmasını karar verdi. Savcı, karara itiraz etti. Afyonkarahisar 1’inci Ağır Ceza Mahkemesi, savcılığın lehine karar vererek, hakimliğin kararını bozdu.

Üçüncü kez ertelendi

Bilici’nin tahliyesi daha sonra benzer gerekçelerle ikinci kez engellendi. İdare ve Gözlem Kurulu, 15 Aralık’ta hazırladığı raporda, Bilici’nin infazının ertelenmesi yönünde rapor hazırladı. Rapor üzerine Bilici’nin infazı 3’üncü kez yakıldı. Bilici’nin son infaz yakmaya yaptığı itiraz da 4 Ocak’ta reddedildi. Hakimlik, söz konusu itirazı, Gözlem Kurulu’nun “örgüt ortamında bulunuyor, pişman değil, yeniden örgüte katılabilir” iddialarını gerekçe gösterdi. Bilici’nin bir sonraki tahliye değerlendirmesi 2 Nisan’a bırakıldı.

HABER MERKEZİ

#yıllık #tutuklu #Bilicinin #tahliyesi #üçüncü #kez #ertelendi

MSD’den Uluslararası güçlere Efrîn çağrısı

Türkiye’nin Efrîn’e saldırının 5. yılı nedeniyle açıklama yapan MSD, ‘Uluslararası güçler ve Arap Birliği’ni Türk devletinin komşularının topraklarını işgal etme politikalarına karşı durmaya çağırıyoruz’ dedi

Demokratik Suriye Meclisi (MSD), Türkiye’nin Efrîn’e saşdırısının 5’nci yıldönümüne ilişkin yazılı açıklama yaptı. Açıklamada, Türkiye’nin işgaline karşı durulması istendi.

Açıklamada, saldırının üzerinden 5 yıl geçtiği hatırlatılarak, “Bu işgalin amacı Özerk Yönetim projesini yok etmekti. Efrîn’in işgalinden bu yana bölge her yönüyle trajik bir duruma girdi. Her gün şehir ve köylerde gruplar arasında bir çatışma yaşanıyor, hiçbir hesap sorulmadan bölgenin asıl sahiplerine karşı suç işleniyor” denildi.

‘Suçlar Türkleştirme politikası çerçevesinde işleniyor’

Efrîn’de hergün insan kaçırma, öldürme, mülke el koyma ve talan durumunun yaşandığının belirtildiği açıklamada, şunlara yer verildi: “Dahası, hiçbir suç işlemeden bölgenin asıl sahipleri cezaevlerinde işkence görüyor. Efrîn ve Suriye’nin kuzeyinde artan bu suçlar, Türkleştirme politikası çerçevesinde işleniyor. Türk devleti Türk dilini, para birimini dayatıyor, sokakların, halka açık alanların ve okulların isimlerini değiştirdi. Bu, demografik değişim politikasının uygulandığının bir kanıtıdır. Efrîn bölgesine çok da uzak olmayan Şehba bölgesindeki binlerce kişi hala geri dönmeyi bekliyor ve bunca yıldır herhangi bir Birleşmiş Milletler (BM) programı olmaksızın kamplarda yaşam mücadelesi veriyorlar.”

İşgale karşı durma çağrısı

Türkiye ve Şam hükümetinin yakınlaşmasının olduğu bir süreçten geçildiğine dikkat çekilen açıklamada şu ifadelere yer verildi: “Bu durum işgale rağmen gerçekleşiyor. Acı çekenler ise Suriyelilerin kendisidir. Burada en karlı çıkan kişi seçimlere hazırlanan Erdoğan’dır. Esad ise bunu uluslararası tecridi kaldırmaya çalışarak yapıyor. Bu yaklaşım, Suriye’de gerçekleşmeyen siyasi çalışmaları kesinlikle durduracaktır. Uluslararası güçler ve Arap Birliği’ni, Türk devletinin komşularının topraklarını işgal etme politikalarına karşı durmaya çağırıyoruz. Bu politika sadece Suriye için tehlikeli değil, Suriye’nin birliğine yönelik bir tehlike olduğunu bir kez daha hatırlatıyoruz.”

HABER MERKEZİ

#MSDden #Uluslararası #güçlere #Efrîn #çağrısı

Hewlêr’den Türkiye’ye nota: Mêrdin’deki katliam aydınlatılsın

Duhoklu beş kişinin Mêrdîn’de katledilmesinin ardından, Türkiye’nin Hewlêr Başkonsolosluğu’na nota verildi. Hewlêr, cinayetlerin aydınlatılmasını istedi

Duhok’tan aile ziyareti ve tedavi için Türkiye’ye gelen beş kişinin Mêrdîn’de araçlarından indirilerek öldürülmesine karşı Hewlêr’den tepki geldi. Federe Kurdistan Bölgesi Yönetimi’nin Başbakanı Mesrur Barzani’nin Ankara’ya cinayetlerin aydınlatılması çağrısı yapmasının ardından, Türkiye’ye protesto notası verildi.

Rudaw’da yer alan habere göre Türkiye Hewlê Başkonsolosluğu’nun Kurdistan Bölgesi İçişleri Bakanlığı’na çağrılarak, Ankara’ya protesto notası verildiği ve olayın bir an önce soruşturularak aydınlatılmasının talep edildiği belirtildi. Bakanlığın Özel Kalem Müdürü Dr. Hemin Mirani, yaptığı açıklamada Türkiye’nin Erbil Başkonsolosluğu’nun İçişleri Bakanlığı’na çağrılarak, Türkiye Dışişleri Bakanlığı’na iletilmek üzere protesto notası verdiğini söyledi.

Mirani, olayın bir an önce soruşturularak açığa çıkarılmasını talep ettiğini belirterek, “kendilerine basına yansıyan haberler dışında farklı bir bilgi verilmediğini” açıkladı.

Ne olmuştu?

18 Ocak’ı 19’a bağlayan gece, saat 01.00 sıralarında Duhok’tan Amed’e giden araç, Artuklu-Nisêbîn karayolunun Yeniköy mevkiinde durdurulmuş, silahlı şahıslarca beş kişiye kurşun yağdırılmıştı.

Saldırıda Abdullah Salih Mustafa (69), eşi Çimen Şahin Halid (75) ve kızları Hindirin Abdullah Salih (39) olay yerinde ölürken, tedavi için Diyarbakır’a götürülen Wahide Haydar Casım (63) ve oğlu Ahmed Celaleddin İbrahim (45) kaldırıldıkları hastanelerde yaşamlarını yitirmişti.

Soruşturma dosyasına giren güvenlik kamerası görüntülerinde, hafif ticari araçla bir dinlenme tesisine gelen şüphelilerin, öldürülenleri taşıyan cipin tesise giriş yapmasından bir süre sonra buradan ayrıldıkları görülüyor.

Saldırının yapıldığı yerdeki termal kamera görüntüsünde ise cip ve şüphelilerin bulunduğu aracın yol kenarında durması, kapıları açık olan cipin etrafında dolaşan zanlıların daha sonra araçlarına binip olay yerinden uzaklaşması yer alıyor.

HABER MERKEZİ

#Hewlêrden #Türkiyeye #nota #Mêrdindeki #katliam #aydınlatılsın

‘Tecrit’ açıklamasına polis saldırısı: 10 kişi gözaltına alındı

PKK Lideri Abdullah Öcalan’a uygulanan tecrit ve cezaevlerindeki ihlallere karşı açıklama yapmak isteyen ESP ve SGDF’lilere saldıran polis, 10 kişiyi gözaltına aldı

Ezilenlerin Sosyalist Partisi (ESP) ve Sosyalist Gençlik Dernekleri Federasyonu (SGDF) üyelerinin, PKK Lideri Abdullah Öcalan üzerindeki tecrit ve cezaevlerindeki hak ihlallerine karşı İzmir’in ardından İstanbul’da da açlık grevi başlattı. 18 Ocak’ta İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi’nde yapılan açıklama ile başlayan grev, 3 günün ardından bugün Bakırköy Kapalı Cezaevi önünde yapılacak açıklamayla sonlandırılacaktı.

Cezaevi önünde toplanarak açıklama yapmak isteyen partililer ve yurttaşların etrafını saran polis, Bakırköy Kaymakamlığı’nın “yasak” kararını gerekçe göstererek, açıklamaya izin vermeyeceklerini söyledi.

10 gözaltı

Yasak kararına tepki gösteren partililerin etrafı polis tarafından sarıldı. Partililer ablukayı, “Devrimci tutsaklar onurumuzdur”, “Kahrolsun faşizm yaşasın mücadelemiz”, “İnsanlık onuru işkenceyi yenecek” sloganlarıyla protesto etti. Polis, partililere saldırarak 10 kişiyi gözaltına aldı. Gözaltına alınan isimler şöyle: Hüseyin İldan, Leyla Can, Berfin Polat, Kalender Polat, Berkan Deveci, Adnan Özcan, Selfinaz Göçmez, Ömer Akgün, Sedat Polat ve soyadı öğrenilemeyen Mazlum adındaki partili.

HABER MERKEZİ

#Tecrit #açıklamasına #polis #saldırısı #kişi #gözaltına #alındı

Eşini katleden erkeğe ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası

Amed’de evli olduğu Süreyya Büyük’ü katleden Mehmet Büyük’e ‘eşini kasten öldürmekten ağırlaştırılmış müebbet, 2 kişiyi de yaralamaktan 26 yıl hapis cezası verildi

Amed’in merkez Yenişehir ilçesinde 28 Ocak 2021’de eşi Süreyya Büyük’ü katleden, Süreyya’nın kardeşi Fatma Sever’i ile başka bir kişiyi olay sırasında yaralayan Mehmet Büyük’ün yargılandığı davada karar çıktı. Diyarbakır 13’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen karar duruşmasında, sanık Mehmet Büyük, avukatı ile katledilen Süreyya Büyük’ün çocukları ve avukatları hazır bulundu.

Katledilen Süreyya Büyük’ün çocuklarının avukatı Yusuf Çakas, sanığın akıl ve ruh sağlığının yerinde olduğuna dair alınan rapora işaret ederek, “Uygulanan siyasetin sonucu olarak; sanık katlettiği kadını ve kadının ailesine dair bir ‘namus’ değerlendirmesi yapmıştı. Bu değerlendirme ben ve müvekkilim açısından kabul edeceğimiz bir durum değildir. En aksi durumda bile sanığın iddialarının tamamı bilimsel raporlarıyla aksi bir şekilde ispat edildi. Yani sanığın iftira attığı ortaya çıktı. Olayı biraz daha net görmek gerekiyor. Baskı altında bir kadın var. 20 yıldır ailesiyle görüşemeyen ve ailesi ile görüşmek adına gizli saklı telefon kullanan bir kadından bahsediyoruz. Eziyet çektirilerek canice bir cinayetin işlendiği açıkça ortadadır. Sanık ‘korkutmak amacıyla ateş ettim’ dese de birden fazla kez ateş etmiştir. Bizim buradan beklentimiz gerçekten verilecek en ağır ceza ile kadına yönelik bundan sonra her türlü şiddetin en azından mahkemelerce kayıtsız kalınmamasıdır” diye konuştu.

Sanık Mehmet Büyük ise, duruşmada savunmasını mahkemeye yazılı olarak sundu. Sanığın avukatı ise, sanığın cinayeti “ağır tahrik” altında işlediğini iddia etti.

Ağırlaştırılmış müebbet hapis

Yapılan savunmanın ardından mahkeme, Mehmet Büyük’ü Süreyya Büyük’ü “kasten öldürmek”ten ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırdı. Mahkeme, olay sırasında sanığı Fatma Sever’i “kasten öldürmeye teşebbüs”ten 15 yıl, yeğeni Ebubekir Büyük’ü “kasten öldürmeye teşebbüs”ten 11 yıl hapis cezası verdi. Verilen cezada indirime gitmeyen mahkeme, sanığın tutukluluk halinin devamına karar verdi.

HABER MERKEZİ

#Eşini #katleden #erkeğe #ağırlaştırılmış #müebbet #hapis #cezası