Ana Sayfa Blog Sayfa 1059

Kazan’ın katleden Asan’ı amacı yardım etmekmiş

Riha’da 16 Kasım 2021’de kaybolduktan sonra 17 Aralık’ta cenazesi toprağa gömülü olarak bulunan Mülkiye Kazan’ın faili Mustafa Asan hakkında açılan davanın ilk duruşmasında sanık kendini aklamaya çalıştı

Riha’nın (Urfa) Wêranşar (Viranşehir) ilçesinde, 16 Kasım 2021’de kaybolduktan sonra 17 Aralık’ta cenazesi toprağa gömülü olarak bulunan Mülkiye Kazan’ın faili Mustafa Asan hakkında “Kasten öldürme” ve “Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma” suçlarından açılan davanın ikinci duruşması Mardin 1’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü.

Delilleri ret etti

Kimlik tespitinin ardından başlayan duruşmada, daha sonra gelen evraklar okunarak, faile hakkındaki suçlamalar hatırlatıldı. Fail Asan ise, yaptığı savunmada tüm suçlamaları reddederek, cinayeti işlemediğini ileri sürdü. Bunun üzerine hakkındaki deliller hatırlatılan Asan, tüm delilleri de reddederek, Kazan’a ‘yardım etmekle’ kendini savundu.

Kılıf uyduruyor

Söz alan müşteki avukatlar, failin cinayeti önceden planladığını ve canice hislerle işlediğini belirterek, yargılamanın “tasarlayarak öldürme” suçundan sürdürülmesini istedi. Failin savunmalarının suçtan kurtulmaya dönük olduğunu kaydeden avukatlar, hakkındaki somut delillere kılıf uydurma maksatlı savunma yaptığı ifade edildi. Avukatlar, sanığın cezalandırılmasını istedi.

Tutukluluğa devam kararı

Avukatların savunmasının ardından dinlenen Kazan’ın kardeşi Seher Kazan, ablasının planlanarak öldürüldüğünü belirtirken, anne Cemile Kazan ve baba Mehmet Kazan da, failin en ağır şekilde cezalandırılmasını talep etti.
Ardından ara mütalaasını veren savcılık, dosyadaki eksik hususların giderilmesini ve sanığın tutukluluk halinin devamına karar verilmesini istedi. Mahkeme ise, sanığın tutukluluk halinin devamına karar vererek, bir sonra ki duruşmayı 14 Mart’a erteledi.

MÊRDÎN

#Kazanın #katleden #Asanı #amacı #yardım #etmekmiş

Kilise duvarına ‘Tek yol İslam’ yazıldı

Edirnekapı’da bulunan Aya Yorgi Kilisesi’nin bahçe duvarına “Tek yol İslam” yazılaması yapıldı

İstanbul’un Fatih ilçesine bağlı Edirnekapı semtinde bulunan Aya Yorgi Kilisesi’nin bahçe duvarına “Tek yol İslam” yazılaması yapıldı. 1836’da Haçı Nikolas tarafından inşa edilen kilisenin bahçesine yapılan yazılamanın kimler tarafından yapıldığı öğrenilemedi.

Kaynak: MA

#Kilise #duvarına #Tek #yol #İslam #yazıldı

Gazeteci Gök: Fotoğraflar katilin yargılanabileceği duygusunu olmuşturmuştu

Kurkut’un katledildiği anı fotoğraflayan gazeteci Gök, fail polis ile ilgili yargı kararını yorumladı: ‘Kamuoyunda fotoğraflar nedeniyle katillerin yargılanabileceği duygusu oluşmuştu. Ancak bu karar cezasızlık politikasının sürdüğünü gösteriyor’

Diyarbakır 7’nci Ağır Ceza Mahkemesi, Amed’de 2017 Newroz kutlamaları sırasında üniversite öğrencisi Kemal Kurkut’u kasten öldürmekten yargılanan polis Yakup Şenocak’a verilen beraat kararının İstinaf Mahkemesi tarafından “ceza verilmesine yer olmadığı” yönünde hüküm kurulması istemiyle verdiği bozma kararı doğrultusunda “ceza verilmesine yer olmadığına” karar verdi. Kurkut’u “kasten öldürmekten yargılanan” polis Yakup Şenocak’a ceza verilmezken, İstinaf Mahkemesi, Kemal Kurkut cinayetini fotoğraflayan gazeteci Abdurrahman Gök’e verilen 1 yıl 6 ay 22 günlük hapis cezasını onadı.

Cezasızlık politikası

Gazetemize konuşan ve sanık polis hakkında verilen kararı yorumlayan gazeteci Abdurrahman Gök, faillerin yargı yoluyla aklandığını ve gazeteciliğin cezalandırıldığını söyledi. Kürdistan’da yaşanan cinayetlerin cezalandırılmadığını belirtten Gök, “Faillere ceza verilmemesi cezasızlık hukukun geldiği boyutu gözler önüne serdi. Zaten Kurdistan coğrafyasında bugüne kadar devlet görevlilerin hiçbiri yargılanıp ceza almıyor. Yargılanma sürecinde de dahi hiçbir ceza almıyorlar. Kamuoyunda, Kemal Kurkut, fotoğrafları nedeniyle katillerin yargılanabileceği duygusu olmuştu. Açık bir şekilde cinayet vardı ve bu cinayetlerinin fotoğrafları vardı. Katil ve maktul aynı fotoğraf karelerinde yer almıştı. Bu cezasızlık politikası Kemal Kurkut davasında da bir kez daha teyit edilmiş oldu” dedi.

Katil aklandı

Katilin ceza almadığını fotoğraf çektiği için sadece kendisinin ceza aldığına dikkati çeken Gök, “O fotoğrafları çektiğim için defalarca baskıya maruz kaldım. Hakkımda davalar açıldı bana 1 yıl 6 ay 22 gün ceza verildi. Yapılan yargılama sonunca failler katiller beraat ederken o davanın tanığı olan ben sanık oldum. Cezalandırıldım. Hakikat ne olursa olsun ayan beyan ortadayken bunu yansıttığınızda bedelin ödettirilebileceğini göstermiş oldu. Mahkeme süreçlerinde de bunu defalarca dile getirdim. Yargı aslında Kemal Kurkut fotoğraflarını yayınlamakla beni devlet adına cezalandırmış oldu. İşlenen suç mahkeme eliyle aklandı. Bu cinayetin aklanması için mahkeme pek çok yola başvuruldu. Adli Tıp raporlarında doğrudan açılan ateşle öldürüldüğü belirtildi. Bilirkişi saniye saniye fotoğrafları inceledi oda aynı kararı verdi. Ancak her defasında bunlara itiraz edildi. Raporlar, failin lehine olacak şekilde değiştirildi ve dönüştürüldü. Bütün bunlarla gelinen aşamalarla fail aklanmış oldu ve beraat etti. Cezasızlık politikasının bir devamıdır. Bizler gazetecilik yapmaya gerçeği ortaya çıkarmaya devam edeceğiz” diye konuştu.

Kemal Kurkut davasında karar: Gözler önündeki cinayete ceza yok – YENİLENDİ

HABER MERKEZİ

#Gazeteci #Gök #Fotoğraflar #katilin #yargılanabileceği #duygusunu #olmuşturmuştu

Pınar Gültekin davası yeniden görülecek

İzmir Bölge Adliyesi Mahkemesi fail Cemal Metin Avcı tarafından yakılarak katledilen Pınar Gültekin davasının yeniden görülmesine karar verdi

Muğla’da, üniversite öğrencisi Pınar Gültekin’i boğduktan sonra varile koyup yakan fail Cemal Metin Avcı’nın “canavarca hisle eziyet çektirerek ve tasarlayarak öldürme” suçundan yargılandığı davada yeni bir gelişme yaşandı. Gültekin’i katleden Avcı’ya 23 Haziran’da görülen karar duruşmasında “hâksız tahrik indirimi” uygulanarak verilen 23 yıl hapis cezası için Gültekin ailesi kararı istinafa taşıması üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 4’üncü Ceza Mahkemesi’ne taşıdı. Mahkeme, davanın yeniden görülmesine karar verdi.

Ne olmuştu?

Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İktisat Bölümü öğrencisi Pınar Gültekin’i katlettikten sonra yakalanarak adliyeye sevk edilen Cemal Metin Avcı, “canavarca hisle ve eziyet çektirerek öldürme” suçundan tutuklanmıştı.

Avcı’nın kardeşi Mertcan Avcı’nın telefon sinyallerinden ağabeyiyle aynı zamanda bağ evinde olduğu tespit edilmişti. Gözaltına alınan Mertcan Avcı da tutuklanmış ve duruşma sırasında tahliye edilmişti.

Yapılan yargılama sonunda Muğla 3’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde, 20 Haziran tarihinde görülen davanın 13’üncü duruşmasında, Cemal Metin Avcı’nın “canavarca hisle eziyet çektirerek ve tasarlayarak öldürme” suçundan yargılandığı davada karar çıkmıştı.

MUĞLA

#Pınar #Gültekin #davası #yeniden #görülecek

10 Ekim Davası: Danıştay kararı AYM’ye taşınacak

10 Ekim Katliamı’na dair Danıştay’ın İçişleri Bakanlığı hakkında verdiği “hizmet kusuru yoktur” kararına karşın aileler AYM’ye başvuracak

Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK), Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB), 10 Ekim Barış Derneği (10 Ekim-Der), Türk Tabipleri Birliği (TTB) ve 10 Ekim Katliamı Davası Avukat Koordinasyonu, 10 Ekim Ankara Katliamı’na dair devam eden yargı sürecinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’nun, İçişleri Bakanlığı ve Emniyet Genel Müdürlüğü (EGM) hakkında verdiği “hizmet kusuru yoktur” kararına ilişkin Ankara KESK Genel Merkezi’nde basın toplantısı düzenledi.

Danıştay raporları görmezden geldi

Toplantıda konuşan KESK Genel Sekreteri Şenol Köksal, “zinli bir mitinge katılanların yaşamını koruma sorumluluğu olan bakanlığın, katliam öncesinde pek çok istihbarat ve ihbara rağmen gerekli tedbirleri almadığını bunu kusuru İçişleri Bakanlığı Mülkiye Müfettişleri ve TTB’nin hazırladığı iki ayrıntılı rapora dayandırmasına rağmen Danıştay’ın raporları görmezden geldiğini söyledi.

Hizmet kusurları yokmuş

Danıştay İdare Davalar Genel Kurulu’nun tebliğini kabul etmeyeceklerini ifade eden Köksal, söz konusu yazıda DEAŞ’ın ülkemize yönelik uluslararası ses getirecek çapta büyük bir eylem yapma kararı aldığı bilinmesine rağmen buna önlem almayan idarenin kusurunun bulunmadığına hükmettiklerini söyledi.

Mağdurlar nezdinde kararın karşılığı yok

Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’nun verdiği kararın, siyasallaşmış yargının somut göstergesi olduğunu vurgulayan Köksal, gerçeğin üzerini örtmek için yargı yoluyla hukuksuzluğa imza atılan hiçbir kararın 10 Ekim Katliamı mağduru aileler nezdinde karşılığı olmadığını belirtti.

Ardından söz alan 10 Ekim-Der Başkanı Mehtap Sakinci ise ailelerin adaletsizliği her zaman teşhir ettiğini belirterek, “Bugün idari yargıdaki davaların ne kadar can yakıcı sonuçlar yarattığını anlattık. Dava süreçleri çok uzun sürdü. Terör mağdurları yasasından bizler yararlandırılmadık Tüm taleplerimiz yok sayılmış durumda. Kamu kurumlarının hizmet kusuru yok kararı verildi. Başından bu yana bir aklama çabası söz konusu. Anayasa Mahkemesi’ne (AYM) başvuracağız. Mücadele etmeye devam edeceğiz” diye konuştu.

ANKARA

#Ekim #Davası #Danıştay #kararı #AYMye #taşınacak

Saldıran polislere değil saldırıya uğrayanlara dava

Adana’da 20 Mart 2022’de yürüyüş yapmak isterken polis saldırısına uğrayan Furkan Vakfı üyelerine, saldırıyı sanal medya hesaplarından paylaştıkları için haklarında dava açıldı

AKP dönemiyle artan polis şiddetinin bir örneği olan Adana’da 20 Mart 2022’de yürüyüş yapmak isteyen Furkan Vakfı üyelerine yönelik saldırıda polisler değil eylemcilere dava açıldı.

Polis şiddetine maruz kalan kişiler, polis müdürleri ve saldırı sırasında görev yapan polisler hakkında “işkence”, “öldürmeye teşebbüs nitelikli kasten yaralama” ve “toplantı ve gösteri yürüyüşünün engellenmesi” suçlamalarıyla Adana Cumhuriyet Başsavcılığı’na şikayette bulunurken, polis şiddetini sanal medya hesaplarından paylaşan 25 kişi hakkında soruşturma açıldı. Soruşturmaya, “terörle mücadelede görev almış kişilerin kimliklerinin açıklanması veya hedef gösterilmesi” gerekçe yapıldı. İfadeleri alınan 25 kişi, polisin kendilerine şiddet uyguladığını ve bu nedenle paylaşım yaptıklarını kaydetti.

Hem suçlu hem güçlüler

Haklarında soruşturma başlatılan kişilerin avukatlarından Bilal İpek, şiddet uygulayan polisler hakkında herhangi bir soruşturma başlatılmadığını belirterek, “Biz emniyete yazıyoruz. Oradaki kamera ve video görüntülerinin alınması, darp edilen müştekilerin ifadelerinin alınması istiyoruz. Ama gönderilmiyor” dediğini paylaştı. İpek, söz konusu durumu “emniyet ve polisin suç bastırma ve suç örtme girişimi olarak” değerlendirdiklerini söyledi.
İpek, “Hem suçlular hem de güçlüler. İşkence suçu insanlığa karşı işlenmiş bir suç olup zamanaşımı yoktur. Bu sebeple elbet bir gün devran döndüğünde cezalandırılmaları muhakkaktır” dedi.

Yavuz hırsız mantığı

Soruşturmaya konu olan polislerin kamuoyu tarafından tanındığına dikkati çeken İpek, “Bu sebeple ismi bilinen kimselerin tekrardan ifşa edilmesi mümkün değildir. Ayrıca kamu görevlisinin hedef gösterilmesinde bir muhatabın ya da hedef gösterilen tarafın bulunması gerekir. Yargıtay’ın içtihatlarına bakıldığında da hedef göstermenin bir örgüte ya da örgütlere yönelik olması gerektiği görüşü hakimdir. Furkan gönüllülerine açılan bu dava ‘Yavuz hırsız ev sahibini bastırır’ mantığıyla açılmıştır” dedi.

Haber: Hamdullah Yağız Kesen / MA

#Saldıran #polislere #değil #saldırıya #uğrayanlara #dava

Buldan: İktidar sis dalgası yaratmaya çalışıyor, HDP’de belirsizlik yok

Partisinin grup toplantısında konuşan HDP Eş Genel Başkanı Buldan, parti kapatma davasına değinerek, ‘AKP-MHP, HDP’siz bir seçim süreci algısı yaratabilmek için bir sis dalgası oluşturmaya çalışıyor’ dedi

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Pervin Buldan, partisinin Meclis grup toplantısında gündeme dair konuştu.

Toplantıya, Kürt siyasetçiler Ahmet Türk ve Sırrı Sakık, HDP eski Mêrdîn Milletvekili Gülser Yıldırım, İnsan Hakları Derneği (İHD) Eş Genel Başkanı Öztürk Türkdoğan, Özgürlük İçin Hukukçular Derneği (ÖHD) Ankara Şubesi yöneticileri, Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) Eş Genel Başkanı Şükran Kablan Yeşil, Sağlık ve Sosyal Hizmetler Sendikası (SES) Genel Başkanı Gönül Adıbelli, Azadî Hareketi ile birlikte çok sayıda sivil toplum örgütü katıldı.

Buldan, Emek ve Özgürlük İttifakı’nın 15 Ocak’ta İstanbul Kartal’da gerçekleştirdiği mitingi hatırlatarak, “Sizleri İstanbul mitingimizin coşkusuyla selamlıyorum” diyerek konuşmasına başladı.

Hirant Dink’i andı

Hrant Dink’i katledişinin 16’ncı yıl dönümünde anan Buldan, “Sevgili Apharing. Umut dolu gülüşünü unutmadık. Ömrünü adadığın barışı ve özgür bir ülke düşünü unutmadık. Seni bizlerden kopartan karanlığı da tabi ki unutmadık. Cezasızlık zırhıyla katilleri koruyanları, katliama yol verenleri hiç unutmadık, unutturmayacağız. Bu dosyaların, cinayetlerin üzerinin kapanacağını, yanlarına kar olarak kalacağını düşünenler bilsin ki, gerçek bir adalet ve yüzleşme süreci mutlaka bu ülkede işleyecektir. Hiçbir şey, hiçbir cinayet hiçbir katliam karanlıkta kalmayacaktır” dedi.

Kartal mitingi

Emek ve Özgürlük İttifakı’nın İstanbul mitingini coşkuyla gerçekleştirdiklerini belirten Buldan, “Savaşa, yoksulluğa, sömürüye, tecride, adaletsizliğe hep birlikte hayır dedik. Bu ülkeyi karanlığa teslim etmemek üzere o meydanda halkımızla sözleştik. Bu ülkeyi elbette karanlığa teslim etmeye karşı yan yana gelişi gerçekleştirdik. Emek ve özgürlükle değiştirmek için söz birliği yaptık, güç birliği yaptık. Orada da söyledik, burada da söylüyoruz, bu daha başlangıç. Büyüyerek, güçlenerek, daha da çoğalarak geliyoruz. Emek olarak geliyoruz, özgürlük olarak geliyoruz, yarınların güçlü sözü olarak geliyoruz. Bu birliktelik özgür yarınları birlikte kurma ortaklığıdır. Bu ülkeyi AKP-MHP iktidar karanlığından kurtarma ortaklığıdır ve aynı zamanda kararlılığıdır.”

‘Belirsizlik ortamı yaratmak istiyorlar’

“Buradan özellikle şunu vurgulamak istiyorum. AKP-MHP bloğu, kapatma davasıyla, hazine yardımı gaspıyla, özellikle seçim sürecinde bir belirsizlik ortamı yaratmak için çırpınıp durmaktadır. HDP’siz bir seçim süreci algısı yaratabilmek için sis dalgası oluşturmaya çalıştıklarını hep birlikte görüyoruz. Buradan diyorum ki bu çabalar boşuna nafile. HDP için de halkımız için de asla belirsizlik ortamı yoktur, olmayacaktır. HDP’nin gündemini sadece ve HDP ve halkımız belirler. Bizim gündemimiz mücadele hedefimiz siyasete topluma ekmeğe darbe yapanlara karşı bu ülkeyi demokratik bir geleceğe taşımaktır. Bu gündemi hiç kimse değiştiremeyecektir. Sizi sandıkta yeneceğiz, nokta.”

Ayrıntılar geliyor…

#Buldan #İktidar #sis #dalgası #yaratmaya #çalışıyor #HDPde #belirsizlik #yok

Bahçeli seçim tarihi verdi: Mayısta bu işi bitirelim

Partisinin grup toplantısında konuşan MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, HDP’yi hedef gösterirken, seçim tarihi için ise Mayıs ayını işret etti

Partiler tek tek seçim tartı verirken, seçim tarihi konusunda tartışmalar ise devam ediyor. Partisinin grup toplantısında konuşan MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli de “Mayıs ayı içinde bu işi bitirelim” dedi.

Bahçeli fikir değiştirdi

Daha önce seçim tarihinin erkene alınması tartışmaları ile ilgili “İki seçeneğe de hazırız” diyen Bahçeli, bugün ise tartışmaların bir an evvel son bulması gerektiğini belirterek ,”Cumhurbaşkanımız seçimlerin yenilenmesine karar verdiği anda, 60 günlük süre de işlemeye başlayacaktır. Muhalefet partileri şayet seçimlerden umut kesmemişlerse, ipe un sermeyi bir kenara bırakma düşüncesine sabitlenmemişlerse TBMM’de de makul bir tarihin uzlaşmayla belirlenmesi önünde hiçbir engel kalmayacaktır. Mayıs ayı içinde bu işi bitirelim” dedi.

HDP’yi hedef gösterdi

Bahçeli, ayrıca Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun Halkların Demokratik Partisi’nin (HDP) kapatılmasına dair yaptığı “Siyasi partiler kapatılamaz, Hazine yardımı kesilmesi demokrasi dışıdır” açıklamasına karşı da “HDP’nin kapatılması adalet ve demokrasi onurudur” sözleriyle yargıya yeniden talimat verdi.

ANKARA

 

#Bahçeli #seçim #tarihi #verdi #Mayısta #işi #bitirelim

Tarikat liderinin istismar haberine erişim engeli

Halveti Tarikatı’nın Şabaniyye kolu lideri İsmail Arslan’ın 12 yaşından küçük çocukları istismara maruz bıraktığına ilişkin gazetemiz Yeni Yaşam’ın geçtiği habere erişim engeli getirildi

Zonguldak Sulh Ceza Hakimliği, Halveti Tarikatı’nın Şabaniyye kolu lideri İsmail Arslan’ın 12 yaşından küçük çocukları istismara maruz bıraktığına ilişkin gazetemizin geçtiği habere erişim engeli getirildi. Halkın Sesi Gazetesi’nden Mustafa Özdemir’in yaptığı gazetemiz Yeni Yaşam’ın da “Zonguldak’ta tarikat lideri çocuğa istismardan ceza aldı, serbest bırakıldı” başlığıyla erdiği haber Arslan’ın avukatlarının itirazı sonucu erişime engellendi. Zonguldak Sulh Ceza Hakimliği tarafından verilen kararda, ‘kişilik haklarının ihlal edildiği’ ileri sürüldü.

Ne olmuştu?

Zonguldak’ın Çaycuma ilçesinde kendisini ‘mehdi’ ilan eden Halveti Tarikatı’nın Şabaniyye kolu lideri İsmail Arslan’ın 12 yaşından küçük çocukları istismara maruz bıraktığı iddia etmişti. İstismara maruz kalan H.K.Y de verdiği ifadede 49 yaşındaki Arslan’ın istismarına uğradığını söylemişti. H.K.Y’nin şikayeti sonrası Zonguldak 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davada Arslan’a 13 yıl 9 ay hapis cezası verilmiş sncak ceza ‘iyi hal indirimiyle’ 11 yıl 5 ay 15 güne indirilmişti. Ayrıca Arslan için tutuklama kararı da verilmemişti.

HABER MERKEZİ

#Tarikat #liderinin #istismar #haberine #erişim #engeli

Ankara Emniyeti bu kez de MA’yı hedef gösterdi

29 Ekim’de tutuklanan MA ve JINNEWS muhabiri gazetecilerin görüşçüleri ‘sakıncalı’ denilerek görüşmeleri engellenirken, gerekçe olarak ise MA’da çalışmaları gösterildi

Özgür basına yönelik saldırıların bir devamı olarak Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında25 Ekim’de işkence ile gözaltına alınan ve 29 Ekim’de tutuklanan Mezopotamya Ajansı (MA) ve JINNEWS muhabirlerine yönelik ha ihlalleri cezaevinde de devam ediyor.

Mezopotamya Ajansı (MA) Yazı İşleri Müdürü Diren Yurtsever, muhabirler Berivan Altan, Ceylan Şahinli, Salman Güzelyüz, Emrullah Acar, Hakan Yalçın ve Deniz Nazlım ile JINNEWS muhabirleri Habibe Eren ve Öznur Değer’in, ziyaret için dilekçeyle yaptığı başvurular reddediliyor. Ziyaret için yapılan başvuruların “sakıncalı” gerekçesiyle reddedilmesine karşı tutuklu gazetecilerin Ankara Batı İnfaz Hakimliği’ne yaptığı itirazlar da sonuçsuz kaldı.

Sakıncalı denildi

Ankara Emniyeti, MA muhabiri Ceylan Şahinli için görüş başvurusunda bulunan meslektaşı Yüsra Batıhan’ın MA’da çalışmasını “sakıncalı” olarak gerekçe gösterdi. Ankara Emniyeti’nin İnfaz Hakimliği’ne gönderdiği araştırma tutanağında, şube müdürlükleri tarafından herhangi bir bilgi veya belgeye ulaşılmadığı belirtilmesine rağmen Batıhan’ın MA’da çalışmasını gerekçe olarak gösterdi. Araştırma tutanağında şu ifadelere yer verildi: “İstihbarı kaydı bulunan şahısla yapılacak görüşmenin ‘örgütsel nitelik’ olabileceğinin değerlendirildiği, görüşme yapılıp yapılmayacağı hususun tarafınızca değerlendirilmesi gerektiği anlaşılmaktadır” denildi.

MA’yı hedef gösterdiler

Öte yandan Sincan 1 No’lu Yüksek Güvenlikli Ceza İnfaz Kurumu İdare ve Gözlem Kurulu da, MA muhabiri Hakan Yalçın’ın ziyaret başvurusunun reddedilmesine, cezaevinde yaşanılan ihlallere dair yapılan haberleri gerekçe gösterdi. İdare ve Gözlem Kurulu, gerekçesinde şu ifadelere yer verdi: “Cezaevinde bulunan tutuklu ve hükümlü bulunan şahıslarla ilgili haberler yaptığı, ‘örgüte’ müzahir kitlelere yönelik ajitasyon, propaganda malzemesi olarak servis edilmesinde rol oynadığı şeklinde bilgilerin elde ettiği anlaşılmıştır.”

ANKARA

#Ankara #Emniyeti #kez #MAyı #hedef #gösterdi