Ana Sayfa Blog Sayfa 1076

Almanya da Êzidî soykırımı tanıyacak

Belçika ve Hollanda’nın ardından Almanya’da da Federal Meclis, Êzidîlere yönelik IŞİD’in işlediği suçları soykırım olarak tanımaya hazırlanıyor

Alman Federal Meclisi’nde koalisyondaki Sosyal Demokrat Parti (SPD), Yeşiller ve Hür Demokrat Parti (FDP), muhalefetteki Birlik partileriyle ortak bir girişimle Êzidîlere yönelik IŞİD’in işlediği suçları soykırım olarak kabul etmeye hazırlanıyor.

Frankfurter Allgemeine (FAZ) gazetesinde yer alan habere göre, söz konusu partilerin meclis grupları önümüzdeki hafta Federal Meclisi’ne bu yönde ortak bir teklif sunacak.

Gazeteye konuşan SPD Milletvekili Derya Türk-Nachbaur, “Bu İslamcı suçların tanınmasıyla geride kalanlara ses ve tarihi adalet için verdikleri mücadeleye de destek olacağız” dedi.

“Alman Federal Meclisi, sözde İslam Devleti’nin (IŞİD) Irak ve Suriye’de işlediği suçların kurbanlarının önünde eğiliyor” ifadelerinin yer aldığı teklifte; “Êzidîlerin, Hristiyanların, diğer etnik ve dini azınlıklarla birlikte IŞİD’e direnen Müslümanların savaş ve insanlığa karşı işlenen suçların kurbanları” olduğu belirtiliyor. Teklifte IŞİD’in özellikle Êzidî toplumunu tamamen yok etme hedefi güttüğü belirtiliyor.

“Tarihsel suçlar soruşturulmalı”

Hristiyan Demokrat Birlik (CDU) Milletvekili Michael Brand da gazeteye yaptığı değerlendirmede, “Almanya’nın sadece soykırımı tanıması değil, aynı zamanda tarihsel suçların soruşturulmasına, Êzidîlerin kültür ve dinlerinin korunmasına ulusal ve uluslararası düzeyde katkıda bulunması da önemli” dedi.

Federal Meclis, geçen yaz Dilekçe Komisyonu’nda kabul edilen bir kararla Êzidîlere yönelik suçları soykırım olarak tanıyacağının işaretini vermişti. Komisyonda onaylanan imza kampanyasında Êzidîlere soykırım uygulandığının kabul edilmesi talep ediliyordu.

Belçika ve Hollanda tanıdı, Irak bekliyor

3 Ağustos 2014 tarihinde IŞİD, Şengal’e saldırmış, bölgede yüz yıllardır yaşayan binlerce Êzidîyi katletmişti. Binlerce kadını kaçırarak köle pazarlarında satmış, binlerce kişi de göç etmek zorunda zorunda kalmıştı. Aradan geçen 8 yılda hâlâ IŞİD tarafından kaçıral binlerce Êzidî kadının ve çocuğun akıbeti bilinmiyor.

Daha önce Belçika ve Hollanda ülkeleri de katlimaı soykırım olarak tanıdı fakat Irak Êzidî katliamını henüz soykırım olarak tanımış değil.

Kaynak: DW

#Almanya #Êzidî #soykırımı #tanıyacak

Tutuklulara ‘Abdullah Öcalan hakkında ne düşünüyorsun?’ sorusu

Aksaray T Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutuklulara ‘Abdullah Öcalan hakkında ne düşünüyorsun’ sorusu üzerinden ‘iyi hal’ değerlendirmesi yaptığı belirtildi

Özgürlük İçin Hukukçular Derneği (ÖHD) Mersin Şubesi Hapishane Komisyonu üyesi avukatlar Özgür Çağlar ve İbrahim Cinbaş, 11 Ocak’ta ziyaret ettikleri Aksaray T Tipi Kapalı Cezaevi’ndeki tutuklarla görüştü. Daha sonra aktarılan hak ihlallerine dair bir rapor hazırlandı. Ailelerin kendilerine yaptığı başvuru üzerine tutuklular Merval Sungur, Metin Gelni ve Rıdvan Er ile görüşüldüğü aktarılan raporda, 10 kişilik koğuşta 20 tutuklunun tutulduğu bu nedenle yer sıkıntısı yaşandığı belirtildi. Aksaray T Tipi Kapalı Cezaevi İdari ve Gözlem Kurulu’na çıkarılan tutuklulara, “Gabar’da petrol bulunmuş, Amerikan uşaklarına teslim etmeyeceğiz, ne düşünüyorsun”, “Abdullah Öcalan hakkında ne düşünüyorsun” gibi sorular sorulduğu ve yanıtlara göre yapılan “iyi hal” değerlendirilmesinin genelde olumsuz sonuçlandığı belirtilen raporda, yer alan diğer hak ihlalleri şöyle sıralandı:

“* Dersim Üniversitesi’nde okuyan bir öğrenciye, ‘Neden Tunceli Üniversitesi’ni seçtin, neden oraya okumaya gittin’ sorularının yönetildiği,

* Mahpusların sorulan sorulara cevap vermeye zorlandığı,

* Yapılan başvuruları hiçbir şekilde dikkate almayan cezaevi idaresi tarafından kes-kopyala-yapıştır mantığıyla rutin cevaplar verildiği,

* Koridorda tek sıra halinde yürümenin dayatıldığı,

* Hastane sevklerine 6-7 ay gibi uzun sürede, revire ise 2-3 ayda bir çıkarıldıkları bu nedenle cezaevinde yoğun bir şekilde sağlık sorununun yaşandığı,

* Tutuklulara havalandırmada sayım dayatmasında bulunulduğu,

* Sosyal aktivelerin olmadığı,

* Yasada 1 buçuk saat olan aile görüşlerinin 45 dakikaya düşürüldüğü,

* Telefonla görüşlerin 10 dakika olduğu, telefonun sürekli bozuk ve cızırtılı olduğu,

* Siyasi mahpusların 2 odada tutulduğu ancak bu 2 oda arasındaki mesafenin çok uzak olup, hiçbir şekilde temas kurulamadığı,

* Televizyon ve radyo kanallarında muhalif hiçbir yayının verilmediği belirtmiştir.”

MERSİN

#Tutuklulara #Abdullah #Öcalan #hakkında #düşünüyorsun #sorusu

Mêrdîn’de bedenini ateşe veren bir yurttaş hayatını kaybetti

Artuklu’da sanayi sitesinde bekçilik yapan Veysi Taş, bedenini ateşe vermesi sonucu hayatını kaybetti

Mêrdîn’in Artûklu ilçesine bağlı İstasyon Mahallesi’nde bulunan Küçük Sanayi Sitesinde bekçilik yapan “Bubo” lakabıyla tanınan Vedat Taş (65) bilinmeyen bir nedenle bedenini ateşe verdi. Dün gece saatlerinde meydana gelen olayda Taş, ağır yaralandı. Çevredekilerin haber vermesi üzerine olay yerine sağlık ekipleri sevk edildi. Ağır yaralı halde Mardin Eğitim ve Araştırma Hastanesine kaldırılan Taş, tedavi altına alındı. Ancak Taş, yapılan müdahaleye rağmen hayatını kaybetti.

Mêrdîn

#Mêrdînde #bedenini #ateşe #veren #bir #yurttaş #hayatını #kaybetti

Şengal heyetinin Irak ziyareti: Şengal Özerkliği tanınsın

Irak’ta bir dizi ziyaret gerçekleştiren Şengal heyetinde yer alan PADÊ Eşbaşkanı Hesen Hecî, Şengallilerin talebi Özerk Şengal’in tanınması olduğunu ve görüşmelerin bu talepler doğrultusunda yapıldığını söyledi.

Şengal’de Êzidîlerin öncüleri ve siyasetçilerden oluşan bir heyet, 8-10 Ocak’ta Irak Cumhurbaşkanı Abdul Latif Reşid ve Irak Parlamentosu Başkanı Muhammed Halbusu ile bir araya geldi. Görüşmelere dair yapılan açıklamalarda, Şengal’de yaşanan sorunlar, kent sakinlerinin ihtiyaçları, Êzidîlerin geri dönüşleri ve çözüm önerilerinin gündeme geldiği belirtildi.  Söz konusu görüşmelerin ardından 11 Ocak’ta ise, Kürdistan Bölgesi Başbakanı Mesrur Barzani ve beraberindeki heyet Irak’ın başkenti Bağdat’ta bir dizi görüşme gerçekleştirdi. Barzani, Irak Başbakanı Muhammed Şiya Sudani ile görüşerek, Êzidîlerin kazanımlarını hedef alan Şengal Anlaşması’nın uygulanmasını istedi.

Şengalle dayanışma içerisinde olacaklar

Şengal heyetinde yer alan Êzidî Özgürlük ve Demokrasi Partisi (PADÊ) Eşbaşkanı Hesen Hecî, Irak temaslarına dair Mezopatamya Ajansı’na konuştu. Hecî, geçtiğimiz yılın Nisan ayında benzer görüşmeler gerçekleştirdiklerini ve Şengal’in sorunlarının o dönemde de gündeme geldiğini aktardı. Şengal’de tüm yapıların dahil olduğu tartışmalar sonucu belirlenen talep ve ihtiyaçların raporlaştırıldığını aktaran Hecî, raporun hazır edilmesinin ardından Bağdat’ta ziyaret gerçekleştirdiklerini söyledi.

Hazırladıkları raporu yetkililere sunduklarını ve olumlu karşılandıklarını belirten Hecî, “Şengal’e sonuna kadar yardımcı olacaklarını ve Şengal ile dayanışma içinde olacaklarını belirttiler. Görüşmelerde Şengal’e geri dönüşlerin sağlanması ve Şengal’in idari teşkilatını konuştuk. Onlar da kendilerine verilen raporu müsteşarlarına sunacaklarını ve madde madde üzerinde duracaklarını ifade ettiler. Şengal ile dayanışacaklarını dair söz verdiler. Sorunları çözme noktasında girişim ve çabalarının olacağını belirttiler” şeklinde konuştu.

Şengal’in özerklik durumu

Şengal’in özerkliğinin tanınması noktasında da bazı sözler aldıklarının aktaran Hecî, görüşmelerin önümüzdeki süreçte de devam edeceğini vurguladı. Hecî, “Şengal’in özerkliğinin tanınması için hazırladığımız raporu onlara sunduk. Şengal, Kazimi (Eski Başbakan) döneminde gerçekten de unutulmuştu. Bu yüzden de Şengal’in taleplerini ve haklarını bu yeni oluşturulan yönetime bildirmenin bir sorumluluk olduğunu düşündük. Onlar da bu görüşme taleplerimizi geri çevirmediler ve yeni hükümet ile destek vereceklerini, buna hazır olduklarını söylediler” diye konuştu.

Şengal Antlaşması yürürlüğe girmeyecek

Êzidîlere ait mal ve mülklerin de gündeme geldiğini ifade eden Hecî, şunları söyledi: “Êzidîlere ait olan mal ve mülklerin üzerlerine tapulanmasını talep ettik. Şengal’in taleplerini yerine getirme noktasında hazır olduklarını aktardılar. 9 Ekim Şengal Antlaşması da konuşuldu. ‘Biz Şengal’in iradesi olmadan hiçbir şey yapmayız, onlar da hak sahibi ve bu haklar uğurunda büyük bedeller vermişler. Biz onlara bunu yapamayız. Eğer ki Şengaliler isterse o zaman belki bir şeyler yapabiliriz. Ne zaman Şengal buna tamam derse o zaman yaparız. 9 Ekim Antlaşmasının şuan hiçbir anlamı yok’ dediler. Antlaşmanın Kazımi zamanında yapıldığını hatırlattılar ve yürürlüğe girmeyeceğini belirttiler. Bu saatten sonra bu anlaşmanın uygulamaya geçileceğini inanmıyoruz. Şengal Özerk Yönetimi ilk günden beri bu anlaşmayı kabul etmiyor ve buna karşıdır” ifadelerini kullandı.

Şengallilerin talebi Özerk Şengal’in tanınmasıdır

Adalet Bakanı ile de görüştüklerini aktaran Hecî, şöyle devam etti: “O da bizim 3-4 maddemizi kabul etti. Şengal’e dönmek isteyen Şengallilere sonuna kadar destek olacaklarını, onun için hizmet edeceklerini söyledi. Şengal’de Adalet Bakanlığına bağlı birkaç kurumun da açılacağını ve bu kurumların da Şengal’in hizmetinde olacağını söyledi. Bizim istediğimiz şey raporlarda beyan ettiğimiz taleplerimizin madde madde kabul edilmesidir. Bu taleplerimizin sadece kağıt üstünde değil, aynı zamanda pratikte de uygulamaya sokulmasını istiyoruz. Bu görüşmelerin sonuçlarını bekleyeceğiz. Yaptığımız her görüşmede Şengal’in taleplerini dile getirdik. Ne eksik ne fazla bir şey istemedik. Taleplerimiz Şengal’in hakkıdır. Şengallilerin talebi Özerk Şengal’in tanınmasıdır. Onların da talebi kendilerini ait güçlerinin olmasıdır. Bu taleplerimiz gerçekleşene kadar mücadelemizi sürdüreceğiz.”

Kaynak: MA

#Şengal #heyetinin #Irak #ziyareti #Şengal #Özerkliği #tanınsın

Hazal Kaya, Musa Orhan’a ‘hakaret ettiği’ gerekçesiyle ifade verdi

İpek Er’e tecavüz ederek intihara sürükleyen uzman çavuş Musa Orhan’a tepki gösteren oyuncu Hazal Kaya, ifade verdi

Êlih’in (Batman) Qûbîn (Beşiri) ilçesinde 2020 yılında tecavüz ettiği İpek Er’i intihara sürükleyen uzman çavuş Musa Orhan’a dönük cezasızlık politikasına karşı faile “hakaret ettiği” iddiasıyla yargılanan Ezgi Mola’ya destek olmak için paylaşım yapan Hazal Kaya hakkında da “hakaret davası” açıldı. Hazal, emniyete giderek ifade verdi.

Hazal, konuya ilişkin, dijital medya hesabından “Musa Orhan bana da hakaret davası açmış da olay o. Böyle bir gelir modeli oluşmuş sanırım” paylaşımı yaptı.

HABER MERKEZİ

 

#Hazal #Kaya #Musa #Orhana #hakaret #ettiği #gerekçesiyle #ifade #verdi

‘Türkiye IŞİD hücreleriyle doğrudan bağlantılı ‘

QSD’nin IŞİD’e yönelik yönelik başlattığı ‘Cîzre Yıldırımı Operasyonu’nu değerlendiren gazeteci Ahmed Muhammed, Türkiye’nin IŞİD’in bitirilmesinde büyük bir engel olduğunu söyledi

Türkiye’nin Kuzey ve Doğu Suriye’ye 19 Kasım gecesi başlattığı saldırılar sürerken, bu saldırıları fırsat bilen IŞİD de yeniden bölgede hareketlendi. Buna karşı Demokratik Suriye Güçleri (QSD), Kuzey ve Doğu Suriye İç Güvenlik Güçleri ve IŞİD’e Karşı Uluslararası Koalisyonun işbirliği ile 29 Aralık’ta başlayan ve 8 gün süren Cîzre Yıldırımı (Saîqet El Cezîre)” Operasyonu kapsamında 154 IŞİD’li yakaladı. Son olarak QSD 9 Ocak’ta Til Hemîsê ilçesine bağlı Qîrewan köyünde IŞİD’e çetelerine ait silah ve cephane deposu ele geçirdiğini duyurdu.

Operasyon halkın talebiydi

Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetim bölgesinde çalışan araştırmacı-gazeteci Ahmed Muhammed, QSD’nin düzenlediği operasyona dair Mezopotamya Ajansı’na (MA) bilgi verdi.
IŞİD’in özellikle Irak-Suriye arasındaki bölge, Şam hükümetinin egemenliği altındaki yerlerde ve Türkiye’nin himayesi altındaki yerlerde varlığını sürdürdüğünü söyleyen Muhammed, QSD’nin 29 Aralık’ta Cizre Yıldırımı Operasyonu adıyla yeni bir operasyon daha başlattığını, başlatılan bu operasyonun Qamışlo ve Hesekê Kantonlarının kuzeyinde bulunan halkın talebiyle gerçekleştiğini vurguladı. Muhammed, “Diğer yandan bu bölgelerde DAİŞ’in büyük bir hareketliliği söz konusuydu. Hem o bölgedeki halktan ‘zekat’ adı altında fidye istiyordu, hem de Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetiminde yer alan kişileri hedef alıyorlardı. Bununla birlikte Kuzey ve Doğu Suriye İç Güvenlik Güçleri ile Arap aşiretlerinin ileri gelenleri hedef alınıyordu. Bunun için QSD bu süreçte bir operasyon yapma gereği duydu” dedi.

154 IŞİD’li tutuklandı

Başlatılan operasyonun 8 gün sürdüğünü ve 6 Ocak’ta sonlandığını dile getiren Muhammed, operasyon kapsamında 154 IŞİD üyesinin tutuklandığını vurguladı. Tutuklananlardan 20 tanesinin bölgede halktan fidye topladığını, bölgenin huzurunu bozmak için çalıştığını kaydeden Muhammed, “ Bunlardan bazıları Şam rejimiyle ilişkiliydi, bazıları da sadece para için bu kirli işler içindeydi. Diğer tutuklananlarda DAİŞ çeteleriyle bağlantılıydı. Bunlardan bazıları Kuzey ve Doğu Suriye İç Güvenlik Güçleri’ne yapılan saldırılarda yer almışlardı. İçlerinden bazıları çetelerin ihtiyaç duyduğu malzemeleri tedarik ederken, bazıları da patlayıcı madde konusunda uzman kişilerdi” diye konuştu.

Özellikle Cizre bölgesinde yer aldılar

IŞİD’lilerin neden Cizre Bölgesi’nde yer edindiklerine değinen Muhammed, “Bu bölgeler 2014 yılından itibaren DAİŞ’in yer edindiği yerlerdi. YPG ve YPJ bu bölgeleri özgürleştirene kadar DAİŞ buralarda barınıyordu. Bugüne baktığımız zaman DAİŞ hücrelerinin çoğu o bölgede yer alıyor. Bunun yanında yine Til Berak, Til Hemîsê, Hol ilçelerinde DAİŞ çetelerinin içine konulduğu cezaevleri var. Yine bunların ailelerinin bulunduğu kampta bu bölgede. Tüm bunlardan dolayı o bölgede DAİŞ hareketlenmesi daha fazla” dedi.

IŞİD’in bitmesinde Türkiye en büyük engel

Cizre Yıldırımı Operasyonu’nun, Türkiye’nin 19 Kasım’da Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetim Bölgesi’ne yönelik gerçekleştirdiği saldırılarla doğrudan ilişkili olduğuna değinen Muhammed, “Türkiye’nin saldırıları ne kadar artarsa, DAİŞ’te o kadar büyüyor. Bu açık bir şekilde ortadadır. DAİŞ, Türkiye ve NATO’nun bir projesidir. Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetim Bölgesi’ndeki iradeyi yok etmek için kurulan bir projedir. Türkiye ve bu hücreler arasındaki ilişki doğrudan bağlantılıdır. Türkiye DAİŞ’in bitirilmesinde büyük bir engeldir” ifadelerini kullandı.

Hala hücreleri mevcut

“Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetim Bölgesi’nde sadece DAİŞ hücreleri yok” diyen Muhammed, “Bununla birlikte Şam rejimine bağlı hücreler de bulunuyor. Yine Türkiye’nin Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetim Bölgesi’nde işgal ettiği bölgelere yerleştirdiği çetelere ait hücreler de mevcut” şeklinde konuştu.
QSD’nin operasyonlarının devam edeceğine değinen Muhammed, Cizre Yıldırımı Operasyonu’nun ikinci aşamaya geçtiğini ifade etti. Operasyonun ikinci aşaması kapsamında 9 Ocak’ta Qamişlo Kontonu’na bağlı bir köyde yapılan operasyonda IŞİD’e ait bir cephane deposunun bulunduğunu dile getirerek, uluslararası sessizlik olduğuna işaret etti. Muhammed, “QSD, bunların yargılanması için uluslararası bir yargılama istiyor. Bu konuda adım atılmayınca beraberinde çözümsüzlük getiriyor. DAİŞ sadece operasyonlarla ele alınmamalı. Bir bütünen ele alınıp çözüme kavuşturmalı.” dedi.

HABER MERKEZİ

 

 

#Türkiye #IŞİD #hücreleriyle #doğrudan #bağlantılı

Soylu’nun danışmanı Şen’in paylaşımları: Anıtkabir yıkılacak, Gülen gelecek

Özgür Özel’in ‘Soylu’nun troll ordusunun başı’ diyerek ifşa ettiği bakanlık müşaviri ve danışmanı Emin Şen’in paylaşımları ortaya çıktı: ‘Anıtkabir 2023’te yıkılacak’, Gülen gelecek

CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel’in Meclis’te düzenlediği basın toplantısında “Soylu’nun 8 bin kişilik troll ordusunun başı” olarak tarif ettiği İçişleri Bakanlığı ‘Müşaviri’ Emin Şen’in, ’eminimsi’ ismiyle yaptığı paylaşımlar ortaya çıktı.

T24’ün haberine göre İçişleri Bakanı Soylu’nun 28 Aralık 2013’te, şu an firari olarak aranan Emre Uslu ve “eminimsi” kullanıcılarıyla sosyal medya hesabından etkileşimi olduğu görüldü. Uslu’nun “Buyurun  @suleymansoylu @eminimsi ile iş başında” paylaşımına Soylu, “Ne var bunda. düzeltiyorum bu geziden epey önce. ocak 2013 olabilir. Ama onu hedef göstermen bariz hata. Yakışmadı…” yanıtını verdi.

Ayrıca Uslu’nun paylaşımında ise “eminimsi” isimli kullanıcının Soylu ile ‘ajans’ fotoğrafını yüklediği görüldü.

’eminimsi’ hesabından yapılan paylaşımların bazıları ise şöyle:

– “Fethullah Gülen gelecek, birlikte tepeden TKÖ (Kemalist terör örgüttü)’nün eylemlerini seyredeceğiz eheh”

– “Haydarpaşa cemaat işidir. Anıtkabir 2023’te yakılacak.”

– “Haydi… Gelin bu güzel günde AK Parti-Gülen Cemaatini barıştıralım. Hayat paylaşınca güzel.”

İSTANBUL

#Soylunun #danışmanı #Şenin #paylaşımları #Anıtkabir #yıkılacak #Gülen #gelecek

Wan’da bir çocuğa sistematik tecavüz iddiası

Wan’ın Bêgir ilçesinde yaklaşık 3 yıldır tecavüze uğrayan 16 yaşındaki bir çocuk aralarında polis ve memurların da olduğu 40 kişiden şikayetçi oldu

Kurdistan’da özel savaş politikalarına dönüştürülen kadınlara yönelik saldırılara yenisi eklendi. Wan’ın Bêgir (Muradiye) Muradiye Nizamettin Aktaş lisesinde okuyan 16 yaşındaki öğrenci Y., 2019 yılı sonlarında önce uyuşturucuya alıştırıldı ardından görüntülerinin çekilmesiyle sistematik tecavüze uğradı.

Yıllarca sürdü

İddiaya göre, 16 yaşındaki çocuk 2019 yılı sonlarında uyuşturucu madde bağımlısı olduğu gerekçesiyle de okuldan uzaklaştırıldı. Ardından 16 yaşındaki Y.’nin görüntülerini çeken ve aralarında polislerin, memurların bulunduğu kişiler, daha sonra çektikleri görüntülerle şantaj yaparak Y.’ye yıllarca tecavüz etti.

Sesi duydular

Fırat Haber Ajansı’nad (ANF) yer alan haberde 4 gün önce terk edilmiş bir binada tecavüze uğrayan Y.’nin haykırışlarını duyan bir kişinin ihbar etmesi ardından olay yerine gelen ekipler, 6 kişiyi gözaltına aldı. tecvüz olayı böylelikle ortaya çıkarken, gözaltına alınanlardan ikisi adli kontrol şartıyla serbest bırakılırken, 4 kişinin gözaltındaki işlemleri de sürüyor.

Beden eğitimi öğretmeni de içinde

Emniyete götürülen Y., yıllardır yaşadıklarını anlatarak, aralarında 7 polisin, Kaymakamlık memurlarının ve bazı yerel siyasetçilerinin isminin bulunduğu 40 kişinin ismini savcılığa verdi. Y., ifadesinde kendisine kimlerin tecavüzde bulunduğunu, kimlerin kendisini uyuşturucu maddeye alıştırdığını tek tek anlattı. .Y, ayrıca okul okuduğu sırada beden eğitimi öğretmeninin kendisini bir yarışmaya götüreceğini söyleyerek kandırdığını ve zorla başka bir kamu görevlisi ile birlikte olmak zorunda kaldığı bilgisini de verdi.

Aileye baskı

Olayın yargıya taşınmasının ardından ilçede yaşayan bazı siyasilerin ve kurum amirlerinin, “İlçemizin ismi karalanmasın, bu olayı kapatalım” diyerek hem genç kadının ailesine hem de yargıya baskı yaptığı öğrenildi. Savcılığın olayla ilgili soruşturması devam ederken, Y., Van Sosyal Hizmetler Müdürlüğü’ne teslim edildiği belirtildi.

WAN

#Wanda #bir #çocuğa #sistematik #tecavüz #iddiası

HDP Amed İl Örgütü kongreye gidiyor: Daha örgütlü olmalıyız

HDP Amed İl Örgütü 15 Ocak’ta kongreye gidiyor. İl Eşbaşkanları Zeyyat Ceylan ve Gülistan Atasoy, yurttaşları kongreye çağırdı

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Amed İl Örgütü, “Çözüm biz’de, savaşa ve sömürüye hayır!” şiarıyla 15 Ocak Pazar günü 4’üncü Olağan Kongresini gerçekleştirecek.

Yenişehir ilçesinde bulunan Demirok Düğün Salonu’nda Saat 10.00’da yapılacak kongreye HDP Sözcüsü Ebru Günay ve kentin milletvekilleri katılacak. Kongreye katılım çağırısı yapan İl Eşbaşkanları Zeyyat Ceylan ve Gülistan Atasoy, “Gelin hep birlikte faşizme dur diyelim” dedi.

İstekli olmalıyız

Kürt halkı, HDP ve demokratik siyasetin olağanüstü bir süreçten geçtiğini belirten İl Eşbaşkanı Zeyyat Ceylan, 2022 yılının çetin ve meşakkatli olduğu kadar, aynı zamanda bir direniş ve mücadele yılı olduğunu ifade etti. Ceylan, “Elbette partimize yönelik tutuklama tehditleri ve Kobanê kumpas davası devam ediyor. Bu süreçte 4’üncü Olağan Kongreye gidiyoruz. Amed’in kurum ve kuruluşlarıyla her zaman üzerimize düşeni yapmaya çalıştık ve zaman geçtikçe dostluklarımız güçleniyor. Demokratik siyaset ve HDP büyüyor. Bu nedenle halkımıza minnettarız. Amed halkı, partisini hiçbir zaman yalnız bırakmamış, her koşulda sahip çıkmıştır. Final öncesi iktidardaki faşizme karşı durabilmek ve başarılı bir sonuç alabilmek için daha örgütlü ve istekli olmalıyız” diye konuştu.

Partimize sahip çıkalım

HDP’nin tüm saldırılara rağmen mücadelesi sürdüğüne dikkati çeken Ceylan, şunları söyledi: “Zayıflatacağız dediler ama il örgütümüzün kongresini bu ayın 15’inde Amed’de binlerce kişinin katılımıyla yapacak. Kongremizde bu süreci belirleyenlerin HDP ve demokratik çıkarlar olduğu zengin bir boyutu ortaya çıkaracağız. Bu görüş ve inançla halkımızı kongre gününde hep birlikte mücadelemizin sesini yükseltmeye, partimize ve demokratik siyasetimize sahip çıkmaya çağırıyoruz.”

Teslimiyet anlayışı boşa çıktı

Yapılacak genel seçimlere değinen İl Eşbaşkanı Gülistan Atasoy da, “Türkiye Cumhuriyet’inin en önemli seçimlerinden birine yaklaşıyoruz. Tabi bu seçimlerin sıradan bir seçim olmadığını görmek lazım. Özelikle Cumhuriyet’in yüzüncü yılının ikinci evresine girerken, AKP-MHP iktidarın inşa ettiği tek adam rejimiyle beraber çok önemli sistemsel tartışmaların yaşandığı bir seçim süreci yaşıyoruz. HDP miras aldığı gelenekle birlikte dostlarıyla bir ittifak kurmuş durumunda. Bu ittifakın sadece bugünü değil, yarını da belirleyicisi olduğunu görüyoruz. HDP’nin toplumsal muhalefeti güçlendirmesiyle, teslimiyet anlayışını boşa çıkardığını gösteriyor” diye belirtti.

Mücadele devam ediyor

HDP fikriyatının tüm halklara umut olduğunu ve bu nedenle baskılarla boğun eğdirilmeyeceğini sözlerine ekleyen Atasoy, şunları ifade etti: “HDP’nin hazine yardımını keserek, halkla olan dayanışmasının önüne geçilemez. HDP’yi kapatarak, bu mücadele bitirilemez. Amed il örgütü olarak kongre yaparken bu sürece denk bir süreç yaşıyoruz. Çünkü varsın kapatsınlar, varsın yardımı kessinler. Bizler halen çalışmalarımıza devam ediyoruz, il ve ilçe örgütlerimizin kongrelerini yaparak değişimi ve güçlendirmeyi sağlıyoruz. Esas olan bir tabela bir isim değil. Esas olan bir isim adı altında yan yana gelmiş siyasetçiler değil. Esas olan halkın kendisini örgütlemesidir.”

AMED

 

#HDP #Amed #İl #Örgütü #kongreye #gidiyor #Daha #örgütlü #olmalıyız

Bukan’da patlama: 4 kişi hayatını kaybetti

İran’ın Batı Azerbaycan eyaletine bağlı Bukan şehrinde bir binada meydana gelen patlamada 4 yurttaş hayatını kaybetti, 3 yurttaş ise yaralandı

İran’ın Batı Azerbaycan eyaletine bağlı Bukan şehrinde dün akşam saatlerinde bir apartmanda meydana gelen patlamada 2’si çocuk olmak üzere 4 yurttaş hayatını kaybetti, 3 kişi de yaralandı.

Yaralılar hastaneye sevk edilirken, Bukan Kaymakamı Babahan İskender’i tarafından yapılan açıklamada, patlamanın doğal gaz hattındaki kaçaktan kaynaklandığının düşünüldüğünü ifade etti.

Yıkılan binada arama çalışmalarının devam ettiğini ifade eden Kaymakam, göçük altındaki yurttaşların telefonlarına yanıt verdiklerini fakat ölü sayısının artmasından da endişe duyduklarını kaydetti.

HABER MERKEZİ

#Bukanda #patlama #kişi #hayatını #kaybetti