Ana Sayfa Blog Sayfa 1079

Özel: Soylu’nun trollerini Emin Şen yönetiyor

Süleyman Soylu ve trol hesaplar ile ilgili açıklamalarda bulunan Özgür Özel, Soylu’nun danışmanı Emin Şen’in Jandarma ve Emniyet hesaplarını Şen’in kullandığını ve devletten milyonlarca lira ihale aldığını iddia etti

CHP’li Özgür Özel, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ile ilgili “büyük bir dosya” açıklayacağını ifade etmişti. Özgür Özel, bugün Meclis’te düzenlediği basın toplantısında bazı iddialarda bulundu.

İddiaları belgeleriyle göstereceğini belirten Özel, Bakan Soylu’nun AKP’ye geçişinin ‘FETÖ’ ile bağlantılı olduğunu söyledi. Özel, “Türkiye’de, son günlerde Türkiye’de sokaklarda, siyasette yaşananlar düşünüldüğünde açıklayacaklarımızı biz açıklayacak durumda olmazsak üç arkadaşımıza bırakırız demiştik. Dünden beri Türkiye’de önemli bir gündem haline geldi. Bugüne kadar hep Soylu’ya sorular sorduk, cevaplar bekledik ama bugün Soylu’ya soru sormayacağız, verebileceği cevap olduğunu da düşünmüyoruz. Çok konuşulan, iddia edilen bir meseleyi ispat etmeye geldik. Nasıl bir ‘suç işleri bakanı’ ile karşı karşıya olduğumuzu anlatmak istiyorum” dedi.

FETÖ’den ilk ihraç kendisi

“Merkez sağın prensinin AK Parti yolculuğundaki taşıyıcının FETÖ olduğuna şüphe yok” diyen CHP’li Özel, “Akademisyen Vedat Demir ile bağlantısını anlatmıştık, bir kelime cevap veremeyip ‘o zamanlar iltisakı yoktu’ demişti. ‘Sen Gülen’i ziyarete gittin mi’ diye sorduğumuzda ‘hayır’ demedi hiçbir zaman. Kendisi 51 ildeki kampanyasının finansmanını yapanlar tarafından AK Partiye lanse edildiği süreçte Demokrat Parti’den ihraç yaşadı. Kendisi, FETÖ’den dolayı ilk sivil ve siyasi ihraçtır. O ihraç süreci ve sonrasında yaşananların bugün hayatımızı ne hale getirdiğini, bunu nasıl yönettiklerini konuşmaya başlayacağız.  2012’de AK Parti Genel Başkan Yardımcısı oldu, sonra Çalışma Bakanı, sonra İçişleri Bakanı” diye konuştu.

Bakan müşaviri ihale alıp trol besledi

‘Emin Şen’ isminden bahseden Özel, “Süleyman Soylu’nun troll ordularının muhaliflere neler yaptığını biliyoruz da bir isimle başlayacağım. Adı Emin Şen. 4 Ekim 2016 tarihinden itibaren bakan danışmanıdır. Sosyal medyada ismi ’eminimsi’dir. Kendisi ’eminimsi’ olduğunu kabul etmiştir. Süleyman Soylu’nun il il dolaşıp trollük dersleri verdirdiği kişidir. Emin Şen’e ait Native Teknoloji var. Bu şirkette Erkan Gül, Burak Gül ve Erkan Şen var. Ama bir şirket daha var ki 2010 yılından beri Emin Şen tarafından kurulmuş. Bir bakan müşavirinin şirketinin olduğunu, o şirketinin eski ortaklarının Genç Sivillerin olduğunu, ortakların gittiğini ama kendisinin kaldığını gördük. O şirketlerden birinin adı SM360 Ajansı. Kendi sitesinde referansları var. Bunlar bizim müşterimiz ya da müşterimizdi diyorlar. TÜBİTAK, Eski Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı, Uluslararası Göç Filmleri Yarışması, Erdoğan Gönüllüleri, oğlanın ETNA spor vakfı, damadın Teknofest’i, Soylu’nun kendisi, Fatma Şahin, Soylu zamanında işlerini yaptığı Çalışma Bakanlığı, Soylu zamanında işlerini yaptığı polis teşkilatı ve jandarma…” dedi.

Kapalı gruplar

Bazı Telegram ekran görüntülerini gösteren Özel, “Bu arkadaşlar sosyal yönetimi yapıyorlar. Faturayı kesip parayı almışlar ama paraları dağıtmışlar. Ebabil Harekatı Telegram kanalı… Buzdağının küçük kısmında 23 milyon TL’lik bu şirkete verilmiş ihale gördük. Doğrudan hizmet alımında ise inanılmaz bir para akışı olduğunu görüyoruz. Bu arkadaşlar ne iş yapıyorlar? Sosyal medya yönetimi yapıyorlar, parayı buradan buluyorlar. Bu paraları dağıtıyorlar. Dağıttıkları ne işler yapıyor? Ebabil Harekatı Telegram kanalı: 25 tane yöneticinin kendi içlerinde verdikleri kararı göreceksiniz. Biz Lut kavmiyiz, Ebabil kuşları perişan edecek ya… Sayın Davutoğlu çıkmış bir televizyon kanalına. Ebabil Harekatı’nın 8 bin tane trolü itibar suikastına başlıyor. Ekrem İmamoğlu için hazırlanıyorlar. Yalanı buluyorlar, 8 bin trolle talimat veriyorlar” diye anlattı.

Hesapları da o kullanıyor

Emniyet ve jandarmanın sosyal medya hesaplarının Emin Şen tarafından yönetildiğini söyleyen Özel, “Eminimsi’nin cep telefonunda kaç tane hesap var bilinmez ama Jandarma Genel Müdürlüğü ve Emniyet Genel Müdürlüğü’nün tweetlerini aynı telefondan atacak yetki var. Troll ordusunun komutanı biz Soylu’yu eleştirdiğimizde şanlı jandarmayı kalkan ediyor. ‘Eminimsi’nin arka cebinde geziyor bu hesaplar… Hacklense ne olur? Bunların AK Parti’yi savunduğu durum AK Parti’nin Süleyman Soylu’yu savunduğu durumdur. Bunlar için ben Lut Kavmi isem Berat Albayrak da o kavimdendir. Bunlar Süleyman Soylu’nun troll ordusudur. Maaşını kendisi değil bakanlıkların bağlı kuruluşları ve birkaç tane belediye vermektedir” dedi.

HABER MERKEZİ

#Özel #Soylunun #trollerini #Emin #Şen #yönetiyor

Avukatlardan Abdullah Öcalan ile görüşme başvurusu

Asrın Hukuk Bürosu avukatları, müvekkilleri Abdullah Öcalan ile görüşme talebiyle Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı ve İmralı Cezaevi Müdürlüğü’ne başvurdu

Asrın Hukuk Bürosu avukatlarından İbrahim Bilmez, Newroz Uysal, Mazlum Dinç ve Cengiz Yürekli, İmralı F Tipi Yüksek Güvenlikli Cezaevi’nde ağır tecrit koşulları altında tutulan ve 21 aydan fazla bir süredir kendisinden haber alınamayan PKK Lideri Abdullah Öcalan ile görüşmek için Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı ve İmralı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü’ne başvurdu.

Abdullah Öcalan’ın avukatlarından Rezan Sarıca ve Nevroz Uysal, müvekkilleriyle 8 yıl aradan sonra en son 2-22 Mayıs, 12-18 Haziran ve 7 Ağustos 2019 tarihlerinde görüşebilmişti. Avukatlar o tarihten bu yana müvekkilleriyle görüştürülmüyor.

HABER MERKEZİ

#Avukatlardan #Abdullah #Öcalan #ile #görüşme #başvurusu

HRW’den Türkiye raporu: Basın, muhalefet, kadınlar baskı altında

HRW tarafından hazırlanan 2023 raporunda Türkiye’de özelliklere muhaliflere yönelik saldırıların arttığına yer verilerek, AKP’nin seçimlerin etkisi ile baskısını arttırdığı belirtildi

İnsan Hakları İzleme Örgütü (HRW) tarafından açıklanan 2023 raporunda Türkiye’ye dair çapıcı değerlendirmeler yapıldı. Rapora, seçimlere dikkat çekilerek AKP iktidarının baskıları arttırdığı vurgulandı.

HRW raporunda Türkiye’deki durumu ifade özgürlüğü, kadın hakları, muhalefete baskı ve LGBTİ+ hakları gibi başlıklar altında incelenirken, Türkiye bölümünün giriş kısmında, 2023’ün ilk yarısında yapılması planlanan seçimlere atıfta bulunuldu. Seçimlerden önce AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın, “otoriter hükümetinin düzenli olarak hükümet karşıtı olarak algılanan kişileri hedef aldığı, medya ve yargı üzerinde güçlü denetim uyguladığı” belirtildi .

Basına baskı arttı: En az 65 gazeteci tutuklu

VOA Türkçe’de yer alan raporda, Türkiye’de basına yönelik baskıların arttığı vurgulanarak, Türkiye’de bağımsız medyanın daha çok online platformlar aracılığıyla faaliyet gösterdiği ancak yetkililerin düzenli olarak eleştirel içeriğin kaldırılması talebinde bulunduğu belirtildi. Rapor hazırlandığı sırada Türkiye’de en az 65 gazetecinin ve medya çalışanının yargılama öncesi gözaltında olduğu ve yaptıkları gazetecilik ya da medya bağlantısı sebebiyle “terör” suçlarından hapis cezası aldıkları belirtildi.

Sansür yasası hatırlatıldı

RTÜK’ün sık sık AKP’yi eleştiren az sayıdaki televizyon kanallarının yayınlarına keyfi cezalar verdiği ve bu kanalların yayınlarının zaman zaman geçici olarak durdurulduğu belirtilen raporda, Ekim ayında yapılan yasa değişiklikleriyle devreye giren ve tartışma yaratan dezenformasyon yasasının 2023 seçimlerinden önce özellikle endişe yarattığı belirtildi.

Kadın kazanımlarına saldırılar arttı

Kadınların saldırıların hedefinde olduğu belirtilen raporda, Türkiye’nin 2021 yılında, İstanbul Sözleşmesi olarak bilinen Avrupa Konseyi Kadınlara Karşı Şiddet ve Aile İçi Şiddetin Önlenmesi Yasası’ndan çekildiği hatırlatıldı. Kadın hakları örgütleri ve muhalif siyasi partilerinin yaptıkları itirazın ardından da Türkiye’de yüksek mahkemenin sözleşmeden çekilme kararının kanun çerçevesinde olduğuna hükmederek tartışmalı bir karar aldığı belirtildi. Yine raporda, Türkiye’de kadınlara etkili koruma sağlama konusunda yaşanan zorlukların aile içi şiddet verilerine de yansıdığı kaydedildi. İçişleri Bakanlığı verilerine göre 2021 yılında 307 kadının öldürüldüğü belirtildi.

Hukuk hiçe sayıldı

Osman Kavala’nın tutukluluğuna değinilen raporda, Kavala’nın 2017’den bu yana keyfi şekilde gözaltında tutulduğu, Erdoğan’ın Kavala aleyhinde çok sayıda kamuoyuna yönelik konuşma yaptığı ve davanın Türkiye’deki mahkemeler üzerindeki “yüksek düzeyde siyasi denetimin olduğunu gösterdiği” tespitine yer verildi. Kavala ve Gezi davasında yargılanan diğer kişilerle ilgili kararlarda, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin kararının uygulanmaması sonucu Türkiye hakkında Avrupa Konseyi’nin ihlal prosedürü başlatmasının hiçe sayıldığı vurgulandı.

Taksim saldırısı vurgulandı

Türkiye’nin Kuzey ve Doğu Suriye ile Federe Kurdistan Bölgesi’ne yönelik saldırılarının arttığı vurgulanan raporda, 13 Kasım’da altı kişinin hayatını kaybettiği İstanbul’daki bombalı saldırıdan hükümetin PKK’yi sorumlu tuttuğu ancak PKK’nin bunu yalanladığı hatırlatıldı. Raporda Erdoğan’ın Suriye’nin kuzeyinde ABD’nin desteklediği Suriye Demokratik Güçleri’ne karşı bir askeri operasyon daha düzenleyeceği yönündeki açıklamalarına yer verildi.

HDP hedefte

HDP’li milletvekillerine yönelik saldırılara da değinilen raporda, HDP’nin eski milletvekillerinin ve belediye başkanlarının cezaevinde olmaya devam ettiği ve bu kişilerin konuşma ve sosyal medya paylaşımı gibi şiddet içermeyen meşru siyasi faaliyetleri sebebiyle “terör” suçlarıyla suçlanarak hapis cezası aldıkları belirtildi. Yine HDP eski eşbaşkanları Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ bu kapsamda değerlendirilerek HDP’ye açılan kapatma davasına değinildi.

LGBT İ+’lara nefret söylemi arttı

Raporda bir diğer dikkat çekici başlık da AKP’nin 2023 seçimleri öncesinde gittikçe artan bir dozda ve toplumu da kutuplaştıracak şekilde LGBT İ+ karşıtı nefret söylemini desteklemeye hazır olduğunun belirtilmesi oldu. Raporda, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun en az beş kez doğrudan LGBTİ+ karşıtı içeriğe sahip konuşmalar yaptığı belirtildi.

Mülteciler sınır dışı tehdidi altında

Raporun Suriye ile ilgili bölümünde de Türkiye’ye yer verilerek, Suriye’deki güvensiz ortama karşın Türkiye ve Lübnan’daki Suriyeli mültecilerin 2022 yılında ülkelerine dönmeye çalıştığına dikkat çekildi. Türkiye’de yaklaşık 4 milyon Suriyelinin bulunduğunun anımsatıldığı raporda, geçen yıl içerisinde özellikle mülteci karşıtı ve mültecilerin ülkelerine gönderilmesi yönünde söylemlerin arttığı kaydedildi. Raporda, “Göçmen karşıtlığının bu denli arttığı bir ortamda Türkiye, yüzlerce Suriyeliyi hukuka aykırı bir şekilde sınır dışı ediyor” denildi.

HABER MERKEZİ

#HRWden #Türkiye #raporu #Basın #muhalefet #kadınlar #baskı #altında

Ülkü Ocakları eski Başkanı Aldemir: Başıma bir iş gelirse diye çektiğim kasetler var

Sinan Ateş cinayeti sonrası mafya ve siyaset ilişkileri yeniden tartışılmaya başlamışken MHP içindeki tartışma da büyüyor. Ülkü Ocakları eski Başkanı Alaattin Aldemir, Bahçeli’yi ima ederek ‘Bizi konuşmak zorunda bırakmasınlar’ dedi

Ülkü Ocakları’nın eski Başkanı Sinan Ateş’in Ankara’da bir grup MHP’li ve parti ile ilişkilendirilen mafya üyeleri tarafından öldürülmesiyle başlayan gerilim sürülüyor.

MHP içinde Sinan Ateş’in sahipsiz bırakıldığı yorumları yapılmaya devam ederken bazı MHP’liler partilerinden bu olay yüzünden istifa etmeye devam ediyor. Öte yandan Bahçeli ve ekibinden olaya ilişkin bir başsağlığı mesajı henüz gelmiş değil.

Tüm bu tartışmaların ortasında kalan ve kendilerine Ülkü Ocakları diyen grubun içinde de Ateş kavgası devam etmekte.

Eski Ülkü Ocakları Başkanı olan ve daha sonra CHP’ye geçen Alaattin Aldemir, geçtiğimiz günlerde cinayetle ilgili “Bu iş o kadar büyük ki… Mafya, devlete hakim olmuş. bir MHP’li yetkili demeç veriyor; ‘Suskunluğumuzu bilmem ne yapmayın’. Ne yapacaksınız, hepimizi mi öldüreceksiniz?” demişti.

Tele1 televizyonunda canlı yayında MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’ye yüklenen Aldemir, bazı imalarda bulundu.

Konuşmak zorunda bırakmasınlar

Aldemir “Bizi konuşmak zorunda bırakmasınlar. Benim başıma bir iş gelirse diye 2 yıl önceden çektiğim kasetler var. Ölürsem bunlar yayınlanacak. Türkeş’in kime ne dediği ortaya çıkacak o zaman” dedi.

İSTANBUL

#Ülkü #Ocakları #eski #Başkanı #Aldemir #Başıma #bir #iş #gelirse #diye #çektiğim #kasetler #var

Özerk Yönetim, ABD temsilcisini ağırladı

Özerk Yönetim Dış İlişkiler Dairesi, ABD Dışişleri Bakanlığı Kuzey ve Doğu Suriye Temsilcisi Nicholas Grainger’i ağırladı

Özerk Yönetim Dış İlişkiler Dairesi, ABD Dışişleri Bakanlığı Kuzey ve Doğu Suriye Temsilcisi Nicholas Grainger ile görüştü. Daire’nin resmi sayfasında görüşmeye dair yapılan açıklamada ABD heyetini, Diş İlişkiler Dairesi Eşbaşkanı Bedran Çiya Kurd, Eşbaşkan Yardımcısı Fener El Giêt ve Robîl Biho ile Özerk Yönetim Komite Üyesi Gulistan Elî’in karşıladığı belirtildi.

Görüşmede, başta Kuzey ve Doğu Suriye olmak üzere Suriye’deki gelişmeler ile Şam hükümeti ve Türk devleti arasındaki görüşmeler ele alındı.

Bedran Çiya Kurd, görüşmede dış siyasi müdahalelerden uzak, tüm Suriyelilerin onayıyla geniş bir siyasi çözüme ihtiyaç duyulduğunu vurguladı.

ABD heyeti ise, tüm Suriyelilerin onayıyla ve BM’nin 2254 sayılı kararına göre siyasi çözüme ilişkin tutumlarının net olduğunu, ayrıca ‘normalleşmenin önünde birçok engel olduğunu’ belirtti.

Görüşmede ayrıca, Türkiye’nin IŞİD’in faaliyetleri ile eş zamanlı olarak Kuzey ve Doğu Suriye’ye yönelik saldırı tehditleri de ele alındı.

Buna ilişkin Çiya Kurd, Türkiye’nin saldırılarının devam ettiğini ve saldırı gerekçelerinin ‘gerçek dışı’ olduğunu belirtti.

Kaynak: ANHA

#Özerk #Yönetim #ABD #temsilcisini #ağırladı

OHAL Komisyonu’nun görev süresi bitiyor

KHK’lilerin dosyalarına bakmak amacıyla kurulan ve oyalama komisyonu olarak da anılan OHAL Komisyonu’nun görev süresi 22 Ocak’ta bitiyor

AKP tarafından 15 Temmuz 2016’da yapılan darbe girişimi sonrası bir fırsata dönüştürülen Kanun Hükmünde Kararaneme’lerle (KHK) binlerce insan işinden edildi, tutuklandı. KHK dosyaları ile ilgilenmesi amacıyla o süreçte kurulan Olağanüstü Hal (OHAL) İşlemleri İnceleme Komisyonu’nun görev süresi 22 Ocak’ta sona erecek. Komisyon, görev süresi boyunca 127 bin 292 başvurunun 17 bin 960’ında kabul, 109 bin 332 dosyada ise ret kararı verdi.

Bütün dosyalar karara bağlandı

Görev süresi içerisinde başvuruların tamamını karara bağlayan komisyonun kabul kararlarından 72’si kapatılan dernek, vakıf, öğrenci yurdu, televizyon kanalı ve gazete gibi kuruluşların açılmasına ilişkin olurken, ret kararlarının yüzde 95’inde adli soruşturma/kovuşturma bilgisi mevcut. Yine, ağır ceza mahkemelerince hapis cezası verilenlerin oranı yüzde 55 olarak kayıtlara geçti. Reddedilen başvurularda, kuruluşlara yapılan mali destek ve para transferi bilgisi oranı yüzde 50, Bank Asya’ya destek çağrısı üzerine işlem yapanların oranı yüzde 40, “ByLock” kullanıcılığı tespit edilenler yüzde 35, “FETÖ”nün emniyet yapılanmasında yer aldığı iddiası ise yüzde 30 oldu.

Binlerce kişi mağdur edildi

2016’da ilan edilen OHAL kapsamında yayımlanan KHK’lerle 131 bin 922 işlem uygulandı. Bu kapsamda 125 bin 678 kişi kamu görevinden çıkarıldı, 3 bin 213 kişinin rütbeleri alındı, 2 bin 761 kurum ve kuruluşun kapatılmasına karar verildi ve yurt dışında eğitim gören 270 kişinin de öğrencilikle ilişiği kesildi.

Görev süresi 3 kez uzatıldı

KHK’lilerin başvurularını karara bağlamak amacıyla 23 Ocak 2017 tarihli 685 sayılı KHK ile 2 yıllığına denilerek kurulan OHAL İnceleme Komisyonu, 22 Aralık 2017’de karar verme sürecine başladı. Komisyonun görev süresi 3 kez AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın kararıyla uzatıldı. Komisyonun görev süresi 22 Ocak’ta sona erecek.

Komisyona yönelik dosyaların AİHM’e gitmesini geciktirmek amacıyla kurulduğu yorumu sık sık getirilen eleştiriler arasında oldu.

HABER MERKEZİ

#OHAL #Komisyonunun #görev #süresi #bitiyor

Türkiye’nin bombardımanında 4 Şam askeri yaralandı

Türkiye’nin Kuzey ve Doğu Suriye’ye yönelik saldırısında 4 Şam askerinin yaralandığı, yaralanan askerlerden 3’ünün subay rütbesinde olduğu belirtildi

Türkiye’nin Kuzey ve Doğu Suriye’ye yönelik saldırıları sürerken, bugün Efrîn’in Şêrawa ilçesine bağlı Meyasê köyünü bombaladığı belirtildi.

Bölgede yayın haber ANHA’da yer alan habere göre, bombardımanda Şam hükümet güçlerinin 4 askeri yaralandı.

Yaralanan askerlerden 3’ünün subay rütbesinde olduğu kaydedildi.

DIŞ HABERLER

#Türkiyenin #bombardımanında #Şam #askeri #yaralandı

Barzani ile Sudani görüştü: Êzidî kazanımlarını hedef alan anlaşmanın uygulanmasını talep etti

Êzidîlerin kazanımlarını hedef alan ‘Şengal Anlaşması’ için Irak Başbakanı Muhammed Şiya Sudani ile bir araya gelen Kurdistan Bölgesi Başbakanı Mesrur Barzani, anlaşmanın uygulanmasını istedi

Kurdistan Bölgesi Başbakanı Mesrur Barzani ve beraberindeki bir heyet, Irak’ın başkenti Bağdat’ı ziyaret ederek Irak Başbakanı Muhammed Şiya Sudani ile bir araya geldi. Görüşmeye dair Mesrur Barzani’nin sanal medya hesaplarındanyapılan paylaşımlarda, görüşmede Êzidîlerin kazanımlarını hedef alan Şengal Anlaşması’nın gündeme geldiği ve Barzani’nin Şengal Anlaşması’nın uygulanmasını istediği ifade edildi.

Anlaşma tepkiye yol açmıştı

KDP ve Irak eski Başbakanı Mustafa Kazimi, 9 Ekim 2020 tarihinde “Şengal Anlaşmasını” imzalamıştı. Anlaşmada, Şengal’in yerel güçlerinin Şengal’den çıkarılması, KDP’nin Şengal’e geri dönüşü ve Irak güçlerinin Şengal’e yerleştirilmesi olarak planlanıyordu bu anlaşmaya Şengal sakinleri ve yöneticileri tepki göstermişti.

HABER MERKEZİ

#Barzani #ile #Sudani #görüştü #Êzidî #kazanımlarını #hedef #alan #anlaşmanın #uygulanmasını #talep #etti

Tecride karşı nöbet devam ediyor: Abdullah Öcalan’ın sesi duyulmalı

Tecride karşı HDP’li vekillerce başlatılan Adalet Nöbeti’nin 16’ncı gününde konuşan Remziye Tosun ‘Nöbetimiz, sonuç alana kadar devam edecek’ dedi

Halkların Demokratik Partisi’nin (HDP), PKK Lideri Abdullah Öcalan’ın avukatlarıyla görüştürülmesi talebiyle başlattığı Adalet Nöbeti, 16’ncı gününde devam ediyor.

Milletvekilleri, Kemal Peköz, Sıddık Taş, Erol Katırcıoğlu, Remziye Tosun, Nuran İmir, Garo Paylan, Hüseyin Kaçmaz ve Erdal Aydemir, Meclis Dikmen Kapısı’nda açıklama yaptı.

Burada konuşan HDP Milletvekili Remziye Tosun, İmralı Adası’nda amansız bir tecrit uygulamasının olduğunu belirterek, “İki yıldır Sayın Öcalan’dan haber alınamıyor. Buna karşı Adalet Nöbeti’ni sürdürüyoruz, sonuç alana kadar da devam edecek” dedi.

‘Kirli siyaset’

Tecrit sisteminin Ortadoğu, Türkiye ve Kurdistan’a yansımalarına değinerek, halkların bütün haklarının ayaklar altına alındığını ifade eden Tosun, “Tecridin kadınlara, gençlere olumsuz etkileri oluyor. AKP-MHP’nin tecrit ısrarıyla kirli bir siyaset yürütüyor, tecritle siyaseti dizayn etmeye çalışıyor” ifadelerini kullandı.

‘Abdullah Öcalan’ın sesi duyulmalı’

İmralı’nın kapılarının açılması gerektiğini, aile ve avukatların görüşmesinin sağlanması gerektiğini çağrısı yapan Tosun, “Kamuoyunun Sayın Öcalan’ın sağlığı ve güvenliği hakkında bir an önce bilgilendirilmesi gerekiyor. Sayın Öcalan’ın sesi duyulmalı. Sayın Öcalan’ın sesi duyulduğu 2013 ile 2015 yıllarında bu halkın çocukları tabutlarda gelmiyordu” şeklinde konuştu.

Eylemlerimiz devam edecek

Eylemleriyle kamuoyunun taleplerini dile getirdiklerini söyleyen Tosun, Adalet Bakanlığı’nın bir an önce harekete geçmesi, aile ve avukatların İmralı’ya gidişlerinin sağlanması gerektiğinin altını çizdi. Tosun, “Bu sağlanmadığı sürece her alanda, her sokakta, her meydanda eylemlerimiz sürecek. Çünkü bu topraklar kana doydu, katliamlara doydu. Bir an önce Sayın Öcalan’dan haber alınmalı” diye seslendi.

HABER MERKEZİ

 

#Tecride #karşı #nöbet #devam #ediyor #Abdullah #Öcalanın #sesi #duyulmalı

Günay’dan Yargıtay savcısına: Dilekçesi iktidarın grup toplantısı metni gibi

Partisnin haftalık basın toplantısında HDP’nin hazine yardımının kesilmesine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Ebru Günay, Yargıtay Başsavcısı’nın AYM’ye sunduğu talep dilekçesine ‘iktidarın gurup toplantısının bir metni gibi’ dedi

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Sözcüsü Ebru Günay, partisinin genel merkezinde haftalık basın toplantısını düzenliyor. Günay, gündemdeki gelişmelere dair açıklamalarda bulunuyor.

Günay konuşmasına yargı eliyle yaşanan haksızlıkları hatırlatarak başladı. Partisi hakkında kapatma davası hakkında konuşan Günay, davanın baştan sona hukuksuzca yürütüldüğünü ifade etti.

HDP hesaplarına bloke konmasını da değerlendiren Günay, süreçte anayasa ihlali yapıldığını ve ‘meselenin hukuksal değil siyasi’ olduğunu belirtti.

Günay, kararın sarayın karanlık dehlizlerinde alındığını ve savcının talep dilekçesinin bir örneği görmedik diyerek sözlerine şöyle devam etti; “Bu talep dilekçesinin savcılık elinden çıkmış olmasını düşünmek sadece saflıktır. İddia değil ithamlarda bulunuyor. Dilekçeyi okurken hukuki bir metin değil iktidarın grup toplantısının metninin okuyor gibi oldum.”

Sanki Bahçeli konuşuyor

Yargıtay Başsavıcı Bekir Şahin’in sözlü mütalaasından sonra basına verdiği demeci hatırlatan Günay, “Öyle bir konuşuyor ki konuşan sanki savcı değil de iktidarın sözcüsü Devlet Bahçeli. Bu savcı taraflıdır, talimat almıştır ve görevini kötüye kullanmıştır. Kendisine tavsiyem yeniden hukuk fakültesine kayıt yaptırsın ve hukuku yeniden öğrensin” dedi

Ayrıntılar geliyor…

#Günaydan #Yargıtay #savcısına #Dilekçesi #iktidarın #grup #toplantısı #metni #gibi