Ana Sayfa Blog Sayfa 1122

Türkiye saldırısında 6 Suriye askeri yaralandı

Türkiye’nin Efrîn’e yönelik bombardımanında 6 Suriye askeri yaralandı

Türkiye’nin Kuzey ve Doğu Suriye’ye yönelik saldırıları sürüyor. ANHA’nın haberinde, Efrîn’in Şera ilçesine bağlı Elqemiyê köyünde Suriye rejimine ait askeri noktaların bombalandığı belirtildi.

Bombardıman sonucu Şam hükümetinin 6 askerinin yaralandığı açıklandı.

HABER MERKEZİ

 

#Türkiye #saldırısında #Suriye #askeri #yaralandı

‘Cumhuriyetin yüzüncü yılında laik, demokratik bir anayasa, eşit yurttaşlık istiyoruz’

DAD yöneticisi İmam Balsever 2023 yılına dair temennilerini PİRHA’ya kaydederken, “2023’te de her şey halklara fatura edilecektir. Herkesin eşit vatandaş olduğu bir cumhuriyet istiyoruz. Bunun için mücadeleye devam edeceğiz” diye konuştu.

Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) yöneticisi İmam Balsever, 2023 senesine dair beklentilerini PİRHA‘ya anlattı. 2023’ün de halklar için zor geçeceğini ifade eden Balsever, şunları söyledi:

“Halklar, emekçiler, ezilenler, yoksullar, köylüler olarak 2022 yılını gerçekten büyük sıkıntılar içerisinde geçirdik. Halkın alım gücü oldukça zayıfladı. İnsanların gelirleri sıfıra indi. Dolayısıyla 2022 halklar açısından hem siyasal hem iktisadi hem de inançsal olarak büyük sıkıntı içerisinde geçti. Önceki yıllarda çok mu özgürdük, rahattık, sefa içerisindeydik? Hayır. Sistem krize düştüğü her zaman öncelikle halklara saldırıyor, baskı altına alıyor. Ekonomik sıkıntıların yaşandığı, insanların konuşamadığı, kendilerini özgürce ifade edemediği, medyaların kapandığı, siyaseten alanlara çıkamadığımız bir dönemi yaşadık.

“LAİK, DEMOKRATİK BİR ANAYASA VE EŞİT YURTTAŞLIK İSTİYORUZ”

2023 yılının daha iyi olabileceğini düşünmüyorum. Cumhuriyetin yüzüncü yılında talebimiz, kurucu vatandaşlık ilişkilerinin yeniden değerlendirildiği laik, demokratik bir anayasa. Herkesin eşit vatandaş olduğu bir cumhuriyet istiyoruz. Bunun için mücadeleye devam edeceğiz.

İktidar Aleviler için yakın zamanda bir torba yasa hazırladı ve Meclis’ten geçirdi. Bunu kabul etmediğimizi, direneceğimizi ifade ettik. Hiçbirimiz hiçbir gün gidip onların önünde diz çökmeyecektir. Onların parasına, puluna, elektrik, su faturalarına muhtaç değiliz. Alevi toplumunun da bu temelde güçlü bir mücadele çizgisi ortaya çıktı. Birliktelik güçlendi. Bu birlikten korkanlar da bizi birbirimizden ayırma gayreti içerisine girdi. Değerlerimize sahip çıkacağız. Biz Seyit Rızaların, Alişerlerin ardıllarıyız.

2023’teki seçimlerde de halklar üçüncü yolda birleşti. Önemli demokratik bir kazanım elde edinildi. İşçiler, Kürtler, Aleviler, sosyalistler, LGBTİ’ler, her kesimden insanlar üçüncü yolu savunmaya başladı. Demokratik anlayış içerisinde olmaya gayret edeceğiz. 2023’ün halklara hayırlı bir yıl olmasını temenni ediyorum.”

PİRHA / İSTANBUL

‘Cizre Yıldırımı Operasyonu’ devam ediyor: 40 IŞİD’li daha yakalandı

DSG’nin ‘Cizre Yıldırımı Operasyonu’nda 40 IŞİD üyesi daha yakalandı

Demokratik Suriye Güçleri (DSG), IŞİD hücrelerine karşı hafta içinde başlattığı “Cizre Yıldırımı Operasyonu”nu sürdürüyor. 4’üncü gününe giren operasyonda dair açıklamada, 40 IŞİD’linin daha yakalandığı belirtildi. Hol, Til Hemîs ve Til Birak ilçelerinde arama-tarama çalışmalarının sürdüğü aktarıldı.

HABER MERKEZİ

 

 

#Cizre #Yıldırımı #Operasyonu #devam #ediyor #IŞİDli #daha #yakalandı

Kolombiya hükümeti ile gerilla arasında 6 aylık ateşkes

Kolombiya hükümeti beş farklı gerilla örgütü ile 6 ay sürecek ateşkes ilan etti

Latin Amerika ülkesi Kolombiya’nın eski bir gerilla olan solcu Devlet Başkanı Gustavo Petro, barış görüşmelerine hız kazandırabilmek için beş farklı gerilla örgütüyle çift taraflı ateşkes ilan edildiğini duyurdu.

Haziran sonuna kadar sürecek ateşkesin altına imza atan gruplar arasında Ulusal Kurtuluş Ordusu (ELN) ve Kolombiya Devrimci Silahlı Güçleri (FARC) da var.

Petro, “ELN, Segunda Marguetalia, Merkez Genelkurmay Başkanlığı (EMC), AGC ve Sierra Nevada özsavunma güçleri ile 1 Ocak’tan 30 Haziran 2023’e kadar çift taraflı ateşkes anlaşması yaptık” dedi.

EMC, Kolombiya hükümeti ile 2016’daki barış anlaşmasını reddederek FARC’tan ayrılan en büyük grubu oluştururken, Segunda Marguetalia da FARC’tan ayrılanların kurduğu bir grup olarak biliniyor.

Eskiden gerillaya ve solcu sendikalara karşı kurulan sağcı neo-paramiliter bir grup olan Autodefensas Gaitanistas de Colombia (AGC), FARC ile barış anlaşmasından sonra tamamen kriminal bir yapıya dönüştü. Diğer bir ifadeyle uyuşturucu karteli olarak faaliyetlerine devam etti.

Sierra Nevada özsavunma güçleri de paramiliter bir grup olurken, Ulusal Kurtuluş Ordusu (ELN) kurulduğu gibi kalan son aktif gerilla hareketi olarak önem kazanıyor. FARC’ın 2016’da tarihi barış anlaşmasından sonra ELN ile de sık sık müzakereler yapıldı. ELN, 1964 yılında Che Guevara ve Küba devrimi sempatizanı öğrenciler ve sendikacılar tarafından kurulmuştu.

Kolombiya Hükümeti FARC ile anlaşmaya rağmen devam eden çatışmayı “tam barış” ile sona erdirmeyi amaçladığını belirtiyor. Dünyanın en büyük kokain üreticisi ülke olan Kolombiya’da yarım yüzyıldan fazladır devlet, farklı gerilla grupları, sağcı paramiliterler ve uyuşturucu tacirleri arasında çatışmalar yaşanıyor.

Silahlı gruplarla müzakerelerde aracı olan hükümet yanlısı bir senatör olan Ivan Cepeda, geçtiğimiz günlerde AFP’ye yaptığı açıklamada hükümetin silahlı grup üyelerinin silahsızlanmaları karşılığında “adli açıdan yumuşak muamele” teklif ettiğini söylemişti.

Sivil toplum örgütü Indepaz’a göre Kolombiya’da bugün 90’a yakın siyasi veya kriminal grup faaliyet yürütüyor. Toplamda bu grupların 10 bin silahlı üyesinin olduğu belirtiliyor.

DIŞ HABERLER

#Kolombiya #hükümeti #ile #gerilla #arasında #aylık #ateşkes

Kimyasal silah saldırısında hayatını kaybeden Kurtay için taziye

Türkiye’nin kimyasal silah saldırısında hayatını kaybeden HPG’li İsa Kurtay için taziye kuruldu

Türkiye’nin Federe Kurdistan Bölgesi’nde bazı alanlarda kimyasal silah kullandığı saldırıları devam ediyor. Kimyasal silah kullanımı sonucu 5 Kasım’da hayatını kaybeden 11 HPG’liden biri olan İsa Kurtay (Sefkan Adar) için İstanbul Başakşehir’de taziye kuruldu.

Çok sayıda kişi katıldı

Halkların Demokratik Partisi (HDP) İlçe Örgütü binasında kurulan taziyeye, Anadolu Yakınlarını Kaybedenlerle Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği (ANYAKAYDER), Marmara Tutuklu ve Hükümlü Aileleriyle Dayanışma Derneği (MA TUHAYDER), hasta ve infazı yakılan tutuklular için Adalet Nöbeti tutan tutuklu yakınları ile Barış Anneleri İnisiyatifi üyeleri katıldı. Taziye sık sık, “Bîji Serok Apo” sloganları atıldı.

Sinevizyon gösterimi yapıldı

Kurtay’ın konuşmaları ve kimyasal silah saldırısından yaşamını yitiren HPG ve YJA-Star üyelerinin fotoğraflarının yer aldığı sinevizyon gösterimi yapıldı. Sinevizyon gösterimi sonrası mevlit okunarak, yemek verildi.

İSTANBUL

#Kimyasal #silah #saldırısında #hayatını #kaybeden #Kurtay #için #taziye

2022’de 30 kolber katledildi, 215’i yaralandı

Kolbernews’in açıkladığı bilançoya göre 2022’de 43 kolber hayatını kaybetti

Kolbernews tarafından 2022 yılında katledilen kolberlere dair bilançoyu açıkladı.

Yıllık bilançoda, 215 kolberin yaralandığı ve 43 kolberin hayatını kaybettiği belirtildi. Hayatını kaybeden kolberlerin 29’nun İran pasdarları tarafından açılan ateş sonucu 1’inin ise Türkiye tarafından katledildiği ifade edildi. Diğer ölümlerin zorlu hava koşulları, yüksekten düşme, kalp rahatsızlığı ve trafik kazaları nedeniyle yaşandığı aktarıldı.

HABER MERKEZİ

#2022de #kolber #katledildi #215i #yaralandı

Paris katliamı anmasına çağrı

Avrupa Demokratik Güç Birliği, Paris’te katledilen KCK Yürütme Konseyi Üyesi Emîne Kara (Evîn Goyi), sanatçı Mîr Perwer (Mehmet Şirin Aydın) ve Abdurrahman Kızıl için 3 Ocak’ta yapılacak anmaya katılım çağrısı yaptı

Fransa’nın başkenti Paris’te 23 Aralık’ta Ahmet Kaya Kürt Kültür Merkezi’ne yapılan saldırıda katledilen KCK Yürütme Konseyi Üyesi Emîne Kara (Evîn Goyi), sanatçı Mîr Perwer (Mehmet Şirin Aydın) ve Abdurrahman Kızıl için 3 Ocak’ta yapılacak tören için Avrupa Demokratik Güç Birliği (ADGB), katılım çağrısı yaptı.

Bu zulmü mücadele ile durdururuz

Açıklamada, 2013’te Sakine Cansız, Fidan Doğan ve Leyla Şaylemez’i katledenler ile son katliamı gerçekleştirenlerin aynı zihniyetler olduğuna işaret edilerek, “Çok açık ki, Ankara tarafından planlanan ve gerçekleştirilen bu saldırı sadece Kürt halkına değil, aynı zamanda Kürt halkının mücadelesini sahiplenen Kürt halkıyla dayanışma içerisinde bulunan herkese yapılmıştır. Kadınlara gençlere ve emekçilere yapılmıştır. Bu zulmü omuz omuza vereceğimiz mücadele durduracaktır. ADGB olarak bu katliamların hesabını sormak, katledilen yoldaşlarımızı sahiplenmek için tüm devrimci, demokrat güçleri 3 Ocak 2023’de Paris’in Villiers le Bel banliyösünde Evîn Goyî, Mîr Perwer ve Abdurrahman Kızıl için düzenlenecek anma ve uğurlama törenlerine güçlü katılım sağlamaya çalışıyoruz” denildi.
Açıklamada, Paris’ta katledilenler için 7 Ocak’ta yapılacak büyük yürüyüşe de katılım çağrısı yapıldı.

PARİS

#Paris #katliamı #anmasına #çağrı

Yusif: Şam Türkiye topraklarından çekilmeden hiçbir şeyi kabul etmez

Rusya, Şam ve Türkiye’nin görüşmesini değerlendiren PYD Başkanlık Komitesi üyesi Foza Yusif, ‘Şam hükümeti, Türkiye’yi işgalci bir devlet olarak kabul ediyor. Türkiye oralardan çekilmediği müddetçe Şam’ın bunu kabul edeceğini düşünmüyorum’ dedi

Türkiye’nin Kuzey ve Doğu Suriye saldırıları devam ederken, bölgede de önemli gelişmeler yaşanıyor. Savunma Bakanı Hulusi Akar ve MİT Başkanı Hakan Fidan, 28 Aralık’ta Rusya Savunma Bakanı Sergey Şoygu ve Suriye Savunma Bakanı Ali Mahmud Abbas ile bir araya geldi. Söz konusu görüşmeyle birlikte Türkiye, 11 yılın ardından Suriye ile ilk teması Moskova’da gerçekleştirmiş oldu.
Toplantıda, Suriye’de yaşanan gelişmeler, mülteciler ve “ortak mücadele” konularının ele alındığı açıklanırken, toplantıya dair “Suriye ve bölgede istikrarın temin edilmesi ve sürdürülmesi için üçlü formattaki toplantıların devamı konusunda mutabık kalındığı” açıklaması yapıldı.

Yeni bir taktik geliştirmek istiyor

Mezopotamya Ajansı’ndan (MA) Müjdat Can’a konuşan Demokratik Birlik Partisi (PYD) Başkanlık Komitesi üyesi Foza Yusif, 11 yılın ardından gerçekleşen ilk resmi görüşmeyi değerlendirdi.

11 yılın ardından Türkiye’nin görüşme yapmasına değinen Yusif, “Türkiye, başaramadığı planlarını yeni bir taktikle gerçekleştirmek istiyor. Türkiye işgalci stratejisinden vazgeçmedi ve bu atılan adımlar taktik değiştirmedir” dedi.

Şam oyunun farkında

“Türkiye devleti bugüne kadar İŞID ve çeteler eliyle Suriye’nin huzurunu bozarak Misak-ı Milli sınırlarına geri dönmek istedi. Yine Kuzey ve Doğu Suriye Özerk yönetiminin projesini başarısız kılmak, soykırım planlarını gerçekleştirmek istedi. Bunları başaramadığını anlayınca, yeni bir taktikle Suriye rejimi ile bu planlarını gerçekleştirmek istiyor. Bu plan Suriye’de iç karışıklık çıkaracak olan bir plandır. Türk devleti, Kürt ve Arapları birbirine vurdurtarak, kendi amaçlarına ulaşmayı hedefliyor. Böylelikle kendi iktidarını uzatmak istiyor. Bu kirli oyuna karşı Suriye hükümetinin duruşu önemlidir. İnanıyoruz ki Şam bu oyunun farkındadır ve tecrübesiyle bu oyunu boşa çıkaracaktır” diyen Yusif, “Suriye barışının garantisi, Özerk Yönetim ve Şam arasındaki kalıcı diyalogdur. Türkiye bu planlarıyla Suriye’nin istikrarını bozuyor. Suriye’nin toprağını işgal etmiş, o işgal ettiği topraklardan çıkması gerekiyor” dedi.

Türkiye Suriye’ye karşı suç işliyor

Suriye’nin bu görüşmeyi yapmasındaki nedenine değinen Yusif, “Şam hükümeti üzerinde büyük bir baskı olduğu görünüyor. Bu baskı da ‘zorunlu evlilik’ gibidir. Suriye hükümeti iyi biliyor ki bu hükümet Esad’a dost olmayacaktır. Suriye krizinin başındaki Erdoğan, Emevi camiinde namaz kılacağını söylemişti. İnanıyorum ki Esad ve Suriye hükümeti ulusal bilince sahiptir ve bunu unutmamıştır. Onun için bu görüşme çoğu kişinin öngördüğü gibi güçlü olmayacaktır. Çünkü Türkiye Suriye’ye karşı çok suç işledi” dedi.

Demografik yapıyı değiştiriyorlar

“Türkiye, İdlib, Serêkaniyê, Cerablus, Girê Spî ve Bab’da soykırımcı politikalar uyguluyor” diyen Yusif, “Attığı adımlarla demografik yapıyı değiştiriyor. Bunların hepsi suçtur. Şam hükümetinin bunu kabul edeceğini düşünmüyorum. Şam hükümeti, Türkiye’yi işgalci bir devlet olarak kabul ediyor. Türkiye oralardan çekilmediği müddetçe Şam’ın bunu kabul edeceğini düşünmüyorum” dedi.

Karışıklık çıkarmak istiyorlar

Özerk Yönetimin tutumuna değinen Yufis, “Suriye’nin kendisini Türkiye’nin korumasına aldığı bir pozisyonda ne duruma geldiği ortada, her gün satılıyor. Biz daha en başta Suriye’nin sorunu, Suriye içerisinde çözülmeli dedik. Biz kendi bağımsız gücümüzle demokratik ulus projesini geliştirdik. Kürt halkı ve Özerk Yönetim her zaman Suriye’nin toprak bütünlüğünü savunmuş ve bu prensibinden hiç taviz vermemiştir. Kürt halkı ile Kuzey ve Doğu Suriye bileşenleri, Türk işgalciliğinin karşısındadırlar. Türk devleti Suriye’nin huzurunu bozmak, Özerk Yönetimin karşıtlığını yapmak, Suriye’nin bileşenleri arasında fitne ve iç karışıklık çıkarmak istiyor” dedi.

RIHA

#Yusif #Şam #Türkiye #topraklarından #çekilmeden #hiçbir #şeyi #kabul #etmez

2022’de özgürlüğe bir adım daha

Türkiye’de devletin ve erkek iktidarın cinsiyetçi, ırkçı, yoksulluk ile savaş üreten düzenine kadınlar ‘dur’ dedi

Her yıl ortak ve birlikte mücadeleyi bir adım daha ileri taşıyan Kürt kadın hareketi ile Türkiye kadın hareketlerinin 2022’si dünya kadınlarına ilham verecek bir düzeye ulaştı. Patriarka ve erkek-devlet zihniyetinin yarattığı katliam, cinsel saldırı, intihar, yoksulluk, savaş, ekolojik yıkım, hak gaspları ile örülü yaşam, kadınların her alanda ortaya koyduğu örgütlü mücadeleyle umutları yeşerten bir yaşama dönüştü. Kadınların 2022’sini derledik…

Gülistan Doku bulunsun failleri yargılansın

Dersim’de 5 Ocak 2020 tarihinde kaybettirilen Gülistan Doku’nun akıbeti hala karanlıkta. Yılın başında Tunceli Adliyesi önünde günlerce süren oturma eylemi başlatan Doku ailesi, Adalet Bakanlığı’na seslenerek, “Gülistan yaşıyorsa getirin, öldürülmüşse kemiklerini verin. Gülistan’ın kaybolmasında baş şüpheli olan Zainal Abarakov argılansın” dedi.

Kadın örgütleri ise yıl boyunca “Gülistan Doku nerede? diye sormaya devam etti.

14 Şubat’a protesto: Öldüren sevgi istemiyoruz

Türkiye’nin birçok kentinde kadınlar 14 Şubat Sevgililer Günü’nü protesto etti. Her gün en az 3 kadının katledildiği Türkiye’de kadınlar,  “Olmaz olsun eşitsiz aşk biz hayatı istiyoruz” diyerek sokaklara çıktı. Kadınlar, “Mutfak önlükleri, çamaşır suları, çocuk bezleri, öldüren sevginiz, kutsal aileniz, faturalarınız sizin olsun” sözleriyle erkek egemen sistemin dayattığı düzeni eleştirdi.

8 Mart’ta özgürlük zamanı

8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde Türkiye’nin dört bir yanında kadınlar alanlarda bir aradaydı. Mitinglerden buluşmalara ve gece yürüyüşlerine kadar onlarca eylem ve etkinlik gerçekleştiren kadınlar, şiddete, krize ve yoksulluğa karşı mücadeleyi büyüteceklerini ilan etti.

Kürdistan’ın çeşitli kentlerinde de mitingler ve kadın buluşmaları düzenlendi. “Dem dema azadiya jinan e” (Kadın özgürlük zamanı) şiarıyla gerçekleşen Amed mitinginde, yüzlerce polis ve çok sayıda zırhlı araç kadınların coşkusuna da isyanına da karşı duramadı. Kadınlar hep bir ağızdan “Baharı da barışı da kadınlar getirecek” dedi.

İstanbul Sözleşmesi’ni binlerce kadın savundu

2021’de Cumhurbaşkanı kararıyla İstanbul Sözleşmesi’nin feshine karşı açılan davanın iptali, Danıştay 10. Dairesi’nce reddedildi. Dava süresince binlerce kadın avukatın savunduğu, Türkiye’nin her yerinden kadınların sahip çıktığı İstanbul Sözleşmesi, kadın ve çocukları şiddete karşı koruyan en kapsamlı mekanizma olarak kabul ediliyor. Kararın ardından kadın örgütleri kararı protesto ederken, geniş kesimlerden de Danıştay’a tepki yağdı.

Özgür kadına tahammülsüzlük

Özgür bir zihne sahip mücadeleci kadınlara tahammülsüzlük bu yıl da had safhadaydı. Jineoloji Jineoloji Dergisi editörü, gazeteci Nagihan Akarsel, 4 Ekim’de uğradığı silahlı saldırı sonucu katledildi. Jineoloji, kadın haberciliği ve kadın sorunları üzerine birçok önemli araştırmaya imza atan Akarsel, ardında özgür bir zihin ve güçlü bir mücadele bıraktı.

23 Aralık’ta ise Kürt Kadın Hareketi’nin öncülerinden Şirnexli Emine Kara (Evin Goyi), Fransa’da Ahmet Kaya Kültür Merkezi’ne yapılan saldırıda katledildi.

Kürt kadın hareketinin önemli isimlerinden Emine Kara, Kuzey ve Doğu Suriye’de IŞİD’e karşı savaşmış ve yaralanmıştı. Kara ve Akarsel’in katledilmesine başta kadınlar olmak üzere geniş kesimlerden tepki yağdı.

Çocuk istismarına büyük tepki

Türkiye çocukların cinsel istismarında dünya üçüncüsü. Bu utanç verici sıralama yıl boyunca açığa çıkarılan onlarca vakayla da tescillendi. Yılın sonunda cemaat içinde 6 yaşındaki çocuğa istismarın ortaya çıkması toplumda infiale yol açtı. AKP iktidarının çocuk “evliliğini” destekleyen, tecavüz faillerini koruyan uygulamaları ve Kürdistan’da özel savaş yöntemleri, çocukların cinsel istismarının 2022’de de yaygınlaşmasına neden oldu.

Çocuklara yönelik suçlara karşı sokaklara çıkan kadınlar, AKP iktidarını, şiddet ve istismar üreten cemaat-tarikat yapılanmalarını protesto etti.

Jin jiyan Azadî tüm dünyaya yayıldı

İran’da 22 yaşındaki Kürt kadını Jina Eminî, başörtüsünü kuralına uygun takmadığı gerekçesiyle ahlak polisi tarafından işkenceyle katledildi. Eylül ayında gerçekleşen katliama karşı başlayan eylemler, İran rejimine karşı ayaklanmaya dönüştü. İran’ın her yerinde halk “Jin jiyan azadî” sloganları ile alanlarda rejimi protesto ederken, özgürlük talebini dile getirdi. Kürt kadınlarının sloganı “Jin, jiyan, azadî” Türkiye ve dünyada başta kadınlar olmak üzere halklar tarafından özgürlüğün sembolü olarak kullanılmaya başladı.

TJA konferansı: Özgürlükte ısrarcıyız

Özgür Kadın Hareketi (TJA), Batman’da. “Em li dijî faşîzmê bi biryar û di azadiyê de bi israr in (Faşizme karşı mücadelede kararlı, özgürlükte ısrarcıyız)” şiarıyla 4. Kadın Konferansı’nı düzenledi. Konferans ülkenin dört bir yanından gelen 700 delege ile gerçekleştirildi. TJA’nın tutuklu Sözcüsü Ayşe Gökkan konferansa mesaj göndererek, ‘Özgür olana kadar direneceğiz’ dedi. Konferans direnen kadınlara adandı.

Kadınlar bilinçlendikçe özsavunma arttı

Erkek-devlet şiddetinin 2022’de artarak yaygınlaşması, medyanın cinsiyetçi ve kadınları hedef gösteren dili, yargının faillerden yana kararları, özsavunmanın önemini bir kez daha ortaya koydu. Zihnen ve fiziken donanım sağlayacak çalışmalar düzenleyen kadın örgütlerinin çabaları sonuç verdi. Yıl boyunca onlarca kadın hayatını savunmak, şiddete boyun eğmemek için özsavunmasını kullandı.

HDP’li kadınlardan çalıştay: Savaşa değil kadına bütçe

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Kadın Meclisi,  “Toplumsal Cinsiyete Duyarlı Bütçe Çalıştayı” düzenledi.

Üçüncüsü düzenlenen çalıştayda erkek şiddeti, sendikal mücadeledeki kadınlar, ekolojide kadın temaları gündeme geldi. Milletvekilleri, çeşitli kadın sendikaları, feminist gruplar ile kadın örgütlerinin katıldığı çalıştayda, toplumsal cinsiyete duyarlı bütçenin yapılması gerektiği ele alındı.

Çalıştayda konuşan HDP Kadın Meclisi Sözcüsü Ayşe Acar-Başaran, iktidarı eleştirerek her defasında ranta ve savaşa dayalı bütçeleme yapıldığına dikkat çekti.

Futbol deyince Amedspor

Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) Kadınlar Süper Ligi B Grubu’nda mücadele eden Amedspor Kadın Futbol Takımı, ırkç ve cinsiyetçi saldırılara rağmen yıl boyunca ortaya koyduğu performans ile öne çıktı. Futbolu “erkek sporu” kalıbından çıkaran kadınlar, birçok maçta aldıkları puanlarla grubunda üst sıralara yükseldi.

Adım adım dünya kadın grevine

DİSK’in yayımladığı rapora göre; Türkiye’de her 4 kadından biri asgari ücrete dahi erişemiyor. AKP iktidarının kadınları aile içine hapseden cinsiyetçi uygulamaları, kadınların ucuz işgücü olarak güvencesiz koşullarda çalıştırılmasının önünü açtı.

İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi’nin (İSİG), raporuna göre; 2022’nin ilk 11 ayında 94 kadın iş cinayetlerinde yaşamını yitirdi. Kadınların gündeminde eşit işe eşit ücret, güvenceli çalışma şartları, çocuklar için kreş, işyerinde mobbing ve şiddete karşı önlemler gibi onlarca konu vardı. Dünya kadın grevi ise yine gündemdeki önemini korudu.

Aysel Tuğluk tahliye edildi

Cezaevinde tutulan ve annesinin cenazesine yapılan ırkçı saldırı nedeniyle demans hastalığına yakalanan Aysel Tuğluk, kadınların güçlü mücadelesiyle 26 Ekim’de tahliye edildi.

Tahliye edilerek tedavisinin dışarıda yapılması için “Aysel Tuğluk’a Özgürlük için 1000 Kadın” kampanyası başlatan kadınlar, Tuğluk için onlarca eylem ve etkinlik düzenlemişti.

Kadın sığınakları kurultayı: Aileci ve kayyumcu politikalara son

Rosa Kadın Derneği’nin ev sahipliğinde Amed’de 25. Kadın Sığınakları ve Da(ya)nışma Merkezleri Kurultayı gerçekleştirildi. “Aile Odaklı Devlet Politikaları Kadına Yönelik Erkek Şiddetiyle Mücadeleyi Nasıl Güçsüzleştiriyor?” başlığıyla gerçekleştirilen kurultaya farklı kentlerden yüzlerce kadın katıldı. Kurultayın sonuç bildirgesinde; İstanbul Sözleşmesi’ne yeniden imzacı olunması, Kadın ve Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Bakanlığı kurulması, her türlü erkek-devlet şiddetine karşı önlemler alınması, sığınaklar açılması, Kürt illerinde kayyum uygulamalarına son verilmesi, evlilik yaşının 18’e yükseltilmesi, çocuk istismarının önlenmesi, nafaka hakkının uygulanması gibi önemli talepler yer aldı.

Üniformalı şiddete itaat yok direniş var

Kürt kentlerinde uzun yıllardır uygulanan özel savaş politikaları, 2022’de de yaygınlaştırılarak devam ettirildi. Devlet ve iktidarın uzman çavuş, polis, korucular eliyle hayata geçirdiği cinsel saldırı, işkence ve katliamların cezasız bırakılması bu suçların artmasına yol açtı.  İpek Er’e tecavüz edip ölüme sürükleyen uzman çavuş Musa Orhan’ın cezasız bırakılması birçok yeni saldırıya yol açtı. Kürt kadın hareketi bu suçları ifşa eden, güçlü eylem ve kampanyalarla üniformalı şiddete karşı mücadelesini 2022’de de sürdürdü.

25 Kasım’da polis ablukası dağıtıldı

25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Mücadele Günü’nde örgütlü kadın gücünden korkan iktidar, bu yıl da polisin şiddetine ve işkencesine başvurdu. Amed’ten İstanbul’a, Wan’dan Ankara’ya sokaklara dökülen kadınlar, ne polis ablukasını, ne şiddeti ve işkenceyi ne de gözaltıları tanıdı. “21. yüzyıl kadınların yüzyılı olacak” diyen Kürt kadınları “Şiddete, savaşa, yoksulluğa karşı isyandayız” şiarıyla alanları doldururken, Türkiye’nin her kentinde “Jin, jiyan, azadi” sloganı atan kadınlar, şiddetsiz bir yaşam kuracaklarının mesajını verdi.

Katliamlara karşı sokakta isyan

Türkiye’de erkek şiddetine karşı ne  polisler ne yargı ne de iktidar görevini yerine getirdi. Kadınların katledilmesinin önünü açan onlarca yasayı bir bir devreye sokarak bizzat failleşen iktidar, yılın son günlerinde de şiddet üreten aile kurumunu ve başörtüsünü anayasal düzenlemeyle güçlendirecek bir yasa teklifini Meclis’e getirdi.

Jinnews’in basına yansıyan haberlerden derlediği verilere göre; 2022 yılında en az 348 kadın katledildi, 206 kadın ise şüpheli şekilde yaşamını yitirdi. Kırım boyutlarına ulaşan katliamlara karşı kadınlar alanlarda faillerin korunmasına ve erkek-devlet şiddetine isyan etti.

KADIN SERVİSİ 

#2022de #özgürlüğe #bir #adım #daha

Koç: Direnen Kürt kadınları hedef alınıyor

Kürt kadınlarının hedef alınmasını değerlendiren KNK Yürütme Konseyi Üyesi Nilüfer Koç, Kürt kadınlarının faşizan karakterli erkek sistemi yıktığını belirtti

Direnişle geçen 2022 yılı geride kalırken, özellikle Kürt kadınları bu yıla direnişleriyle damga vuran kadınlar oldu. Buna karşı saldırıların da hedefinde olan kadınlar yine de mücadele ve direnişten taviz vermiyor.
Kapitalist sisteme karşı alternatif bir yaşamın inşası mücadelesine öncülük eden Sakine Cansız, Leyla Şaylemez ve Fidan Doğan’ın katledilmesinden 10 yıl sonra, aynı mücadelede yer alan Nagihan Akarsel ve Emine Kara (Evin Goyi) birbirine benzerlik gösteren tetikçilerin hedefi oldu. Kürt kadını Deniz Poyraz da son yıllarda katledilen kadınlardan biri oldu.

Mücadelenin içine doğdu

Çocukluğundan beri mücadelenin içinde yer alan Poyraz, 17 Haziran 2021’de Halkların Demokratik Partisi (HDP) İzmir İl Örgütü binasına saldıran tetikçi Onur Gencer tarafından katledildi. Polis bağlantıları olduğu ve Suriye’de eğitim aldığı ortaya çıkan Gencer’e İzmir 6’ncı Ağır Ceza Mahkemesi’nce “Tasarlayarak kasten öldürme” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası, “Mala zarar verme” suçundan 4 yıl, “Konut dokunulmazlığını ihlal” suçundan 2 yıl , “Ateşli silahlar kanununa muhalefet” suçundan ise 3 yıl hapis cezası verildi.

Her kadın çalışmasında yer aldı

Katledilen diğer Kürt kadın ise Nagihan Akarsel oldu. Gazetecilik yapan ve yazar olan Akarsel son olarak Jineoloji alanında akademik çalışmalar yürütmek üzere Kuzey ve Doğru Suriye’ye, oradan Şengal ve Efrîn’e gitti. Akarsel, Rojava’da “Jinwar Kadın Köyü” ve “Andrea Wolf Enstitisü’nün” kuruluş aşamasında da yer aldı. Ardından jineoloji çalışmaları için Süleymani’ye geçti.

Akarsel, Süleymaniye’de 4 Ekim tarihinde Ankaralı İsmail Peker tarafından katledildi.

34 yıllık direniş

Katledilen bir diğer Kürt kadın ise ömrü direnişle geçen Emine Kara (Evin Goyi) oldu. 1988’de özgürlük mücadelesine katılan Kara, 34 yıl boyunca soluksuz bir mücadele vererek, Rojava’da DAİŞ’e karşı savaştı, kadın devriminin pratikleşmesinde öncülük etti. İŞID2e karşı savaşta yaralanan Kara, tedavi için Fransa’ya gitti. Yaşamını özgürlüğe adayan Kara, 23 Aralık’ta Fransa’nın başkenti Paris’te bulunan Ahmet Kaya Kürt Kültür Merkezi’ne saldıran William M. tarafından katledildi.

Kadın yüzyılı olacak

Kürt kadınlarının hedef alınmasını Mezopotamya Ajansı’ından Zemo Ağgözê değerlendiren Kürdistan Ulusal Kongresi (KNK) Yürütme Konseyi Üyesi Nilüfer Koç, Kürt kadın hareketinin 2000’li yıllardan itibaren “21’inci yüzyıl bizim yüzyılımız olacak” dediğine vurgu yaptı. Koç, “Kürt kadınları, bu gerçeklikten hareketle ‘erkek egemen sistemin dışında alternatif bir sistemi yaratmanın tam da zamanı’ diyerek, 21’inci yüzyıla daha hazırlıklı girdi. Kurdistan’da 1990’lı yıllarda başlayan Kürt kadın özgürlük hareketi, bir yandan kendi varlığını koruma, savunma bir yandan da eleştirdiği erkek egemen sisteme karşı alternatif sistem geliştirmede çok ciddi ilerleme kaydetti” dedi.

Kürt kadını faşizan erkek sistemi yıktı

İnsanlık adına yola çıkan tüm sosyalist hareketlerin deneyimlerinde ortak sloganın “devrimden sonra kadın sorunu çözülür” olduğunu belirten Koç, Kürt kadın özgürlük hareketinin bunu aştığını dile getirdi. Koç, “Kürt kadınları, insanlık tarihinin tecrübelerinden yepyeni bir çıkışla, zirveye de Rojava’da DAİŞ’e karşı verilen mücadeleyle yaptı. DAİŞ’i, erkek faşizmin zirvesi olarak tanımlıyoruz. 21’inci yüzyılda erkek egemenliği, toplumu teslim almanın yöntemini kadınları yok ederek DAİŞ vekaletiyle ulaştı. Ama beklenmeyen bir durum ortaya çıktı, Kürt kadını, bu faşizan erkek karakterli sistemi yıktı” dedi.

Öncü kadınlar hedef alınıyor

Yaşamı yaşanmaz hale getiren erkek egemen sistemlere karşı Kurdistan dışında çok fazla alternatiflerin olmadığını belirten Koç, Kurdistan’da bu alternatifin kadın öncülüğünde geliştiğini vurguladı. Bu temelde İran’da kadınlar öncülüğünde süren direnişe de değinen Koç, birçok devletin uğraştığı İran rejimini kadınların “jin, jiyan, azadî” felsefesiyle sarstığının altını çizdi. Koç, “Bu sloganın 30 yıllık tarihsel gelişiminde Evin Goyi’lerin katkıları var. Her şeyden önce de Öcalan’ın büyük katkısı var. Kürt kadın hareketi mücadele geliştirdikçe, teorik tanımı da Öcalan tarafından yapıldı. Kadının toplumu özgürleştirme mücadelesi 1994’ten başlayarak günümüzde ‘jin, jiyan, azadî’ olarak çıktı. Kürt kadın hareketinin yaşam felsefesi İran’ın zirvede olan erkek egemenlikli rejimini sarstı. Bu kadar güçlü bir mücadeleden bahsediyorum. Onun için öncü kadınlar hedef alınıyor” dedi.

Fransa saklamayamaz

Kürt kadınını katleden seçilmiş katil profillerinin çok benzer olduğuna da değinen Koç, “Sakine’leri katleden ‘hasta’ Türk’tü, bu ‘hasta’ Fransız, oyun aynı. İlk saldırıda bu katil profiliyle olayı kapatmaya çalıştılar ama ikinci saldırıda oyunları çok tutmadı. Erken deşifre oldu. Profil tutmayınca bu sefer Türkiye yetkilileri harekete geçti, ciddi bir panik yaşıyorlar. 26 Aralık’ta Türkiye, Fransa’ya nota verdi. Bu notada, ‘Fransız politikacılar, neden Kürtlerle aynı duruşu sergiliyor?’ denildi, halkın Kürtlerle dayanışmasını hedef alan bir açıklama vardı. Aradan dört gün geçti Türk Dışişleri Bakanı Fransa Dışişleri Bakanlığını arayıp aynı şeyi söyledi. Türkiye, verdiği notayla, ‘biz katlederiz ama Kürtler buna karşı konuşmasın’ diyor. Kürtlere teslimiyet dayatılıyor. Türkiye savaşı, sınır ötesine bir adım daha ilerletti ve Fransa üzerinden Avrupa’ya taşıdı. Avrupa’da da bu konuda tedirginlik var. Ama Kürtlerle dayanışma içerisinde olan çok ciddi bir kitle var. Bu da Fransa devletinin 2013’teki gibi ‘oyalamasına’ engel olacak” şeklinde konuştu.

HABER MERKEZİ

#Koç #Direnen #Kürt #kadınları #hedef #alınıyor