Ana Sayfa Blog Sayfa 1127

Twitter’da #TecrideSonÖcalanaÖzgürlük kampanyası

MED TUHAD-FED, PKK Lideri Abdullah Öcalan üzerinde devam eden ağırlaştırılmış tecride karşı sanal medya hesapları üzerinden “#TecrideSonÖcalanaÖzgürlük” adlı hashtag çalışması başlattı

Med Tutuklu ve Hükümlü Aileleri Hukuki ve Dayanışma Dernekleri Federasyonu (MED TUHAD-FED), PKK lideri Abdullah Öcalan üzerindeki ağırlaştırılmış tecride dikkat çekmek amacıyla, sanal medya hesabı üzerinden “#TecrideSonÖcalanaÖzgürlük” hashtag çalışması başlattı.

Yapılan paylaşımlardan bazıları şöyle:

“*Sayın Abdullah Öcalan şahsında uygulanan, tüm toplum ve cezaevleri üzerinde derinleştirilen tecridin kırılmasına yönelik tüm halkımızı ve duyarlı tüm demokratik kitle örgütlerini #TecrideSonÖcalanaÖzgürlük demeye çağırıyoruz.

*İmralı kapıları açılmalı, Sayın Öcalan’ın ve diğer tutsakların aile ve avukatlarıyla görüşü sağlanmalıdır. Tecrit insanlık suçudur. İmralı tecridine karşı ses olun!#TecrideSonÖcalanaÖzgürlük

* Sayın Abdullah Öcalan şahsında uygulanan tecrid, Türkiye halklarını derin bir çıkmaz içerisine çekmiştir. Barışa ve halkların birliğine giden yol, Sayın Öcalan üzerindeki ağır tecridin kaldırılmasından geçer. İmralı kapılarını açın, tecridi kaldırın.#TecrideSonÖcalanaÖzgürlük

Paylaşımlara kısa sürede çok sayıda sanal medya kullanıcısı da destek verdi.

İSTANBUL

#Twitterda #TecrideSonÖcalanaÖzgürlük #kampanyası

Kadıköy ve Üsküdar sokaklarında Kürtlere yönelik katliamlara tepki

HDP İstanbul Gençlik Meclisi, Kadıköy ve Üsküdar duvarlarına ‘Paris’ten Roboski’ye katledilen her bir Kürt için hesap soracağız’ yazılı kağıtlar yapıştırdı

Halkların Demokratik Partisi (HDP) İstanbul Gençlik Meclisi, 28 Aralık 2011’de Şırnex’ın Qılaban ilçesinde bulunan Roboski Köyü’nde 34 kişinin ve 23 Aralık’ta Fransa’nın başkenti Paris’te Emine Kara (Evîn Goyî), Mîr Perwer (M. Şirin Aydın) ve Abdurrahman Kızıl adlı 3 Kürt aktivistin katledilişini protesto etmek için Kadıköy ve Üsküdar’da bulunan duvarlara “Paris’ten Roboski’ye katledilen her bir Kürt için hesap soracağız” yazılı kağıt yapıştırdı.

Kaynak: MA

#Kadıköy #Üsküdar #sokaklarında #Kürtlere #yönelik #katliamlara #tepki

Kobanê Davası: ‘Tanıkların’ işverini MİT

Kobane Davası’nda söz alan Avukat Ali Bozan, tanık Menderes Öner’in para karşılığında MİT’e bilgi sattığını itiraf ettiğini hatırlatarak, ‘Öner’İn işvereni MİT, davada katılan olarak yer alıyor’ dedi

IŞİD’in Kobanê’ye yönelik saldırılarına karşı 6-8 Ekim 2014’de gerçekleşen protestolar gerekçe gösterilerek Halkların Demokratik Partisi (HDP) eski Eş Genel Başkanları, Merkez Yürütme Kurulu (MYK) üyelerinin de aralarında bulunduğu 17’si tutuklu 108 ismin yargılandığı Kobanê Davası’nın 20’nci duruşmasının 8’inci oturumu, Sincan Cezaevi Kampüsü Duruşma Salonu’nda görüldü.

Ankara 22’nci Ağır Ceza Mahkemesi heyeti tarafından görülen davanın duruşmasına verilen aranın ardından HDP eski MYK üyesi Ayşe Yağcı, hakkında somut delilin ortaya konulmadığını, Ulaş adlı gizli tanığın soyut ve kanıtlanmamış iddiaları üzerinden tutukluluğunun devam ettiğini söyledi.

Aynı tanıklar ve benzer iddialar üzerinden yargılama yapıldığına dikkat çeken Yağcı, “Hukuksuz biçimde başka tanıklar da dinlediniz. O tanıkların beyanları ile gizli tanıkların beyanlarındaki çelişkiler de ortaya çıktı. Seçim mi bekleniyor, neyi bekliyorsunuz bilemiyoruz” diye konuştu.

Siyasetçi Dilek Yağlı, heyetin ara kararda kullandığı “Yakınma” sözcüğünü kabul etmediklerini belirterek, şunları söyledi: “Biz burada yakınmıyoruz. Haklarımızı savunuyoruz. Ne 2014 soruşturmasında ne de bugün söylediklerimizi geri alan, tutarsız ifade göremezsiniz. Hukuk dışı olan bu iddianameye karşı kullandığımız her cümle doğrudan yargı alanına, onun adil bir zemine çekilmesine ilişkin. Siyaset yapma özgürlüğü hakkımız ve diğer haklarımızın iadesi için hukuka uygun karar vermeniz gerekiyor.”

‘Tanıklar usule aykırı dinlendi’

Av. Ali Bozan, Aynur Aşan hakkında Sami Baran ve Ulaş’ın beyanlarına değinerek, şu ifadeleri kullandı: “Her iki tanığın da beyanlarının soyut olduğu açık. Baran, soruşturma aşamasındaki beyanlarını hangi koşullarda verdiğini ve kabul etmediğini dile getirdi. Ulaş’ın beyanları da soyut. Tanığa doğrudan soru sorma hakkımız kısıtlanarak bir hafta sonu beyanları dinlendi. Ulaş usule aykırı dinlenmiştir ve beyanları kabul edilemez. Kovuşturma aşamasında dinlenen gizli tanıklar mahkemenizin temin ettiği tanıklardır. Mahkemeniz dosya kapsamında dinlenen bütün tanıklara kişilerin Kobanê olayları ile ilgisi olup olmadığını sorduğunuz ama onlar ‘Kobanê ile ilgileri yoktur’ diye beyanda bulundular. Terörle Mücadele Şubesi (TEM) tarafından gizli tanıklar hazırlanıyor. Bu nedenle de duruşmayı takip ediyorlardı. TEM’in salondan çıkarılmasına yönelik taleplerimiz de reddedilmişti.”

‘Tanıkların’ işverini MİT

Tanık Menderes Öner’in para karşılığında MİT’e bilgi sattığını itiraf ettiğini anımsatan Bozan, “İşvereni MİT de dosyada katılan olarak yer alıyor. Mahkemenin temin ettiği bir diğer tanık Merdan Rüştü Ovalıoğlu, tahliye edilme karşılığında bu dosyada tanıklık eden birisi. Ovalıoğlu’nun daha önceki ifadelerini talep etmiştik. Bu talep dosyadaki çelişkileri göstereceği için reddettiniz. Müvekkilim Aynur Aşan’ın tutukluluğu bir yılı geçti. Zeynep Ölbeci’nin birleşen dosyasında mahkemenizce sorgulamasının yapılmaması tutuk halinin devamı gerekçesi olarak sunulamaz. Mersin’de zaten sorgulaması yapıldı. 7 yıl boyunca kaçmadığı dosyadan bu saatten sonra da kaçması beklenemez” dedi.

Meryem Adıbelli’nin avukatı Merdan Acun, müvekkili hakkında tutukluğuna devam kararında gizli tanık beyanlarının ve belgeye dayanmayan iddiaların gerekçe olarak gösterildiğini söyledi. Duyuma dayalı beyanların olduğuna dikkat çeken Adıbelli, “Tanık Kerem Gökalp ifadelerinde tanıkları tanımadığını ve KCK biriminde yönetici olduğunu beyan etmiştir. Bu durumunda Gökalp’ın Adıbelli’yi tanımaması mümkün değildir. Bu kapsamda tanıkları beyanları birbiri ile çelişki içermektedir. Suç isnatları ile alınmış beyanlar söz konusudur. Adıbelli’nin bunca süredir tutuklanması hakkaniyete aykırıdır. Adıbbelli’nin safra kesesinde bulunan taşla birlikte hayati tehlikesini etkileyecek hastalığı mevcuttur. Dosyadaki tanıkların çelişkili beyanları ve hastalık durumu göz önünde bulundurularak tahliyesini talep ediyoruz” şeklinde konuştu.

‘Olmayan şeyler olmuş gibi gösterildi’

Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi eski Eşbaşkanı Gültan Kışanak’ın avukatı Mehmet Emin Aktar, davanın bir kumpas davası olduğunu ve HDP’li siyasetçileri itibarsızlaştırma amacı taşıdığının altını çizdi. O dönem HDP’de siyaset yürütmeyen Kışanak hakkında tutuklama kararı verilmeyeceğini belirten Aktar, tahliyesini talep etti.

Av. Mesut Beştaş da iddiaların altının doldurulmaya çalışıldığını ve tanıkların beyanlarının soyut olduğunu belirtti. İddianame ve mütalaada soyut ve birbiriyle çelişen iddiaların bulunduğuna değinen Beştaş, “Adalet Bakanlığı’na davayı ileri götürecek bir yazı yazmanızı talep ediyoruz. Bu dosyanın tamamı şizofrenik bir yaklaşım ile incelendi. Olmayan şeyler olmuş gibi gösterildi” diye konuştu.

Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) eski Eş Genel Başkanı Sebahat Tuncel’in avukatı Cemile Turhallı Balsak, kamu düzenini bozduğu iddia edilen fillerle ilgili suç atfedilebilecek bir fiilin olmadığını vurgulayarak, masumiyet karinesine değindi. Balsak, şunları söyledi: “Şüpheden sanık yararlanır maddesi gereğince müvekkillerin başından beri tutuksuz yargılanması gerekirdi. Tanıklarla ilgili olarak tüm tutarsızlık ve çelişkileri tüm aşamalarda dile getirdik. Duyumlar bir tutuklama gerekçesi olamaz. Tutuklama yerine başvurabileceğiniz bir tedbir varsa onu uygulamanız gerekir.”

Ayla Akat Ata’nın avukatı Çiğdem Kozan, mahkemenin ve savcılığın Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) insan haklarına bağlı olduğunu belirterek, Demokratik Toplum Kongresi’nin (DTK) illegal yapı olmadığı kararına uyulması gerektiğini söyledi.

Nazmi Gür’ün sağlık durumunu belirten raporu mahkemeye sunduklarını belirten avukat Onur Ardık da tahliye talebinde bulundu.

Duruşmaya ara kararın açıklanması için ara verildi.

Kaynak: MA

#Kobanê #Davası #Tanıkların #işverini #MİT

Kürt kadınlar ile dayanışma komitesinde yer alan Arjantinli Lepratti yaşamını yitirdi

İnsan hakları ve adalet için mücadele eden ve Kürt halkının mücadelesine aktif destek veren Celeste Lepratti, geçirdiği ağır hastalık nedeniyle yaşamını yitirdi

İnsan hakları aktivisti ve Arjantin Kürdistan Kadın Hareketi ile Dayanışma Komitesi Üyesi, Celeste Lepratti, geçirdiği ağır hastalık sonucu 45 yaşında hayatını kaybetti.

Celeste Lepratti, Aralık 2001’de sosyal hak ve özgürlükler için Arjantin’de gerçekleşen halk ayaklanmasında polis baskınları sonucunda katledilen 38 aktivist içinde yer alan Claudio “Pocho” Lepratti’nin kız kardeşiydi.

19-20 Aralık 2001’de 38 kişinin hayatını kaybettiği “Kara Aralık” ayından beri kurumsal şiddete karşı mücadele bayrağını yükselten Celeste Lepratti, o tarihten itibaren insan hakları ve adalet için mücadeleyi hiç bırakmadı.
Diktatörlük zamanında kaçırılarak katledilen insanların çocuklarının devlet tarafından usulsüz bir şekilde evlatlık verilmesine karşı (evlatlık verildikleri insanlar devlet tarafından gizlendi) Plaza de Mayo Anneleri ile birlikte kayıp bebeklerin bulunması için çalışmalarda yer aldı. 2016 yılından beri Kürdistan kadın hareketini yakından takip eden Celeste Lepratti, Şubat 2022 tarihinden beri Kürdistan Kadın Hareketi ile Dayanışma Komitesi’nde yer aldı.

Nisan ayında Federe Kürdistan’a başlayan saldırılarla birlikte bulunduğu şehirden Kürdistan’daki savaşa karşı eylem ve etkinliklerde aktif yerini aldı.

En son Kasım ayından itibaren Arjantin’de başlatılan kimyasal silah kullanımına karşı kampanyanın çağrıcılarından olan Celeste Lepratti, Kürdistan halkının haklı mücadelesi için katıldığı her yerde halklar arasında bir köprü rolü oynadı.

Kaynak: ANF

#Kürt #kadınlar #ile #dayanışma #komitesinde #yer #alan #Arjantinli #Lepratti #yaşamını #yitirdi

İnfazı 2 kez ertelenen Yıldız tahliye oldu

İnfazı 2 kez ertelenen tutuklu Hamza Yıldız, cezaevi çıkışında ‘Bijî berxwedana zindanan’ sloganlarıyla karşılandı

Amed’in Farqin (Silvan) ilçesinde 2016 yılında gözaltına alınan ve ardından çıkarıldığı mahkemede “örgüt üyesi” olmak iddiasıyla 6 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırılan Hamza Yıldız, cezanın infaz süresi olan 4 yıl 8 ay 5 günlük süresini 28 Aralık 2021’de bitirdi.

Ancak Cezaevi İdari Gözlem Kurulu (İGK) Yıldız’a “Pişmanlık” dayatmasında bulundu. Pişmanlık dayatmasının kabul etmeyen Yıldız hakkında “İyi halli” değil denilerek tahliyesi 6 ay ertelendi. 28 Temmuz 2022’de kurula çıkmadığı gerekçesiyle Yıldız’ın tahliyesi ikinci kez uzatıldı.

Tahliyesi 2 defa uzatılan Yıldız bugün cezaevinden çıktı. Ailesi onu karşılamak için yaşadığı Farqîn’den, Amed Cezaevi önüne geldi. Yıldız cezaevi önünde Amed Tutuklu ve Hükümlü Aileleri ile Yardımlaşma Derneği (TUAY-DER) ve cezaevi arkadaşları tarafından “Bijî berxwedana zindanan” sloganlarıyla karşılandı.

Barışın simgesi olan güvercinleri uçuran Yıldız ardından ailesiyle birlikte Farqin’e doğru yola çıktı.

Kaynak: MA

#İnfazı #kez #ertelenen #Yıldız #tahliye #oldu

Bornova’da inşaat vinci devrildi: En az 5 kişi yaşamını yitirdi

Bornova’da bir otel inşaatında kule vincin bir kısmı devrildi. İnşaat vincinin devrilmesi sonucu ilk belirlemelere göre 5 kişi hayatını kaybetti

İzmir Bornova’da yer alan bir inşaatın vinci yola devrildi. İzmir Valisi Yavuz Selim Köşger, beş kişinin öldüğünü, iki kişinin yaralandığını açıkladı.

Kamil Tunca Caddesi’nde yapımı süren yaklaşık 25 katlı bir inşaatta kurulu vinç yıkıldı. Vinç operatörü olay yerinde hayatını kaybederken vinç parçaları işçilerin kaldığı konteynerin üzerine düştü.

Olayla ilgili konuşan İzmir Valisi Yavuz Selim Köşger, beş kişinin öldüğünü, iki kişinin yaralandığını açıkladı.

Bornova Belediye Başkanı Mustafa İduğ, vincin bir otel inşaatına ait olduğunu söyledi. İduğ, dört kişinin öldüğünü üç kişinin de Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) ekipleri tarafından arandığını söyledi.

İZMİR

#Bornovada #inşaat #vinci #devrildi #kişi #yaşamını #yitirdi

2022 yılı Alevilerin; nefret söylemlerine, hak gasplarına karşı direndiği bir yıl oldu

2022 yılı Alevilere yönelik asimilasyon, hak ihlalleri, saldırı ve nefret söyleminin katmerleşerek derinleştiği bir yıl oldu. Aynı zamanda AKP-MHP blokunun Alevileri ‘hizaya getirme’ planına karşı Aleviler/Alevi kurumları daha örgütlü bir mücadele hattını örerek ülkenin birçok yerinde alanlara çıktı. Bu yıl Alevilerin “Eşit yurttaşlık talebimizden vazgeçmiyoruz” mesajını verdiği bir yıl oldu.

2022 yılı AKP-MHP iktidarının Alevilere karşı yürüttüğü kültürel ve inançsal soykırım hamlesinin zirveye çıktığı bir yıl oldu.

Başvurulan asimilasyon politikaları, kullanılan nefret söylemleri, çok yönlü hak ihlalleri, çıkarılan torba yasalar ve uygulanan yasaklara karşı Alevilerin de daha örgütlü bir mücadele hattı örmesiyle umudun, direnişin ve değişim isteğinin büyüdüğü bir yıl oldu. Aleviler, her dönem olduğu gibi bu yıl da baskı, şiddet, asimilasyon sarmalına karşı ülkenin birçok yerinde sokağa çıkarak ‘Demokratik Cumhuriyet ve Eşit Yurttaşlık’ taleplerini haykırdı.

Ülke yönetimini 20 yıldır elinde tutan AKP, izlediği otoriter politikalarla hemen her alanda Alevilerin hak arayışını ve eşit yurttaş olma talebini tırpanlanmaya devam etti. AKP, kuruluş döneminde verdiği özgürlükçü görüntü ve mesajların aksine, iktidarı eline geçirdikçe geçmişe rahmet okutan uygulamalara imza attı.

Hak ihlalleri ülkenin dört bir yanında ev işaretlemeleri, zorunlu din dersleri, eğitimde ihlaller, cemevlerinin ibadethane olarak kabul edilmemesi ve elektriklerinin kesilmesi, cemevleri önüne korsan hoparlör takılarak ezan okunması, köylere cami dayatması, hizmet verilmemesi, cemevlerini belediyelerin yönetmesi, gözaltı ve tutuklamalar, nefret söylemleri, cenazelere saldırı, mezar yerlerinin tahrip edilmesi, HES-JES projeleri, yaşam alanlarının yasaklı bölge ilan edilmesi, festivallerin yasaklanması ve orman yangınları şeklinde devam etti.

AKP-MHP koalisyonu, çıkarılan Kanun Hükmünde Kararnameler, torba yasalar ve daha bin bir türlü baskı ve yönelimlerle Alevileri pasifize etme ‘hizaya getirme’ çabasına girdi. Buna karşın Türkiye demokrasi cephesinin ana dinamiklerinden Alevi toplumunun demokrasi ve özgürlük mücadelesi de tarihsel ve kültürel geçmişine denk bir ivme kazandı.

AKP’NİN TORBA YASASI ALEVİLERİN GÜNDEMİNDE İLK SIRADA

Alevi toplumu açısından yıl içinde yaşanan gelişmeler bazı temel başlıklarla şöyle:

AKP-MHP iktidar bloku yıllar önce rafa kaldırdığı sözde ‘Alevi açılımını’ yeniden masaya getirdi. İçişleri Bakanlığı yetkilileri, Türkiye genelindeki birçok cemevini dolaşarak, fiziki ve maddi eksikliklerin karşılanması noktasında çalışma başlattılar. Tartışmalara da neden olan bu faaliyetler, cemevlerinin “kültür merkezi” olarak tanımlanması, dedelere maaş bağlanması, cemevinin su ve elektrik giderlerinin karşılanması ve Diyanet benzeri “Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı”nın kurulması gibi başlıklar etrafında kamuoyuna yansıdı. Alevi toplumu ve örgütlerinin rızasını alınmadan atılan bu adımlar büyük tepki ile karşılandı. Örgütlü Alevi toplumu, iktidarı samimi bulmadıklarını çok kez dile getirdiler.Aleviler, Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile kurulduğu duyurulan Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’na ve torba yasaya karşı ülkenin birçok yerinde alanlara çıkarak, “Eşit yurttaşlık talebimizden vazgeçmiyoruz” mesajı verdi.

ALEVİLER, AKP’NİN HAMLELERİNE SOKAĞA ÇIKARAK CEVAP VERDİ

8 Alevi örgütü, AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın gece yarısı çıkardığı kararname ile kurulduğu duyurulan Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’na  ve torba yasaya karşı İstanbul, İzmir, Ankara, Mersin, Adana, Dersim, Muğla, Aydın, Adıyaman, Balıkesir, Bursa, Antalya, Maraş, Urfa, Kocaeli, Antep gibi birçok il ve ilçede alanlara çıktı. Kitlesel yürüyüş gerçekleştiren ve açıklama yapan Alevi örgütleri, “Torba yasa değil eşit yurttaşlık talep ediyoruz” diye seslendi.

ALEVİ ÖRGÜTLERİ BÖLGELERİ DOLAŞTI

Torba yasaya karşı 8 Alevi çatı örgütünün çağrısı ile bağımsız cemevleri ve yöre derneklerinin yöneticileriyle toplantı yapıldı.

Ankara, İstanbul, İzmir, Erzincan, Dersim, Malatya, Adıyaman, Urfa, Varto, Hınıs, Kars, Kocaeli, Sivas, Yozgat, Balıkesir gibi illerde yapılan toplantılarda, AKP iktidarının İçişleri Bakanlığı aracılığıyla gerçekleştirdiği ‘ihtiyaç’ ziyaretleri, 2009 yılından beri devam eden açılım süreçlerinin seyri, Alevi kurumlarının ‘kayyım’ olarak değerlendirdiği “Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı” hamlesi, dedelere kadro gibi Aleviliği bekleyen tehlikelere dikkat çekilerek, yol haritası belirlendi.

BÜYÜK ALEVİ KURULTAYI

Devletin Alevi toplumunu bölen, örgütlü yapısını dağıtan, inancını karartan ve başkalaştıran, kazanılmış haklarını yok sayan, kanuna ve yasaya hapseden hamlelerine karşı Alevi örgütleri 2022 yılının son etkinliğini 25 Aralık’ta İstanbul Yenikapı’da Büyük Alevi Kurultayı ile gerçekleştirdi.

Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF), Alevi Dernekleri Federasyonu (ADFE), Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK), Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV), Alevi Kültür Dernekleri (AKD), Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) ile Demokratik Alevi Dernekleri’nin (DAD) çağrısıyla “Laik ve demokratik bir Türkiye için buluşuyoruz” başlığı altında İstanbul Yenikapı’da büyük bir kurultay gerçekleştirildi.

Torba yasanın geri çekilmesi ve Alevilerin gasp edilen haklarının bir an önce verilmesi talebi yüzlerce Alevi örgüt temsilcisi ve 10 bini aşkın yurttaş tarafından kamuoyuna duyuruldu.

Kurultaya katılan Alevi kurum başkanlarının konuşmaları ve sonuç bildirgesinde; Demokratik, sivil, özgürlükçü bir anayasanın hazırlanması ve Alevilerin eşit yurttaşlık temelinde demokratik haklarının anayasal güvence altına alınması gerektiği mesajları verilirken bunun dışındaki adımların aldatmacadan başka bir anlam içermediği mesajları yer aldı.

Kurultayda, “Cumhuriyetin birinci yüzyılını inkar imha ve katliamlarla geçiren Alevi toplumu yeni bir yüzyıla girerken aynı tekrar ile karşılaşmayı kabul etmeyecektir, buna karşı demokratik mücadelesini yükseltecektir” şeklinde ortak tutum dile getirildi. Kararlılık ve birlik görüntüsü kurultaya damga vurdu.

GARİP DEDE VAKFI’NDA ALEVİ AKADEMİSİ BAŞLADI (8 OCAK)

Garip Dede Vakfı Alevi Akademisi, 24 akademisyenin katıldığı ve iki etapta oluşan sosyal bilimler perspektifinden Aleviliğe bakış, arşiv merkezi oluşturma ve Aleviliğe dair alan araştırmaları yürüttüğü çalışmalarına başladı. Konferans salonunda yürütülen ve ilgi gören akademi çalışma ve eğitimleri yüz yüze yapılırken, çevrimiçi katılım imkanına da sahipti.  GADEV Alevi Akademisi “Sosyal Bilimler perspektifinden Aleviler/Alevilik (2)” eğitim programının 29 Ocak 2023 tarihinde yeniden başlayacak.

ERDOĞAN, AVRUPA ALEVİ HAREKETİNİ HEDEF ALDI

Cumhurbaşkanı Erdoğan Siirt’te katıldığı bir programda Almanya’daki Alevi hareketini hedef alarak, “Alman devleti bundan 2 yıl öncesi rakamla 30 milyon Euro bunlara parasal destekleri de olmuştu” söyleminde bulundu.

Almanya Alevi Birlikleri Federasyonu’ndan yanıt gecikmedi. Federasyon, Almanya Federal Parlamentosu’na verdikleri soru önergesinin cevabında, 7 yıl içerisinde Almanya Alevi Birlikleri Federasyonu’na verilen miktarın 1 milyon 217 bin euro olduğunun açığa çıktığını belirti.  AABF, “Yalancının mumu yatsıya kadar yanar. Erdoğan’ın yalanını belgelerle ispatladık” dedi.

Ayrıca bu konuda Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK) Eşit başkanları tarafından Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın gerçekleri çarpıttığı gerekçesiyle Türkiye’de açılmak istenen dava Türkiye yargısı tarafından kabul edilmedi.

BAF GEÇMİŞ DÖNEM BAŞKANI İSRAFİL ERBİL GÖZALTINA ALINDI

Britanya Alevi Federasyonu (BAF) önceki dönem Genel Başkanı İsrafil Erbil, İzmir’de kaldığı otelde gözaltına alındı. Maraş Katliamı’nda yaptığı konuşmadan kaynaklı hakkında açılan davaya bakan savcılık makamına hakaret ettiği iddia edildi. Erbil daha sonra serbest bırakıldı.

ALEVİ MAHALLESİ URFA KISAS’A DOĞALGAZ BAĞLANMADI

Urfa’nın Haliliye ilçesine bağlı Alevi mahallesi olan Kısas’ın doğalgazdan yoksun bırakılması sorunu HDP Urfa Milletvekili Ayşe Sürücü tarafından meclis gündemine taşındı. Sürücü, Kısas Mahallesi’nin çoğunlukta Alevi yurttaşların yaşadığı bir mahalle olduğunu hatırlatarak, “Alevi halkının yoğunlukta olduğu Kısas Mahallesi’nde neden doğalgaz bulunmamaktadır?” diye sordu.

ZORUNLU DİN DERSİNE KARŞI İMZA KAMPANYASI

Demokrasi Konferansı bileşenlerinden olan Aleviler öncülüğünde, zorunlu din derslerinin ana sınıfına kadar indirgenmesine karşı imza kampanyası yapıldı. 20. Milli Eğitim Şurası’nda alınan kararların uygulanma ihtimaline karşı, Aleviler öncülüğünde demokrasi güçleri ‘Eşit yurttaşlık temelinde özgür bir toplum için laik ve bilimsel bir eğitim istiyoruz’ başlığıyla bir imza kampanyası başlattı. Kampanyanın etkisiyle ana sınıfına getirilmek istenen din dersi askıya alındı.

PİR ALİ EKBER FİRİK HAKK’A YÜRÜDÜ

Sözlü geleneğin son temsilcilerinden olan Dersim Ovacıklı Firik Dede’nin oğlu Derviş Cemal Ocağı pirlerinden Ali Ekber Firik, 12 ocak 2022 tarihinde Dersim’de devlet hastanesinde Hakk’a yürüdü. Firik, Munzur Baba Cemevinde Hakk’a uğurlandı.

TV10 VE CAN TV KURUCULARINDAN HÜSEYİN NARLI HAKK’A YÜRÜDÜ

Yakalandığı kanser hastalığı nedeniyle 10 Ocak’ta Almanya’da Hakk’a yürüyen CAN TV programcısı ve yorumcusu Gazeteci Hüseyin Narlı’nın kaybı büyük üzüntü yarattı. Türkiye devrimci hareketindeki öncülüğü ve Alevi hak mücadelesindeki emeği ile tanınan Narlı, 13 Ocak günü Hakk’a uğurlandı.

DAD, “3. DERSİM PİRLER ANALAR ÇALIŞTAYI” DÜZENLEDİ

Demokratik Alevi Dernekleri Genel Merkezi, “Ocağa İkrar, Yola Talip, Birliğe Davet” şiarıyla 3’üncü Dersim Pirler Analar Çalıştayı düzenledi. Çalıştaya, Türkiye’nin dört bir yanında bulunan Kürt ve Türkmen Alevi pirleri, anaları, talipleri ve yazarlarının yanı sıra kentte bulunan siyasi parti ve sivil toplum örgütü temsilcileri katıldı. Çalıştayın sonuç bildirgesi, Nazimiye’de bulunan Düzgün Baba Cemevinde yürütülen cem sonrasında kamuoyu ile paylaşıldı.

ROMAN ALEVİLER/ABDALLAR ASİMİLASYONA DİRENİYOR

İzmir’de Roman Alevilerin/Abdalların yoğun yaşadığı Kuruçay Mahallesi’nde bulunan yüzyıllık ziyaret olan Karadede Ziyareti doğanın ve zamanın getirdiği aşınmalara karşı ayakta kalmaya çalışıyor. Abdalların, 1900’lü yıllarda yerleştiği bu mahalle son 20-30 yılda tarikat ve cemaatlerin hedefi haline geldi.

AKP’Lİ İBB MECLİS ÜYESİ KAYNAR’DAN ALEVİLERE HAKARET

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Meclisi toplantısında, Pendik’teki İBB’ye ait sosyal konutların ilçedeki gecekonduların tasfiyesinde kullanılmak üzere tahsis edilmesine ilişkin çıkan tartışmada, “Aynı Bektaşilerin ayet okuması gibi yarısını okuyarak bu işi geçiştirmeye çalışıyorlar” dedi. Alevilere yönelik bu ayrımcı sözler nedeniyle Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF), Pir Sultan Abdal Kültür Dernekleri (PSAKD) ve Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV) yöneticileri savcılığa suç duyurusunda bulundu.

İSLAMCI MURAT ÖZER VE MEHMET METİNER’DEN ALEVİLERE HAKARET

Bir televizyondaki tartışma programına katılan gerici yazar Murat Özer’in “Cemevleri aslında uydurma bir isim, insanlar cemevi kelimesini uydurmak zorunda kaldılar” sözlerine AKP’li Mehmet Metiner destek verdi.Gelen tepkiler sonrasında yayınladığı yazıda Metiner, “Cemevleri, Alevilerin tarihinde var olan bir kurum değildir” dedi ve sözleri Alevi kamuoyunda sert tepki ile karşılandı. Alevi kurumları Murat Özer ve AKP’li Mehmet Metiner hakkında suç duyurusunda bulundu.

ALEVİ DERGAHLARI KİRA KISKACI ALTINDA

İstanbul Kadıköy’de bulunan 700 yıllık Şahkulu Sultan Dergâhı’nın, Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne ödediği aylık kira 2 bin lira zamlanarak 15 bin 600 liraya yükseltildi. Dönemin Şahkulu Sultan Dergâhı Başkanı Mehmet Çamur, “Hangi cami, kilise, havra ve diğer inançlara mensup gruplar devlete kira ödemektedir? Neden bu kira sadece Alevilerden alınmaktadır?” diyerek tepki gösterdi.

CEMEVLERİNE GELEN YÜKSEK ‘TİCARATHANE’ FATURALARI

İstanbul Küçükçekmece’deki Garip Dede Kültür ve Cemevi Derneği’ne 2 Şubat tarihinde 30 bin 60 TL elektrik ve 11 bin 847 TL doğal gaz faturası geldi, şirket tarafından düzenlenen elektrik faturasının ‘tüketici grubu/sınıfı’ kategorisinde ‘ticarethane tarifesi’ yazılması tepki ile karşılandı. Alevi kurumları, İstanbul Anadolu ve İstanbul Adalet Sarayı’nda bir kez daha dava açtı.

ALEVİLERE HAKARET EDEN ŞAHIS TEPKİLER SONUCU TUTUKLANDI

Yakup Tilki isimli sosyal medya kullanıcısı, internet uygulaması üzerinden yaptığı paylaşımda Alevilere küfürler yağdırıp, ‘Bunlar kafir’ ifadelerini kullandı. Görüntülerin sosyal medyada paylaşılmasıyla büyük tepki toplayan şahıs, ‘Halkı kin ve düşmanlığa sevk etmek’ suçundan tutuklandı.

DÜZGÜN BABA CEMEVİ YÖNETİCİLERİNE KAYMAKAM TEHTİDİ

Dersim’in Nazimiye ilçesinde bulunan Düzgün Baba Cemevi’ne son 3 yılda 60 bin lira para cezası kesilmesine yönelik açıklama yapan Cemevi Başkanı Sinan Kırmızıçiçek, tepki gösterdi. Olayın basına yansıması sonucu Nazımiye Kaymakamı Uğur Tutkan, 12 Şubat tarihinde kolluk kuvvetleri ile cemevine giderek, eli silahlı bir şekilde çektirdiği fotoğrafı sosyal medyada paylaştı. Büyük tepki çeken kaymakam “Yanlış anlaşıldım” dedi.Nazımiye Cemevi başkanı ve Dersim Barosu, ”Nazmiye Kaymakamı hakkında suç duyurusunda bulundu.

ALEVİLER ZORUNLU DİN DERSİNE KARŞI ALANLARDAYDI

Alevi kurumları öncülüğünde, “Zorunlu din dersleri kaldırılsın. Demokratik ülke, laik eğitim istiyoruz” şiarıyla 27 Şubat’ta ülkenin birçok ilinde sokağa çıkan demokrasi güçleri hak ihlallerine ve ayrımcı politikalara tepki göstererek eşit yurttaşlık talebini haykırdı.

ALEVİ MÜDÜRE KUMPAS

Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı başmüfettişin ‘Alevi’ okul müdürünü görevden almak için sicilini bozduklarını içeren bir yazışmayı, yanlışlıkla 20 kişilik müfettiş grubuna gönderdiği ortaya çıktı ve savcılık bunun üzerine MEB’de soruşturma başlattı.

ŞAH KALENDER TÜRBESİ CAMİYE ÇEVRİLDİ

Ankara’nın Çubuk ilçesine bağlı Sele Köyü’nde bulunan ve Alevi toplumu için kutsal olan Şah Kalender Veli Türbesi 7 mart tarihinde camiye çevrildi.

AKD NARLI CEMEVİNİN ELEKTİRİĞİ KESİLDİ

Güncel elektrik faturası 13 bin TL olarak gelen Alevi Kültür Dernekleri (AKD) Maraş Narlı Şubesi Cemevi’nin 8 mart tarihinde elektriği kesildi.

Konuya ilişkin cemevi önünde açıklama yapan AKD Narlı Şube Başkanı Tahir Ortaş ile yönetim kurulu üyesi Vakkas Urul, “Bir kez daha söylüyoruz, eşit yurttaşlık talebimizi haykırıyoruz. Cemevleri ibadethanemizdir. Elinizi çekin.” dedi.

PİRHA’YA ERİŞİM ENGELİ “pirha.org” İLE YOLA DEVAM

2016 yılından bu yana yayın hayatını sürdüren ajansımız Pir Haber Ajansı’nın (PİRHA) internet sitesine 9 mart tarihinde Hatay 1’inci Sulh Ceza Hakimliği kararıyla hiçbir gerekçe gösterilmeden erişim engeli getirildi.

Pir Haber Ajansı Yönetim Kurulu yaptığı yazılı açıklamada, Alevi toplumunun sesi olan ve 6 yıldır aralıksız haber üreten ve kendi alanında bir ilk olan Pir Haber Ajansı’na Hatay 1. Sulh Ceza Hakimliği kararıyla hiçbir gerekçe gösterilmeden erişime kapatıldığını, buna karşı hukuki mücadeleyi başlattıklarını ve bundan böyle ajansın pirha.org ile yoluna devam edeceğini bildirdi.

ALEVİ AKADEMİSYENLER FİŞLENDİ

Adnan Menderes Üniversitesi eski Rektörü Prof. Dr. Cavit Bircan’ın, iftiradan yargılandığı mahkeme dosyasına yansıyan kişisel bilgisayarındaki fişleme raporunda, Alevi ve sol görüşlü akademisyenleri fişlediği, fişleme yaptığı bazı akademisyenlere yönelik YÖK’e ve CİMER’e de ihbarda bulunduğu ortaya çıktı. Cavit Bircan hakkında “Şikayet yok” denilerek soruşturma açılmadı.

ALEVİ FEDERASYONLARI HUKUK BİRİMİ KURULDU (17 MART)

“Alevi Federasyonları Hukuk Birimi” adıyla ortak bir hukuk komisyonu kurma kararı alan Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF), Alevi Vakıfları Federasyonu (AVF) ile Alevi Dernekleri Federasyonu (ADFE) ilk toplantısını gerçekleştirdi. 17 mart tarihinde kurulan 15 kişilik hukuk biriminde üç federasyon başkanının yanı sıra ADO Başkanı Doğan Bermek de yer aldı

NEWROZ BAYRAMI COŞKU İLE KUTLANDI

Ortadoğu halklarının ve inançlarının tarihinde önemli bir yer tutan Newroz bayramı bu yıl da alanlarda ve çeşitli mekanlarda coşku ile kutlandı. Aleviler, baharın gelişini müjdeleyen Newroz bayramını kimi zaman cemevi bahçesinde ateş yakıp deyiş söyleyerek, kimi zaman da evlerinde Hawtemal vererek kutladı. Ülkedeki birçok dergah ve cemevinin yanı sıra Alevilerin yaşam alanları olan köylerde de ateşler yakılıp semahlar dönülerek Newroz bayramı kutlandı.

YOLU AÇILMADIĞI İÇİN CENAZE 5 GÜN CEMEVİNDE BEKLETİLDİ

Erzurum’da yaşamını yitiren Hakife Göl’ün naaşı kardan kapanan yollar sebebiyle 5 gün cemevinde bekletildi. İstanbul’da yaşayan Hakife Göl’ün çocukları, annelerinin Hakk’a uğurlama erkanına katılmak için Tekman’a gitti ancak mahalle yolunun kar nedeniyle kapalı olması sebebiyle erkana katılamadı.Tekman Belediyesi ile yolun açılması için defalarca kez görüşülmesine rağmen ancak 30 Mart’ta yolun açıldığı aktarıldı.

KILIÇDAROĞLU’NA ALEVİ KİMLİĞİ ÜZERİNDEN SALDIRI

Elektrik zamları geri çekilinceye kadar elektrik faturasını ödemeyeceğini duyuran CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun evinin elektriği kesilmiş ve sosyal medyada gündem olmuştu. Kılıçdaroğlu’nun evinin elektriğinin kesilmesiyle mum ışığında oturması üzerine Alevi inancına yönelik sosyal medyada nefret söylemleri yazıldı.

ALEVİ ÖRGÜTLERİNDEN GEZİ TEPKİSİ

Gezi Davası’nda verilen hapis cezası kararlarına dair 27 nisan tarihinde ortak yazılı bir açıklama yapan 7 Alevi örgütü, “Verilen hüküm, ne Gezi direnişi, ne de şahıslaradır. Hüküm, Türkiye adalet sistemine bir bütün olarak verilmiştir. Haksız ve hukuksuz bütün kararların karşısındayız. Gezi yargılanamaz” diyerek karara tepki gösterdi.

DERSİM TERTELESİNİN 85. YILINDA KATLEDİLENLER ANILDI

Dersim Soykırımı’nın ilk adımı kabul edilen 4 Mayıs 1937 yılında alınan Bakanlar Kurulu kararının 85’inci yıl dönümünde Alevi örgütleri, yöre dernekleri ve Dersimli kurumlar katledilenleri anarak çerağlar uyandırdı, lokmalarını paylaştı.

HDP, ALEVİLER İÇİN EŞİT YURTTAŞLIK KAMPANYASI BAŞLATTI

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Mithat Sancar, Dersim’de HDP Halklar ve İnançlar Komisyonunun Alevi Masasınca düzenlenen “Alevilere Eşit Yurttaşlık Hakkı” kampanyasını başlattı. HDP’nin Alevi Masası’nda yer alanlar tarafından çeşitli illerde kampanyanın amacı anlatılarak duyarlılık yaratılmaya çalışıldı.

AYSEL DOĞAN HAKK’A YÜRÜDÜ (11 MAYIS)

Kapatılan Özel Yetkili Ağır Ceza Mahkemesi tarafından 2011 yılında KCK operasyonları kapsamında tutuklanan ve yumurtalık kanserine yakalanan Barış Grubu üyesi Aysel Doğan tedavi için bulunduğu Almanya’da 11 Mayıs tarihinde Hakk’a yürüdü. Aysel Doğan için oluşturulan yüzlerce araçlık konvoy, Dersim’in girişinde sert müdahale ile karşılaştı. Doğan’ın toprağa sırlanması esnasında kitle mezarlığa bırakılmadı ve sadece yakınlarının mezarlığa girişine izin verildi. Doğan’ın taziyesi ise yakınları ve arkadaşları tarafından ana ocağında kabul edildi.

DERSİM’DE HZ. ALİ DİYANET GENÇLİK MERKEZİ AÇILDI

Munzur Üniversitesi’nde Tunceli Müftülüğü’nce 12 mayıs tarihinde ‘Hz. Ali Diyanet Gençlik Merkezi’ açıldı. 
Aleviler, Munzur Üniversitesi’nin eğitim merkezi olarak değil de asimilasyon merkezi olarak çalıştığına işaret ederek Dersim’de bulunan devlet kurumlarının asimilasyon ve yıkım politikalarının yürütücüsü konumunda olduğunu ifade ederek büyük tepki gösterdi.

‘ALEVİLER; DİN, BEDEN, CİNSİYET; NEŞEDEN KEDERE’ SEMPOZYUMU

İzmir’de Pir Sultan Abdal Kültür Derneği, Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı ve Narlıdere Cemevi öncülüğünde ‘Aleviler; Din, Beden, Cinsiyet; Neşeden Kedere’ sempozyumu düzenlendi. 13-14-15 Mayıs’ta devam eden ve çokça ismin katıldığı sempozyumda üç gün boyunca Alevilik, toplumsal cinsiyet, cinsel yönelim, cinsiyet kimliği tartışıldı. Tartışmalar başta Aleviler olmak üzere diğer toplumsal kesimler tarafından da ilgi gördü.

AMASYA’DA CEME KATILAN VALİ PROTESTO EDİLDİ

Amasya’ya bağlı Yassıçal Köyü’nde bulunan Seyyid Erkonaş Baba Ocağı’nda 16 Mayıs’ta vali ve belediye başkanının da katılımıyla ‘Hıdırellez Birlik Cemi’ yapılmasına tepki gösteren Karadeniz Alevi Bektaşi Federasyonu yöneticileri, asimilasyon politikalarının bir parçası olduğu gerekçesiyle ceme katılmayarak protesto ettiler.

ÇORUM VALİSİ CEMEVİNİN TEMEL ATMA TÖRENİNİ TERKETTİ

‘Yol Kardeşliği Cemevi Projesi’ kapsamında Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV) Çorum Şubesi’nin 23 mayıstaki temel atma töreninde AABK Eşit Başkanı Hüseyin Mat’ın, “Bizim önderlerimiz Hacı Bektaşlardır, Pir Sultanlardır. Ebu Suudlar olamaz” konuşmasından rahatsız olan Çorum Valisi ve AKP’li Çorum Belediye Başkanı Halil İbrahim Aşgın tören devam ederken alanı terk etti.

AYM’DEN POLİSİN DARP ETTİĞİ ALEVİ YURTTAŞA TAZMİNAT ÖDENMESİ KARARI

Anayasa Mahkemesi 2015’te İzmir’de ‘laik, bilimsel ve ana dilde eğitim’ talebiyle düzenlenen eylemde polis müdahalesiyle yaralanan Nuray Zencir için hak ihlali kararı verdi. Mahkeme, Nuray Zencir’e 90 bin TL’lik tazminat ödenmesine hükmetti.

AKP’Lİ ESENLER BELEDİYESİ ANA MERYEM TÜRBESİ’Nİ YIKTI

AKP’li Mehmet Tevfik Göksu’nun başkanlığını yaptığı Esenler Belediyesi, tarihi kalıntıları bulunan Ana Meryem Türbesi’ni kentsel dönüşüm adı altında kimsenin bulunmadığı bir anda yıktı. 25 Mayısta halk, çevik kuvvetle gelen yıkım ekibini engelleyemese de türbeyi yeniden yapma kararı aldı. Belediye başkanı ve kaymakam hakkında suç duyurusunda bulunuldu.

ALEVİ KÖYÜNE EZAN DAYATMASI

Dersim’de Kırmızıköprü Beldesi’nde 12 Eylül döneminde yapılan ve kullanılmayan camiden merkezi sistemle günde 5 defa yüksek sesle ezan verilmeye başlandı. Alevi olduklarını ve köylerinde ezan okunmasını istemediklerini belirten köylüler, bu dayatmanın son bulması çağrısında bulundular.

YOZGAT’TAKİ ALEVİ KÖYÜNDE MERMER OCAĞI TEHLİKESİ

Yozgat’ın Çekerek ilçesine bağlı Kamışçık köyünde açılan mermer ocağı köylülerin tepkisi ile karşılandı. Yöre halkı tarafından kutsal sayılan Ulukavak ağacı, kurulan mermer ocağı sebebiyle tehlike altında. Köylüler, maden faaliyetleri sebebiyle kutsal sayılan ağaçların zarar göreceğini belirterek tepkilerini sürdürdüler.

ALEVİ KADINLARIN ERDOĞAN HAKKINDAKİ SUÇ DUYURUSUNA MÜDAHALE

Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Kadın Meclisinin Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın gezi eylemcilerine dönük hakaret içeren kelimesine karşı suç duyurusunda bulunmak istemesi öncesinde yapmak istedikleri açıklamaya polis şiddet uyguladı. 6 Hazirandaki müdahalede ayrıca ajansımız PİRHA’nın da çalışanları hırpalanarak ekipmanlarına zarar verildi.

ALEVİ DERNEĞİNİN BULUNDUĞU BİNAYA SİLAHLI SALDIRI

Okmeydanı’nda bulunan Hubyar Sultan Alevi Kültür Derneği’nin de içinde bulunduğu binaya kimliği belirlenemeyen kişi veya kişiler tarafından 8 haziran tarihinde silahlı saldırıda bulunuldu. Hubyar Sultan Alevi Kültür Derneği konuya ilişkin bir açıklama yaptı. Derneğe komşu bulunan dükkana 11, derneğe ise 5 kurşunun isabet ettiği saldırının hedefi ve nedeni konusunda netleşme sağlanamadı.

DİYANET İŞLERİ BAŞKANININ TUNCELİ CEMEVİ ZİYARETİNE TEPKİ

Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş ve beraberindeki heyetin 10 Haziran tarihinde Tunceli Cemevi önünde poz vermesi tepki ile karşılandı. Erbaş’ın Munzur Üniversitesi içerisinde yapımı tamamlanan Alevileri asimile etme amaçlı Hz. Ali Cami, Hz. Ali ve Hz. Fatma Gençlik Merkezleri ile Ehlibeyt Kur’an Kursu’nun toplu açılışını yapmasının iyi niyetli bir politikanın ürünü olmadığını söyleyen Aleviler, “elinizi inancımızdan, kültürümüzden çekin” dedi.

GENÇLERİ KAMPA, DEDELERİ KERBELA’YA GÖTÜRME TUZAĞI

İçişleri Bakanlığı, Gençlik ve Spor Bakanlığı ile Kültür ve Turizm Bakanlığının Alevileri içerden bölme amaçlı politikalarının bir ayağı da gençleri Nevşehir’in Hacıbektaş ilçesinde düzenlediği kampa götürmek oldu. AKP’nin ayrıca Aralık ayında da 300 dedeyi Kerbela’ya götürmek için kimi cemevleriyle iletişime geçtiği ortaya çıkmıştı. 7 Alevi çatı örgütü, dedelerin Kerbela ve umrede, Alevi gençlerinin eğitim kamplarında ehlileştirilmesine sessiz kalmayacaklarını belirterek, devletin iç asimilasyondan vazgeçmesi çağrısında bulunuldu.

TUTUKLU ERGİN DOĞRU’NUN DEDE TALEBİ REDDEDİLDİ

Tutuklu bulunan BDP Dersim eski il eş başkanı, Dersim Gazetesi kurucularından Ergin Doğru’nun Dede/Pir ile görüşme talebi Elazığ Cezaevi yönetimi tarafından reddedildi. PSAKD Genel Merkezi Hukuk Sekreteri Avukat Cafer Koluman, Ergin Doğru‘nun Dede/Pir ile görüşme talebinin reddedilmesini Anayasa Mahkemesi’ne taşıdı.

TOKAT ZİLE’DEKİ ALEVİ KÖYLERİNE AYRIMCILIK

Tokat’ın Zile ilçesindeki 7 Alevi köyüne yol hizmeti götürülmemesi, yurttaşların tepkisini büyütürken, AFET durumunda dahi hiçbir mülki amirin Alevi köylerine uğramadığı belirtilerek, ayrımcılığın devam ettiği belirtildi.

ALEVİ OLDUĞU İÇİN EŞİNİN AİLESİ ÖLDÜRMEK İSTEDİ

Türkiye’de Alevi-Sünni evlilikleri yapılsa da hala ayrımcılık ve Alevilere yönelik nefret her geçen gün artıyor. Gümüşhaneli Sünni kökenli eşiyle tanıştığını belirten Murat Mercan adlı yurttaş, Alevi olmasından dolayı eşinin ailesinin tepkisinin ve karşı çıkışının sürdüğünü kaydetti. Ailenin karşı çıkması nedeniyle kaçarak evlendiklerini söyleyen Mercan eşinin kardeşlerin kendisini ölümle tehdit ettiğini belirtti.

KIRIKKALE’DEKİ ALEVİ KÖYÜNE AYRIMCILIK

Alevi köyü olması sebebiyle uzun yıllardır kamu hizmeti alamadıklarını söyleyen Kırıkkale’nin Koçubaba köylüleri, kanalizasyon sistemlerinin dahi olmadığını aktararak ayrımcılığa maruz kaldıklarını dile getirdiler.

ALEVİLER BU YIL DA SİVAS’TA MADIMAK OTELİ ÖNÜNDEYDİ

Sivas/Madımak Katliamı’nın 29. yıl dönümü nedeniyle Madımak Oteli’nin önünde Türkiye’nin dört bir yanından gelip toplanan Aleviler, siyasi partiler ve demokratik kitle örgütleri katliamcıları lanetledi. PSAKD Genel Başkanı Cuma Erçe’nin konuşması sırasında bir grup ülkücü, polislerin gözleri önünde kitleye küfür ve hakaretler etmesi tepkilere neden oldu.

ÇORUM KATLİAMI’NDA YAŞAMINI YİTİRENLER İÇİN ANIT TALEBİ

Çorum Katliamı’nın 42. yıldönümünde Alevi kurumları yöneticileri ve Çorum halkı yürüyüş ve anma gerçekleştirdi. Anmaya, Alevi kurumlarından PSAKD, ABF, HBAKV, AABF VE AABK ile siyasi partilerden milletvekilleri de katıldı.

Basın açıklamasını Çorum Emek ve Demokrasi Platformu adına Hikmet Aydın “yıllardır taleplerimizden birisi Çorum Katliamı için bir anıt yapılmasıdır.” dedi.

ALEVİLER KATLİAMIN 44. YILINDA MARAŞ’TAN SESLENDİ

Alevi kurum başkanları, Maraş Katliamı’nın 44. yılında katliamın gerçekleştiği Yörük Selim Mahallesi’nde açıklama yaparak, “Katliamlarla yüzleşilmedi. Acılar yok sayılırsa bitmez. Bir hafta boyunca Maraş’ta vahşet yaşandı. Maraş’ın merkezine bir anıt yapılmalı. Katliamlarla yüzleşmeliyiz” dedi.

19-26 Aralık 1978 tarihleri arasında Maraş’ta gerçekleşen katliamda onlarca yurttaş yaşamını yitirmişti, yüzlercesi yaralanmış ve onbinlercesi de Maraş’ı terk etmek zorunda kalmıştı.

İZMİR’DE ÇEPNİ ALEVİLERE NEFRET SÖYLEMİ

İzmir’in Bergama ilçesinde esnaflık yapan bir kişi, 11 Temmuz günü çarşıya alış verişe gelen Alevi yurttaşlara karşı “Bunlar pis insanlar. Bunlarla alış veriş yapmak istemiyorum” diyerek nefret söyleminde bulundu. Çevrede bulunan yurttaşlar, esnafın nefret söylemlerine tepki gösterirken, bu esnafın daha sonra dükkanını açmadığı gözlemlendi.

ALEVİ KADINLARDAN AYSEL TUĞLUK ÇAĞRISI

ATK’nin “cezaevinde kalamaz” raporu verdiği Kürt siyasetçi Aysel Tuğluk’un serbest bırakılması çağrısında bulunan Alevi kadın örgütleri ve Alevi kurumları yaptıkları açıklamalarla Tuğluk’a uygulanan çifte standarta tepki gösterdi.
Kocaeli 1 No’lu F Tipi Cezaevi’nde tutulan demans hastası Kürt siyasetçi Aysel Tuğluk, Adli Tıp Kurumu’nun (ATK) “Cezaevinde kalamaz” yönünde raporu ve kamuoyunun tepkileri sonucu tahliye edildi.

ALEVİ AKTİVİST SÜMBÜL BELTİR HAKK’A YÜRÜDÜ

İzmir’de 21 Temmuz tarihinde geçirdiği trafik kazası sonucu Hakk’a yürüyen DAD geçmiş dönem genel merkez yöneticisi ve Alevi aktivist Sümbül Koçlu Beltir için büyük üzüntü duyuldu. Beltir’in Alevi kadın hareketi ve örgütlenmesinde emeği büyüktü. Sümbül Beltir, İstanbul Tuzla’da bulunan HAKEV Cemevinde yürütülen erkan sonrasında genç yaşta yitirdiği oğlu Ozan’ın yakınında toprağa sırlandı.

ANKARA’DA 5 ALEVİ KURUMUNA EŞZAMANLI SALDIRI

Ankara’da 30 Temmuz’da Muharrem Orucu’nun ilk gününde Alevi kurumlarına yönelik eş zamanlı 5 saldırı gerçekleşti. Şah-ı Merdan Cemevi’ne ibadet sırasında saldırı olurken; Türkmen Alevi Bektaşi Derneği’nde bir kadın bıçaklı saldırı sonucu yaralandı. Ayrıca Tuzluçayır Demokratik Alevi Dernekleri (DAD), Ana Fatma Cemevi, Gökçebel Köy Derneği, Türkmen Alevi Bektaşi Derneği, Batıkent Serçeşme Cemevi’ne yönelik de saldırılar oldu. Saldırganlardan Ahmet Ozan K. tutuklanırken, aradan geçen 4 aya rağmen halen iddianame hazırlanmış değil.

ERDOĞAN’IN HÜSEYİN GAZİ TÜRBESİNE ZİYARETİ

AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ile Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy ile birlikte 09 Ağustos’ta Hüseyin Gazi Cemevi’ne gelerek Muharrem’in 10. Gününde oruç açmaya katıldı. Erdoğan’ın Hüseyin Gazi Türbesi’ne gitmesine eleştiriler artarken, Erdoğan’ın, bir Alevi dedesi gibi posta oturup iftar açması ve cemevi düzeninde değişime sebep olması toplumda sert tepkilere yol açtı.
Öte yandan, 30 Temmuz’da Ankara’da 5 ayrı cemevine yapılan saldırı karşısında sessiz kalan Erdoğan’ın ve çevresinin tutumu da manidar bulundu.

ALMANYA’DA DÜREN CEMEVİNE SALDIRI

Almanya Alevi Birlikleri Federasyonu’na (AABF) bağlı Düren Alevi Kültür Merkezi’ne 09 Ağustosta gerçekleşen saldırıda kültür merkezinin camları kırıldı. Polisin olayla ilgili inceleme başlattı.

DAD KADIN MECLİSİ DERSİM’DE ‘ANA HASKAR’ KAMPI DÜZENLEDİ

Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) Kadın Meclisi ‘Yol Anadır’ şiarıyla 16-21 Ağustos tarihleri arasında Dersim’de ‘Ana Haskar Kadın Yaz Kampı’ düzenledi. Sonuç bildirgesinde Alevi kadınların inancı toplumsallaştırmasıyla hak, hukuk, adalet, barış, eşit ve özgür bir yaşamın inşa edileceğine işaret edildi.

ERDOĞAN’IN HACIBEKTAŞ’TA ALTERNATİF ETKİNLİK DÜZENLEMESİ

7 Alevi çatı örgütü’nün, Alevilerin Hacı Bektaş Veli’yi Anma Etkinlikleri öncesinde Cumhurbaşkanı Erdoğan, 13 Ağustos’ta Hacıbektaş’ta alternatif etkinlik düzenledi. Alevi örgütleri, Erdoğan’ın bir an önce bu kararından dönmesi çağrısında bulundular.

ALEVİLER HACIBEKTAŞ’TA ‘DERGAHLARIMIZI İSTİYORUZ’ DİYEREK YÜRÜDÜ

Her yıl olduğu gibi bu yıl da 16 Ağustos tarihinde Hünkar Hacı Bektaş Veli’yi anmak için Hacıbektaş ilçesine giden Alevi kurumları yöneticileri, üyeleri ve Alevi yurttaşlar, ‘Dergahlarımızı istiyoruz’ sloganıyla yalınayak, başı açık şekilde yürüdü. Yapılan açıklamada, el konulan Alevi dergahlarının iade edilmesi, ibadet edebilmenin izne tabi tutulmayarak dergahın müze olarak kullanılmasının kaldırılması talep edilmişti.

BALIKESİR’DE ALEVİ KÖYÜNDE TEHDİT YAZILAMALARI

Alevi yurttaşların yaşadığı Balıkesir Edremit’e bağlı Güre Köyü’nün giriş ve çıkışlarına 22 Ağustos’ta üç hilal ve ay yıldız simgeleri çizilerek, tehdit yazıları yazıldı. Söz konusu tehdit yazılarını köylüler jandarmaya bildirdi. Köye gelen jandarmalar, yazıların fotoğraflarını çekip, ‘araştıracağız, ama yapanı söylemezler’ demekle yetindi.

ERDOĞAN, YİNE ALEVİLERİ HEDEF ALDI

AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan, partisinin İstanbul Genişletilmiş İl Danışma Meclisi Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, “Allahsız Alevilik olmaz, Muhammedsiz Alevilik olmaz, Alisiz Alevilik olmaz. Dinsiz, imansız, amelsiz sadece ve sadece sapkın zevklerin üzerine bina edilmiş Alevilik de olmaz” sözleriyle Alevi toplumunu yine hedef aldı. Erdoğan’ın Alevilik ile ilgili sözlerine tepki gösteren Alevi örgütleri siyasal İslam’ın Aleviliği tanımlaması kabul edilemez denildi.

ALEVİ KÖYÜNE SANAYİ KUŞATMASI VE ZORLA İSTİMLAK

Manisa Turgutlu’ya bağlı Çepnidere Köyü çevresini kuşatan sanayi kuruluşlarının sulara döktüğü atıklar ve saldığı zehirli gazlar sonucu birçok kişi kansere yakalandı. Köydeki ölümlerin yüzde 90’ı kanser hastalığından kaynaklanıyor.

ALEVİLER, ‘BUGÜNÜ VE GELECEĞİNİ’ TARTIŞTI

Alevi çatı örgütleri tarafından Hacıbektaş’ta çok sayıda ana, pir, örgüt ve yurttaşın katımıyla 17-18 Eylül tarihlerinde ‘Cumhuriyetin İkinci Yüzyılı İçin Aleviler Bugünü ve Geleceği Tartışıyor’ çalıştayı gerçekleşti. 
Çalıştayın sonuç bildirgesinde “Her türden tek tipleştirmeye karşı ikinci yüzyıla ilişkin perspektifimiz, çok kimlikli, çok kültürlü bir Türkiye’nin olması, başta bizler olmak üzere kimsenin kimliğinden dolayı mağduriyete uğramaması, eşit yurttaşlık hakkının herkes için sorgulanamaz bir hak haline getirilmesidir” denildi.

ALEVİ KURUMLARI, MUSA ANTER DAVASINI TAKİP ETTİ

Musa Anter davasının Ankara Adliyesi’nde görülen 37’nci duruşmasına Anter’in oğlu Dicle Anter’in yanı sıra çok sayıda hukuk örgütü ile demokratik kitle örgütlerinin yanı sıra HDP Eş Genel Başkanı Mithat Sancar, Milletvekilleri Kemal Peköz, Fatma Kurtulan ve Rıdvan Turan, ABF yöneticileri, PSAKD Genel Başkanı Cuma Erçe, HBVAKV Genel Başkanı Ercan Geçmez, DAD Ankara Şubesi Ana Fatma Cemevi Başkanı Mustafa Karabudak ve bir çok Alevi yurttaş katıldı. Mahkeme heyeti davanın süresinin 30 yılı aştığını belirterek, dosyanın zaman aşımına uğramasına karar verdi. Bu kararla Musa Anter davası kapanmış oldu.

ALEVİ KÖYLERİ VE ZİYARETLERİ TEHLİKE ALTINDA

Malatya, Sivas, Elazığ, Dersim, Erzincan, Maraş ve Adıyaman gibi illerde Alevi köylerinde madenlerle birlikte kültürel ve inançsal kıyım yaşanıyor. Malatya Hekimhan’ın Çulhallı köyünü kapsayan maden projelerinin Sivas Kangal’a kadar olan 30 Alevi köyünü yok edeceği belirtilen gelişmeler arasında. Burada Hacım Sultan Ocağı, 12 Kardeş Ocağı ile Vaylo Dede ve Salih Dede ziyaretgahı yok olma tehlikesi ile karşı karşıya.

ALEVİ KADINLAR MAHSA AMİNİ İÇİN EYLEMDEYDİ

İran rejimi tarafından saçları açık diye işkence sonucu katledilen Mahsa Amini için kadınların başlattığı eylem bütün dünya ülkelerinde protestolarla destek buldu. Türkiye’deki Alevi kadınlar da kitlesel eylemlerle İran rejimini protesto etti.

ALEVİ AİLENİN AÇTIĞI ZORUNLU DİN DERSİ DAVASI GÖRÜLDÜ

 İstanbul’da Esmeray Odabaş Yanmaz, kızının zorunlu din dersi almaması için hukuki mücadele başlattı. Av. Seyit Sönmez de zorunlu din derslerinin anayasaya, AİHM karalarına aykırı olduğunu hatırlattı. Sancaktepe Kaymakamı adına katılan avukatlar davanın reddini istedi. İstanbul 3. İdare Mahkemesi alınan beyanların ardından kararın tebliğ edileceğini bildirdi.

DERSİM 38 TANIĞI BEGO POLAT HAKK’A YÜRÜDÜ

1938’de Dersim’de gerçekleştirilen soykırım tanığı ve mağdurlarından olan Bedri Polat (Bego) Dersim’de bulunan devlet hastanesinde Hakk’a yürüdü. Dersim Katliamı sırasında annesi ve 3 kardeşi gözleri önünde öldürülüp suya atılan Polat’ın, kendisi ise yaralı olarak kurtulmuştu.

TORBA YASAYA KARŞI KÖLN’DE MİTİNG

‘Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’na ve torba yasaya karşı Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu’nun (AABK) Almanya Köln’de düzenlediği mitingde on binler AKP’nin torba yasasına ve Alevi inancına müdahalesine tepki gösterdi.

FRANSA’DAKİ ALEVİ KADINLAR KAMPTA BULUŞTU

Fransa Alevi Kadınlar Birliği (FAKB), geleneksel olarak her yıl gerçekleştirdiği kadın kampının 3’üncüsünü gerçekleştirdi. Yoğun katılımın ve coşkunun olduğu kampta, kadınlar bir araya gelmenin kendilerine güç kattığını kaydettiler.

ARAŞTIRMACI YAZAR MUNZUR ÇEM HAKK’A YÜRÜDÜ

Kürt yazar, araştırmacı ve derleyici, Zazakî-Kirmancki’nin standardize edilmesine büyük katkı sunan dilbilimci Munzur Çem, bir süredir kanser tedavisi  gördüğü Berlin’de Hakk’a yürüdü. Munzur Çem, Berlin Alevi Toplumu Cemevinde düzenlenen Hakk’a uğurlama erkanı sonrasında doğduğu Bingöl Yayladere’ye bağlı Seter köyünde toprağa sırlandı.

MUNZUR DOĞA VE KÜLTÜR FESTİVALİ’NE YİNE YASAK

Munzur Doğa ve Kültür Festivali geçen yıllarda olduğu gibi bu yıl da Tunceli Valiliği’nin yasağına takıldı. Yasak kararı Festival Tertip Komitesi ve Dersim Emek ve Demokrasi Platformu tarafından tepkiyle karşılandı. Yasağa rağmen Dersim ve ilçelerinde çeşitli etkinlikler yapılarak festival kutlandı.

ALEVİ KURUM BAŞKANLARINDAN MECLİS ZİYARETİ

Alevi kurumlarının genel başkanları, cemevleri ile ilgili yasa değişikliği teklifi görüşmeleri öncesinde TBMM’de grubu bulunan CHP, HDP, AKP ve İYİ Parti grup başkanlarını ziyaret ettiler. Ziyaretin ardından ortak yazılı bir açıklama yapan 7 Alevi çatı örgütü, partilerin grup başkanvekillerine eşit yurttaşlık ve cemevlerinin ibadet olarak kabul edilmesi talebini ilettiklerini duyurdu.

ALEVİ KURUM BAŞKANLARI GEÇMEZ VE FIRAT’A POLİS ŞİDDETİ

8 Alevi örgütü, AKP tarafından torba yasa içerisinde Meclis’e getirilen cemevleri düzenlenmesine karşı eylem yaptı. Meclis önünde bir araya gelen Aleviler yaptıkları açıklamada, “Bugün burada polis bize zulüm yaptı. Asimilasyon devam ediyor. Alevilik vardır, Alevilik haktır” dedi. Polis müdahalesinde Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV) Genel Başkanı Ercan Geçmez ile Alevi Dernekler Federasyonu (ADFE) Genel Başkanı Celal Fırat, Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) Yöneticisi Elif Keleşo ve Bahçelievler Hacı Bektaş Veli Derneği Başkanı Ufuk Emre Bektaş polis müdahalesi sonrası hastaneye kaldırıldı.

GAXAN/GAĞAN KUTLANIYOR

Yeni yılın ve dayanışmanın bayramı olan Gaxan/Gağan, kutlanmaya devam ediyor. Dersim yöresi başta olmak üzere Kürt illerinde Gazan kutlanıyor. Gaxan, eski yılı neşeli bir şekilde uğurlayıp yeni yıla güzel bir başlangıç yapmak amacını taşıyor.

(HABER MERKEZİ)

Demokratik Alevi Dernekleri, DBP Genel Merkezine dayanışma ziyaretinde bulundu

DBP Eş Genel Başkanı Keskin Bayındır ile çok sayıda partinin yöneticisinin tutuklanmasının ardından Demokratik Alevi Dernekleri Genel Merkez ve Ankara şubesi Ana Fatma Cemevi yönetimi, DBP Genel Merkezine dayanışma ziyaretinde bulundu. Ziyaret sırasında yapılan açıklamada, “Hakikati söylemekten geri durulmayacağız. Hukuksuz bir şekilde genel merkezin ve il binalarının basılıp, yöneticilerinin gözaltına alınıp tutuklanmasını kınıyoruz” denildi.

Halkların Demokratik Partisi (HDP) bileşenlerinden Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) genel merkezine ve birçok il binasına 23 Aralık’ta baskınlar yapılmış, gözaltına alınan DBP Eş Genel Başkanı Keskin Bayındır ile çok sayıda partinin yöneticisi tutuklanmıştı.

Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) Genel Merkez yöneticileri Sevgi Kişin Sazan, Ali Askeri Coşkun ve Ankara Şubesi Ana Fatma Cemevi Eş Başkanı Mustafa Karabudak, Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Genel Merkezine dayanışma ziyaretinde bulundu.

“BEDELİ NE OLURSA OLSUN HAKİKATİ SÖYLEMEKTEN VAZGEÇMEYECEĞİZ”

Ziyaret sırasında yapılan açıklamada, “Siyasal iktidarın içerde ve dışarıda sıkıştıkça saldıran politikalarının sonucu olarak, siyasal alanı kendi gibi düşünmeyenlere dar etme çabası boşunadır. Bedeli ne olursa olsun hakikati söylemekten geri durulmayacağız. Hukuksuz bir şekilde genel merkezin ve il binalarının basılıp, yöneticilerinin gözaltına alınıp tutuklanmasını kınıyoruz. Genel Başkan Keskin Bayındır şahsında tüm siyasi tutsakların biran önce serbest bırakmasını istiyoruz” denildi.

PİRHA/ANKARA

TGS tutuklu 16 gazeteci ile görüştü: Suç tespiti yok ceza var

TGS Amed Şube Temsilcisi Mahmut Oral, tutuklanan 16 gazeteci ile ilgili ‘Savcılık 6,5 aydır suç tespit edemiyorsa, meslektaşlarımız serbest bırakılsın’ dedi

Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) Amed Şubesi, 8 Haziran’da evlerine baskın yapılarak tutuklanan 16 gazeteciye ilişkin şube binalarında basın toplantısı düzenledi.

Burada konuşan TGS Amed Şube Temsilcisi Mahmut Oral, aradan 6 ay geçmesine rağmen iddianamenin hazırlanmadığını hatırlatarak, “Gazetecilerin tutukluluk hali, yargılama başlamadan cezalandırılma halini gösteriyor” dedi.

TGS Hukuk Birimi’nin çeşitli tarihlerde gazeteciler ile yaptıkları görüşmede hak ihlallerinin devam ettiğini öğrendiklerini belirten Oral, “Dışarıdaki ekonomik kriz içeriye misliyle yansıtılmakta, çalışma hayatından koparılan gazeteciler fahiş kantin fiyatlarına maruz kalmakta; sanayi tarifesi ile yüksek elektrik faturası ödemek zorunda bırakılmaktadır. Görüşçü olarak yazdıkları, aralarında basın mensuplarının da olduğu isimler İdari Gözlem Kurulu’nun keyfi ve gerekçesiz kararlarıyla engellenmektedir. 6 buçuk aydır hiçbir tutuk incelemeleri duruşmalı yapılmamış, dosya üzerinden yapılan incelemelerde tutuklu gazeteciler ve avukatları da dinlenmemiş, otomatik olarak tutuk devam kararları verilmiştir. Sohbet, sosyal aktivite ve spor gibi sosyal hakları mevzuatın gerektirdiği ölçüde tesis edilmemektedir. Gazetecilerin mektupları gönderilmekte, gelen mektupları ise teslim edilmemektedir. Hastane sevkleri geciktirmekte, gazetecilere kelepçeli muayene yapılmaktadır. Kadın gazeteciler çift kelepçe uygulamasıyla hastaneye onur kırıcı bir muamele ile götürülmektedir. Kadın gazetecilere çıplak arama dayatılmaktadır. Koğuşlarda konulan kamera, kişisel mahremiyetlerini yok etmektedir” şeklinde konuştu.

Gazetecilerin serbest bırakılmasını talep eden Oral, “Savcılık 6,5 aydır suç tespit edemiyorsa meslektaşlarımızı serbest bırakmalıdır. Şayet suç tespit ediyorsa bir an evvel iddianameyi düzenleyerek hâkim önüne çıkarılmalarını sağlamalıdır” dedi.

AMED

#TGS #tutuklu #gazeteci #ile #görüştü #Suç #tespiti #yok #ceza #var

RSF: Türkiye gazeteciler için en tehlikeli 3’üncü ülke

RSF’nin yayınladığı rapora göre gazeteciler için en tehlikeli ülkeler Irak ve Suriye. Türkiye ise gazeteciler için Avrupa’nın en tehlikeli 3’üncü ülkesi

Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF) bugün yayımladığı raporda son yirmi yılda bin 688 gazetecinin öldürüldüğünü, 2003-2022 arasında yılda ortalama 80 muhabirin hayatını kaybettiğini açıkladı.

RSF’ye göre gazeteciler için en tehlikeli ülkeler Irak ve Suriye.

RSF’den yapılan açıklamada “Bu iki ülkede 20 yılda 578 muhabirin öldürülmesi, aynı tarihlerde öldürülen tüm gazetecilerin üçte birinden fazlasını oluşturuyor” denildi.

Sıralamanın başındaki diğer ülkeler 125 ölümle Meksika, 107 ölümle Filipinler, 93 ölümle Pakistan, 81 ölümle Afganistan ve 78 ölümle Somali.

Raporun bulgularına göre 2012 ve 2013 seneleri “Suriye savaşı esnasında öldürülen 144 ve 142 gazeteci” ile son 20 yılın en “karanlık” yılları oldu.

RSF, bu kanlı yılların ardından “kademeli bir durgunluk ve ardından 2019’dan itibaren daha düşük rakamların” rakamların geldiğini kaydetti.

Ukrayna savaşının başlamasıyla öldürülen gazeteci sayısının yeniden artmaya başladığını belirten RFS, 2021’de 51 gazetecinin iş esnasında hayatını kaybettiğini, 2022’de bu sayının 58’e yükseldiğini açıkladı.

Rapor, son 19 yılda 12 gazetecinin hayatını kaybettiği Ukrayna’da sadece Şubat-Aralık 2022 döneminde 8 gazetecinin öldürüldüğünü ortaya koydu. Bu nedenle, Ukrayna basın mensupları için Avrupanın ikinci en tehlikeli ülkesi oldu.

Avrupa’da ise 20 yılda 25 gazetecinin öldürüldüğü Rusya bu alanda ilk sırada yer aldı.

Türkiye 2003’den bu yana 9 ölümle gazeteciler için Avrupa’nın üçüncü en tehlikeli yeri olurken Fransa, 2015 Charlie Hebdo katliamında hayatını kaybeden 8 gazeteci nedeniyle dördüncü, Azerbaycan ise 6 ölümle beşinci sırada yer aldı.

RSF, yolsuzluk ve organize suç konularını araştırdıkları için son 20 senede gazetecilerin ‘savaş olan bölgelerden’ çok ‘barış olan ülkelerde’ öldürüldüğüne dikkat çekti.

RSF’ye göre Meksika, Brezilya, Kolombiya ve Honduras’da öldürülen gazeteciler 2022’de öldürülen toplam gazetecilerin neredeyse yarısını oluşturuyor ve bu nedenle Amerika kıtası “bugün medya için en tehlikeli yer”.

RSF Genel Sekreteri Christophe Deloire “Rakamların arkasında haber toplamayı, gerçeği aramayı ve gazetecilik tutkularını hayatlarıyla ödeyen yetenekler var. Bu yıl sonu, onları anmak ve gazetecilerin çalıştığı ve haber hazırladığı her yerde güvenliklerine saygı gösterilmesi çağrısında bulunmak için bir fırsat” dedi.

DIŞ HABERLER

#RSF #Türkiye #gazeteciler #için #tehlikeli #3üncü #ülke