Ana Sayfa Blog Sayfa 209

Çewlig’de çekirge istilası yaşanıyor

Çewlig’de (Bingöl) popülasyonu ve sayıları her geçen gün artan istilacı çekirgeler tarımsal üretimler üzerinde büyük bir tehdit oluşturuyor

Bingöl Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bitki Koruma Bölümü Öğr. Üyesi Dr. Mustafa İlçin, son yıllarda kırsaldaki arazilere yayılan ve boyları 15 santimetreye kadar çıkabilen çekirge türlerinin yüksek kesimlerden yerleşim alanlarına ilerlediğini belirledi. İlçin, çekirgelerle mücadelede uzun vadede ilaçlamanın faydalı olmadığını söyledi.

İlaçlamanın faydası yok

İlçin, çekirgeler üzerine 13 yıldır yaptığı araştırmada kentte başta etçil ve otçul çekirge türü olan “Uvarovistia Satunini”, İtalyan Çekirgesi (Calliptamus italicus), Madrap Çekirgesi (locusta Migratoria), Fas ve Sudan çekirgeleri bulunduğunu tespit etti. Sıkça ilaçlama yapılmasına rağmen çekirgelerin ciddi anlamda artış gösterdiğini ifade eden İlçin, uzun vadede ilaçlamanın da bir faydasının olmadığını belirtti. İlçin, çekirgelerin tarım arazilerine verdiği zararın önüne geçilmesi için çekirgelerle beslenen hayvan sayısının artırılması gerektiğini dile getirdi.

Toprak derin sürülmeli

İlçin, “Kuş avcılığı giderek artıyor, mutlak surette önlenmesi lazım. Çünkü kuşların sayısındaki azalma bu şekildeki bitki zararlılarının artışıyla neticeleniyor. Çekirgeler ısırıcı ve çiğneyici ağız yapısına sahip oldukları için sebze ve meyve ağaçlarına zarar verebiliyor. Keklik ve sığırcık gibi kuş türlerinin artırılması, avcı olan çeşitli böceklerimizin doğaya salınmasıyla çözüm getirilebilir. Yine sonbaharda toprağın derin şekilde sürülmesi de bu çekirgelerin yumurtalarının dış kısımdaki müdahalelere bırakılarak etkisiz hale getirilmesini sağlayacaktır” dedi.

Çekirgeden kurtuluşun tek çözümü keklik ve diğer kuş avcılığının derhal yasaklanması

Kuş avcılığı mutlaka önlenmeli

Biyoçeşitliliğin desteklenmesi gerektiğine değinen İlçin, desteklenmediği takdirde bitki zararlılarının şehre doğru ilerleyeceğini anlattı. İlçin, önceki yıllarda bunun tecrübe edildiğine dikkati çekerek, “Şehre yakın olan köylerimizde yoğun şekilde bahçelerde, bostan alanlarında yaygınlık gösterdiğini tespit etmiştik. Buna yönelik bilimsel çalışmalarımız da mevcut. Net bir şekilde önerimiz, kesinlikle burada kuş avcılığının ciddi anlamda sınırlandırılması ve yetkililerin köylülere ilaç vermemesi. Çünkü ilacın gerekiyorsa uzman kişiler tarafından kullanılması gerekir” diye konuştu.

EKOLOJİ SERVİSİ

#Çewligde #çekirge #istilası #yaşanıyor

Süleymancılar Amazon’da: Çocuklara dini eğitim verip Türkiye’ye getirdiler

Süleymancılar tarikatından bir ekibin Amazon’daki yoksul ailelerin çocuklarını dini eğitimden geçirip Türkiye’de yurtlara yerleştirdiği ve Interpol’ün soruşturma başlattığı ortaya çıktı

Şüpheli çocuk ölümleri ve çocuklara yönelik istismarlar ile sık sık gündeme gelen Süleymancılar tarikatı adına Brezilya’da faaliyet gösteren bir ekibin, Amazon bölgesinde yaşayan yoksul ailelerin çocuklarını bölgede yatılı dini eğitim verdikten sonra Türkiye’ye getirerek tarikat yurtlarına yerleştirdiği ortaya çıktı.

Dini eğitim verip Türkiye’ye getirdiler

Artı Gerçek’te yer alana habere göre, Süleymancılar tarikatından Abdülhakim Tokdemir ve ekibi, Kolombiya sınırındaki Amazon köylerinde yaşayan yoksul ailelerin çocuklarını “ailelerine belge imzalattırarak” 953 kilometre uzaklıktaki Manaus kentine götürdü. Burada üç yıl boyunca “yatılı dini eğitim” verilen çocuklardan altısı, Şubat 2022’de Türkiye’ye getirilerek Kütahya ve Mersin’in Tarsus ilçesinde bulunan tarikat yurtlarına yerleştirildi.

Kütahya ve Tarsus’a götürüldüler

Olay, 18 Mayıs’ta “Süleymancılar Amazonlara uzandı: Brezilyalı çocukları getirip tarikat yurtlarına yerleştirdiler” başlıklı haber ile gündeme geldi. Yaşları 13 ila 17 arasında değişen altı Brezilyalı çocuk geçen yıl Tokdemir’in ekibinden iki kişi tarafından Türkiye Cumhuriyeti’nin Brezilya Büyükelçiliği’nin vize bölümünce verilen “eğitim vizesi” ile Türkiye’ye getirildi ve ikisi Kütahya’da, dördü Tarsus’ta Süleymancılara ait yurtlara yerleştirildi.

Heyet ziyaret edecek

Amazon çocukların Türkiye’ye getirilmesinin basında yer almasıyla, Interpol soruşturma başlattı. Brezilya’nın Ankara Büyükelçiliği yetkililerinin verdiği bilgiye göre, Brezilya parlamentosu heyeti Türkiye’ye gelip çocukların Kütahya ve Tarsus’ta tutulduğu, Süleymancılara ait yurtlara gidecek.

İnterpol insan ticareti olarak değerlendirdi

Habere göre, Avusturya’nın başkenti Viyana’da geçen ay düzenlenen bir Birleşmiş Milletler (BM) toplantısına katılan Brezilyalı siyasetçiler, çocukların tarikat tarafından Türkiye’ye getirilmelerini gündeme taşıdı. Toplantıda, polis ve Interpol’ün de olayı “uluslararası insan ticareti” kapsamında da değerlendirdiği belirtildi.

HABER MERKEZİ

#Süleymancılar #Amazonda #Çocuklara #dini #eğitim #verip #Türkiyeye #getirdiler

Uysal Meclis’te konuştu: AİHM ve BM kararını yerine getirin tecridi kaldırın

Meclis’te PKK Lideri Abdullah Öcalan’a dönük tecride tepki gösteren Yeşil Sol Parti Milletvekili Nevroz Uysal, AİHM ve BM kararlarını hatırlatarak tecridin kaldırılmasını istedi ve muhatabın Meclis olduğunu söyledi

Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi (Yeşil Sol Parti) Şirnex Milletvekili Nevroz Uysal, Meclis’te yaptığı konuşmada İmralı F Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutulan PKK Lideri Abdullah Öcalan’a yönelik mutlak tecride dikkat çekti.

AKP’lilerin “hukuk devleti” yönündeki açıklamalarına dikkati çeken Uysal, hukuk devleti için temel hak ve hürriyetlerin güvence altına alınması, kanunların yargı denetiminde olması, eşitlik ilkesinin uygulanması gerektiğini belirtti.

3 örnekle tecridin ağırlı

Uysal, PKK Lideri Öcalan üzerindeki tecride işaret ederek, “Türkiye’nin sınırları içerisinde bulunan, hukuken Adalet Bakanlığı’na bağlı olan bir cezaevinde, bir kişi düşünün; 5275 sayılı Kanun’a göre 15 günde bir gerçekleşmesi gereken aile ziyareti hakkına 9 yılda sadece 5 kere izin verilsin. Bu kişiye, kanunda olmamasına rağmen haftada bir gün 1 saat avukatla ziyaret yasağı sınırlanması uygulansın. Bu fiili sınırlamaya rağmen bile avukat ziyaret hakkı 12 yıl boyunca sadece 5 kere kullanılabilmiş olsun. 15 günde bir 10 dakikayı geçmeyecek telefon hakkı düzenlemesine karşın 24 yıl boyunca sadece 2 kez telefon hakkı kullandırılmış olsun. Bu 3 temel hakka dair örnekte bile asgari ölçüde kanun maddelerine uyulmadığı görülmektedir” diye konuştu.

Meclis çözüm iradesini ortaya koyamıyor

Kanunsuzluğun İmralı’da 24 yıldır aralıksız bir şekilde sürdüğünü dile getiren Uysal, “Hukuk devletinde kişiye özel mekan, kişiye özel yasa olmaz, olmamalı. Bu hukuksuzluğun sonlanması bu Meclisin temel gündemi halini almalıdır. İşte tam da tarafsız ve bağımsız bir yargı olmadığından, Meclis Kürt sorununun çözümü iradesini ortaya koyamadığı için İmralı adasında Sayın Öcalan şahsında oluşturulan hukuka aykırı, ayrımcı tecrit sistemi 24 yıl boyunca sürebilmiştir” diye kaydetti.

Muhatap Meclis

PKK Lideri Öcalan’ın yanı sıra İmralı’da tutulan Ömer Hayri Konar, Veysi Aktaş ve Hamili Yıldırım’dan da 28 aydır haber alınamadığını belirten Uysal, “Türkiye hukukunda Öcalan’ın şahsında özel kanuni düzenlemelerin bir örneği ağırlaştırmış müebbet infaz rejimi ve ölünceye kadar süreceğine dair düzenlemedir. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, 18 Mart 2014 tarihli kararıyla bu düzenlemenin işkence yasağına aykırı olduğunu tespit etmiştir. Yani 19 yıldır Sayın Öcalan işkence yasağına aykırı bir biçimde tutulmaktadır. AİHM kararları ihlal nedeni doğrudan bir kanuni düzenlemedir. Yani muhatap burası, yasa yapıcı olan Meclisin ta kendisidir” diye kaydetti.

BM kararına uyulmadı

Birleşmiş Milletler (BM) İnsan Hakları Komitesi’nin aldığı karara değinen Uysal, sözlerini şöyle sürdürdü: “BM, 6 Eylül 2022 tarihinde geçici tedbir kararı vermiş, bu kararı hükûmete iletmiştir. Geçici tedbir kararında mutlak tecrit halindeki tutukluluğa son verilmesi ve yine seçtikleri bir avukatla derhal ve sınırsız bir iletişime izin verilmesi gerektiği belirtilmiştir. Bu tedbir kararı ardından 10 ay geçmesine rağmen hala tek bir adım atılmamıştır. İmralı’daki tecrit politikaların demokratik çözüm ve barış çabasıyla doğrudan ilişkili olduğunu biliyoruz. Ülkenin demokratikleşmesine büyük katkısı olabilecek Sayın Öcalan’ın sesi kısılmak istenmekte, toplumun demokrasi talebi ve barış umudu bu tecritte yok edilmektedir.

Yanardağ örneği

Aynı zamanda, hukuksuzluk sistemine göz yumma hali, keyfi yönetim biçimi dışarıya taşmakta, dışarıya taşan bu hukuksuzluğa karşı sesler cezaevlerine atılarak yok edilmek, gerçek gizlenmek istenmektedir. Bunun en son örneği TELE1 televizyonunun Genel Yayın Yönetmeni Merdan Yanardağ şahsında yaşanmıştır. Bu olaydaki asıl mesele, İmralı’dan taşan ve dile getirilmesi yasaklanan anlattığımız bu infaz, hukuksuz sistemin ta kendisidir. Sayın Yanardağ gazeteci olarak bu hukuksuzluğu dile getirmiştir. Hakikati gizlemeye, gölgelemeye ne bir soruşturma ne bir tutuklama yetmeyecektir.

İmralı’ya ilişkin AİHM ve BM kararı yerine getirilmeli, aile ve avukat ziyaretlerinin önü derhal açılmalıdır. Kürt sorununu adalet, eşitlik ve özgürlük temelinde çözmek ve Türkiye demokrasisinin önünü açmak için bunu yapmak zorundayız. Meclis olarak halklarımız için hukukun üstünlüğünü koruma sözümüz halkımıza demokrasi ve özgürlük borcumuzun bir gereğidir. Hiçbirimiz buradan kaçınamaz ve kaçamayız. Bizler tecrit politikalarına karşı toplumun barış hakkını savunanlar olarak her fırsatta bu sözümüzü dile getirmeye, tecrit sisteminin insanlığa karşı bir suç ve uluslararası sözleşmelere aykırı olduğunu dile getirmeye devam edeceğiz.”

ANKARA

#Uysal #Mecliste #konuştu #AİHM #kararını #yerine #getirin #tecridi #kaldırın

Samancılar sitesindeki yangında 500 ton saman yandı

Wan’ın Rêya Armuşê ilçesindeki Yem ve Samancılar Kooperatifi’nde çıkan yangında 50 milyon TL’den fazla zararın olduğunu söyleyen site esnafı, 500 ton samanın yandığını belirtti

Wan’ın Rêya Armuşê ilçesindeki Vangölü Yem ve Samancılar Temin, Tevzi Kooperatifi’nde dün gece çıkan yangın, sabah saatlerine kadar ancak söndürülebildi. Günün ağarmasıyla hasarın daha net görüldüğü sitedeki yangında, 7 dükkan ve bir kamyonet kullanılamaz hale gelirken, yangında ortaya çıkan zarar ise tespit edilmeye başlandı.

Kooperatif esnaflarından Hasan Ünver, sitede 500 ton samanın yandığını söyledi. Ünver, “Yangında 50 milyon TL’lik bir zararımız oldu ve şuan 7 işyerimiz kullanılamaz hale geldi. Yangının çıkma nedeninin yüksek gerilim hatlarından kaynaklı olduğu söyleniliyor. Olay yerine geldiğimizde sadece bir itfaiye ve bir TOMA vardı ve alevlere çok geç müdahale edildi. Yetkililere sesleniyoruz; zararımız çok büyük zararımızın karşılanmasını talep ediyoruz” dedi.

Dün gece başlayan yangının sabah saatlerinde ancak söndürülebildiğini ifade eden diğer esnaflardan Süleyman Bulut, “Her bir dükkânda en az 1 milyon TL’ye yakın zararımız var. Büyük bir afet yaşadık hem dükkânlarımız kullanılamaz halde hem de kalan samanlarımız artık satılmayacak durumdadır” diye konuştu.

Yangına geç müdahale edildiğini ifade eden Ferhat Çetin de, “Yangın ile ilgili acil bir soruşturmanın başlatılması gerekiyor. Bu kadar büyük bir yangına bir itfaiye ve bir TOMA tek müdahale ediyordu. Polisler, yangın sırasında dış kapıyı tutmuştular kimsenin içeri girmesine izin verilmiyordu. Belediye, itfaiye araçları 2 saat sonra olay yerine geldi. Geldiklerinde artık yangın zaten her yeri sarmıştı. Erken müdahale edilebilseydi hasar bu kadar çok olmazdı” dedi.

Yangının saman stok döneminde gerçekleşmesinin büyük bir zarara neden olduğunu ifade eden Nevzat Akkuş ise şöyle konuştu: “Bu yıl kışın satmak için büyük bir stok yapmıştık. Her dükkânda 500 tona yakın yem ve saman vardı bunlar hepsi yandı. Yangına müdahale edildi ama çok geç edildi. Şuan zararımız 50 milyon TL’den fazladır.”

Kaynak: MA

#Samancılar #sitesindeki #yangında #ton #saman #yandı

KESK’lilerden Adalet Nöbeti’ne destek

Emine Şenyaşar ile birlikte Adalet Nöbeti tutan KESK’liler, ailenin adalet talebinin karşılanması çağrısı yaptı

Riha’nın (Urfa) Pirsûs (Suruç) ilçesinde 14 Haziran 2018 tarihinde AKP eski Milletvekili İbrahim Halil Yıldız’ın koruma ve yakınları tarafından eşi ve iki oğlu katledilen Emine Şenyaşar ile saldırılardan yaralı kurtulan oğlu Ferit Şenyaşar’ın 9 Mart 2021’de Urfa Adliyesi önünde başlattığı Adalet Nöbeti eylemi 836’ncı gününde. Anne Şenyaşar, bugün de adliye önüne gelerek, “Şenyaşar ailesi Adalet Köşesi” olarak adlandırılan alanda nöbet eylemini sürdürdü.

Binici: Bu tüm sorunlar için bir adalet talebidir

Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) Riha Şubeler Platformu yöneticileri, bugün anne Şenyaşar’a destek ziyaretinde bulundu.

Ziyarette konuşan Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim Sen) Riha Şubesi Eşbaşkanı Mahmut Binici, adalet talebinin bir an önce yerine getirilmesi gerektiğini vurguladı.

Binici, adaletin güçlüden ve iktidardan yana olduğuna işaret ederek, “Kolluk bu konuda maalesef üzerine düşeni yapmıyor” dedi.

KESK üyeleri olarak Şenyaşar ailesinin adalet mücadelesine destek vermeye devam edeceklerini vurgulayan Binici, “Bu adalet sadece Emine Şenyaşar ve ailesi için değil, ülkedeki tüm sorunlar için temel mihenk taşı ve referans noktası olacaktır” dedi.

Anne Emine Şenyaşar ise, 18 Temmuz’da görülecek dava duruşmasını hatırlatarak, destek çağrısında bulundu.

KESK’liler bir süre anne Şenyaşar ile birlikte nöbet tuttu.

RIHA

#KESKlilerden #Adalet #Nöbetine #destek

Xîzan’da yasak ve operasyonlar sürüyor: Köylüler evlerinden çıkartılmıyor!

Bedlîs’in Xîzan ilçesinde ilan edilen sokağa çıkma yasağı 4’üncü gününe girdi. Yasağın sürdüğü köylerde binlerce yurttaş evlerinden dışarıya çıkamazken, ekinler yerde kaldı

Bedlîs’in (Bitlis) Xîzan (Hizan) ilçesine bağlı 10 köy ve bağlı mezrada 2 Temmuz gecesi ilan edilen sokağa çıkma yasağı sürüyor. Yasak ilan edilen Hûzeran, Akûnis, Govan, Lanîlan, Xûlepûr, Kekulan, Sûreh, Pertawan, Kuran ve Mezra Pisyan kırsalı aralıksız bir şekilde bombalanıyor. Ayrıca çok sayıda asker ve korucunun katılımıyla başlatılan askeri operasyon da sürüyor.

Hastaneye gidişlere de izin yok

Operasyonun yasak ilan edilen köylere bağlı Kûç, Harêt, Azê, Sêlih ve Kewna Nêzir mezralarının bulunduğu bölgede yoğunlaştığı belirtildi. Yasak ve operasyon gerekçesiyle yurttaşların evlerinden dışarıya çıkması engellenirken, hasta yurttaşların hastaneye gitmelerine dahi izin verilmiyor

Amaç insanları korucu olmaya zorlamak

Yasak ilan edilen ve güvenlik gerekçesiyle ismini vermeyen köylerden biri yaşananlara Mezopotamya Ajansı’na ( MA) verdiği bilgide, “İlk iki gün bizi evimizden bile çıkarmadılar. Dünden beri sadece evlerimizin bir iki metre ötesine geçebiliyoruz. Hiçbir ihtiyacımızı karşılayamıyoruz. Çocuklarımızın psikolojisi bombardımandan dolayı bozuldu. Bu operasyon ve baskının nedeni insanları korucu olmaya zorlamaktır. Ağır bir hastalık bile olsa kimsenin köyden çıkmasına izin verilmiyor” diye konuştu.

Hayvanlar açlıktan ölür

Her yıl aynı durumu yaşadıklarını belirten yurttaş, “ Şuan tarlada otlar kurudu ama yasaklar nedeniyle biçemiyoruz. Hayvanlarımız günlerdir bu sıcak havada ahırlarda duruyor. Bu yasakların bir an önce kalkmasını istiyoruz. Önceki gün buğdaylarımızı biçmek için başvuru yaptık ama başvurumuz ret edildi. Birkaç gün daha bu durum devam ederse artık insanlar yiyecek ekmek bile bulamaz. Hayvanlar sıcaktan ve açlıktan ölür” diyerek duyarlılık çağrısı yaptı.

İş makineleriyle yol açıyorlar

Yeşil Sol Parti Bedlîs Milletvekili Hüseyin Olan ise, “Köylülere şuan günlük yarım saat hayvanlarının ihtiyaçlarını gidermesi için izin veriliyor. İnsanlar günlerdir buralarda hapsediliyorlar. Şuan bağ-bahçelerin içerisine büyük iş makineleri götürülerek yol açıyorlar. Bahçeleri tahrip ediyorlar. Ekin biçme zamanında yapılan bu operasyon nedeniyle insanlar tarlaya gidemiyor ve büyük bir zarara uğruyorlar” diyerek bugün alana gideceklerini söyledi.

Korku iklimi yaymak istiyorlar

Yeşil Sol Parti Bedlîs Milletvekili Semra Çağlar Gökalp ise, özellikle Akûnis ve Xûlepûr köylerinde ciddi sıkıntıların yaşandığını söyleyerek, “Bu yasakların tek amacı korku iklimi yaratmak” dedi.

BEDLÎS

#Xîzanda #yasak #operasyonlar #sürüyor #Köylüler #evlerinden #çıkartılmıyor

Hesekê’de uluslararası Lozan çalıştayı başladı

Heseke’de ‘Lozan: Bölgenin huzur ve güvenliği ile ilgili sorunların çözümü’ adıyla uluslararası çalıştay gerçekleştiriliyor. 2 gün sürecek çalıştayda birçok ülkeden 150’yi aşkın katılımcı yer alacak

Kurdistan’ı dört parçaya ayıran Lozan Antlaşması’nın 100’üncü yılı dolayısıyla birçok parçada çalıştaylar devam ediyor. Bu kapsamda Rojava Stratejik Araştırmalar Merkezi (NRLS) tarafından organize edilen “Lozan: Bölgenin huzur ve güvenliği ile ilgili sorunların çözümü” konulu uluslararası çalıştay Kuzey ve Doğu Suriye’nin Hesekê kentinde başladı.

150’den fazla katılımcı

Avrupa ve Ortadoğu’nun çeşitli ülkelerinden 150’yi aşkın hukukçu, siyasetçi ve Ortadoğu üzerine çalışmaları bulunan araştırmacıların katıldığı çalıştaya Kuzey ve Doğu Suriye’den ise Özerk Yönetim Yürütme Meclisi Eşbaşkanı Berivan Xalid, siyasi parti, sivil toplum örgütleri ve araştırma merkezleri temsilcileri katılıyor.

Sorunlara dikkat çekilecek

Saygı duruşunun ardından açılış konuşması yapan NRLS Yönetim Kurulu üyesi Rakan Şêxî, “Lozan Antlaşması, Kürtler üzerine yapılan hesaplar ve imzalanan anlaşmalar, Kürt halkının çektiği acılar ve yapılan anlaşmalara bağlı olarak ortaya çıkan ve günümüze kadar çözülemeyen sorunlara dikkat çekmek istiyoruz” dedi. Ardından Özerk Yönetim Yürütme Meclisi Eşbaşkanı Bêrîvan Xalid de kısa bir konuşma yaptı.

Asrın Hukuk Bürosu adına da konuşma yapılacak

3 oturumun düzenleneceği çalıştayın birinci gün programı kapsamında Asrın Hukuk Bürosu adına da konuşma yapılacak. Ayrıca Lozan Antlaşması ve bunun sonucunda bölgede ortaya çıkan sorunlara ilişkin sinevizyon, antlaşmanın etkilerini gösteren fotoğraf sergisi gösterilecek.

2 gün sürecek

Çalıştayın ikinci gününde ise, “Kürtlerin mevcut durumu, karşılaştıkları sorun ve engeller; Kürtleri hedef alan imha savaşının yol ve yöntemleriyle yüzleşme; Lozan’ı aşma ve çözüm” konuları ele alınacak.

HABER MERKEZİ

#Hesekêde #uluslararası #Lozan #çalıştayı #başladı

Asrın Hukuk Bürosu’ndan Abdullah Öcalan için görüşme başvurusu

Asrın Hukuk Bürosu, 28 aydır haber alamadıkları müvekkilleri PKK Lideri Abdullah Öcalan ile görüşme talebiyle Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı ve İmralı Cezaevi Müdürlüğü’ne başvuruda bulundu

Asrın Hukuk Bürosu avukatlarından Rezan Sarıca, Raziye Öztürk, Mazlum Dinç ve Faik Özgür Erol, İmralı F Tipi Yüksek Güvenlikli Cezaevi’nde ağır tecrit koşulları altında tutulan PKK Lideri Abdullah Öcalan ile görüşmek için Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı ve İmralı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü’ne başvurdu. Avukatlar, İmralı’da tutulan Ömer Hayri Konar, Hamili Yıldırım ve Veysi Aktaş için de hem savcılığa hem cezaevi müdürlüğüne başvuruda bulundu.

Bilgi verilmiyor

Abdullah Öcalan ile görüşmek için haftada 2 kez yaptıkları başvurulara olumlu ya da olumsuz bir cevap verilmeyen avukatlar, bu nedenle 22 Kasım 2021 tarihinde Bursa Ceza İnfaz Hakimliği’ne “derhal görüşme” talebiyle yeni bir başvuruda bulundu. Hakimlik, Abdullah Öcalan hakkında 12 Ekim 2021’de verilen 6 aylık avukat görüş yasağı ile 18 Ağustos 2021’de verilen 3 aylık aile görüş yasağı kararını gerekçe göstererek, başvuruyu reddetti. Ancak yasağa gerekçe gösterilen kararlara dair avukatlara bilgi verilmedi.

Aile görüş yasağı ise 18 Kasım 2021’de son buldu. Ancak ailelerin şimdiye kadar yaptıkları tüm başvurular da sonuçsuz bırakıldı.

Avukatlara ret üstüne ret

Asrın Hukuk Bürosu avukatları, 3 Şubat’ta müvekkillerine disiplin cezası iddiasıyla verilen 3 aylık aile görüş yasağının 7 Haziran’da sona ermesiyle geçtiğimiz günlerde Bursa İnfaz Hakimliği’ne başvurdu. Avukatlar, yaptıkları başvuruda, disiplin cezası süresinin bittiğini, bundan kaynaklı da aile görüşleri için koyulan tüm engellerin kaldırılmasını ve varsa yeni disiplin cezalarının taraflarına iletilmesini talep etti. Avukatların başvurusuna bir gün sonra cevap veren İnfaz Hakimliği, disiplin cezalarının fiili olarak halen sürdüğünü öne sürerek, avukatların başvurusunu yine reddetti.

Yapılan itiraza 23 Haziran’da cevap veren mahkeme, Abdullah Öcalan ve diğer tutuklarla ilgili İmralı Disiplin Kurulu Başkanlığı tarafından 31 Mayıs’ta 3 aylık yeni bir disiplin cezası verildiğini gerekçe göstererek, itirazı reddetti.

Görüşme yarıda kesildi

Abdullah Öcalan, telefonla görüş hakkından ilk defa 27 Nisan 2020 tarihinde yararlandırıldı. Abdullah Öcalan, sanal medyada yer alan kimi iddiaların ardından kamuoyunda kaygıların büyümesi üzerine 25 Mart 2021’de kardeşi Mehmet Öcalan’la yine telefonla görüştü. Ancak Mehmet Öcalan, bu görüşmenin yarıda kesildiğini duyurdu.

23 başvuru yapıldı

Son 8 yıl içerisinde Asrın Hukuk Bürosu tarafından Anayasa Mahkemesi’ne (AYM) yapılan başvurulardan 23’üne ilişkin Adalet Bakanlığı’ndan görüş istendi. Bakanlık, avukat yasakları, aile disiplin yasakları, telefon hakkı, Olağanüstü Hal (OHAL) döneminde İmralı’daki yasaklara ve benzer pek çok konuya dair AYM’ye görüş sundu.

Kötü muamele makul göründü

Bakanlığın, avukat ve aile görüşlerinin engellenmesine dair yapılan başvuruya dair 24 Mart’ta AYM’ye sunduğu görüşte, İmralı’da “kötü muamelenin” olmadığını, görüşmelerde “elde olmayan sebeplerden” dolayı aksaklıklar yaşandığını ve bu durumun “makul” olduğunu ileri sürdü.

AYM’ye İmralı’daki OHAL sonrası engellemelere dair görüş bildiren Adalet Bakanlığı, bu kez hükümetin “Öcalan 2” kararındaki argümanları “AİHM’in tespitleri” olarak mahkemeye sundu. Avukatlar ise, bakanlığın tecridi meşrulaştırmak için AİHM kararını tahrif ettiğini belirtti.

Kaynak: MA

#Asrın #Hukuk #Bürosundan #Abdullah #Öcalan #için #görüşme #başvurusu

Yeşil Sol Parti kadın buluşmaları gerçekleştirecek

Gündeme dair değerlendirmelerde bulunan Yeşil Sol Parti Kadın Meclisi Sözcüsü Canan Çalağan, önümüzdeki iki aylık süreçte kadın buluşmaları gerçekleştireceklerini belirtti

Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi (Yeşil Sol Parti) Kadın Meclisi Sözcüsü Canan Çalağan, Halkların Demokratik Partisi (HDP) Genel Merkez binasında kadın gündemine dair değerlendirmelerde bulundu.

Konuşmasına iki gün önce hayatını kaybeden Kürt aktivist Halide Dündar’ı anarak başlayan Çalağan, ayrıca, demokratik siyaset yürüttüğü için faili meçhul cinayetler sonucu katledilen Vedat Aydın’ı andı.

Örgütlülük esas alınacak

Uzun bir seçim maratonun geride kaldığını ifade eden Çalağan, “Bugün karşı karşıya olduğumuz iktidar gerçekliğinde kadın dayanışmasını, eşitlik ve özgürlük mücadelemizi daha da büyüterek yolumuza devam edeceğiz” dedi. Kadın kazanımlarını pazarlık konusu yaparak kurulan erkek ittifaka karşı her zamankinden daha fazla örgütlenilmesi gerektiğinin farkında olduklarına dikkat çeken Çalağan, bu kapsamda bu süreçte kadın örgütlenmesine öncelik vereceklerini ifade etti.

Kadın düşmanı bir tablo var

Tüm seçim kampanyasının cinsiyetçi saiklerle yürütüldüğünü, mevcut iktidarın son bir aylık icraatları ile kadın düşmanı politikalarda ısrarcı olduğunu bir kez daha ortaya koyduğunu dile getiren Çalağan, “Mevcut tabloya kısaca göz atacak olursak; kadın cinayetlerinin aralıksız olarak sürdüğü, LGBTİ+’lara yönelik nefret söylemi ile şiddetin meşrulaştırılmak istendiği, mülteci ve göçmenlere yönelik ırkçılığın her gün körüklendiği bir zeminde tüm bu saldırıları önlemekle görevli iktidar yetkilileri ve onlardan güç alan kolluk, şiddeti uygulayanları bir yana bırakıp şiddete karşı çıkanları hedef almaktadır” diye konuştu.

Şimdiki hedefleri 6284

İstanbul Sözleşmesi’nden resmi olarak çekilmenin tarihi olan 1 Temmuz’a değinen Çalağan, sözleşmeden çekilmenin ardından geçen sürede en az 642 kadının erkekler tarafından katledildiğini ve yine en az 373 kadının şüpheli şekilde hayatını kaybettiğini vurguladı.

İktidarın ve ortaklarının yeni hedefinin 6284 Sayılı Kanun olduğunu ifade eden Çalağan, “6284 de tıpkı İstanbul Sözleşmesi gibi kadın örgütlerinin mücadeleleriyle iktidarı zorlaması sonucu yasalaşan bir kadın kazanımıdır” dedi.

Mahkeme Kayaalp’i korudu

“Kimliği, inancı yaşam biçimi ne olursa olsun tüm kadınlarla kararlı bir şekilde ortak mücadele yürütmeye ve dayanışmamızı büyütmeye devam edeceğiz” diyen Çalağan, devamında ise Amed’de bir çocuğa cinsel istismarda bulunan MHP’li Cihan Kayaalp’ı hatırlattı. Çalağan, “Daha iki gün önce Diyarbakır’da alıkoyduğu çocuğa cinsel saldırıda bulunduğu iddiasıyla tutuklanan Cihan Kayaalp’i yargılayan mahkemenin verdiği beraat kararı onandı. Gerekçeli kararında ‘çocuğun rızası var’ diyerek Cihan Kayaalp hakkında beraat kararı veren mahkeme heyeti çocuğu değil faili korumuştur” diye konuştu.

Kadın işsizliği çok fazla

Kadınların birçk sorunla karşı karşıya olduğunu ifade eden Çalağan, kadın işsizliğine değinerek, “DİSK AR’ın Haziran ayı araştırma sonuçlarına göre; her 100 kadından sadece 19’u kayıtlı ve tam zamanlı istihdamda! Geniş tanımlı kadın işsizliği yüzde 31,3, genç kadın işsizliği ise yüzde 49,9! Kadınların maruz kaldığı yoksulluk onları aileye, erkeğe muhtaç etmek üzere kullanıyor iktidar” diye belirtti.

Tecride son verin

Kadın yoksulluğunun da çok yüksek olduğuna vurgu yapan Çalağan, konuşmasında PKK Lideri Abdullah Öcalan’a uygulanan tecride ve cezaevlerinde yaşanan hak ihlallerine değindi. Çalağan, “Türkiye’de çoklu krizler yaşanırken bunun nedenlerinden biri de hiç şüphesiz Kürt sorununda çözümsüzlük, savaşta ısrar ve İmralı’da devam eden tecrit politikalarıdır” diyerek tecride son verilmesi çağrısı yapıldı.

Cumartesi Anneleri’nin yanındayız

Açıklamasında Cumartesi Anneleri’nin eylemine de değinen Çalağan, Galatasaray Meydanı’nın AYM kararına rağmen abluka alınmasının kabul edilemez olduğunu ifade ederek, kayıplar bulunana ve adalet sağlanana kadar Cumartesi Anneleri’nin yanında olacaklarını ifade etti.

Kadınların güçlü duruşunu gördük

Kobanê Davası’na da değinen Çalağan, “Pazartesi günü bizler de tutsak yoldaşlarımızla dayanışmak üzere Sincan’daydık. Yargılanan değil, yargılayanlar olarak bir kez daha onların güçlü duruşuna tanıklık ettik” diyerek tutuklu siyasetçilere selam gönderdi.

Vardık, var olacağız

Çalağan, konuşmasında son olarak mücadeleye değinerek, “Önümüzdeki iki aylık süreçte; kadın buluşmaları gerçekleştirerek, kadınlardan alacağımız öneri, eleştirilerle yolumuza devam edeceğiz. Bizi umutsuzluğa sürüklemek isteyenler, kazanımlarımıza göz dikenler, haklarımızı gasp edenler bilmelidir ki dün olduğu gibi bugün de varız, var olacağız” dedi.

ANKARA

#Yeşil #Sol #Parti #kadın #buluşmaları #gerçekleştirecek

Colemêrg’te ev baskınları: 7 gözaltı

Colemêrg’in Keklikpınar Mahallesi’nde yapılan ev baskınında Fatma Durmaz ve oğlu Ahmet Durmaz ile 5 kişi daha gözaltına alındı

Colemêrg (Hakkari) merkeze bağlı Keklikpınar Mahallesi’nde bir eve sabah saatlerinde baskın düzenlendi. Baskında 65 yaşındaki Fatma Durmaz ve oğlu Ahmet Durmaz gözaltına alındı. Farklı adreslerden de 5 kişinin yapılan baskınlarla gözaltına alındığı ifade edildi.

Henüz gözaltı gerekçeleri öğrenilmeyen Fatma ve Ahmet Durmaz’ın Hakkari İl Emniyet Müdürlüğüne götürüldükleri ve soruşturma dosyalarına 24 saat avukat kısıtlılığı getirildiği belirtildi.

Kaynak: JinNews

#Colemêrgte #baskınları #gözaltı