Ana Sayfa Blog Sayfa 219

Yeşil Sol Parti Milletvekili Beştaş’ın duruşması ertelendi

Yeşil Sol Parti Erzirom Milletvekili Meral Danış Beştaş’ın yargılandığı davanın duruşması ertelendi

AKP-MHP ortaklığıyla 2016 Nisan ayında Anayasa’da yapılan geçici düzenleme ile milletvekili dokunulmazlıklarının kaldırılması sonrası Halkların Demokratik Partisi (HDP) Sêrt Milletvekili Meral Danış Beştaş’da gözaltına alınmıştı. Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi’nden (Yeşil Sol Parti)  Erzirom Milletvekili seçilen Beştaş’ın “örgüt üyeliği” iddiasıyla yargılandığı davanın duruşması görüldü.

Diyarbakır 8’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya Beştaş katılmazken, avukatı Mehdi Özdemir hazır bulundu.

Duruşmada, müvekkilinin Erzirom’dan yeni dönemde milletvekili seçildiğini kaydeden Özdemir, müvekkilinin yeniden yasama dokunulmazlığını kazandığını belirtti. Özdemir, Beştaş’ın yargılamasının durdurulmasını istedi.

Mahkeme heyeti, talebi değerlendirmek üzere duruşmayı 5 Ekim’e erteledi.

HABER MERKEZİ

 

#Yeşil #Sol #Parti #Milletvekili #Beştaşın #duruşması #ertelendi

Çöp konteynerinde bebek cesedi bulundu!

Kayseri’de, çöp konteynerine atılmış yeni doğmuş bebek cesedi bulundu

Olay, sabah 07.30 sıralarında, Melikgazi ilçesi Selçuklu Mahallesi’nde meydana geldi. Konteynere çöp atmaya gelen kişiler, hareketsiz halde yatan bebek buldu. İhbarla olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Sağlık görevlileri, havluya sarılmış olan bebeğin hayatını kaybettiğini belirledi. Yeni doğduğu tespit edilen bebeğin cenazesi, otopsisi yapılmak üzere Kayseri Devlet Hastanesi’nin morguna kaldırıldı. Polis, bebeğin ailesini bulmak için çalışma başlattı.

Olayı anlatan mahalleli Adem Kahveci, “Sabah 07.30 sıralarında ekmek toplayan bir kadın bebeği görmüş, bize bilgi verdi. Biz de yolun karşısındaydık. Gelip çocuğa baktık, havlunun içine sarılmıştı. Yeni doğduğu belliydi. Zannederim yaşamıyordu. Polise ve sağlık ekiplerine haber verdik. Bebeği alıp götürdüler” dedi.

KAYSERİ

#Çöp #konteynerinde #bebek #cesedi #bulundu

Leyla Aydemir’in katleden failler hakkında yeni gelişme

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, Leyla Aydemir’i katleden 7 fail hakkında verilen beraat kararının bozulması istemi ile dosyayı Yargıtay 1’inci Ceza Dairesi’ne gönderdi

Agirî’de 15 Haziran 2018 yılında Ramazan Bayramı dolayısıyla ailesiyle dedesini ziyarete gittiği Bezirhane köyünde kaybolduktan 18 gün sonra cenazesi bulunan 4 yaşındaki Leyla Aydemir’in katledilmesi suçundan yargılanan 7 fail hakkındaki beraat kararı, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından bozulması istemi ile Yargıtay 1’inci Ceza Daires’ine gönderildi.

Dijital paylaşım

Leyla’nın annesi Şükran Aydemir’in avukatı Erdoğan Tunç’un dosyayla ilgili temyiz başvurusunu değerlendiren Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, dosyayı inceleyerek Yargıtay 1. Ceza Dairesi’ne sunduğu belirtildi. Başsavcılıkça hazırlanan tebliğnamede, bir dijital paylaşım sitesinde, Aydemir’in cenazesinin bulunduğu tarih olan 2 Temmuz 2018’den üç gün önce T.K. adlı kullanıcı hesaptan “Leyla kızımız dedesinin köyünde dere kenarında ölü olarak bulunmuştur” içeriğini taşıyan paylaşımın yapıldığı kaydedildi.

Kim paylaşımda bulundu

“Cenazenin bulunduğu yer ve olası ölüm tarihine ilişkin bilirkişi raporuyla örtüşen yönlerinin bulunması karşısında bu hususun adli soruşturma yapılarak, paylaşımın yapıldığı IP numarası ve diğer hesap bilgileri araştırılıp, paylaşımı yapan kişinin kim olduğunun tespitiyle soruşturma sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmediği” ifade edilen tebliğnamede, “anne Şükran Aydemir’in vekili avukat Erdoğan Tunç tarafından Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi’nin bozma ilamı sonrası 28 Mayıs 2021’de yapılan 1 no’lu celsede CD ibraz edildiği” belirtildi.

Araştırmaya yer yok kararı

Tebliğnamede, yerel mahkemece, “Ağrı İl Emniyet Müdürlüğü’nün 8 Haziran 2021 tarihli ses kaydı çözümleme tutanağında X erkek şahıs ve Y erkek şahıs şeklinde belirtilen konuşan kişilerin kimlik bilgilerinin belli olmadığı, belirlenmesinin mümkün olmadığı, konuşma içeriğinin esasa etkili olmadığı, ‘hukuka aykırı delil’ olarak değerlendirilen belirsiz konuşmaların yer aldığı CD içerikleri ile ilgili araştırma yapılmasına yer olmadığı”na karar verildiğinin anlaşıldığı kaydedildi.

Kararın bozulması istemi

Eksik inceleme ile tüm faillerin beraatına karar verilmesinin hukuka aykırı görüldüğünden, Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısı ile Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekili ve anne Şükran Aydemir’in vekilinin temyiz istemlerinin kabulüyle, temyiz edilen hükmün CMK’nın 302. maddesi uyarınca bozulması talebiyle dosyanın tebliğ edildiği bildirildi.

Kaynak: JinNews

#Leyla #Aydemirin #katleden #failler #hakkında #yeni #gelişme

Roman kadınlar mücadelenin içinde de öteki

Roman Diyalog Ağı Koordinatörü Elmas Arus, Roman kadınların yaşadığı eşitsizliğe dikkat çekti ve ‘Roman kadınlar mücadelenin içinde de öteki’ diyerek hak mücadelesi verenlerin Roman kadınlarla daha fazla ilgilenmesi gerektiğini söyledi

Dünyada yaklaşık 50 milyon olduğu tahmin edilen Romanların 5 milyonunun Türkiye’de yaşadığı düşünülüyor. Romanlar, diğer ülkelerde olduğu gibi Türkiye’de de birçok yönden ayrımcılığa maruz kalıyor. Roman kadınlar ise aynı zamanda cinsiyet ayrımcılığına da uğruyor. Sıfır Ayrımcılık Derneği Başkanı ve Roman Diyalog Ağı Koordinatörü Elmas Arus, kadınlar başta olmak üzere Romanlara yönelik ayrımcılığa ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Ağır hak ihlalleri

Romanların özellikle temel hakları açısından görünür olmadığını ve her türlü hak ihlallerine maruz kaldıklarını söyleyen Arus, Toplum, ‘Romanlar hırsızdır, kötü işlerle uğraşır’ gibi önyargılarla şekillendiriliyor. Okullarda, ibadethanelerde en arkada yer verilir. Bulundukları bölgelere göre değişen ancak her yerde ayrımcılığa maruz kalan bir millet. En alt kesiminde en kötü alanlarda savunmasız yerlerde yaşıyorlar. Sel bassa ilk Roman evlerini basar, çünkü toplumun kullanmadığı yerlerde yaşıyor, toplumun yapmadığı ve en ağır işlerde çalışarak geçimini sağlıyor. Ancak toplumun diğer tarafında onlar çalışmayı sevmiyor oluyor. Oysa hayatta kalabilmek için çok daha fazla çalışıyorlar” dedi.

Ayrımcılık için ayrımcılık

Arus, toplumda Romanların kendi içlerinde ise kadınların cinsiyet ayrımcılığına uğradığına dikkat çekerek şöyle devam etti: “600 dernek var ve neredeyse hepsinde kadın temsiliyeti yok. Talepleri, söylemleri, erkekler gerçekleştirdiği için hiçbiri kadın odaklı değil. Hükümetin ilk Roman Strateji Eylem Planı var, ama tamamen erkekleri güçlendirecek, kadınları eve hapsedecek nitelikte. Hal böyleyken kadın eşitsizliğin içinde daha da eşitsiz bir konumda oluyor. Kurulan cümlelerde kadını hiç göremiyoruz. Kadını toplumun, ailenin ihmalinden, kendisi sorumlu, kendisi olduğu için söz söylemek için bir zamanı dahi yok. Kendini ifade etmek için bir zamanı dahi yok.”

Kadınlar ötekinin ötekisi

Kadın mücadelesinin içerisinde de “öteki” olduklarının ifade eden Arus, “Erkek giydiği kıyafetiyle farklılaşabiliyor, ama kadın ise geleneksel kıyafeti ile tanımlanmıyor. ‘Durağa gidiyoruz, okuryazar değiliz, Bayrampaşa otobüsünü soruyoruz, hırsız diyerek geri çekiliyor insanlar. Diğer kadın örgütlerinin yaptıkları çalışmalar daha çok belirli seviyede olan, aktivizm yapabilecek düzeyde olan belki sorumlulukları bu kadar yoğun olmayan kadınlar. Bizim tarafımızdan tanınmıyor o politikalar. Herkes kendi alanında belirlediği yöntem üzerinden gidiyor. Yeterince işbirliği de sağlanamıyor. Bu mücadelenin içinde de Roman kadınlar biraz öteki” sözlerini kullandı.

Erkeklerden bariyer

Roman Sivil Toplum Örgütlerinin içerisinde erkeklerin daha fazla güçlendiğini ve kadınlara bariyer oluşturduklarını belirten Arus, “Bir ivme kazandı. Mücadelenin kendisi ‘ne olursa yaparız’ modundaydı. Ancak bizce geçmiş her sorun çözülmek için bir alan yaratıyorsun. Bu ağda sadece spesifik olarak kadını alana katamadığımızı fark ettik. Ayrıca da güçlenen erkeklerin de kadınların önünde bariyer oluşturduğunu gördük. Onlara bir set çekip kadın evde işini yapsın ben nasıl olsa sivil toplumcuyum onlar adına konuşurum onlar adına söylerim, derdini buraya aktarırım. Kadının yükünü STK başkanları açısından daha da artırdık. Bir erkek vardı eve birazcık da olsa katkıda bulunuyordu şimdi ona STK başkanlığını verdik, hak savunuculuğu yapıyor ama evdeki kadının hakkını kimse savunmuyor” ifadelerini kullandı.

Sessimiz olun!

Sıfır Ayrımcılık Derneği’nin 2015’te geliştirdiği strateji ile kadını odağına aldığı ve Roman Diyalog Ağı’nı kurduğunu söyleyen Arus, bütün çalışmaların içinde erkeğin yanında bir kadının katılımını şart koştuğunu sözlerine ekledi. Arus, “Dernek kuran, mahallesinde söz sahibi olan kadınlar var ve bu durumu fark edip kendine çeki düzen veren erkekler de var. Toplumsal mücadeleye de böyle bakmayı öğretti. Ayrımcılık yaşıyor ama kendi ailesindeki erkek de kadının mücadelesinin önünde engel. Bunu ortadan kaldırmak için Roman Diyalog Ağı ile çalışıyoruz ve birçok kadın aktivist var. Kadınlar da sesini yükseltebiliyor” dedi.

Haber: Melike Aydın /İzmir-JINNEWS

#Roman #kadınlar #mücadelenin #içinde #öteki

Filistin yönetimi İsrail’le tüm iletişimi kesme kararı aldı

İsrail güçlerinin Cenin kentine yönelik hava saldırısı ardından Filistin yönetimi, Cenin kentine yönelik saldırılara yanıt olarak Tel Aviv’le tüm iletişimi kesme kararı aldı

İsrail güçlerinin, işgal altındaki Batı Şeria’da bulunan Cenin kentinde Filistinlilere ait bir evi füzeyle hedef aldı. Hava saldırısının ardından İsrail ordusu da iş makineleri eşliğinde Cenin Mülteci Kampı’nı ablukaya alarak bazı evlere baskın düzenledi.

Yaşamını yitirenlerin sayısı 9’a çıktı

İsrail güçlerinin Cenin kentine yönelik kuşatma ve saldırıları ikinci gününe girdi. Hayatını kaybeden Filistinli sayısı 9’a yükselirken, 20’si ağır 100 kişi yaralandı. Cenin kentindeki kuşatma ve saldırıların devam ettiği öğrenildi. Filistin Devlet Başkanlığı Sözcüsü Nebil Ebu Rudeyne, saldırıların ardından Ramallah’ta Devlet Başkanı Mahmud Abbas liderliğinde düzenlenen olağanüstü toplantının ardından yazılı açıklama yaptı.

İletişimi kesme kararı

“Filistin yönetimi, Cenin’e yönelik saldırıya yanıt olarak İsrail tarafıyla tüm iletişimi ve görüşmeleri kesme, güvenlik koordinasyonunu durdurmayı da devam ettirme kararı aldı” ifadelerinin yer aldığı açıklamada, daha önce Ürdün’ün Akabe ile Mısır’ın Şarm eş-Şeyh kentlerinde gerçekleştirilen görüşmelerde İsrail’le varılan son anlaşmaların da “artık geçerli olmadığı” vurgulandı.

‘İşgal devletine yaptırım isteği’

Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas, İsrail’in Cenin kentine düzenlediği saldırının ardından atılması gereken acil adımları görüşmek üzere gerçekleştirilen toplantıda konuştu. İsrail’in saldırılarına tepki gösteren Mahmud Abbas, “Uluslararası toplumdan halkımıza uluslararası koruma sağlaması ve işgal devletine yaptırım uygulanması isteğimizi yineliyoruz” dedi.

‘Halka direnme çağrısı’

Filistinli direniş gruplarının genel sekreterlerine durumun risklerini görüşmek için olağanüstü toplantı çağrısı yapan Mahmud Abbas, Filistin halkını da kararlı bir şekilde direnmeye, toprakları ve kutsal değerleri korumak için tek saf olmaya çağırdı. Mahmud Abbas, hükümete ve güvenlik mekanizmalarına, “Filistinli vatandaşların direnişi güçlendirmek için Cenin kenti ile mülteci kampına gerekli her şeyi sağlama talimatı” verdiğini belirterek, Filistin yönetiminin İsrail’in Cenin’e yönelik saldırısına tepki olarak yeni kararlar alacağını kaydetti.

‘BM saldırıları kınamaktan kaçındı’

Birleşmiş Milletler (BM) Sözcü Yardımcısı Farhan Haq, günlük basın toplantısında, İsrail’in Cenin baskınına ilişkin soruları yanıtladı. İnsansız hava araçlarıyla (İHA) düzenlenen saldırıları BM’nin kınayıp kınamayacağının sorulması üzerine Farhan Haq, “Yoğun nüfusun bulunduğu bölgelere silahlı saldırı düzenlenmesi kabul edilemez. Bunu birçok kez dile getirdik” dedi. “Tüm yerleşim bölgelerine yönelik saldırıların durmasını istiyoruz” diyen Farhan Haq, ısrarlı sorulara rağmen saldırıları kınamaktan kaçındı.

‘Tüm halkların kendini koruma hakkı bulunuyor’

Tüm tarafların uluslararası insancıl hukuka saygı göstermesi gerektiğini söyleyen Farhan Haq, “İsrail’in güvenlik operasyonları gerçekleştirme hakkı bulunuyor ancak bunu sivil kayba neden olmadan ve sivil altyapılara zarar vermeden gerçekleştirmeli” diye konuştu. Filistin halkının kendini koruma hakkı bulunup bulunmadığının sorulması üzerine ise Farhan Haq, “Tüm halkların kendini koruma hakkı bulunuyor. Biz sadece sahada gerginliğin düşürülmesini istiyoruz” dedi. “İsraillilerin ölmesini kınayan BM, Cenin saldırısını neden kınamıyor?” sorusu üzerine ise Farhan Haq geçen haftalarda BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’in yaptığı yazılı açıklamada her türlü şiddeti kınadığına işaret etti.

Kaynak: NuJınha

#Filistin #yönetimi #İsraille #tüm #iletişimi #kesme #kararı #aldı

Bedlîs’te iki gündür operasyonlar devam ediyor, kırsal alanlar bombalanıyor

Xîzan ilçesine bağlı 10 köy ve mezrada ilan edilen sokağa çıkma yasağı sonrası başlayan operasyon iki gündür devam ediyor. Köylerin kırsalının gece boyunca bombalandığı bildirildi

Bedlîs’in (Bitlis) Xîzan (Hizan) ilçesine bağlı, Hûzeran, Akûnis, Govan, Lanîlan, Xûlepûr, Kekulan, Sûreh, Pertawan, Kuran, Mezra Pisyan köy ve mezralarında ilan edilen sokak yasağı ikinci gününde devam ediyor. Önceki gece saat 21.00 sıralarında ilan edilen süresiz sokağa çıkma yasağı sonrası köylerin bulunduğu bölgelerde başlatılan askeri operasyon ise sürüyor. Operasyonlar sırasında köylerin kırsal alanları gece boyunca bombalanırken, yer yer silah sesleri de duyuldu. Sabah saatlerine kadar süren bombardımanın ardından havanın aydınlanması ile birlikte bu kez de karadan operasyon devam etti.

Yasaklar devam ediyor

Yerleşim yerlerine giriş-çıkış yasağı devam ederken, birçok bölgede köylülerin evlerinden çıkmasına izin verilmiyor. Bu arada dün sabah saatlerinde Xûlepûr köyündeki ev baskınlarından gözaltına alınan Sakin, Muzaffer ve Bedrettin Altın adlı yurttaşlar bugün ilçeden Bedlîs’e götürüldü. Altın ailesinin bugün savcılığa çıkarılmaları bekleniyor.

BEDLÎS

#Bedlîste #iki #gündür #operasyonlar #devam #ediyor #kırsal #alanlar #bombalanıyor

Diyarbakır 5 Nolu Cezaevi tanığı Çat yaşamını yitirdi

Diyarbakır 5 Nolu Cezaevi’nde insanlık dışı uygulamaların tanığı ve mağduru Mehmet Çat, kalp yetmezliği nedeniyle yaşamını yitirdi

Türkiye tarihinin en karanlık dönemlerinden biri olan 12 Eylül 1980 askeri darbesi sonrası tutuklanarak, insanlık dışı uygulamaların merkezi haline gelen Diyarbakır 5 Nolu Cezaevi’ne konulan Mehmet Çat, kalp yetmezliği nedeniyle tedavi gördüğü Mersin’de bulunduğu hastanede yaşamını yitirdi.

67 yaşında yaşamını yitiren Çat, 1980 yılında tutuklandı ve askeri mahkemece müebbet hapis cezasıyla yargılandı. Esat Oktay Yıldıran’ın insanlık dışı işkence uygulamalarının tanığı ve mağduru olan Çat, 1995 yılında tahliye edildi. Cezaevinde birçok hastalığa yakalanan Çat’a, akciğer kanseri teşhisi konuldu. Birçok sağlık sorununa karşı mücadele eden Çat, son olarak kalp ameliyatı geçirdi. Çat, kalp yetmezliği nedeniyle tedavi gördüğü Mersin Şehir Hastanesi’nde yaşamını yitirdi.

Çat, Mersin Karaduvar Mezarlığında defnedilecek.

MERSİN

#Diyarbakır #Nolu #Cezaevi #tanığı #Çat #yaşamını #yitirdi

Suruç ailelerinden Şenyaşar ailesine dayanışma ziyareti

Suruç katliamında yaşamını yitirenlerin aileleri, Şenyaşar ailesine yaptığı dayanışma ziyaretinde, ‘Adaleti aramaya devam edeceğiz’ mesajı verdi

Riha’nın (Urfa) Pirsûs (Suruç) ilçesinde 14 Haziran 2018 tarihinde AKP eski Milletvekili İbrahim Halil Yıldız’ın koruma ve yakınları tarafından eşi ve iki oğlu katledilen Emine Şenyaşar ile saldırılardan yaralı kurtulan oğlu Ferit Şenyaşar’ın 9 Mart 2021’de Urfa Adliyesi önünde başlattığı Adalet Nöbeti 834’üncü gününe girdi. Pirsûs’taki evlerinden Urfa Adliyesi önüne gelen Emine Şenyaşar, “Şenyaşar Ailesi Adalet Köşesi” olarak adlandırılan alanda nöbete başladı.

Adliye önünde bulunan beton bariyerlere “Şenyaşar ailesi için adalet” yazılı pankartı asan Şenyaşar, yolu adliyeye düşen yurttaşlara maruz kaldıkları katliam ve devamında sürdürdükleri adalet mücadelesine dair bilgi verdi. Aileye destek ziyaretleri de devam ediyor.

Pirsûs ilçesi Amara Kültür Merkezi’nde 20 Temmuz 2015 tarihinde DAİŞ’in gerçekleştirdiği bombalı saldırıda yaşamını yitirenlerin aileleri, katliamda yaralı olarak kurtulanlar, Suruç İçin Adalet Platformu üyesi avukatlar, Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi (Yeşil Sol Parti) Riha Milletvekili Dilan Kunt Ayan, Sosyalist Gençlik Dernekleri Federasyonu (SGDF) üyelerinin de yer aldığı heyet, anne Emine Şenyaşar’ı ziyaret etti.

‘Adalet isteyen ailelerin yanındayız’

Ziyarette konuşan Suruç katliamında yaşamını yitiren İsmet Şeker’in kızı Dilek Şeker, Suruç ailelerinin 8 yıldır adalet aradıklarını belirterek, “8 yıldır ‘Suruç için adalet, herkes için adalet’ dedik. Bugün tekrar bunu söylüyoruz. Şenyaşar ailesi de bizim gibi çocuklarını kaybetti. Çocukları tutsak kalmış ailelerdendir. Biz bugün İstanbul’dan 15 saat yol alarak geldik. Adalet var mı? Hayır. Ama biz adalet arıyoruz. Biz her zaman adalet isteyen ailelerin yanındayız. Korkmuyoruz” şeklinde konuştu.

‘Dayanışma sürecek’

Yeşil Sol Parti Riha Milletvekili Ferit Şenyaşar, Suruç katliamında yaşananları hatırlatarak, “Suruç’a gelenler bizim misafirlerimizdi. Biz misafirlerimizi koruyamadığımız, önlerine siper olmadığımız için helallik istiyoruz ve buradan söz veriyoruz. Adalet sağlanana kadar, gerçek failler yargılanana kadar, aileler ile dayanışmamızı sürdüreceğiz” dedi.

 ‘Bizi bir araya getiren adalet’

Suruç katliamında annesi Nazegül Bahar Boyraz’ı kaybeden Yasemin Boyraz, şunları söyledi: “Türkiye’nin en ağır katliamlarından birine maruz kaldık. Ben Kürtçe bilmiyorum, Emine teyze de Türkçe bilmiyor. Bizi bir araya getiren adalet. Biz bu mahkemelerde o adaleti aramaya devam edeceğiz. Hep dayanışma içinde olacağız. Asıl biz aileden helallik istiyoruz. Çok fazla ailenin yanında duramadık. Hep ailenin yanında olacağız.”

Heyet bir süre aile ile birlikte nöbet tuttuktan sonra Pirsûs’ta DAİŞ’in gerçekleştirdiği canlı bomba saldırısında 33 kişinin katledilmesine ilişkin firari sanıklar Deniz Büyükçelebi ve İlhami Balı yönünden devam eden davanın 4’üncü duruşmasına katılmak için adliye binasına geçti.

RIHA

#Suruç #ailelerinden #Şenyaşar #ailesine #dayanışma #ziyareti

Türkiye ile Mısır 10 yıl sonra karşılıklı büyükelçi atadı

Türkiye ve Mısır arasındaki diplomatik ilişkiler büyükelçilik seviyesine çıkarıldı

Türkiye ve Mısır, iki ülke arasındaki diplomatik ilişkilerin büyükelçilik seviyesine çıkarıldığını duyurdu. Türkiye, Kahire Büyükelçisi olarak Büyükelçi Salih Mutlu Şen’i, Mısır ise Ankara Büyükelçisi olarak Amr Elhamamy’i aday gösterdi.

Dışişlerinden yapılan açıklamada söz konusu adımla iki ülke arasındaki ilişkilerin yeniden normalleşmesinin hedeflendiği, Türkiye ve Mısır halklarının çıkarları doğrultusunda ikili ilişkilerin geliştirilmesi amacına yönelik karşılıklı iradeyi yansıttığı ifade edildi.

Ne olmuştu

İki ülke arasında 10 yıldır süren kriz, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Mısır’da yönetime gelen Abdülfettah Sisi’yi darbeci ilan etmesi ile başlamıştı. Zamanla Erdoğan, destekledi Müslüman kardeşlerden desteğini çekerek Sisi’den yana pozisyon alarak normalleşme süreci başlatılmıştı.

DIŞ HABERLER

 

#Türkiye #ile #Mısır #yıl #sonra #karşılıklı #büyükelçi #atadı

Fransa’da bilanço ağır

Fransa’da 17 yaşındaki bir çocuğun polis tarafından öldürülmesi ardından başlayan olaylar sekizinci gece etkisini düşürerek devam etti. Patronlar sendikası MEDEF Başkanı Geoffroy Roux de Bezieux, protestoların 1 milyar Euro’dan fazla hasara yol açtığını belirtti

İçişleri Bakanlığı’nın yaptığı açıklamaya göre sekizinci gece ülke genelinde 72 kişi gözaltına alındı. 157 kişinin gözaltına alındığı bir önceki geceye göre güçlü bir düşüş var.

Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un bugün ülke genelinde olayların çıktığı yaklaşık 220 yerleşim biriminin belediye başkanı ile yapacağı görüşme öncesi, pazartesi gecesi olaylarının daha önceki gecelere kıyasla azaldı.

Elysee Sarayı’ndan yapılan açıklamada Macron’un yerel yönetim temsilcileriyle yapacağı toplantıda, “Bu olaylara yol açan nedenleri derinlemesine ele almak için uzun vadeli bir süreç başlatmak istediği” vurgulandı.

Yakılan araç ve binalar

İçişleri Bakanlığı’nın verdiği genel bilançoya göre ise; 12 bine yakın çöp konteynırı yakıldı, yaklaşık 6 bin otomobil imha edildi, 1.100’ü aşkın bina hasar gördü ya da yıkıldı.

4 bine yakın gözaltı

Adalet Bakanlığı’nın verdiği bilgilere göre; 3.915 kişi gözaltına alındı, bunlardan 1244’ü çocuk, 374 kişi hemen yargı önüne çıkarıldı.

Banka ve işyerleri yakıldı

İşyerleri ve kamu ulaşımına yakma ve yağma olaylarına ilişkin ilk mali bilanço da oluşturuldu. Patronlar sendikası Fransız İş Adamı ve Sanayiciler Derneği’nin (MEDEF) Başkanı Geoffroy Roux de Bézieux’ye göre, 200’ü aşkın işyeri tamamen yağmalandı, 300 banka şubesi imha edildi, 250 tütüncü dükkanı etkilendi.

Paris bölgesi ulaşım olanaklarını yöneten kamu kurumu IDFM, isyanın kamu ulaşımına maliyeti ilk tahminlerine göre en az 20 milyon euro olduğunu belirtti.

‘Okullar hasar gördü’

Eğitim Bakanı Pap Ndiaye, RTL radyosuna yaptığı açıklamada isyanda 243 okul ve eğitim kurumunun zarar gördüğünü ifade etti. Bunlardan 60’ının önemli ölçüde zarar gördüğü belirtildi. Bakan Ndiaye, “Bu binalar arasında 10 kadar yıkıldı ya da kısmen yıkıldı” dedi ve ekledi: “Okullara saldırmak, cumhuriyetin en canlı sembollerine saldırmaktır.” Sözkonusu mahallelerde “ayrımcılık, küme düşme”, aynı zamanda “işsizlik” ve “polisle zorlu ilişkiler” gibi sorunları kabul etmek gerektiğini ifade eden Bakan, ailelerin çocuklarla ilgilenmesini istemenin de meşru olduğunu söyledi. Bakan, “Hesap verebilirlik çağrımız var, bu aileleri cezalandırmak anlamına gelmiyor” dedi.

Genci öldüren polis için toplanan para 1 milyon Euro’yu geçti

Fransa’da 17 yaşındaki Cezayir asıllı Nahel’in ölümüne neden olan polise destek amacıyla internet üzerinden başlatılan yardım kampanyasında toplanan para şu ana kadar 1 milyon euroyu geçti.

DIŞ HABERLER

 

 

#Fransada #bilanço #ağır