Ana Sayfa Blog Sayfa 275

Depremin 135’inci gününde bir kadının cenazesi bulundu

Antakya’da depremin 135’inci gününde enkaz kaldırma çalışmalarında bir kadının cenazesi bulundu

Mereş (Maraş) merkezli 6 Şubat’ta peş peşe yaşanan depremlerde ağır hasar alan kentlerden biri olan Hatay’da 135 gün sonra bir kadının cenazesi bulundu.

Antakya ilçesine bağlı Kışlasaray Mahallesi Köşe Apartmanı enkazının kaldırılması sırasında dün bulunan kadının cenazesi, hastane morguna kaldırıldı.

HATAY

#Depremin #135inci #gününde #bir #kadının #cenazesi #bulundu

Mehmet bebeği katleden uzman çavuş yeniden yargılanacak

Şirnex’te evlerinin balkonunda annesin kucağında başına isabet eden gaz fişeği ile katledilen Mehmet Uytun’un ölümüne dair açılan davada, uzun süre yargılanması engellenen sanık uzman çavuşun Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılanması kararına karşı yapılan itiraz kabul edildi

Şirnex’ın (Şırnak) Cizîr ilçesinde 9 Ekim 2009’da yaşanan bir protesto eylemi sırasında evinin balkonunda annesinin emzirdiği sırada başına isabet eden gaz fişeği ile katledilen 18 aylık Mehmet Uytun’un ölümünün üzerinden 14 yıl geçmesine rağmen failler hala yargılanmadı.

Yargılanması engellendi

Fail uzman çavuş Hakan Alkan’ın yargılanmasında soruşturmanın açılmasından bu yana hukuki girişimler her seferinde kamu yetkilileri tarafından engellendi.

Dosyada takipsizlik verildi

Uytun’un ölümünün ardından soruşturmayı yürüten Cizre Savcılığı, kaymakamlığın “delil” yetersizliğinden dolayı soruşturma izni vermemesiyle dosyada takipsizlik kararı verdi.

Dava 11 yıl sonra açıldı

Avukatların Anayasa Mahkemesi’ne (AYM) yaptığı başvuruda, “etkin” soruşturma yürütülmediği gerekçesiyle ihlal kararı vermesi, Antep Bölge Adliye Mahkemesi’nin soruşturma izninin verilmesine dair hüküm kurmasıyla Uytun’un katledilmesinden 11 yıl sonra dava açıldı.

Ödül gibi ceza

Sanık uzman çavuş Alkan hakkında “taksirle ölüme neden olmaktan” açılan dava, 9 Şubat 2021’de Cizre 1’inci Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülmeye başlandı. Cizre 1’inci Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen ve 20 Eylül 2021’de karara bağlanan davada, sanık Alkan’a 3 yıl hapis cezası verildi. Mahkeme, “taksirle ölüme neden olmaktan” verilen 3 yıllık hapis cezasını 18 bin 200 TL para cezasına çevirdi.

Dosya mahkemeler arasında gidip geldi

Yargılama boyunca sanığın suçu kasten işlediği ve dosyada görevsizlik kararı verilmesi gerektiği yönündeki itirazları kabul etmeyen mahkeme, Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi tarafından kurulan hükmün bozulmasının ardından avukatların bir kez daha talep etmesiyle, “olası kastla öldürme” kapsamına girip girmediğinin incelenmesi için dosyayı 11 Mayıs’ta Ağır Ceza Mahkemesi’ne göndermeye karar verdi.

İtiraz yolu kapalı

Sanık avukatı ve Cizre Savcılığı’nın dosyanın Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderilmesine karşı başvurduğu Cizre 2’nci Ağır Ceza Mahkemesi, yapılan itirazı oy birliğiyle kabul etti. Mahkeme kararının kesin olması nedeniyle aile avukatları itirazda bulunamadı. Sanık Alkan’ın yargılaması, 14 Eylül’de yine Cizre 1’inci Asliye Ceza Mahkemesi’nde devam edecek.

Cezasızlığın bir örneği

Dosyaya hukuki destek sunan İnsan Hakları Derneği (İHD) Amed Şubesi üyesi avukat Yakup Güven dosyaya dair verdiği bilgide, “Cezasızlık sisteminin ne kadar istikrarlı bir nitelik kazandığı, kurumsallaştığı konusunda önemli bir örnek” değerlendirmesinde bulundu.

Hukuk mücadelesi veriyoruz

Verdikleri hukuki mücadele sonunda sanık Alkan’ın yargılanmasının yolunun açıldığını dile getiren Güven, “Biz başından beri dava konusunun kasten öldürme suçu niteliğinde olduğunu belirttik. Niteliği itibariyle davaya bakmaya görevli mahkemenin Asliye Ceza Mahkemesi değil, Ağır Ceza Mahkemesi olması gerektiğini savunduk. Zira Asliye Ceza Mahkemesi, ancak taksirle ölüme sebebiyet verme yönüyle inceleyebilirdi. Oysa mevcut suçun taksir boyutuyla değerlendirilmesi ancak cezasızlık sistemiyle izah edilebilir” diye konuştu.

Usule aykırı birçok durum var

Yargılama sürecinde de usule aykırı birçok yöntemin kullanıldığını dile getiren Güven, “Yargılama sürecinde suç delilinin kaybedilmesi, sanık ve bir kısım tanığın yokluğumuzda dinlenmesi gibi usule aykırı birçok durum ortaya çıktı. Bölgede kolluk görevlilerinin yargılandığı tüm davalar ne yazık ki başından beri takip edilen benzer yöntemlerle, benzer neticelere ulaşmaktadır. Bu politika kamu görevlileri için bir zırh olma özelliğini tümüyle sağlamaktadır” ifadelerini kullandı.

Güven, cezasızlık politikasına karşı da hukuki mücadelelerini sürdüreceklerini kaydetti.

AMED

#Mehmet #bebeği #katleden #uzman #çavuş #yeniden #yargılanacak

İhlal devam ediyor: Cumartesi Anneleri AYM’ye tekrar başvuracak

Anayasa Mahkemesi’nin kararına rağmen Cumartesi Anneleri’nin Galatasaray Meydanı’ndaki eylemleri engellenmeye devam ediyor. İHD, AYM Genel Sekreterliği’ne başvuruda bulunacak

Gözaltında kaybedilen ve faili meçhul cinayete kurban giden yakınlarının akıbetini sormak için ilk kez 27 Mayıs 1995’te Galatasaray Meydanı’nda bir araya gelen Cumartesi Anneleri’nin mücadelesi 28 yıldır devam ediyor.

Süleyman Soylu’nun hedef göstermesiyle Cumartesi Anneleri, eylemlerinin 700’üncü haftasında polis saldırısına uğradı. Saldırının yaşandığı 25 Ağustos 2018’den bu yana Cumartesi Annelerine kapatılan Galatasaray Meydanı, Anayasa Mahkemesi (AYM) “ihlal” kararına rağmen abluka altında tutuluyor.

AYM’ye yeniden başvuru

MA’da Rukiye Adıgüzel’e konuşan İHD İstanbul Şubesi Başkanı Gülseren Yoleri, yasak kararlarının hukuka uygun olmadığını belirterek, Cumartesi Anneleri’nin sesinin duyulmasını engellemeye çalışıldığını dile getirdi. AYM kararlarının uygulanmasının ülkeyi yöneten tüm kurumların sorumluluğunda olduğunu kaydeden Yoleri, kararın uygulanması için hem valiliğe başvurduklarını hem İçişleri Bakanlığı’ndan randevu talep ettiklerini aktardı. Yoleri, AYM Genel Sekreterliği’ne başvuruda bulunacaklarını ve kararın uygulanması için gerekli girişimlerde bulunmalarını isteyeceklerini söyledi.

Mücadeleye destek mesajı

Yoleri, sözlerini şöyle sürdürdü: “Nihayetinde Cumartesi Anneleri, 28 yıldır devlete sürekli suçunu hatırlatıyor. Dolayısıyla devletin reddedemeyeceği bir insanlığa karşı suçtan bahsediyoruz. Devletin işlenen insanlığa karşı suçlarla yüzleşmesini istiyor. Bu suçun üstü örtülmediği gibi failler aradan 40 yılda geçse bulunur, yargılanır, bunun hesabı verilir ya da bunun hesabı sorulur. Bu yüzden de Cumartesi Annelerinin mücadelesine destek vermek, dayanışmak, hepimizin boynunun borcu.”

Ne olmuştu?

Cumartesi Annelerinin Galatasaray Meydanı’nda gerçekleştirdiği ilk eylem, 12 Mart 1995’te yaşanan Gazi Katliamı’ndan sonra gözaltında işkence edilerek katledilen Hasan Ocak’ın cenazesinin 15 Mayıs’ta Beykoz’da bulunan mezarlıkta bulunmasıyla başladı. Ocak’ın cenazesinin bulunmasının ardından gazeteci-yazar Nadire Mater’in de aralarında olduğu “Arkadaşıma dokunma” kampanyasını yürüten 15-20 kişilik bir grup, 27 Mayıs 1995’te Galatasaray Meydanı’nda oturma eylemine başladı.

Eyleme, her hafta Cumartesi yapılmasından kaynaklı “Cumartesi Anneleri/İnsanları” adını aldı.

Yılllarca süren mücadelenin ve gözaltıların ardından eylemlerin 700’üncü haftasında yapılan saldırıdan sonra kayıp yakınlarının verdiği adalet mücadelesinin “hafızası” olarak sembol değeri olan Galatasaray Meydanı, polis bariyerleriyle çevrilerek abluka altına alındı.

İhlal kararı

Cumartesi Anneler’nin 700’üncü hafta eylemine dönük polis saldırısı ve ablukaya karşı Anayasa Mahkemesi’ne başvurdu. Yapılan başvuruyu 23 Şubat 2023 tarihinde karara bağlayan AYM, 24 yıldır devam eden eylemin kamu düzenini zedelemeyeceğini belirterek, hak ihlali kararı verdi.

İSTANBUL

 

#İhlal #devam #ediyor #Cumartesi #Anneleri #AYMye #tekrar #başvuracak

Honduras’ta hapishanede çıkan kavgada 41 mahkum öldü

Orta Amerika ülkesi Honduras’ta kadınlar hapishanesinde çıkan olayda 41 kadın mahpus hayatını kaybetti

Honduras gazetesi La Prensa’nın aktardığına göre, başkent Tegucigalpa’ya bağlı Tamara kasabasındaki kadınlar cezaevinde, isyan ve çatışma çıktı.

Olaylarda 25 kadın yakılarak, 16 kadın ise silahla öldürüldü.

“En sert şekilde müdahale” emri

Mara Salvatrucha ve Barrio 18 grupları arasında çıkan çatışma nedeniyle hapishane çevresine çok sayıda güvenlik gücü sevk edildi.

Güvenlik Bakanı Yardımcısı Julissa Villanueva, Twitter hesabından yaptığı paylaşımda, cezaevinde “acil durum” ilan edildiğini belirterek, “Tamara kadın hapishanesine en sert şekilde müdahale emrini verdim. Bu cezaevindeki eylemlere ve başıboşluğa müsamaha göstermeyeceğiz. İtfaiye, polis ve asker eşliğinde en hızlı şekilde duruma el konuluyor” dedi.

Tegucigalpa’ya yaklaşık 300 kilometre mesafedeki IIama Cezaevinde de silahlı çatışmaların yaşandığı ve polisin olaylara müdahale ettiği bilgisi paylaşıldı.

DIŞ HABERLER

#Hondurasta #hapishanede #çıkan #kavgada #mahkum #öldü

Özerk Yönetim’den saldırı açıklaması

Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi, Qamişlo-Tirbespiyê yolundaki saldırının Türkiye’nin halklara yönelik düşmanlığını gösterdiğini söyledi

Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi, Qamişlo-Tirbespiyê yolu üzerinde gerçekleşen ve Qamişlo Kanton Meclisi Eş Başkanı Yusra Derwêş ile yardımcısı Liman Şiwêş ve şoförü Fırat Tuma’nın yaşamını yitirdiği saldırıya ilişkin açıklama yaptı. Saldırıyı şiddetle kınayan Özerk Yönetim, Türkiye’nin halklara düşman olduğunu bir kez daha gösterdiğini söyledi.

Saldırının Astana toplantılarına denk gelmesine de dikkat çekilen açıklamada, Astana toplantılarının bölge halkına karşı olduğunun da teyit edildiği kaydedildi. Açıklamanın sonunda yaşamını yitirenlerin ailelerine başsağlığı dilenirken, mücadelenin büyütülerek sürdürüleceği vurgulandı.

HABER MERKEZİ

#Özerk #Yönetimden #saldırı #açıklaması

Ekofest Bayramiç’te de yasaklandı!

Çanakkale’nin Bayramiç İlçesi Hacıkayyum Yeşil Park’ta yapılacağı duyurulan Ekofestival bu kez Çanakkale Valiliği’nce de yasaklandı

Geçtiğimiz günlerde Balıkesir Mehmetalan Köyü Darıdere Tabiat Parkı’nda hazırlıkları yapılan Ekofestival Baıkesir Valiliği’nce yasaklanmıştı. Bu yasak sonrası Çanakkale’nin Bayramiç İlçesi Hacıkayyum Yeşil Park’ta yapılacağı duyurulan Ekofestival bu kez Çanakkale Valiliği’nce de yasaklandı. Ekofestival’in düzenleyicisi olan Kazdağı Doğal ve Kültürel Varlıkları Koruma Derneği yasak kararlarına tepki göstererek açıklamada bulundu.

Ormanı peşkeş çekenler!

Dernekten yapılan açıklamada, “Ortalığı sellerin götürdüğü yağmurlu haziran günlerinde sözüm ona “yangın tehlikesi”yle bir araya gelmemiz engellendi. Geçen sene de aynı gerekçe ileri sürülmüştü. Biz nedenin orman yangını olmadığını biliyoruz. Bu yasaklama, son yıllardaki yaşam alanlarımıza ve haklarımıza yönelik müdahalelerin bir parçasıdır. Ormanlarımızı enerji ve maden şirketlerine peşkeş çeken orman idaresi sözüm ona ormanları bizden koruyor. Sulak alanları korumayan Doğa Koruma ve Milli Parklar, Tabiat parkını derneğimizden sakınıyor” denildi.

‘Yasaklar bizleri yıldıramayacak’

Festival hazırlık ekibinin düzenlemeler için 20 Haziran tarihinde alanda çalışmaya gittiği ancak akşam üzeri gelen yasaklama tebligatı ile alandan ayrıldığı belirtilen açıklamada, “Tarikat yurtlarında çocukların tecavüz edilmesine, her gün en az dört kadının öldürülmesine, nefret cinayetlerine ses çıkarmayanlar, konserleri, festivalleri, yasaklayarak yaşamlarımıza ve en doğal haklarımıza engelleme getiriyor. Bilsinler ki bu engelleme ve yasaklamalar bizleri yıldıramayacak” diye belirtildi.

EKOLOJİ SERVİSİ

#Ekofest #Bayramiçte #yasaklandı

DTK SİHA saldırısını kınadı, birlik çağrısı yaptı

DTK yaptığı açıklamada, Qamişlo Kantonu Eşbaşkanı Yusra Derwêş ile birlikte 2 kişinin Türkiye’nin SİHA saldırısında katledilmesini kınayarak, Kürt halkına saldırılara karşı birlik çağrısı yaptı

Türkiye’nin Tirbespiyê-Qamişlo yolunda Silahlı İnsansız Hava Aracı (SİHA) ile gerçekleştirdiği saldırıda yaşamını yitiren Qamişlo Kantonu Eşbaşkanı Yusra Derwêş, yardımcısı Lîman Şiwêş ve aracın şoförü Firat Tûma’nın katledilmesine ilişkin Demokratik Toplum Kongresi (DTK), yazılı açıklama gerçekleştirdi. Açıklamada Türkiye’nin saldırıları kınanırken, Kürt halkına saldırılara karşı birlik olma çağrısında bulunuldu.

‘Bu bir insanlık suçudur’

AKP-MHP faşist rejiminin Kürt halkının kazanımlarına dönük hiçbir kural tanımadan saldırdığının belirtildiği açıklamada, şu ifadelere yer verildi: “Federe Kurdistan’da kimyasal silah kullanıyor, Irak Hükümeti ile beraber Şengal’i statüsüz bırakmak istiyor, Mexmûr Kampı’nı ablukaya alıyor, Rojava’da hava saldırıları ve çeteler eliyle sivillere saldırıyor, hastaneleri bombalıyor. Bugün de hava saldırısında Qamişlo Kantonu Eşbaşkanı Yusra Derwêş’e, yardımcısı Liman Şiwêş ve araç sürücüsü Fırat Tûma katledildi. Bu bir insanlık suçudur, bu insan hakları ve uluslararası hukukun ihalalidir, bu suç BM başta olmak üzere, tüm dünya gözü önünde işlenirken uluslarası insan hakları örgütleri bu suçlara sessiz kalarak saldırılara destek veriyor.”

Mesrur Bazrani’nin ziyareti sırasında saldırı

Bu saldırıların Kürt halkının kazanım ve çıkarlarına dönük olduğuna vurgu yapılan açıklamada, saldırının Federe Kurdistan Başbakanı Mesrur Bazrani’nin Türkiye’de Cumhurbaşkanı ve Dışişleri Bakanı ile görüşme gerçekleştirdiği zamana denk gelmesine dikkat çekildi. Açıklamanın devamında, “Bir taraftan Kürtlerin kazanımlarına dönük saldırı gerçekleşirken bir tarafta ise diplomasi görüşmesi yapılıyor. Bu da faşist rejimin amacını ortaya koyuyor. Rojava Demokratik özerklik modeli ile halkların birlikteliğini, kadınların özgürlüğünü ve doğayı savunmasıyla ezilen halklara umut olurken, tekçi rejim olan AKP-MHP’yi de korkudan titretiyor, bu da saldırıların bir nedeni olarak duruyor. Bu nedenle bütün halklarımız tek yürek olarak kazanımlarını korumalı” çağrısı yapıldı.

BM’ye çağrı

DTK açıklamasında saldırıyı kınayarak, “Kürt kurum, parti ve örgütlerine de bu saldırılara karşı açık bir tutum sergileyerek Kürt halkının kazanımlarının yok edilmesine izin vermemesi çağrısında bulunuyoruz. Yine bizler uluslararası sivil toplum, insan hakları örgütleri ve BM’ye, uluslararası hukuku ve insan haklarını tanımayan bu saldırılara karşı görevini yerine getirme çağrısında bulunuyoruz”dei.

HABER MERKEZİ

#DTK #SİHA #saldırısını #kınadı #birlik #çağrısı #yaptı

Hezex’te şüpheli çocuk ölümü

Hezex ilçesinde traktörden düştüğü iddia edilen 8 yaşındaki çocuk yaşamını yitirdi

Şırnex’in Hezex (İdil) ilçesine bağlı Xirabêşêref köyünde babasıyla tarlaya giden Emir Bakla’nın (8) seyir halindeki traktörden düşerek ağır yaralandığı öne sürüldü. Olay yerine çağrılan sağlık ekipleri tarafından İdil Devlet Hastanesi’ne kaldırılan Bakla, tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı.

Polis olayla ilgili soruşturma başlatırken, Bakla’nın cenazesi otopsi işlemlerinin ardından köy mezarlığında defnedildi.

HABER MERKEZİ

#Hezexte #şüpheli #çocuk #ölümü

Suruç Katliamı’nın 95. ayı: Adalet demeye devam edeceğiz

Suruç Aileleri İnisiyatifi’nin 2015’te Suruç’ta katledilen 33 kişi için sürdürdüğü adalet mücadelesi 95’inci ayını geride bırakırken, Kadıköy’de bir araya gelenler adalet çağrısını yineledi

Suruç Aileleri İnisiyatifi, Suruç’ta katledilen 33 kişi için sürdürdükleri eylemin 95’inci ayında da Kadıköy’de bulunan Halitağa Caddesi’nde bir araya geldi. “8’inci yılında Suruç için adalet herkes için adalet”, “ Kalplerimiz adalet için atsın” pankartının açıldığı açıklamada sık sık “Suruç için adalet herkes için adalet”, sloganları atıldı. Açıklamaya Suruç Aileleri, Cumartesi Anneleri, Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi (Yeşil Sol Parti) milletvekili Çiçek Otlu ve çok sayıda sivil toplum örgütü temsilcisi ile gençlik örgütleri destek verdi. Eylemde açıklamayı kitle adına 33’lerin yoldaşı Gamze Toprak okudu.

Adalet demeye devam edeceğiz

Toprak, katliamın yapılacağı bilgisinin İçişleri Bakanlığı’nda, emniyet müdürlüğünde olmasına rağmen faillerin engellenmediğini ifade etti. Toprak, adalet taleplerinin hala yerine getirilmediğini ifade edere şöyle konuştu:

“Aradan geçen bunca zamana rağmen adalet talebimiz devam ederken katliamın aydınlatılmamış olması canımızı yakmaya devam ediyor. Suruç katliamı davasında adaletsizlikler bir bir sıralanırken ailelerimiz, yaralılarımız ve avukatlarımızla birlikte Suruç davasının bir hapishane kampüsünde görülmesine ve mahkeme heyetinin tarafsız, adil bir yargılama yapmamasına itiraz ettiğimiz için yargılanıyoruz. Geçtiğimiz günlerde Suruç davasının 21. duruşmasında mahkemeye tepki gösterdiğimiz ve adalet talebimizi bir kez daha dile getirdiğimiz için hakkımızda ‘tehdit ve hakaretten’ dava açıldı. ‘Suruç için adalet herkes için adalet’ demeye devam edeceğiz.”

Suruç Katliamı’nın unutturulmaya çalışıldığını söyleyen Toprak, ülkede gerçekleşen katliamlarda vefat edenleri saygı ile anarak mücadelelerine devam edeceklerinin altını çizdi.

‘Avukatlarımızı değil, katilleri yargılayın’

Devletin gözaltı ve tutuklamalar ile yıldırma politikası yürüttüğünü söyleyen Toprak , Suruç İçin Adalet Platformu avukatlarından Gülhan Kaya’nın tutuklanmasını ve avukat Sezin Uçar’ın evinin basılmasını hatırlattı. Toprak sözlerine şöyle devam etti: “Tüm bu saldırılar ile katliam davaları savunmasız bırakılmak isteniyor. Avukatlarımızı değil, katilleri yargılayın. SGDF Eşbaşkanları Yaren Tuncer ve Okan Danacı’nın da aralarında olduğu sosyalist gençlerin duruşması 12 Temmuz’da görülecek. 33’lerin yoldaşlarına sahip çıkmak için biz de Çağlayan Adliyesi’nde olacağız herkesi o gün adliye önüne bekliyoruz. Baskılara rağmen Suruç katliamı davası 4 Temmuz saat 9.00’da Urfa’nın Hilvan ilçesinde bulunan hapishane kampüsünde görülmeye devam edecek. Gelecek ay Suruç katliamının 8. yıl dönümünde düş yolcularımızın mezarı başında, Amara Kültür Merkezi’nde, Halitağa’da ve birçok kentte 33 düş yolcusunu anacağız. Suruç katliamı başta olmak üzere tüm katliamların hesabının sorulması için adalet arayışımızı sürdüreceğiz herkesi Suruç için adalet mücadelesini birlikte yükseltmeye çağırıyoruz.”

Polis müdahalesi

Eylemin ardından polis kitleye müdahale etti. Kitlenin direnişi ve tepkisi üzerine polis geri çekilirken, gözaltında kaybedilen Murat Yıldız’ın annesi Hanife Yıldız, “İnsanların acısına saygı duyun. Bu gençler bu ülkenin vatandaşı. Ayıp ayıp ayıp” diyerek isyan etti. Son olarak konuşan Yeşil Sol Parti milletvekili Çiçek Otlu, “Ne polis baskısı ne tutuklama bizi vazgeçirmedi. Suruç katillerinden hesap sormaya devam edeceğiz 8’inci yılında yeniden buluşacağız” sözleriyle tepki gösterdi.

Hiçbir saldırı 33’leri anmamızı engelleyemeyemez

Söz alan Yeşil Sol Parti Milletvekili Çiçek Otlu, “Önümüzdeki ay Suruç’un yıldönümü yine burada olacak ve adalet talebimizi haykıracağız. Polisin hiçbir saldırısı 33’leri anmamızı engelleyemeyecek” diyerek Suruç’un 8. yıldönümüne çağrı yaptı.

HABER MERKEZİ

#Suruç #Katliamının #ayı #Adalet #demeye #devam #edeceğiz

El Vatan: Moskova Türkiye’nin Suriye’den çekilmesi için takvim sunacak

El Vatan gazetesi, Astana’da yapılan dörtlü görüşmelerde Moskova’nın ‘Türkiye’nin Suriye’den çekilmesine dair net bir takvim ortaya koyacağını’ yazdı

Suriye gazetesi El Vatan, Türkiye, Rusya, Suriye ve İran dışişleri bakan yardımcılarının Kazakistan’ın başkenti Astana’da bir araya geldiği toplantıya ilişkin yeni bir bilgi paylaştı. Gazete, Rusya’nın Astana görüşmelerinde Türkiye’nin Suriye’den çekilmesi için bir takvim sunacağını yazdı.

BBC’nin El Vatan gazetesine dayandırdığı haberinde gazeteye konuşan Suriye hükümeti kaynakları, “Moskova, Ankara ile Şam’ın yakınlaşmasını istiyor. Bu yüzden Türkiye’nin Suriye’den çekilmesine dair net bir takvim ortaya koyacak” diye belirtti. Kaynaklar, Şam’ın diyaloğa açık olduğunu, tarafların bunun için net hedefler, bir çerçeve ve bir diyalog mekanizması belirlemesi gerektiğini söyleyerek şunları belirtti: “Bir ilerleme sağlanmasını istiyorsak, ‘terörle mücadele’ gibi iki tarafın da kendine göre yorumladığı muğlak ifadeler kullanmayı bırakmamız lazım.”

Astana görüşmelerine dair açıklama yapan Suriye Dışişleri Bakan Yardımcısı Ayman Susan, çözüme dair tek giriş noktasının Türkiye’nin topraklarından çekilmesi olduğunu ifade etmişti.

HABER MERKEZİ

#Vatan #Moskova #Türkiyenin #Suriyeden #çekilmesi #için #takvim #sunacak