Ana Sayfa Blog Sayfa 310

AP’de Kürt sorunu konferansı: Avrupa Kürt davasının destekçisi olmalı

Avrupa Parlamentosu’ndaki konferansta İmralı tecridi ve Türkiye’de hukukun siyasallaşması gibi tartışılırken, ‘Kanunsuz alanlar İmralı’dan başlayarak yayıldı’ vurgusu yapıldı

Fransa’nın Strasbourg kentinde bulunan Avrupa Parlamentosu’nda Demokrasi ve İnsan Hakları için Avrupa Avukatlar Birliği (ELDH) ile Uluslararası Hukuk ve Demokrasi Derneği (MAF-DAD) tarafından organize edilen ve AP’deki Sol Parti (Die Linke), Sosyalistler ve Demokratların İlerici İttifakı (S&D) iş birliğiyle “Türkiye’de Hak ve Özgürlükler: Hukuk, Cezaevleri ve Kürt Sorunu” başlıklı bir konferans düzenleniyor.

Konferansın açılış bölümünde konuşan AP Sol Parti Eşbaşkanı Martin Schirdewan, İmralı’daki tecride, Türkiye’deki seçimlere ve seçimler sonrasında Avrupa devletlerinin tutumuna değindi.

Schirdewan, Türkiye’deki gelişmeleri yakından takip ettiklerini belirterek, “Biz sessiz kalmayacağız. Avrupa devletlerinin ve liderlerinin iki yüzlü davranmalarını kınayacağız. Yargı kararlarının yerine getirilmediğini biliyoruz. Osman Kavala ve Selahattin Demirtaş kararı sürüncemede bırakıldı” hatırlatması yaptı.

İlk oturumda moderatörlüğünü sosyal aktivist ve IACTA üyesi, Feminist Kooperatif avukatı Paula Martin Ponz’in yaptığı “Türkiye’de siyasetin yargılanması” paneline Asrın Hukuk Bürosu avukatı Faik Özgür Erol, Katalonya’dan ELDH Yürütme Kurulu Üyesi Prof. Louis Lemkow, Türkiye İnsan Hakları Davalarını Destekleme Projesi (TLSP) ve Middlesex Üniversitesi’nden Prof. Philip Leach ve AP üyesi Fabio Massimo konuşmacı olarak katıldı.

‘Avrupa Kürt davasının destekçisi olmalı’

AP Yeşiller Grubu üyesi François Alfonsi ise “Ben Korsikalıyım, biz de haklarımız için mücadele ediyoruz. Siz Kürtlerin hakları için mücadele ettiği gibi. Abdullah Öcalan yıllarca tecrit içinde yaşıyor. HDP son seçimlerde Erdoğan’ın büyük başarıya ulaşmasının önünde engel oldu. Adil ve demokratik bir seçim olmadı. Avrupa Kürt davasının destekçisi olmalıdır” diye konuştu.

Konferansı organize eden ELDH Eşbaşkanı Prof. Bill Bowring, “Londra’da hukuk profesörü ve avukatım. Eşbaşkanım Barbara Spinelli Kürt hakları için çalışması nedeniyle Türkiye’ye giremiyor. Biz Türkiye’de pek çok mahkemeyi izledik. Cezaevlerini de gezdik. İmralı’yı da ziyaret ettik. Türkiye ile ilgili pek çok davada görev aldım. Özgür Gündem davasında görev aldık. Düşünce özgürlüğü konusunda içtihat kararları haline geldi bu davalar” dedi.

‘İktidar siyasi rakiplerine karşı hukuku kullanıyor’

MAF-DAD Başkanı Heike Geisweid, şunları söyledi:

“Biz MAF-DAD’ı yıllar önce kurduk. Temel insan hakları ve medeni hakları korumak için kurduk. Mücadelemiz sonucunda Türkiye’de DGM’ler kaldırıldı. Bugün diğer mahkemeler de hukukun üstünlüğü önünde engelleri oluşturuyor. Avrupa’nın eleştirileri nedeniyle Türkiye’de cezaevi sistemi değiştirildi. F Tipleri getirildi. Ancak bununla beraber tecrit önemli bir olay oldu.

AİHM kararlarına rağmen Abdullah Öcalan insan hakları ihlaline maruz kalıyor. Yıllardır aile ve avukatları ile komik nedenlerle görüşemiyor. Türkiye’de iktidar siyasi rakiplerine karşı hukuku kullanıyor. Ayrıca 2015 sonrasında PKK, TKP/ML, DHKP-C gibi örgütlerin militanlarına karşı çatışmalar yaşandı. 2015 son baharından 2016 ilk baharına kadar çok ciddi insan hakları ihlalleri yaşandı. Cizre, Sur, Nusaybin gibi kentler yıkıldı. 179 sivil öldürüldü. 2016’da HDP eşbaşkanları, yüzlerce üyesi, sivil toplum örgütü üyeleri tutuklandı. On binlercesi korkunç hapis cezalarına maruz kaldı. Belirsiz muğlak ‘terör’ hukuk tanımı nedeniyle.

2016’da birçok hukukçu görevden alındı hükümete yakın kişiler atandı. Sonrasında ise seçilmiş kişiler görevden atandı. Kayyumlar atandı. Koronada çok ciddi suçlu bırakıldı, siyasi tutsaklar bırakılmadı. Son seçim sonrası AKP’nin rejimi demokratikleştireceğini düşünmek saflık olur. Avrupa kurumlarının Türkiye üzerinde baskı kurması çok önemli olduğunu düşünüyorum.”

‘Kanunsuz alanlar İmralı’dan başlayarak yayıldı’

Asrın Hukuk Bürosu’ndan Faik Özgür Erol da konuşmasında yargının siyasallaşmasına dikkati çkerek, Demirtaş ve Kavala davalarını örnek gösterdi. Erol, “Devletin refahı adına tüm norm ve standartlar bir kenara bırakılmıştır. Devletin bekası adına yasal sınırları kaldırıyor, etnik kimlikleri ve diğer inançları linç ediyorlar. AKP, hukuku kendi dışındaki grup ve çevreleri kazanmak için bir araç olarak kullandı” dedi.

Erol konuşmasının devamında, “Suriye’de işgal altındaki bölgeler Guantamano’daki uygulama gibi karanlık bir alandır” vurgusu yaparak şunları söyledi: “Kürt bölgelerinde de bu böyledir, özellikle ‘sokağa çıkma yasağı’ sırasında, alanlar yeniden karardığında. Bu durum göçmenler için de geçerlidir. AKP yönetimi kendisine göre statüsüz yerler yaratıyor. O gün göçmenler Ege bölgesinde bir yerde tutuklandı. Etraflarını çitle çevirerek dışarıdan yiyecek ve içecek verdiler. Hukukta böyle bir şey yok. Bu kanunsuz karanlık alanlar da İmralı’dan başlayarak diğer bölgelere yayıldı.”

Panel sürüyor

Katalan Avukat-Prof. Luis Lemkow, siyasetin yargıyı kontrol ettiğini ve “Türkiye’de olduğu gibi İspanya’da da siyasi yargı dönüşümü yaşandı” dedi.

Prof. Philip Leach ise şöyle dedi:

“Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi birkaç gün önce durumu gözden geçirerek Türkiye’den Kavala ve Demirtaş’ı derhal serbest bırakmasını istedi. Demirtaş davası, Türk yargısının siyasallaşmasına da ışık tutuyor. Bu dava geçen hafta Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi’nin gündemine getirildi.”

İkinci panelin başlığı ise “cezaevleri, izolasyon ve yargı” olacak. Amed Barosu Başkanı Avukat Nahit Eren, Türkiye’deki ceza infaz sistemini ele alacak. Asrın Hukuk Bürosu’ndan Avukat Cengiz Yürekli, İmralı deneyimi üzerinden tecrit ve cezaevlerindeki durum hakkında bilgi verecek. 2023 Cezaevi Delegasyonu Üyesi Avukat Miriam Fieding uluslararası heyetlerin gözlem ve tavsiyelerini aktaracak. Özgürlükçü Hukukçular Derneği’nden (ÖHD) Avukat Rengin Ergül ise Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi’nin “umut hakkı” kararını değerlendirecek.
Konferansın üçüncü paneli ise “Türkiye için demokratik perspektif” başlığıyla gerçekleşecek ve çözüm yolları üzerinde durulacak. İrlanda’dan Sosyalist Avukatlar Derneği’nden Declan Owens “Çatışma çözümü deneyimleri ve hukukun rolü” başlıklı bir sunum yapacak. Norveç Pen’den Caroline Stockford “Kürtçe savunma hakkı ve Kürt gazetecilere, medyaya yönelik baskıları” ele alacak. AP Sosyalistler ve Demokratların İlerici İttifakı Grubu’ndan Giuliano Pisapia ise Türkiye’nin demokratikleşmesinde Avrupa’nın rolü üzerine konuşacak.

Kaynak: ANF

#APde #Kürt #sorunu #konferansı #Avrupa #Kürt #davasının #destekçisi #olmalı

Esad, Türkiye’nin Suriye’den çekilmesi şartını yineledi

İran heyetiyle bir araya gelen Beşar Esad, Türkiye’nin Suriye’den çekilmesi şartını yineledi

Şam hükümeti başkanı Beşar Esad, İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Ali Asğar Haci ve beraberindeki heyetle bir araya geldi. SANA’nın aktardığına göre Esad, Türkiye ile olan ilişkilere değindi.

Şam-Ankara arasındaki ‘normalleşme’ müzakerelerinde, Türkiye’nin Suriye topraklarından çekilme hedefine odaklanılması gerektiğini dile getiren Esad, Suriye’nin müzakerelerdeki ana hedeflerinin Türkiye’nin Suriye’nin kuzeyindeki topraklardan çekilmesi ve ‘terörle mücadele’ olduğunu söyledi

SANA’daki haberde şu ifadeler yer aldı: “Esad, bundan sonraki aşamada, özellikle dörtlü toplantılar ve Astana yolunda koordinasyonun öneminin altını çizerek, Rusya ve İran taraflarıyla işbirliği içinde, ister Türkiye’nin Suriye topraklarından çekilmesi olsun, ister terörle mücadele olsun, ister başka konular olsun temelleri tanımlayan ve yaklaşan müzakerelerin dayandığı başlıkları ve hedefleri kesin olarak netleştiren ve bu adresler için bir zaman çerçevesi ve uygulama mekanizmalarını belirleyecek ortak bir stratejinin geliştirilmesini vurguladı.”

DIŞ HABERLER

#Esad #Türkiyenin #Suriyeden #çekilmesi #şartını #yineledi

Bergamalılardan RES ihalesine tepki: Dağlarımızda şirketler tarafından terör estiriliyor

Bergama’da yapılmak istenen RES ihalesine tepki gösteren yöre halkı, ‘Dağlarımızda RES ve GES şirketleri tarafından terör estiriliyor’ dedi

Bergama Çevre Platformu, Maruflar ve Setlik köylerinde yapılmak istenen Rüzgar Enerjisi Santrali (RES) ihalesinin yapıldığı Bergama Belediyesi önünde basın açıklaması yaptı. Sık sık “Havama, suyuma, toprağıma dokunma” sloganı atılan açıklamaya köylülerin yanı sıra ekolojistler ve çok sayıda yurttaş da katıldı.

Açıklama yapan Bergama Çevre Platformu Sözcüsü Erol Engel, Maruflar’da 50 Setlik’te 30 dekarlık tarım arazisinin sermayeye aktarılmak istendiğini aktardı. Bu köylerin Bergama’nın en yokluk çeken köyleri olduğunu vurgulayan Engel, “Bin ağacın bulunduğu arazide köylüler hayvancılık yapmakta. Yöre köylüsüne rağmen geçim kaynaklarını elinden alan onları açlığa terk eden bu anlayışı kabul etmiyoruz. Bu nedenle bu ihale halka karşı bir anlayışla yapılıyor. Burayı 29 yıllığına kiralayarak RES ve GES yapacaklar. Dağlarımızda RES ve GES şirketleri tarafından terör estiriliyor. Bu RES sermayedarları köylülerin ellerindeki malları yok pahasına belediye marifetiyle alıyor. Zaten köylerde giderek azalan nüfus var. Buraları tamamen insansızlaştırmaya çalışıyorlar. Bunu kabul etmiyoruz” diye konuştu.

‘İnsanları zor durumda bırakacaklar’

Ardından konuşan Maruflar Köyü Muhtarı Hüseyin Paloz ise, “Köyümdeki 50 dekarlık alanın satılmasını istemiyorum. Köylülerimiz hayvancılıkla geçiniyor. Bu köy yoksul bir köydür. Bunu satıp insanları zor durumda bırakacaklar. Zaten maden köye birçok zarar verdi. Buna karşı birçok yazı yazsakta bakanlık buraya dair bir adım atmadı. Biz bu arazinin de yok olmasını istemiyoruz” ifadelerini kullandı.

İZMİR

#Bergamalılardan #RES #ihalesine #tepki #Dağlarımızda #şirketler #tarafından #terör #estiriliyor

Kontrgerilla’nın kuruluş belgesi ortaya çıktı: ABD’den yardım talep edilmiş

Faili meçhul cinayetlerle adı anılan ve ‘gladyo ve kontrgerilla’ olarak anılan ‘Özel Harp Dairesi’nin kuruluşuna dair Türkiye’nin ABD’den yardım talep ettiği belgeler ortaya çıktı

Günümüzde Özel Kuvvetler Komutanlığı olarak adı ve yapısı değiştirilen Seferberlik Tetkik Kurulu’nun kuruluş belgeleri ilk kez ortaya çıktı.

Tarihçi yazar Erhan Çiftçi, yakın tarihteki birçok suikast ve faili meçhul cinayetle anılan kuruluş için Demokrat Parti’nin iktidarda ve Türkiye’nin NATO’ya tam üye olduğu 1952 yılında Türkiye Genelkurmayı tarafından ABD yönetiminden yardım talep ettiğine dair belgeyi paylaştı.

İlgili belgeyi ABD arşivlerinde çalışırken bulduğunu belirten Çiftçi, belgenin içeriğini ise “bu belgelerde Türk Genelkurmayı’nın kendi bünyesinde bir psikolojik harp departmanı kurmak istediği ve bunun için Kur. Alb. Emin Çobanoğlu aracılığıyla Amerikalılardan yardım talep ettiği görülüyor” ifadeleriyle açıkladı.

Çiftçi, paylaştığı belgeye göre Ankara’nın “tavsiye” talebine karşılık ABD yönetiminin verdiği yanıtı da “Amerikalılar ise böyle bir talepte bulunulmasından duydukları memnuniyeti dile getirerek 22 Eylül 1952 tarihinde ‘Hususi ve Yardımcı Muharip Birlikleri’ adıyla kurulacak ve ertesi yıl ‘Seferberlik Tetkik Kurulu’ ismini alacak yapı için ilk önerilerini sunmuşlar” sözleriyle açıkladı.

“Kontrgerilla” ve “gladyo” gibi isimlendirmeler de yapılan kuruluşla ilgili ABD’nin önerisine dair arşivde, “psikolojik harp işleri ile meşgul olacak teşkilat yapısının siyasi ve askerî boyutları şemalarla” anlatıldığını dile getiren Çiftçi, “proje”nin siyasi boyutunu gösteren çizimi de paylaştı.

Çiftçi, paylaşımlarında, belgede adı geçen ve ABD’lilerle teması kuran Kurmay Albay Emin Çobanoğlu’nun birkaç yıl sonra askerlikten ayrılarak günümüzdeki adıyla “Millî İstihbarat Teşkilatı”na katıldığına ve teşkilata kısa süre başkanlık yaptığına da dikkat çekti.

HABER MERKEZİ

#Kontrgerillanın #kuruluş #belgesi #ortaya #çıktı #ABDden #yardım #talep #edilmiş

AİHM’den ‘Kürdistan’ kararı: Baydemir’e tazminat ödenecek

AİHM Osman Baydemir’e, Meclis’te ‘Kürdistan’ ifadesini kullandığı gerekçesiyle verilen cezayı haksız buldu. Baydemir’e 16 bin 957 euro tazminat ödenecek

Eski Amed Büyükşehir Belediye Başkanı ve eski HDP Riha Milletvekili Osman Baydemir’e Meclis’te “Kürdistan” ifadesini kullanması gerekçesiyle 2017’de verilen ceza, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) tarafından ifade özgürlüğü ihlali sayıldı.

Baydemir’in başvurusunu görüşen mahkeme, Türkiye devletini 9 bin 750 euroluk kısmı manevi tazminat olmak üzere toplam 16 bin 957 euro tazminat ödemeye mahkum etti.

Ne olmuştu?

Söz konusu olay, Baydemir’in HDP Riha milletvekili olduğu 2017’deki bir Meclis oturumunda “Ben Kürt halkının bir evladı olarak, Kürdistan’dan gelen bir temsilci olarak kendime şöyle bir rol biçiyorum: Bu çatı, Kürt’ün ve Türk’ün ortak çatısı olsun” ifadelerini kullanması üzerine yaşanmıştı. Baydemir’e bu gerekçeyle, “iki parlamento oturumuna katılmamayı” ve “maaşının üçte ikisinin kesilmesini” içeren disiplin cezası verilmişti.

Baydemir ise “yasama faaliyeti sırasında sarf ettiği sözler nedeniyle cezalandırılmasının ifade özgürlüğünü ihlal ettiği” gerekçesiyle cezayı Anayasa Mahkemesi’ne (AYM) taşımıştı. Ancak AYM, “disiplin cezasının Anayasanın yargısal denetimini mümkün kıldığı parlamento kararlarından olmadığı” gerekçesiyle yetkisizlik kararı verince Baydemir itirazını AİHM’e taşımıştı.

HABER MERKEZİ

#AİHMden #Kürdistan #kararı #Baydemire #tazminat #ödenecek

Arif Çetin’e ‘suç örgütleriyle arana mesafe koy’ diyen avukata soruşturma

Jandarma Genel Komutanı Arif Çetin’e dair ‘Suç örgütleriyle arana mesafe koy’ paylaşımı yapan Av. Tugay Bek hakkında soruşturma açıldı

Adana Barosu’na kayıtlı avukat Tugay Bek, Jandarma Genel Komutanı Arif Çetin’in Metro Turizm sahibi Galip Öztürk ve devlet bağlantılı çete yöneticisi Alaattin Çakıcı’nın çalışanı Ferhat Aydoğan ile birlikte çektiği fotoğrafa dair sanal medya hesabından, “J. Komutanı, suç örgütleri ile arasına mesafe koysun. Cinayetten müebbet alıp, kaçtığı Gürcistan’da uyuşturucu suçundan 8 yıl ceza alan Metro Turizm sahibi Galip Öztürk samimi pozlar veren Jandarma Genel Komutanı Arif Çetin, şimdi de Çakıcı’nın adamı Ferhat Aydoğan’ı ağırlamış” paylaşımında bulunmuştu.

‘TSK’yi küçük düşürmek’

Çetin, bunun üzerine Av. Bek hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na, “Kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret” ve “TSK’yi küçük düşürmek” iddialarıyla şikayette bulundu. Şikayet üzerine Av. Bek hakkında “Kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret” iddiasıyla soruşturma başlatıldı. Bek, soruşturma kapsamında 8 Haziran’da Adana İl Emniyet Müdürlüğü’nde ifade verdi.

Bek, üzerine atılı suçlamayı reddederek, “Vatandaşlarımızın güvenliğini sağlamakla görevli en önemli kurumlarımızın başında gelen jandarma genel komutanın ilişkide olduğu kişileri belirlerken daha seçici olması gerektiği açıktır. Zira suç örgütü mensupları Jandarma genel komutanı veya üst düzey bürokratlarla çektirmiş olduğu bu türden fotoğrafları toplumu sindirmek sanki suç işleme ayrıcalığı varmış gibi bir izlenim yaratmak içinde kullanmaktadır. Benim paylaşımımın jandarma genel komutanını ziyaret eden kişileri belirtip ‘Jandarma Komutanı suç örgütleri ile arasına mesafe koysun’ demekten ibarettir” dedi.

 ‘Suç örgütlerine meşruluk kazandırma’

“Jandarmayı küçük düşüren benim paylaşımım değil, suç örgütü mensuplarıyla görüşmeyi, fotoğraf çektirmeyi normalleştiren, suç örgütlerine meşruluk kazandıran müştekinin kendisidir” diyen Bek, paylaşımın “düşünce ve ifade hürriyeti” kapsamında değerlendirilmesi gerektiğine vurgu yaptı.

ADANA

 

#Arif #Çetine #suç #örgütleriyle #arana #mesafe #koy #diyen #avukata #soruşturma

Yusuf Akın cinayetinde failler korunmaya devam ediyor

Yusuf Akın’ın öldürülmesine ilişkin sanık askerler hakkında devam eden davada, geçtiğimiz duruşma alınan keşif kararına rağmen keşif yapılamadı

Mêrdîn’in Nisêbîn ilçesi Deyrcem köyünde 20 Aralık 2011’deki askeri operasyonda tesisatçı olan Yusuf Akın’ın öldürülmesi ve Mehmet Eren’in yaralanmasına dair askerler hakkında verilen beraat kararı, Anayasa Mahkemesi’nin “yaşam hakkının ihlal edildiği” gerekçesiyle bozulmuştu.

Dosyanın yerel mahkemeye gönderilmesinin ardından jandarma özel harekat Kadir Engin O, Şenol T, Bahattin Y, Yusuf Ertuğrul K. ve Doğan G.’nin Mardin 1’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde 15 Eylül 2022’de yeniden yargılaması başladı. Yeniden başlayan yargılama sürecinde iki defa olay yerinde keşif yapılması yönünde karar kuran mahkeme, bir kez daha olay yerinde keşif yapamadı.

Mardin İl Jandarma Komutanlığı tarafından 2 Haziran günü mahkemeye gönderilen yazıda, mahkeme heyetinin keşif yapılabilmesi için bölgede “güvenlik koşullarının uygun olmadığı” bildirildi. Mahkeme heyeti “güvenlik koşullarının sağlanamayacağı” gerekçesiyle yeniden olay yerinde keşif işlemini gerçekleştiremedi.

Dosyanın durumuna dair bilgi veren Avukat Erdal Kuzu, keşif kararının 12 yıldan bu yana yerine getirilemediğini ve her defasında aynı gerekçenin sunulduğunu söyledi.

HABER MERKEZİ

 

#Yusuf #Akın #cinayetinde #failler #korunmaya #devam #ediyor

Şule Akdeniz’i katleden erkeğe ağırlaştırılmış müebbet hapis

Evli olduğu Şule Akdeniz’i katleden Erkan Tartuk’a, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verildi

Amed’in Yenişehir ilçesinde 19 Mayıs 2022 tarihinde boşanma aşamasında olduğu Şule Akdeniz’i katleden Erkan Tartuk hakkında “eşi kasten öldürme” suçlamasıyla açılan davanın karar duruşması görüldü. Diyarbakır 7’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davaya Akdeniz’in ailesi, ailenin avukatı Diren Vurgun ve Amed Barosu Kadın Hakları Merkezi avukatları katıldı. Tutuklu sanık ile avukatları da duruşmada hazır bulundu.

Heyet değişikliği nedeniyle önceki duruşmanın zabıtları okundu. Savcı,  sanığın “eşi kasten öldürme” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasıyla cezalandırılmasını istedi.

‘Eşe karşı kasten öldürme’

Akdeniz ailesinin avukatı Diren Vurgun, failin cinayet silahını dışardan getirdiğine işaret ederek, sanığın tutukluluk halinin devamını istedi. Vurgun, sanığın “eşe karşı kasten öldürme” suçundan cezalandırılmasını talep etti.

Sanık avukatları ise, “haksız tahrik” hükümlerinin uygulanmasını ve sanığın tahliyesini istedi.

Mahkeme, sanık Tartuk’un Akdeniz’i “kasten öldürme” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar verdi. Cezada indirime gidilmedi.

AMED

 

#Şule #Akdenizi #katleden #erkeğe #ağırlaştırılmış #müebbet #hapis

Avukatlardan, Abdullah Öcalan ile görüşme başvurusu

Asrın Hukuk Bürosu avukatları, 2 yılı aşkın bir süredir haber alamadıkları müvekkilleri PKK Lideri Abdullah Öcalan ile görüşme talebiyle Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı ve İmralı Cezaevi Müdürlüğü’ne başvurdu

Asrın Hukuk Bürosu avukatlarından İbrahim Bilmez, Raziye Öztürk, Emran Emekçi ve Cengiz Yürekli, İmralı F Tipi Yüksek Güvenlikli Cezaevi’nde ağır tecrit koşulları altında tutulan PKK Lideri Abdullah Öcalan ile görüşmek için Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı ve İmralı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü’ne başvurdu. Avukatlar, İmralı’da tutulan Ömer Hayri Konar, Hamili Yıldırım ve Veysi Aktaş için de hem savcılığa hem cezaevi müdürlüğüne başvuruda bulundu.

Abdullah Öcalan ile görüşmek için haftada 2 kez yaptıkları başvurulara olumlu ya da olumsuz bir cevap verilmeyen avukatlar, bu nedenle 22 Kasım 2021 tarihinde Bursa Ceza İnfaz Hakimliği’ne “derhal görüşme” başvurusunda bulundu. Hakimlik, Abdullah Öcalan hakkında 12 Ekim 2021’de verilen 6 aylık avukat görüş yasağı ile 18 Ağustos 2021’de verilen 3 aylık aile görüş yasağı kararını gerekçe göstererek, başvuruyu reddetti. Ancak yasağa gerekçe gösterilen kararlara dair avukatlara bilgi verilmedi.

Aile görüş yasağı

Aile görüş yasağı ise 18 Kasım 2021’de son buldu. Buna rağmen ailelerin Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı’na yaptığı başvurulara herhangi bir yanıt verilmedi. Avukatlar, 28 Mart’ta bir kez daha Bursa İnfaz Hakimliği’ne başvuruda bulunarak, aile ziyaretleri önündeki hukuka aykırı tüm engellerin kaldırılması ve aile görüşünün yapılmasını talep etti. 29 Mart’ta yanıt veren hakimlik, başvuruyu reddetti. Hakimlik, ret gerekçesinde de Abdullah Öcalan hakkında verilmiş yeni bir disiplin cezasının olduğunu, bu nedenle görüşmenin olamayacağını ileri sürdü. Hakimliğin ret kararında, “Bütün başvurucular hakkında İmralı Disiplin Kurulu Başkanlığı tarafından 3 Şubat 2022 tarihinde disiplin cezası olarak 3 ay aile ziyaretinden yoksun bırakma cezası verildiği ve 21 Şubat’ta kesinleştiği gerekçesiyle talep reddedildi” denildi.

‘Mutlak iletişimsizlik’

Avukatlar, hakimliğin ret kararı sonrası 12 Mayıs’ta aile ziyaretlerinin “hukuksuz” disiplin cezalarıyla engellenmesini Anayasa Mahkemesi’ne (AYM) taşıdı. Avukatlar, AYM’ye yaptıkları başvuruda, mutlak iletişimsizlik hali olan “incommunicado”ya dikkat çekerek, haber alamamanın işkence olduğunu, aile ve özel hayata saygı hakkının, savunma ve adil yargılanma hakkının ve etkili başvuru yolu hakkının ihlal edildiğinin tespit edilmesini talep etti.

4 yıldır görüşme yok

Abdullah Öcalan’ın avukatlarından Rezan Sarıca ve Nevroz Uysal, müvekkilleriyle 8 yıl aradan sonra en son 2-22 Mayıs, 12-18 Haziran ve 7 Ağustos 2019 tarihlerinde görüşebilmişti. Avukatlar o tarihten bu yana müvekkilleriyle görüştürülmüyor.

İSTANBUL

 

#Avukatlardan #Abdullah #Öcalan #ile #görüşme #başvurusu

HDP ile Yeşil Sol Parti’nin ortak MYK toplantısı başladı

HDP ile Yeşil Sol Parti’nin ortak yaptığı MYK toplantısı başladı

Halkların Demokratik Partisi (HDP) ile Yeşiller ve Sol Parti’nin (Yeşil Sol Parti), HDP Genel Merkez binasında ortak yaptığı Merkezi Yürütme Kurulu (MYK) toplantısı başladı. Toplantıya HDP Eş Genel Başkanları Pervin Buldan ve Mithat Sancar’ın yanı sıra Yeşil Sol Parti Eş Sözcüleri Çiğdem Kılıçgün Uçar ve İbrahim Akın başkanlık yaptı.

Yeni mücadele hattı gündemi ile yapılan toplantıda ayrıca seçim sonuçlarıyla birlikte yerelden merkeze partinin yeniden yapılanma sürecinin ele alınacağı belirtildi. Toplantıda ayrıca,  HDP ile Yeşil Sol Parti’nin seçimlerden sonra başta Parti Meclisi  ve İl Eşbaşkanları toplantısı olmak üzere başlattığı değerlendirme toplantılarından çıkan sonuçlara ilişkin planlama yapılacağı, bundan sonraki süreçte yapılacak halk toplantılarının ve konferanslarının planlanacağı da ifade edildi.

ANKARA

#HDP #ile #Yeşil #Sol #Partinin #ortak #MYK #toplantısı #başladı