Ana Sayfa Blog Sayfa 324

ÇEDES uygulamasına karşı açıklama: Okudla imam istemiyoruz

Okulumuzda imam istemiyoruz isteyen eğitimciler ve veliler, ÇEDES uygulamasının bilimsel eğitime engel olacağını vurguladı

Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim Sen) İzmir Şubeleri, veli dernekleri ve Alevi kurumları, Çevreme Duyarlıyım, Değerlerime Sahip Çıkıyorum Protokolü (ÇEDES) kapsamında okullara imam, vaiz gibi din görevlilerinin atanmasına yönelik Konak Kemeraltı girişinde basın açıklaması düzenledi. “Laikliği ve laik eğitimi hedef alan politika ve uygulamalara derhal son verilmelidir” pankartı açılan açıklamada “Protokolü iptal edip PDR ilkelerini uygulayın”, “Okulumuzda imam istemiyoruz”, “Laik, bilimsel eğitim kırmızı çizgimizdir” ve “ÇEDES protokolü iptal edilsin” dövizleri taşındı.

Kurumlar adına basın metnini Eğitim Sen İzmir 1 Nolu Şube Başkanı Necip Vardar okudu.

Eğitimin bütün kademelerinde eğitimin niteliğini yükseltmek, çocukların özgür ve sağlıklı bireyler olarak yetiştirilmesi için somut adımlar atılması gerektiğini vurgulayan Vardar, ancak bakanlığın, din ve inanç alanı gibi son derece hassas bir konuda “tek din, tek mezhep” yaklaşımıyla hareket ettiğini söyledi. ÇEDES’in iktidarın eğitim sistemini siyasal-ideolojik çizgisi ile biçimlendirmek istemesinin son örneği olduğunu belirten Vardar, projenin hem laikliğe hem de laik eğitim anlayışına temelden aykırılıklar içeren bir düzenleme olduğunu söyledi.

Bu uygulamanın hem çocukların sağlıklı gelişimine hem de eğitim sistemindeki eşit, özgür ve bilimsel düşüncenin ilerlemesine engel olduğunu kaydeden Vardar, iktidar eliyle hayata geçirilen ÇEDES ve benzeri uygulamalardan derhal vazgeçmesi gerektiğini ifade etti. Çocukların, ÇEDES ve benzeri projelerle siyasi iktidarın siyasal-ideolojik hedeflerinin parçası haline getirilemeyeceğini dile getiren Vardar, “Bu konuda eğitim emekçileri başta olmak üzere, öğrencilerimizi, velilerimizi ve demokratik kamuoyunu birlikte tavır almaya ve ortak mücadeleye davet ediyoruz. Kurumlarımız olarak okulları dini referanslı faaliyet ve etkinliklerin değil, laik ve bilimsel eğitimin mekânları olması için yürüttüğümüz mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğimizin bilinmesini istiyoruz” diye konuştu.

İZMİR

 

#ÇEDES #uygulamasına #karşı #açıklama #Okudla #imam #istemiyoruz

Somali’de restorana saldırı: 9 ölü

Somali’de dün akşam selefi örgüt Eş-Şebab başkent Mogadişu’daki bir restorana düzenlediği saldırıda 9 kişi hayatını kaybetti

Somali’nin başkenti Mogadişu’da El Kaide bağlantılı selefi örgüt Eş-Şebab dün gece popüler bir restorana saldırı gerçekleştirdi. Yapılan açıklamaya göre, bir otel bünyesindeki “Pearl Beach” adlı restorana yapılan saldırıda altı sivilin ve üç Somali askerinin hayatını kaybettiği belirtildi.

20 kişi yaralandı

Somalili sağlık yetkilileri ayrıca saldırıda en az 20 kişinin yaralandığını açıkladı. El Kaide bağlantılı Eş-Şebab, saldırıyı yaptığı açıklamayla üstlenmişti.

Birçok saldırı gerçekleştiri

Ülkenin geniş alanlarını kontrol altında tutan ve Somali’de şeriat kanunlarına dayalı bir yönetim kurma amacını güden Eş-Şebab geçen kasım ayında Mogadişu’da başka bir otele saldırarak dokuz kişiyi öldürmüştü. Grup ay ise Mogadişu’nun 130 kilometre güneybatısında Afrika Birliği’ne bağlı Ugandalı barış gücü askerlerinin bulunduğu üsse saldırmış ve 54 Ugandalı askeri öldürmüştü.

DIŞ HABERLER

 

#Somalide #restorana #saldırı #ölü

İran’da katledilen eylemcilerin mezarları kaçırılmak istendi

Rojhilat ve İran’da devam eden ayaklanmalarında hayatını kaybedenlerin mezar yerleri değiştirilmek istendi. Buna karşı eylem yapan katledilenlerin aileleri ise  eylem sonrası rejim güçleri tarafından kaçırılarak bilinmeyen bir yere götürüldü

İran ve Rojhilat kentlerinde devam eden halk ayaklanmasına karşı İran rejiminin saldırıları sürüyor. Devam eden protestolarda hayatını kaybeden çok sayıda eylemcinin aileleri, İran hükümet güçlerinin Saqiz kentinde yer alan Ayçi Mezarlığı’ndaki mezarların yerini değiştirmek istemesini protesto etmek için eylem düzenledi. Ailelerin eylem ardından İran güçleri tarafından kaçırılarak bilinmeyen bir yere götürüldüğü öğrenildi.

Birçok aile gözaltına alındı

Buna göre kaçırılan bazı kişilerin isimleri şöyle: Asılan siyasi tutuklu Ramin Hassan’ın annesi Şerife Mirzayi, Kuhsar Minberi, Han ve Baran Minberi ile Peyman Minbarî’nin kardeşleri, Sarına Seidî’nin babası Haşim Seidî, Metin Nasrî ailesinden Mida Nasrî, Abdurehman Nasrî ve Limuyi Nasrî, Muhammed Emînî’nin kardeşi Hesen Emînî, annesi ve diğer aile fertleriyle birlikte, Saho Behmenî’nin babası Sadiq Bahmenî, Muimin Zendekerimi’nin annesi Hayat, Kiya ve Buna Muradi ve Ahmed Rahimi Bawki’nin de içinde olduğu onlarca kişiden kaçırıldıklarından bu yana hiçbir haber alınamıyor.

Jîna Emînî’nin mezarı da bulunuyor

Ayçi Mezarlığı’nda aynı zamanda eylemin başlangıcı olan ve” Ahlak polisi” tarafından 16 Eylül’de saçı görüldüğü gerekçesiyle katledilen Jîna Emînî’nin de mezarı bulunuyor.

Dün başladılar

Rejim güçleri dün bu mezarlıkta Jîna Emînî ve çevresindeki mezarların yerini değiştirmek ve görünmeyecek bir yere götürmek için çalışmaya başlamıştı.

HABER MERKEZİ

#İranda #katledilen #eylemcilerin #mezarları #kaçırılmak #istendi

Cumartesi Anneleri’ne gözaltı: Maç var eylem yapamazsınız!

Cumartesi Anneleri eylemlerinin 950’nci haftasında Galatasaray Meydanı’na yine saldırı ve gözaltıyla karşılaştı. Polis bu hafta ise yasağa maç olmasını gerekçe gösterdi

Cumartesi Anneleri’nin gözaltında kaybedilen yakınlarının akıbetini sormak ve faillerin yargılanması talebiyle gerçekleştirdikleri eylem, 950’inci haftasında devam etti. Anayasa Mahkemesi’nin (AYM) “ihlal” kararlarına karşı 9 haftadır Galatasaray Meydanı’nda eylem yapmak isteyen Cumartesi Anneleri’ne bu hafta, Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi( Yeşil Sol Parti) İzmir Milletvekili Burcugül Çubuk ve Halkların Demokratik Partisi’nin (HDP) eski İstanbul Milletvekili Musa Piroglu da destek verdi.

Meydana yürüdüler

Cumartesi Anneleri ve beraberindekiler, bu hafta ellerinde güllerle İstiklal Caddesi’nde yürüyüş yaptıktan sonra polisler tarafından ablukaya alınan meydana geldi. Burada ablukaya alınan grup duruma tepki gösterdi.

Maç gerekçe yapıldı

Polisin yasak kararının olduğunu iddia ettiği kağıdı eylemcilerden kaçırması da dikkatlerden kaçmadı. Burada yaşanan tartışmada polisin, “Bugün Şampiyonlar Ligi maçı var, bundan kaynaklı çok yoğun insan sirkülasyonu var. Terör saldırısı ihtimaline karşı herhangi bir basın açıklaması veya eyleme müsaade edilmeyecek” dedi.

Kayıplarımızdan vazgeçmeyeceğiz

Abluka içerisinde eylem yasağını sanal medyadan yaptığı canlı yayınla tepki gösteren kayıp yakınlardan Maside Ocak, “Bu hafta da maç var gerekçesiyle yasak kararının alındığını söylüyorlar. Birazdan gözaltına alınacağız. Kayıplarımızdan vazgeçmeyeceğiz” dedi.

20 kişi gözaltına alındı

Polisler, daha sonra abluka içerisinde bulunan gazetecileri abluka dışına çıkardıktan sonra aralarında Cumartesi Anneleri ve insan hakları savunucularının da olduğu yaklaşık 20 kişiyi gözaltına aldı.

Tepki gösteren yurttaş da gözaltına alındı

Gözaltılara tepki gösteren çevredeki bir yurttaş da, “Burada Cumartesi Anneleri 28 yıldır çocuklarının akıbetini soruyorlar. 9 haftadır gözaltına alınıyor. Sadece adalet istiyorlar” dedikten sonra polisler tarafından darp edilerek gözaltına alındı.

İSTANBUL

#Cumartesi #Annelerine #gözaltı #Maç #var #eylem #yapamazsınız

İsa Gök’ün akıbeti ve Akbulut’un failleri soruldu

Kayıp yakınları, kaybettirilen İsa Gök’ün akıbetini ve katledilen Selahattin Akbulut’un faillerinin bulunması için mücadele çağrısı yaptı

İnsan Hakları Derneği (İHD) Amed Şubesi ve kayıp yakınları, “Kayıplar bulunsun failler yargılansın” eylemlerinin 748’inci haftasında Amed’in Rezan (Bağlar) ilçesine bağlı Koşuyolu Parkı’nda bulunan Yaşam Hakkı Anıtı önünde bir araya geldi. Eylemde faili meçhul cinayetlerde katledilen ve kaybettirilenlerin fotoğraflarının yer aldığı pankart açıldı. Kayıp yakınları bu hafta 1994’te Bismil’de ifadesi alınacak denilerek, gözaltına alınan ve cenazesi bulunan Selahattin Akbulut’un failleri soruldu.

Açıklamada konuşan İHD Amed Şube Başkanı Abdullah Zeytun, seçim öncesinde artan saldırıların seçim sonrasında da devam ettiğine dikkat çekti. Cizre’de ev baskınında yaşanan polis şiddetini, Panos Belediye Eşbaşkanlarının gözaltına alınmasını ve zırhlı araç çarpması sonucu yaşamını yitiren 5 yaşındaki Erdem Aşkan’ı hatırlatan Altun, Kürt sorununda güvenlikçi politikalar nedeniyle hak ihlallerinin devam ettiğini ve muhalefetin buna sessiz kaldığını belirtti. Zeytun,”Kürt sorununda güvenlikçi politikalarla bir yere varılamaz” dedi.

Êlih

İHD ve kayıp yakınları, Êlih’te eylemlerinin 584’üncü haftası dolayısıyla Gülistan Caddesi’ndeki İnsan Hakları Anıtı önünde bir araya geldi. “Kayıplar bulunsun, failler yargılansın” yazılı pankart ile kayıpların fotoğraflarının açıldığı eyleme, kayıp yakınları ve insan hakları savunucuları ile Özgürlük İçin Hukukçular Derneği (ÖHD) Êlih Şubesi üyeleri, Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi (Yeşil Sol Parti) Êlih İl Örgütü katıldı.

Bu haftaki eylemde, 1994 yılı Haziran ayında Êlih’te kaybedilen İsa Gök’ün akıbeti soruldu. İHD Şube Eşbaşakanı Rumeysa Deniz Kaya, kayıpların failleri bulununcaya kadar mücadele edeceklerini söyledi.

İsa Gök’ün hikayesini İHD Êlih Şube Eşbaşkanı Rumeysa Deniz Kaya okudu. Gök’ün kaybolmasına ilişkin eşi Ferican Gök’ün sözleriyle kaleme alınan hikaye şöyle: “Eşim İsa Gök yaşasaydı bugün 68 yaşında olacaktı. Esnaflık yapıyordu, evinden işine işinden evine gider gelir, ailesine bağlı, çocuklarının geleceğini düşünen, topluma faydalı birer birey olarak yetiştirmeyi ilke edinen mükemmel bir babaydı. Kaybolmadan 2 ay önce gözaltına alınmıştı, 11 günlük sorgulamanın sonunda suç teşkil edecek herhangi bir delile rastlanılmadığı tespitine varılmıştı, bu yüzden serbest bırakılmıştı. Ancak Haziran 1994 yılında bir sabah evden işe diye, çıkıp bir daha geri dönmedi. Her tarafta onu aramaya başladık.

Mezar taşı bile yok

Batman’daki bütün hastaneleri dolaştık, emniyet müdürlüğünden, bütün karakollardan sorduk, akrabalarımızı aradık ama maalesef hiçbir yerde izine rastlayamadık. O dönemde Batman’da her gün sokak ortalarında faili meçhul cinayetler işleniyor, karanlık güçler tarafından insan kaçırma olayları yaşanıyordu. Aradan birkaç gün geçtikten sonra eşimin kaçırıldığının kanaatine vardık. Ben ve çocuklarım yıllarca bir gün eve döneceğini beklerken bütün aramalarımız sonuç vermediği gibi, bugüne değin teselli bulabileceğimiz bir mezar taşına dahi sahip olamadık.”

Eylem yapılan oturma eylemi ardından sona erdi.

Kaynak: MA

#İsa #Gökün #akıbeti #Akbulutun #failleri #soruldu

AKP’li belediye Ermeni mezarlığının nasıl yok edildiği bilgisini siteden kaldırdı

Artemêt Belediyesi, haberlerin yayımlanması ardından Ermeni mezarlığının nasıl yok edildiğine ilişkin bilgileri sitesinden kaldırdı

Wan’ın Artemêt (Edremit) ilçesinde Ermenilere ait mezarlığın bir kısmının üzerine TOKİ, diğer bölümünün üzerine ise yol yapıldığına dair bilgileri resmi sitesinde yayınlayan AKP’li Artemêt Belediyesi, bu bilgileri kaldırdı.

Belediyenin sitesinde yer alan  “Kızkalesi olarak adlandırılan kaya bloğunun güneyinde küçük bir şapel bulunur. Şapelin kuş uçumu 400 metre kadar doğusundaki büyük Ermeni Mezarlığı 2005 yılında yapılan TOKİ konutları, geri kalanlar ise 2012 yılında açılan yeni yol çalışmaları esnasında yok olmuştur” ifadeleri, Mezopotamya Ajansı’nın (MA) yayımladığı haberin ardından kaldırıldı.

WAN

#AKPli #belediye #Ermeni #mezarlığının #nasıl #yok #edildiği #bilgisini #siteden #kaldırdı

Sancar: Demokratik dönüşümün yolunu hep birlikte inşa edeceğiz

Yeşil Sol Parti ve HDP Eş sözcüleri ve eşbaşkanları ile bir araya gelen HDP Eş Genel Başkanı Mithat Sancar, ‘Demokratik dönüşümün yolunu, adalete giden yolu, Demokratik Cumhuriyetin yolunu hep birlikte inşa edeceğiz. Hiçbir sakınma olmadan bütün eleştiri ve özeleştiri sürecini geliştireceğiz’ dedi

14 ve 28 Mayıs’ta yapılan seçimlerin ardından çıkan sonuçlar doğrultusunda yeniden yapılandırma çalışmaları başlatan Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi (Yeşil Sol Parti) ve Halkların Demokratik Partisi (HDP) bu amaçla toplantılarına devam ediyor. Partilerin eş sözcüleri ve eşbaşkanları bu amaçla Ankara’da bir araya geldi.

Toplantıda açılış konuşmasını yapan HDP Eş Genel Başkanı Mithat Sancar, zorlu bir süreci geride bıraktıklarını belirterek, yapacakları toplantılar sonrası gerekli adımları atacaklarını belirtti.

Baskı ortamında seçimlere gidildi

“Toplantı ve açıklamalarımızdan, seçimlerden beklediğimiz sonuçları alamadığımızı açık yüreklilik ile ortaya koyduk” diyen Sancar, “Öncelikle adaletsiz, eşitsiz baskıcı bir ortamda seçimlere girildiğini kimse aklından çıkarmasın. Sanki normal bir seçim süreci geçirilmiş gibi bir değerlendirme de bizleri doğru sonuçlara götüremez” dedi.

Yenilenme ihtiyacını görmek zorundayız

İktidar bütün imkanları kullandığını belirten Sancar, devamında ise “Seçim sonuçlarının bunlardan etkilendiğini hatırımızda tutmamızda fayda var. Ama hedeflerimize ulaşmamamız, sadece bunlara bağlanamaz, sadece dış faktörlere yaslanarak bu süreci açıklamaya çalışırken, önümüzdeki dönemin görevlerini yerine getirme konusunda eksikliklerimiz derinleşebilir. Kısacası bu süreçte sorgulama yaparken, eksik ve yanlışlarımızı samimi bir şekilde masaya yatırıyoruz. Çünkü bu adaletsiz ve baskıcı rejim bütün hızıyla, icraatlarıyla devam ediyor ve mücadele öncülerini bekliyor. Mücadele ve öncülük rolünü üstleneceksek elbette kendimizi yenileme gibi bir ihtiyacımız olduğunu görmek zorundayız” diye konuştu.

Çocukların katledilmesi cezasızlık politikasının sonucu

Colamêrg’te (Hakkari) Uzman Çavuş A.K.M’nin araçla çarpması sonucunda yaşamını yitiren 5 yaşındaki Erden Aşkın’ı anımsatan Sancar, “Kürt şehirlerinde çocukların zırhlı araçlarla ezilerek öldürülmesi, devam etmesi cezasızlık politikasının ve Kürt politikasında güvenlikçi anlayışın bütün boyutlarıyla devam edeceğini gözlerimizin önüne seriyor” diye konuştu.

Örgütlü mücadele etmek zorundayız

AİHM kararlarının uygulanması konusunda Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi’nden gelen uyarıların kulak ardı edildiğine işaret eden Sancar, “Bütün bunlar bize mücadeleyi büyütme mecburiyetinin ne kadar büyük ve acil olduğunu gösteriyor. Mücadele daha örgütlü ve kararlı devam etmek zorunda” dedi.

Kürt sorunu demokratik çözüm bekliyor

Sancar’ın konuşmasından satır başları şöyle:

Seçim sonuçlarının ortaya koyduğu başka bir tablo da toplumun en az yarısı, bize göre daha fazlası demokratik dönüşüm taleplerinin canlı ve güçlü olduğunu göstermiştir. Bu demokratik dönüşüm ve adalet talebini omuzlama göreviyle karşı karşıyayız.

Kürt sorununda demokratik çözüm için toplum öncülüğümüzü bekliyor. Demokratik Cumhuriyetin inşasına giden yolu açmak için mücadeleyi daha örgütlü ve kararlı bir şekilde yürütme sorumluluğumuz bizleri bekliyor. Bütün bunları hakkıyla yapmak için en önemli şart bizlerin geçmiş dönemde yaşadığı eksikleri, yanlışları masa yatırmamız; samimi bir eleştiri ve özeleştiri sürecinden geçirmemizdir. Bunları yapmazsak önümüzdeki dönem görevlerinin altından kalkmamız zor olacak.

Halkı dinleyerek dönüşüm gücü yapacağız

Tartışma canlandırır, eleştiri-özeleştiri güçlendirir. Halkı dinleyerek, halkın gücünü dönüşüm kaynağı haline getirerek ancak bu görevlerin üstesinden gelebiliriz.
Topluma bir mağlubiyet, bir yılgınlık duygusu yerleştirilmek isteniyor. İktidar dönüşüm isteyen güçleri bozguna uğratmış gibi bir algı yayılıyor. Bu tehlikeli bir tuzak, bunun herkes farkına varmalı. Bu algının bertaraf edilmesi için en geniş demokratik mücadele ortaklığını kurma çabalarını büyütmek lazım.

Mücadele bitmez bir yoldur

Umut ve mücadele ikiz kardeşlerdir, umut olmadan mücadele olmaz. Umut, geleceği kurma inancıdır, mücadele geleceği kurma iradesidir. Bunlar olmazsa geriye kalan tek şey, teslimiyet olur. Teslimiyet, vazgeçmek ve kadercilik demektir. Şu anda topluma dayatılan budur. Bizler buna karşı en güçlü direnç odağı ve öncü güç olmak durumundayız. Mücadele bitmez bir yoldur, kesintisiz bir yolculuktur.

3’üncü yolu tüm Türkiye’ye göstereceğiz

Demokratik dönüşümün yolunu, adalete giden yolu, Demokratik Cumhuriyetin yolunu hep birlikte inşa edeceğiz. Hiçbir sakınma olmadan bütün eleştiri ve özeleştiri sürecini geliştireceğiz. Böylece Türkiye siyasetinde tarz olarak da nasıl bir üçüncü yolu temsil ettiğimiz bütün Türkiye’ye göstereceğiz.

3’üncü yol bizim siyasi hattımız ve çizgimizdir; aynı zamanda siyaset yapma tarzımızın adıdır. Sistem içi alışkanlıklarının bizleri yozlaştırmasına izin vermeyeceğiz. Hatta bunun da ötesinde şimdi yaptığımız gibi sistem içi yozlaştırma mekanizmalarının demokrasi güçlerine bulaşmasını engelleyecek bir örmek sergileyeceğiz. Bu görev hepimizindir.”

ANKARA

 

 

#Sancar #Demokratik #dönüşümün #yolunu #hep #birlikte #inşa #edeceğiz

HDP Demokratik Yerel Yönetimler Kurulu toplandı: Halkımızın isteklerini dinleyeceğiz

HDP Demokratik Yerel Yönetimler Kurulu toplantısında konuşan DBP Eş Genel Başkanı Keskin Bayındır ‘Bizler yerel seçimlere giriyoruz. Halkımızın isteklerini dinleyeceğiz’ dedi

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Demokratik Yerel Yönetimler Kurulu, seçim değerlendirme toplantısını bir otelde gerçekleştirdi. Toplantıya Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Eş Genel Başkanı Keskin Bayındır, HDP Demokratik Yerel Yönetimler Eşsözcüleri Mehmet Rüştü Tiryaki ile Halide Türkoğlu, seçilmiş belediye eşbaşkanları, meclis üyeleri katıldı.

Bayındır konuştu

Burada konuşan DBP Eş Genel Başkanı Keskin Bayındır, seçimden sonra bütün kurum ve kuruluşlarıyla eleştiri-özeleştiri sürecine girdiklerini, uzun tartışmalar ve planlamalar yapacaklarını söyledi. Tartışmaları sonuca ulaştırarak iyi bir planlama çıkarmayı hedeflediklerini aktaran Bayındır, sonuçları kamuoyu ve halkla paylaşacaklarını ifade etti.

Halkın talebi önemi

Kürtlerin Erdoğan rejimine Kurdistan’da yol vermediğini belirten Bayındır, her iki seçim sonucunda da anlaşılacağı gibi AKP-MHP’nin Kurdistan’da tabela partisine dönüştüğünü kaydetti. Seçim sonuçlarına dair de özeleştiri süreçlerini başlattıklarını anımsatan Bayındır, ekledi: “Zayıflıklarımızı görüp, eleştiri, özeleştiri ile ortadan kaldırmak için büyük bir hamle önümüze koyacağız. Halkımızın başarısı, özgürlüğü için bu yolu izlemeliyiz. Haziran, Temmuz ve Ağustos aylarında bu eleştirilerle, ‘Eksiklikler nereden çıktı’ ve ‘Nasıl düzeltiriz’ çalışması yapacağız. Bu halka layık bir çalışma yürüteceğiz. Bunun temsiliyetini bu eleştirilerde ortaya çıkaracağız. Halkımızın talep ve istekleri bizler için en önemli olandır” ifadelerinde bulundu.

Halkımızı dinleyeceğiz

Demokratik Yerel Yönetimlerin bu toplantısının önemine işaret eden Bayındır, “Depremde de görüldü ki iktidar yönetemiyor. Deprem’de 3 küçük belediyenin AKP-MHP’nin yapamadığını yaptı. Tüm bu nedenlerle AKP-MHP iktidarı bu zihniyetle kendilerini daha fazla ileriye götüremez. Halkımızın taleplerini nasıl çözeriz. Bunları köy köy, ev ev, sokak sokak nasıl daha fazla ileriye götürebilir diye tartışma yürüteceğiz. Bugün bunları konuşacağız. Bizler yerel seçimlere giriyoruz. Halkımızın isteklerini dinleyeceğiz. Bu da geleceğimiz için önemli bir nedendir” sözleriyle konuşmasını noktaladı.

DBP Eş Genel Başkanı Bayındır’ın konuşması ardından toplantı basına kapalı olarak devam ediyor.

AMED

#HDP #Demokratik #Yerel #Yönetimler #Kurulu #toplandı #Halkımızın #isteklerini #dinleyeceğiz

İstanbul’da EHB’li avukatlara gözaltı operasyonu

Ezilenlerin Hukuk Bürosu üyesi avukatlara gözaltı

Kurdistan ve Türkiye kentlerinde tutuklama ve gözaltı operasyonları devam ediyor. İstanbul’da Ezilenlerin Hukuk Bürosu üyesi 4 avukat gözaltına alındı. Gözaltı operasyonunu sanal medya hesabından duyuran Ezilenlerin Hukuk Bürosu, üyeleri Sezin Uçar, Mustafa Taylan Savran, Gülhan Kaya ve Kader Tonç’un dosyalarında gizlilik ve kısıtlama olduğunu belirtti.
Hukuk bürosu gözaltı operasyonuna dair sanal medya hesaplarından “Devrimci avukatlık yapmak, ezilenlerin hukukunu savunmak suç değildir” paylaşımı yaparak gözaltılara tepki gösterdi.

İSTANBUL

#İstanbulda #EHBli #avukatlara #gözaltı #operasyonu

Mahkeme ‘Gemlik Yürüyüş’ yasağını hukuksuz buldu

Van İdare Mahkemesi, 6 Şubat’ta yapılması planlanan ancak deprem nedeniyle iptal edilen ‘Gemlik Yürüyüşü’ öncesi Hakkari Valiliği’nin aldığı 3 günlük yürüyüş ve kent dışına çıkma yasağını hukuksuz buldu

Demokratik Toplum Kongresi (DTK), Demokratik Bölgeler Partisi (DBP), Halkların Demokratik Partisi (HDP), Özgür Kadın Hareketi (Tevgera Jinên Azad-TJA), MED Tutuklu ve Hükümlü Aileleri Hukuki ve Dayanışma Dernekleri Federasyonu (MED TUHAD-FED) ile Medeniyetler Beşiğinde Yakınlarını Kaybeden Ailelerle Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği (MEBYA-DER) öncülüğünde, 6 Şubat’ta yapılması planlanan ancak deprem nedeniyle iptal edilen “Gemlik Yürüyüşü”nün Hakkari Valiliğince yasaklanması hak ihlali sayıldı.

‘İl dışına çıkma kısıtlaması’

Yürüyüş öncesi Hakkari Valiliği, 2 günlük yasak kararı almış, HDP’li yöneticilerin il dışına çıkışına kısıtlama getirmiş ve kurulan birçok noktada il dışına çıkmak isteyen araçlara cezalar kesilmişti. Bu karara itiraz eden Özgürlük İçin Hukukçular Derneği (ÖHD) Van İdare Mahkemesi’ne başvurarak işlemin iptal edilmesini talep etmişti. Yapılan başvuruyu değerlendiren Van 4. İdare Mahkemesi, “Valiliğin seyahat hürriyetini kısıtlayıcı mahiyette karar aldığını ve kararın hukuka uygun olmadığına” karar verdi.

‘Seyahat özgürlüğü’

Toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkının ifade özgürlüğünün bir unsuru olduğuna ve demokratik toplumunun en temel değerleri arasında yer aldığına kuşku bulunmadığına dikkat çeken mahkeme, “Bu hakların kullanımı, millî güvenlik, kamu düzeni, suç işlenmesinin önlenmesi, genel sağlığın ve genel ahlâkın veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması amaçlarıyla sınırlanabilir. Ancak, bu konuda yapılacak tüm düzenlemelerin demokratik toplum gereklerine uygun ve ölçülü olması şarttır. Seyahat özgürlüğü, vatandaş veya yabancı olsun insanların yer değiştirme serbestisini ifade etmektedir. Bir başka anlatımla, seyahat özgürlüğü, dolaşım, gidip-gelme, yer değiştirme ve yerleşme serbestliğini ifade eder. Özgürlüğün kapsamı hareket etme ya da bulunduğu yerde kalma, alıkonulmama, ikametini seçme gibi unsurları içine almaktadır” ifadelerine yer verdi.

Dava konusu ile yapılan işlem tutarsızlığı

Hakkari Valiliğinin, yurttaşların yürüyüşe katılımını engellemek için il dışına çıkışlarının 3 gün boyunca engellediğine dikkat çekilen kararda, “Bu kapsamda emniyet güçlerince karayoluna polis kontrol noktaları kurularak aralarında Hakkari HDP İl Yönetici ve üyelerinin de bulunduğu bir kısım vatandaşın il dışına çıkmalarının engellenmek suretiyle tutanak düzenlendiği görülmektedir. Anayasa’nın 23. maddesinde seyahat hürriyetinin, suç soruşturma ve kovuşturması sebebiyle ve suç işlenmesini önlemek amaçlarıyla kanunla sınırlanabileceğinin ifade edilmesi ve bu doğrultuda 5442 sayılı İl İdaresi Kanunu’nun 11/C maddesi uyarınca kamu düzeni ve güvenliğinin olağan hayatı durduracak veya kesintiye uğratacak şekilde bozulacağına ilişkin ciddi belirtilerin bulunduğu hâllerde Vali tarafından sorumluluğu altındaki il sınırları içerisinde yapılacak gösteri ve yürüyüşe ilişkin olarak seyahat hürriyetinin kısıtlayabileceğinin açık olduğu, ancak dava konusu işlem ile alınan tedbirin içeriğine bakıldığında ise Hakkari ilinden Bursa iline bir başka deyişle iller arası seyahati kısıtlayıcı nitelikte tedbirin alındığı anlaşılmaktadır” denildi.

‘Karar hukuka aykırı’

Alınan kararın hukuka uygunluğunun olmadığına dikkat çekilen kararda, “Yürüyüşün yapılacağı Gemlik ilçesinin bağlı bulunduğu il sınırları dahilinde gerekli güvenlik önlemlerinin alınmasının ve ihtiyaç duyulduğunda genel asayişi bozan grupların dağıtılmasının Gemlik ilçesinin bağlı bulunduğu İl Valiliğinin (Bursa) görev ve yetkisi içinde olduğu dikkate alındığında, Bursa İli Gemlik ilçesinde yapılacak gösteri ve yürüyüşe ilişkin olarak Hakkari Valiliği’nce seyahat hürriyetini kısıtlayıcı mahiyette tesis edilen işlemde yetki yönünden hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Bu nedenle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir” diye belirtildi.

WAN

#Mahkeme #Gemlik #Yürüyüş #yasağını #hukuksuz #buldu