Ana Sayfa Blog Sayfa 349

Rojava’nın ilk laboratuvarı gıdaların yüzde 90’ını denetimden geçiriyor

Bölgeye giden sahte malzemeleri engellemek amacıyla Hesekê’de açılan Genel Laboratuvar, Kuzey ve Doğu Suriye’ye geçen gıdaların %90’ını kontrolden geçiriyor

Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi, bölgeye geçecek olan gıdaların kaliteli, güvenli ve hijyen olması için 11 Eylül 2022’de Hesekê’de Genel Laboratuvar açtı.

30 uzmanın çalıştığı ve Kuzey ve Doğu Suriye genelinde ilk olan laboratuvarda, gıda, su, tarım ürünleri, ilaç, veteriner ve DNA bölümleri bulunuyor. Gıda ve su bölümünde yiyecek, su, bakteri ve temizlik malzemelerinden oluşan 3 bölüm yer alıyor.

Konuya ilişkin ANHA’ya konuşan Genel Laboratuvar Eşbaşkanı Hacer Ehmed, “Laboratuvarın açılması Kuzey ve Doğu Suriye genelinde atılan ilk adımdır. Bölgeye geçen sahte malzemeler nedeniyle bu analiz laboratuvarını açma gereği duyduk” dedi.

Özellikle de gıda ve su bölümünde ilerleme kaydettiklerini belirten Hacer Ehmed, Kuzey ve Doğu Suriye Bölgesi’ne geçen gıdaların %90’ının rahatlıkla denetimden geçirdiklerini belirtti.

Temizlik malzemelerinin incelenmesinin önemine dikkat çeken Hacer Ahmed, sabun, elbise deterjanı, şampuan vb. malzemelerden şüphe duyulduğunda bakteri bölümüne aktarıldığını söyledi.

Laboratuvarda gübre analiz bölümünü açmak için çalışmalara başladıklarını bildiren Hacer Ehmed, bu ay bölgeye geçecek olan gübrenin test edileceğini kaydetti.

Ehmed, çalışmaların kalıcı hale gelip profesyonelleşmesi için aynı zamanda uzmanlara ihtiyaç duyulduğu belirtildi.

DIŞ HABERLER

#Rojavanın #ilk #laboratuvarı #gıdaların #yüzde #90ını #denetimden #geçiriyor

CHP’nin yeni MYK’si belli oldu

Bugün yapılan MYK toplantısı sonrası CHP’nin yeni MYK üyeleri belli oldu

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin MYK’sini bugün yeniden topladı. Yeni MYK üyeleri şöyle:

* Genel Başkan: Parti Örgütü, Örgüt Yönetimleri

*Ahmet Akın: Yerel Yönetimler

* Aylin Yaman: Sosyal Politikalar

* Aysu Bankoğlu; Tanıtım Ve Halkla İlişkiler

* Bülent Kuşoğlu: İdari Ve Mali İşler

* Devrim Barış Çelik: Bilgi Ve İletişim Teknolojileri

* Eren Erdem: Sosyal Medya Yönetimi

* Faik Öztrak: Ekonomi Politikaları -Parti Sözcüsü

* Hasan Efe Uyar: İşçi Sendikaları, Stk Ve Meslek Kuruluşları

* Lale Karabıyık: İşveren Örgütleri

* Neslihan Hancıoğlu: Genel Sekreter

* Semra Dinçer: Doğa Hakları

* Tahsin Tarhan: Yurtdışı Örgütlenme

* Yunus Emre: Bilim-Yönetim Ve Kültür Platformu

* Zeynel Emre: Hukuk Ve Seçim İşleri

ANKARA

#CHPnin #yeni #MYKsi #belli #oldu

Amed’de konteyner kentte kalan 52 kişi zehirlendi

Amed’de 900 depremzedenin yaşadığı konteyner kentte 52 kişinin yemekten zehirlendiği iddia edildi

Amed’in Peyas (Kayapınar) ilçesinde bulunan ve 900 depremzedenin yaşadığı Kayapınar Geçici Konaklama Merkezi’nde dün akşam 52 kişinin, yedikleri yemekten zehirlendikleri iddia edildi. 52 kişi, ambulanslarla Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırılarak tedavi altına alındı. Tedavisi tamamlananlar taburcu edildi.

AMED

#Amedde #konteyner #kentte #kalan #kişi #zehirlendi

Yeşil Sol Parti’den ekolojik yıkımlara karşı kolektif direniş günü kararı

Yeşil Sol Parti, 5 Haziran Dünya Çevre Günü’nü ‘Ekolojik Yıkımlara Karşı Kolektif Direniş Günü/Haftası’ ilan etti

Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi (Yeşil Sol Parti) Eş Sözcüleri Çiğdem Kılıçgün Uçar ve İbrahim Akın, 1972’da kabul edilen 5 Haziran Dünya Çevre Günü dolayısıyla yazılı açıklama yayınladı.

Dünya Çevre Günü’nün kabulünden bu yana kapitalizmin, dünyanın ekosistemlerini geniş ölçüde değiştirmeye ve tahrip etmeye devam ettiği belirtilen açıklamada, “Ne yazık ki dünya ‘6. büyük kitlesel yok oluş’ sürecine girmiştir. Kapitalist sistem 5 Haziran Çevre Günü’nde de iktidarlar eliyle doğaya yönelik saldırılarına azgınca devam ediyor. Dağlarımız, ormanlarımız, tarım alanlarımız, denizlerimiz, göllerimiz, akarsularımız, derelerimiz, sulak alanlarımız; yaşam alanlarımıza dair neyimiz varsa talan ediliyor” denildi. Açıklamada, Akbelen Ormanı için tutulan nöbetin 689’uncu gününde askerlerin ve Orman İşletmesi ekiplerinin nöbet alanına müdahalede bulunmasına tepki gösterildi.

‘Biz kazanacağız doğa kazanacak’

Açıklamada, şunlar belirtildi: “Deprem bölgesinde doğayı ve halk sağlığını tehdit eden moloz kaldırma faaliyetlerine ve arazilerin, evlerin kamulaştırılmasına karşı mücadele edenlerden, Cudi’de ağaç katliamlarına karşı direnenlerden, Samsun’da güneş panellerinin yapımına meralarını savunmak için karşı çıkan köylü kadınlara, Gezi direnişinin 10’uncu yılında kentlerine, parklarına, ormanlarına, meralarına, denizlerine, nehirlerine, tarihine, yoldaşlarına sahip çıkanlardan, Munzur’da krom madenine, Divriği’de altın madenine karşı dava açanlara, çimento fabrikası istemediği için yargılanan Deştinlilerden acele kamulaştırma kararına karşı dava açan Avdanlılara, Aydın Ovası’nı ölüme sürükleyen jeotermal santrallere karşı direnen Aydınlılara, Büyük Menderes’in çığlığını yükselten yaşam savunucularına kadar ülkenin dört bir yanından doğa mücadelesi yükseliyor. Bir takvim geleneği olarak değil bir mücadele günü, haftası olarak içinde bulunduğumuz haftayı ve 5 Haziran Dünya Çevre Günü’nü ‘Ekolojik Yıkımlara Karşı Kolektif Direniş Günü/Haftası’ olarak ilan ediyoruz. Tüm ekolojik yıkımları durduracak, ekokırım suçlularının cezalandırılması için mücadelemizi yükselterek sürdüreceğiz. Biz kazanacağız doğa kazanacak.”

ANKARA

#Yeşil #Sol #Partiden #ekolojik #yıkımlara #karşı #kolektif #direniş #günü #kararı

Ekolojik yıkım son 51 yılda büyüdü

Timsah gözyaşlarının döküldüğü 5 Haziran Dünya Çevre günü 51. kez kutlanıyor! Amed Ekoloji Derneği aktivisti Leyla Çit, çevre günü etkinlikleriyle gerçek sorumluların gizlendiğini söyledi

İsveç’in Stockholm kentinde 1972 yılında düzenlenen Birleşmiş Milletler (BM) Çevre Konferansı’ndan günümüze kadar geçen 51 yıldır kutlanan Dünya Çevre Günü, 1972’den günümüze tüm canlı yaşam üzerinde süren yıkımı büyüten bir süreç yaşandı. Her yıl 5 Haziran Dünya Çevre Günü olarak kutlanırken, kapitalizmin amansız sömürü karşısında her yıl geçen yılı aratıyor. Günümüzde ise doğal yaşamı sağlayan kaynakların gün geçtikçe tükendiği, çevre kirliliğinin had safhaya ulaştığı görülüyor. Dünya Sağlık Örgütü’ne (DSÖ) göre her yıl hava kirliliği nedeniyle 7 milyon insan hayatını kaybederken, tüm dünyada yaşam yok olma tehdidi ile karşı karşıya. Kurdistan ve Türkiye coğrafyasında ağaç katliamından orman yangınlarına, barajlardan enerji santrallerine kadar rant politikaları ile doğada kalıcı tahribatlar oluşturuluyor.

Gerçek sorumlular gizleniyor

Amed’de Ekoloji Derneği aktivisti Leyla Çit, dünyada ve ülkede doğaya yönelik saldırgan politikalar ve çözüm önerileri üzerine JINNEWS’ekonuştu. İklim krizinin söylenilenin ötesinde bambaşka nedenleri olduğunu vurgulayan Leyla Çit, “Birleşmiş Milletler tarafından ilan edilen Dünya Çevre Günü gerçek sorumluları gizleyen bir yerde duruyor. Ekolojiye toplumsal ekoloji perspektifiyle yaklaşan; buna çevreci hareket gibi değil, daha çok toplum, özgürlük, kadın doğası bakışlı bir paradigmaya ihtiyaç var. İklim krizinin nedenleri içinde bu yıl plastik madde kullanımına odaklanıldı. Oysa bizler biliyoruz ki iklim krizinin bireysel nedenlerden ziyade sermaye, hiyerarşik yapılar, kapitalist devlet modeli, yönetim biçimleri gibi derin ve büyük yıkımlara yol açan nedenleri vardır” dedi.

Göstermelik çevrecilik

Leyla Çit, Kürt illerinde halkın iradesi gasp edilerek belediyelere kayyumlar atanmasından sonra doğal yaşama müdahale edildiğinin altını çizdi. Leyla Çit, “İnsanlar için doğanın önemi ve faydasından ziyade kayyımlar için önemli olan daha çok rant politikasıdır. Kayyım politikalarına paralel yürütülen savaş politikaları var. Dünya Çevre Günü kutlayan ülkeler yeşil devlet projeleriyle yeşilcilik anlayışını duyururken, hiçbir zaman savaşta kullanılan kimyasala karşı bir tutum izlenmiyor. Çünkü bunun sorumluları onlar. Yürütücüleri olarak göstermelik çevrecilik anlayışıyla halktan gerçek sorumluları gizlenerek, doğadaki tahribatın günden güne felakete yol açmasına neden oluyor” ifadelerini kullandı.

Şirnex’te ormanlar yağmalandı

Sermaye, şirket ve egemen aklın doğayı her yerde hedef aldığını ve toplumların bu politikayı fark etmesi gerektiğini söyleyen Leyla Çit, “Karadeniz’de köyünü koruma mücadelesini veren kadınla Rojava’da özgürlük mücadelesi veren kadının bir anlamda varlık mücadelesi aynıdır. Bu fark edildiğinde toplumlar büyük gerçeği görmüş olacak. Köyü için mücadele eden Karadenizli, Egeli ve Kurdistanlıların aslında doğayla bütünlüklü ilişkisi mevcut. Ayrıca rant politikaları Kurdistan’da daha özel bir politika ile yürütülüyor. Buna Cudi ile Şırnak örneği verilebilir. Şırnak’ta aylar boyunca bir kentin ağaçları hiçbir gerekçe gösterilmeden kesildi. Önceden ormanları yakan zihniyet bu defa ‘Neden yakalım? Keselim, biz tekrar bu odunları satıp bundan da para kazanalım’ düşüncesi uygulamaya kondu. Türkiye’nin her yerinde talan politikaları uygulanırken, Kürt coğrafyasında ise talan ve yağmanın hiçbir sınırı yok” şeklinde konuştu.

Gezi, toplumsal ekolojik direnişti

Çit, ekolojik dengenin korunması ve talanın engellenmesi için neler yapılması gerektiğine dikkat çekerek, şunları söyledi: “İnsanın insana tahakkümüyle birlikte doğaya tahakküm de başladı. Bu ilişkiler düzelmedikçe ne ekolojik denge ne de ekolojik barış sağlanabilir. Bizler yaşam alanlarımızda tekrar doğayla bütünlüklü bir ilişki içinde olmadığımız sürece diğer türler de yok olmayla karşı karşıya kalacak. Buna bir örnek vermek gerekirse Gezi direnişi toplumsal ekolojinin bir örneğidir. Bir ağaçtan başlayan ve bir ağaç için verilen mücadele topluma yapılan baskılara karşı bir direnişe dönüştü. Aslında doğanın özgürlüğü, toplumun özgürlüğüyle iç içedir ya da bir kadının özgürlüğü, bir ağacın, bir hayvanın özgürlüğü bir bütünen ekolojinin bir parçasıdır. Gezi’deki ruh gibi bütünlüklü ve birlikte mücadele ile ekoloji mücadelesi toplumsallaşarak, halkla birlikte daha da büyütülmelidir.”

EKOLOJİ SERVİSİ

#Ekolojik #yıkım #son #yılda #büyüdü

Hiranur Vakfı’ndaki tecavüz davası 17 Temmuz’a ertelendi

Hiranur Vakfı kurucusu Yusuf Ziya Gümüşel’in 6 yaşındaki kızını evlendirerek, yıllarca tecavüze maruz bırakılmasıyla ilgili dava 17 Temmuz’a ertelendi

İsmailağa Cemaati’ne bağlı Hiranur Vakfı’nın kurucusu Yusuf Ziya Gümüşel’in 6 yaşındaki kızı H.K.G.’yi “müridi” Kadir İstekli ile “evlendirmesi” ve tecavüze maruz bırakılmasıyla ilgili davanın 4’üncü duruşması İstanbul’daki Kartal Anadolu Adliyesi 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü.

Gümüşel ve İstekli’nin tutuklu, anne Fatıma Gümüşel’in ise tutuksuz yargılandığı davada karar çıkmazken, mahkeme duruşmayı 17 Temmuz’a erteledi.

Duruşma öncesi Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu (KCDP) adliye önünde açıklama yaptı. Kadınlar adına açıklamayı yapan Ömür Kargın, 6 yaşından itibaren tecavüze maruz bırakılan H.G.K. için bir araya geldiklerini belirterek, “’Neye göre çocuk? Kime göre çocuk?’ söylemleri çocuk istismarını teşvik etmek anlamına gelir. Kadınlar, kız çocukları, alınıp satılacak ‘sahiplenecek’ bir meta değildir. Buna karşıyız. Bu yolda kadınların ve çocukların yanındayız. Kimse kendisini yalnız hissetmesin” diye belirtti.

Çocuklar güvende değil

Emek Partisi (EMEP) Antep Milletvekili Sevda Karaca ise, görülen davayı işaret ederek, “6 yaşında bir çocuğun tarikatlar eliyle evlendirilmesi demek bu ülkede hiçbir çocuğun güvende olmadığını gösteriyor. Bu tarikatlar, ele geçirdikleri olanaklarla kadınları, çocukları tehdit eder hale geldiler. Bugün yeni Meclis kuruldu. AKP bütün bu karanlık güçlerle işbirliği yaptı. Biliyoruz ki bu Meclis, çocuk istismarlarını aklamak isteyen bir Meclis. H.G.K. yalnız değildir” dedi.

İSTANBUL

#Hiranur #Vakfındaki #tecavüz #davası #Temmuza #ertelendi

SES Genel Kadın Sekreteri Atabey tahliye edildi

SES yöneticilerinin yargılandığı davada, tutuklu SES Genel Kadın Sekreteri Selma Atabey tahliye edildi

Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu’na (KESK) bağlı Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) Genel Kadın Sekreteri Selma Atabey ve önceki dönem Eş Genel Başkanı Gönül Erden’in de aralarında bulunduğu 8 sendika yöneticisi hakkında “Örgüt üyesi olmak”, “Örgütü yönetmek” ve “Örgüt propagandası” iddialarıyla açılan davanın 9’uncu duruşması, Ankara 22’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Ev hapsinde tutulan Erdem’in Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile katıldığı duruşmada, tutuklu yargılanan Atabey ile tutuksuz yargılananlar hazır bulundu. Ayrıca KESK, üye sendikalar, uluslararası sendika yöneticileri ile emek ve meslek örgütü temsilcileri de dayanışmak amacıyla duruşmayı izledi.

Savunmaların ardından kararını açıklayan mahkeme heyeti, Atabey’in adli kontrol şartıyla tahliyesine karar vererek, duruşmayı 2 Ekim’e erteledi.

ANKARA

#SES #Genel #Kadın #Sekreteri #Atabey #tahliye #edildi

Şenyaşar ailesi ‘adalet’ pankartını bakanlığın kapısına da asacağız

Ferit Şenyaşar, yeni Adalet Bakan’ın sorumluluğunu yerine getirmemesi halinde‘ Adalet’ yazılı pankartlarını Meclis’e ve Adalet Bakanlığı’nın kapısına asacaklarını aktardı

Riha’nın ( Urfa) Pirsûs (Suruç) ilçesinde 14 Haziran 2018 tarihinde AKP Milletvekili İbrahim Halil Yıldız’ın koruma ve yakınları tarafından eşi ve iki oğlu katledilen Emine Şenyaşar ile saldırılardan yaralı kurtulan oğlu Ferit Şenyaşar’ın 9 Mart 2021’de Urfa Adliyesi önünde başlattığı Adalet Nöbeti eylemi 805’inci gününde devam ediyor.

Pirsûs’taki evlerinden çıkıp Urfa Adliyesi önüne gelen Emine Şenyaşar ve oğlu Ferit Şenyaşar, “Şenyaşar ailesi Adalet Köşesi” olarak adlandırılan alanda nöbete başladı. Adliye önünde bulunan beton bariyerlere “Şenyaşar ailesi için adalet” yazılı pankart asan aile, yolu adliyeye düşen yurttaşlara yaşananlara dair bilgi verdi.

‘Zamanı gelince gerçekler ortaya çıkacak’ dediler’

Aynı zamanda Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi (Yeşil Sol Parti) Riha Milletvekili olan Ferit Şenyaşar, adalet mücadelesini Ankara’da devam ettirdiğini ve bugün annesine destek için adliye önüne geldiğini aktardı. Şenyaşar, “Adalet mücadelemiz 805’inci gününde devam ediyor. 5 yıldır bir adalet mücadelesi sürdürüyoruz. Adaletin kaybolduğu adalet sarayı önünde bu mücadeleyi sürdürüyoruz. Bundan sonra ben adalet mücadelemizi Ankara’da sürdüreceğim. Anne de adalet gelene kadar adliye önünde nöbeti sürdürecek. Dün Adalet Bakanı değişti. Yılmaz Tunç yeni Adalet Bakanı seçildi. Bizim çağrımız; tebrikleri kabul etmesin, ülkede genel bir adaletsizlik var. Türkiye’de üstünlerin hukuku var, bu adaletsizliklerin en büyüğü Urfa Adliyesi önünde meydana geliyor. Daha önce görüştüğümüz bütün yetkililer ‘zamanı gelince gerçekler ortaya çıkacak’ dediler” diye konuştu.

 ‘Bakanlığın kapısına asacağız’

Katliama dair süren davanın sonuçlanmasını isteyen Şenyaşar, şunları söyledi: “Artık herkes görevini yerine getirsin. Bütün gerçekler ortada. Hastane kamera kayıtlarının çalındığı söyleniyor. Biz görüntülerin var olduğunu ve devletin arşivinde olduğunu biliyoruz. Gerçeklerin ortaya çıkmasını engelleyen herkes bu suça ortak oluyor. Yeni Adalet Bakanı gerekeni yapmaz ise annem ile birlikte burada astığımız pankartı Ankara’da Meclis’e de asacağız. Bakanlığın kapısına da asacağız. Geç gelen adalet adalet değildir” şeklinde konuştu.

RİHA

 

#Şenyaşarailesi #adalet #pankartını #bakanlığın #kapısına #asacağız

Onur Yaser Can davasında polislere 6’şar yıl hapis cezası verildi

Çıplak arama ve işkeneceye maruz bırakılması sonrası hayatına son veren Onur Yaser Can davasında 4 polise 6’şar yıl hapis cezası verildi

Onur Yaser Can’ın Haziran 2010’da çıplak arama ve işkeneceye maruz bırakılması sonrası hayatına son vermesine yönelik dava bugün görüldü. Çağlayan’daki İstanbul Adliyesi 41. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davada yargılanan 5 polisten 4’üne 6’şar yıl hapis cezası verildi.

Ne olmuştu?

ODTÜ Mimarlık Fakültesi mezunu Onur Yaser Can, 2 Haziran 2010 tarihinde İstanbul Beyoğlu’nda narkotik polisi tarafından gözaltına alındı. İfadesinin alınmasının ardından serbest bırakıldı. Bundan iki gün sonra, “Tutanaklarda eksiklik olduğu” gerekçesiyle tekrar karakola çağrıldı.

23 Haziran 2010’da tekrar ifadeye çağrılan Can aynı gün intihar etti. İntiharının ardından annesi Hatice Can, oğlunun pantolonunun arka cebinde, üzerinde çıplak aramaya maruz bırakıldığına ilişkin ifadelerin yazılı olduğu bir not buldu.

Anne Hatice Can 2014 yılında intihar etti. Baba Mevlüt Can ise sağlık sorunlarından dolayı 2019 yılında hayatını kaybetti.

HABER MERKEZİ

#Onur #Yaser #davasında #polislere #6şar #yıl #hapis #cezası #verildi

HDP’den 5 Haziran Katliamına ilişkin açıklama

HDP, 5 Haziran 2015’te yaşanan katliamda yaşamını yitirenleri andı

Halkların Demokratik Partisi (HDP), 5 Haziran 2015’te DAİŞ tarafından Amed’de gerçekleştirilen bombalı saldırının yıl dönümüne dair sanal medya hesabından paylaşımda bulundu. Paylaşımda şunlar belirtildi: “5 Haziran 2015’te Amed’de Büyük İnsanlık Mitingimize yapılan bombalı saldırıda hayatını kaybeden yoldaşlarımızı saygı ve minnetle anıyoruz. Bu saldırılara yol verenler, Kürt halkına yönelik saldırıları organize edenler hesap verene kadar mücadelemiz sürecek.”

ANKARA

#HDPden #Haziran #Katliamına #ilişkin #açıklama