Ana Sayfa Blog Sayfa 4

İngiltere Alevi Kültür Merkezinde Yıl Sonu Gösterisi

0

İngiltere Alevi Kültür Merkezi ve Cemevi, yıl sonu gösterisini Londra’da gerçekleştirdi. Bu etkinlikte, gitar ve piyano eğitimi alan öğrenciler, yıl boyunca hazırladıkları eserleri başarıyla sergiledi. Etkinlik, büyük bir coşku ile karşılandı ve izleyiciler tarafından alkışlarla ödüllendirildi.

Gösteride öğrencilerin heyecanı ve mutluluğu salonda hissedilirken, performansları izleyenlerin beğenisini topladı. Öğrencilerin yıl boyunca gösterdikleri çaba ve özverinin sahneye yansıdığı belirtilirken, bu etkinliğin geride güzel anılar bıraktığı ifade edildi.

İngiltere Alevi Kültür Merkezi ve Cemevi, bu tür etkinliklerin kültürel ve sanatsal gelişime katkı sunduğunu vurgulayarak, öğretmenlerin ve ailelerin desteğine de teşekkür etti. Açıklamada, “Her birinizle ayrı ayrı gurur duyuyoruz. Müziğiniz ve neşeniz hiç eksilmesin,” ifadelerine yer verildi.

Öğrencilerin sanatsal gelişimine katkıda bulunan öğretmenler ve aileler, bu süreçteki emekleri için kutlandı. Merkez, gelecekte de çocukların ve gençlerin gelişimine yönelik çalışmalarını sürdüreceklerini belirtti.

📌 ALEVİ GAZETESİ’NİN NOTU

İngiltere Alevi Kültür Merkezinde düzenlenen yıl sonu gösterisi, Alevi kültürünün yaşatılması ve gençlerin sanatsal gelişimine katkı sağlanması açısından büyük bir önem taşıyor. Etkinlik, toplumsal dayanışmanın ve kültürel zenginliğin bir arada var olabileceğinin güzel bir örneğini sunuyor; zira sanat, ayrımcılığa ve ötekileştirmeye karşı en güçlü silahımızdır. Bu tür organizasyonlar, Alevi toplumunun birlikte hareket etme iradesini pekiştirirken, geleceğe umutla bakmamızı sağlıyor.

— Alevi Gazetesi Editörü

Dersimde Gülistan Doku Soruşturmasında Yazışmalar

0

Dersim’de 5 Ocak 2020’den beri kaybolan Gülistan Doku’nun soruşturmasında önemli bir gelişme yaşandı. Soruşturma kapsamında tutuklanan dönemin Dersim Valisi Tuncay Sonel ile ihraç polis memuru Gökhan Ertok arasında geçtiği belirtilen WhatsApp yazışmaları dosyaya eklendi. Bu yazışmalarda, Sonel’in sosyal medya paylaşımlarının kaldırılması için Ertok’a talimat verdiği öne sürüldü.

Yazışmalarda, Sonel’in, sosyal medya üzerinden kendisi hakkında yapılan paylaşımlar için Ertok’a “Gereğini yaparsınız kardaş” mesajını gönderdiği iddia edildi. Ertok’un da bu paylaşımları yapan kişi hakkında çeşitli işlemler gerçekleştirdiği, hatta bir sosyal medya kullanıcısını evinden alarak işkence yaptığı öne sürülen iddialar arasında yer aldı.

Soruşturma kapsamında elde edilen bilgiler doğrultusunda, Ankara’da düzenlenen bir operasyonda Sefa K. ve Emre E. adlı iki kişi gözaltına alındı. Bu kişilere yönelik “suç delillerini yok etme”, “kişiyi hürriyetinden yoksun kılma” gibi suçlamalar getirildi. Operasyon, yazışmaların incelenmesi sonucunda gerçekleştirildi.

Gülistan Doku’nun ailesinin avukatı Ali Çimen, yazışmalarda Ertok’un, “Şahsı dün gece mevcutlu tutup bu sabah savcılığa çıkardık” gibi ifadeler kullandığını ve Sonel’in bu duruma “Teşekkür ederim kardeşim” yanıtı verdiğini aktardı. Bu durum, soruşturmanın seyrini etkileyen önemli bir ayrıntı olarak kaydedildi.

Gülistan Doku’nun kaybolmasıyla ilgili soruşturmanın devam ettiği ve adli sürecin sürdüğü öğrenildi. Bu gelişmeler, sadece Gülistan Doku’nun değil, aynı zamanda Alevi toplumu ve insan hakları açısından da ciddi bir önem taşımaktadır.

📌 ALEVİ GAZETESİ’NİN NOTU

Dersimde yaşanan Gülistan Doku soruşturmasındaki gelişmeler, devletin gücünü kötüye kullanma ve basın özgürlüğüne yönelik tehditlerin boyutunu bir kez daha gözler önüne seriyor. Tutuklanan yetkililerin yazışmalarında, sosyal medya paylaşımlarına müdahale talimatları verilmesi, demokratik değerlere ve insan haklarına aykırı bir yaklaşımı simgeliyor. Alevi toplumu olarak, adaletin sağlanması ve mağdurların sesinin duyulması için mücadelemizi sürdürmeliyiz; zulme ve haksızlığa karşı durmak, hepimizin ortak sorumluluğudur.

— Alevi Gazetesi Editörü

Munzur Festivali Alevilik ve kültür için kritik önemde

0

23 Temmuz 2026’da, Munzur Festivali Tertip Komitesi, festivalin boykot edilmesine yönelik yapılan çağrılara yanıt verdi. Komite, festivalin Alevilik ve yerel kültür için büyük bir öneme sahip olduğunu vurgulayarak, bu etkinliğin iptal edilmesinin toplumsal dayanışmaya zarar vereceğini belirtti.

Festivalin, Alevi inancının ve kültürünün yaşatılması açısından kritik bir rol oynadığını ifade eden komite üyeleri, “Bu festival, birlikteliğimizi pekiştiren ve kültürel değerlerimizi tanıtan bir platformdur” şeklinde konuştu. Etkinliğin, 16 yıl aradan sonra tekrar düzenlenecek olan Karlıova Doğa ve Kültür Festivali ile birlikte gerçekleşmesi bekleniyor.

Öte yandan, Hubyar köyünde 30 yıldır yöresel giysi ve kıyafet üretimi yapan Kibriye Şen, yerel kültürlerini yaşatmaya devam ettiklerini ve bu giysilerin Tokat, Sivas gibi çevre illerden talep gördüğünü açıkladı. Şen, “Yöreselliğimizi her yerde devam ettirmeye çalışıyoruz” dedi.

Ayrıca, Fethiye’deki orman yangını yerleşim alanlarına sıçrayarak endişe yarattı. Çevre kurumları, Akdeniz’deki mikroplastik kirliliğiyle ilgili acil önlemler alınması çağrısında bulundu. Tüm bu gelişmeler, toplumda çevresel ve kültürel konulara dair farkındalığın arttığını gösteriyor.

📌 ALEVİ GAZETESİ’NİN NOTU

Munzur Festivali, Alevilik ve yerel kültürün korunması açısından hayati bir öneme sahiptir. Bu tür etkinliklerin boykot edilmesi, toplumsal dayanışmayı zayıflatmakta ve kültürel kimliğimizi tehdit etmektedir. Yerel üreticilerin ve kültürel değerlerin desteklenmesi, Alevi toplumunun birlikteliğini pekiştirecek ve farklılıkları zenginlik olarak kucaklayacaktır.

— Alevi Gazetesi Editörü

Alevi toplumu tarihsel hafızasını korumalıdır!

0

Alevi inancının temel ilkelerinden biri, ritüellerin “hak için olsun, seyir için olmasın” anlayışıdır. Bu ilke, bireysel çıkarların değil, toplumsal değerlerin ön planda tutulmasını ve demokratik bir anlayışın benimsenmesini hedefler. Alevi toplumu, tarih boyunca pek çok zorlukla karşılaşmış ve bu süreçte kendi tarihsel hafızasını korumak için mücadele etmiştir. Ancak, son yıllarda Alevilik içerisindeki “karşıt Alevilik” anlayışının yükseldiği gözlemlenmektedir.

Alevi toplumunun varlığı, birliği ve özgürlüğü, tarihsel hafızasının korunmasıyla doğrudan ilişkilidir. İktidarcı devlet anlayışlarından uzak durarak özgürlük bilincinin kazanılması, Alevilerin kendi kimliklerini ve kültürel değerlerini yaşatabilmesinin temel şartıdır. Bu bağlamda, Alevi toplumu için “kendini bilmek” ifadesi, özgürleşmenin bir göstergesi olarak önemlidir. Kendini bilmeyen bir topluluk, inancını yanlış yönlendiren unsurlar tarafından istismar edilebilir.

Cumhuriyet döneminde sürekli maruz kaldıkları travmalar nedeniyle Alevi toplumu, kendini ifade etme konusunda zorluklar yaşamıştır. Bu durum, topluluğun “mağduriyet” üzerinden bir savunma hattı oluşturmasına neden olmuştur. Alevi ritüellerinin, iktidarlarla iş birliği içinde düzenlenen “protokol cemleri” gibi etkinliklere dönüşmesi, toplumsal değerlerin ve inancın seyirlik hale gelmesine yol açmaktadır. Alevilik, tarihsel ve kültürel bir kimlik olarak, bu tür saptırmalara karşı direnç göstermelidir.

Alevi erkanlarında, toplumsal sorunlar özgürce tartışılmakta ve herkesin eşit katılımıyla kararlar alınmaktadır. Bu bağlamda cem, sadece bir ritüel değil, aynı zamanda bir siyasi ve sosyal bilinç oluşturma alanıdır. Ayrım yapmaksızın tüm Alevi ritüellerinin, toplumsal hafızanın ve kimliğin korunmasında önemli bir rolü vardır. Eğer bu ritüeller, sadece gözlemci bir şekilde gerçekleştirilirse, Alevilik gösteri toplumu haline gelir ve gerçek anlamını yitirir.

Alevi toplumu, geçmişten gelen gelenekleriyle kendini korumuş ve varoluşunu bu gelenekler üzerinden inşa etmiştir. Ebu’l Vefa-i Kurdi, Hacı Bektaş-i Veli gibi önemli şahsiyetlerin mirası, Alevilik tarihinde derin bir yer tutmaktadır. Ancak, bu geleneklerin ihmal edilmesi veya resmi ideolojiyle şekillendirilmesi, topluluğun geleceğini tehlikeye atar. Alevilik, sadece bir inanç değil, aynı zamanda bir yaşam biçimidir ve bu yaşam biçiminin özgürce yaşanabilmesi için toplumsal değerlerin korunması elzemdir.

📌 ALEVİ GAZETESİ’NİN NOTU

Alevi toplumu, tarihsel hafızasını korumakla kalmayıp, aynı zamanda kendi kimliğini ve kültürel değerlerini yaşatmanın da mücadelesini vermelidir. Karşıt anlayışların yükselişi, toplumsal birliği tehdit etmekte ve Aleviliğin özünden uzaklaşmaya neden olmaktadır. Bu bağlamda, Alevilerin özgürleşmesi ve kendilerini ifade edebilmeleri, demokratik bir toplum için vazgeçilmez bir unsurdur. Zalimlere karşı durmak ve mazlumların yanında olmak, Alevilik inancının temel değerlerinden biridir.

— Alevi Gazetesi Editörü

FDG: Munzur Festivali, Dersime Ne Katkı Sunuyor?

0

Avrupa Dersim Dernekleri Federasyonu (FDG), 24 yıldır düzenlenen Munzur Kültür ve Doğa Festivali ile ilgili eleştirilerde bulundu. Federasyon, festivalin kuruluş amacından uzaklaştığını ve Dersim’in kültürü, dili, inancı ve doğasına yeterli katkı sunmadığını savundu. Açıklama, festivalin yeniden halkın ortak değerlerini esas alan bir anlayışla ele alınması gerektiği vurgusuyla sona erdi.

FDG, festivalin kuruluşunda kendi bileşenlerinin emek ve katkılarının bulunduğunu hatırlatırken, zamanla belirli siyasi yapıların etkisiyle festivalin amacının zayıfladığını ifade etti. Festivalin, halkın kültürel değerlerini yaşatmak yerine, belirli ideolojik çevrelerin propaganda alanına dönüştüğünü iddia etti.

Federasyon, bu yılki festival programının da benzer bir anlayışın ürünü olduğunu belirterek, organizasyonun farklı siyasi çevrelerin görüşlerini ön plana çıkardığı bir platform haline geldiğini savundu. FDG, kamuoyuna yönelttiği soruda, bu siyasi gösterilerin Dersim’in kültürü ve geleceğine ne gibi bir katkı sunduğunu sorguladı.

Dersim’in ana dili olan Kırmancki/Zazaca’nın yok olma tehlikesi ve Alevi inancının asimilasyon baskısı altındaki durumu da açıklamada dikkat çekilen konular arasında yer aldı. Boşaltılan köylerin sorunları ve bölgedeki güvenlik politikalarının toplumsal yaşam üzerindeki etkileri de vurgulandı. Festivalin bu sorunlara hangi somut katkıları sunduğunun sorgulanması gerektiği ifade edildi.

FDG, Dersim’in ihtiyaç duyduğu şeyin yalnızca siyasi sloganlar değil, kültürünü, dilini ve doğasını koruyan çalışmalar olduğunu belirtti. Festivalin mevcut haliyle birkaç günlük etkinliklerin ötesine geçemediğini, yalnızca çevre kirliliği ve çözümsüzlük bıraktığını öne sürdü. Son olarak, Munzur Kültür ve Doğa Festivali’nin geleceği üzerine kamuoyunda bir tartışma başlatılması gerektiğini vurguladı.

📌 ALEVİ GAZETESİ’NİN NOTU

FDGnin Munzur Festivali hakkındaki eleştirileri, Dersimin kültürel değerlerinin korunması ve yaşatılması adına önemli bir uyarı niteliğindedir. Festivalin, belirli siyasi yapıların etkisiyle amacından sapması, toplumsal birlikteliği zedelemekte ve Alevi inancının özünden uzaklaşmasına yol açmaktadır. Bu durum, Dersimin ana dili Kırmancki/Zazacanın yok olma tehlikesi ve Alevi kültürünün asimilasyon baskısı altında kalması gibi derin sorunları da beraberinde getirmektedir. Tüm bu gerçekler ışığında, kültürel etkinliklerin halkın ortak değerleri doğrultusunda yeniden ele alınması gerekliliği acil bir ihtiyaçtır.

— Alevi Gazetesi Editörü

PSAKD Antalya Şubeleri Eşgüdüm Toplantısı Düzenledi

0

Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Antalya şubeleri, 15 Ekim 2023 tarihinde Altınova Cemevi’nde bir eşgüdüm toplantısı düzenledi. Toplantıda, şubeler arasında dayanışmayı artıracak kararlar alınarak, ilerleyen dönemlerde düzenli buluşmalar yapılması kararlaştırıldı.

Toplantıda, Alevilik çerçevesinde örgütsel çalışmalar ve ortak faaliyetlerin yanı sıra geleceğe yönelik planlamalar ele alındı. Şube başkanları ve yönetim kurulu üyeleri, alınan kararların Alevi toplumu ve örgütlenme çalışmaları açısından önemli olduğunu belirtti.

Açıklamada, şubelerin belirli aralıklarla bir araya gelerek ortak akıl doğrultusunda kararlar almasının büyük bir önem taşıdığına vurgu yapıldı. Bu birlikteliğin, hem örgütsel dayanışmayı güçlendireceği hem de yürütülecek planların daha verimli bir şekilde hayata geçirilmesine katkı sağlayacağı ifade edildi.

Toplantının sonunda yapılan değerlendirmede, “Birliğimiz daim, yolumuz açık olsun” mesajı verildi. Katılımcılar, Alevi camiası için alınan kararların hayırlı olmasını dileyerek, birlik ve dayanışma vurgusu yaptı.

📌 ALEVİ GAZETESİ’NİN NOTU

PSAKD Antalya şubelerinin düzenlediği eşgüdüm toplantısı, Alevilik perspektifinden dayanışmanın ve ortak aklın önemini bir kez daha gözler önüne serdi. Alınan kararlar, Alevi toplumunun birlikteliğini güçlendirecek ve örgütsel çalışmaların verimliliğini artıracaktır. Bu tür buluşmalar, sadece Alevi inancının değil, aynı zamanda toplumsal adaletin de teminatıdır.

— Alevi Gazetesi Editörü

Münih Alevi Toplumu, OEZ Katliamını Unutmadı!

0

Münih Alevi Toplumu, 22 Temmuz 2016’da Münih Olimpiyat Alışveriş Merkezi’nde (OEZ) gerçekleştirilen ırkçı saldırının 10. yıldönümünde bir anma etkinliği düzenledi. Bu etkinlikte, saldırıda hayatını kaybedenler saygıyla anılırken, ırkçılığa ve faşizme karşı ortak bir duruş sergilemenin önemi vurgulandı.

Açıklamada, acının üzerinden on yıl geçmesine rağmen hâlâ taze olduğu ifade edilerek, yaşamını yitirenlerin anısına duyulan özlem dile getirildi. Münih Alevi Toplumu, “Unutmadık ve asla unutmayacağız. On yıl önce yaşanan bu acının derin yaraları hâlâ kapanmadı” dedi.

Etkinlikte, faşizm ve ırkçılığın insanlığa yönelik yıkıcı bir tehdit olduğuna dikkat çekildi. Açıklamada, bu tür saldırıların bir daha yaşanmaması için toplumsal hafızanın canlı tutulmasının gerekliliği vurgulandı. “Faşizm ve ırkçılık bir düşünce değil, insanlığı yok eden bir hastalıktır” ifadesi kullanıldı.

Münih Alevi Toplumu, ırkçılık ve nefret suçlarına karşı ortak mücadelenin sürdürülmesi çağrısında bulunarak, OEZ saldırısında yaşamını yitirenlerin anısının daima yaşatılacağına söz verdi. “Unutmadık, asla unutmayacağız. Onlar kalplerimizde yaşamaya devam edecek” sözleriyle açıklamalarını tamamladı.

📌 ALEVİ GAZETESİ’NİN NOTU

Münih Alevi Toplumunun, OEZ katliamını unutmaması, ırkçılığa ve faşizme karşı duruşunun bir göstergesidir. Yaşanan acılar, toplumsal hafızamızda yer etmeli ve bu tür vahşetlerin bir daha yaşanmaması için ortak mücadele azmi artırılmalıdır. Alevilik inancı, adalet ve eşitlik mücadelesinde mazlumların yanında durmayı gerektirir; bu bilinçle, geçmişin acılarını unutmadan geleceğe umutla ilerlemeliyiz.

— Alevi Gazetesi Editörü

Yağsiyen Köyü Cemevi modernleşiyor

0

Yağsiyen Köyü Cemevi’nde tadilat çalışmalarına başlandı. Bu önemli proje, cemevinin daha modern bir yapı kazanmasını ve cem etkinliklerinin daha sağlıklı bir ortamda gerçekleştirilmesini amaçlıyor.

Tadilat çalışmaları, yerel halkın talebi doğrultusunda başlatıldı. Cemevi, Dersim’in önemli inanç merkezlerinden biri olarak biliniyor ve Alevi toplumu için manevi bir değer taşıyor. Bu nedenle, yapılan tadilatın toplumsal bir gereklilik olduğu vurgulanıyor.

Çalışmaların ne zaman tamamlanacağına dair kesin bir tarih verilmezken, köy halkı projeye büyük bir destek veriyor. Cemevi’nin tadilatı, inanç özgürlüğü ve eşit yurttaşlık ilkeleri doğrultusunda, Alevilik inancını temsil eden bir mekanın çağdaş standartlara kavuşturulması açısından önem taşıyor.

Cemevi’nin tadilatı sırasında, çevre düzenlemesi ve iç mekan iyileştirmeleri de yapılacak. Bu süreçte, yerel yönetim ve Alevi dernekleri iş birliği yaparak, toplumsal dayanışmayı pekiştirmeyi hedefliyor.

Yağsiyen Köyü Cemevi’nin tadilatı, sadece fiziksel bir değişim değil, aynı zamanda Alevi toplumu için kimliklerinin ve inançlarının daha görünür hale gelmesi adına da büyük bir adım olarak değerlendiriliyor.

📌 ALEVİ GAZETESİ’NİN NOTU

Yağsiyen Köyü Cemevinin modernleşme süreci, Alevi toplumunun inanç ve kimliklerinin güçlenmesi adına kritik bir adım olarak öne çıkıyor. Yerel halkın desteğiyle gerçekleştirilen tadilat, sadece fiziksel bir dönüşüm değil, aynı zamanda inanç özgürlüğü ve eşit yurttaşlık ilkeleri doğrultusunda Alevilik kültürünün çağdaş standartlara ulaşmasını sağlıyor. Bu proje, Dersimin manevi merkezlerinden birinin toplumun ihtiyaçlarına cevap vermesi açısından büyük bir önem taşıyor.

— Alevi Gazetesi Editörü

Munzur Festivali Tertip Komitesinden boykot açıklaması

0

Munzur Kültür ve Doğa Festivali Tertip Komitesi, festivalin hedef alındığı boykot çağrılarına ve linç girişimlerine karşı bir basın toplantısı düzenledi. Toplantıda, festivalin siyasi tartışmaların malzemesi yapılamayacağı vurgulandı. Ali Rıza Bilir, festivalin kimsenin siyasi hesaplarına alet edilmesine izin vermeyeceklerini belirtti.

Son günlerde festival hakkında ortaya atılan ‘İstanbul Büyükşehir Belediyesi finanse ediyor’ iddialarını da yalanlayan Bilir, bu iddiayı gündeme getiren gazeteci Barış Yarkadaş hakkında suç duyurusunda bulunacaklarını açıkladı. Bilir, festivalin halkın ortak değeri olduğunu ve bu değerlerin kişisel ya da siyasal hesaplaşmaların konusu haline getirilmemesi gerektiğini ifade etti.

Festivalin, 26 yıllık bir deneyim ve birikimin ürünü olduğunu belirten Bilir, program hazırlanırken toplumun farklı kesimlerinin görüşlerinin alındığını ve hiçbir kesimin dışlanmadığını vurguladı. Ayrıca, tartışmaların yapıcı eleştiri sınırlarını aştığını dile getirerek, Dêrsim halkı adına kimsenin konuşamayacağını belirtti.

Bilir, boykot çağrılarını yapanların festivalin planlama aşamasında bileşen olduklarını, ancak şimdi karşı bir noktadan festivali mahkum etme çabası içinde olduklarını ifade etti. Sağduyu ve birlikte hareket etme çağrısı yapan Bilir, festivalin Dêrsim halkının ortak kültürü ve geleceği olduğunu sözlerine ekledi.

📌 ALEVİ GAZETESİ’NİN NOTU

Munzur Kültür ve Doğa Festivali, Alevi kültürünün ve değerlerinin bir yansıması olarak toplumsal dayanışmanın simgesidir. Festivalin hedef alınarak siyasi hesaplaşmalara alet edilmesi, Alevi toplumunun birliğine ve ortak değerlerine zarar vermekte, bu tür manipülasyonlar kabul edilemez. Dêrsim halkı, tarihi ve kültürel zenginlikleriyle bu festivali sahiplenmekte ve dışarıdan gelen boykot çağrılarına karşı durarak, dayanışma ruhunu korumalıdır.

— Alevi Gazetesi Editörü

Alican Uludağ, adli kontrolle serbest bırakıldı!

0

Gazeteci Alican Uludağ, sosyal medya paylaşımları nedeniyle gözaltına alındıktan sonra adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Uludağ, “halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” ve “halkı kin ve düşmanlığa tahrik” iddialarıyla karşı karşıya kaldı.

Gözaltına alındığı tarihten itibaren yürütülen süreçte, Uludağ’ın serbest bırakılması için gerekli adımlar atıldı. Mahkeme, gazeteciyi haftada dört gün imza verme ve yurt dışına çıkış yasağı şartıyla serbest bıraktı.

Alican Uludağ’ın serbest bırakılması, birçok kesim tarafından ifade özgürlüğü bağlamında önemli bir gelişme olarak değerlendiriliyor. Gazetecilik pratiğinin, demokratik toplumlar için hayati öneme sahip olduğu vurgulanırken, bu tür gözaltıların basın özgürlüğüne yönelik tehdit oluşturduğu ifade ediliyor.

Uludağ’ın durumu, Türkiye’deki ifade özgürlüğü ve basın hakları konusundaki endişeleri bir kez daha gündeme getirdi. Gazetecilerin, düşünce ve ifade özgürlüğü kapsamında güvence altına alınması gerektiği vurgulanıyor.

📌 ALEVİ GAZETESİ’NİN NOTU

Alican Uludağın serbest bırakılması, Türkiyedeki ifade özgürlüğü mücadelesinin önemli bir parçası olarak öne çıkıyor. Alevi Gazetesi olarak, gazetecilerin tutuklanmasının basın özgürlüğüne yönelik açık bir tehdit oluşturduğunu vurguluyoruz. Toplumumuzda her bireyin düşünce ve ifade özgürlüğüne sahip olması gerektiğini savunuyoruz; bu tür baskılar, demokratik değerlerimizi zayıflatmaktan başka bir işe yaramaz.

— Alevi Gazetesi Editörü