Ana Sayfa Blog Sayfa 497

 MED-DER’den Kürtçeye yönelik engellere karşı ‘Yeşil Sol Parti’ye oy verelim’ çağrısı

Kürt dili üzerindeki engel ve yasaklara dikkat çeken MED-DER yöneticisi Halil İbrahim Taş, 15 Mayıs Kürt Dil Bayramını karşılarken asimilasyona karşı Yeşil Sol Parti’ye oy verme çağrısı yaptı

Celadet Ali Bedirhan ve arkadaşları tarafından hazırlanan Kürtçe Hawar Dergisi’nin yayın hayatına başladığı 15 Mayıs 1932, Kürt Dil Bayramı olarak kabul ediliyor. Bu gün, 2006’dan bu yana Kürt Dil Bayramı olarak çeşitli farkındalık yaratan etkinlikler ile kutlanıyor. Her yıl tüm etkinliklerde anadilde eğitim talebi dile getiriliyor, Kürt dili üzerindeki baskı ve asimilasyon politikalarına son verilmesi çağrısı yapılıyor. Bu yıl da Kürt Dil Bayramı Kürtler ve Kürtçeye yönelik saldırılarla karşılanıyor.

 OHAL ile baskı ve yasaklar arttı

15 Temmuz 2016’da darbe girişiminin ardından ilan edilen Olağanüstü Hal (OHAL) kapsamında çıkarılan Kanun Hükmünde Kararnameler (KHK) ile Kürtçeye dönük saldırılar en üst seviyede yaşandı. OHAL’in ardından Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) yönetimindeki belediyelere kayyum atandı. Böylelikle belediyelerin internet sitelerinden Kürtçe kaldırıldı. Belediyeler bünyesinde Kürtçe eğitim veren destek evleri kapatıldı, cadde ve sokaklara verilen Kürtçe isimlerin yerini Türkçe isimler aldı.

 Kürtçe yayın ve oyunlar yasaklandı

KHK’yle günlük yayın yapan tek Kürtçe gazete olan Azadiya Welat gazetesi ve Kürtçe çocuk kanalı Zarok TV kapatıldı. Tepkiler üzerine Zarok TV yeniden yayına başladı. İstanbul Kürt Enstitüsü, Kürt Kültürünü Araştırma ve Geliştirme Derneği (KURDÎ-DER) de kapatılan kurumlar arasında yerini aldı.

İstanbul’da 13 Kasım 2020’de İBB Şehir Tiyatroları’nın Kasım programında yer alan “Bêrû” adlı Kürtçe oyununun sahnelenmesi valilik kararıyla yasaklandı. 10 Ekim 2020’de İBB Şehir Tiyatrosunda sahnelenmesi planlanan Kürtçe tiyatro oyunu, yine kaymakamlık tarafından gösterime kısa süre kala süresiz yasaklandı. 14 Kasım’da, HDP İstanbul Gençlik Meclisi’nin “Dawiya Dawiya” stand up gösterimi, Fatih Kaymakamlığı tarafından gerekçe gösterilmeden engellendi. 15 Kasım’da Ankara Keçiören Belediyesi, “Kürtçe şarkılar söyleneceği” gerekçesiyle Kürt sanatçı Mem Ararat’ın konserini iptal etti.

Kürt diline saldırılar yoğunlaştı

AKP’nin Kürtlere ve Kürtçeye yönelik tahammülsüzlüğü, birçok kişinin saldırıya uğramasına neden oldu. Aydın’da Kürtçe konuştuğu nedeniyle Pınar Çetinkaya adlı öğrenci yurttan atıldı; 10 Mayıs 2018’de Ağrı’da zorunlu askerlik yapan Fikret Aydemir, Kürtçe konuştuğu için bir grup ırkçı askerin saldırısına uğradı; 16 Aralık 2018’de Sakarya’da Kürtçe konuşan baba Kadir Sakçı ve oğlu Burhan Sakçı, silahlı saldırıya uğradı. Baba yaşamını yitirirken, oğlu saldırıdan ağır yaralı olarak kurtuldu. 2019’da 19 yaşındaki Şirin Tosun ve arkadaşı Mahsun Zeren, mevsimlik tarım işçisi olarak çalıştıkları Sakarya’nın Karasu ilçesinde “Kürtçe” selam verdikleri için 8 kişinin silahlı saldırısına uğradı. Tosun, 54 gün yoğun bakımda kaldığı hastanede yaşamını yitirdi; Çanakkale’de göz ameliyatı olan eşi Bedriye Yaşlı (71) ile Kürtçe konuşan Ekrem Yaşlı (74), başka bir hastanın refakatçisi tarafından darp edildi. Ankara’nın Etimesgut ilçesi Alsancak Mahallesi’nde arkadaşlarıyla parkta oturmak için evden çıkan 20 yaşındaki Barış Çakan, Kürtçe müzik dinlediği gerekçesiyle üç kişilik bir grubun saldırısı sonucu hayatını kaybetti.

Sokak sanatçısı Cihan Aymaz katledildi

10 Temmuz 2021’de, Demokratik İslam Kongresi (DİK) ve Din Alimleri Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği’nin (DİAY-DER) 9 üyesi, Kürtçe hutbe okudukları ve cemaat önünde namaz kıldıkları gerekçesiyle tutuklandı. 24 Ağustos 2021’de, program sunucusu Didem Arslan, yayına bağlanan ve Kürtçe konuşmak isteyen kişiyi yayından alarak, “Türkçe konuş, burası Türkiye Cumhuriyeti” dedi. 2 Mayıs 2023’te İstanbul Kadıköy’de sokak sanatçısı Cihan Aymaz, “Ölürüm Türkiyem” şarkısını çalmadığı için katledildi. 29 Ocak’ta İstanbul Taksim’de bulunan İstiklal Caddesi’nde Kürtçe müzik yapan müzisyenler polis tarafından engellendi.

Kürtçe harfler tabeladan kaldırıldı

Mêrdîn’de 2 Ocak 2021’de AKP’li Artuklu Belediyesi, köylerin isimlerinin yer aldığı tabelalarda Kürtçe harfler X, W ve Q harfleri kaldırılarak, Türkçe harflerle kullanıldı. Özgürlük için Hukukçular Derneği (ÖHD), 2 Mart’ta hazırladığı raporda Diyarbakır D Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutuklulara Kürtçe mektuplar verilmediğini belirtti. 6 Mart’ta Türkiye’de 20 bin öğretmen atamasında 25 Rusça, 210 Almanca, 503 Arapça, 938 İngilizce için kontenjan verilirken, Kürt dili için 3 kontenjan ayrıldı.

KADES’te  Kürtçeye yer verilmedi

İçişleri Bakanlığı 8 Mart’ta yaptığı açıklamada, şiddete uğrayan kadınların KADES uygulamasına başvurabileceğini belirterek, KADES’in Türkçe, Farsça, Arapça, İngilizce, Rusça ve Fransızca dillerinde başvuru yapılabildiğini duyurdu. Türkiye’de Türkçeden sonra en çok kullanılan Kürtçe ise KADES uygulamasında yer almadı.8 Nisan’da Amed’in Farqîn (Silvan) ilçe belediyesine atanan kayyum, Kürtçe, Türkçe ve İngilizce yazılı tabelayı indirerek, Türkçe yazılı tabelayı astı. 5 Mayıs’ta Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi kayyumu, Sipan Caddesi’nin ismini Abdulkadir Aksu Caddesi olarak değiştirdi.

Kürtçeye dönük baskı ve asimilasyon politikalarını, 15 Mayıs Kürt Dil Bayramı’nı, Mezopotamya Dil ve Kültür Araştırma Derneği (MED-DER) yöneticisi Halil İbrahim Taş Mezopotamya Ajansı’ndan Zerrin Sargut’a konuştu.

‘Kürt diline saldırılar devam etti’

Sadece bir gün değil, asimilasyon politikalarına karşı bir süreklilik için çalışma yürütülmesinin önemine değinen Taş, “Türkiye’de Kürtlerin dili ve kültürü hiçbir zaman yer bulmadı. Farklı kimliklerin asimilasyona uğraması, üzücü bir gerçekliktir” dedi. Geçmişten günümüze devletin Kürt dili ve kültürüne yönelik saldırılarının artarak devam ettiğini vurgulayan Taş, “Dil kültür ve ulus birbiriyle bağlantılıdır” diyerek, 14 Mayıs seçimlerinde Kürtlerin beklentilerine değindi.

‘Öcalan’ın söyledikleri hala geçerli’

Taş, “14 Mayıs’ta bu iktidar gidecek. Yeni bir siyaset için, Kürt dili ve kültürüne dönük politikalar olumlu yönde değişmeli. Bu da demokratik bir siyasetle olacak. Çözüm sürecinde Sayın Abdullah Öcalan, yol haritasını hazırlamıştı. O dönemde iktidar, Kürt halkı için ‘bireysel hak’ tanımlaması yapmıştı. ‘Herkes kendi evinde Kürtçe konuşabilir’ demişti. Abdullah Öcalan ise, ‘30 milyon Kürt’ün dili ne olacak’ demişti. Eğer Kürt dili eğitim dili olmazsa, nasıl gelişecek. O dönemde Sayın Öcalan’ın söyledikleri hala geçerlidir. Eğer Kürt sorununun çözülmesini istiyorsak, demokratik bir sistemin kurulması gerekir. Kürtler, kendilerini demokratik siyasetin içinde görmeli. Bu olmazsa çözüm olmaz” dedi.

‘Halkımız Yeşil Sol’a oy vermeli’

14 Mayıs seçimlerine sayılı günler kala partilerin seçim vaatlerini değerlendiren Taş, Kürtçenin her alanda kullanılması gerektiğini belirterek, bu konuda Yeşil Sol Parti’nin Seçim Beyannamesi’ne işaret etti. Taş, şunları söyledi: “Bütün partiler, Kürtçenin her alanda kullanılması için söz veriyor. Fakat sözlerini yerine getirmiyorlar. Yeşil Sol Parti’ye güveniyoruz. Kürt dili ve kültürü adına çalışmaları var, vaatlerini yerine getirecekler. Kürtlerin fikir ve düşüncelerini savunan parti Yeşil Sol Parti’dir. Bu yüzden halkımız, Yeşil Sol Parti’ye oy vermeli. Yarınlarımızı görmek adına dilimizi, kültürümüzü ve haklarımıza almak için asimilasyon politikalarına karşı, oylarımız Yeşil Sol Parti’ye.”

AMED

 

#MEDDERden #Kürtçeye #yönelik #engellere #karşı #Yeşil #Sol #Partiye #verelim #çağrısı

En az 55 bin hareketli seçmen sandık başına taşınıyor

Farklı kentlerde olan seçmeni taşımak için başlatılan kampanya çalışmaları kapsamında Yeşil Sol Parti’ye 55 bin başvuru yapıldı. Hareketli Seçmen Komisyonundan Ferhan Kaplan, ‘Yeter ki seçmen bize ulaşsın onu sandık başına taşırız’ dedi

14 Mayıs seçimleri için partilerin hareketli seçmen çalışmaları devam ediyor. Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi (Yeşil Sol Parti) seçimlere 2 gün kalırken, Hareketli Seçmen Komisyonu başvuru almaya devam ediyor. Şu ana kadar en az 35 bin seçmen kentler arası ulaşım için başvuruda bulunurken, bunların bir kısmının ulaşımı da sağlandı.

En az 55 bin başvuru

Bunun yanı sıra ilçeler, köyler ve birleştirilmiş sandıklar arasında yapılacak seçimler için de en az 20 bin başvuru yapıldı. Bu kapsamda il, ilçe, köy ve birleşmiş sandıklar arasında oy kullanmak için Hareketli Seçmen Komisyonu’na en az 55 bin seçmen başvuruda bulundu.

Yüzlerce kişi çalışıyor

Çalışmalara dair Mezopotamya Ajansı’ndan ( MA ) Yüsra Batıhan ve Enes Beyaz’a bilgi veren Hareketli Seçmen Komisyonundan Ferhan Kaplan, tarım, inşaat, turizm ve diğer sektörlerde çalışan bütün işçiler başta olmak üzere, öğrencileri ve tüm seçmenleri bölgeye ulaştırmayı hedeflediklerini belirten belirterek, “Hareketli Seçmen Komisyonundaki arkadaşlarımız, milletvekillerimiz, milletvekili adaylarımız, Gençlik Meclisimiz, Kadın Meclisimiz, İşçi Komisyonlarımızın tümü seçim çalışmalarında, sosyal medyada, basın kanallarıyla seçim bölgesi dışındaki seçmenlere ulaşıyor. Onlara yardımcı olacağımızı anlatıyor ve tespit ediyoruz. Onları seçim bölgelerine ulaştırmaya çalışıyoruz. Komisyonlarımızda yüzlerce arkadaşımız çalışıyor” diye aktardı.

Geri dönüşleri de dağlayacağız

Seçmen taşıma çalışmalarının başladığını söyleyen Kaplan, “Deprem bölgesinden zorunlu olarak çıkan, yaşlılar, engelliler için ayrı bir çalışma yürütüyor, onlara ayrıca önem veriyoruz. Onları özel olarak alıp sandığa götüreceğiz, oylarını kullanacaklar. Geri dönüşlerini yine biz sağlayacağız. Bu çalışmalar sonucunda da yoğun bir talep alıyoruz. Biz de bize ulaşan, ulaştığımız bütün seçmenleri seçim gününe kadar bölgelerine ulaştırıp aynı şekilde oylarını kullandıktan sonra geri dönüşlerini sağlayacağız” diye belirtti.

Seçmene çağrı

Kendilerine ulaşan seçmenleri sandıklara ulaştıracaklarını vurgulayan Kaplan, “Seçim bölgeleri dışında olan tüm seçmenlerimize sesleniyorum. Bize ulaşın, biz sizi istediğiniz zaman istediğiniz sandığa ulaştıracağız” çağrısında bulundu.

HABER MERKEZİ

 

 

#bin #hareketli #seçmen #sandık #başına #taşınıyor

Anadolu Ajansı seçim verilerini YSK’dan değil AKP’den mi alıyor?

Anadolu Ajansı’nın eski temsilcisi, AA’nın sonuçları YSK’den değil AKP’den aldığını iddia etti. Medya Ombudsmanı Faruk Bildirici ‘AA, AKP Genel Merkeziyle işbirliği halinde’ dedi

Türkiye’de seçimlere 2 gün kaldı. Seçim güvenliği ile ilgili endişeler ise hala devam etmekte. Bu endişelerin başlıca kaynaklarından biri de Anadolu Ajansı.

AA’nın hem yetkilileri hem eski çalışanlarının yaptığı farklı açıklamalar, soru işaretlerini derinleştirdi. AA yetkilileri, Sözcü Gazetesi Yazarı Saygı Öztürk’e verdiği mülakatta çarpıcı açıklamalarda bulundu. Bu açıklamalar kapsamında, AA’nın 14 Mayıs Cumhurbaşkanlığı ve Genel Seçimlerinde 191 bin sandığın 50 bininde kendi muhabirleri aracılığıyla veri toplayacağı, kalan 141 bin sandıkta ise anlaşma gereği ismi açıklamayan bir “araştırma şirketi” ile veri toplayacağını açıkladı. Şirketin isminin gizli olması ise dikkat çekti.

AKP’den bilgi alıyorlar

AA’nın açıklamalarının yanı sıra Kalkınma, Uluslararası ve Kurumsal Ekonomi konusunda uzman Prof. Dr. İbrahim Öztürk’ün, kendisine ulaşan eski bir AA çalışanının iddialarına yer vermesi de ajansın güvenilirliği bağlamında tartışma başlıklarından biri haline geldi.

Sanal medya hesabından yapılan paylaşımda, İl Temsilcisi olarak iki genel seçim ve bir mahalli seçimde görev yaptığını belirten eski AA temsilcisinin şu iddialarına yer verildi: “Anadolu Ajansı kanallara servis ettiği verileri muhabirlerinden almıyor, her sandık ve okuldan veri aktaracak kadar muhabir istihdam etmesi mümkün değildir. Anadolu Ajansı, AKP ile ortak hazırlanmış bir yazılım aracılığıyla verileri AKP teşkilatlarından almaktadır. İl temsilcisi olarak bütün bu sürecin 1’inci dereceden tanığıyım. Anadolu Ajansı kesinlikle seçim sonuçlarını YSK’dan almamaktadır”

YSK: AA bizden veri almıyor

Bunun yanı sıra 2019 yılında yapılan Yerel Seçimlerinde AA veri aktarımını 12 saat boyunca durdurdu. Buna ilişkin açıklama yapan dönemin YSK Başkanı Sadi Güven, “AA benim müşterim değil. Benden veri almıyor” açıklaması yaptı.

Bildirici değerlendirdi

MA’dan Yüsra Batıhan’a konuşan Medya Ombudsmanı Faruk Bildirici, AA’nın seçimlere ilişkin yaklaşımının güven vermediğini ifade ederek, “AA normal zamanlarda da siyasi iktidarı koruyup kollayan habercilik yapıyor. Erzurum’da İmamoğlu mitingi sırasında yapılan taşlı saldırıyı haber yaparken bile ‘yabancı cisimler atıldı’ diye haber yapabiliyor. Böyle bir AA, siyasi partileri duymayan, siyasi iktidar yanlısı bir kamu ajansı güven vermiyor” dedi.

Şirket ismi açıklanmalı

AA’nın 2019 yılında yapılan Yerel Seçimlerde veri akışını kestiğini ve ilk sonuçlarda AKP’nin önde olduğu ilçeleri yansıttığını hatırlatan Bildirici, şunları söyledi:

“Açık açık söylemiyorlar ama görünen o ki AKP Genel Merkeziyle işbirliği halindeler. AA yetkilileri, Saygı Öztürk’e verdikleri söyleşide ne kadar düzgün bir çalışma sistemi yürüteceklerini anlatmaya çalışıyor ancak orada benim şüphemi daha da arttıran bir detay var. ‘Bir şirketle işbirliği halinde çalışacağız ancak şirketin ismi gizli’ diyor. Bir kere gazetecilik şeffaflıktır. Hiçbir şey gizli kalmaz, gizli bir şey de yapmamaları lazım”

İSTANBUL

#Anadolu #Ajansı #seçim #verilerini #YSKdan #değil #AKPden #alıyor

Kordu: Dersîm seçime hazır, oylarınızı kullanın!

Yeşil Sol Parti Dersîm Milletvekili adayı Ayten Kordu, Dersîm’in seçimlere hazır olduğunu belirterek, tüm Dersîmlileri oy kullanmaya çağırdı

Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi (Yeşil Sol Parti) Kurdistan ve Türkiye’de seçim çalışmalarında sona yaklaşırken, sandık güvenliğinin önemine de vurgu yapmaya devam ediyor. Dersîm’de köy köy, mahalle mahalle seçim çalışması yürütmeye devam eden Yeşil Sol Parti milletvekili adayı Ayten Kordu Mezopotamya Ajansı’ndan Eylem Akdağ’a konuştu.

‘Herkese ulaşmaya çalıştık’

Seçim tarihinin açıklanmasıyla alanda çalışmalara başladıklarını hatırlatan Kordu, “Kentimizde ilk startı verdiğimizden beri çok yoğun çalışma yürüttük. Dersîm’de hemen hemen bütün ilçelerimize, köylerimize, esnaflarımıza herkese ulaşmaya çalıştık. Tabi ki eksik bıraktığımız köyler var ama onları da seçimden sonra ziyaret ederek tamamlamayı düşünüyoruz ama tabi çok yoğun olan bölgelerimize gittik. Çalışmalarımız çok iyi geçti, hemen hemen her yerde emek veren arkadaşlarımız oldu. Yine merkezde çok yoğun çalışmalar yürüttük. Çalışmalarımıza seçim yasağına kadar devam edeceğiz” dedi.

‘Dersîm seçim gününe hazır’

Yine sandıkları koruma noktasında çok çalıştıklarını belirten Kordu, “Sandık görevlisi konusunda da çok yoğun bir çalışmamız oldu. Burada hem kriz koordinasyonumuz olacak, hem hukukçular kendi içinde çalışmalar yapacak hem de ben iki hukukçuyla beraber akşama kadar sandıkları gezeceğim. Hemen hemen bütün sandıklarda müşahit görevlimiz ve sandık görevlilerimiz var. Geçmişten deneyimlerimiz var o konuda sıkı tutuyoruz. Tüm insanlarımız oy kullanmalı, oy kullanmak çok önemli. Hareketli seçmenlerimiz için hem şehir dışına gidenler hem de köylerimizden seçim noktalarına gitmeleri için yoğun bir hazırlık yaptık. Araçlar temin ettik o konuda teknik hazırlıklarımız hızla devam ediyor. Dersim seçim gününe hazır. İnanıyorum ki en iyi temsiliyeti çıkartacağız” diye belirtti.

‘Emeklerimiz boşa gitmeyecek’

Dersim’in çok özgün ve önemli bir kent olduğunu vurgulayan Kordu, “Çok yoğun beklentiler var. Seçim sürecinde tek adamın gitmesi ve kadın temsiliyetinin parlamentoda en güçlü bir şekilde yer alması için insanlarımız bizlere önerilerde bulundu. Dersim halkı bu konuda bize çok güç verdi. Hem Dersim halkına hem de Avrupa’daki halkımıza çok teşekkür ediyoruz. Bu konuda çok yoğun çalışmalar yürüttüler. İnanıyorum emeklerimiz boşuna gitmeyecek. Bu emeklerinin her bir dirheminin karşılığını alacağız. Kentimiz için çok daha fazla emek vermemiz gerekiyor. Elbette ki seçim sürecinde seçime dönük çalışma yürütmemiz gerekiyor ama daha sonra çözüme dönük yine aynı bu tempo ve yoğunlukta devam ettirmemiz gerekiyor. Bu konuda kentimizde bir hemfikirlik de var. Her şey güzel olacak. Burası Jaru Diyaru topraklarıdır. Bu topraklara hak edilen şekilde emek vermek gerekiyor” ifadelerini kullandı.

‘Daha fazla mücadele etmek gerekiyor’

“Dağın, taşın, kurdun, kuşun, böceğin her bir şeyin üzerimizde hakkı var” diyen Kordu, şöyle devam etti: “Bu hakkı biliyoruz. Bu hakkı vermemiz gerekiyor. Daha fazla mücadele etmemiz gerekiyor. Bunun bilincindeyiz, dolayısıyla topraklarımızın yoğun emeği var. Bu emeklere layık olmamız gerekiyor. Bu konuda arkadaşlarımız yoğun çalışmalar yürüttü, bu emeği daha da yükseltmek ve görünür kılmak gerekiyor. Bunun için de arkadaşlarımız ve halkımızla beraber çözüm için de aynı duyarlılık ve tempoyla çalışmayı sürdüreceğiz. Bundan emin olsunlar. Tüm Dersim halkımıza selam ve teşekkürlerimi iletiyorum. Dün buradaydık, bugün de buradayız yarın da burada olacağız.”

DERSÎM

 

#Kordu #Dersîm #seçime #hazır #oylarınızı #kullanın

Yeşil Sol Parti adayları Amed halkını mitinge çağırdı

Yeşil Sol Parti milletvekili adayları Amed’de hazırlıkların tamamlandığı belirterek tüm yurttaşları yarın yapıalcak mitinge çağırdı

Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi (Yeşil Sol Parti), 14 Mayıs Cumhurbaşkanlığı ve genel seçimlere giderken birçok kentte yaptığı mitinglerin finalini yarın İstanbul, Wan ve Amed’de gerçekleştirecek. Amed mitingi, Cumartesi günü saat 13.00’da Yenişehir ilçesine bağlı İstasyon Meydan’ında yapılacak.

Yeşil Sol Parti Amed milletvekili adayları, Pazar günü gerçekleşecek mitinge güçlü katılımın önemli olduğunu ve seçim zaferini kutlayacaklarını belirterek, katılım çağrısı yaptı.

Miting bizim için çok önemlidir

Yeşil Sol Parti milletvekili adayı Mehmet Kamaç, gece gündüz demeden, mahalle mahalle, sokak sokak, kapı kapı dolaşarak seçim çalışmaları yürüttüklerini söyleyerek, artık sona gelindiğini belirtti. Yarın gerçekleşecek Amed mitingine katılım çağrısı yapan Kamaç, “Bu miting bizim için çok önemlidir. Mitingimizle dünyaya, Amed halkı başta olmak üzere, ‘Kürt halkının iradesi sokaktadır’ fotoğrafını göstereceğiz” dedi.

‘Baskı atmosferinde giriyoruz’

Adaylardan Samet Mengüç, halkta büyüyen umuda işaret etti. Mengüç, “Mitingdeki coşkuyla seçime gideceğiz. Mitingle yeni bir rejim, yeni bir siyasi sürecin başlangıcı başlayacak. Halk artık yorgun, son 7 yılda yapılan baskılar, işsizlik ve ekonomik çöküntüyle özellikle ceberut iktidarın yapmış olduğu baskı atmosferiyle seçime giriyoruz. Halkımız ne yapacağını çok iyi biliyor. Halkımız mitinge katılarak bunun mesajını verecek” diye belirtti.

‘İnkara karşı’

Adaylardan Serhat Eren, “Halkımıza sesleniyorum; İstasyon Meydanı’nda bu kirli savaş politikalarına karşı, ret ve inkar politikalarına karşı, eşit ve özgür bir yaşam için mitinge katılalım” derken, adaylardan Adalet Kaya ise, kadınlara seslendi. Özellikle genç kadınların katılım sağlamasının önemli olduğunu ifade eden Kaya, yeni yaşamın inşasına ilk adım için miting alanında buluşmaya davet etti.

Biz başaracağız

Adaylardan Ceylan Akça ise, “Bu mitingi Erdoğan rejimi altında geçireceğimiz son gün olarak düşünüp gelmenizi istiyorum. Sokaklarda bizi taciz eden polislerin varlığı ile geçireceğimiz son gün, o gün bu zalimlerin kendilerini güçlü hissettikleri son gün. Bu nedenle onlara inat, en renkli elbiselerinizi giyin, zaferi kutluyoruz. Bu iktidara, bu zulme gülerek yanıt vermelerini istiyoruz. Halkımızı İstasyon Meydanı’na davet ediyorum, gelip bizimle halaya katılmalarını ve bu halayda Erdoğan’a el sallamalarını istiyorum. Biz başaracağız, onlar gidecek” diyerek Amed halkını mitinge davet etti.

AMED

#Yeşil #Sol #Parti #adayları #Amed #halkını #mitinge #çağırdı

Adana’da zincirleme kaza: 7 ölü, 7 yaralı

Adana’da sabah saatlerinde yaşanan zincirleme trafik kazasında 7 kişi hayatına kaybetti, 7 kişi yaralandı

Adana’nın Pozantı ilçesinde, polis ekiplerinin otoyolda yanan TIR’a müdahale ettikleri sırada meydana gelen ve 13 aracın karıştığı zincirleme kazada 7 hayatını kaybetti, 7 kişi ise yaralandı.

13 Araç çarpıştı

Akşam saatlerinde Adana- Ankara otoyolu Akçetekir mevkiinde meydana gelen kazada polis ekiplerinin otoyolda yanan TIR’a müdahale ettikleri sırada, Akçetekir’den Pozantı istikametine seyir halinde olan iki aracın çarpışmasıyla başlayan kazaya ikisi polis, dördü otomobil, ikisi TIR ile toplam 13 araç karıştı.

Yaralılar hastaneye kaldırıldı

Kaza yerine çok sayıda sağlık, polis ve Mersin ile Adana’dan itfaiye ekipleri sevk edildi. Kaza yerine gelen ekiplerce yapılan incelemede 7 kişinin öldüğü, 7 kişinin de yaralandığı tespit edildi.

Yaralılar, sağlık ekiplerince kaza yerinde yapılan ilk müdahalelerinin ardından Adana ve Pozantı’daki hastanelere kaldırılarak tedaviye alındı.

ADANA

#Adanada #zincirleme #kaza #ölü #yaralı

Deprem bölgesinde halka çağrı: Müşahit olun, sandıkları koruyalım

Deprem bölgesinde seçim koordinasyon üyeleri, sandık güvenliği için ‘müşahit ol’ çağrısı yaptı

Sarsıcı depremin ağır yıkıma neden olduğu kentlerde onbinlerce kişi yaşamını yitirdi, yüzbinlerce kişi göç etmek zorunda kaldı. Hareketli seçmene dönen Mereş ve Dîlok’da yurttaşlar, seçim güvenliği kaygısı yaşıyor.

MA’dan Rukiye Adıgüzel’e konuşan Dîlok Seçim Koordinasyonu’ndan Sabri Yıldız ve Mereş Seçim Koordinasyonu’ndan Beybun Aslan, 14 Mayıs Cumhurbaşkanlığı ve Genel Seçimlerde sandığa sahip çıkma çağrısında bulundu.

Seçimlerin önemine vurgu yapan Sabri Yıldız, önümüzdeki yüzyılın kaderini belirleyeceğini ve rejim değişikliği için önemli bir adım olduğunu söyledi. Yıldız, bu nedenle tüm muhalif kesimlerin sandık güvenliği noktasında bir araya gelmesi gerektiğinin altını çizdi.

Sandıklara çağrı

Mereş Seçim Koordinasyonu’ndan Beybun Aslan ise, ülkede ciddi bir tahribat yaratan iktidara karşı oy kullanılması çağrısı yaparak, “Bu bir hesap sorma seçimidir. AKP’nin esaretinden kurtulmak için, iktidarı geriletmek için, ayrımcılığa, eşitsizliğe son vermek için 14 Mayıs’ta seçimlere gidiyoruz. 14 Mayıs bunun için çok önemli. Yeni yaşamı inşa etmek için 14 Mayıs’ta sandıklara gideceğiz” ifadelerini kullandı.

Müşahit ol kampanyası

Mereş’te köy köy, mahalle mahalle seçim çalışmalarını sürdürdüklerini aktaran Aslan, sandıkların kurulduğu her alanda sandık güvenliği noktasında önlemler alınacağını belirtti. Hukukçuların da seçim günü sahada olacağını söyleyen Aslan, “Sandık güvenliği bizler için çok önemli. Geçmiş seçimlerden de hatırlayacak olursak, birçok oyunlar oynandı. Birçok sahte evraklar konuldu. Hazır basılmış pusulalar ortaya çıktı. Bizde bunun güvenliği için tüm arkadaşlarımızla birlikte çalışmalarımıza hız kesmeden devam ediyoruz. Sandıkları korumak için Müşahit olunmalı ” dedi.

MEREŞ

#Deprem #bölgesinde #halka #çağrı #Müşahit #olun #sandıkları #koruyalım

Cizîr’de şüpheli çocuk ölümü

Cizîr’de 15 yaşındaki Ferhat Tadik şüpheli bir şekilde hayatını kaybetti

Şirnex’in Cizîr ilçesinde 15 yaşındaki Ferhat Tadik isimli çocuk, şüpheli bir şekilde yaşamını yitirdi. Gelecek Partisi ilçe yöneticisi Kakil Tadik’ın çocuğu Ferhat Tadik’in, silahla vurulduğu belirtildi. Tadik’in ailesinin olayı fark etmesi üzerine 112 Sağlık ekiplerine haber verdi. Olay yerine giden sağlık ekipleri Tadik’in hayatını kaybettiğini belirledi.

Tadik’in cenazesi Cizre Devlet Hastanesi morguna kaldırıldı. Otopsi işlemlerinin ardından cenaze Cizîr Asri Mezarlığında defnedildi.

Olayla ile ilgili soruşturma başlatıldı.

ŞİRNEX

#Cizîrde #şüpheli #çocuk #ölümü

‘İbrahim’in yolundan gidin, adaletli olana oy verin’

Dine en büyük zararı AKP iktidarının verdiğini söyleyen HDP İslam Masası Eş Sözcüsü Emin Ay, ‘Oylarınızı tekçi ve ırkçılığa karşı çok sesli ve adaletli olana verin’ dedi

Geçmiş seçimlerde meydanlara elinde Kürtçe Kur’an-ı Kerim meali ile çıkan AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan, 14 Mayıs seçimlerinde seccade ile miting gerçekleştiriyor. “Dini siyasete alet etmekle” eleştirilen Erdoğan, din üzerinden muhalefeti hedef almaya devam ediyor.

Mezopotamya Ajansı’ndan Mahmut Altıntaş’a konuşan Halkların Demokratik Partisi (HDP) İslam Masası Eş Sözcüsü Emin Ay, AKP’nin dini siyasete alet ederek iktidarını sürdürme hedefinde olduğunu belirtti.

‘Suçlarını örtmek için dini kullanıyor’

AKP iktidarının dini sadece kendisinin konuşabildiği bir alan haline getirdiğini belirten Ay, “Bütün inançlarda olduğu gibi İslam dini de özgürlük, adalet ve eşitliği savunuyor. Kur’an, ayetleriyle dinde baskıya yer olmadığını, herkesin eşit olduğunu söylüyor. Fakat AKP iktidarı, tekçi, adaletsiz, baskıcı ve şiddet politikalarını dini söylemlere sıkıştırarak, meşrulaştırmak istiyor. Dini, suçlarını örtmek için bir örtü olarak kullanıyor” dedi.

‘İktidar Kürt inkarı politikaları sürdürüyor’

Ay, “İslam dini ırkçılığı yasaklamıştır. İslam peygamberi Hz. Muhammed ‘ırkçılığı ayağımın altına aldım’ demiştir. Fakat AKP bunun tam tersi olarak, iktidarını tekçi ve Kürt inkarı politikalarla sürdürüyor. Meclis’te Kürtçeyi ‘Bilinmeyen dil’ olarak görüyorlar. Bu anlayış, Allah’ın yarattığını ret etmektir ki bunu İslam dini kesinlikle kabul etmiyor. AKP iktidarı her ne kadar kendisine dindar görünümü vermeye çalışsa da aslında iktidarını sürdürmek için dini bir araç olarak kullanıyor. Bugün dine en büyük zararı AKP iktidarı veriyor. İslam zulme sessiz kalmayın diyor” dedi.

‘Camilerde nefret söylemi gelişti’

AKP’nin 22 yıllık iktidarında din adı altında kendi tekçi anlayışını topluma dayatmaya çalıştığını vurgulayan Ay, “İslam dininde camiler, sorunların konuşulup çözüme bağlandığı, bilgilenmek için tartışmaların yapıldığı ve toplumsal paylaşımı geliştiren yerlerdir. Ancak AKP iktidarı döneminde camiler, bırakın sorunların çözüme kavuştuğu, tam tersi sorunların hiçbir şekilde konuşulmadığı, toplumsallaşma yerine kutuplaşmanın olduğu, nefret söylemlerin geliştiği yerler haline geldi. Cami imamları AKP iktidarının izin verdiği kadar dini ve Allah’ın emirlerini halka anlatıyor” diye belirtti.

‘Oyları tekçiliğe ve ırkçılığa karşı verin’

AKP’nin iktidarını din ve milliyetçi söylemlerle sürdürme hedefinde olduğunu söyleyen Ay, İslam dininin ölçülerinin, adalet, insan hakları, eşitlik ve özgürlük olduğunu vurguladı. Ay, “Medine sözleşmesine baksınlar, orada ırkçılık ve tekçilik yok. Partilerin programlarına baktığımız zaman ben açık açık Yeşil Sol Parti’ye oy vereceğimi söylüyorum. Oylarınızı tekçi ve ırkçılığa karşı çok sesli ve adaletli olana verin” şeklinde konuştu.

‘İbrahim’in yolundan gidin’

Seçimlerin önemine dikkat çeken Ay, “AKP iktidarının topluma dayatmak istediği sistemin Kur’an’daki tanımı, Nemruttur ve bu sistemin adı tağuttur. Çünkü AKP iktidarı zulümde sınır tanımıyor. Bu nedenle eğer bir kimsenin dindarlık gibi bir derdi var ise oylarıyla Nemrutlara ortak olmasın. Bu seçimlerde de önümüzde iki yol var. Biri dini tekçi ve zalim iktidarını sürdürmek için Nemrutların yolu, diğeri buna karşı adalet, bütün insanlar ve doğanın hakkını savunan İbrahimlerin yolu. Eğer adaletten ve eşitlikten yanaysanız, İbrahimlerin yolunu seçin. İnanıyorum ki Semsûr halkıda İbrahimlerin yolunda yer alacak” diye belirtti.

HABER MERKEZİ

 

#İbrahimin #yolundan #gidin #adaletli #olana #verin

Depremzede ailenin desteğe ihtiyacı var: Tek isteğim oğlumun tedavi edilmesi

Geçirdiği trafik kazasıyla bilinci kapanan oğluna bakan Nuriye Arslan, Dîlok’ta evlerinin depremle yıkılmasıyla Semsûr’a taşındı. Oğlunun tedavisi için özel bir hastaneye ihtiyaç olduğunu belirten Arslan, eşinin aldığı maaşın ilaçlara yetmediğini ifade etti

Mereş (Maraş) merkezli 6 Şubat’ta peş peşe iki büyük deprem yaşanırken, 11 kentte büyük yıkımlar meydana geldi. O kentlerden biri de Semsûr (Adıyaman) aradan geçen zaman rağmen yurttaşların sorunları çözülebilmiş değil.

Bêhiştî (Besni) ilçesine bağlı Pınarbaşı köyünde 2019’da geçirdiği trafik kazası sonrası bilinci kapanan 32 yaşındaki Mehmet Arslan, üç yıldır yatağa bağlı bir şekilde yaşıyor. Annesi Nuriye Arslan, 3 yılda bütün başvurularına rağmen oğlunun tedavisinin yapılmadığını, bu nedenle kendi imkanlarıyla özel hastanede tedavisinin yapılması için Dîlok’a (Antep) taşındıklarını, ancak bulundukları binanın depremlerde hasar görmesi nedeniyle tekrar Pınarbaşı köyündeki evlerine dönmek zorunda kaldıklarını anlattı.

Başvur cevapsız kaldı

Oğlunun iyileşebilmesi için tedavi görmesi gerektiğini belirten Arslan, gittikleri bütün hastanelerden “Bilinci yok, tedavisi yapılamaz” denilerek gönderildiklerini aktardı. İyi bir tedavi ile oğlunun iyileşebileceğini sözlerine ekleyen Arslan, “Özel hastanede tedavisini yapamaya çalıştık, 2 buçuk yıl orada kaldık ama depremde kaldığımız bina hasar gördüğü için köye dönmek zorunda kaldık. Hastanelere yaptığımız birçok başvuruya cevap alamadık” dedi.

Aldığımız tedaviye yetmiyor

Hem maddi hem de manevi olarak çok zorlandıklarını vurgulayan Arslan, “Babası çalıştığı için bütün gün tek başıma ben ilgileniyorum. Sadece bir emekli maaşı ve bahçemiz var, başka bir şeyim yok. Önceden bez veriyorlardı ama şimdi onu da vermiyorlar. Bir bez 270 TL olmuş, almaya gücümüz yetmiyor. Oksijeni ve bütün ihtiyaçlarıyla tek başıma ilgilenmek zorunda kalıyorum. Tek isteğim oğlumun iyi bir hastanede tedavi olması” dedi.

Haber: Mahmut Altıntaş / MA

#Depremzede #ailenin #desteğe #ihtiyacı #var #Tek #isteğim #oğlumun #tedavi #edilmesi