Ana Sayfa Blog Sayfa 499

Her şey daha net artık

0

Seçime son 3 kaldı artık.
Türkiye’nin kaderini belirleyecek; yeni bir iktidar, yeni bir muhalefet ve parlementoda temsiliyeti olacak olan yeni ittifaklar.

Muharrem İnce’ninde seçimden geri çekilme kararı ile artık Kılıçtaroğlu 13. Cumhurbaşkanı olması hiç şüphesiz soru işaretlerinin gitmesinin sonun kaçınılmaz olduğu gerçeğini ortaya çıkardı.

Türkiye’nin yeni yüzyılında artık Alevilerin, Kürtlerin daha etkin bir yeri olacaktır. 13.Cumhurbaşkanının Alevi ve Kürt olması Türkiye’de artık bazı tabuların yıkılmasını sağlayacak. Türkiye halkalarının birlikte ortak yaşamı inşaa etme sürecini destekleyecek olan bu süreç çok değerli ve kıymetlidir. Artık Türkiye yoruldu, halklar yoruldu, bizler yorulduk.

Sayın Kılıçtaroğlu ( Kemal piro ) hiç bir şüphe olmaksızın son 3 gün kala sağduyusu ve mütevazi kişiliği ile baharı bizlerle birlikte getirecek.

Fakat şu gerçeğide unutmamak gerekiyor, yeni düzende “Yeşil Sol”parti ne kadar güçlü olursa Kemal Piro’da o kadar güçlü olacaktır. Yeni ana muhalefet olması mümkün gözüken şu süreçte HDP, Yeşil Sol Parti ve bileşenlerin tavrı asla gözden kaçmamalı.. HDP koşulsuz Kemal Kılıçdaroğlu’nu desteklemesi ve o olmazsa Millet İttifakının herhangi bir adamını desteklemeyeceğini beyan ederek Türkiye’nin yeni yüzyıldaki yol haritasını belirleyici unsuru olmuştur.

“Yeşil Sol” kendi içersindeki çok renkli yapısı ile ötekilerin temsiliyeti anlamında tek çatı olmuştur. Yeşil Sol Parti “Biziz” bizler, “Yeşil Sol Partiyiz”.

Hızır yoldaşınız olsun aşk ile..

Bir oy Yeşil Sola ✌🏻
Bir oy Kemal PİRO’ya 🫶🏻

 

Adana’da onbinler Yeşil Sol mitinginde: Bu iş birinci turda bitecek

Yeşil Sol Parti’nin Adana mitinginde bir araya gelen on binler taleplerini haykırdı. Mersin’den sonra Adana mitingine katılan Buldan, ‘Bu iş birinci turda bitecek, ikinci tura kalmayacak. Birinci turda ise Yeşil Sol güçlü bir temsiliyet ile Meclise gidecek’ dedi

Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi (Yeşil Sol Parti), 14 Mayıs’taki seçimler kapsamında Adana’da miting düzenliyor. Seyhan ilçesinde bulunan Uğur Mumcu (İstasyon) Meydanında gerçekleştirilen mitinge Demokratik Toplum Kongresi (DTK) Eş Başkanı Berdan Öztürk, Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Pervin Buldan, Emek Partisi (EMEP) Genel Başkanı Ercüment Akdeniz, Toplumsal Özgürlük Partisi (TÖP) Sözcüler Kurulu Üyesi Perihan Koca, Ezilenlerin Sosyalist Partisi (ESP) Merkez Yürütme Kurulu (MYK) üyesi Satiye Ok, Sosyalist Yeniden Kuruluş Partisi (SYKP) Eş Genel Başkanı Canan Yüce, milletvekili adayları ile Başak Demirtaş katıldı.

Halk gözaltıya izin vermedi

Miting alanına girişlerin devam ettiği sırada polisler, alana giren bir genci bilinmeyen bir nedenle gözaltına almak istedi. Gencin polisler tarafından götürüldüğü esnafa polislere tepki gösteren gençler, ismi öğrenilemeyen genci polisin elinden aldı. Kısa süreli yaşanan gerginlik alanda görevli avukatların devreye girmesiyle sona erdi.

Alanda toplanan kitle yerel sanatçılar tarafından seslendirilen şarkılar eşliğinde taleplerini haykırırken, miting özgürlük ve demokrasi mücadelesinde yaşamını yitirenler anısına saygı duruşu ile başladı. Ardından sanatçı Mervan Tan’ın sahne almasıyla program devam etti.

Ardından sahneye davet edilen Barış Anneleri Meclisi üyeleri kitleden yoğun alkış aldı. Ardından HDP ve Yeşil Sol Parti Adana İl Eşbaşkanlarının yaptıkları açılış konuşmaları ile miting devam etti.

Ok: Hakikat için oylar Yeşil Sol Parti’ye

Sonrasında söz alan ESP MYK üyesi Satiye Ok, 14 Mayıs’ta ceberut iktidarı yıkarak, tutuklu siyasetçilerle beraber olacaklarını dile getirerek, “Bundan hiç kuşkumuz yok. 14 Mayıs egemenler ile ezilenler arasında tarihi bir seçim. 14 Mayıs’ta egemenler çürümüş sistemini halkımızı önüne bir seçenek olarak dayatanlar ile Yeşil Sol Parti de toplumsal mücadeleyi büyütme, eşit özgür bir yaşamı kurma arasında bir seçim olacaktır. Vardık varız, var olacağız. Hakikat için oylar Yeşil Sol Parti’ye” dedi.

Yüce: Bu seçim ya demokrasi ya faşizmin seçimi

Ardından SYKP Eş Genel Başkanı Canan Yüce söz alırken, Türkçe ve Arapça halkı selamlayarak, “Nasılsa burası Çukurova’nın kalbi ise aynı zamanda Türkiye’nin de kalbidir. Seçimlere az kaldı. Seçimlere giderken bazı şeyleri unutmayacağız. Bu seçim ya demokrasi ya faşizmin seçimi” dedi. Halklara zulüm edenleri ve halkları katledenleri, ayrımcılık yapanları unutmayacaklarını kaydeden Yüce, “Bu seçim halkı tebaa olarak görenler ile bizleri kuru soğana muhtaç edenlerle emekleri ile mücadele edenlerin seçimi” diye konuştu. “Hep birlikte bu seçimden zaferle çıkıp, AKP MHP iktidarını göndereceğiz” diyen Yüce, “Örgütlü bir halkı hiçbir kuvvet yenemez… Hep birlikte 15 Mayıs’ta Adana’da zafer halaylarında buluşalım” dedi.

Akdeniz: Yolun sonu görünüyor, bay bay Soylu, bay bay Erdoğan

Ardından söz alan EMEP Genel Başkanı Ercüment Akdeniz ise, alanda bulunan dövizlere dikkat çekerek, “Kürde terörist diyenleri, işçiye terörist diyenleri, sosyalistlere terörist diyenleri hep birlikte gönderiyor muyuz? 11 ilimizi deprem vurdu. Hepimizin başı sağ olsun ama biz deprem suçlarını unutmayacağız. Ne oldu yardım yapması gerekenler kanı sattılar mı kanı? Çadırı sattılar mı çadırı? Onların hesabını hep birlikte 14 Mayıs’ta soracağız… Burada Tekel fabrikası vardı bir zamanlar o fabrikanın yerinde şimdi AVM var. 17 kurumu kapattılar, 35 bin işçinin işine son verdiler. Gençler, gençliğim çürüdü diyor. Tek adamdan çürüdü diyor. Gönderecek miyiz gençler” diye seslendi.

KHK’lerle işlerine son verilenlerin de hesabını soracaklarını kaydeden Akdeniz, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun “14 Mayıs’ta biz sizin üzerinizde tepineceğiz” sözlerini hatırlatarak, “Aşağıdan yukarıdan yolun sonu görünüyor. Bay bay Soylu, Bay bay Erdoğan” ifadelerini kullandı.

Ardından sırasıyla Yeşil Sol Parti Adana milletvekili adayları sahneye davet edilirken, adaylar kitle tarafından coşkuyla alkışlandı.

Koca: Cehennemin kapılarını kapatmaya geliyoruz

Ardından TÖP Sözcüsü Perihan Koca söz alarak, meydanda bulunanları tek tek sayarak, “Ağacın altındayız. Tarih yazacağız. Karşımızda bir patron iktidarı var. Karşımızda bir suç iktidarı var. Karşımızda bu halka savaş açmış bir ölüm ve savaş iktidarı var. Bizleri işçi ve emekçileri soyan hala utanmadan patates soğan diyorlar diyen vurguncu bir iktidar var. Bu halka savaş açtılar” dedi. İktidarın halka faşizmi vaat ettiğini ifade eden Koca, “Bu saray rejiminin zulmüne karşı boyun eğmeyen bir direniş geleneğinin evlatlarıyız.. Kayyım atayarak arkadaşlarımızı rehin aldılar. Boyun eğmedik, işte buradayız” dedi. Koca, Onlar bizi söküp atamadılar ama biz bu karanlık iktidarı söküp atacağız. Bir dönem kapanıyor. Bizler, 14 Mayıs’ta bu ağacın altında buluşanlar 14 Mayıs’ta cehennemin kapılarını kapatmaya geliyoruz” dedi.

Demirtaş: 14 Mayıs’ta zulmün kapıları kapatılacak

Daha sonra ise Edirne Cezaevi’nde tutuklu bulunan HDP eski Eş Genel Başkanı Başak Demirtaş söz alarak, Demirtaş’ın selamlarını getirdiğini dile getirdi. “Bu zulüm düzenini sandığa gömmeye az kaldı” diyen Demirtaş, halka çevrelerindeki herkesi ikna etmeye çalışmaları çağrısında bulunarak, daha önce AKP’ye oy verenlere “Bu iktidara oy vermekten vazgeçin. Bu iktidarın bizlere yıllardır yapmadıkları zulüm kalmadı” dedi. 14 Mayıs’ın zulmün kapılarının kapatılacağı günler olacağını kaydeden Demirtaş, 14 Mayıs’ın değişimin gerçekleştirileceği gün olacağını söyledi.

Başak Demirtaş’ın konuşmasının ardından Selahattin Demirtaş’ın halktan Yeşil Sol Parti’ye oy verilmesi ve sandıklara sahip çıkma çağrısının yapıldığı ses kaydı dinletildi. Demirtaş’ın ses kaydı kitle tarafından coşkuyla karşılandı.

Öztürk: Tecride son vereceğiz

Sonrasında söz alan DTK Eş Başkanı Berdan Öztürk ise, Kürt halkının iradesi ve statüsünü kabul etmeyenlere bugün Adana’dan cevap verildiğini kaydederek, “Halkımız bugün iradesini ve dilini savunuyor. Halkımız eşit ve özgür bir yaşam, demokratik bir ortamda kültürünü ve dilini yaşamak istiyor. Görüşmeler yapıldığı dönemde Sayın Öcalan eşitliğin, özgürlüğün ve barışın sesi oldu her zaman. 2015’ten bu yana tecrit uygulanıyor. Bir karar verdiler ve tecrit uyguluyorlar. Kürtleri iradesiz bırakmak istiyorlar. Bugün bizi bitireceklerini söyleyenler bittiler. Bu seçim de onların bitişi için tarihi bir seçim. Asimilasyon ve yok etme üzerine politikalarını yürütüyorlar. Bir tarafta bunlar var. Bir tarafta da 3’üncü yol var. Barışın, özgürlüğün, eşitliğin savunuculuğunu yapan demokrasiyi savunanların tarafı var. Her bir oy özgür bir yaşam için,, her bir oy eşit bir yaşam için bir mühürdür. Biletlerini kesecek miyiz” diye sordu. 14 Mayıs’ın bir fırsat olduğunu kaydeden Öztürk, 14 Mayıs’ta tecrit politikasına son vereceklerini belirterek, onurlu bir yaşamın önünü açacaklarını söyledi.

Buldan: İlk turda bitecek

Son olarak söz alan Pervin Buldan, halkı selamlayarak sözlerine başladı. Buldan, “Az kaldı, değişecek, değiştireceğiz, birinci turda onları göndereceğiz. Söz veriyoruz size. Bu iş birinci turda bitecek, ikinci tura kalmayacak. Birinci turda ise Yeşil Sol güçlü bir temsiliyet ile Meclise gidecek. İkinci tura ise fırsat vermeyeceğiz. Hem birinci Turda Türkiye AKP’yi tabela partisi yapmalı, ondan sonra da faşizmi gönderecek. Bu yıl Adana’dan çok umutluyuz” ifadelerini kullandı.

Adana’ya 2 vekilin yetmeyeceğini ve en az 4 milletvekili ile Adana’nın Yeşil Sol Parti tarafından temsil edilmesini beklediklerini kaydeden Buldan, “Gözümüz kulağımız Çukurova’da olacak. Gözümüz kulağımız Adana’da olacak. Mersin’de olacak” dedi.

‘AKP-MHP hukuksuzluğu artık bitecek’

“Bu ülkeye zulümden başka, bu ülkeye açlık ve yoksulluktan başka bu ülkeye baskıdan başka hiçbir şey getirmeyen ama buna doymayan iktidara bir ders vereceğiz” diyen Buldan şöyle devam etti: “AKP’yi tabela partisi haline getireceğiz. Bütün bu hukuksuzluklara son, KHK ile işlerinden güçlerinden ve çalıştıkları yerlerden haksız ve hukuksuz bir şekilde işlerinden atılanlara söz veriyoruz. KHK hukuksuzluğunu sona erdireceğiz. Bu baskılara son vereceğiz. Bu zulme son vereceğiz. Bu hukuksuzluk bitecek. AKP-MHP hukuksuzluğu artık bitecek. 21 yıldır bu ülkeyi yönetiyorlar ama bu ülkeye bir hayırları yok. Hırsızlık var, hukuksuzluk var, kayyım var. Var da var sevgili yoldaşlarım. Talana doymamışlar, adaletsizliğe doymamışlar, kendi çeperlerini AKP’lileri doyurmaya doymamışlar. Halkımızın geçim sıkıntısı var mı yok mu bundan haberleri yok. Onlar için bu ülkede varsa yoksa kendi yandaşları kendi çeteleri. İhaleleri vermek için kapılarında bekleyen kendi çeteleri. Bu ülkenin kaynaklarının bu ülkeyi doyurmaya yetecek düzeyde. Onlar sarayın penceresinden ülkeyi tozpembe görüyorlar. O yüzden saraya da sarayın başındakine de 14 Mayıs’ta güle güle diyeceğiz.

Soylu’nun kayyum itirafı: Kafaları sadece darbelere çalışıyor

HDP’li Belediyelere atanan kayyımlara dair İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun son açıklamalarını hatırlatan Buldan, “Bugün itiraf ettikleri şey Erdoğan’ın HDP’li belediyelerden rahatsızlığı nedeniyle HDP’li eşbaşkanlarımızı görevden aldıkları. Bu bir itiraf aynı zamanda bu bir darbe. Kürt halkının iradesine karşı bir darbe uygulanmış. Bunu kendileri itiraf ettiler. Kafaları sadece darbelere çalışıyor. 14 Mayıs için de darbe dediler. Kafaları sadece darbelere çalışıyor. Ama biz onlara demokrasinin en güzelini göstereceğiz 14 Mayıs’ta. Demokrasinin en güzelini göstereceğiz” diye vurguladı.

‘50+1’i rüyasında bile görmesin’

“Sandık başına gittiğiniz zaman mührü Yeşil Sol Parti’nin altına öyle bir vurun ki, Erdoğan yüzde 50+1’i rüyasında bile görmesin” diyen Buldan sözlerini şöyle sürdürdü: “Şimdi kazanma zamanı, şimdi başarma zamanı, hepimizin yolu açık olsun. Mutlaka kazanacağız. Mutlaka başaracağız. Yaşar Kemal’in dediği gibi ‘demir olsaydım çürürdüm. Toprak oldum da dayandım.’ Biz de dayandık. AKP’nin bütün baskılarına dayandık. Bütün zulmüne dayandık. Ama asla boyun eğmedik. Şimdi bu ülkenin refahı ve huzuru için bu ülkede yaşanan bütün sorunların bitmesi için bizler AKP’yi göndereceğiz. Sizlerin katkısıyla, sizlerin emeğiyle.”

ADANA

#Adanada #onbinler #Yeşil #Sol #mitinginde #iş #birinci #turda #bitecek

Kılıçdaroğlu’ndan Rusya’ya: Deep Fake içeriklerin arkasında siz varsınız

Kılıçdaroğlu, Türkçe ve Rusça yaptığı paylaşımla Rusya’yı uyardı: ‘Dün bu ülkede ortaya saçılan montajlar, kumpaslar, Deep Fake içerikler, kasetlerin arkasında siz varsınız. Elinizi Türk’ün devletinden çekin.’

Millet İttifakı Cumhurbaşkanı Adayı ve CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Rusya’nın Türkiye’deki seçimlere müdahalede bulunacağı iddialarına ilişkin sosyal medya hesabından Türkçe ve Rusça bir paylaşım yaptı.

CHP’li Erdoğan Toprak, gazeteci İsmail Saymaz’a yaptığı açıklamada Rusya’ya ilişkin “Kampanyalarla ilgili bazı hamleler olduğunu düşünüyoruz örtülü olarak. Devletlerin iç işlerimize bu süreçte müdahale etmesini veya partilerden birini tercih etmesini doğru bulmayız” ifadelerini kullanmıştı.

Kılıçdaroğlu söz konusu açıklamaya ilişkin Twitter hesabından yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı: “Sevgili Rus Dostlarımız, Dün bu ülkede ortaya saçılan montajlar, kumpaslar, Deep Fake içerikler, kasetlerin arkasında siz varsınız. Eğer 15 Mayıs sonrası dostluğumuzun devamını istiyorsanız, elinizi Türk’ün devletinden çekin. Biz hala iş birlikten ve dostluktan yanayız.”

HABER MERKEZİ

#Kılıçdaroğlundan #Rusyaya #Deep #Fake #içeriklerin #arkasında #siz #varsınız

Yeşil Sol’un Maçka’daki gençlik şöleni yasaklandı

Maçka Parkı’nda yapılması planlanan Yeşil Sol Parti gençlik şöleni yasaklandı

İstanbul’un Şişli ilçesinde bulunan Maçka Parkı’nda yapılması planlanan Yeşil Sol Parti gençlik şöleni yasaklandı. Şölenin yasaklanmasının ardından Beyoğlu’na bağlı Hacı Ahmet mahallesi seçim lokalinde bir araya gelen gençler halaylarla kutlama yaptı.

Burada konuşma yapan Yeşil Sol Parti birinci bölge milletvekili adayi Sırrı Süreyya Önder, yasaklara tepki göstererek “Oylarınızı Yeşil Sol Parti’ye verin ve onları tanıtın” dedi. Hacı Ahmet mahallesine dair anısını anlatan Önder, geçmis seçimlerde bu mahallede üç kaburgasının kırıldığını söyledi.

Daha sonra söz alan HDP Diyarbakır Milletvekili Dersim Dağ yasaklara tepki göstererek, faşizmin gençliğin önünde duramayacagını söyledi. Devamında ‘Bir oy ağaca, bir oy Kılıçdaroğlu’na’ diyerek seçimde oy kullanırken dikkat edilmesi gerektiğini vurguladı.

İSTANBUL

#Yeşil #Solun #Maçkadaki #gençlik #şöleni #yasaklandı

İmralı Barış Delegasyonu ÖHD’yi ziyaret etti

Uluslararası İmralı Barış Delegasyonu ÖHD’yi ziyaret etti. Ziyarette tecridin yaygınlaştığını söyleyen avukat Nurettin Kuzu, ‘Avrupa Konseyi’nin ses çıkarmasını istiyoruz. Pozisyonlarını yeterli görmüyoruz’ dedi. Avrupa Konseyi Temsilcisi Laura Castel, bu durumu sürekli gündemlerinde tutuğunu dile getirdi

İmralı F Tipi Yüksek Güvenlikli Cezaevi’nde 24 yıldır ağırlaştırılmış tecrit altında tutulan ve 2 yılı aşkın bir süredir haber alınamayan PKK Lideri Abdullah Öcalan’a yönelik tecride karşı Türkiye’ye gelen Uluslararası İmralı Barış Delegasyonu, ziyaretlerini sürdürüyor. Delegasyon, Asrın Hukuk Bürosu ve Halkların Demokratik Kongresi’ne (HDK) yaptığı ziyaretin ardından Özgürlük İçin Hukukçular Derneği (ÖHD) İstanbul Şubesini de ziyaret etti.

Delegasyonu çok sayıda ÖHD’li avukat karşıladı.

Yüz yıllık yok sayma

Ziyarete ilk olarak söz alan şube Eşbaşkanı Gürkan İstekli, Kürt halkının yüzyıldır varlık mücadelesi yürüttüğünü belirtti. Türkiye’deki hükümetlerin de varlıklarını ve politikalarını Kürt karşıtlığı üzerinden sürdürdüğünü ifade eden İstekli, bu durum nedeniyle Türkiye’nin daha da otoriter bir yönetim anlayışına evirildiğini söyledi.

Kürtlere yönelik fiziki ve kültürel bir soykırımın devrede olduğuna dikkat çeken İstekli, “Otoriterleşme ve faşist rejimin inşasında sadece Kürtler de değil toplumun geneli zarar gördü. Cezaevleri ile muhalifler terbiye edilmeye çalışıldı. Bu nedenle cezaevlerindeki sayı giderek çoğalıyor. Söz konusu Abdullah Öcalan olduğunda en demokratik, sosyalist bile faşist oluveriyor. Ayrıca Kürtlerin statü sahibi olmaması için aynı ağız ile hareket ediyorlar” şeklinde konuştu.

‘Hakim ve savcılar AKP-MHP’nin referansı ile atanıyor’

AKP’nin bir ceza politikasının olmadığını belirten avukat Ayşe Acinikli, “6 ton kokain getiren kişiyi tahliye ettiler ancak sokakta uyuşturucu satanlara onlarca yıl ceza veriyor. Hakim ve savcıların tecrübesiz. Politik olmayan durumlarda da ne yapacağını bilmeyen bir güruh var. Bu durum 15 Temmuz 2016’dan sonra çok fazla savcı ve hakim tutuklandı. AKP il ve ilçelerinde yer alanların tamamını yargıya geçirdiler. Hakim ve savcılar AKP-MHP’nin referans mektupları ile atanıyor. Siyasi olmayan durumlarda da Kürtlere ayrımcılık yapılıyor. Uyuşturucu satan bir Kürt, uyuşturucu satan bir Türk’ten çok sonra tahliye olabiliyor ya da çok fazla ceza alabiliyor” diye konuştu. Türkiye toplumunun sokağa çıkmaktan korktuğunu dile getiren Acinikli, “HDP üyesi oldukları için tutuklanıyorlar. Sosyal medyada paylaşım yaptıkları için insanlar tutuklanıyor. Bunu o kadar yoğun bir şekilde yaptılar ki bir korku iklimi gelişti. Türkiye’de acımasız bir sistem var” diye kaydetti.

Delegasyon üyeleri, avukatlara Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) tutumlarını nasıl bulduğunu da sordu. Avukat Acinikli, AİHM’e yaptığı başvuruların ön inceleme reddedildiğini dile getirdi. Roboskî’de katleden 34 yurttaşa dair yapılan başvuruyu AİHM’in usuli eksikliklerden ötürü dosyayı reddettiğini paylaşarak, AİHM’i samimi bulmadıklarını ifade etti.

Tecrit

Söz alan avukat Vedat Ece de, PKK Lideri Abdullah Öcalan’ın avukatları ile görüştürülmediğini ardından başlayan açlık grevleri sonucunda avukatları ile 5 defa görüşüldüğünü paylaştı. Ece, daha sonra görüşmelerin kesildiğini anımsattı. 25 Mart 2021’de PKK Lideri Abdullah Öcalan’ın kardeşi Mehmet Öcalan ile görüştüğünü ve bu görüşmenin de yarıda kesildiğini hatırlattı. Bu tarihten itibaren PKK Lideri ile herhangi bir görüşme olmadığını ve haber dahi alınmadığını belirten Ece, siyasi partilerin Abdullah Öcalan’ı araçlaştırmaya çalıştığını da kaydetti.

Hukuksuz keyfi uygulamalar

Kürt siyasetçilere ve belediyelerine atanan kayyumlara da değinen Ece, AKP Milletvekili adayı Süleyman Soylu’nun iki gün önce yaptığı açıklamayı anımsattı. Soylu’nun kayyumların AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın talimatları doğrultusunda atandığını itiraf ettiğini dile getiren Ece, “Kendi keyifleri öyle istediklerini itiraf ettiler” dedi. Ece, cezaevlerindeki tecridin de günden güne arttığını belirterek, bir yıl içinde en az 60 tutuklunun yaşamını yitirdiğini söyledi. Tutukluların gardiyan ve cezaevi müdürleri tarafından sistematik bir biçimde tehdit edildiğini belirten Ece, buna dair ÖHD’ye yapılan başvuruları anımsattı.

Ölüm döşeğinde tahliye

İnfaz düzenlemelerine de değinen Ece, bu düzenlemeler ile suç örgütü liderlerini serbest bırakıldığını ancak hasta siyasi tutukluların ise serbest bırakılmadığını belirtti. Hasta tutukluların son evreye kadar tahliye edilmediğini belirten Ece, “ ‘Hapishanede bir insan öldü’ denmemesi için ölüm döşeğinde tahliye ediliyor” diye belirtti.

AİHM Başkanı niçin Erdoğan ile fotoğraf verdi?

Şubenin Genel Sekreteri Eda Önal, Türkiye ve Kurdistan cezaevlerinde en az bin 600 hasta tutuklunun bulunduğunu paylaştı. Önal, birçok hasta tutuklu hakkında “cezaevinde kalamaz” raporunu verilmesine rağmen tahliye edilmediğini söyledi. Söz alan avukat Nurettin Kuzu, Türkiye’de tutuklu sayısının artmasının temel nedenlerden bir tanesinin PKK Lideri Abdullah Öcalan ile görüşmelerin kesilmesi olduğunu söyledi. Tutuklu sayısının artışının bir diğer nedenin de yüksek mahkeme ve AİHM kararlarının uygulanmamasını da gösteren Kuzu, “AİHM Başkanı niçin Türkiye’ye gelip Erdoğan ile fotoğraf verdi? İşin içinde para var. Rusya’nın çekilmesinden sonra en çok AİHM’e kaynak ayıran Türkiye. Bunun verilen kararlarda etkisi olduğunu düşünüyoruz. Her gün daha kötüye gidiyor. İnfaz kanunu politik tutsaklar için verilen tüm cezayı çektirmeye evirildi. Her cezaevinde duruma yol açan kurularda da hukukçu yok” şeklinde ifadeler kullandı.

Avrupa Konseyi’nin tutumu

Kuzu, “İmralı’da uyguladıkları her şeyi sonrasında Türkiye cezaevlerine yayıyorlar. Kendi koydukları kurallara, kanunlara uymuyorlar. Bu durumlara dair Avrupa Konseyi’nin ses çıkarmasını istiyoruz. Pozisyonlarını yeterli görmüyoruz. Ciddi yaptırımlar uygulamıyorlar” demesi üzerine delegasyonda yer alan Avrupa Konseyi Sol Grup Başkan Yardımcısı ile Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi temsilcisi ve İzleme Komitesi üyesi Laura Castel, bu durumu sürekli gündemlerinde tutuğunu dile getirdi. Castel, yaptırım alınması halinde de Türkiye’nin bu kararı uygulama noktasında zorluk çıkaracağını ve yaptırımın da çözüm olmayabileceğini söyledi.

HABER MERKEZİ

#İmralı #Barış #Delegasyonu #ÖHDyi #ziyaret #etti

Seçime son iki gün: Yeni yaşamın kapıları aralanacak

Geri sayımın başladığı seçim için bugün de çalışmalarını aralıksız sürdüren Yeşil Sol Parti, kentlerdeki ziyaretlerde destek çağrısında bulundu

Seçime 3 gün kala çalışmalarını sürdüren Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi (Yeşil Sol Parti), köy ve esnaf ziyaretlerini de sürdürüyor.

Şirnex

Şirnex’te çalmadık kapı bırakmayan Yeşil Sol Parti, kentte bağlı ilçe ve köylerde gün boyu çalışmalarını sürdürdü.

Slopiya (Silopi) ilçesine bağlı köylere, konvoyla köy ziyaretleri gerçekleştiren Yeşil Sol Parti, Hezex (İdil) ilçesinde ise Yeşil Sol Parti Şirnex milletvekili adayı Zeki İrmez ve Yeşil Sol Parti Hezex ilçe örgütü ile esnaf ziyareti gerçekleştirirken, Yeşil Sol Parti Şirnex milletvekili adayı Ayşegül Doğan’ın katılımıyla Qeleban’a (Uludere) bağlı köylerde seçim çalışmaları yapıldı.

Seçim çalışmaları kapsamında Yeşil Sol Parti Silopiya İlçe Örgütü ve Halkların Demokratik Partisi (HDP) Silopiya İlçe Örgütü ilçeye bağlı 18 köyde konvoy yaptı. Yeşil Sol Partisi Selatûn, Mala Faris, Mala Dîno, Xirbokê,Kolya,Wehsit,Tilqebin,Girgewrê,Kortik,Ziristin,Çemqara,Xezayê,Kutnis,Ribehî,Rihabî,Basurîn,Konut ve Serebiyê köylerine kitlesel konvoy ile girdi. Konvoy kadınlar tarafından zılgıt ve “Direne direne kazanacağız” sloganlarıyla karşılandı. Coşkunun eksik olmadığı konvoyda kimi köylerde yurttaşlar konvoyun önünü keserek halaya durdu.

İzmir

Yeşil Sol Parti, İzmir’in en işlek merkezi olan Konak ilçesi Saat Kulesi civarında stant kurarak, yarın yapacakları büyük miting için bildiri dağıttı. Yeşil Sol Parti Milletvekili adayları Semra Kıratlı Hediye Korkut, HDP İzmir il Eşbaşkanları Berna Çelik, Çınar Altan ile çok sayıda parti yöneticileri halka ve esnafa bildiri dağıttarak, mitinge katılmaları çağrısında bulundu.

Bildiri dağıtımında konuşan HDP İzmir İl Eşbaşkanı Berna Çelik, “Yeni yaşamın adımlarını hep birlikte atmak için yarın saat 17.30’da Gündoğdu Meydan’ında yapılacak mitinge herkesi davet ediyoruz. Gelin hep birlikte Yeşil Sol ağacının altında halaylarımızı zılgıtlarımızı birleştirelim” çağrısında bulundu.

Öte yandan partililer, kentin dört bir yanında mitinge katılım için bildiri dağıttı.

Amed

Yeşil Sol Parti Amed İl Örgütü, Amed’in Yenişehir ilçesinde bir düğün salonunda gençlik şöleni düzenledi. Şölene, Yeşil Sol Parti Amed milletvekili adaylarından Ceylan Akça, Sorgül Aytek, Halide Türkoğlu, Azad Barış, Samet Mengüç ve yüzlerce genç katıldı. Şölende, sık sık “Bijî Serok Apo” sloganları atıldı.

Yeşil Sol Parti Gençlik Meclisi üyelerinin konuşmalarının ardından Amed adayı Halide Türkoğlu, bu seçimde erkek egemen, faşist iktidarı göndereceklerini söyledi. Türkoğlu, “Gençler 15 Mayıs’tan itibaren mücadelelerinde yeni bir inşaya girmiş olacak. Yani bugüne kadar baskıyla, zulümle bir şekilde başımızı eğmeye çalışanlara karşı çokça bedel ödemiş olan gençliğin aslında 15 Mayıs’ta sonra yeni yaşamı kendi özgür örgütlenmesiyle kuracağı bir yaşamın kapısı aralanmış olacak” dedi. Azad Barış da “Değerli gençler, siyah bulutlar dolaşıyor topraklarımızda. Her ne kadar içimizdeki acıları büyükse, umudumuzda o kadar büyük. Bir tek umutlarımızı soğutmayalım. Adûle’lerin ateşiyle, Çiyager’leri unutmayalım. Başarı bizim olacak” dedi.

Konuşmaların ardından sanatçı Kolketifa Rıtmen Azad’ın çaldığı şarkılarla gençler halaya durdu. Çekilen halayların ardından şölen son buldu.

HABER MERKEZİ

#Seçime #son #iki #gün #Yeni #yaşamın #kapıları #aralanacak

Sivas Katliamı Davası’nda Adalet Bakanlığı’na zamanaşımı tepkisi

Sivas Katliamı Davası için zaman aşımının 2 Temmuz’da dolacağını belirten Adalet Bakanlığı’na tepki gösteren avukatlar, ‘Mahkemenin yetkisine karışma niteliğindedir, kabul edilmemelidir’ dedi

Sivas’ta 2 Temmuz 1993 tarihinde Madımak Oteli’nde 33 kişinin yakılarak katledilmesine dair firari sanıklar Murat Sonkur, Eren Ceylan ve Murat Karakaş hakkında devam eden davanın 29’uncu duruşması Ankara 1’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Duruşmayı çok sayıda Alevi örgütü temsilcisi, avukat, demokratik kitle örgütü temsilcisi ile Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi (Yeşil Sol Parti) Sivas milletvekili adayı Gani Kaplan ve Halkların Demokratik Partisi (HDP) Antalya Milletvekili Kemal Bülbül izledi.

Dosyaya eklenen evrakların okunmasının ardından ilk olarak katliamda kardeşi Gülsün Karababa’yı kaybeden Hüseyin Karababa söz aldı.

‘Türkiye katliamın organizatörüdür’

Sivas, Maraş, Malatya, Çorum, Dersim, Gazi katliamlarının “devlet katliamı” olduğunu belirten, Karababa, “Bunları katliam olarak önümüze aldığımızda Alevi soykırımı ortaya çıkar. Yerinden yurdundan edilmiş, korkudan kimliklerini saklayan toplum haline getirmişlerdir. Bu durum çok açık bir şekilde soykırımın etkisidir. Alevilerin bu ülkede can ve mal güvenliği yoktur. Devletin hiçbir görevlisi mahkemeye çağrılmamıştır. Katliamda 4 ülkenin parmağı vardır. Türkiye bu katliamın fiziki olarak organizatörüdür” dedi.

‘Katiller şartla salıverilme hükümlerinden faydalanmamalıdırlar’

Anayasa Mahkemesi’nin (AYM) Madımak Katliamı faillerinin şartlı salıverilme kararını hatırlatan Avukat Coşkun Özgür Piroğlu, “Madımak’ta Alevi Soykırımı yapan katiller şartla salıverilme hükümlerinden faydalanmamalıdırlar. AYM’nin bu kararı toplumun vicdanını sızlatmaktadır. Bu kararın bu hali ile uygulanması başka bir yargı kararı ile engellenmelidir. Bu karar bu hali ile uygulanırsa dosyanın diğer hükümlüleri de şartlı salıverilmeden faydalanarak tahliye olabilirler, biz bu hukuk savaşını sürdüreceğiz. Alevi toplumu adalet ve vicdan savaşını sürdürecektir” diye konuştu.

‘Failler cezasızlıkla ödüllendirilmektedir’

Bugüne kadar bakanlıkla yapılan yazışmalarda hep bir hata olduğuna dikkati çeken avukat Hüsniye Şimşek, “Dış ilişkiler ve Avrupa Birliği Genel Müdürlüğünün yazı cevabına bakıldığında talepnamelerinin eksikliği nedeni ile iade talebinde bulunulmadığı, eksik yargılama yapıldığı anlaşılmıştır. Bahse konu yazımın son paragrafında ise idare yargının yerine geçerek atılı suçun öngörülen zamanaşımı tarihinin 02/07/2023 tarihinde dolacağımı tespit etmekte ve mahkemeye yol göstermektedir. Bu katliam insanlığa karşı işlenen bir suç olup zamanaşımına tabi bir suç değildir. İdare yargıya talimat veremez. Eylemi yapanlar cezasızlıkla ödüllendirilmektedir. Eksikliklerin tamamlanarak iade talepnamesi oluşturulmasını talep ediyoruz” ifadelerinde bulundu.

Davada zamanaşımı riski

Azmettiricilerin yargılanmadığına işaret eden Avukat Ali Yılmaz davanın zamanaşımı riskine dikkat çekerek şunları kaydetti: “Dosyamızda firarı 3 sanık yargılanmaktadır. Mahkemenin görevi bu suçun insanlığa karşı suç olduğu kanaati ile yoluna devam etmesi zamanaşımı nedeniyle düşme kararı vermemesidir. Bu tür katliamların çözülmesi için savcılık ve mahkemelerin arkasında siyasi bir irade olmalıdır. Bu siyasi irade olduğunda aradığımız 3 sanık yargı önüne çıkabilecektir. Bir cinayet olarak görülmeyip insanlığa karşı suç olarak görülmesini ve zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilmemesini talep ediyoruz. Ayrıca meslektaşlarımı beyan ettiği gibi idari makam statüsündeki adalet bakanlığını mahkemeye zamanaşımının dolacağı tarih olarak 2 Temmuz 2023’ü göstermesi mahkemenin yetkisine karışma niteliğindedir. Kabul edilmemelidir. Kırmızı bülten ile iade talepnamesi ile ilgili eksik hususlar varsa giderilmesini talep ediyoruz” şeklinde konuştu.

Duruşma ertelendi

Ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, sanıklar hakkındaki yakalama kararlarının devamı ile infazının beklenmesine, akıbetlerinin UYAP’tan kontrol edilmesine, sanıklar hakkındaki yakalama kararı infaz edildiğinde 1 ay içinde taraf ve vekillerine duruşma günü bildirilerek duruşma açılmasına, sanıklar hakkında kırmızı bülten aranmalarına ilişkin kararın devam etmesinin uygun olacağına dair Adalet Bakanlığı Dış ilişkiler Avrupa Birliği Genel Müdürlüğüne müzekkere yazılmasına karar verdi.

Duruşma 14 Eylül’e ertelendi.

HABER MERKEZİ

#Sivas #Katliamı #Davasında #Adalet #Bakanlığına #zamanaşımı #tepkisi

18 aylıkken katledilen Uytun’un dosyası Ağır Ceza’ya gönderildi

Gaz kapsülüyle katledilen 18 aylık Mehmet Uytun’un dosyası, suçun “Olası Kastla Adam Öldürme” kapsamında olup olmadığının değerlendirilmesi için dosyanın Nöbetçi Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderilmesine karar verdi

Şirnex’in Cizîr (Cizre) ilçesinde 9 Ekim 2009 tarihinde 18 aylık Mehmet Uytun, evlerinin balkonunda annesinin kucağında bulunduğu sırada askerler tarafından atılan gaz kapsülünün başına isabet etmesi üzerine hayatını kaybetti. Uytun’un katledilmesine dair Uzman Çavuş Hakan Alkan hakkında “taksirle ölüme neden olmak” suçlamasıyla açılan davanın 4’üncü duruşması Cizre 1’inci Asliye Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Duruşmaya, Uytun ailesinin avukatları Yakup Güven, Ercan Yılmaz, Uytun’un annesi Kevzer Uytun ve babası Turan Uytun katıldı. Sanığın katılmadığı duruşmada, avukatı ise bulunduğu kentten Ses ve Görüntü Bilişim Sistemiyle (SEGBİS) duruşmaya katıldı.

Kimlik tespitinin ardından başlayan duruşmaya, anne Uytun, mütalaada aleyhe olan hususları kabul etmediğini belirterek, sanığın “kasten adam öldürme” suçundan cezalandırılmasını talep etti. Baba Uytun ise sanıktan sonuna kadar şikayetçi olduğunu söyledi.

Nihat Kazanhan dosya emsal alınsın

Ardından mütalaaya karşı savunma yapan Uytun ailesi avukatı Ercan Yılmaz, dosyanın “olası kastla adam öldürme” suçundan görevli Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmesini talep ederek, “Zira olayda kullanılan silah nişangahı olan ve atış yapılırken hedef gözetilen bir silah türüdür. Anayasa Mahkemesi Cizre için benzer dosyalarda olası kastla adam öldürme suçundan cezalandırılması gerektiğini, ayrıca haksız tahrik hükümlerinin uygulanmasını gerektiği yönündeki kararlar vardır, ayrıca Nihat Kazanhan isimli çocuğun öldürülmesi olayına ilişkin açılan davanın dosyamıza emsal olması gerektiğini düşünüyoruz. Anayasa Mahkemesinin ihlal kararıyla beraber dosyamıza görevsizlik kararı verilerek dosyamızın görevli Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmesini talep ediyoruz. Bu dosya açısından mütalaada belirtilen taksirle insan öldürme suçu sanığın fiili ile orantılı değildir, buna ilişkin taksir değerlendirilmesinin hafif kalacağını düşünüyoruz, görevsizliği ilişkin önceki beyanlarımızı tekrar ediyoruz” dedi.

14 yıldır yargılama sürüyor

Ardından savunma yapan aile avukatlarından Yakup Güven de, “Yargılama yaklaşık 14 yıldır sürmektedir, etkili ve katılan ailenin acısını dindirecek bir yargılamanın tesisinin mümkün olmadığını düşünüyoruz. Bizim uğraşlarımız sonucu kamu davası açılmıştır. Önceki mahkemece keşif talebimiz reddedilmiş. Gaz fişeğinin kaybedilmiş ve gaz fişeğinin kayıp edenler hakkında mahkemeden ilgili şahıslar hakkında suç duyurusunu talep ettik, fakat mahkeme Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunmamıştır. Mahkeme faili aklar şekilde yargılama yapmıştır, sanık savunmaları huzurumuzda alınmamıştır” diye belirtti.

Benzer yargılamalarda yurttaşların beyanlarına itibar edildiği hatırlamasında bulunan Güven, “Ancak olayımızda kolluk görevlisi olan sanığın beyanları daha muteber görünmüştür. Bir kısım deliller toplanmamış ve yokluğumuzda sanık savunmaları alınmıştır. Mütalaayı kabul etmiyoruz, sanığın cezalandırılmasını talep ediyoruz” diye konuştu.

Beraat talebi

Ardından savunma yapan sanık avukatı Yalçın Torun, 10 sayfa savunmasını yazılı bir şekilde mahkemeye sunduğunu belirterek, müvekkili hakkında beraat kararının verilmesi, olası ceza verilmesi durumunda ise cezanın paraya çevrilmesi talebinde bulundu.

Dosya Ağır Ceza’ya gönderildi

Duruşmaya verilen aradan sonra mahkeme, sanık Alkan hakkında “Taksirle Ölüme Neden Olma” suçundan kamu davası açıldığını, sanığın eyleminin bir bütün halinde 5237 sayılı TCK’nın 81, 21/2 maddelerinde düzenlenen “Olası Kastla Adam Öldürme” suçunu oluşturup oluşturmayacağı hususundaki delillerin takdir ve değerlendirme yetkisinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğunu belirterek, dosyayı Cizre Nöbetçi Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderilmesine karar verdi.

Kaynak: MA

#aylıkken #katledilen #Uytunun #dosyası #Ağır #Cezaya #gönderildi

Onur Yürüyüşü’ne katılan 42 kişinin davası görüldü

Onur Yürüyüşü’ne katıldıkları için 42 kişi hakkında açılan davanın ilk duruşması görüldü

Ankara 2’nci Onur Yürüyüşünde darp edilerek gözaltına alınan 42 kişi hakkında “2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu’na muhalefet etmek” ve “görevi yaptırmamak için direnmek” suçlamalarıyla açılan davanın ilk duruşması Ankara 52’inci Asliye Ceza Mahkemesinde görüldü. 42 isimden 31’inin katıldığı duruşmada, avukatlar hazır bulundu.

Polis salondan çıkarıldı

Kimlik tespiti yapılırken duruşma salonunun kapısının açık olmasından dolayı kolluğun salona girip çıkmasına itiraz eden avukatlar, “Yol geçen hanı gibi girip çıkıyorlar” tepkisi üzerine hakim “sakıncası mı var” diye cevap verdi. Avukatların “Silahları ile giriyorlar ve belki ilerleyen duruşmada tanık olarak dinlenecekler” demesi üzerine silahlı polisler salondan çıkarılarak salon kapısı kapatıldı.

Suçlamalar reddedildi

Yargılanan isimler, anayasal haklarını kullandıklarını, barışçıl bir yürüyüş yapmak istediklerini fakat polisler tarafından işkence ile gözaltına alındıklarını dile getirerek, suçlamaları reddetti. Sanıklar, kendilerini ters kelepçe ile bekleten, darp ve işkence eden polislerin yargılanması gerektiğine dikkat çekti.

Mahkeme, duruşmayı savunmalara devam etmek üzere 22 Haziran’a erteledi.

HABER MERKEZİ

#Onur #Yürüyüşüne #katılan #kişinin #davası #görüldü

Bakırhan: Sonuçlar kesinleşene kadar sandık başında olacağız

Yeşil Sol Parti Sêrt İl Örgütü’nin sandık güvenliği için yaptığı toplantıda konuşan Tuncer Bakırhan, ‘Bütün tehdit ve şantajlara rağmen Sêrt halkının sandığa giden bütün oylarını koruyacağımıza ve sonuçlar kesinleşene kadar sandıkları terk etmeyeceğimizi belirtmek istiyoruz’ dedi

Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi (Yeşil Sol Parti) Sêrt İl Örgütü, Cumhurbaşkanlığı ve Genel Seçimler’e sayılı günler kala, seçim güvenliği kapsamında olası gayrimeşru ve şaibeli durumlara ilişkin basın toplantısı düzenledi.

Yeşil Sol Parti Sêrt il binasında düzenlenen toplantıya, milletvekili adayları Tuncer Bakırhan, Sabahat Erdoğan Sarıtaş ve Abdullah Çetin’in yanı sıra İl Eşsözcü Eşref Tekin, Halkların Demokratik Partisi (HDP) Sêrt milletvekili Sıdık Taş ve HDP İl Eşbaşkanı Hatice Tay katıldı.

Tüm güçlerimizle sahadayız

Sêrt Seçim Takip ve Koordinasyon Sözcülüğü adına açıklama yapan Hatice Tay, “14 Mayıs seçim günü, Siirt merkez, tüm ilçe belde ve köylerde yaklaşık bin 500 arkadaşımız görev alacak. Yaklaşık 100’e yakın avukat arkadaşlarımız sahada olacak. Bağımsız yabancı heyetler de seçimleri gözlemlemek için ilimizde bulunacaklardır. Aynı zamanda oluşturduğumuz Seçim Takip Koordinasyonumuz oyların kullanılacağı ilk saatten seçim sonuçlarının İlçe Seçim Kurullarına teslim edilmesine kadar süreci yakinen takip edecektir. Herhangi bir olumsuzluğun yaşanmaması ve seçimlerin sağlıklı bir şekilde gerçekleşmesi hepimizin dileğidir” diye belirtti.

Sonucu belirleyen oylardır

Yeşil Sol Parti milletvekili adayı Tuncer ise, “Sonucu tayin eden halkın atmış olduğu oylardır. Dolayısıyla biz halkın tercihinin ve kıymetli oylarının bu tek adam rejimini sonlandıracağına inanıyoruz. Türkiye’de olduğu gibi Sêrt’te de durum iyidir. Sêrt halkı kudretlidir. Sêrt halkı uzun süredir değişimden yana bir tercih ortaya koymuştur. Sêrt halkı merak etmesin, bürokrasinin yanlı tutumuna rağmen, bütün tehdit ve şantajlarına rağmen Sêrt halkının sandığa giden bütün oylarını koruyacağımıza ve sonuçlar kesinleşene kadar sandıkları terk etmeyeceğimizi belirtmek istiyoruz” ifadelerinde bulundu.

AKP için çalışan valilere dikkat çekti

AKP’nin seçim çalışmalarında aktif olarak yer alan vali ve kaymakamları işaret eden Bakırhan, “Bu hükümet olanakları, bir siyasi partinin olanakları değil, yanlış yapıyorlar. Ayın 15’inde devletin olanaklarını, bir partiye kullanan bu yöneticiler hakkında da yargı aracılığıyla partimiz ve genel merkezimiz gerekli olan suç duyurularını yapacaktır. Burası dingonun ahırı değil. 15’inden sonra Sêrt valisine ‘Sen AKP’nin il başkanı mısın? Sêrt’in valisi misin?’ sorusunu soracağız” diye konuştu.

SÊRT

 

 

#Bakırhan #Sonuçlar #kesinleşene #kadar #sandık #başında #olacağız