Ana Sayfa Blog Sayfa 506

YSK jandarma ve polisin seçim sonucu toplamasını yasakladı

İçişleri Bakanlığı’nın jandarma ve polisin sahadan seçim sonuçlarını toplama girişimine YSK ‘hayır’ dedi

Yüksek Seçim Kurulu, İçişleri Bakanlığı’nın seçim sandıklarında görevli polis ve jandarmadan alınacak sonuçların dosya halinde Güvenlik ve Acil Durumlar Koordinasyon Merkezi Başkanlığı (GAMER) sayfasına kaydedilmesi kararını yasakladı.

İçişleri Bakanlığı, 14 Mayıs’ta sandık sonuçlarının polis ve jandarma tarafından alınıp excel tablosu haline getirilerek, GAMER’e gönderilmesini kararlaştırmıştı.

Daha önce YSK’ye başvuran İçişleri Bakanlığı sandık bilgileri ile il, ilçe, mahalle, okul adı, sandık numarası ve seçmen sayılarını istemiş, YSK, bakanlığın yaptığı başvuruyu “Seçim, seçim kurullarının işidir. GAMER’in seçim görevi bulunmuyor” diyerek reddetmişti.

ANKARA

#YSK #jandarma #polisin #seçim #sonucu #toplamasını #yasakladı

Yurt dışında kullanılan oylar İstanbul’a getirilmeye başlandı

Yurt dışında dün sonlanan oy kullanma işlemlerinin ardından oylar bugün İstanbul’a gönderilmeye başlandı

Cumhurbaşkanı ve Milletvekili Seçimleri için yurt dışı temsilciliklerdeki oy kullanma işlemi tamamlandı.

Seçim dokümanları ve zarflar diplomatik kuryeler eşliğinde İstanbul’a gönderilmeye başlandı.

Türk Hava Yolları’nın (THY) uçaklarıyla getirilen oylar İstanbul Havalimanı’nda kurulan ve 7 kilitli kapının bulunduğu odada muhafaza ediliyor.

Oyların Türkiye’ye getirilmesinin yarın sona ereceği belirtildi.

Ayrıca yurt dışı seçmen kütüğüne kayıtlı seçmenler, başta İstanbul Havalimanı olmak üzere tüm gümrük kapılarında 14 Mayıs saat 17.00’a kadar oy kullanabilecek.

Dün biten oy kullanma işlemlerinde tarihi bir rekor kırıldığı belirtildi. Önceki seçimlere katılımın oldukça düşük olduğu yurtdışında oy kullanan kişi sayısı 2 milyona yaklaştı.

HABER MERKEZİ

#Yurt #dışında #kullanılan #oylar #İstanbula #getirilmeye #başlandı

Şenyaşar ailesi: 14 Mayıs’ta adalet gelecek

Adalet Nöbeti eylemi 779’uncu gününde olan Şenyaşar ailesi sanal medya hesaplılarından, ‘ADALET, 14 MAYIS khklar gidecek adalet gelecek’ paylaşımı yaptı

Riha’nın (Urfa) Pirsûs (Suruç) ilçesinde 14 Haziran 2018 tarihinde AKP Milletvekili İbrahim Halil Yıldız’ın koruma ve yakınları tarafından eşi ve iki oğlu katledilen Emine Şenyaşar ile saldırılardan yaralı kurtulan oğlu Ferit Şenyaşar’ın 9 Mart 2021’de Urfa Adliyesi önünde başlattığı Adalet Nöbeti eylemi 779’uncu güne girdi.

Pirsûs’taki evlerinden çıkıp Urfa Adliyesi önüne gelen Emine Şenyaşar ve oğlu Ferit Şenyaşar, “Şenyaşar ailesi için adalet” yazılı pankartın önünde nöbeti başlattı.

14 Mayıs’ta adalet gelecek

Ailenin sanal medya hesabından, tutuklu bulunan Fadıl Şenyaşar’ın kızı 5 yaşındaki Rojda’nın talebine işaret edilerek, “Herkese günaydın, rojbaş. Rojda’nın büyüklerinden bir istediği var.., ADALET, 14 MAYIS khklar gidecek adalet gelecek” paylaşımı yapıldı.

RIHA

#Şenyaşar #ailesi #Mayısta #adalet #gelecek

Amed Sağlık Platformu: Oyumuz değişimden yana olacak

Amed Sağlık Platformu, ‘Seçim Tutum Belgesi’ni açıklayarak, ‘oyumuzu değişimden demokrasiden yana kullanalım’ dedi

Amed Sağlık Platformu, 14 Mayıs’ta yapılacak Cumhurbaşkanlığı ve Genel Seçimlere dair “Seçim Tutum Belgesi”ni açıkladı. Sağlık ve Sosyal Emekçileri Sendikası (SES) Amed Şube binasında yapılan basın toplantısında konuşan Amed Tabip Odası Başkanı Elif Turan, Türkiye’nin en önemli ve en kritik seçimlere gittiğini vurguladı.

Turan, “Bu seçim sadece belli bir süre için görev yapacak Parlamento’yu ve Cumhurbaşkanı’nı belirleme seçimi değil, giderek otoriterleşen iktidarın politikalarına ‘tamam mı’ ya da ‘devam mı’ seçimi olacak” dedi.

Tamam mı devam mı seçimi

Seçime giderken iktidarın bütün muhalif odaklara yönelik her anlamda baskı uyguladığına değinen Turan, “Kaba ve şiddet içeren dili baskı aracı ve ideolojik aygıt olarak kullanmaktan imtina etmediği, dini değerlerin kullanıldığı, ötekileştirici, dışlayıcı yaklaşımlar görülmektedir.Sağlıklı seçim doğrudan seçim süreciyle, bu sürecin sağlıklı işlemesiyle ilişkilidir. Otoriter bir ortamda, eşitsiz koşullarda, demokratik çoğulcu bir süreç yaşanmamakta, seçim süreci sağlıklı işlememektedir” diye belirtti.

Baskı ortamında seçime gidiyoruz

İktidarın 21 yılda sağlık alanı başta olmak üzere, hayatın her alanında yarattığı tahribatlar nedeniyle vahim bir tabloyla karşı karşıya kaldıklarını dile getiren Turan, “Düşmanlaştıran, ayrıştıran, yoksullaştıran politikalar nedeniyle alım gücümüzü azaltan ağır bir ekonomik krizin ortasında, hepimizin gelecek kaygısı yaşadığı otoriter baskıcı bir ortamda seçime gidiyoruz” dedi.

Talepler sıralandı

Turan, Amed Sağlık Platformu olarak seçimlerde oy kullanacak tüm yurttaşlara demokrasi ve barıştan yana oy kullanmaları gerektiğini belirterek, taleplerini şöyle sıraladı:

“* Sağlıklı bir seçim ortamı sağlamak açısından bütün yetkiler elinde olmasına rağmen tutum almayan anlayışları oylarımızla mahkûm edelim,

* Oyumuzu kışkırtılmış sağlık talebini yaratan, hastayı tüketici müşteri sayan politikalara son verecek, hastalara yeterli süre ayıracak düzenlemelerle, niteliği önceleyen çalışma koşulları sağlayacak sağlık politikalarına sahip partilerde, ittifaklardan yana kullanalım,

* Tercihimizi çalışanlarının değerini bilen, hakları için mücadele eden, örgütlenmenin önünü açan ve mesleklerimizi piyasaya düşmekten kurtarıp, onurumuzla yapacağımız koşulları sağlayacak anlayışlardan yana kullanalım,

* Oyumuzu kamusal bir sağlık hizmeti için sağlığa ayrılan bütün kaynakların kamu sağlık hizmetlerine ayırmayı vadedenlerden yana kullanalım,

* Tercihimizi herkes için eşit, ulaşılabilir, nitelikli, parasız ve anadilinde sağlık talep edenlerden yana kullanalım,

* 14 Mayıs 2023 genel seçimlerinde başta sağlık emekçileri olmak üzere oy kullanacak tüm yurttaşların sağlıkları ve gelecekleri için demokrasi olmadan sağlığın olmayacağı bilinciyle tercihlerini çoğulcu demokrasiden, değişimden yana kullanmaya çağırıyoruz.”

AMED

#Amed #Sağlık #Platformu #Oyumuz #değişimden #yana #olacak

Erkek şiddeti: Gelecek Partisi Kadın Kolları Başkan Yardımcısı katledildi

Gelecek Partisi İstanbul İl Kadın Kolları Başkan Yardımcısı Emine Ercandoğdu, emekli polis Tuncay Gülenç adlı erkek tarafından katledil

Gelecek Partisi İstanbul İl Kadın Kolları Başkan Yardımcısı Emine Ercandoğdu birlikte yaşadığı ve emekli polis olduğu öğrenilen Tuncay Gülenç tarafından kendisine ait bağ evinin önünde ateşli silahla katledildi. Fail daha sonra aynı silahla kendini vurdu.

Parti hesabından duyuruldu

Cinayeti sanal medya hesabından bir paylaşımla duyuran Gelecek Partisi İstanbul İl Kadın Kolları Başkanı Perihan Toğay, “İl Başkan Yardımcım, çalışma arkadaşım, can yoldaşım Emine Ercandoğdu’yu kaybetmenin üzüntüsünü içerisindeyim.. Kelimeler kifayetsiz… Seni asla unutmayacağız.. Başta evlatları olmak üzere Ailesine ve Gelecek camiamıza başsağlığı dilerim. Mekanın cennet olsun” dedi.

İSTANBUL

#Erkek #şiddeti #Gelecek #Partisi #Kadın #Kolları #Başkan #Yardımcısı #katledildi

Qamişlo’da on binler tecride karşı mitingte buluştu

PKK Lideri Abdullah Öcalan’ın fiziki özgürlüğünün sağlanması ve Yeşil Sol Parti’yi desteklemek için Cizre Bölgesi’nde miting düzenleniyor

İmralı Cezaevi’nde ağır tecrit altında tutulan PKK lideri Abdullah Öcalan’a uygulanan ağır tecride karşı ve 14 Mayıs’ta yapılacak seçimlerde Yeşil Sol Parti’ye destek olmak amacıyla Qamişlo’da binlerin katılımıyla yürüyüş düzenleniyor.

Öncesi yürüyüş yapıldı

Cizre Bölgesi’in Qamişlo kentinde 12 Mart Şehitleri Stadyumu’nda düzenlenen mitinge katılan on binlerce yurttaş Öcalan’ın fotoğrafları ve Yeliş Sol Parti bayraklarıyla öncesinden bir yürüyüş düzenledi.

Halklar bir arada

Mitingde, Kürt ve Arap halkı adına Demokratik Birlik Partisi (PYD) Eş Başkanı Asya Abdullah ve Cizre Bölgesi Demokratik Özerk Yönetim Yürütme Meclisi Eş Başkanı Hikmet Hebîb’in konuşma yapması bekleniyor.

Yapılan planlamaya göre etkinlik daha sonra Koma Cûdî, sanatçılar Danîş Botan ve Sumeye Mihemed sahne alacak.

Kaynak: ANHA

#Qamişloda #binler #tecride #karşı #mitingte #buluştu

‘Ben bu iktidarla helalleşmeyeceğim, hesaplaşacağım’

Mermer ocaklarına karşı verdikleri ekoloji mücadelesi nedeniyle 6 yıl önce katledilen Ali Ulvi ve eşi Aysin Büyüknohutçu için ailesi ve dostları tarafından mezarları başında yapılan anma töreninde cinayetin azmettiricilerinin bulunarak yargılanması çağrısı yapıldı

Antalya’da mermer ocaklarına karşı verdikleri mücadeleyle tanınan Ali Ulvi ve Aysin Büyüknohutçu çiftinin 2017’de öldürülmesinin altıncı yıldönümünde Büyüknohutçu Dostları Grubu bir anma töreni düzenledi. Öldürülen çiftin kızı Emine Büyüknohutçu yaptığı konuşmada, “Ben bu iktidarla helalleşmeyeceğim, bu iktidarla hesaplaşacağım, bunlar yargılanacaklar. Bu dava çözülecek ve hem Türkiye’de hem dünyada öncü olacak. Bu cezasızlıklar son bulacak ve bir daha hiç kimse elini kolunu sallayarak, bu kadar fütursuzca, sırf maddi çıkarlarına ters düştüğü için herhangi birini öldüremeyecek, ne kurda ne kuşa, ne ağaca, ne insana herhangi bir şekilde ne zarar verebilecek ne de öldürebilecek. Bu davanın çözümü bunun için çok önemli” dedi.

‘Gizli el’

Çiftin Andızlı Mezarlığı’ndaki mezarları başında yapılan anma töreninde mezarlarına çiçek bırakıldı ve verdikleri mücadele nedeniyle saygı duruşu gerçekleştirildi. Büyüknohutçu Dostları Grubu adına konuşan Erol Malçok, Kızılcık Yaylası’nda “kanserli hücre gibi her yere yayılan” taş ve mermer ocaklarına karşı mücadele verip, bölge insanında ekolojik bir uyanış sağlamaya çalışan Büyüknohutçu çiftinin, 9 Mayıs 2017’de katledildiklerini hatırlatarak, “Şurası bizce çok açıktır ki Büyüknohutçu davasının üstü örtülmek istenmektedir. En baştan beri adeta ‘gizli bir el’ delilleri karartmaya çalışmıştır” diye konuştu.

Deliller görmezden gelindi

Cinayetin ardından şüpheli olarak tutuklanan Ali Yamuç’un Büyüknohutçu çiftini para için öldürdüğünü söylediğini hatırlatan Malçok, ardından eşi Fatma Yamuç’un üzerinde, bir mermer şirketi sahibine verilmek üzere yazılan, ’10 gün içerisinde param gelmezse görüşürüz. İpleriniz cebimizde haberiniz olsun’ ifadeleri bulunan bir mektup ele geçirildiğini kaydetti. Bu mektuba ve cinayet delillerini saklamasına dayanarak Fatma Yamuç’un da cinayete iştirakten tutuklandığını belirten Malçok, “Ancak tüm bu süreçler, derinleştirme ve etkili bir soruşturmadan yoksun işletildi. Deliller yeterince toplanmadı ve telefon kayıtlarına bakma ihtiyacı bile duyulmadı” dedi.

Protez bacak itirafı

Erol Malçok, Ali Yamuç’un teyzesinden öğrendikleri çok önemli bir bilgiyi de paylaşmak istediğini belirterek, “Jandarma Ali Yamuç’u olay yerine götürüp, ‘Cinayeti nasıl gerçekleştirdiğini anlat’ dediğinde Yamuç, ‘Tam hatırlamıyorum, tel örgüden atlayıp içeri girdim ve sonrasında ateş ettim’ diyor. Oysa biz teyzesinden öğreniyoruz ki, Ali Yamuç’un bacağında protez varmış. Yani öyle bir yükseklikten atlaması mümkün değil. Yükseklik konusunda bacağına dikkat etmesi gerektiğine dair doktor raporu var. Jandarma soruşturmayı derinleştirip, ayrıntılı sorular sormuş olsa, bacağında protez olduğunun dava dosyasına girmesi kaçınılmaz hale gelecekti” dedi.

Şüpheli ölüm

Malçok, ilerleyen dönemde Ali Yamuç’un can güvenliği gerekçesiyle Elmalı Cezaevi’nden Alanya L Tipi Cezaevi’ne sevkedildiğini ve 20 Eylül 2017’de ise cezaevinde ölü bulunduğunu aktardı. Alanya Savcılığı’nın hazırladığı rapora göre, Ali Yamuç’un kaldığı koğuşun banyosunun penceresine eşofman lastiğiyle kendini astığı belirtildiği ölüme ilişkin, “Oldukça şüpheli olan bu ölüm, intihar olarak kayıtlara geçti ve dosya kapatıldı” dedi. Ali Yamuç öldüğü için hakkındaki dava düşerken, 17 Kasım 2017’den itibaren Fatma Yamuç cinayete yardım etme içerikli iddianameyle yargılanmaya başladı.

‘Davanın peşini bırakmayacağız’

Fatma Yamuç’un yargılandığı Elmalı Ağır Ceza Mahkemesi’nde cinayete yardım etmek suçundan beraat ettiğini söyleyen Malkoç, “Mahkeme, dosyanın durumuna göre, olası azmettiriciler hakkında ve Fatma Yamuç da delilleri kararttığı için suç duyurusunda bulunulmasına karar verdi. Fatma Yamuç’un delilleri karatmakla ilgili dosyasının mahkeme süreci ise devam ediyor” dedi. Malkoç son olarak, “Bizler, Aysin ve Ali Ulvi’nin dostları olarak bu davanın peşini bırakmayacağız. Kamuoyundan çıkan her ses, yaşam savunucusu insanın, kurdun, kuşun, böceğin, karıncanın ve ağacın canına can katacak! Ve her şeyi para olarak gören sistemin çarkları öyle kolay işlemeyecek” diye belirtti.

EKOLOJİ SERVİSİ

#Ben #iktidarla #helalleşmeyeceğim #hesaplaşacağım

Ata: Değil 2 buçuk yıl 2 buçuk dakika tutuklu kalmamı gerektirecek delil yok

Kobanê Davası’nda savunma yapan siyasetçi Ayla Akat Ata, ‘Her gün seçim meydanında yeni bir video ile bizler şeytanlaştırılıyoruz. Niye? Çünkü biz HDP’li siyasetçileriz. Değil 2 buçuk yıl 2 buçuk dakika bile tutuklu kalmamı gerektirecek bir delil yok mütalaada’ dedi

DAİŞ’in Kobanê’ye yapılan saldırıların ardından 6-8 Ekim 2014’te gerçekleşen protesto eylemleri gerekçe gösterilerek aralarında Halkların Demokratik Partisi (HDP) eski Eş Genel Başkanları, Merkez Yürütme Kurulu (MYK) üyelerinin de bulunduğu 20’si tutuklu 108 ismin yargılandığı Kobanê Davası’nın 25’inci duruşmasının 1’inci oturumu başladı.

Duruşma mütalaanın okunmasıyla başladı

Sincan Cezaevi Kampüsü Duruşma Salonu’nda görülüne duruşmaya Sincan Cezaevi’nde tutulan siyasetçilerin bir kısmı duruşmaya gelirken, farklı cezaevlerinde tutulanlar ise duruşmaya Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile bağlandı. Duruşma, tutuk incelemesine dair savcının mütalaasının okunmasıyla başladı.

Duruşma, iddia makamının mütalaayı okumasının ardından tutuklu siyasetçiler mütalaaya ilişkin savunma yapması ile devam etti.

Politik bir yargılama yapıyorsunuz

Duruşmada söz alan HDP eski Eş Genel Başkan Yardımcısı Alp Altınörs, AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın vaadinin Kobanê Davası kapsamında şekillendiğine dikkat çekerek, “Hiçbir sanığa politik savunma yapmayın diyemezsiniz çünkü politik bir yargılama yapıyorsunuz. Tutukluluk durumumuz politik bir yargılamanın sonucu olarak devam etmektedir. Mega mütalaa ile karşı karşıyayız. 5 bin 280 sayfalık. 2 ayda böyle bir mütalaaya karşı savunma hazırlamak mümkün değildir. Mütalaa adeta yeni bir iddianamedir” dedi.

Mütalaada delil yok

Ardından söz alan siyasetçi Ayla Akat Ata da, “Ben siyasetçiyim, en uç düşünceyi bile ifade edebilirim. Şiddet hariç. Bu ülkenin Aile Bakanı Derya Yanık, Erzurum’daki olayları ‘hassasiyet’ kapsamında değerlendirdi ve şiddete çağırdı. Hangi savcı Yanık hakkında dava açabiliyor. Biz beraat ettiğimiz dosyalardan yargılanıyoruz. Biz Türkiye’de değişimin, dönüşümün, demokratik olanın partisiydik. Bu ülkede Kürt sorununun demokratik çözümünü isteyen tek partiydik. Her gün seçim meydanında yeni bir video ile bizler şeytanlaştırılıyoruz. Bu kadar sorumsuzca beyanların, toplum üzerindeki etkisi nasıl engellenecek. Ama yapılıyor, niye? Çünkü biz HDP’li siyasetçileriz. Değil 2 buçuk yıl 2 buçuk dakika bile tutuklu kalmamı gerektirecek bir delil bile yok mütalaada” diye konuştu.

Her yolu suç sayıyorlar

Daha sonra söz alan Aynur Aşan ise, PKK Lideri Abdullah Öcalan’a yönelik tecridin kaldırılmasına yönelik mitinglerin iddianamede yer aldığına dikkat çekerek, “Kürtlere siyaset yapmanın her yolu suç sayılıyor. Demokrasi ve özgürlüğün biricik adresi Yeşil Sol Parti’dir, Yeşil Sol Parti’nin biricik kadın çalışanlarıdır. Amed’ten beklentimiz, 12-0 milletvekili çıkarmanızdır. Bütün arkadaşlarımı selamlıyorum ve mütalaada belirtilen hiçbir suçlamayı kabul etmiyoruz” dedi.

Duruşmaya saat 13.30’a kadar ara verildi.

ANKARA

#Ata #Değil #buçuk #yıl #buçuk #dakika #tutuklu #kalmamı #gerektirecek #delil #yok

Yeşil Sol adayları gazetecilerle buluştu: Dayanışma bu iktidarı devirecek

Yeşil Sol Parti İstanbul milletvekilleri adayları gazetecilerle bir araya geldi. Buluşmada konuşan Yeşil Sol Parti vekil adayı Cengiz Çiçek, ‘Halkın dayanışması ve ittifakı, bu iktidarı devirecek yegane güçtür’ dedi

Yeşiller ve Gelecek Sol Partisi (Yeşil Sol Parti), Taxim Hill Hotel’de gazetecilerle “İstanbul Basın Buluşması” gerçekleştirdi. Buluşma öncesi çok sayıda gazeteci, Yeşil Sol Parti milletvekili adayları ve siyasetçiler ile birlikte kahvaltı yaptı.

Kahvatlıda Yeşil Sol Parti İstanbul milletvekili adayları İlknur Birol, Cengiz Çiçek ile Hasan Cemal ve çok sayıda gazeteci ile siyasetçi bir araya geldi. Programın moderatörlüğünü ise gazeteci Nezahat Doğan yaptı.

Gazeteciler unutulmadı

Açılış konuşmasını yapan Doğan, ifadenin suç sayıldığı, şiddetin her alanda daha da yayıldığı tarihi seçimin önemini çok net ortaya koyduğunu vurguladı. Bu ülkede hakikatleri ortaya koyan gazetecilerin tutuklandığını dile getiren Doğan, “Yeşil Sol Parti’nin çıkışı, ‘Ya bu faşizme dur diyeceğiz ya da bu faşizm kurumsallaşacak’. Bu toplantının amacı da Yeşil Sol Parti adaylarının cumhuriyetin 2’nci yüz yılında nasıl bir değişim parlamentoda sağlanabilir, nasıl bir demokratik sistemin inşa edileceği, Yeşil Sol Parti’nin buradaki rolünü tartışmak, medyanın da merak ettiği konuları adaylarla konuşup tartışarak bu sohbet programını organize etti” şeklinde konuştu.

Tarihsel bir sorumluluğumuz var

Daha sonra söz alan Yeşil Sol Parti İstanbul Milletvekili adayı İlknur Birol, “Hangi baskılarla karşılaşıyor olursak olalım bu tarihsel sorumluluk için her türlü direnci göstermeliyiz ve akla dayalı politik hamleleri yapmalıyız gibi tartışmalar yaptık. Nihayetinde HDP’nin kapatma davasının geldiği seyir, Yeşil Sol Parti ile seçimlere girme hazırlıkları yaptık. Bu partiyle 14 Mayıs’ı karşılayacağız” sözleriyle seçime giden süreçlerine dair bilgi verdi.

Birol: Ana güç kadınlar olacak

Seçim sürecine çok dezavantajlı girdiklerini belirten Birol, “Yeşil Sol Parti anahtar pozisyonuyla parlamentoda yer alacak. Stratejimizin karşılığı olan anahtar pozisyonunu üstleneceğiz. Bir Taliban ittifakıyla karşı karşıyayız. Bu ittifakın sandıklar yoluyla yenilmesi, yeni bir yaşamın nefeslenmesine yol açacak bir zemin olacak. Bunun değiştireceği ana güç de kadınlar olacak” vurgusunu yaptı.

Cemal: Saray faşizmine son vereceğiz

Ardından söz alan Yeşil Sol Parti İstanbul Milletvekili adaylarından Hasan Cemal de, “Kadınları karanlığa boğan, Taliban düzenine tabii kılmaya çalışan, erkek şiddetine boğan, eve kapatmak isteyen zihniyeti, gençlerin gelecek umudunu söndüren, yaşama sevincini yok eden, gazetecileri özgürlüğünden yoksun kılan, üniversiteleri üniversite olmaktan çıkartan, eleştirel düşünceyi yok eden, siyasetçilere zindan yolunu açan Erdoğan’ın bu saray faşizmine 14 Mayıs sabahında gidip oylarımızla son vereceğiz” dedi.

Çiçek: Kral çıplak

Bir diğer Yeşil Sol Parti vekil adayı Cengiz Çiçek ise, “Toplumda rıza üretecek herhangi bir üretimi, pazarlığı kalmadı. Bu da iktidarın ne kadar sıkıştığını gözler önüne seriyor. Kral çıplak. Bizim için seçim sabahı da bu iktidarın geri dönülmez bir şekilde yıkılacağı, bu ve benzeri iktidarların kendisini üreteceği zeminleri yıkacağımız, demokratik cumhuriyetin temel zeminlerinin üretileceği mücadele aralığı takvimi olabilir” diye konuştu.

Üstesinden geleceğiz

“Üçüncü Yol” fikriyatının, yok sayılan bütün kimliklerin Türkiye’de iki seçeneğin mecbur olmadığına bir karşılık olduğunu söyleyen Çiçek, “Bu iktidar gitmediği sürece sadece Kürt, emek, kadın meselesi değil, toplumsal ve kültürel çürümeyi hep beraber yaşıyoruz. Toplum, halk olmaktan çıkmak ve bu düşmanlaştırıcı, savaş politikaları üzerinden kendini var eden yapının başka bir geri dönüşüm sürecine hizmet etmesine karşı başaracağız. İnsan, toplum olmaya ısrar edeceğiz. Dayanışma ve örgütlü bilincimizle bu işin üstesinden geleceğimizi biliyoruz. Halkın dayanışması ve ittifakı, bu iktidarı devirecek yegane güçtür” cümlelerini kullandı.

Konuşmaların ardından buluşma, gazetecilerin vekil adayları ile yaptığı soru-cevap bölümü ile basına kapalı olarak devam etti.

İSTANBUL

#Yeşil #Sol #adayları #gazetecilerle #buluştu #Dayanışma #iktidarı #devirecek

İmamoğlu’na ve halka saldıran 9 kişi daha serbest bırakıldı

Erzirom’da İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’na yönelik saldırılar sonrası gözaltına alınanlar bir bir bırakılıyor. Son olarak 9 kişi daha serbest bırakıldığı öğrenildi

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun Erzirom’daki konuşması sırasında çıkan olaylara ilişkin gözaltına alınıp adliyeye sevk edilen dokuz şüpheliden biri savcılık sonrası, sekizi ise adli kontrol şartıyla olmak üzere serbest bırakıldı.

Daha önce gözaltına alınan 15 kişi de serbest kalmıştı

İmamoğlu’nun 7 Mayıs akşamı Kent Meydanı’nda yaptığı konuşması sırasında kalabalık bir grup tarafından taşlı saldırı yapılmıştı. Çıkan olaylarda İmamoğlu’nun içinde bulunduğu otobüsün camları kırıldı, 17 kişi de atılan taş ve pet şişelerin isabet etmesi sonucu yaralanmıştı.

Bir gün sonra İl Emniyet Müdürlüğü ekipleri, kamera kayıtlarını inceleyip,16 kişiyi tespit etti. Şüphelilerden 15’i gözaltına alındı. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen şüphelilerden birii savcılık ifadesinin ardından, diğerleri ise çıkarıldıkları mahkemece adli kontrolle serbest bırakıldı.

HABER MERKEZİ

#İmamoğluna #halka #saldıran #kişi #daha #serbest #bırakıldı