Ana Sayfa Blog Sayfa 563

Yeşil Sol Parti İstanbul adayı Türkeri: Taksici benden Yeşil Sol için oy istedi

İstanbul Yeşil Sol Parti 1. Bölge 26. sıra adayı Zekine Türkeri, sokağı ve izlenimlerini anlattı: Eve yaklaşırken taksiciden oy istesem mi diye düşünürken, memleket ve halleri muhabbetinden sonra taksici benden oy istedi. ‘Yeşil Sol Parti’ye oy verin!’ dedi!

Hüseyin Kalkan

Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi’e (Yeşil Sol Parti) adaylık başvurusunda bulunan gazeteci Zekine Türkeri, seçilmesi zor bir sırada aday oldu. Türkeri, konulduğu sırayı tiye aldı ama seçim kampanyasına katılmaktan geri durmadı. Biraz buruk, hafif kızgın kampanya için koşturmaya başladı. Zekine Türkeri ile adaylık süreci ve kampanya çalışmalarını konuştuk. Türkeri’nin sorularımıza verdiği yanıtlar şöyle:

  • Adaylık süreci nasıl başladı?

Zor soru:) ‘Aslında ben istemedim, halkımız çok ısrar etti’ demeyeceğim neyse ki. Meşhur Yoshy’nin de dediği gibi ‘yok öyle bir Japon atasözü’. Twitter’da adaylık başvurularının son günü olduğunu gördüm ve kendimi gerekli belgeleri hazırlarken buldum! Sonuçta emek, artı liyakat bende de var, bu konuda alçak gönüllü değilim. Özgür Gündem geleneğinden gelen bir gazeteciyim, 30 yıldır Kürt hareketinin yanı başında elimden geleni yapmaya çalışmışım, en son İstanbul HDP’de 2 yıl basın eşsözcülüğü yapmışım, çalışmışım. Belgelerimi 10 dakikada hazırladım, ama başvurmadım. Günler sonra Ankara’daki bir çocukluk arkadaşım bana ihtiyacı olduğunu söyledi, gittim ve kendimi başvururken buldum! Gerisini seçimden sonra bir öyküde mi, romanda mı anlatırım artık, şimdi çok işimiz var, önce şu korkunç rejimi layık olduğu yere gönderelim, bakarız.

  • 26. sıradan aday gösterilince ne düşündün, ne yaptın?

Aday değerlendirme komisyonu ilk değerlendirmeden sonra listeye alacağı 600 kişi ile görüşür diye biliyordum, öyle olmadı, basından öğrendim. Telefonum susmayınca sessize aldım. Üst üste mesajlar, kimi tebrik eden, kimi kırıcı… Aklıma xaltî’m (Emetullah Güzel) geldi ilk, 90’larda Diyarbakır’da çalışırken başıma bir şey gelince sarıp sarmalayan şahane kadın. Doğan Güzel’in yıllarca Qirix’ta çizdiği anne, annesi. Sonra ilk yayın yönetmenim Ferda Çetin… Kritik bir karar alırken hayatlarıyla bana sorumluluklarımı hatırlatan iki arkadaşım. Xaltî 3 yıl önce aramızdan ayrıldı, ama onun ‘sorumluluk hatırlatan’ yerini oğlum aldı. 2 yıl önce ‘HDP’de olduğun için seninle gurur duyuyorum’ diyen oğlum. Üçünü düşündüm ve ‘Çalışacağım, elimden geleni yapacağım’ dedim.

  • İstanbul’da kampanya nasıl gidiyor? (Depremin kampanyaya etkileri)

Şahane gidiyor diyemeyeceğim tabii. Zorlukları ortada, tek tek saymayayım, liste uzun, faydasız da. Meclis’in 3. büyük partisi HDP’nin kapatılma davası nedeniyle Yeşil Sol Parti olarak seçime gitmek bile hangi koşullarda yarıştığımızı gösteriyor.

Depremin sonuçlarının kampanyamızı etkilememesi mümkün mü? İktidarın deprem yaşamış insanlara bile arsız, vicdansız pratiği öfkemizi diri tutuyor, sorumluluğumuzu arttırıyor.

Özetle bunca acı yaşatan, her pratiği, her saniyesi, bir avuç iktidar sahibi hariç, kendisine oy vermiş olanlar dahil, herkese zarar AKP, MHP ve yeni ortakları tüm devlet imkânlarıyla ve hukuk, yasa takmadan, biz insan kaynağımızla yürütüyoruz kampanyamızı. Hepimizi çürüten bu karanlık iktidarı göndermek dışında bir seçeneğimiz yok.

  • Benim şöyle bir gözlemim var. Hem kampanyada çalışanlar, hem de mitinglere, büro açılışlarına katılanlar kadın ağırlıklı. Senin gözlemlerin nasıl?

Öyle çünkü! Müsaadenle az güleyim. Bu kadar yeter, çünkü söyleceklerim hiç komik değil. Seçim kampanyasında da en çok çalışan kadınlar, bizde de. Ve bizde de akıl veren erkekler az değil, neyse ki kadınlar takmıyor. Bu ceberut iktidarın gerilim, korku filmlerinin pabucunu dama atan, son 6-7 yıldaki pratiğinin pek çok muhalifi sindirdiği ortamda bile sokağı zorlamış, çıkmış kadınların seçim kampanyamızda önde olmaları değil, olmamaları şaşırtırdı asıl. Bu yüzyıl kadınların diyoruz, öyle de olacak.

  • Kampanya içinde sen yapıyorsun?

Valla koordinasyondaki arkadaşlar nereye uygun görürse oraya gidiyorum. 1. bölge adayıyım, ama Fatih’te oturuyorum, zamanımın önemli bir bölümü yollarda geçiyor. Böyle olunca yolda gözüme kestirdiklerimden de oy istiyorum.

‘Tabanım’ dediği daha önce kendisine oy vermiş olanları cepte keklik gören hangi parti olursa olsun yalnız seçmene hakaret etmiş olmaz, büyük yanılır da. En çok şimdiye kadar AKP’ye oy vermiş olanlardan istiyorum. İstanbul Sözleşmesi’ni yine getireceğiz ve bu kez uygulatacağız diyorum. ‘İstemez’ diyen kadınla karşılaşmadım.

  • İlginç şeylerle karşılaştın mı?

Geçen salı sabah çıktım, akşam 2. bölgeden aday arkadaşımız Erdal Doğan’la Can TV’de yayında olacağız. Bir yağmur, bir rüzgâr, o kadar ki şemsiyem uçtu. Bir otelin avlusuna sığındım, genç görevliden bir şemsiye istedim, ‘birinin bıraktığı plastiklerden de olur’ dedim. Gayet güzel bir şemsiye çıkarıp verdi. Şemsiyeyi veren, oy da verir dedim, elimdeki son broşürü verdim. ‘Oy vermeseniz de getiririm, ama verin, bu ağacın altında hepimizin güzel günleri olsun’ dedim. Baktı, ‘peki’ dedi.

Program bitiminde şemsiyeyi iade ettim. Yağmur devam ediyor, Erdal daha müvekkiliyle görüşecek. Neyse, taksiye bindik, Taksim’den sonra yalnız devam ettim. Eve yaklaşırken taksiciden oy istesem mi diye düşünürken, memleket ve halleri muhabbetinden sonra taksici bende oy istedi. ‘Yeşil Sol Parti’ye oy verin!’ dedi!

  • İnsanlar hangi meseleyi ön plana çıkarıyor?

Dert çok, ama daha çok hayat pahalılığı ve deprem. Geliyorum diyen İstanbul depremi artık herkesin dilinde, ama çaresizlikle anlatıyorlar. ‘Evinize baktırabildiniz mi? Sağlam mı?’ sorusunu artık sormasam mı diye düşünüyorum. Sorduklarımdan 1 kişi bile ‘uzmanına baktırdım’ demedi, çünkü baktırsa bile kimsenin gereğini yapacak gücü yok. Kiracıları saymıyorum bile, asgari ücretli sayısının çalışan sayısının yarısını çoktan geçtiği ülkede onlar zaten asgari ücreti katlayan kiraları nasıl ödeyeceklerinin derdinde. Bir pandemi hızında yaygınlaşan yoksulluk en yoksulu dip yoksulluk gibi bir kuyuya çekiyor. Ben hep yoksul oldum, şimdi de asgari ücretin altında bir parayla geçinmeye çalışıyorum, tuhaf gelebilir, ama yakınmıyorum. Çünkü dip yoksulluğu biliyorum, yaşadım. 1 dilim ekmekle 12 saat çalışmanın ne olduğunu biliyorum, çorapsız okula gitmenin… Buna seyirci kalan, acil, pratik çözümleri olmayan her siyasetçiye, hatta siyasetçi olmayanlara da yazıklar olsun! Yanı başındaki yoldaşı, komşusu ile dayanışmayanlara da!

  • Nasıl bir sonuç bekliyorsun, Erdoğan gidecek mi?

Şimdi bu benim gibi birine sorulacak soru mu? Profesyonel değil, amatör siyasetçiyim. Profesyonellerden kaçmalı. Tamam, artık aktif siyaset yaptığıma göre, optimist olmayı başarsam fena olmayacak, ama yavaş yavaş…

Profesyonel bir cevap vereyim: Muhalefetin iki önemli görevi var şu 3 haftalık sürede, kendisinden de memnun olmayan seçmeninin gönlünü almak ve asıl şimdiye kadar bu iktidara oy vermiş olanlardan alabileceği en yüksek oyu almak. Çalışarak, çok çalışarak, o seçmenin muhtemel endişelerini gidererek. İktidar kendisine oy vermiş olanlara da az kötülük yapmadı, özellikle son birkaç yılda kocaman bir seçmen kitlesini yoksullaştırdıkça yoksullaştırdı. Pansuman niyetine verdiği, üstüne utanmadan ‘biz gidersek o yardımlar da kesilir’ dediği insanlara kesilmeyeceğini, iyileştirileceğini anlatmalı sosyal desteğin. Soruya rakamlı bir yanıt vermemek için uzattım, kısaca en iyi sonuç için çoook çalışacağız diyeyim.

Erdoğan’ın şapkasından daha ne çıkaracak bilmiyoruz ama gitmemek için her şeyi yapacak. Kimse yapmadığı ne kaldı ki demesin, her zaman dahası, daha kötüsü vardır! Yaptıkları yapabileceklerinin teminatı!

Brezilyalıların sorunları bizden az, işi bizden kolay değildi. Lümpen, ırkçı Bolsonaro’yu 4 yılın sonunda muhteşem gönderdiler. 21. yılında gönderemezsek yazıklar olsun bize, tüm muhalefete!

Göndereceğiz! Brezilya muhalefetinin seçim sloganı bizim için de geçerli: ‘Cennet’in kapılarını aralamak için değil, cehennemin kapısını kapatmak için yapılıyor bu seçim.’

  • Sen kendine bir soru sorsaydınız ne sorardın?

‘Seçilirsem nasıl bir vekillik yaparım?’ diye sorayım.

Yoksul, kadın, Kürt, Alevi olarak, bu ülkede birinin nasibi neyse bana da düştü. Biraz anarşist, çok antimilitarist olarak karşı koymaya çalıştım o muamelelere.

Meclis’e biraz neşe fena gelmez, neşesiz zor çünkü. Bu topraklardaki herkes en kısa sürede haklarıyla, onuruyla yaşayabilsin diye elimden geleni yaparım. Her kurum, parti için şart, ama bir türlü hiçbirinin kapısından girmeyen, kendi partim dahil, olmazsa olmaz şu 3 ilkeyi kendime bayrak yaparak: Demokratlık, şeffaflık, eşitlik. Bunlarsız alınacak yol yok bu yüzyılda. Bir de barış ihtiyacımız acil, ekmek kadar, su kadar. Uzun yıllar çatışma yaşamış başka ülkelerin işinin bizden kolay olduğunu kim söyleyebilir? İrlanda, Bask Ülkesi, en son Kolombiya’da silahlar sustu. Bu ülkede de mümkün, olması için elimden geleni yaparım.

Zekine Türkeri kimdir?

Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi mezunu.

Bask Ülkesi Üniversitesi Sosyoloji Fakültesi’nde Bask tarihi, ‘sorunu’ ve özerklik modeli konularında araştırma çalışması yaptı. Madrid Otonom Üniversitesi’nde Göç, Mültecilik ve Topluluklar Arası İlişkiler mastırı yaptı.

İki yayınlanmış kitabı mevcut. Bask Meselesi: Bir Tarih, Bir Otonomi, Bir Sorun alt başlığıyla 2005’te, Ankara’da, Dipnot Yayınları’ndan çıktı. Un Verano Kurdo (Bir Kürt Yazı): IŞİD, İşgal ve Sürgüne Direniş Öyküleri alt başlığıyla 2016’da, Barselona’da Descontrol Editorial’den çıktı. Özgür Gündem’de başlayan gazetecilik hayatı en son çalıştığı İMC TV’nin KHK ile kapatılmasıyla sonlandı.

#Yeşil #Sol #Parti #İstanbul #adayı #Türkeri #Taksici #benden #Yeşil #Sol #için #istedi

Kendimize vereceğiz!

Önümüzde kader seçimi niteliğinde bir seçim var. Bu seçimlere; 100 yıllık kuruluşundan beri hiçbir dönem demokratikleşemeyen, tekçi ulus-devlet sistemini değiştirme fırsatının ilk adımı da diyebiliriz.

Veysel Seyitvan

Seçimler ülkesi haline gelmiş bir noktadayız: Son 10 yılda ortalama iki yılda bir seçimlere, referandumlara gidiyoruz. Seçimler elbette önemlidir fakat kaderini sadece seçimlere bağlamayan, meşruluğunu yasallıktan değil verdiği haklı ve onurlu mücadeleden alan Kürtler için Meclis süreci HEP’le başlamış, bağımsız adaylarla seçime girip çığ gibi büyüyerek 7 Haziran’da HDP’yle zirve yapıp son süreçte kapatılma ihtimaline karşın HDP’nin kurucu bileşeni olan Yeşil Sol Parti’yle devam edip kilit parti konumundan kurucu ve dönüştürücü parti konumuna gelmiştir.

Politik hafıza havuzu, biriktirdiği birçok tecrübeyle dolu olan Kürtler baraj ve “parti kapatma” gibi antidemokratik engelleri aşmak için seçimlerde birçok yola başvurmuş, başarılı olup devletin tüm saldırılarını boşa çıkarmıştır.

Partiler açısından baktığımızda en coşkulu, en politik ve en kararlı seçmenin Yeşil Sol Parti seçmeninin olduğu tartışmasız herkes tarafından kabul edilecektir. Emek ve Özgürlük İttifakı çatısı altında Yeşil Sol Parti ile seçime girecek olan Kürtler ve dostları, büro açılışlarını adeta mitinge dönüştürüyor; baskıcı, tekçi, ırkçı rejime “Buradayız, irademize sahip çıkıyoruz” mesajını veriyor.

Kürtlerin tarihsel mücadelesinin politik ferasetinin sonucu olarak T.C.’nin kurucu partisi konumunda bulunan CHP’nin adayı, belki de ilk defa direkt olarak Kürtleri esas alıp seçim propagandasını buradan kuruyor. Kürtler artık konsolide edilen değil, konsolide eden taraftır.

Kürdistan’da yapılan sokak röportajlarında genç-yaşlı herkesin mottosu olan “Kendime vereceğim” cevabının sosyolojik derinliği ve politik altyapısı bize bir şeyi işaret ediyordu. O da şuydu: Alanlarda, meydanlarda atılan “HDP halktır, halk burada!” sloganının aslında bir slogandan öte Kürt Hareketi’nin bin bir emek ve bedelle yarattığı değerler toplamının düşünsel izdüşümüdür. Halk “Parti benim ve kendime oy vereceğim” diyor.

Parti; yıllardır inkâr, imha ve asimilasyona direnen Kürtlerdir, Alevilerdir, ötekileştirilenlerdir. Sokakta, okulda, evde, işte istismar edilen, katledilen kadınlardır. Emeği sömürülen işçidir, geleceği çalınan gençlerdir. Sermayeye peşkeş çekilen doğadır.

#Kendimize #vereceğiz

Naturel Reklamcılık Şirketi’nin sahibi gözaltına alındı

Naturel Reklamcılık Şirketi’nin sahibi Hamza Sümeli de gözaltına alındı.

Amed merkezli soruşturma kapsamında gözaltılar devam ediyor. Naturel Reklamcılık Şirketi’nin sahibi Hamza Sümeli’nin de İstanbul’da gözaltına alındığı belirtildi.

Sümeli’nin soruşturmanın yürütüldüğü Amed’e götürüleceği aktarıldı.

HABER MERKEZİ

#Naturel #Reklamcılık #Şirketinin #sahibi #gözaltına #alındı

Buldan: Wan’da 8-0 yapma olanağımız var

Wan’daki STÖ buluşmasında konuşan Buldan, önceliklerinin AKP iktidarıyla birlikte faşizmi göndermek olduğunu söyleyerek, ‘Bir ilki Wan’da gerçekleştirebiliriz, 8-0 yapma olanağımız var’ dedi

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı ve Yeşil Sol Parti Wan Milletvekili adayı Pervin Buldan, kentteki sivil toplum örgütleri bir araya geldi. Kentteki bir otelde düzenlenen buluşmaya çok sayıda kişi sivil toplum örgütü temsilcisi katıldı. Wan’daki sivil toplum örgütlerinin taleplerini dinlemek için bir araya geldiklerini belirten Buldan, “Bir kentin sorunlarının çözüm bulunması için STK’ların görüşlerine ihtiyacımız var. Bundan sonra tüm sorunlarımızı birlikte tartışıp çözüme kavuşturmayı hedefliyoruz” dedi.

‘Yapılması gereken en önemli şey iktidarı göndermek’

Yapılması gereken en önemli şeyin faşizmi sonlandırarak iktidarı göndermek olduğunu ifade eden Buldan, “Hak, hukuk adalet anlamında bu ülkede arzu edilen her şeyi bu iktidarı gönderdikten sonra hayata geçirmek temel hedefimizdir. Bu iktidar sadece bir kesimi değil tüom toplumsul kesimleri hedef haline getiren bir anlayışa sahiptir. Bu ülkede iktidara yakınsan bu ülke güllük gülistanlık, ancak farklı düşünüyorsan o zaman düşmansın. Kadına, gence, Ermeni, Süryani yani herkese, barışa düşmanlık var. Devletin tüm imkanlarını kendisi için kullanan bir zihniyet var karşımızda. Özellikle son yıllarda her türlü hukuksuzluğu yapan, güvenlik güçlerine kadar her türlü imkanı kendisi için kullanan bu iktidarın gitmesi gerektiğini düşünüyoruz. Kendi çeteleri ve yandaş grupları dışında kimseye yaşamı şansı vermeyen bir durum var. Esnaf artık siftah yapmadan evine gitmek zorunda kalıyor, işçi atölyelerde güvencesiz işler nedeniyle iş cinayetlerine kurban gidiyor. İnsanlar alışveriş yapamayacak duruma geldiler. Yoksulluğun ve sefaletin ne durumda olduğunu hepimiz çok iyi görüyoruz. Çocukların okullara aç gittiğini hepimiz biliyoruz” dedi.

‘Wan’da 8-0 yapma olanağımız var’

14 Mayıs tarihinin herkes için bir fırsat olduğunu söyleyen Buldan, “Bu yaşananların çok daha fazlasını bizlere yaşatacaklarını bilmek zorundayız. Bugün yapılan operasyon bile kaybedeceklerini bildikleri için kim güçlü ise ona kaybettirmeye dönük bir kumpas operasyonu yaptılar. Çünkü kumpas konusunda oldukça tecrübeliler. AKP hükümeti bugün kaybetmeye en yakın olduğu zamanı yaşıyor. Bu kumpaslardan biri de HDP’yi kapatma davasıdır. Tüm toplumsal kesimlerle birlik tarihi bir sorumluluktur. Bu tarihi sorumluluğu üzerimize alarak görevimizi sürdüreceğiz. Her türlü engelle ve baskıları birlikte atlatacağız. Wan halkının bizlere verdiği destek oldukça kıymetlidir. Bir ilki Wan’da gerçekleştirebiliriz. Wan’da 8-0 yapma olanağımız var. Hem başarmanın hem kazanmanın önemini bilerek hareket edersek Wan’da bu sonuca ulaşmak mümkündür. Türkiye’nin her yerinde hava bizden yana. Güçlü bir şekilde parlamentoya gittiğimiz halde anahtar bir güç olacağız” diye konuştu.

WAN

#Buldan #Wanda #yapma #olanağımız #var

Meletî’de 6 katlı bir apartman çöktü

Depremlerin büyük bir yıkıma neden olduğu Meletî’de 6 katlı bir apartman çöktü

Maraş merkezli 6 Şubat’taki depremlerin büyük yıkıma neden olduğu Meletî’de, ayakta kalan ağır hasarlı apartmanlar çöküyor. Büyük Mustafa Paşa Mahallesi Zapçıoğlu Caddesi’ndeki 6 katlı Özbay Apartmanı da çöktü. Olayın ardından bölgeye AFAD, itfaiye ve polis ekipleri sevk edildi. Ekiplerin yaptığı incelemede, 6 katlı binanın enkazında kimsenin bulunmadığı belirlendi.

Öte yandan, çöken binadan bazı parçalar, yan binanın duvarına da zarar verdi. Kapısının sıkışması sonucu binada kalan dört kişi, ekiplerin müdahalesiyle çıkartıldı.

HABER MERKEZİ

#Meletîde #katlı #bir #apartman #çöktü

Yeşil Sol Partisi Eş Sözcüsü Akın DFG’yi ziyaret etti

Yeşil Sol Partisi Eş Sözcüsü İbrahim Akın, Dicle Fırat Gazeteciler Derneği’ni ziyaret etti. Akın, ‘Gözaltıların hangi amaçla yapıldığını biliyoruz. Bunları asla kabul etmeyecek ve normalleştirmeyeceğiz’ dedi

Amed merkezli 21 ilde yapılan operasyon aralarında Xwebûn Gazetesi İmtiyaz Sahibi Kadri Esen, Yeni Yaşam Gazetesi Yazişleri Müdürü Osman Akın, gazeteciler Abdurrahman Gök, Ahmet Kanbal, Mikail Barut, Mehmet Yalçın, Mehmet Şah Oruç, Beritan Canözer, Mehmet Yalçın, Salih Keleş, Remzi Akkaya, Arif Akkaya olduğu 25 avukat olmak üzere 100 üzerinde kişi gözaltına alındı. Son dönemlerde özgür basına yönelik tutuklular nedeniyle Yeşil Sol ve Gelecek Parti (Yeşil Sol Parti) Eş Sözcüsü İbrahim Akın, Dicle Fırat Gazeteciler Derneği’ni ziyaret etti. Ziyarete kent vekil adayı Sevilay Çalenk parti Amed İl Eşsözcüsü Pınar Sakık eşlik etti.

Akın, dernek binasında Dernek Sekreteri Cuma Daş tarafından karşılandı.

‘İktidar seçim kampanyasını bize karşı yürütüyor’

Sabaha gözaltılarla uyanmış olduklarını ifade eden Yeşil Sol Parti Eş Sözcüsü İbrahim Akın, “Hem gazeteciler, hem siyasetçiler hem sanatçılar aynı zamanda HDP Eş Genel Başkan yardımcılığını yapan Mahfuz Güzelyüz ve Özlem Gündüz gözaltına alındı. Biz gözaltların hangi amaçla yapıldığını biliyoruz. Bunları asla kabul etmeyeceğiz. Bunları asla normalleştirmeyeceğiz. Arkadaşlarımızın en kısa zamanda bırakılmasını istiyoruz. Çünkü seçimler aynı zaman da demokratik bir ortamda eşit koşulda yaşanılması lazım ama bu ülkede hiç bir zaman demokratik bir seçim yaşamadığı için şuanda da devletin bütün olanaklarıyla saray rejimi AKP-MHP iktidari bütün gücüyle eşitsiz, adaletsiz bir şekilde seçimleri yürütüyorlar. Dünya kamuoyu ve Türkiye görsün ki bu seçimler bütün zorluklara rağmen bütün şiddetlere rağmen evrensel insanlık buna rağmen bu seçimde bu iktidar gidecek. Artık bizim sesimizi kamuoyuna yansıtan basın aynı zamanda bizimle birlikte olan herkesi gözaltına almaya etkisiz kılmaya çalışıyorlar. Bu engellemeler bu durdurmalar sürecek ancak bizim seçim çalışmalarımız hiçbir şekilde asla durmadan devam edecek. İktidar seçim kampanyasını bize karşı bu yöntemlerle yürütüyor. Ama biz seçim kampanyamızı tüm Türkiye de devam edeceğiz. Daha özgür yaşamak için daha ortak bir cumhuriyeti inşa etmek için barış içinde bir arada yaşamak için buradayız. Özelikle Kurdistan’a AKP’ye bir öfke olduğunu biliyoruz. Bu yıllardır AKP’nin yürütmüş olduğu siyasetin iflas ettiği bir durumdur” ifadelerini kullandı.

’14 Mayıs akşamı bu iktidar gidecek’

İktidarın iflasın açığa çıkmasını istemedikleri için her türlü kötülük çaba sarf ettiklerini söyleyen Akın, şöyle konuştu: “Bugün de basın açıklaması yapmak istediğimiz sırada bizleri polis gücüyle kontrol etmeye çalıştılar ama buna rağmen sözümüz söylemekten geri durmadık ve basın açıklamamızı yaptık. Çalışmalarımızı devam ettiriyoruz. 20 gün sonraki seçim Türkiye’nin yeni yüzyılı için yeni sayfa olacak. AKP kendi iktidarını kurmaya çalışıyor. Biz buna kötülük iktidarı diyoruz. AKP ve MHP iktidarı yetmedi ülkede ne kadar karanlık ve kötülük bilmişlikleri varsa bununla saraylarını devam ettirmek istiyorlar. Bizim halkımızın bunu gördüğünü düşüyoruz. Ülkenin her yerinde Yeşil Sol Parti adı altında güçlü bir ittifak kurduk. Bunun adı Emek Ve Özgürlük ittifakı. Bu ittifak Türkiye’nin bütün farklı kimliklerini, inançlarını, siyasal tercihlerini birleştiren bir ittifak oldu. Türkiye tarihinde bu kadar kapsamlı bir ittifakın başarılı bir şekilde hayata geçmesini sağlıyoruz. İktidar bu kadar güçlü bir ittifakın yaymış olduğu enerjiye tahammülsüz olduğundan bize saldırmak istiyor. Bunun sonunun olmadığını biliyoruz ve bir siyaset üretmeye, toplumu ortak bir yaşam içerisinde demokrasi inşa etmeye çalışıyoruz. Onlarda (AKP-MHP) yapmakta olduğumuz ortak demokratik inşa sürecimizi engellemeye çalışıyorlar. Güçleri yetmeyecek ve 14 Mayıs akşamı bu iktidarın gideceğini ve yeni bir bahara uyanacağımız. O yüzden buradan gözaltındaki arkadaşlarımızın acilen bırakılmasını ve bu ceberut saldırılarından vazgeçmelerini istiyoruz. bu konuda tüm halkımızı duyarlı olamaya çağırıyoruz.”

‘Özgür basının susmadığını gördüler’

Ardından konuşan JİNNEWS Haber Editörü Gülşen Koçuk ise, 90’lı yıllardan bu yana tutuklamadan işkencelere kadar birçok yöntemle Özgür Basın’ın susturulmaya çalışıldığını hatırlatarak, “İktidarlar değişirken Özgür Basının susmadığını gömüş olmalıydılar lakin bugün yine benzer yöntemler ile kaotik ortamlar yaratılarak Özgür Basına geri adım attırmaya çalışıyorlar. Bugün ki operasyonda sadece Özgür Basın değil, hak, hukuk ve demokrasi mücadelesi veren herkesin hedef alındığını gördük. Bir kez daha bugün birçok kesimin hedef alınmasıyla beraber şunu ortaya koymalıyız, ‘sesimizi çıkarmalıyız’ iktidara ve erkek devletine karşı ses çıkarmanın bugün bir daha önemli olduğunu gördük. Bu yüzden hem basın emekçilerine hem de toplumun bütün demokrasi mücadelesini veren kesimlerine dayanışma çağrısı yapıyoruz. Önümüzde 14 Mayıs seçimleri var bu seçimler sadece gazeteciler için değil herkes için tüm toplum için önemli. İlerleye bilmek adına demokratik yönetimine ulaşmak adına bu seçim çalışmalarını da güçlü sürdürmek gerekiyor. Buradan tüm halklara, kadınlara ve gazeteci arkadaşlarıma dayanışama çağrısı yapıyorum” ifadelerini kullandı.

HABER MERKEZİ

#Yeşil #Sol #Partisi #Eş #Sözcüsü #Akın #DFGyi #ziyaret #etti

Seçim Güvenliği Platformu: Gözaltı yoluyla en büyük seçim müdahalesi

Seçim Güvenliği Platformu, Amed merkezli operasyonlara tepki göstererek, ‘Bu, Türkiye Tarihinin Gözaltı Yoluyla En Büyük Seçim Müdahalesi’ dedi

Seçim Güvenliği Platformu, Amed merkezli operasyonlarda çok sayıda kentteki gözalatılara yaptıkları paylaşım ile tepki gösterdi.

Platform, paylaşımında “Bugün, 1 Günde 150 Siyasetçi, Haberci ve Hukukçu Gözaltına Alındı! Bu, Türkiye Tarihinin Gözaltı Yoluyla En Büyük Seçim Müdahalesi. Seçim Güvenliği Platformu #Seçim2023” dedi.

HABER MERKEZİ

#Seçim #Güvenliği #Platformu #Gözaltı #yoluyla #büyük #seçim #müdahalesi

Gözaltılar Êlih ve Antalya’da protesto edildi

Amed merkezli operasyonla yapılan gözaltılar Êlih ve Antalya’da protesto edildi. Êlih’te konuşan DBP Eş Genel Başkanı Keskin Bayındır, ‘Ne yaparlarsa yapsınlar 14 Mayıs günü gidecekler’ dedi

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Êlih İl Örgütü önünde toplanan kitle basın açıklaması ile Amed merkezli gözaltılara tepki gösterdi. Yeşil Sol Parti Êlih İl Örgütü öncülüğünde gerçekleşen açıklamaya HDP Kadın Meclisi Sözcüsü Ayşe Acar Başaran, DBP Eş Genel Başkanı aynı zamanda kentin adayı Keskin Bayındır, kentin adayları Ekrem Baran, Zeynep Oduncu, Nurten Ertuğrul, TJA, Barış Anneleri Meclisi, Bahar Kültür Merkezi, ARİ-DER , ÖHD, Yeşil Sol Parti, HDP, DBP İl Örgütleri ve çok sayıda yurttaş katıldı.

“Baskılar bizi yıldıramaz” pankartının açıldığı açıklamada konuşan HDP İl Eşbaşkanı Hüseyin Sarik, yargı eliyle bir saldırının başlatıldığını belirterek, AKP-MHP iktidarı güdümündeki yargının gözdağı niteliğinde bir operasyon başlattığını söyledi. Operasyonun seçim odaklı olduğunu kaydeden Sarik, hiçbir saldırının AKP-MHP iktidarının gidişatına engel olamayacağını belirtti.

‘Seçim odaklı bir saldırı’

HDP Kadın Meclisi Sözcüsü Ayşe Acar Başaran ise gözaltı operasyonlarına tepki göstererek, “Bir aciziyet operasyonu ile karşı karşıyayız. Daha önce denedikleri ve hiçbir şekilde başarı elde edemedikleri pratiklerini devam ettiriyorlar. AKP-MHP sistematik bir şekilde kadınlara, partimize saldırıyor. Günü birlik gözaltı operasyonları gerçekleştiriyor. Ancak şimdi bakın bu halkın partimize olan sevgisine. 90’larda 80’larda direnin bir direnişin ardıllarıyız. Hiçbir şekilde bize geri adım attıramazlar. Seçim odaklı bir saldırı bu. Halkın gerçeğini ortaya çıkaran gazeteciler, sandıkları koruyacak olan avukatlar, halkın coşkusunu ortaya koyan sanatçılara dönük organizeli saldırı hiçbir şekilde başarıya ulaşmayacak. Binlerce arkadaşımız gözaltına alınan arkadaşlarımızın yerine seçim çalışması yürütecek. 14 Mayıs günü kaybedecekler” diye konuştu.

‘14 Mayıs darbesi’

DBP Eş Genel Başkanı Keskin Bayındır ise operasyonun AKP-MHP iktidarının yıkılışının bir yansıması olduğunu belirterek, “Hiçbir yoldaşımız bu saldırılara karşı hiçbir şekilde geri adım atmadı, atmayacak. Biz buradan demokrasi hedefi olanlara sesleniyoruz. Eğer demokrasi talebiniz varsa gelin bu 14 Mayıs darbesine birlikte direnelim. Bu faşist sisteme karşı birlikte direnelim. Ne yaparlarsa yapsınlar 14 Mayıs günü gidecekler. Başarı bizim olacak. Onlar gidecek biz kalacağız” dedi.

Açıklama “Baskılar bizi yıldıramaz” ve “Direne direne kazanacağız” sloganları ile son buldu.

Antalya

HDP Antalya İl Örgütü, Amed merkezli soruşturma kapsamında 21 ilde yapılan ev baskınlarda aralarında çok sayıda gazeteci, siyasetçi, hukukçunun da bulunduğu 100’ün üstünde kişinin gözaltına alınmasına ilişki basın açıklaması yaptı. Attalos Meydanı’nda yapılan açıklamada kitle sık sık “Baskılar bizi yıldıramaz”, “Biji berxwedana HDP”, sloganları attı. Açıklamaya Yeşil Sol Parti Antalya milletvekili adayı Saruhan Oluç, siyasi parti, sendika temsilcilerinin yanı sıra çok sayıda kişi katılırken, “Baskılar, gözaltılar, tutuklamalar bizi yıldıramaz” pankartı açıldı.

Kitle adına açıklamayı okuyan HDP Antalya İl Eşbaşkanı Hülya Hasbay, AKP-MHP’nin seçim yenilgisi arifesinde partilerine ve tüm toplumsal dinamiklere saldırdığını söyledi. Yapılan gözaltıların 14 Mayıs seçimlerine yönelik darbe sürecini başlattığını kaydeden Hasbay, yapılan operasyonun sandıkları ve halkın iradesini çalma operasyonu olduğunu belirtti.

‘14 Mayıs hesap sorma günüdür’

HDP Grup Başkanvekili Saruhan Oluç da, “Türkiye’nin her yerinde seçime giren vekillerimiz çok güçlü bir şekilde temsili sağlayacaktır. Bugün yaptığınız gözaltılar karşısında bunu devam ettirirseniz biz çok daha güçlü demokratik siyaset alanında kendimizi temsil ettireceğiz. Bu hareketin siyasi partinin arkasında bir halk vardır, bu halk sizin saldırılarınıza kolay kolay boyun eğmez. Bugüne kadar boyun eğmedi bugünde diz çökmeyecek. Bu iktidara ve bakanlarına sesleniyorum; demokratik siyasetin önüne engel çıkarmayın, daha fazla gerginleşme yaratmayın. Bu topraklarda hep birlikte demokratik siyasetle yaşamamız mümkün. 14 Mayıs demokratik siyaset yoluyla sandıkta halkın hesap sorma günüdür. Yaptığınız her şeyin hesabı sorulacaktır” dedi.

HABER MERKEZİ

#Gözaltılar #Êlih #Antalyada #protesto #edildi

33 barodan gözaltılara tepki

Aralarında avukatların da bulunduğu gözaltılara tepki gösteren 33 baro, ‘Yaklaşan seçimleri öncesi meslektaşlarımızın toplu bir biçimde gözaltına alınması kabul edilemez’ dedi

Amed merkezli gözaltılara ilişkin tepkiler gelmeye devam ediyor.33 baro yaptıkları ortak yazılı açıklamayla meslektaşlarının da aralarında bulunduğu gözaltılara tepki gösterdi. “Meslektaşlarımızla ilgili sürecin takipçisiyiz” başlığıyla yapılan açıklamada, “Bugün sabah saatlerinde aralarında Diyarbakır, Şanlıurfa, Mardin, Batman ve Şırnak Barolarına mensup 25 avukatın da olduğu yüzden fazla kişi hakkında Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü bir soruşturma kapsamında yakalama ve gözaltı işlemi uygulanmıştır” denildi.

Seçim öncesi toplu gözaltılar kabul edilemez

Gözaltına alınan avukatlarının evinin “1136 Sayılı Avukatlık Kanunu’nun 58. maddesi gereği aramalarda hazır bulunması gereken Baro temsilcisi ve Cumhuriyet savcısı” olmadan gerçekleştirildiği vurgulanan açıklamada, “Gözaltına alınan meslektaşlarımız hakkında 24 saat süreyle avukat görüş yasağı, soruşturma dosyası hakkında ise kısıtlama kararı getirilmiştir. Avukatlar yargı görevi yapmakta olup çağrıldıkları taktirde her zaman Cumhuriyet başsavcılıklarına başvurabilecek kişilerdir. Çağrı usulünün uygulanmayarak yaklaşan cumhurbaşkanlığı ve milletvekili seçimleri öncesi meslektaşlarımızın toplu bir biçimde gözaltına alınması kabul edilemez” ifadelerine yer verildi.

Gözaltına alınan avukatların da aralarında bulunduğu kişilerin adil yargılanma hakkı çerçevesinde tüm haklarının sağlanması çağrısı yapılan açıklamada, “Bu çerçevede avukat görüş yasağı ve kısıtlama kararının kaldırılması çağrısında bulunuyor; meslektaşlarımızla ilgili yargısal süreci yakından takip edeceğimizi belirtiyoruz” diye belirtildi.

33 baro

Açıklamayı yapan barolar şöyle: “Adana Barosu, Adıyaman Barosu, Ağrı Barosu, Ankara Barosu, Ardahan Barosu, Artvin Barosu, Aydın Barosu, Balıkesir Barosu, Batman Barosu, Bingöl Barosu, Bitlis Barosu, Bolu Barosu, Burdur Barosu, Mardin Barosu, Bursa Barosu, Kastamonu Barosu, Muş Barosu, Diyarbakır Barosu, Siirt Barosu, Eskişehir Barosu, Sinop Barosu, Urfa Barosu, Hakkari Barosu, Hatay Barosu, Iğdır Barosu, Isparta Barosu, Tekirdağ Barosu, Tunceli Barosu, Van Barosu, İzmir Barosu, Kars Barosu, Yalova Barosu, Şırnak Barosu”

Elih Emek ve Demokrasi Platformu açıklaması

Elih Emek ve Demokrasi Platformu da gözaltılara tepkisini yaptığı açıklama ile gösterdi. Açıklamada, “Türkiye’de, temel hak ve özgürlüklere son derece keyfî bir biçimde müdahale edildiği, avukatlar, hak savunucuları, gazeteciler ve sanatçıların yargı eliyle hedef alındığı, ceza tehditlerine maruz bırakıldığı bir süreç yaşanmaktadır. Yakalama, gözaltı, tutuklama gibi koruma tedbirlerinin hak savunucuları üzerinde yersiz, gereksiz ve ölçüsüz şekilde kötüye kullanıldığı gözlenmektedir. Toplumun muhalif kesimlerine ve hak savunucularına karşı sürdürülen yargı tacizi; avukatlar, hak savunucuları, sanatçılar ve basın emekçileri üzerinde de sürdürülmeye devam etmektedir” ifadelerine yer verildi.

Seçime dair kaygı

Açıklamanın devamında şöyle: “Türkiye’de seçimlerin demokratik, adil ve dürüst seçim ilkesine göre yürütülemeyeceğine dair öteden beri gelen yoğun ve endişe verici kaygılar bulunmaktadır. Seçim güvenliğine ilişkin kaygılar gözetildiğinde, yargı tehdidi ile sivil toplum örgütlerinin ve hak savunucularının sindirilmek istendiğini biliyoruz. Avukatlar, sanatçılar, gazeteciler ve hak savunucuları açısından, hukuka aykırı, özgürlük ve güvenlik hakkını ihlal edici uygulamaya son verilerek derhal serbest bırakılmaları sağlanmalıdır.”

HABER MERKEZİ

#barodan #gözaltılara #tepki

İstanbul’da operasyon protestoları: En 13 gözaltı

İstanbul’da Amed merkezli operasyonlarda çok sayıda kişinin gözaltına alınması protesto edildi. Kadıköy ve Esenyurt’taki açıklamalarda en az 13 kişi gözaltına alındı

Amed merkezli soruşturma kapsamında 21 kentte yapılan ev baskınlarında, aralarında çok sayıda gazeteci, siyasetçi ve hukukçunun da bulunduğu 100’ün üstünde kişinin gözaltına alınmasına tepkiler devam ediyor. İstanbul’’un Kadıköy, Esenyurt, Arnavutköy, Beyoğlu, Esenler, Kağıthane ve Başakşehir ilçelerinde Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi (Yeşil Sol Partisi), seçim çalışmalarını sürdürdüğü stantlarda açıklama gerçekleştirerek, gözaltıları protesto etti.

Esenler ilçesi Dörtyol Meydanı’nda gerçekleştirilen açıklamaya, Yeşil Sol Parti ve Halkların Demokratik Partisi (HDP) yöneticilerinin yanı sıra çok sayıda kişi katıldı. Açıklamayı yapan HDP Esenler İlçe Eşbaşkanı Metin Dağ, operasyonun amacının iyi bilindiğini belirterek, “2015’ten bu yana siyasi darbeler, katliamlar, kara propaganda, özel savaş yöntemleri, tehdit, şantaj ve her türlü saldırıyla ömrünü uzatmaya çalışan iktidar, bu sabah gerçekleştirdiği gözaltı furyasıyla da 14 Mayıs seçimlerine yönelik yeni bir darbe sürecini başlatmıştır. Bu operasyon sandıkları ve halkın iradesini çalma operasyonudur. Bu operasyon topluma ve onun siyasi tercihlerine açık bir gözdağı ve tehdittir” dedi.

AKP’nin son çırpınışları

Seçim sandıklarını koruyacak, hukuksuzluklarla mücadele edecek olan avukatların, kamuoyunu bilgilendirecek gazetecilerin ve AKP ile sahada mücadele eden siyasetçilerin eş zamanlı olarak hedef alınmasının tesadüf olmadığını vurgulayan Dağ, “İktidar ilk önce besleyip büyüttüğü çeteleri ve mafyayı sahaya sürerek onlara IŞİD diliyle toplumu tehdit ettirdi, şimdi de polis ve yargı marifetiyle doğrudan seçimlere müdahale ediyor. Sokaklarda açık açık ‘kafa kesme’ tehditleri savuran, seçmenlerimizi çocuklarıyla tehdit eden çetelere dokunmayan yargı ve kolluk AKP ve MHP seçim kampanyasına dahil olmuştur. Kaybettikçe saldırganlaşan, saldırganlaştıkça kaybeden AKP-MHP iktidarı asla kendisini bekleyen akıbetten kurtulamayacaktır. Bu saldırılar AKP’nin son çırpınışlarıdır ve asla sonuç vermeyecek beyhude çabalardır. Bu saldırılara en büyük cevabı da halkımız ve iradesi tehdit edilen toplumsal kesimlerin tamamı sandıklarda verecektir” diye belirtti.

Kadıköy’de 10 gözaltı

Kadıköy Rıhtım’da kurulan stantta da açıklama yapılmak istendi. Ancak Yeşil Sol Parti milletvekilli adayı Dersim Dağ ve HDP İstanbul Milletvekilli Musa Piroğlu’nun da katıldığı açıklamaya saldıran polis, yaklaşık 10 kişiyi, şiddet uygulayarak, gözaltına aldı. Gözaltına alınanlar bindirildikleri gözaltı araçlarında slogan atarken, Dağ ile birlikte meydanda kalan Piroğlu, duruma tepki gösterdiği esnada etrafta bulunan yurttaşlarda alkışlarla destek verdi.

Piroğlu ve çevrede destek veren yurttaşlar, “Hak, hukuk, adalet” sloganı atarak, gözaltıları protesto etti.

Arnavutköy’de pols çekildi

Arnavutköy ilçesinin merkez Cumhuriyet Meydanı’nda kurulan stantta açıklama gerçekleştirildikten sonra çalınan müzikler eşliğinde halaya duruldu. Bu esnada grubu ablukaya alan polis, müziğin kapatılmasını ve halayın durdurulmasını istedi. Ancak grubun sloganlarla yanıt vermesi ve direnmesi üzerine polis geri çekilmek zorunda kaldı.

Esenyurt’ta 3 gözaltı

Esenyut ilçesinde de gerçekleştirilen protesto eylemi sırasında 3 kişi gözaltına alındı. Diğer ilçelerde de gerçekleştirilen açıklamalarda ortak basın metni okundu.

HABER MERKEZİ

#İstanbulda #operasyon #protestoları #gözaltı