Ana Sayfa Blog Sayfa 6038

Bolivya sıcaktan kavruluyor

Son 25 yılın en şiddetli kuraklığı ile mücadele eden Bolivya’da Devlet Başkanı Morales tarafından OHAL ilan edildi. Bolivya Devlet Başkanı Evo Morales, bir basın açıklaması yaparak ulusal ve yerel yönetimlerin kuralı sorunuyla başa çıkmak için tüm imkanlarını seferber etmesi için talimat verdiğini belirterek ‘Olağanüstü Hal’ ilan edildiğini açıkladı. Morales, “Bolivyalılara, en kötüsüne hazırlıklı olmaları tavsiyesinde bulunuyoruz” ifadesini kullandı. Başkent La Paz’da su depoları ve barajların kurumaya yüz tutması nedeniyle kentin yüksek bölgelerine günde yalnızca üç saat su veriliyor. Pasifik’teki hava olaylarının yol açtığı sıcak hava ve kuraklık nedeniyle birçok tarım alanının ve hayvan çiftliğinin zarar gördüğü belirtiliyor. Bolivya meteoroloji yetkililerinden yapılan açıklamaya göre ülkede, aralık ayının başına kadar yağış beklenmiyor. CARACAS

Dakota direnişine polis saldırısı

ABD’nin Dakota Eyaleti’nden geçen ve bölgenin kaynaklarına zarar verecek boru hattına karşı direnenlerle dayanışma için eylem yapanlara polis saldırdı. ABD’de Kuzey ve Güney Dakota’dan geçecek olan Dakota Boru Hattı’na kaşrı süren direnişe destek için kampın kuzeyinde bulunan bölgede Standing Rock’un çağrısıyla 21 Kasım akşamı eylem düzenlendi. Direnişçilere saldıran polis, köprüde sıkışan direnişçilere biber gazı, tazyikli su ve ses bombasıyla saldırdı. Polis, soğuk havaya rağmen duran eylemcilerin üzerine kasıtlı olarak tazyikli su sıkarken en az bir kişiyi de gözaltına aldı. İlk olarak biber gazıyla saldıran polis, direnişçiler gaz bombalarını etkisiz hale getirmek için ateşler yakınca tazyikli suyla saldırdı. Son seçimin başkan adaylarından Bernie Sanders, Dakota direnişçilerine destek veren bir mesaj ekleyerek, canlı yayın linkini paylaştı: “Başkan Obama, Dakota Boru Hattı inşaatına karşı barışçıl bir şekilde toplanmış olan Kızılderililer ve onlara destek verenlerin güvenliğini sağlamak için gerekli bütün tedbirleri almalıdır.” Önceki günlerde de Dakota yerlileri, şirketin Los Angeles’ta toplanarak protesto edilmişti. LOS ANGELES

Grup Yorum 5 gündür gözaltında

İdil Kültür Merkezi’ne yapılan baskında gözaltına alınan Grup Yorum üyeleri Helin Bölek, Selma Altın, İnan Altın, Ali Aracı, Dilan Poyraz, Sultan Gökçek ve Fırat Kıl 5 gündür gözaltında tutuluyor. Grup Yorum üyelerinin aileleri haber alamadıkları çocuklarının sağlıklarından endişe ettiklerini söyledi. Grup, İdil Kültür Merkezi’ni basan polislerce ters çelepçeli merdivenlerden atılarak gözaltına alınmıştı. Sanatçıların avukatları Helin Bölek’in kaburgasında kırık oluştuğunu belirtti. Aileler Dilan Poyraz’ın da baş dönmesi ve mide bulantısı şikâyeti olduğunu anlattı. Grup, üyeleri Gayrettepe Polis Merkezin’de tutuluyor. İSTANBUL

İnternette en çok aranan 10 kitap

Yandex, Türkiye’de internet kullanıcılarının en çok aradıkları kitapları araştırdı. 1-15 Kasım 2016 tarihinde en çok aranan kitapları araştıran Yandex’in 10 kitaplık listesinin ilk sırasında, Sabahattin Ali’nin Kürk Mantolu Madonna kitabı yer aldı. Araştırmaya göre en çok aranan ikinci kitap ise Oğuz Atay’ın Tutunamayanlar’ı oldu. Yandex’in araştırmasının sonuçlarına göre internet kullanıcıları tarafından en çok aranan ilk 10 kitap şunlar: 1. Sabahattin Ali – Kürk Mantolu Madonna, 2. Oğuz Atay – Tutunamayanlar, 3. J.K Rowling – Harry Potter ve Lanetli Çocuk, 4. Yılmaz Özdil – Adam, 5. Mete Yarar / Ceyhun Bozkurt – Darbenin Kayıp Saatleri, 6. Emrah Serbes – Müptezeller, 7. Kahraman Tazeoğlu / M.H. Kan – Mor, 8. Yuval Noah Harari – Hayvanlardan Tanrılara: Sapiens – İnsan Türünün Kısa Bir Tarihi, 9. Ayşe Kulin – Kanadı Kırık Kuşlar, 10. Sarah Jio – Kelebek Adası. ANKARA

Haşdi Şabi yollarını kesti

Haşdi Şabi milis güçleri Musul ve Tel Afer’de kritik bir eşiğe daha geçti. Ankara’yı telaş sarınca yine KDP’ye döndü. Federe Kürdistan Başbakanı Neçivan Barzanî bugün Ankara’da olacak

Musul ve ilçesi Tel Afer’de ilerleyen İran destekli Şii milis grubu Haşdi Şabi, Musul-Rakka bağlantı yolunu keserek, DAİŞ’in son güzergahını ele geçirdi.

Rûdaw haberine göre Haşdi Şabi milisleri, Musul-Rakka yolunu tamamen ele geçirdi. Geçtiğimiz günlerde çetecilerin bu yolu kullanarak çok sayıda araçla Musul’un Tel Afer ilçesinden Suriye’nin Rakka kentine geçtiği basına yansımıştı. Pêşmerge Komutanı Bedirhan Goveyi, günlük 300-400 kadar aracın Tel Afer’den Rakka’ya doğru gittiğini söylemişti. Pêşmergenin verdiği bilgilere göre örgüt üyeleri, ailelerini de beraberinde götürüyor.

Haşdi Şabi güçleri, resmi internet sitesinde de 22 Kasım sabahı Musul’un kurtarılması operasyonunun 4’üncü aşamasının başladığını duyurdu. Milisler, 21 Kasım’da Tel Afer ilçesine girmişti. Haşdi Şabî güçleri operasyonun üçüncü aşamasında Tel Afer Havaalanı’nı ele geçirmişti. Havaalanının adı Şehit Casim Şibir olarak değiştirildi. Haşdi Şabî, Tel Afer konusunda Türkiye’ye “karışma” uyarısı da yapmıştı. Türkiye’nin “Haşdi Şabi Telafer’e girmemeli” şeklindeki uyarısının “kendilerini bağlamayacağını” kaydeden Haşri Şabi sözcüsü Cevad el Tıybavi, Türkiye’nin içişlerine müdahale etmemesi gerektiğini kaydetmişti. Cevad el Tıybavi, her türlü dış müdahaleyi reddettiklerini vurgulamıştı. Haşdi Şabi’nin eğitim ve donatımını İran Devrim Muhafızları ve İranlı generaller yapıyor. İran generalleri, Irak ve Suriye’de önemli savaş deneyimi kazandı. Bu generaller, İran, Irak başta olmak üzere birçok ülkeden Şii gençleri toplayarak eğitiyor ve silahlandırıp Haşdi Şabi çatısı altında savaştırıyor. Haşdi Şabi çatısı altında birçok grup bulunuyor.

Neçirvan Barzanî Ankara’ya geliyor

Musul ve Tel Afer bölgesindeki yeni gelişmeler üzerine Federe Kürdistan Başbakanı Neçivan Barzanî, bugün Ankara’ya gelerek hükümeti ve MİT’i bilgilendirecek. Mesud Barzanî veya Neçirvan Barzanî, her geldiklerinde önce MİT’e götürülüyor. Neçirvan Barzanî’nin Başbakan Binali Yıldırım’ın yanı sıra Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’la da görüşeceği kaydediliyor. Tel Afer, Musul, Hewlêr-Ankara ilişkileri, Başika Kampı’nda bulunan Türk askeri varlığı ana gündemler.

MUSUL

Devlet mangaları kaçırıp kaybetti

Ulusal Tarihi Bellek Merkezi (CNMH) tarafından yayınlanan son verilere göre, Kolombiya’da son 45 yılda her 8 saatte bir kişi kaybolurken, kayıpların önemli bir bölümünden aşırı sağcı paramiliter gruplar ile devlet sorumlu tutuluyor.

CNMH tarafından 1970-2015 yıllarındaki kayıplara ilişkin hazırlanan rapora göre, iç savaşın 45 yıllık bu döneminde 60 bin 630 kişinin kaybolduğu belirlendi. Rapora göre, Kolombiya Silahlı Devrimci Güçleri (FARC) ile ordu arasındaki çatışmalarda kayıplar özellikle 1970’li yıllardan sonra artış gösterdi. Devletin ve aşırı sağcı paramiliter grupların sol ve devrimci militanlara yönelik kaybetme politikasının olduğu belirtilen raporda, FARC’ın ise daha çok tüccarlara yöneldiği kaydedildi. CNMH raporuna göre kayıp vakaları özellikle 1995-2006 arasında ciddi bir artış gösterdi. ‘En kritik periyod’ olarak addedilen bu dönemde 32 bin 422 kişi kaybedilirken, en az 13 bin 500 vakada aşırı sağcı paramiliter gruplar sorumlu gösterildi. Kayıp vakalarından 5 bin 800’ünden FARC gerillaları sorumlu tutulurken, suç çeteleri 2 bin 900, Kolombiya devleti ise 2 bin 300 kayıp vakasının faili olarak belirlendi. Rapora göre, kaybedilenlerin büyük çoğunluğunu köylüler, sendikacılar, evsizler ve tüccarlar oluşturuyordu. BAGOTA / ANF

Umutlar yine boşa çıkıyor

Kıbrıs sorununa çözüm bulmak için Birleşmiş Milletler gözetiminde İsviçre’nin Montrö kentine bağlı Mont Pelerin Kasabası’nda yapılan müzakereler sonuçsuz kaldı. Tıkanmanın toprak konusunda, garantiler ve Türk askerlerinin adadaki varlığı konusunda olduğu kaydediliyor.

Çokça umut bağlanan müzakereler, Kıbrıs Cumhurbaşkanı Nikos Anastasiadis, Kuzey Kıbrıs Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, BM Genel Sekreterinin Kıbrıs Özel Danışmanı Espen Barth Eide’nin katılımıyla yürütülüyordu.

Akıncı ve Anastasiadis arasında 7-11 Kasım tarihlerinde gerçekleştirilen müzakerelerin son gününde Rum lider Anastasiadis, masada Türk tarafının açılımları karşısında zamana ihtiyacı olduğunu söylemiş, BM de müzakerelerin bir hafta aradan sonra 20-21 Kasım’da İsviçre’de yeniden devam edeceğini duyurmuştu. Liderler kısa süre önce umutlu açıklamalar yapmıştı. MONTRÖ

Binlerce göçmen güvenli bölgelere ulaştı

Demokratik Suriye Güçleri’nin (QSD) Rakka’yı özgürleştirmek için başlattığı “Fırat’ın Gazabı” operasyonu devam ederken; Rakkalılar ise savaşçıların kurtardığı güvenli bölgelere göç ediyor. Yaklaşık 3 bin Rakkalı göçmen, DAİŞ çetelerinin zulmünden kaçarak “Fırat’ın Gazabı” operasyonu savaşçılarının kontrolünde bulunan bölgelere geçiş yaptı. Göçmenlere ilk yardım ise Girê Spî Demokratik Özerklik Yönetimi Göçmen İşleri Komitesi yetkilileri tarafından yapılıyor. Göçmen Komitesi üyesi Celal El-Mehmûd, Cezîme ve Hikûmiyê bölgelerine yerleştirdikleri göçmenlerin ihtiyaçlarını imkanları dahilinde karşıladıklarını söyledi. El-Mehmûd, göçmenlerin bütün ihtiyaçlarını karşılayacak imkanları bulunmadığını belirterek, uluslararası yardım kuruluşlarına destek çağrısı yaptı. RAKKA

Madem getiriyorsunuz mağdur etmeyin

Mersin’in Adanalıoğlu beldesinde bulunan çadır kentte yaşam mücadelesi veren Suriyeli mülteciler, Mersin Büyükşehir Belediyesi’nin kendilerine verdiği elektrik ve su hattı çekme sözünü tutmadığını söyledi

Suriye’deki savaş nedeniyle yerlerini yurtlarını terkederek Türkiye’ye gelmek zorunda kalan Suriyeli mülteciler, topraklarından kopmuş olmanın zorluğunu tüm boyutlarıyla yaşıyor. Kamplardaki insanlık dışı şartlar nedeniyle Mersin’in Akdeniz ilçesine bağlı Adanalıoğlu’ndaki çadır kente gelen bir grup mülteci, burada kurdukları derme çatma çadırlarda tarım işçiliği yaparak yaşam mücadelesi veriyor. Diğer yandan kışın zorlu şartları ile mücadele etmek zorunda kalan mültecilere, Mersin Büyükşehir Belediyesi tarafından elektrik, su ve konteynır evler gibi temel yaşamsal ihtiyaçların verileceği söylenmesine rağmen hiçbir şeyin verilmediği belirtiliyor. Bunun üzerine çadır kente yakın olan köydeki elektrik direğinden kaçak bir elektrik hattı ve kaçak su hattı çekmek zorunda kalan mülteciler, bu hattı kış şartlarının zorluklarından kurtulmak için çektiklerini ifade etti.

‘Nasıl yaşayacağız’

Belediyenin bu konuda da kendilerine sahip çıkmadığını ifade eden mülteciler, hem köyde yaşayan köylülerle hem de polis ve askerle karşı karşıya kaldıklarını söyledi. Çektikleri hatların belediye tarafından kesilmesi ile kış ortasında susuz ve elektriksiz kalan mülteciler ne yapacaklarını bilemez durumda.

Çadır yaşamının başlı başına bir sorun olduğunu dile getiren Suriyeli mülteci Hasan Daban, çektikleri elektriği ısınma, yemek yapma ve aydınlanma gibi işlerde kullandıklarını dile getirdi. Kullanmış oldukları elektrikten dolayı köylüler ile büyük sıkıntılar yaşadıklarını aktaran Daban, “Zorunlu olarak elektrik çektik. Bundan dolayı köy halkı sürekli olarak bizi belediyeye ve muhtara şikâyet ediyor, onlar da gelip elektriğimizi ve suyumuzu kesiyor. Şimdi nasıl yemek yapacağız nasıl ısınacağız bilmiyoruz” dedi.

‘Sorunlarımıza çözüm bulsunlar’

Elektrik ve sularının 7 gün önce kesildiğini ve o günden bu yana susuz kaldıklarının altını çizen Suriyeli mülteci Şuha Ali Bişara, suyu ilk günlerde komşularından tedarik ettiklerini fakat komşularının zaman zaman isteklerini karşılamadığını ifade etti. Polislerin ve belediye çalışanlarının elektriklerini kesmeye geldiklerinde zorla çadırlara girdiklerini sözlerine ekleyen Bişara, polis ve belediye çalışanlarının kendilerini darp ettiğini iddia etti.

Yaşanan tüm bu sıkıntılara devletin çare bulması gerektiğini ifade eden Suriyeli mülteci Ahmet Ahmet, “Bizler zaten kendi topraklarımızdan sürüldük, ne yapalım olmadı buradan da gideriz başka yerler buluruz. Madem bizim buraya yerleşmemize izin verdiler öyleyse sorunumuza çözüm bulsunlar” dedi.

Sağlık hizmeti verilmiyor

6 çocuğu olan Sara Muhammet ise çocuklarının kimliklerinin olmamasından dolayı hastane ve sağlık ocağı gibi birçok yerden yardım alamadıklarını söyledi. Muhammet, “Hastaneye, sağlık ocağına gidiyoruz ama tedavi edilmeden geri gönderiliyoruz. Kimliksiz hiçbir şey yapamıyoruz. Çocuklarımız için kimlik çıkarmak istedik, onun için nüfus müdürlüğüne, emniyete, muhtara gittik ama kimse bize yardım etmedi” şeklinde konuştu.

MERSİN

Ordu’da heykele saldırı!

Ordu’nun Altınordu ilçesindeki meydanda bulunan 3 kadın heykelinden biri başından ayrılarak kimliği belirsiz kişilerce tahrip edildi. Kentin ‘Tabya başında 3 kız yan yana’ türküsünden esinlenerek yapılan 3 kadın heykeli, geçmiş dönemlerde de tahrip edilmişti. Ordu Büyükşehir Belediye Başkanı AKP Enver Yılmaz, “toplumun genel algısı, örf ve adet, ahlaki duyarlılık” gerekçesiyle 8 ay önce 5 kadın heykelini bulundukları park ve caddelerden kaldırtarak Taşbaşı Kültür Merkezi (Taşbaşı Kilisesi) bahçesine taşıtmış, burada belirlenen yerlere yerleştirilerek sergilenmesini sağlamıştı. ORDU