Ana Sayfa Blog Sayfa 6054

Grup Yorum üyeleri darp edildi

İstanbul’un Okmeydanı semtindeki İdil Kültür Merkezi’ni basan polis, Grup Yorum üyelerini ve kültür merkezi çalışanlarını gözaltına aldı. Polisin grup üyelerini ters kelepçeleyerek merdivenlerden atması sonucu grup üyelerinin yaralandığı bildirildi. Baskında Selma Altın, İnan Altın, Fırat Kıl, Ali Aracı, Abdullah Özgün, Musa Varıcı, Cemil Varıcı, Dilan Poyraz, Helin Bölek ve Sultan Gökçek’in yanı sıra derneğin tadilatını yapan 3 işçi de gözaltına alındı. İSTANBUL

Gazeteciye ajanlık teklifi!

Mersin’de haber takibi yaptığı sırada gözaltına alınıp “örgüt üyeliği ve propagandası” iddiası ile tutuklanan ve ardından da Hatay T Tipi Cezaevi’ne sürgün edilen Evrensel gazetesi muhabiri Cemil Uğur’a gözaltında ajanlık teklif edildiği ortaya çıktı. Cezaevinde Uğur’u ziyaret eden Tugay Bek, 10 kişilik bir koğuşta kalan Uğur’un moralinin yüksek olduğunu söyeldi. Bek, Uğur tutuklanmadan önce adliyedeyken sivil giyimli iki kişinin yanına gelerek dışarıdan çekilmiş fotoğrafını gösterdiğini ve iki ev hakkında bilgi istediğini aktardı. Bek, Uğur’un ajanlık teklifini kabul etmediğini söyledi. “Belki Cemil bu teklifi kabul etse, istediklerini bilgileri verse bugün tutuklanmayacaktı” diyen Bek, tutuklamaların siyasi bir karar ve polis komplosu olduğunu böylece bir kez daha gördüklerini ifade etti. MERSİN

Çocuklara savunma hakkı da yok!

Mêrdîn’in Kerboran (Dargeçit) ilçesinde Aralık 2015’te sokağa çıkma yasaklarında sığındıkları evden gözaltına alındıktan sonra cezaevine konulan 3 çocuğun tahliye talebi yine reddedildi. Cumhuriyet gazetesinden Canan Coşkun’un haberine göre olay yeri inceleme tutanağı nedeniyle 40’ar yıl hapis cezası istemiyle yargılanan çocukların, duruşmalarda kendilerini savunma hakları da ellerinden alındı. Önceden, SEGBİS’le cezaevinden duruşmaya katılabilen çocuklar, son iki duruşmaya SEGBİS’le bile katılamadılar. Mahkeme heyeti 29 Eylül’de yapılan duruşmada çocukların tahliye taleplerini reddetti. Çocukların tutuklanmasına neden olan, olay yeri inceleme tutanağında imzası olan polislerin tanık olarak dinlenmesi yönündeki talep de kabul edilmedi. Mahkeme, geçen günlerde savcılığa yazı yazarak, güvenlik gerekçesi ile dosyanın başka bir şehire gönderilmesini talep etti. Dava, 5 Ocak 2017’ye ertelendi. Ancak duruşmanın hangi ilde yapılacağı henüz belli değil. Çocukların Avukatı Kübra Demir, çocukların tutuklanmasına neden olan tutanağa imza atan polisler hakkında suç duyurusunda bulundu. Demir, Dargeçit Cumhuriyet Başsavcılığı’na verdiği dilekçede, çatışma yaşandığına dair tutanak düzenleyen polislerin, gerçeğe aykırı beyanda bulunduklarını belirterek, polisler hakkında ‘görevi kötüye kullanma’ suçundan işlem yapılmasını talep etti. MÊRDÎN

Gülmen’e 10’uncu gözaltı

OHAL kapsamında çıkarılan KHK ile meslekten ihraç edilen akademisyen Nuriye Gülmen, eyleminin 11’inci gününde dün 10’uncu kez gözaltına alındı. Gülmen’e işini istediği oturma eyleminin “kanuna aykırı” olduğunu iddia eden polisler, Gülmen’e destek veren Kamu Emekçileri Cephesi üyeleri ile polis saldırısını görüntüleyen Seyri Sokak muhabiri Sibel Tekin’e de saldırdı. Polis saldırısında Gülmen ile birlikte 8 kişi gözaltına alındı. ANKARA

BM’den ‘utanç tasarısı’na tepki: Çocukları koruyun

BM, AKP’nin cinsel istismarı meşrulaştırmak istediği yasa tasarısına tepki gösterdi. BM, milletvekillerini ‘çocukların korunması için ellerinden gelen her şeyi yapmaya’ çağırdı

AKP’nin cinsel istismarı meşrulaştıracak yasa tasarısına bir tepki de Birleşmiş Milletler’den (BM) geldi. Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu (UNICEF) Basın Sözcüsü Christophe Boulierac tarafından yapılan açıklamada, “Çocuklara uygulanan her türlü şiddet bir suçtur ve mutlaka cezalandırılmalıdır, her halükarda alınacak kararlarda çocukların yüksek çıkarları gözetlenmelidir” denildi.

UNİCEF’in suçlular için af anlamına gelen bu tasarıdan dolayı tedirgin olduğunu ifade eden Boulierac, “TBMM’nin bütün üyelerine Türkiye’deki çocukların korunması için ellerinden gelen her şeyi yapmaları çağrısını yapıyoruz” açıklamasında bulundu.

HABER MERKEZİ

AKPM üyesi onlarca vekilden HDP’li vekiller için deklarasyon…

Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi (AKPM) bünyesindeki onlarca sol parti milletvekili, tutuklanan HDP’lilerin derhal serbest bırakılması için Avrupa Konseyi üye ülkelere harekete geçme çağrısında bulunarak deklarasyon imzaladı

Halkların Demokratik Partisi (HDP) eşbaşkanları ve milletvekillerinin tutuklanmasına tepki gösteren Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi (AKPM) bünyesindeki onlarca sol parti milletvekili tutuklu HDP’lilerin derhal serbest bırakılmasını istedi. AKPM üyeleri, Avrupa Konseyi (AK) ve üye ülkelerin hükümetlerine de Türk hükümetine baskı yapılması çağrısı yaptı. AK üyesi birçok ülkeden sosyalist, ekolojist, komünist ve liberal partilere mensup milletvekillerinin imzaladığı deklarasyonda, Türkiye’de parlamentonun üçüncü büyük partisi olan HDP’nin eşbaşkanları dahil çok sayıda yöneticisinin tutuklanmasının derin üzüntü yarattığı vurgulandı.

Erdoğan’ı desteklemeyen herkes aynı…

Deklarasyonda, yaşanan tutuklamaların Türk otoritelerinin demokrasiyi alenen ihlal etmesi ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi kapsamında Türkiye’nin sorumluluklarına uymama olduğuna dikkat çekildi.Kürt Siyaseti’ne darbe olarak ifade edilen 3-4 Kasım gecesi tutuklanan HDP milletvekillerinin derhal serbest bırakılmasının istendiği deklarasyonda, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ı desteklemeyen herkesin tutuklanma veya mahkum edilme tehlikesi altında yaşadığı cadı avına son verilmesi için AK ve üye devletlerin hükümetlerinin harekete geçmesi çağrısı yapıldı.

Deklarasyona imza atan milletvekilleri ile üye oldukları partiler şunlar:

Tiny KOX SP.NL/UEL Hollanda, Nikolaj VILLUMSEN Red–Green Alliance/UEL Danimarka, Anneta KAVVADIA SYRIZA/UEL Yunanistan, Andrej HUNKO Die Linke/UEL Almanya, Hişyar ÖZSOY HDP/UEL Türkiye, Filiz KERESTECİOĞLU HDP/UEL Türkiye, Ertugrul KÜRKÇÜ HDP/UEL Türkiye, Feleknas UCA HDP/UEL Türkiye, Nina KASIMATI SYRIZA/UEL Yunanistan, George KYRITSIS SYRIZA/UEL Yunanistan, Georgios PSYCHOGIOS SYRIZA/UEL Yunanistan, SeánCROWE Sinn Féin/UEL İrlanda, George LOUKAIDES AKEL/UEL Kıbrıs, Ögmundur JONASSON Left-Green Movement İzlanda, Lotta JOHNSSON FORNARVE Left party/UEL İsveç, Kerstin LUNDGREN ALDE group İsveç, Florian KRONBICHLER Sosyalist Grup İtalya, Geraint DAVIES Sosyalist Grup Birleşik Krallık, Dirk VAN DER MAELEN Sosyalist Grup Belçika, Liliane MAURY PASQUIER Sosyalist Grup İsviçre, Geneviève GOSSELIN-FLEURY Sosyalist Grup Fransa, Mogens JENSEN Sosyalist Grup Danimarka, Josette DURRIEU Sosyalist Grup Fransa, René ROUQUET Sosyalist Grup Fransa, Philippe BIES Sosyalist Grup Fransa, Michael Aastrup JENSEN ALDE group Danimarka, Petra DE SUTTER Sosyalist Grup Belçika, Brigitte ALLAIN Sosyalist Grup Fransa, Kristyna ZELIENKOVA ALDE group Çek Cumhuriyeti, Eric SMALING Hollanda Sosyalist Partisi Hollanda, Sadet KARABULUT Hollanda Sosyalist Partisi Hollanda, Paul ULENBELT Hollanda Sosyalist Partisi Hollanda, Harry VAN BOMMEL Hollanda Sosyalist Partisi Hollanda, Renske LEIJTEN Hollanda Sosyalist Partisi Hollanda, Sharon GESTHUIZEN Hollanda Sosyalist Partisi Hollanda, Michiel VAN NISPEN Hollanda Sosyalist Partisi Hollanda, Ronald VAN RAAK Hollanda Sosyalist Partisi Hollanda, Meta MEIJER Hollanda Sosyalist Partisi Hollanda, Arda GERKENS Hollanda Sosyalist Partisi Hollanda, Hans Martin DON Hollanda Sosyalist Partisi Hollanda, Bob RUERS Hollanda Sosyalist Partisi Hollanda, Bastiaan VAN APELDOORN Hollanda Sosyalist Partisi Hollanda, Henk OVERBEEK Hollanda Sosyalist Partisi Hollanda, Frank KÖHLER Hollanda Sosyalist Partisi Hollanda

Milletvekillerine ortak havalandırma yasağı

Silivri Cezaevi’nde tutuklu bulunan HDP milletvekilleri Leyla Birlik, Nursel Aydoğan ve Selma Irmak’ın odaları değiştirilerek, ortak havalandırmayı kullanmaları engellendi

Tutuklanan Halkların Demokratik Partisi (HDP) eşbaşkanları Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ ile milletvekillerinin cezaevindeki tecrit koşulları devam ediyor. Gazete Duvar’dan Nergis Kumbasar’ın haberine göre; aynı cezaevinde olan milletvekillerinin birbiriyle kalma taleplerine herhangi bir yanıt verilmezken, Silivri Cezaevi’nde tutuklu bulunan kadın milletvekillerinin ortak havalandırmayı kullanması engellendi.

Odaları değiştirildi

Milletvekillerinin avukatlarından alınan bilgiye göre, ayrı odalarda kalan ancak 10 gün boyunca aynı havalandırmayı kullanan Şirnex (Şırnak) Milletvekili Leyla Birlik, Amed Milletvekili Nursel Aydoğan ve Colemêrg (Hakkari) Milletvekili Selma Irmak’ın ortak havalandırmayı kullanması engellendi. Üç milletvekilinin de odaları değiştirilerek aynı havalandırmayı kullanmaları engellendi.

Öte yandan Edirne Cezaevi’nde tutuklu HDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş’ın Abdullah Zeydan ile kalma başvurusuna da hala yanıt verilmedi.

Ataman’ın akrabaları: Yaktılar şimdi suçu örtbas etmeye çalışıyorlar

Erdîş’te polis ve askerlerin evini ateşe vermesi ile yanarak can veren Hediye Ataman’ın akrabaları olay anını anlattı. Havuz medyasının ‘PKK’lı kadın öldürüldü’ haberlerine tepki gösteren Halit Ataman, yengesinin göz göre göre yakıldığını belirterek, ‘Yengemi diri diri yaktılar şimdi de suçu örtbas etmek için PKK’li yalanını uyduruyorlar’ dedi

Wan’ın Erdîş (Erciş) ilçesinde önceki gün Çelebibağı Mahallesi’nde bulunan evine düzenlenen baskında Hediye Ataman’ın evi ateşe veren asker ve polislerce yakılması olayına ilişkin, yangına müdahale etmek isterken gözaltına alınan ardından serbest bırakılan Ataman ailesi yaşanan vahşeti anlattı. Olay sırasında Hediye Ataman’ın kendilerini aradığını belirten, Ataman’ın eşinin kardeşleri Suphi, Halit ve Ömer Ataman, yengelerine yardım etmek için gittikleri olay yerinde gözaltına alındıklarını söyledi.

‘Çığlıkları duyuluyordu’

Asker ve polislere yengesinin evde yalnız olduğunu söylemesine rağmen darp edilerek gözaltına alındığını belirten Suphi Ataman, “Onlara beni öldürüyorsanız öldürün dedim yengemi kurtaracağım. ‘Beni bırakın bir bomba varsa bir silah varsa bana isabet etsin varsa şüpheniz beni kalkan olarak da kullanabilirsiniz. Ne olursunuz yengeme zarar vermeyin’ dememe rağmen beni dinlemediler. Ben konuştukça bana silah dipçikleri ile vurdular” dedi. Yengesinin çığlıklarına rağmen polis ve askerlerin evi ateşe verdiğini ifade eden Ataman, “Yengemin içeriden bağırışlarını ben de polisler de duyuyordu. Biz yapmayın etmeyin dedikçe bizi darp ettiler. Daha sonra beni ve ağabeyimi aynı zırhlı araca alıp bizi tekrardan darp ettiler. Evi yakıp yıktıktan sonra sabah bizi emniyete götürdüler. Emniyette her gelen giden bizi darp edip hakaretler yağdırdı. Ağabeyim Ahmet Ataman büyük işkencelere maruz kaldı. Su bile içemiyor. Ağzını burnunu kırmışlar” sözlerini kullandı.

‘Yengemi soramadan darp ettiler’

Ömer Ataman da “Gece 3’te kardeşim beni aradı kardeşinin evi yanıyor dedi. Biz o telaşla ve can havliyle olay yerine geldik. Geldiğimizde ev yanıyordu. Yengemi soramadım hemen yere attılar beni darp ettiler bu şekilde. Yengem için gittik bir baktık saldırıya uğradık” dedi.

‘Evi yaktıktan sonra taradılar’

Halit Ataman ise, “Geldiğimiz gibi neye uğradığımızı şaşırdık. Asker ve polis darp etti. Bize ‘siz bize saldırıyorsunuz’ dediler. Bizde 300 kişisiniz nasıl saldıralım dedik. Bizleri silah dipçikleri tekmelerle darp ettikten sonra elimizi ayağımızı bağlayıp emniyete götürdüler orada da darp ettiler. Evi yaktıktan sonrada taradılar.” diye konuştu. Havuz medyasının “PKK’lı kadın öldürüldü” haberlerine de tepki gösteren Ataman, “Ne PKK’si yengem evde tek başına can verdi. Ne çatışma oldu ne de bomba patladı. Söyledikleri her şey yalan. Bu evde PKK’li olsaydı yanan evde PKK’li cenazesi çıkardı. Yengemi diri diri yaktılar şimdi de suçu örtbas etmek için PKK’li yalanını uyduruyorlar” dedi.

WAN

Alıkonulan Astsubayın babası: Kandil operasyonuna karşıyız

PKK’liler tarafından Dersim’de alıkonulan Astsubay Semih Özbey’in babası Malatya Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Özbey, Kandil ve Zap’a yapılacak operasyonlara karşı olduklarını söyledi. Görüştükleri herkesin kendilerine ‘sabır’ dilediğini, ancak 14 aydır herhangi bir adım atılmadığını belirten Özbey, artık dayanacak güçlerinin olmadığını da vurguladı

Kandil ve Zap’a yönelik yapılacağı söylenen operasyonlara PKK’nin alıkoyduğu askerlerin aileleri tepki gösterdi. PKK tarafından alıkonulan 30’a yakın asker, polis ve korucu kamuoyu tarafından unutulmuş durumda. Devlet yetkilileri konu hakkındaki sessizliğini korurken, ailelerin endişeli bekleyişi ise sürüyor. Dersim’in Pülümür ilçesinde 17 Eylül 2015’te Erzîngan (Erzincan) karayolu üzerinde alıkonulan Astsubay Semih Özbey’in ailesinin kaygılı bekleyişi devam ediyor.

‘Dayanacak gücümüz kalmadı’

PKK tarafından görüntüsü yayınlanan Özbey, “Tüm dünyaya barış hakim olsun istiyorum. Yeni yıl barışla gelsin istiyorum” demişti. Oğlunu en son bu videoda görebilen Malatya Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Özbey, görüştükleri Cumhurbaşkanı’ndan Başbakan’a tüm yetkililerin “Sabredin” ve “Tamam ilgileniyoruz” dediğini, ancak aradan 14 ay geçmesine tamam sözün sonucunun gelmediğini dile getirdi. “Biz aileler alarak her gün ıstırap çekiyoruz ve artık dayanak gücümüz kalmadı” ifadelerini kullanan Özbey, Meclisteki siyasi partilerin grup başkanvekilleri, İnsan Hakları Derneği (İHD) ve birçok sivil toplum kuruluşuna başvurduğunu söyledi.

‘Operasyonlara karşıyız’

Son günlerde Kandil ve Zap’a dönük operasyon yapılacağı yönündeki söylentilerin kaygılarını daha da arttırdığını ifade eden Özbey, “Biz çözüm istiyoruz. Bu dünya herkese yeter. Herkesin demokratik hakları ne ise verilsin. Artık analar ağlamasın, bu ülkenin barışa ve huzura ihtiyacı var. Türkiye Cumhuriyeti Devletinin çocuklarımızın hayatını, güvenliğini tehlikeye atacak hiçbir girişimine razı değilim. Eğer böyle bir girişimde bulunursa ben hem bu dünyada diğer dünyada huzuru mahşerde davacı olacağım” diye konuştu.

‘Askerlik yapmasın yeni hayat kursun’

Yetkililerden empati kurmasını isteyen Özbey, “Onlar çocuklarından bir saat haber almadıklarında nasıl endişe içine giriyorlar. Biz de 14 aydır alıkonulan çocuğumuzdan endişeleniyoruz. Buna göre empati kurmalarını istiyorum” dedi. Hem örgüte hem de devlete seslenen Özbey, çocuklarının sağ salim ailelerine kavuşmasını istedi. Özbey, “Çocuklarımızın sağ olup olmadığını öğrenelim ya da bizi çağırın biz oraya gelerek görelim. Çocuğum serbest bırakıldıktan sonra asla askerlik yapmasına izin vermeyeceğim. Bu hadisenin çocuğumun başına gelmesinin tek nedeni asker olmasıdır. Çocuğum gelsin, kendine yeni bir hayat kurup iş yapsın” ifadelerini kullandı.

MALATYA

Yurttaşlar ‘Teslim olmayacağız’ şiarıyla Kartal’a akıyor

Emekçiler ve demokrasi güçleri, AKP’nin muhaliflere yönelik saldırılarına karşı, ‘Teslim olmayacağı’ şiarıyla Kartal’da toplanmaya başladı

AKP’nin muhalif kesimlere yönelik saldırılarına karşı İstanbul’da emekçiler ve demokratik kesimler, “Tek adam diktatörlüğüne geçit vermeyeceğiz” sloganıyla İstanbul Kartal’da toplanmaya başladı. Halkların Demokratik Partisi (HDP) ile çok sayıda demokratik kurumun düzenlediği “Teslim olmayacağız” mitingine yurttaşlar akın etmeye başladı. “Gün faşizme, sömürü ve zulme karşı birlikte mücadele etme günüdür. Başkanlığa ve diktatörlüğe karşı direnme günüdür” diyerek mitinge gelen binlerce kişi, 3 yerde kurulan arama noktasından alana girdi. Yurttaşlar, uzun kuyrukların oluştuğu arama noktalarından alana “Teslim olmayacağız, biz kazanacağız” pankartı açarak girdi. Alanda bir araya gelen binler, “Direne direne kazanacağız”, “Faşizme karşı omuz omuza”, “Hırsız, katil AKP” ve “Katil Erdoğan” sloganları ile hükümetin politikalarını protesto ediyor. Kadınlar, mor bayrak ve yöresel kıyafetleri ile mitingte yer alırken, HDP ve DBP’nin tutuklu bulunan eşbaşkanları ile milletvekillerinin fotoğraflarının olduğu dövizler taşınıyor.

Utanç yasa tasarısına tepki

“Başkansız, savaşsız, OHAL’siz ve tecavüzsüz demokratik cumhuriyet” pankartının da açıldığı mitingde, AKP’nin cinsel istismarı meşrulaştıracak yasa tasarısına tepki göstermek amacıyla kurulan stantlarda imza kampanyası başlatıldı.

Konuşmaların yapılacağı platforma ise, “Teslim olmayacağız, biz kazanacağız” yazılı dev pankartı asılırken, “İdama da başkanlığa da hayır” pankartı da dikkat çekti. Renklilikleriyle alanı dolduran binler, mitingin başlamasını bekliyor.