Ana Sayfa Blog Sayfa 6055

Tuzaklamalar büyük tehdit

Musul’un doğusunda ve güneyinde şiddetli çatışmalar yaşanırken, çetecilerin bombalarına, mayınlara ve bubi tuzaklarında açık ve bilindik taktiklerin dışında öngörmesi son derece zor taktiklere başvurduğu kaydediliyor

Irak ordusu, Pêşmergeler, Ninova Muhafızları ve ABD’nin yürüttüğü Musul operasyonu devam ediyor, tuzaklamalar ve mayınlar ilerlemeyi yavaşlatan faktörlerin başında geliyor.

Büyük bir güçle Musul’a harekat yapan Irak ittfak güçleri ilerliyor. Irak Federal Polis Müdürü Şakir Cewdet, Musul’un güneyinin tamamen kontrol altına alındığını duyurarak, “Kendi operasyon kolumuzda amacımıza ulaştık. Şimdi üstten karar bekliyoruz” dedi. Birçok yerde kurulan bombalı tuzklar, ve mayınlar harekatı oldukça etkiliyor. Pêşmerge güçlerinin kurtardığı Başika Kasabası gibi yerlerde tuzak ve mayınlar savaşçılar ve siviller için büyük tehdit oluşturuyor. General Mahmut Kakaye, 2014 Temmuz’undan bu yana çetecilerin yerleştirdiği 14 bin bombayı etkisiz hale getirdiklerini söyledi. Bombaları imal eden cihatçılarla Kürt bomba imha ekipleri, adeta kovalamaca oynuyor. Cihatçıların bomba yapımında gübre, alüminyum tozu ve türlü macunlar gibi tarımda kullanılan kimyasallar, cep telefonu parçaları, pilli oyuncak gibi malzemelerle daha ileri teknikler kullanmaya başladıkları gözleniyor. Generel Kakaye, “IŞİD, patlayıcı yapımında kullandığı tasarımları geliştirdi. İntihar bombalarından araç bombalarına, mayınlara ve bubi tuzaklarına, imal ettikleri tüm bu patlayıcılarla deneyler yapıyorlar. Bu patlayıcıların bazıları bir evin kapısını ya da buzdolabını açınca patlıyor, ki bunlar gözle görülür, açık ve bilindik taktikler. Ancak örgüt bazen de öngörmesi son derece zor, çok akıllıca taktiklere başvuruyor” dedi. Ev yapımı patlayıcılar gıda muhafaza edilen kavanozlara, oyuncaklara, hatta kıyafetlerin içine yerleştirilebiliyor. Kimi bombalar çöp kutularına ya da hayvan cesetlerinin içine konuyor.

Kakaye’nin bomba imha ekipleri, Batılı meslektaşlarının birçok avantajından yoksun. Pêşmergeler, Batı’da bomba imhasında kullanılan motorlu robotlara ya da patlamalara dayanıklı özel giysilere sahip değil. IŞİD ayrıca plastik C4 patlayıcı da kullanıyor. Kakaye, ev yapımı patlayıcıların uzaktan kumandayla ya da kablolarla infilak ettirildiğini söylüyor.

Doğu ve güneyde şiddetli çatışma

Irak Harp Basın Ofisi’nden yapılan yazılı açıklamada, Irak ordusu ve koalisyon güçlerinin, Musul’un doğu ve batı kesimlerinde çete mevzilerine yoğun hava saldırıları düzenlediği belirtildi. Açıklamada, orduya bağlı uçakların Musul’un doğusu ve batısına yönelik hava saldırılarında 26, koalisyon uçaklarının kentin güneydoğusundaki saldırılarında ise 5 çetecinin öldüğü belirtildi. İçişleri Bakanlığı’nın yazılı açıklamasında da Musul’un güney kesimindeki hava saldırılarında 17 çetecinin öldürüldüğü, 4 aracın kullanılmaz hale getirildiği aktarıldı. İran ve Irak’taki Şii gruplardan müteşekkil Şii milis gücü Haşdi Şabi’nin yazılı açıklamasında ise Kayyare nahiyesinin batı kesiminde yaşanan çatışmada 4 çetecinin öldürüldüğü kaydedildi.

Hristiyanlardan kutlama

Musullu Hristiyanlar yerleşim yerlerinin kurtarılmasının mutluluğunu yaşıyor. Hewlêr kentinde ağırlıkla Hristiyanların ikamet ettiği Ainkawa semtinde bir araya gelen yüzlerce Musullu Hristiyan, bölgelerinin geri alınmasından dolayı bir kutlama etkinliği düzenledi.

İki buçuk yıldır evlerinden uzakta yaşayan Hristiyanlar ve onlara ev sahipliği yapan Hewlêrliler katıldı. Hamdaniye ilçesinin Karakuş Kasabası’ndan olduğunu söyleyen Mennan Ahmed (15), “Yaklaşık iki buçuk yıldır Erbil’de yaşam mücadelesi veriyoruz. Hamdaniye kısa bir süre önce geri alındı. En kısa zamanda dönmeyi temenni ediyorum” dedi. Başika Kasabası’ndan Steven Sadık ise, “Büyük acılar çektik. Evimizden yurdumuzdan uzakta kaldık. Peşmerge güçleri bölgemizi geri aldı. Bence dönme vakti çok yakın” diye konuştu.

MUSUL

Tel Afer’in merkezi kuşatıldı

Musul’un batısında bulunan Şii Türkmenlerin çoğunlukta olduğu Tel Afer Kasabası’nı kurtarma operasyonu sürüyor. Kent merkezine yakın Tel Afer Havalanı’nı kısa süre önce ele geçiren İran destekli Haşdi Şabi milisleri kenti üç koldan kuşattı.

Rûdaw haberine göre Heşdi Şabi milisleri sözcüsü Kerim Nuri, Tel Afer Havaalanı’nın çevresindeki tünelleri kontrol altına aldıklarını söyledi.

Kerim Nuri, “Operasyon kapsamında onlarca IŞİD’li öldürüldü. Telafer’deki IŞİD’lilerin çoğu savaşmayı bırakıp kaçmaya başladı. Amacımız Musul’dan Rakka’ya giden yolları kesmek” diye konuştu. Operasyona Heşdi Şabi’ye bağlı 4 Bedir Tugayı, 2 Sukur Taburu ve Hizbullah Birlikleri katılıyor.

Kırmızı çizgi ve yığınak

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı Resepsiyonu’nda “Telafer’de bir defa biz bu işe kesinlikle sıcak bakmayız. Sincar’da kesinlikle sıcak bakmayız. Bunu zaten bütün yetkililere çok açık net söyledim. Dedim ki Telafer tamamen Türkmen ili, ilçesi. Bunun yarısı Şia yarısı Sünni” demişti.

Erdoğan, başka açıklamasında şunları söylemişti: “Musul Arap ve Türkmenlerin yaşadığı, ağırlıklı olarak Sünnilerden oluşan bir bölgedir. Şimdi bize burada bir Sünni-Şia savaşı olmaması lazım diyorlar. Senin Bağdat dediğin nedir? Tamamen Şia’dan oluşan bir ordudan ibarettir. Biz Musul’un kaderini onlarla mı konuşacağız. Şimdi diyorlar ki 30 bin kişiyle Haşti Şabi geliyor. Ya gelirse gelsin, geleceği varsa göreceği de var. Biz orada Musullu kardeşlerimizi eğittik.”

Erdoğan yine bir açıklamasında “Musul Musulluların, Telafer Telaferlilerindir. Hiç kimsenin buralara gelip girmeye hakkı yok. Musul’un DAEŞ’ten kurtarılmasından sonra da burada sadece Sünni Araplar, Türkmenler ve Sünni Kürtler kalmalıdır” demişti. Bu açıklamaların ardından Haşdi Şabi, Tel Afer’e ilerleyince Türkiye, kırmızı çizgi deyip birçok kentten Şirnex’e (Şırnak) asker ve zırhlı güç yığmıştı. MUSUL

‘Rojava’da kooperatifler devrimci karakterde’

Devrimci Toplum Kurumu (CIF) üyesi Con Rastekis, Rojava’daki kooperatif sistemini görmek için Kanada’dan Rojava’ya geldi. Rastekis, Cizîrê Kantonu Ekonomi ve Kooperatifler Komisyonu’na sistem ile ilgili eğitim veriyor.

Rojava’da birçok kooperatifin iyi anlamda geliştiğini belirten Rastekis, “Buradaki halk, toplum bu sistemi kabul etmiş. Bu çok dikkat çekici. Buradaki sistemin farkına varmışlık dünyadaki kooperatif sistemlerinden çok yüksek. Herkes sistemi biliyor. Rojava’da birçok kooperatif üyesi mevcut ve çok aktif çalışıyorlar. Ancak sistemsel açıdan biraz eğitim gerekiyor. Bu noktada hem özel hem de teknik açıdan yardımcı olmak için elimden geleni yapacağım” dedi.

Rojava’daki kooperatif sisteminin devrimci uygulamalar olduğunu vurgulayan Rastekis, “Bu çabalar komünal bir ekonomik, siyasal ve toplumsal sistemin inşasına dönüktür. Bu yüzden devrimcidir” ifadelerinde bulundu. QAMIŞLO / ANHA

Türkiye Bab için destek arayışında

DAİŞ çeteleri ile Bab’ta devir teslim yapmak için kentin kuzeyinde tetikte bekleyen Türkiye ile ona bağlı gruplar, uluslararası alanda destek arayışında. Savaş uçaklarının kalkışına izin verilmeyen Türkiye, bölgedeki ilerleyişini durdurmak zorunda kaldı.

Rusya ile Suriye rejimi, Türkiye’nin savaş uçaklarının bölgede uçuş yapmasına izin vermezken; Milli Savunma Bakanı Fikri Işık ise “Bir ara Rusya’nın bu konuda bir tedbiri vardı. Şimdi o da kalktı. Gerekli hava desteği şu anda veriliyor” iddiasında bulundu. Ancak TSK’den dün de yapılan açıklamada herhangi bir hava desteğinin verilmediği ve uçakların kalkış yapamadığı belirtildi.

Türkiye’nin Bab’a ilerleyişi sırasında ABD’den de peşpeşe açıklamalar gelmiş ve Türkiye ile ona bağlı grupların icraatlarının “koalisyon güçlerinin bir parçası olmadığı” vurgulanmıştı.

Buna ilişkin de konuşan Işık, “Bölgedeki her bir gelişmeyi gerek istihbarat gerek askeri birimlerimiz ABD öncülüğündeki koalisyonla ve Rusya’yla sürekli bir koordinasyon halinde yürütmeye çalışıyorlar” diyerek herhangi bir sorunun olmadığı havası yaratmaya çalıştı. BAB

S-400 flörtünde yeni gelişme!

Rusya’nın Federal Askeri Teknik İşbirliği Servisi Direktörü Aleksandr Fomin, Türkiye’ye S-400 hava savunma sistemi sevkedilmesi ihtimalinin yakın zamanda Rus-Türk hükümetlerarası komisyon toplantısında ele alınacağını belirtti. Fomin, “Yakın gelecekte Rusya’da hükümetlerarası komisyon toplantısı gerçekleştirilecek” dedi.

NATO’ya karşı şantaj politikasına devam eden Türkiye, son günlerde Rusya’dan hava savunma sistemi alınmasını gündemine almıştı. Milli Savunma Bakanı Fikri Işık, önceki gün yaptığı bir açıklamada Rusya ile S-400 füze savunma sistemleri hakkında görüşme yürüttüklerini duyurmuştu.

Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov ise, Rusya’nın, Türkiye’ye hava savunma sistemi sevk etme ihtimalinin Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ve Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 10 Ekim’de İstanbul’da gerçekleştirdiği görüşmede ele alınan konulardan biri olduğunu açıklamıştı.

Söz konusu flörte ilişkin ise ABD ve NATO’dan henüz bir açıklama gelmiş değil.

Kadınlar: Yasayı derhal geri çekin

Cinsel istismarı meşrulaştıran düzenlemeye karşı ayaklanan kadınlar, Kadıköy’de bir araya gelerek, yasanın derhal geri çekilmesini istedi. Kadınlar, düzenlemenin Meclis’te görüleceği 22 Kasım günü meydanlarda olacaklarının mesajını verdi

AKP’nin cinsel istismarı meşrulaştıran yasa tasarısına karşı kadınlar İstanbul’da sokağa çıktı. Kadın Cinayetlerine Karşı Acil Önlem Grubu, Kadıköy’deki Süreyya Operası önünde “Cinsel istismarı aklayan yasayı geri çekin” yazılı pankartı açtı, “#TecavüzMeşrulaştırılamaz #TecavüzüAklayamazsınız” dövizlerini taşıdı. “Tecavüze, çocuk istismarına, tecavüzün evlilikle kurumsallaşmasına” karşı “Hayır” diye haykıran kadınlar, “Bu yasada tecavüz var”, “Kutsal aile yalanına son”, “Şiddetin delili, bahanesi olmaz”, “Geceleri de sokakları da meydanları da terk etmiyoruz”, “Erkek adalet değil gerçek adalet”, “Tecavüz suçtur tasarıyı durdur”, “Tecavüzü aklama çocukları koru” sloganlarını attı.

‘Cinsel istismar aklanamaz’

Kadınlar yaptıkları konuşmalarda, iktidarın kadın ve çocuk politikalarını tepki gösterdi. Öneriye “Evet” oyu veren milletvekillerini uyaran kadınlar, “Bu yasayı derhal geri çekin” dedi. Bir süre ses çıkarma eylemi yapan kadınlar daha sonra Khalkedon Meydanı’na yürüdü. Daha sonra kadınlar adına basın açıklamasını yapan Sezen Yılmaz, devlete cinsel istismarın suç olduğunu hatırlatmak için bir araya geldiklerini kaydetti. Önerinin derhal geri çekilmesini isteyen Yılmaz, “Cinsel istismar suçunun zaman aşımı, affedilmesi söz konusu olamaz! Cinsel istismar-tecavüz aklanamaz” dedi. Yılmaz, halen süren ceza davalarındaki ve bundan sonra gerçekleşecek olan istismarlardaki faillerin “Çocuğun rızası vardı” diyerek cezadan kurtulacağının altını çizdi.

‘Kazanılmış haklara saldırı’

AKP oylarıyla kabul edilen tasarının, çocuk ve kadın haklarına, uluslararası yükümlülüklere aykırı olduğunu vurgulayan Yılmaz, “Bu yasa kadınlara ve çocuklara saldırıların en tehlikelilerinden ve her an kanunlaşabilir. Bunun anlamı, 2004 yılında TCK reformu sürecinde kadın örgütlerinin verdiği mücadele ile değiştirilen ‘mağdurun tecavüzcü ile evlendirilmesi durumunda failin affedilmesi’ geri gelmesidir. Bu da kadın ve kız çocuklarının kazanılmış yasal haklarında bir kayıp demek” şeklinde konuştu.

Kadınlara 22 Kasım çağrısı

Yılmaz, kadınların ve çocukların, hayatlarından ve bedenlerinden erkek devletin derhal elini çekmesini istedi. Tüm kadınlara seslenen Yılmaz, “Bu yasanın TBMM’de onaylanmasını engellemek için, cinsel istismarı aklayan, tecavüzü meşrulaştıran bu geçici yasa maddesinin geri çekilmesi için verdiğimiz mücadeleye destek olmaya, torba yasanın oylanacağı 22 Kasım Salı günü Meclis oturumu öncesinde sesimize ses vermeye çağırıyoruz.”

İSTANBUL

‘O yasa geri çekilene kadar direnişteyiz’

Cinsel istismarı meşrulaştıran yasa tasarısına karşı kadınlar dün de Adana, Êlih (Batman) Mersin, Bursa, Hatay ve Amed’de sokaklara çıktı. Kadınlar yaptıkları açıklamalarda “AKP tecavüzcüleri aklayan yüz karası bu yasa müsveddesini geçirmekte kararlı durduğu takdirde tüm kadınlar olarak tecavüzcüler ve tecavüzü aklayanlar hesap verene kadar direnişte olacağız. O yasa geri çekilene kadar tüm kadınları gece gündüz demeden işte, evde, sokakta, mecliste ve meydanda ellerindeki her türlü araçla direnişe, tecavüzcülere karşı özsavunma hakkımızı kullanmaya çağırıyoruz” dedi. Önceki gece de İzmir, Adana, Kocaeli, İstanbul, Ankara, Antalya ve Samsun’da kadınlar sokaklara çıkarak yasa tasarısını protesto etti. Samsun ve Kocaeli’nde kadınlara saldıran polis, bir çok kadını darp ederek gözaltına aldı. HABER MERKEZİ

Kadın örgütleri 25 Kasım’da alanlara çağırıyor

Yaklaşan 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü nedeniyle kadın örgütleri eylem programlarını açıklmaya devam ediyor.

Almanya’nın birçok kentinde TJK-E’nin başlattığı ‘Ji bo tekbirina dagirkeri; xwebun’ kampanyası kapsamında yürüyüş ve mitingler düzenlenecek. Etkinlikler 19 Kasım’da Düsseldorf’ta başlayacak ve 26 Kasım’da Hildesheim’de son bulacak. Adana Kadın Platformu öncülüğünde ise Adana’da kadınlar 25 Kasım günü Atatürk Parkı’nda buluşacak. KHK’lere, kadın katliamlarına ve savaşa karşı alanlarda olacaklarını söyleyen kadınlar tüm kadınlara da alanlarda olma çağrısı yaptı. 25 Kasım çağrısı yapan Ankara Kadın Platformu üyeleri de, “Bugün yaşatılmak istenen korkuyu ve baskıyı kadınların bir arada, kendi sözleriyle kendi kurallarıyla dağıtacağına tüm kalbimizle inanıyoruz. Kadınların mücadele tarihinden güç alarak unutmayacağız. Kadınların mücadelesi kazanacak” dedi. HABER MERKEZİ

AKP ‘utanç yasası’nda ısrarlı

AKP’nin meclise sunduğu çocuk istismarını aklamaya dönük yasa tasarısının yankıları sürüyor. Önergede imzası bulunan AKP’li Can ‘Tasarıyı geri çekmeyiz’ dedi. Hukukçular ve kadın örgütleri ise tasarının geçmesi durumunda ‘onarılamaz yaralara’ neden olacağını vurguluyor

AKP hükümetinin meclise sunduğu ve çocuğa yönelik cinsel istismar suçunu işleyenlere cezasızlığı öngören skandal yasa tasarısının yankıları devam ediyor. Çocuğa yönelik cinsel istismarda evlilikle cezasızlığın önünü açan önergenin altında imzası olan AKP’li vekillerden Ramazan Can, önergeyi savunarak geri çekmeyeceklerini söyledi. Bu konunun “Türkiye’nin kanayan yarası olduğunu” iddia eden Can, “Önergeyi geri çeker misiniz?” sorusuna, “Kesinlikle! Biz önergemizin doğru olduğuna inanıyoruz” şeklinde cevap verdi.
Hukukçular ve kadın örgütleri ise tasarının meclisten geçmesi durumunda ‘onarılamaz yaralara’ neden olabileceğini vurguluyor.

Dernekleri bunun için kapattılar

Geçtiğimiz haftalarda kapatılan bir çok çocuk ve kadın hakları savunuculuğunu yapan dernekler arasında yer alan Kongreya Jinên Azad (KJA) üyesi Fatma Kaşan, “Kadın kurumlarının kapatılmasının tek nedeninin bu yönlü yasal düzenlemeleri rahatlıkla geçirmek” olduğunu söyledi. “Yasa tasarısının yeri Türkiye siyasetinde ve toplumsal gerçekliği içerisinde utançtır” diyen Kaşan, ‘yasayı toplumun vicdanına ve ahlakına yerleştirenlerin yarın kadınlar için çok daha korkunç şeyler gerçekleştirebileceğini’ vurgulayarak tüm kadınları birlikte mücadeleye çağırdı.

Rıza değil istismar

Yasa tasarısını ‘skandal’ olarak nitelendiren Avukat Jale Doğruer ise düzenlemenin uluslararası sözleşmelere aykırı olduğunu ve yasalaşması durumunda zorla evlendirmelere sebep olacağını belirtti. Doğruer, “Önergede bahsedilen, ‘rızası’ varsayılan çocuklar TCK 104. madde gereğince, ‘cebir, tehdit ve hile olmaksızın, 15 yaşını bitirmiş olan çocukla cinsel ilişkide bulunmak’ suçunu oluşturuyor. Oysa önergede rıza ile cinsel ilişki suçundan değil, cinsel istismar suçundan bahsediliyor. Dolayısıyla, önergede cinsel istismara uğrayıp da evlenmesi öngörülen çocuklar, yalnızca 15 yaşın altındaki çocuklar” dedi.

O yasa utanç belgesidir

Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu (KCDP) Genel Temsilcisi Gülsüm Kav da, tepkisini “6 erkek vekilin hazırladığı bu teklif tartışmaya girilmeden reddedilmesi gereken bir utanç belgesidir. Herkesi insanlık onuruna sahip çıkmaya çağırıyorum” sözleri ile dile getirdi. Yasa teklifinin konuşulmasının dahi cinsel saldırı olaylarının artmasına neden olacağını dile getiren Kav, “Bir manipüle etme durumu var. Erken yaşta evlendirildiği için tutuklanmış eşler nedeniyle kadınların mağdur edildiği söyleniyor. Ama bunu engellemek için evrensel hukukta yasalar var” dedi. Kav ayrıca, salı günü yasanın tekrar görüşüleceğini ve o gün mecliste olacaklarını da belirtti.

‘Devletten cesaret alacaklar’

Feminist Avukat Diren Cevahir Şen, tasarının yasallaşması durumunda ilk hedefin kız çocukları olacağına vurgu yaptı. “Erkekler, hükümetten aldıkları cesaretle daha çok tecavüz edecek” diyen Şen, “Bu şiddeti geri püskürtmenin tek yolu kadınların sokaklara çıkmasıdır. Yaşamlarına, bedenlerine yönelmiş bu tehdidi ancak kadınların ortak mücadelesi püskürtebilir” sözlerini ifade etti.

Önerge ne diyor?

AKP tarafından meclise sunulan yasa tasarısında, “cebir, tehdit, hile veya iradeyi etkileyen başka bir neden” olmaksızın çocuğa karşı işlenen cinsel istismar suçunda, istismar mağduru çocuğun faille evlenmesi durumunda hükmün açıklanması geri bırakılabiliyor ve hüküm verilmiş ise infazın ertelenmesine olanak sağlıyor. Önerge, açık oylamada 184 oyu bulamaması nedeniyle salı günü tekrar görüşülecek. Önerge yasalaşırsa yaklaşık 4 bin istismar suçlusu aklanacak.

Romanları örnek verdi

Tasarıyı önceki gün “Küçüğün rızası var” sözleri ile savunan Adalet Bakanı Bekir Bozdağ ise dün yaptığı açıklamda tasarıyı savunmaya devam ederek, “Roman vatandaşlarımız küçük yaşta evleniyor” dedi. NATO Parlamenterler Toplantısı’nda konuşan Bozdağ şu sözleri ifade etti: “Bu sadece toplumumuzun bazı yerlerinde olan gerçeklikten ortaya çıkan bu sorunu çözmeye dönük bir adımdır.”

KADEM’den de itiraz var

AKP’nin meclise sunduğu yasa teklifine, yönetim kurulunda genel başkan yardımcılığını Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın kızı Sümeyye Erdoğan Bayraktar’ın yaptığı ve iktidarın kadın politikalarına yakınlığıyla bilinen KADEM’den de itiraz geldi. KADEM’den yapılan açıklamada; “Tasarının, en önemli çıkmazlarından biri cebir, tehdit ve iradeyi etkileyen hususların tespitinin son derece zor olduğudur. Kaldı ki cebir ve tehdit olmasa bile küçük yaşta bir kız çocuğunun ‘kendi iradesi nasıl tespit edilecektir?” dedi.

Tesadüf değil

Yasa tasarısına ilişkin Kadın Hareketi Bileşenleri, Alevi kadınlar, DTK Kadın Meclisi ve MHD ve ÖHD’de de yazılı birer açıklama ile tepki gösterdi. Kadın Hareketi Bileşenleri açıklamasında, “AKP hükümetinin bu yasayı çıkarmayı ve kadın kurumlarını kapatmayı eş zamanlı sürdürmesi tesadüf değil” ifadelerine yer verirken, 17+Alevi Kadınlar da, “Derhal bu önergenin geri çekilmesini istiyoruz” dedi. ÖHD ve MHD Kadın Komisyonları da ortak açıklamasında “kız çocuklarının evlendirilmesinin önü açılacaktır” dedi. DTK Kadın Komisyonu ise “Karşısında duracağız” sözleri ile tepki gösterdi.

HABER MERKEZİ

İstanbul ‘Teslim olmayacağız’ diyecek

AKP’nin muhalif kesimlere yönelik saldırılarına karşı İstanbul’da emekçiler, bugün Kartal’da bir araya gelerek, “Teslim olmayacağız” mesajını verecek. Birleşik Haziran Hareketi ve Halkların Demokratik Partisi ile çok sayıda demokratik kurum, bugün Kartal’da miting düzenliyor. “Teslim olmayacağız” şiarıyla düzenlenen mitinge, CHP İstanbul İl Örgütü de katılacak. Türk Tabipler Birliği, Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu, Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu ile Halkevleri de mitinge katılanlar arasında yer alacak. Saat 14:00’te başlayacak olan mitingte, Hilmi Yarayıcı, Mazlum Çimen ve Erdal Güney de sahne alacak. Mitinge çağrı için yapılan açıklamada, AKP’nin diktatörlüğü temelinde rejimi yeniden yapılandırdığı belirtildi. OHAL döneminde yaşanan hak ihlallerine dikkat çekilen açıklamada, “Teslim olmayacağız” diyenlere “Birleşmeliyiz” çağrısı yapıldı. İSTANBUL