Ana Sayfa Blog Sayfa 6056

Meclis kararını halkla verecek

Halkların Demokratik Partisi’ne (HDP) dönük 4 Kasım günü yapılan operasyonda eşbaşkanlar dahil 10 milletvekillerinin tutuklanmasının ardından HDP, Meclis’teki faaliyetleri durdurma yönündeki kararının ardından bu konudaki tutumunu belirlemek amacıyla halka gidiyor. Tutuklama sonrası Merkez Yürütme Kurulu’nun aldığı bu geçici karar sonrası yaşanan gelişmelerle nihai kararın bir an önce belirlenmesi için önceki gün Ankara’da PM ve MYK toplantısı yeniden toplandı. Meclis çalışmaları noktasındaki tutumun ne olacağı her iki toplantıda da kapsamlı olarak masaya yatırıldı. Bu kapsamda parti organlarının da görüşleri alındı.

‘Birlikte ne yapabiliriz’

Toplantılarda, Meclis kürsüsünün aynı zamanda her türlü saldırı ve baskılara karşı bir söz söyleme mevziisi olduğu ve bu mevziinin sonuna kadar kullanılması yönünde bir eğilim ortaya çıktı. Dile getirilen eğilimlerin yanı sıra HDP, nihai kararını hafta sonu gerçekleştirilecek olan iki önemli toplantı sonrası yeniden masaya yatıracak ve pazartesi günü partinin yetkili organlarıyla karara bağlanması bekleniyor. 50 merkezde yapılacak toplantıların ilki pazartesi günü Qers’te (Kars) başlayacak. İki hafta boyunca HDP’li milletvekilleri Türkiye ve bölge kentlerinde halkla bir araya gelerek, “Birlikte ne yapabiliriz?” sorusuna yanıt bulmaya çalışacak.

Halkla karar alacaklar

HDP Parti Sözcüsü Ayhan Bilgen, konuya ilişkin yaptığı değerlendirmede, “Diğer partiler gibi halktan kopuk bir pozisyonumuz yok. Meclis’i de tek mücadele zemini olarak görmedik. Bütün engellemelere rağmen elimizden geldiğince bu mücadeleyi halkla birlikte yürütmeyi amaçladık. Meclis dahil ne kadar, nasıl bir pozisyon alacağız bunun tartışmasını yürüteceğiz” dedi. ANKARA

Türkiye’den Almanya’ya iltica furyası

15 Temmuz darbe girişinin ardından Türkiye’den Avrupa’ya büyük iltica dalgası yaşanıyor. 2016 yılında Türkiye’den Almanya’ya iltica başvurularında büyük artış yaşandı. 2016 yılı Ocak-Ekim arası dönemde 4 bin 437 Türkiye vatandaşı Almanya’ya iltica başvurusunda bulundu. 2015 yılının tamamında Almanya’ya iltica başvurusu yapanların sayısı 1717 olmuştu. HABER MERKEZİ

Kılıçdaroğlu ve Bahçeli’ye şok

Türkiye genelinde göreve iade edilen polislerden 2200’ü ByLock kullandıkları için tekrar açığa alındılar. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun yakın koruması İ.Ü., ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin koruması M.A., ByLock kullandıkları için açığa alındı.

MHP’den ‘başkanlık’ mitingleri

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Erdoğan’ın 1993 yılından bu yana başkanlık hayali kurduğunu söyledi. AKP’nin kurtarıcı koltuk değneği MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ise başkanlık rejiminin toplumda kabul görmesi için önümüzdeki hafta üyeleriyle toplantılar yapacak. ANKARA

‘Belediyelerimizi geri alacağız’

DBP’li belediyelere halk iardesi gasp edilerek kayyum atamalarına tepkiler sürüyor. Wan Büyükşehir Belediyesi Eşbaşkanı Bekir Kaya’nın tutuklanarak yerine kentin valisi İbrahim Taşyapan’ın kayyum olarak atanmasına tepki gösteren kent halkı, “Onlar silah zoruyla alsın, biz geri almasını biliriz” dedi.

‘Alanlarda olacağız’

Kürt halkının iradesinin gasp edildiğini dile getiren yurttaşlardan Besne Koçak, kadınlar olarak gaspa karşı alanlarda olacaklarını vurguladı. Koçak, “Eskiden belediyelerimiz mi vardı? Belediyelerimiz olmadan da bizler direnişimizi göstereceğiz. Hiçbir zaman boyun eğmedik, eğmeyeceğiz” diye konuştu. 70 yaşındaki Ali Gür de, “Bekir Kaya geldikten sonra biz şehirde belediye olduğunu gördük. AKP’li başkanı neredeyse Van’da satılmadık yer bırakmadı. Onlar silah zoruyla alsın, biz geri almasını biliriz” dedi.

‘Süreç karşısında dik duracağız’

Yurttaşlardan Uğur Özlü de, “Koltuklar onların olsun sokaklar ve bu topraklar bizim. Silah zoruyla kimse bu halkın gönlünü kazanamaz” diye konuştu. Kayyumu tanımadıklarını ifade eden Ahmet Uçar ise, “İlk gün tavrımız neyse şuan da öyledir, tanımadık tanımıyoruz. Bizim başkanımız Bekir Kaya’nın duruşuna baksınlar işte biz de onun kadar dik duracağız bu süreç karşısında” dedi. WAN

Sıra CHP’li memurlara geldi

OHAL ilanıyla birlikte HDP’ye yönelik tutuklama ve gözaltılar, DBP’li belediyelere kayyum ve birçok kamu emekçisinin görevden alınmasının ardından şimdi de CHP’li kamu emekçileri görevden alınmaya başlandı. AKP’li Mamak Belediyesi, OHAL ile birlikte yayınlanan KHK’yi gerekçe göstererek, 6 memuru görevden uzaklaştırdı. Uzun yıllardır Mamak Belediyesi bünyesinde çalışan görevden alınanalardan Yılmaz Yıldırımcı, daha önce yargılandığı KCK davası, Songül Kantarcı da sosyal medya hesaplarında YPG’yi öven fotoğraflar paylaştığı gerekçesiyle görevden uzaklaştırıldı. Ailesi CHP’li olan 4 memur ise Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’a hakaret gerekçesiyle görevden alındı. Görevden almaları kınayan CHP Belediye Meclis üyesi Rıza Kaplan, hamlenin muhalifleri susturma hareketi olarak niteleyip, bu durumu kabul etmelerinin mümkün olmadığını söyledi. ANKARA

Fransız seçilmişlerden dayanışma mesajı

Fransa’da tüm siyasi partilerden 90 büyükşehir belediye başkanı, milletvekili ve senatör, HDP ve DBP’li seçilmişlere yönelik saldırılar karşısında dayanışmak amacıyla seçilmişleri kardeş olarak sahiplendi. 90 Fransız seçilmiş tarafından yayınlanan kampanya metninde, 15 Temmuz sonrasında “halk egemenliğine” destek verildiği, ancak 20 Temmuz’da ilan edilen OHAL’den bu yana yaşananların ciddi endişeler yarattığı vurgulandı.

‘Gururla sahipleniyoruz’

HDP Eşbaşkanları Selahattin Demirtaş ve Fidan Yüksekdağ’ın 4 Kasım’da 9 milletvekiliyle birlikte tutuklandıkları belirtilen metinde, HDP’nin Avrupa’ya üye bir Türkiye savunduğu ve toplumun tüm renklerini temsil ettiği vurgulandı. Metinde,Türkiye’nin insani değerler, özgürlük, demokrasi, eşitlik, hukuk devleti, insan haklarına saygı gibi değerlerden giderek uzaklaştığına dikkat çekilerek, “Türkiye’de tehdit altında olan, haksızca tutuklanan veya mahkum edilen tüm HDP’li milletvekili veya belediye başkanlarını kardeş olarak gururla sahipleniyoruz” denildi. PARİS /ANF

Türkiye sorunlu bir partner

İstanbul’da yapılan NATOPA toplantısında, Türkiye’de yaşanan hukuksuzluğa NATO ülkelerinin sessiz kalmaması uyarısı yapıldı. Toplantıda konuşan Adalet Bakanı Bozdağ, kayyumları savunurken HDP’li Pir’in yaptığı konuşma sırasında ise canlı yayın kesildi

Avrupa ülkelerinden heyetler, Türkiye’ye gelerek temaslarda bulunmaya devam ediyor. HDP başta olmak üzere, Heyetin AKP’nin hedef aldığı kesimlerle yaptığı görüşmelerde, AKP siyasetinin Türkiye’ye kaybettirdiği konuşuluyor.

NATO Parlamenter Asamblesi (NATOPA) toplantısı için Türkiye’de bulunan Almanya Yeşiller Partisi Milletvekili ve eski Almanya Çevre Bakanı Jürgen Trittin ile Halkların Demokratik Partisi’nin (HDP) NATOPA üyesi milletvekili Ziya Pir, Şişli Perisson Blue Hotel’de kahvaltıda bir araya geldi. Toplantıda Trittin ve Pir, Türkiye’deki siyasal gelişmelere dair basının sorularını yanıtladı. Trittin, Türkiye’nin NATO üyeliği için “NATO’nun demokrasi değerlerini yok eden bir NATO ortağıyla karşı karşıyayız” değerlendirmesinde bulundu. Türkiye’de siyasetçi ve gazetecilerin tutuklanmasına dair ise Trittin, “Farklı görüşleri olduğu için gazeteciler ve milletvekilleri tutuklanıyor” diye konuştu. Trittin, NATOPA toplantısında tüm ülkelerin Türkiye’ye yönelik eleştirilerini açık açık dile getirmesi gerektiğini belirtti. Türkiye’de yaşananlara dair Trittin, NATO içerisinde yer alan üye devletlerin yaşanan hukuksuzluklara karşı sessiz kalmaması gerektiğini söyledi.

‘Ordunun ilticası büyük sorun’

NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg’in “NATO’da görevli bazı Türk ordu mensuplarının iltica başvurusu var” şeklindeki açıklamasına dair ise Trittin, “NATO üyesi bir ülkenin askerlerinin başka bir NATO üyesi üye ülkeye iltica başvurusu büyük bir sorundur” dedi. Trittin, Türkiye’nin sorunlu bir NATO partneri olduğunu söyledi. Türkiye ile Almanya arasında İncirlik Askeri Havaalanı üzerinde çıkan tartışmalara dair ise Trittin, “Türkiye, Almanya parlamentosunun İncirlik’te bulunan askerlerini ziyaret etme hakkını gasp etti” diye konuştu.

‘Türkiye’ye silah verilmemeli’

Trittin, bölge kentlerinde yaşanan sokağa çıkma yasaklarına dair ise “98-2005 yılları arasında Leopar Tank sevkiyatlarını Türkiye’ye satmayı durdurduk. Bir Leopar Tank hariç. O tank ise model olarak gönderilmişti. Biz iktidardan düştükten sonra bu politika değişti. Bir ülke kendi halkının bir kısmına karşı savaş veriyorsa o ülkeye silah verilmemelidir. Türkiye’ye silah sevkiyatı hemen durdurulmalıdır. Bu NATO için de geçerlidir” diye konuştu. HDP’li Ziya Pir ve HDP Dış İlişkilerden Sorumlu Eş Genel Başkan Yardımcısı Hişyar Özsoy ise 3 gün boyunca farklı ülkelerin heyetleriyle bir araya gelecek. İSTANBUL

Dünya ‘endişe’nin ötesine geçmeli

17 yıl sonra Birleşmiş Milletler (BM) Düşünce ve İfade Özgürlüğü Özel Raportörü, Türkiye’ye gelerek Kürdistan’daki savaş ve 15 Temmuz darbesinin ardından ifade özgürlüğü için temaslarda bulunuyor. BM Düşünce ve İfade Özgürlüğü Özel Raportörü David Kaye, yaptıkları temaslar hakkında değerlendirmelerde bulundu. Kaye’nin Türkiye’de düşünce ve ifade özgürlüğüne yönelik bulgularını içeren raporu tamamlandıktan sonra mart ayında BM İnsan Hakları Konseyi’ne sunulacak.

Kürtlerin özyönetim direnişleri sürecinde devletin yaptığı katliamlar nedeniyle uluslararası kurumlara yaptığı çağrıya hiçbir yanıt alamamasını değerlendiren Kaye, “Türkiye’nin mülteci krizinden dolayı Avrupa’ya karşı bir kozu, bir el üstünlüğü var. Önümüzdeki yıllarda Avrupa’nın buradaki insan hakları durumuna karşı daha güçlü bir pozisyon belirleyip, belirlemeyeceğini bilemiyoruz. Eğer daha önceden daha güçlü tepki verilmiş olsaydı durum farklı olur muydu, onu da bilmiyorum. Çünkü Türkiye bir yönde ilerliyor ve Avrupa’nın da bu yön üzerinde herhangi bir etkisi olamıyor” dedi

Harekete geçilmeli

Hükümetin insan hakları ve hukuka aykırı her hareketinde Avrupa’nın, “Endişe duyuyoruz” açıklamalarını değerlendiren Kaye, “Durumlar daha da kötüleşirse ‘çok ağır şekilde endişe duyuyor’ olacaktır! Öyle bir an gelebilir ki ‘endişe duymanın’ ötesine geçebilir. Hukuk gerektirdiği için harekete geçmek zorunda kalabilirler” şeklinde yorumladı.

Deniz Nazlım / Selami Aslan – dihaber

Soylu’dan eşbaşkanlık talimatı!

Birçok kadın derneği ve kurumu kapatan iktidar, kadın kazanımlarını hedef almaya devam ediyor. Kadınların büyük mücadelelerle kazandığı eşbaşkanlık sistemi için İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, imzalı talimatla valiliklere eşbaşkanlara ceza verilmesini istedi

Kadın kazanımlarını hedefe alan AKP hükümeti, şimdi de yerel yönetimlerdeki eşbaşkanlık sistemini hedef seçti. İçişleri Bakanı Süleyman Soylu tarafından valiliklere eşbaşkanlar hakkında “Kamu görevinin usulsüz üstlenilmesi” iddiasıyla 3 aydan 2 yıla kadar hapis cezası verilmesi için idari ve cezai süreçlerin başlatılması talimatı verildi.

Valiliklere talimat

Demokratik Bölgeler Partisi’nin (DBP) 106 belediyesinden 34’üne kayyum atayan ve yüzlerce DBP’li seçilmişi tutuklayan iktidar, “eşbaşkanlık” üzerinden yeni bir operasyon için düğmeye bastı. Cumhuriyet’in haberine göre, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu imzasıyla valiliklere gönderilen yazıda “belediyelerde eşbaşkanlık tabiri ve unvanının kullanılmasının Türk Ceza Kanunu’nun ‘Kamu görevinin usulsüz üstlenilmesi’ suçunu oluşturacağı” belirtildi. Yazıda eşbaşkanlar hakkında 3 aydan 2 yıla kadar hapis cezası verilmesi için idari ve cezai süreçlerin başlatılması talimatı verildi.

Eşbaşkanlığın hedefi

Eşbaşkanlık sistemi, erkek egemen siyaset alanında kadınların da karar mekanizmasına katılımını, kadın temsiliyetinin artmasını, kadınların ve erkeklerin farklılıklarının temsil edilmesini amaçlayan bir pozitif ayrımcılık politikası. Eşbaşkanlık sistemi, Türkiye’de ilk defa 2000’lerin başında DTP (Demokratik Toplum Partisi) tarafından uygulanmaya başlandı. Halkların Demokratik Partisi (HDP) ve Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) tüm yönetimini eşbaşkanlık sistemiyle oluşturdu. Şu anda HDP Eşbaşkanları Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ hapiste. Ayrıca DBP’li belediyelerden 21’i kadın 17’si erkek, toplam 38 belediye eşbaşkanı hapiste.

‘Yasakları tanımıyoruz’

Soylu’nun valiliklere gönderdiği “Eşbaşkanlık suçtur, gereğini yapın” talimatını değerlendiren HDP Kadın Meclisi Sözcüsü Besime Konca, “Eşbaşkanlığı mücadele ederek geliştirdik. Yasakları tanımıyoruz” dedi. Konca, belediye ve siyasi partilerde eşbaşkanlık sistemi uygulamaya başladıklarında hiçbir yasal düzenlemenin olmadığını hatırlattı, “Mücadelemiz sonucu, siyasi partilerde eşbaşkanlık sistemi yasal hale geldi. Siyasi partilerde yasal olan bir sistemi, belediyelerde ‘yasadışı’ kabul etmek, akla ziyan bir durumdur” dedi.

‘Bedel ödeyerek kazandık’

İçişleri Bakanlığı’nın talimatına şaşırmadıklarını belirten Konca, “Biz kadınlar, ne hakkımız varsa, mücadele ederek, bedel ödeyerek kazandık. Mücadele ederek, bedel ödeyerek koruyacağız. Belediye eşbaşkanlarımızdan biri çocuk gelindi. Toplumda ve siyasetteki cinsiyetçiliğe karşı mücadele ederek halkın belediye başkanı oldu. Kadın özgürlük mücadelesini her koşulda meşru görüyoruz. Bu uygulamalara karşı direneceğiz ve fiili olarak kendi sistemimizi uygulayacağız” dedi.

Havuzun yeni sahibi ‘küfürbaz’

AKP ve Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’a yakınlığı ile bilinen Es Medya’nın sahibi Ethem Sancak, sahibi olduğu Star, Akşam, Güneş gazeteleri ile Kanal 24, 360 TV gibi kanalları, yine AKP’ye yakınlığı ile bilinen Cengiz İnşaat’ın sahibi Mehmet Cengiz’e sattı. Sancak bir röpörtajında Star gazetesini Başbakan Erdoğan’a destek olmak amacıyla satın aldığını söylemişti. Gazeteleri ve kanalları satın alan Cengiz’in ise dosyası kabarık. 17-25 Aralık yolsuzluk soruşturması kapsamında gözaltına alınan Cengiz, AKP iktidarıyla birlikte hızla yükselen şirketlerden biri haline geldi. Yolsuzluk tapelerinde küfür ile cevap vererek, ‘millet’ sevgisini ortaya koyan AKP’li Mehmet Cengiz’in sahibi olduğu Cengiz Holding de doğa katliamı projeleri yürüten şirketlerden. Cengiz Holding ayrıca Artvin Cerattepe’de halkın direnişine rağmen altın madenini yapmakta ısrar eden şirket. HABER MERKEZİ