Ana Sayfa Blog Sayfa 6057

WAN İNFAZLAR KENTİ OLDU

Erdîş’te polislerce bir eve düzenlenen baskında ev sahibi kadının diri diri yakılması sonrası Van Valisi sessizliğe büründü. Ana akım medya ise 90’ların refleksiyle 17 yıllık evli kadın Hediye Ataman’ı ‘PKK’lı öldürüldü’ diye servis etti. Wan’da son bir yılda 40’tan fazla infaz yaşanırken; son vahşetin İçişleri Bakanı Soylu’nun tehditlerinden sonra yaşanması ise dikkat çekti

Wan’ın Erdîş (Erciş) ilçesinde Çelebibağı Mahallesi Agamast semtinde bulunan Ataman ailesinin evine baskın düzenleyen asker ve polis, evi ateşe vererek 17 yıllık evli Hediye Ataman’ı (37) diri diri yaktı. Polis, Hediye Ataman’ın eşi Ahmet Ataman ile yangına müdahale etmek isteyen Halit Ataman, Ömer Ataman, Suphi Ataman ve Kamuran Yiğit’i darp ederek gözaltına aldı.

Görgü tanıkları Hediye Ataman ile eşi Ahmet Ataman’ın 17 yıllık evli olduklarını ve kendi evlerindeyken, polislerin hiçbir uyarı yapmadan evi kurşunladığı ve kimyasal madde atarak yaktığını belirtti. Tanıklar, evin ateş alması üzerine Ahmet Ataman’ın bir şekilde evden çıktığını ve Hediye Ataman’ın ise çıkmasına izin verilmediği için diri diri yandığını belirtti.

Diri diri yaktılar

Olay yerinde incelemelerde bulunan aile avukatı Sedat Kula, olayın üstünün örtülmesine izin vermeyeceklerini söyledi. Olayla ilgili ayrıntıları kısa sürede paylaşacaklarını ifade eden Kula, konuya ilişkin kamuoyuna duyarlılık çağrısında bulundu. Hediye Ataman’ın akrabası Fatma Ataman ise yaşadıklarını şöyle anlattı: “Kurşun seslerine uyandık. Birkaç el silah sesi geldikten sonra ev ateşe verildi. Kurşun sesi öncesi hiçbir şey yoktu. Bu olayı askerler gelip yaptı ve kılıfına uydurdu. Bu evde evin sahibi olan kadın öldürüldü. Kadının evden çıkmasına izin verilmediği için diri diri yanmış. Sonrasında akrabalarımızı işkence ile gözaltına aldılar. Gözaltına alınanları parçalayarak yüzlerini paramparça ettiler. Bizlere sebebini söylemediler. Sebepsiz yere de alıp götürdüler.”

Vali suskun

Yaşanan vahşetin ardından havuz medyası, “PKK’lı kadın ölü ele geçirilirken çatışma sonrası 3 polis yaralandı” haberleri geçti. Ana akım medyada, “Polisin teslim ol çağrısına karşılık verilmesi üzerine çatışma çıktı” denilerek, 1 kadın PKK’linin ölü ele geçirildiği, 3 özel harekat polisinin ise yaralandığı ileri sürüldü. Vahşetin üzerinden 3 gün geçmesine rağmen Van Valiliği’nden Hediye Ataman’ın katledilemesine ilişkin herhangi bir açıklama yapılmaması dikkat çekti.

1 yılda 40 infaz

Wan’da son 1 yıl içerisinde ‘çatışma çıktı’ iddiasıyla 40’a yakın kişi asker ve polis tarafından katledildi. Wan’ın Artemêtan (Edremit) ilçesinde geçtiğimiz yıl 12 kişinin infaz edilmesiyle başlayan infaz silsilesinin son halkası ise Hediye Ataman’ın yakılarak katledilmesi oldu. Erdîş’te 13 Kasım’da da benzer bir saldırı yaşanmış 3 kişi vahşice öldürülmüştü. Antalya’da da 17 kasım akşamı polis silahlı çatışmaya girdiği iddiasıyla baskın yaptığı evde 1 kişiyi infaz etmişti.

Soylu ‘Bölgedeyim’ demişti

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, 13 Kasım’da istanbul Güngören’de yaptığı konuşmada kasım ayının 20’sinden sonra mart ayının sonuna kadar Kürdistan’da kalacağını belirterek tehditler savurmuştu. Soylu yaptığı açıklamada şunları belirtmişti: “Bilsinler ki nisan onlar için iyi bir ay olmayacak, kış onlar için iyi geçmeyecek, Bütün güvenlik kuvvetlerimizle beraber onlara bir daha göremeyecekleri kadar büyük bir zayiat verdireceğiz. Bu ülkede PKK’nın adı, bir daha anılmayacak ve kim onlara yardım ve yataklık yapıyorsa, tekrar söylüyoruz, kimse bizden merhamet beklemesin.”

İHD’den açıklama

İnsan Hakları Derneği Wan Şubesi, yakılarak katledilen Ataman’ın evinde incelemelerde bulundu. Yapılan incelemeler sonrasında açıklama yapan Şube Başkanı Murat Melet, “İHD savunucuları olarak burada bulunmaktayız. Hiçbir insanın insanlık tarihinin kabul edemeyeceği bir tablo ile karşı karşıya kaldık. Sivil insanların yaşadığı ev güvenlik güçleri tarafından etrafı sarılmış ve şu anki hale getirilmiştir. Ne olursa olsun hiçbir insanın ideolojinin felsefeni ve iktidarın ve hiçbir inancın kabul edemeyeceği bir tablo ortadadır” sözlerini kullandı. Ataman’ın cenazesinin Van Dursun Odabaşı Devlet Hastanesi’nde otopsi için bekletildiği öğrenildi. Olay sonrası gözaltına alınan Suphi Ataman, Halit Ataman ve Ömer Ataman serbest bırakıldı.

WAN

Nuh’tan bu yana ayakta!

Botan, Nuh Tufanı’nın ardından insanlığın yeniden başladığı yer olarak kabul edilir. İnsanlığa hayat veren bu topraklar tufanın durulduğu yer olmasına rağmen büyük tufanlar geçirir. Tarih boyunca büyük savaşlara beşiklik eden Şirnex (Şırnak) ve Botan, tarihinin en büyük yıkımlarından birini 1992 yılında yaşar. Newroz Bayramı’nda sokakları kana bulanan Şirnex’te genç, yaşlı, çocuk 41 kişi can verdi. Henüz yaralar sarılmadan, topraktaki kan kurumadan dönemin OHAL Valisi Ünal Erkan, Şirnex’i pilot bölge olarak ilan eder. Aynı yılın Ağustos ayında 44 saat boyunca kesintisiz top atışları yapılan kentte evler yıkılır, şehir tümden yakılır. O dönem medyaya “PKK’liler Şırnak’ı bastı” diye lanse edilse de kent ahalisi gerçeğin böyle olmadığını yıllarca haykırdı. 95 insan yaşamını yitirdi, binlerce insan bu topraklardan göçüp gitmek zorunda kaldı.

Yenilmediğini görünce…

O günlerin tanıklarından olan 71 yaşındaki Yusuf Güleş, tüm bu geçen zamana ve acılara rağmen Botan’ın direnişten vazgeçmediğini belirterek, “Sonra böyle saldırdılar şehrimize. Yenilmediğini görünce de kepçelerle yıktılar. Birkaç aydır Şırnak içindeki savaş durdu ama bu müteahhitler, bu evlerin önünde durup yıktılar” diye konuştu. “Yeni şehir” söylemlerine de inanmadığını, bu tarihi kentin yok edilmek istendiğine dikkat çeken Güleş, “Kürdistan’ın temeli Botan’dır, Şırnak’tır. Doğrudur, özgürlük mücadelesi bu kentte başlamadı ama başladıktan sonra bu kent bu mücadelenin köprüsü oldu. Bu sebeple saldırdılar bu kenti yıktılar” dedi.

‘Nasıl gidelim başka memlekete?’

Kentin inşasının 10 yılı bulabileceğine dikkat çeken Yusuf Güleş, ancak halkın devletin engel olmaması durumunda kenti 2 yılda inşa edeceğini söylüyor. “Ben burada nefes alabiliyorum. Biz hiçbir zaman kendi topraklarımızı bırakmayacağız” diyen Güleş, “Her taşın, her ağacın, her dağın bir anısı var, kan dökülmüş. Nasıl gidelim başka memlekete?” diye konuştu.

Dicle Müftüoğlu / Şirnex

İklim Konferansı’nda hareket planı belli oldu

Fas’ın Marakeş kentinde düzenlenen Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Taraflar Konferansı’nda (COP22) delegeler Paris İklim Zirvesi’nde belirlenen hedefleri uygulamaya koymak için bir hareket planı üzerinde uzlaşma sağladı.

Dün gece imzalanan belgeyle, katılımcı ülkeler ilkim koruma konusunda kaydettikleri gelişmeyi kontrol için 2017 yılında yeniden bir araya gelmeyi taahhüt altına almış oldu.

Yaklaşık iki hafta süren görüşmelerin merkezinde Paris İklim Anlaşması’nın detaylarının düzenlenmesi bulunuyordu. İklim değişikliğinden etkilenen fakir ülkelere daha zengin olan ülkeler tarafından mali destek sağlanması ve küresel ısınmanın 2 derece ile sınırlandırılması ise konferansta özellikle üzerinde durulan konular oldu.

Çalışmalara pazartesi günü başlanacak

BM İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi İcra Direktörü Patricia Espinosa taraflara harekete geçme çağrısı yaptı. Espinosa “İklim değişikliğinin yarattığı tehdit bir gerçek, ancak bizim bu tehdide yanıtımız da öyle” diye konuştu. Yapılacak çok fazla iş olduğuna vurgu yapan Espinosa, hafta sonu boyunca erişilen başarının kutlanması ancak pazartesi gününden itibaren bu konudaki çalışmalara başlanması gerektiğini söyledi.

Almanya Federal Çevre Bakanı Barbara Hendricks Fas’ta düzenlenen konferansın Paris’teki iklim koruma çabalarına tutarlı bir devam niteliği taşıdığına işaret etti. Hendricks “Son aylardaki gelişmelerin rüzgarını ardımıza alarak, Paris Anlaşması’nı hızlı ve hırslı bir şekilde hayata geçirmek üzere bir yön belirlemek için kullandık” dedi.

Bir sonraki konferans Bonn’da

Önümüzdeki iki iklim konferansının yeri de belli oldu. 2017 yılındaki iklim konferansının asıl ev sahibi her ne kadar Fiji olsa da zirve lojistik nedenlerle Almanya’nın Bonn kentinde yapılacak. İklim konferansı 2018 yılında ise Polonya’da düzenlenecek.

©Deutsche Welle Türkçe

AFP/dpa,BW/EC

Alman Kızılhaçı: Halep’in altyapısı çökmek üzere

Suriye rejimine bağlı birlikler Halep’in isyancıların elinde bulunan doğu kesimini geri almak için dün yeni bir askeri harekat başlattı. Fransız haber ajansı AFP muhabiri topçu atışının iki yıldır kaydedilen en yoğun şiddete sahip olduğunu belirtti. Harekata destek amacıyla havadan düzenlenen bombardımanda Ömer Bin Abdülaziz Hastanesi, El Hekim Çocuk Hastanesi ve en az bir hastanenin daha isabet aldığı ve zarar gördüğü belirtiliyor. Suriyeli Tıp Kuruluşları Birliği’nin (UOSSM) açıklamasına göre Halep’in asilerin elindeki kesiminde büyük kliniklerin hepsi kapandı. Londra’daki Suriye İnsan Hakları Gözlemevi de bir hastanenin bombalandığını doğrularken, cumartesi günü düzenlenen saldırılarda en az 27 sivilin hayatını kaybettiğini açıkladı.

Kentin altyapısının tamamıyla çökmesinden endişe ediliyor. Alman Kızılhaçı’ndan Christof Johnen Der Tagesspiegel’e yaptığı açıklamada elektrik şebekesinin çökmesiyle birlikte su şebekesinin de işlemez hale geleceğini söyledi. Bu durumda da kanalizasyon sisteminin devre dışı kalacağını ifade eden Johnen “Bu Halep gibi bir büyükşehirde altyapıyı tehdit eden ölümcül bir kısır döngünün başlangıcı olabilir” diye konuştu.

Güvenlik garantisi verilemediği için Suriye’de insani yardımın pratikte mümkün olmadığını belirten Christof Johnen yıl ortasına kadar Halep’in doğusuna yardım ulaştırılabildiğini söyledi. Kamyonlar yerine el arabalarıyla yardımın götürülebildiğini ifade eden Johnen “Zahmetli olsa da işliyordu” diye konuştu. Christof Johnen birlikte çalıştıkları Suriye Kızılayı’nın kente giriş yapamadığını kaydederken, kentte bulunanların içme suyu, gıda ve ilaca ihtiyaç duyduğunu belirtti.

©Deutsche Welle Türkçe

AFP, Reuters, DPA / EC, MK

Amed’te polise silahlı saldırı

Amed kent merkezinde polise yönelik silahlı saldırı düzenlendi, bir polis yaralandı

Amed’in Bağlar ilçesi Bağcılar Mahallesi’nde bulunan Toptancılar Sitesi bölgesinde polise silahlı saldırı düzenlendi. Saldırıda bir polis yaralandı.

Çatışma sonrası bir kişinin yaşamını yitirdiği, bir kadının da yaralı olarak gözaltına alındığı iddia edildi.

Olayın yaşandığı bölgede birçok cadde ve sokak trafiğe kapatıldı.

Pir’den NATOPA toplantısında Bakan Bozdağ’a yalanlama

NATOPA 62’nci Genel Kurulu’nda Adalet Bakanı Bozdağ’ın HDP’li milletvekillerinin tutuklanmasını savunması üzerine HDP Milletvekili Ziya Pir, Bozdağ’a ‘Gerçekleri anlatmıyorsunuz’ diyerek tepki gösterdi. Pir’in konuşması sırasında TRT canlı yayını kesti

NATO Parlamenterler Asamblesi (NATOPA) 62. Genel Kurulu, Hilton Bomonti Hotel’de başladı. 28 farklı ülkeden milletvekillerinin katıldığı toplantıya, Türkiye’den Halkların Demokratik Partisi’nin (HDP) NATOPA üyesi Amed Milletvekili Ziya Pir’de katıldı. Toplantının açılış konuşmasını yapan Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, HDP eşbaşkanları ve milletvekillerinin tutuklanması ile belediyelere kayyum atanmasını savundu. HDP’lilerin mahkemeye ifade vermeye gitmedikleri için zorla götürülme kararı çıktığını ifade eden Bozdağ, tutuklanmalarına ilişkin de, “Tabii tutuklama konusu mahkemenin takdirinde olan bir konudur” savunması yaptı.

TRT yayını kesti

Ardından söz alan HDP Amed Milletvekili Ziya Pir, Bakan Bozdağ’a, “Yalan söylüyorsunuz, gerçekleri anlatmıyorsunuz” diyerek itiraz etti. Hükümetin belediyelere gönderdiği müfettişlerin hukuka aykırı tek bir şey bulamadığına dikkat çeken Pir, HDP’li milletvekillerinin yapılan tebligata uymadıkları iddiasını da yalanladı. Pir, “Ne bana ne makamıma ne de avukatıma hiçbir tebligat yapılmadan evimden gözaltına alındım. Siz bana tebligat yapıldığını ispatlayın ben Pazartesi günü istifa edeceğim. İspatlayamazsanız, en azından bizden özür dileyin” dedi.

Pir’in konuşması sırasında toplantıyı canlı veren TRT canlı yayını kesti.

İSTANBUL

Kurtulmuş: Yeni KHK yayınlanacak

Yerel Yönetim Reformları Çalıştayı’nda konuşan Hükümet Sözcüsü Numan Kurtulmuş, ‘Önceki gece bir KHK için sabaha kadar çalışıldı’ diyerek, yeni bir KHK yayınlanacağının duyurusunu yaptı

Hükümet Sözcüsü Numan Kurtulmuş, Yerel Yöneticiler Kamu İşverenleri Sendikası (YERELSEN) tarafından Ordu’daki bir otelde düzenlenen “Yerel Yönetim Reformları Çalıştayı”nda konuştu. Yeni bir Kanun Hükmünde Kararname (KHK) yayınlanacağını duyuran Kurtulmuş, “Önceki gece bir KHK için sabaha kadar çalışıldı. Bu KHK içerisinde yanlışlıkla görevden alınanlar veya haklarında işlem yapılanlar varsa düzeltildi. Önümüzdeki günlerde de düzeltilecek” açıklamasında bulundu.

Türkiye’de artan hak ihlallerini eleştiren Avrupa ülkelerine tepki gösteren Kurtulmuş, “‘Neden bu kadar çok adamı kamu görevinden alıyorsunuz’ diyor. Sana mı soracağız? ” ifadelerini kullandı.

HABER MERKEZİ

TV 10 nöbeti sürüyor: Susmayacağız

KHK’lerle kapatılan 23 kanaldan biri olan TV 10 için her hafta düzenlenen nöbet eyleminde, ‘Susmayacağız, bütün alanlarda sesimizi duyuracağız’ mesajı verildi

Olağanüstü Hal (OHAL) kapsamında çıkarılan Kanun Hükmünde Kararnameler (KHK) ile kapatılan 23 kanal arasında bulunan ve Alevilerin sesi olan TV 10’nun kapatılması protesto edilmeye devam ediyor. Her Cumartesi Alevi Kurumları, TV 10 çalışanlarının ve Cumartesi Anneleri’nin katılımı ile gerçekleştirilen nöbet eylemi bu hafta da devam etti. Galatasaray Meydan’ında “Alevilerin sesi susturulamaz” pankartını açan yurttaşlar, TV 10 dövizleriyle “Özgür basın susturulamaz”, “Alevilerin sesi susturulamaz”, “TV 10’u susturamazsınız” sloganları attı. Protesto eylemine bu hafta Anadolu Kültür ve Araştırma Derneği (AKA-DER), Koçgiri Derneği, Demokratik Alevi Derneği gibi kurumlar da destek verdi.

Muhalefeti ezilen tüm kesimler oluşturmalı

TV 10 çalışanlarından Veli Haydar Güleç, iktidarın tek sesliliği hakim kılmak istediğine dikkat çekti. Güleç, “Her şeyi tekleştirmeye çalışıyorlar, tekliğe karşı çoğulculuğun sesi olmaya çalıştık. Tek bir sesi hâkim kılmak istiyorlar, bunun için birçok şeyi heba ediyorlar. Freni patlamış kamyon gibi gidiyor ülke. Susturmaya çalışıyorlar ama susmayacağız bütün alanlarda sesimizi duyuracağız” dedi. Güleç’in ardından söz alan Koçgiri Derneği Eşbaşkanı Rıza Karaman, TV 10’un derhal açılmasını talep etti. Basın yayın organlarının kapatılmasının ardından iktidarın muhalefeti susturmak isteğine dikkat çeken Karaman, “Türkiye’de tek muhalefet yapan bir partinin eşbaşkanları içeri alındı. Dokunulmazlıklar kalktıktan sonra baskılar arttı. Bugün zalimlerin önüne gül atanlar, ihanetçi ve işbirlikçileri var. Bu halkların AKP’den MHP’den beklentisi yok. Muhalefeti sivil toplum kuruluşları, sendikalar, meslek odaları, ezilen tüm kesimler oluşturmalı” diye konuştu.

İSTANBUL

İklim Konferansı’nda taraflar hareket planında uzlaştı

Fas’ın Marakeş kentinde düzenlenen Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Taraflar Konferansı’nda (COP22) delegeler Paris İklim Zirvesi’nde belirlenen hedefleri uygulamaya koymak için bir hareket planı üzerinde uzlaşma sağladı.

Dün gece imzalanan belgeyle, katılımcı ülkeler ilkim koruma konusunda kaydettikleri gelişmeyi kontrol için 2017 yılında yeniden bir araya gelmeyi taahhüt altına almış oldu.

Yaklaşık iki hafta süren görüşmelerin merkezinde Paris İklim Anlaşması’nın detaylarının düzenlenmesi bulunuyordu. İklim değişikliğinden etkilenen fakir ülkelere daha zengin olan ülkeler tarafından mali destek sağlanması ve küresel ısınmanın 2 derece ile sınırlandırılması ise konferansta özellikle üzerinde durulan konular oldu.

Çalışmalara pazartesi günü başlanacak

BM İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi İcra Direktörü Patricia Espinosa taraflara harekete geçme çağrısı yaptı. Espinosa “İklim değişikliğinin yarattığı tehdit bir gerçek, ancak bizim bu tehdide yanıtımız da öyle” diye konuştu. Yapılacak çok fazla iş olduğuna vurgu yapan Espinosa, hafta sonu boyunca erişilen başarının kutlanması ancak pazartesi gününden itibaren bu konudaki çalışmalara başlanması gerektiğini söyledi.

Almanya Federal Çevre Bakanı Barbara Hendricks Fas’ta düzenlenen konferansın Paris’teki iklim koruma çabalarına tutarlı bir devam niteliği taşıdığına işaret etti. Hendricks “Son aylardaki gelişmelerin rüzgarını ardımıza alarak, Paris Anlaşması’nı hızlı ve hırslı bir şekilde hayata geçirmek üzere bir yön belirlemek için kullandık” dedi.

Bir sonraki konferans Bonn’da

Önümüzdeki iki iklim konferansının yeri de belli oldu. 2017 yılındaki iklim konferansının asıl ev sahibi her ne kadar Fiji olsa da zirve lojistik nedenlerle Almanya’nın Bonn kentinde yapılacak. İklim konferansı 2018 yılında ise Polonya’da düzenlenecek.

©Deutsche Welle Türkçe

AFP/dpa,BW/EC

Cinsel istismar önergesine tepki gösteren CHP İlçe Gençlik Kolları Başkanı ve üyelerine gözaltı

TBMM’de AKP tarafından cinsel istismar faillerini mağdurla evlilik koşulu ile bir defa için hapisten çıkarmayı öngören düzenlemeye tepki göstermek amacıyla CHP Avcılar Gençlik Kolları üyeleri dün akşam kaldırımlarda sprey boya ile ‘Tecavüz meşrulaştırılamaz’ diye yazmaya başladı. Polis ekipleri saat 21.00 sıralarında CHP Gençlik Kolları Başkanı Okan Yılmaz, diğer yönetici ve partililer Hazal Arslan, Can Paş, Gamze Karabacak, Ali Çağrı Ünkaya’yı gözaltına alındı. CHP’li gençler, Avcılar Merkez Karakolu’na götürüldü. Burada kimlik tespitleri yapılan ve ifadeleri alınan CHP’li gençler için İlçe yöneticileri, CHP Milletvekili Ali Şeker, Belediye Başkanı Handan Toprak, Parti Meclisi üyesi Turan Hançerli ve belediye meclis üyeleri karakola giderek gelişmelerle ilgili bilgi aldı. CHP’li gençler Avcılar Murat Kölük Devlet Hastanesi’nde sağlık kontrolünden geçirildikten sonra savcılığın talimatı ile saat 01.00 sıralarında serbest bırakıldı.

Öte yandan CHP tarafından Avcılar’da Belediye Havuz Meydanı önünde kurulan stantta AK Parti’nin cinsel istismar suçundan 16 Kasım 2016 tarihinden önce çucuklarla yasa dışı nikah kıymış olanlara verilen hapis cezasının mağdur çocukla evlenmesi koşulu ile infaz edilmemesine ilişkin önergeye karşı imza kampanyası başlatıldı.